Journal of Physical Education and Sports Studies (Turkish Physical Education Teachers Association)
Not a member yet
221 research outputs found
Sort by
Oyun Senaryolarıyla Durumsal Öğretim: Beden Eğitimi Derslerinde Spor Öğretimi için Yenilikçi Bir Model
Physical education teachers are expected to have sport specific content knowledge and know pedagogical models in order to teach sports and games in physical education lessons in authentic settings. Even though sports in physical education lessons are taught sufficiently, teaching sport specific skills mostly depends on traditional or techniques-focused teaching methods. The purpose of this study was to explain components, qualities and pedagogical steps of an innovative pedagogical model, Situated Game Teaching through Set Plays, which uses situated game scenarios reflecting real match situations, and discussing its appropriateness for physical education and sport curriculum in Turkey. The aim of this model is to improve students’ game competencies through situated game scenarios and support them to enjoy a lifelong physical activity for a healthy life. Students who are mentally engaged to analyze the cues and relations among game parameters can improve reflective thinking, decision making and problem-solving competencies to select appropriate techniques, strategies and tactics. Future research should focus on analyzing the effectiveness of the model on technique development, tactical decision making, and motivation of students.Beden eğitimi öğretmenlerinin, öğretim sürecini gerçek koşullara uyumlu hale getirmek için öğrettikleri spor ve oyunlara ait alan bilgisine sahip olmalarının yanında pedagojik modelleri bilmeleri ve uygulamaları beklenmektedir. Beden eğitimi derslerinde spor dalları yeterince öğretiliyor olsa da spora özgü becerilerin öğretimi çoğunlukla geleneksel ya da teknik odaklı öğretim yöntemleriyle gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmanın amacı temelini durumsal öğrenme kuramından alarak hazırlanan yenilikçi bir pedagojik model olan Oyun Senaryolarıyla Durumsal Öğrenme Modelinin bileşenleri, özellikleri ve pedagojik adımlarını açıklamak ve Türkiye beden eğitimi ve spor dersi öğretim programlarına uygunluğunu tartışmaktır. Modelin hedefi ilişkisel ve durumsal oyun senaryoları yoluyla öğrencilerin oyunsal yeterliliklerini geliştirmek ve onları yaşam boyu sağlık kazandırıcı fiziksel aktiviteden keyif almaları konusunda desteklemektir. Modelin, ipuçlarını kavramak ve bunlar arasındaki ilişkileri analiz etmek için zihinsel çaba harcayan öğrencilerin maç koşullarında uygun teknik, strateji ve taktiği seçmek için yansıtıcı düşünme, karar verme ve problem çözme konusundaki yetkinliklerini geliştirme potansiyeli olduğu düşünülmektedir. Gelecek çalışmaların modelin öğrencilerin teknik gelişimi, taktiksel karar verme ve güdülenmeleri üzerindeki etkisini incelemesi önerilmektedir
Oyun Konsollu Fiziksel Aktivite Programı ile Otizm Spektrumundaki Bireylerde Fiziksel Uygunluğun Geliştirilmesi
The aim of this study was to investigate the effects of game consoles on the physical fitness levels of young individuals with autism spectrum disorders. Sample consisted of 8 individuals (4 male, 4 female), aged 11-18 years who were attending a sports training center. ABAB - multiple baseline across participants, single case research design was used. Overall study period was 14 weeks and the minimum research group participation period was 12 weeks. Camera was used to record the activities. The alternative treatment groups were given a routine training program that is provided by the center. The experiment group received an adapted physical activity training program using the kinect game console. Eurofit test battery was used for physical fitness assessments. Pre-test post-test measures were reported regarding the physical fitness levels were. Considering the evaluated results; The average percentage of the percentage increase in the Flamingo equilibrium test was 60.15%, the average of the increase percentage in the elasticity measurement results was 62.39, the mean percentage of the increase in body strength test was 45.46%, the average of the increase in running speed was 12.37%, the average of the increase in durability was 43.14%. Findings show significant improvements on the physical fitness levels of participants in the experimental group (console training) in contrast to the alternative treatment group (routine program).Bu araştırmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu olan (OSB’li) bireylerin katıldığı oyun konsollu uyarlanmış fiziksel aktivite antrenman programının; fiziksel uygunluğa etkilerini belirlemektir. Araştırma grubu 11-18 yaş aralığında olan sekiz OSB’li bireylerden oluşmuştur. Sporcular araştırma başlamadan önce de merkezde spor yapmakta olan 8 kişilik 4’ü erkek 4’ü kadın OSB’li bireylerdir. 