150 research outputs found
A Research on the Relationship Between Performance and Medicine Styles
Objective: The behavior and approach of doctors have always been important. In the literature, these behavior styles are often described through doctor-patient relationship. The aim of this study is to go beyond this limitation and to determine practice styles and discover the relationship between these styles and performance. A new model of the style of practice development process is proposed. Material and Methods: The practice style and performance scale developed by the author was used. Scales are applied to specialist physicians, a validity of the scale and discovery of the scales is provided with exploratory factor analysis. The relationship between practice styles and performance is analyzed with correlation and regression. Results: The exploratory factor analysis results shows that the scale items are collected in five dimensions after varimax rotation. These dimensions explain 60,7% of the cumulative variance. Barletta's test was significant (chi-square = 682.945, P <.001) and the KMO value achieved (0.684) provide evidence that data is suitable for factor analysis.The factor loads of the material loaded to resulting factors ranged from 0.420 to 0.917. These values are within acceptable limits. According to the study findings, four types of practice have been described. A positive correlation has been identified between performance and numerical and patient-friendly styles. It was not found any relationship between performance and idealistic and conservative medicine styles. Conclusion: An analysis of medicine styles will contribute to medicine services, evaluation of the performance of the health care business and patient satisfaction.Amaç: Hekimlerin davranış ve yaklaşım tarzları her zaman önemli olmuştur. Bu davranış stilleri literatürde genellikle hasta hekim ilişkisi üzerinden açıklanmıştır. Bu çalışmanın amacı bu sınırlamanın dışına çıkarak hekimlik stillerini belirlemek ve bu stiller ile performans arasında ilişki kurmaktır. Yeni bir hekimlik stilleri gelişim süreci modellemesi önerilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmada yazar tarafından geliştirilmiş hekimlik stilleri ve performans ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler uzman hekimlere uygulanmış, keşfedici faktör analizi ile ölçeklerin geçerliliği ve stillerin keşfi sağlanmıştır. Hekimlik stilleri ile performans ilişkisi korelasyon ve regrasyon ile analiz edilmiştir. Bulgular: Keşfedici faktör ile analiz edilen verilerin rotasyonu varimax yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Ölçeği oluşturan ifadeler beş faktör altında toplanmıştır. Bu faktörlerin toplamı varyansın %60,7’sini açıklamaktadır. Barletta testi (chi-square=682.945, P<,001) ve KMO katsayısı (0,684) ile ölçeğin faktör analizi sonucu geçerlenmiştir. Ölçeğin faktör yükleri 0,420- 0,917arasında değerler almıştır. Çalışma bulgularına göre dört tür hekimlik sitilini gösteren faktörler ve hekimlik işgücü ile kazancı arasında ilişkiyi tanımlayan faktör tanımlanmıştır. Hekimlik stilleri ile performans ilişkisinde ise sayısal hekimlik stili ve hasta dostu hekimlik stilinin performans ile arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. İdealist hekimlik stili ve muhafazakâr hekimlik stilleriyle performans arasında ilişkiye rastlanmamıştır. Sonuç: Hekimlik stillerinin analizinin, hekimlik hizmetlerinin sunumuna, hizmet alıcıların memnuniyetine ve sağlık işletmelerinin performansının değerlendirilmesine katkı yapacağı düşünülmektedir
Examınıng the Performance of Marble Powder Doped Insulatıon Board Adhesıve
In this study, research focused on that marble waste sand can be used with the dolomite at different amounts in the adhesive mortars. At the adhesive mortars with additive have been tested; compress strength, flexural strength, pulling strength, water absorption, initial setting time and spreading tests. All these marble waste sand’s humidity, chemical structure and particle size have been examined. All results are show that marble waste sand’s humidity lower than % 1 and particle size amounts over 710 micron and under 125 micron is more than dolomite. The ratio of calcium carbonate, marble powder according to the XRD patterns and hatrurite rate is more increased. Additionally, dolomite marble waste sand’s usage has been examined economically and calculations are show that has