8 kişilik bu grup rastgele seçilen 4’er kişilik kadın ve erkek gruplarından oluşmaktadır. Antrenmanların programlanması sürecinde araştırma yöntemi olarak Tek Denekli Araştırma Yöntemlerinden ABAB modeli kullanılmıştır. Araştırmaya alınan bireylere 14 hafta boyunca haftada 4 gün, her gün birer saat olmak üzere haftada 4 saat antrenman yaptırılmıştır. Antrenmanlar çalışmaların yapıldığı alanlarda kameraya çekilmiştir. Kontrol gruplarına standart antrenman programları uygulanırken araştırma gruplarına ise “Oyun konsollu uyarlanmış fiziksel aktivite antrenman programı isimli özel bir antrenman programı uygulanmıştır. Araştırmada fiziksel uygunluk düzeyleri ile ilgili gelişimler izlenmiş ve değerlendirilmiştir. Fiziksel uygunluk değerlendirmesinde eurofit test bataryası kullanılmıştır. Sporculara ön test son test ölçümleri uygulanarak fiziksel uygunluk düzeyleri de değerlendirilmiştir.Değerlendirilen sonuçlar ele alındığında; Flamingo denge testi artış yüzdesinin ortalaması 60.15, Esneklik Ölçüm sonuçlarındaki artış yüzdesinin ortalaması 62.39, Gövde Kuvveti Testi artış yüzdesinin ortalaması %68.67, Bükülü Kol Asılmada artış yüzdesinin ortalaması %62.16, Kol Hareketinin Süratindeki artış yüzdesinin ortalaması %13.84, Durarak Çift Bacak Öne Sıçrama artış yüzdesinin ortalaması %45.46, Koşu Sürati artış yüzdesinin ortalaması %12.37, Dayanıklılıktaki artış yüzdesinin ortalaması ise %43.14 gözlemlenmiştir. Sonuç olarak uyarlanmış antrenman programına katılan OSB’li bireylerin fiziksel uygunluk testlerinin sonuçları incelendiğinde sonuçlarda artan bir fark olduğu ve farkın uyarlanmış antrenman programı uygulaması lehine anlamlı olduğu bulunmuştur
Farklılıkla Öğrenme Yaklaşımı ile Uygulanan Temel Hareket Becerileri Eğitiminin İlkokul Öğrencilerinin Dikkat ve Motorik Özelliklerine Etkisi
The purpose of this study was to investigate the effect of differential learning approach on attention and motor skills of elementary school students through basic movement skills education program. Total 20 students aged 9-10 years in the third grade of an elementary school in Beykoz, Istanbul participated in this study. 12 of them were boys (132,75±7,38 cm. of height, 31,50±9,57 kg. of body weight) and eight of them were girls (131,95±6,19 cm., 33,57±8,19 kg. of body weight) The Basic Movement Skills program on the Yellow Cards group of the Physical Activity Cards (PAC) prepared for the “Games and Physical Activities” classes was carried out with perspective of differential learning on the experimental group during 4 course hour for 10 weeks. “Bourdon Attention Test”, “Illinois Agility Test”, 10 and 20 m. Sprint Tests”, “Flamingo Balance Test”, “Standing Long Jump Test (STJ)”, “Sit-up Test” were carried out as a pre-test in the beginning of the study period and as and post-test at the end. The data collected were determined as descriptive statistics and according to the result of the Wilcoxon Signed-Rank Test, it was seen that there was a significant statistical difference between the pre-test and post-test points of the Attention (p<0.01), 10 m. sprint (p<0.01), 20 m. sprint (p<0.01) features of the students of the experimental group and that these features were improved for the better and there was a significant statistical difference between the pre-test and post-test points of the according to the data collected, it was evaluated that the Basic Movement Skills practices with differential learning approach can be effective on the attention and speed improvements of 3th grade elementary school students.Bu çalışmanın amacı, farklılıkla öğrenme yaklaşımı ile uygulanan temel hareket becerileri eğitimi programının, ilkokul öğrencilerinin dikkat ve motorik özelliklerinin gelişimi üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışma grubunu İstanbul Beykoz İlçesindeki bir İlkokulun 3. Sınıf , 9-10 yaş grubundan 12 erkek öğrenci (boy uzunluğu 132,75±7,38 cm., vücut ağırlığı 31,50±9,57 kg.) ve 8 kız öğrenci (boy uzunluğu 131,95±6,19 cm., vücut ağırlığı 33,57±8,19 kg.) olmak üzere toplam 20 öğrenci oluşturmuştur. Bu araştırmada çalışma grubuna farklılıkla öğrenme yaklaşımı ile haftada 2 gün ve 4 ders saati olmak üzere 10 hafta süresince "Oyun ve Fiziki Etkinlikler" dersleri için hazırlanmış olan Fiziksel Etkinlik Kartları ndan Sarı Kart grubundaki, Temel Hareket Becerileri alanı olan programı uygulanmıştır. Çalışmada ön test ve son test olarak “Bourdon dikkat testi”, "Çeviklik testi", "10 m. ve 20 m. koşu sürati testleri", "Flamingo denge testi", "Durarak uzun atlama testi ", “Mekik testi” yapılmıştır. Elde edilen veriler, tanımlayıcı istatistikler olarak belirlenmiş ve Wilcoxon işaretli sıralar toplamı testi sonucuna göre de deney grubu öğrencilerinin Dikkat (p<0.01), 10 m. koşu (p<0.01), 20 m. koşu (p<0.01) özelliklerinin ön ve son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olduğu ve bu özelliklerin olumlu yönde geliştiği saptanmıştır. Elde edilen verilere göre farklılıkla öğrenme yaklaşımı ile uygulanan temel hareket beceri eğitimi uygulamalarının 3. sınıf ilkokul öğrencilerinin özellikle dikkat ve sürat özelliklerinin gelişimi üzerine etkili olabileceği değerlendirilmiştir
14 Haftalık Voleybol Dersinin Beden Eğitimi Öğretmen Adaylarının Alan Bilgisine Etkisi
Volleyball course takes place on secondary and high school curriculums. It also takes place on physical education teacher education undergraduate programs. Physical education teacher education students are supposed to have volleyball content knowledge before graduating teacher education programs. This study aims to examine physical education teacher education students’ volleyball content knowledge level after they newly completed volleyball course. Participants were 15 female and 23 male, totally 38 students. Data were collected with volleyball common content knowledge test and content map. Paired sample t-test and descriptive statistics were utilized for statistical calculations. Results showed that while participants reached expected common content knowledge level (70% and over), their specialized content knowledge levels were lower than expected (3.0 or over). As a conclusion, common content knowledge focused course increased physical education teacher education students’ common content knowledge level. Specialized content knowledge which directly affects physical education teacher education students’ quality can be obtained by content and applications focusing on it.Voleybol, ortaokul ve lise beden eğitimi ve spor dersi öğretim programının yanı sıra beden eğitimi öğretmeni yetiştiren kurumların lisans programlarında da yer almaktadır. Beden eğitimi öğretmen adaylarının öğretmen yetiştiren kurumlardan mezun olmadan önce yeterli voleybol alan bilgisine sahip olmaları gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, voleybol dersini yeni tamamlamış beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin voleybol alan bilgisi düzeyinin incelenmesidir. Çalışmaya 15 kadın ve 23 erkek, toplam 38 beden eğitimi ve spor öğretmen adayı katılmıştır. Veri toplama aracı olarak voleybol genel alan bilgisi testi ve içerik haritası kullanılmıştır. Toplanan veriler bağımlı örneklem t-testi ve tanımlayıcı istatistik kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgulara göre katılımcıların genel alan bilgisi istendik düzeye ulaşırken (% 75 ve üzeri), özelleşmiş alan bilgisi değerleri beklenen düzeyin (3.0 ve üzeri) oldukça altında bulunmuştur. Sonuç olarak, genel alan bilgisi odaklı bir ders sonrası öğretmen adaylarının genel alan bilgisi düzeyleri de anlamlı olarak artmıştır. Beden eğitimi öğretmen adaylarının öğretim kalitesini doğrudan etkileyen özelleşmiş alan bilgisi de ancak ona odaklanan içerik ve uygulamalarla kazandırılabilir
Farklı Seviyelerde Tenis Oynayan Türk Tenisçilerinin Beden İmgelerinden Memnuniyet Düzeylerinin Cinsiyet Açısından Araştırılması