advantage economically.Bu çalışmada; yalıtım levhası yapıştırma harçlarının içerisindeki hammadde olan dolomitin yanı sıra, farklı oranlarda mermer tozu katkısının kullanılabilirliği araştırılmıştır. Katkılı yalıtım levhası yapıştırma harçlarında kullanılacak mermer tozunun nem, elek analizi, basınç dayanımı, eğilme dayanımı, çekme dayanımı, su emme, priz başlangıç ve yayılma deneyleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde mermer tozunun nem oranın % 1’den düşük, tane boyutunun ise dolomite göre +710 mikron ve -125 mikron fraksiyonlarının fazla olduğu görülmüştür. Deneyler sonucunda ise elde edilen değerlerin TSE’ ye uygun olduğu tespit edilmiştir. XRD sonuçlarına göre mermer tozunun kalsiyum karbonat oranı ve hatrurit oranı fazla çıkmıştır. Mermer tozunun dolomitle birlikte kullanımı ekonomik yönden de incelenmiş ve maliyet hesabı yapılarak daha avantajlı olduğu anlaşılmıştır
Çocuklar bu köşe sizin
(geçen sayıdan devam)Bu köşeyi Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü son sınıfındaki Beden eğitimi öğretmeni ve Antrenör adaylan hazırladı. Bu sayıda Redaksiyonu: Oy tun Nurdan Tatar, Resim Çizimlerini Hacer Ekşi ablalannız yaptı.Yöneten:Dr. Haşan KasapBeden Eğitimi ve Sporun Özel Öğretim YönteıÖğretim GörevlisiDoç. Dr. Sedat MuratlıAntrenman Bilgisi dersi Öğretim Üyesi
OMSK'tan Böğrüdelik'e, bir Tatar yolculuğu
Ankara : İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü, 2020.This work is a student project of the Department of History, Faculty of Economics, Administrative and Social Sciences, İhsan Doğramacı Bilkent University.The History of Turkey course (HIST200) is a requirement for all Bilkent undergraduates. It is designed to encourage students to work in groups on projects concerning any topic of their choice that relates to the history of Turkey. It is designed as an interactive course with an emphasis on research and the objective of investigating events, chronologically short historical periods, as well as historic representations. Students from all departments prepare and present final projects for examination by a committee, with 10 projects chosen to receive awards.Includes bibliographical references (page 25).Tatar tarihi ve toplumu Türkiye'de yaşayan bir değer olsa da Sibir Tatarlarının kim olduğu ve nereden geldikleri tam olarak bilinmemektedir. Bu araştırma yazısında Sibir Tatarlarının politik tarihine ve nasıl Rus hakimiyetine girdikleri tartışıldı. Bu Rus egemenliğinin yarattığı kültürel asimilasyona karşı durmak, milli ve dini yapılarını koruyabilmek için Sibir Tatarlarının Rusya Omsk'tan Konya Cihanbeyli'ye göçleri incelendi. Son kısımda kültürlerindeki ve yaşayışlarındaki değişimler araştırıldı. Araştırma sırasında Rusya Türkleri tarihini anlatan kitapların yanı sıra bu konuyla ilgili makaleler incelendi. Araştırma sürecinde pek çok bilgiye ulaşmamızı sağlayan kaynaklar, Sibir Tatarlarının Anadolu'da ikâmet ettiği köy olan Böğrüdelik'ten farklı nesillerde üç kişiyle yapılan röportajlardı. Bu röportajlar, Sibirya'dan göçün ve göç sonrasında köy hayatının yazılı olmayan sözlü tarihinin incelenmesinde büyük katkı sağladılar. Sibir Tatarlarının politik tarihine ve göç sürecine büyük katkısı olan Abdürreşid İbrahim göç sonrasında birkaç yıl Böğrüdelik'te ikâmet etmişti. Bu ikâmet süreci ve bu süreçte yaşananlar yazının göçten sonrası başlığı altından incelendi. Sibir Tatarlarının değişimlerinin ne boyutta olduğu farklı nesiller olan üç kişiyle yapılan röportajlar baz alınarak incelendi. Tatarca'nın kullanım sıklığı, Tatarca şarkı ve hikâyelerin bilinmesi ve kültürel dans ve yemeklere dair bilgilerinin araştırıldığı bu röportajlarda Tatarca bilgisinin korunmasına karşın diğer kültürel özelliklerin benimsenmesinde azalmalar olduğu gözlemlendi.by Abdürrahim Özer
The effect of hyaluronic acid appli̇cation on perisilicone capsule structure