The study designed to investigate the role of playing tennis on Turkish university students’ body image satisfaction as a function of gender. The present study also aimed to find out differences in body image satisfaction scores between different levels of tennis players. Data were obtained from 152 (77 men, 75 women) different levels of tennis players who are volunteer undergraduate university students from Middle East Technical University (METU) in Ankara, Turkey. In this study, data were gathered by administering two instruments, namely, Turkish version of Body Image Satisfaction Questionnaire and Demographic Information Form which was developed to collect personal information. A two-way ANOVA and 7X2 ANOVA were performed to analyze data. According to results there was no significant effect for gender on body image satisfaction scores. However, it can be stated that there was a significant difference between body image satisfaction scores and participants’ tennis ability levels.Bu çalışma farklı seviyelerde tenis oynayan Türk üniversite öğrencilerinin beden imgelerinden hoşnut olma düzeylerini cinsiyet açısından araştırmak için tasarlanmıştır. Bu çalışma ayrıca farklı düzeydeki tenis oyuncularının beden imgelerinden hoşnut olma durumlarının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya Ankara ilindeki Orta Doğu teknik Üniversitesi’nde okuyan 77 erkek 75 kadın olmak üzere toplam 152 üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve türkçeye uyarlanan ‘Berscheid, Walster ve Bohrnstedt Beden İmgesi Anketi’ kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde iki yönlü ve 7X2 ANOVA analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, öğrencilerin beden imgelerinden hoşnut olma düzeylerinin cinsiyet açısından anlamlı bir farklılık olmadığını belirtmektedir. Diğer taraftan katılımcıların tenis oynama seviyeleri ve beden imgelerinden hoşnut olma düzeyleri arasında anlamlı bir farkındalık bulunmaktadır
Beden Eğitimi Öğretmen Adaylarının Akademik Başarılarında Yükseköğretime Geçiş Sınavı, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı ve Özel Yetenek Sınav Puanlarının Etkisi: Mersin Üniversitesi Örneği
Purpose was to analyze the impact of the transition to higher education examination (YGS), weighted high school grade point average (AOBP) and special talent examination scores (ÖYSP-SP) on the academic success (GNO) of preservice physical education teachers. Sample group included 189 pre-service physical education teachers graduated from Department of Physical Education and Sports Teaching in the last five years. Data were collected from official sources via retrospective archive searching. The data analysis was conducted by t test, one-way ANOVA, Kruskal-Wallis H and Welch test if the variances are inhomogeneous. Scheffe and Tamhane’s T2 tests used as post-hoc tests. Correlation analysis was used to test the relation among independent variables while multi-linear regression analyses were used to test the predictive power between dependent and independent variables. Error margin was set as 0,01 and 0,05. YGS scores differed by sex. Men’s scores average (M= 264,99; SD= 37,05) were significantly higher than women’s scores (M= 241,22; SD= 34,66). In the meantime, those having YGS score interval between 160,00-210,00 have higher ÖYSP scores than those between 310,01-360,00. Those scoring 310,01-360,00 in YGS have higher GNO than those scoring 160-210 and 210,01-260,00 (p0,01). Although there was no correlation between YP and GNO, a positive correlation was observed between GNO, YGS and AOBP (p0,01). YGS scores and AOBP only explained 24% of total variance in academic success. Those with lower YGS scores were more successful in ÖYSP-SP, yet this success had no impact on the academic success of pre-service teachers. The most effective variance in academic success was AOBP. For this reason, AOBP should be given importance when choosing physical education teacher candidates.Çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmen adaylarının akademik başarılarında (GNO) Yükseköğretime Geçiş Sınavı puanları (YGS), Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) ve Özel Yetenek Sınav Puanlarının (ÖYSP-SP) etkisini incelemektir. Bu araştırma retrospektif ve kesitsel çalışma türündedir. Örneklem grubunu beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünden son beş yılda mezun olmuş toplam 189 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veriler, geçmişe dönük arşiv taraması yoluyla resmi kaynaklardan alınmıştır. Verilerin analizinde Levene’s testi, t testi, One-Way ANOVA testi, Kruskal-Wallis H testi ve varyansların homojen olmadığı durumlarda Welch testi kullanılmıştır. Post-Hoc test olarak Scheffe ve Tamhane’s T2 testleri uygulanmıştır. Bağımsız değişkenler arasındaki ilişki için korelasyon, bağımlı değişkeni bağımsız değişkenlerin yordama gücünü test etmek için de Çoklu Doğrusal