Kapsül formasyonu silikon implantlar sonrası görülen yabancı cisim reaksiyonudur.Kapsül formasyonu oluşum süreci normal yara iyileşmesinin doğal bir sonucudur.Bu sürecin ilerleyici olması kapsül kontraktürü ile sonuçlanmakta ve plastik cerrahi pratiğinde sık olarak estetik ve rekonstrüksiyon amaçlı kullanılan silikon implantlar sonrası görülen en ciddi komplikasyonlardan birini oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı yara iyileşmesi ve fibrozis üzerine çeşitli etkileri bilinen hyaluronik asit'in perisilikon kapsül formasyonuna etkilerini araştırmak. Çalışmada 20 adet wistar albino türü sıçan kullanıldı.Sıçanlar her bir grupta 5 adet olacak şekilde 4 gruba ayrıldı.Eşit hacimde silikon bloklar sıçanların dorsumuna subkutan olarak yerleştirildi.Grup 1A ve Grup 2A'ya sadece silikon blok,Grup 1B ve 2B'e silikon blok etrafına 0,2 cc çapraz bağlı hyaluronik asit enjekte edildi.Grup 1A ve Grup 1B 1. ayda, Grup 2A ve Grup 2B 2. ayda sakrifiye edildi.Kapsül formasyonu histolojik yöntemlerle boyandı ve immunohistokimyasal yöntemlerle boyandı.Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Kapsül kalınlığının ve kollajen miktarının Grup 1A'dan Grup 2B'e doğru istatistiksel anlamlı olarak artmış olduğu gözlendi.(p<0.05)Hyaluronik asit uygulanan Grup 1B' de kapsül kalınlığının istatistiksel anlamlı olarak Grup 1A'ya göre daha fazla olduğu görüldü.(p<0.05) 2 aylık gruplarda hyaluronik asit eklenen Grup 2B' de kaspül kalınlığının en fazla olduğu görüldü ve fibrozisle korele olarak TGF-β1 değerinin yine bu grupta en yüksek olduğu görüldü.HSP-47 değerinin kollajenin artmasına paralel olarak Grup 2B'ye doğru arttığı ancak yoğunluğunun, kapsül kalınlığı da arttığı için Grup 2B'ye doğru azalmış olduğu gözlendi. Sonuç olarak çapraz bağlı hyaluronik asitlerin doku augmentasyonu ve estetik açıdan olumlu sonuçları olmasına karşın fibrozisi artırıcı etkilerinin çalışmada görülmesi implantlar etrafındaki kapsül formasyonu ve kontraktürünü azaltma amaçlı egzojen hyaluronik asit uygulamaları sırasında dikkatli olunması önerilmektedir.Capsule formation is a foreign body reaction that occurs in patients who receive silicone implants. In most cases, capsule formation is part of the normal healing process and may keep an implant in place.However, contracture of the capsule is one of the most severe complications that can result from silicone implant breast augmentation and many reconstruction for clinical practice The purpose of this study,to investigate the effect of hyaluronic acid on perisilicone capsular formation which is well known agent that effect wound healing and fibrosis in many different ways We used 20 Wistar Albino rats.We had 4 groups,and every group has 5 rats in each.Equal sized silicon blocks inserted the subcutaneus area of rat dorsum.Group 1 and 3 had only silicone block,In Group 1B and Group 2B 0,2 cc hyaluronic acid injected around silicone blocks. Group 1A and 1B sacrified at fourth week,Group 2A and Group 2B sacrified at eighth week.We determined capsule thıckness,collagen pattern , inflamatuar cells and fibrosis by histologic and immunochemical procedures.Results analysed using statistical methods. The capsule was composed of distinct layers, was similar in consistency in both groups, but of variable thickness, which differed significantly between each groups.(p<0.05).Capsular thickness of Group 1B, which had hyaluronic acid was significantly had a thicker capsule.Group 2B had the thickest capsule and had the highest level of TGF-β1 which is a sign of fibrosis.HSP 47 levels were increased depending on amount of collagen towards Group 2B,but density of HSP 47 decreased towards Group 2B because of increased capsular thickness. As a result,crosslinked hyaluronic acid based fillers are useful material for soft tissue augmentation and correct wrinkles for aesthetical practice,but we have to be careful about these fillers if we want to use for decrease fibrosis and capsular thickness around silicone implants because of we saw negative effect on fibrosis and capsular formatio
Hyaluronik Asit Uygulamasının Perisilikon Kapsül Yapısına Etkisi
Kapsül formasyonu silikon implantlar sonrası görülen yabancı cisim reaksiyonudur.Kapsül formasyonu oluşum süreci normal yara iyileşmesinin doğal bir sonucudur.Bu sürecin ilerleyici olması kapsül kontraktürü ile sonuçlanmakta ve plastik cerrahi pratiğinde sık olarak estetik ve rekonstrüksiyon amaçlı kullanılan silikon implantlar sonrası görülen en ciddi komplikasyonlardan birini oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı yara iyileşmesi ve fibrozis üzerine çeşitli etkileri bilinen hyaluronik asit'in perisilikon kapsül formasyonuna etkilerini araştırmak. Çalışmada 20 adet wistar albino türü sıçan kullanıldı.Sıçanlar her bir grupta 5 adet olacak şekilde 4 gruba ayrıldı.Eşit hacimde silikon bloklar sıçanların dorsumuna subkutan olarak yerleştirildi.Grup 1A ve Grup 2A'ya sadece silikon blok,Grup 1B ve 2B'e silikon blok etrafına 0,2 cc çapraz bağlı hyaluronik asit enjekte edildi.Grup 1A ve Grup 1B 1. ayda, Grup 2A ve Grup 2B 2. ayda sakrifiye edildi.Kapsül formasyonu histolojik yöntemlerle boyandı ve immunohistokimyasal yöntemlerle boyandı.Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Kapsül kalınlığının ve kollajen miktarının Grup 1A'dan Grup 2B'e doğru istatistiksel anlamlı olarak artmış olduğu gözlendi.(p<0.05)Hyaluronik asit uygulanan Grup 1B' de kapsül kalınlığının istatistiksel anlamlı olarak Grup 1A'ya göre daha fazla olduğu görüldü.(p<0.05) 2 aylık gruplarda hyaluronik asit eklenen Grup 2B' de kaspül kalınlığının en fazla olduğu görüldü ve fibrozisle korele olarak TGF-β1 değerinin yine bu grupta en yüksek olduğu görüldü.HSP-47 değerinin kollajenin artmasına paralel olarak Grup 2B'ye doğru arttığı ancak yoğunluğunun, kapsül kalınlığı da arttığı için Grup 2B'ye doğru azalmış olduğu gözlendi. Sonuç olarak çapraz bağlı hyaluronik asitlerin doku augmentasyonu ve estetik açıdan olumlu sonuçları olmasına karşın fibrozisi artırıcı etkilerinin çalışmada görülmesi implantlar etrafındaki kapsül formasyonu ve kontraktürünü azaltma amaçlı egzojen hyaluronik asit uygulamaları sırasında dikkatli olunması önerilmektedir.Capsule formation is a foreign body reaction that occurs in patients who receive silicone implants. In most cases, capsule formation is part of the normal healing process and may keep an implant in place.However, contracture of the capsule is one of the most severe complications that can result from silicone implant breast augmentation and many reconstruction for clinical practice The purpose of this study,to investigate the effect of hyaluronic acid on perisilicone capsular formation which is well known agent that effect wound healing and fibrosis in many different ways We used 20 Wistar Albino rats.We had 4 groups,and every group has 5 rats in each.Equal sized silicon blocks inserted the subcutaneus area of rat dorsum.Group 1 and 3 had only silicone block,In Group 1B and Group 2B 0,2 cc hyaluronic acid injected around silicone blocks. Group 1A and 1B sacrified at fourth week,Group 2A and Group 2B sacrified at eighth week.We determined capsule thıckness,collagen pattern , inflamatuar cells and fibrosis by histologic and immunochemical procedures.Results analysed using statistical methods. The capsule was composed of distinct layers, was similar in consistency in both groups, but of variable thickness, which differed significantly between each groups.(p<0.05).Capsular thickness of Group 1B, which had hyaluronic acid was significantly had a thicker capsule.Group 2B had the thickest capsule and had the highest level of TGF-β1 which is a sign of fibrosis.HSP 47 levels were increased depending on amount of collagen towards Group 2B,but density of HSP 47 decreased towards Group 2B because of increased capsular thickness. As a result,crosslinked hyaluronic acid based fillers are useful material for soft tissue augmentation and correct wrinkles for aesthetical practice,but we have to be careful about these fillers if we want to use for decrease fibrosis and capsular thickness around silicone implants because of we saw negative effect on fibrosis and capsular formatio
Reactions of cyclochlorotriphosphazatriene with 2-mercaptoethanol. Calorimetric and spectroscopic investigations of the derived products
Türe, Sedat (Bilecik, Author)
Gurbanov, Rafıg (Bilecik, Author)The reactions of hexachlorocyclotriphosphazatriene, N3P3Cl6 (1) with 2-mercaptoethanol, 2-HS-CH2-CH2-OH (2), in (1:1, 1:2 and 1:3) mole ratios, in excess of NaH, in THF and diethylether solutions yield a total of 6 novel products: one mono spiro, N3P3Cl4[O-CH2-CH2-S] (3); one mono-substituted open chain, N3P3Cl5[S-CH2-CH2-OH] (4); one dispiro, N3P3Cl2[O-CH2-CH2-S](2) (5); one tri-substituted open chain, N3P3Cl3[S-CH2-CH2-OH](3) (6); one tris-spiro, N3P3[O-CH2-CH2-S](3) (7) and one disubstituted open chain, N3P3Cl4[S-CH2-CH2-OH](2) (8) derivatives. The spiro products (3, 5 and 7) are formed as the major products in this system and all of the synthesized compounds are found to be stable at room temperature. The structures of the derived compounds were elucidated by elemental analysis, TLC-MS, P-31 and H-1 NMR spectral data. For evaluation of melting behavior of derivatives (6) and (7), thermal transition peaks and their corresponding enthalpies were determined via DSC technique.Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi - BAP - 2016-01.BŞEÜ.04-02.
Bilecik Seyh Edebali University Scientific Research Project - BAP - 2016-01.BŞEÜ.04-02
Değişik egzersiz testlerinde harcanan enerji ile vücut kompozisyonu arasındaki ilişki
Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümü giriş sınavlarına hazırlanan 38 erkek öğrenci üzerinde yapıldı. Denek olarak alman öğrencilerin Yaş Ortalamaları 19.21 + 1.5, Ağırlık Ortalamaları 66.6 + 7.82 kg, Boy Ortalamaları 175.5 ± 6.62 cm idi. Tüm deneklere Endurance Shuttle Run ve Wingate Anaerobik Güç testi uygulandı. Bu testlerde harcadıkları enerji miktarları tespit edildi. Antropometrik ölçümlerle Somatotip değerleri, BKI, % YAĞ ve YVA bulundu. Tüm bu ölçümler istatistiksel olarak irdelendi. Benzerlik ve farklılıklar hesaplandı. İstatistiklerin sonucunda Anerobik güç testinde harcanan enerji miktarı ile YVA (r= 0.693, p< 0.01), YAŞ (r= 0.377, p< 0.05) arasında pozitif yönde, EKT (r= -0.336, p< 0.05) derecesi ile negatif yönde anlamlı ilişki bulundu. Anaerobik güç testinde harcanan enerji miktarı ile de YORIND (r= -0.680, pO.Ol), EKT (r= -0.324, p< 0.05) arasında negatif, YVA (r= 0.327, p< 0.05) arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki tespit edildi. Araştırma sonunda; somatotipin aerobik ve anaerobik testler ile performansı büyük ölçüde etkilediği, BKF m uzun süreli aerobik testler üzerine etkili olduğu, ancak kısa süreli anaerobik testler üzerinde etkili olmadığı görüldü. Her iki testte de harcanan enerjinin YVA' dan etkilendiği bulundu
Ömer el-Hammûd'un "Sukûtu Hirakle" Adlı Öyküsü
Modern kısa öykü batıda doğmuş ve kısa zamanda bütün dünyada olduğu gibi Arap dünyasında ve Suriye'de temsilciler bulmuştur. Suriye'de günümüz öykücülerinden Ömer el-Hammûd da bu edebi türü başarıyla temsil edenlerden birisidir. Şu ana kadar dört öykü kitabı yayımlanmış olan yazarın bu çalışmanın konusunu teşkil eden eseri aynı ismi taşıyan kitabının ikinci öyküsüdür. Eserde tarihle bugünün iç içe girdiği bir olay örgüsü bulunur. Yazar, modern kısa öykü teknik ve yöntemlerini başarılı bir şekilde uyguladığı eserinde, tarihin parlak bir sayfasını daha güzel bir geleceğin inşasına katkı sağlamak amacıyla anlatır.Omer al-Hammud's Short Story Titled "Sukutu Hirakle"Modern short stories were born in the West and found many representatives both in Arabic World and Syria, as in the whole world, in a very short time. Omer el-Hammud, a contemporary Syrian story writer who has published four story books up to now, is one of the successful representatives of this literary genre. His work we dealt with in this study is his second story, which has the same title as this study. The story has a plot in which the history and modern day is interconnected. The author, who applies modern story techniques in his work, successfully narrates his story to make a contribution to build a pleasant future based on the bright sides of the past.https://www.marife.org/marife/article/view/671Atıf / Cite as: Şensoy, Sedat. "Ömer el-Hammûd'un "Sukûtu Hirakle" Adlı Öyküsü". Marife 13/2 (2013): 139-159. https://doi.org/10.5281/zenodo.3344438
- …