Regresyon ® analizleri yapılmıştır. Hata payına 0,01 ve 0,05 olarak bakılmıştır. YGS puanları cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Erkeklerin puan ortalamaları (M= 264,99; SD= 37,05) kadınların ortalamalarından (M= 241,22; SD= 34,66) anlamlı biçimde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Aynı zamanda, YGS puan aralığı 160,00-210,00 olanlar 260,01-310,00 ve 310,01-360,00 aralığında olanlardan daha yüksek ÖYSP-SP puanına sahiptirler (p<0,05). YGS’den 310,01-360,00 arası puan alanlar 160-210 ve 210,01-260,00 arası puan alanlardan daha yüksek GNO’ya sahiplerdir (p<0,05). Yerleştirme Puanı (YP) ile ÖYSP-SP ve AOBP arasında pozitif ve yüksek (p<0,01), YP ile YGS arasında negatif bir korelasyon bulunmaktadır (p>0,01). YP ile GNO arasında herhangi bir ilişki görülmemesine rağmen, GNO ile YGS ve AOBP arasında pozitif korelasyon gözlenmiştir (p<0,01). Regresyon analizi sonucuna göre YGS, AOBP ve GNO arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu, GNO ile ÖYSP-SP arasında ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı bulunmuştur (R= ,49; R2= ,24; p<0,01), YGS Puanı ve AOBP akademik başarıdaki toplam varyansın % 24’ünü açıklayabilmektedir. Sonuç olarak, Düşük YGS puanı olanlar özel yetenek sınavlarında daha başarılı olurken, bu başarı öğretmen adaylarının akademik başarıları üzerinde etkili değildir. Adayların akademik başarılarında en etkili olan değişken AOBP’dır. Bu nedenle, beden eğitimi öğretmen aday seçiminde AOBP'na önem verilmelidir
Okul Öncesi ve İlköğretimde Beden Eğitimi ve Oyun Eğitimi: Sistematik Derleme
The purpose of this study was to systematically analyze studies which were about game and physical education published between 2009-2019 years. Study was conducted through studies published on databases of Higher Education Institution (YOK) thesis dates between 2009-2019 years, Dergi park and Google Academic in terms of terms “physical education” and “game/play” in primary and secondary schools. There were 46 studies detected by physical education related three thesis from 548 master thesis, one doctoral dissertation; game related 30 thesis from 1661 master thesis, 12 doctoral dissertation. In dergi park database, 45 articles were selected; a) physical education related 13 articles from 28.160 articles, b) game/play related 32 articles from 1649 articles. In google academic database, 8 articles were determined; a) physical education related one article from 17100 articles, seven articles from 17.700 articles. There were 99 studies determined as 53 scientific researches, 33 master thesis and 13 doctoral dissertations in dates between 2009-2019. This study comprises of reviewing scientific researches in terms of physical education and game/play in preschool and primary school. Future directions have been discussed.Çalışmamızda; okulöncesi ve ilköğretimde beden eğitimi ve oyun eğitimi ile ilgili 2009 ve 2019 yılları arasında yayınlanmış akademik çalışmaların gözden geçirilmesi ve çalışmalardan elde edilen verilerin sistematik biçimde incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma 2009-2019 yılları arasında Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tez sorgu sayfasında yayınlanan doktora ve yüksek lisans tezleri ile Dergipark ve Google Akademi’de yayınlanan makaleler; okulöncesi ve ilköğretimde “beden eğitimi” ve “oyun” anahtar kelimelerinin kombinasyonu şeklinde literatür taraması yapılmıştır. YÖK tez sorgu sayfasında okulöncesi ve ilköğretimde; beden eğitimi ile ilgili 548 tezden Üç yüksek lisans tezi, bir doktora tezi, oyun ile ilgili 1661 tezden 30 yüksek lisans tezi, 12 doktora tezi olmak üzere toplam 46 çalışma tespit edilmiştir. Dergi Parkta okulöncesi ve ilköğretimde beden eğitimi ile ilgili 28160 bilimsel makaleden 13, oyun ile ilgili 1649 bilimsel makaleden 32 olmak üzere toplam 45 çalışma tespit edilmiştir. Google Akademikte ise okulöncesi ve ilköğretimde beden eğitimi ile ilgili 17.100 bilimsel makaleden bir, oyun ile ilgili 17.700 bilimsel makaleden 7 olmak üzere toplam 8 çalışma tespit edilmiştir. Okulöncesi ve ilköğretimde beden eğitimi ve oyun eğitimi ile ilgili 2009 ila 2019 yılları arasında yayınlanmış çalışmaların incelenmesi sonucu bu yıllar arasında 53 bilimsel makale, 33 yüksek lisans ve 13 doktora tezi olmak üzere toplam 99 bilimsel çalışma belirlenmiştir
9-13 Yaş Grubu Yüzücülerde 50 m Serbest Teknik Yüzme Performansı ile Antropometrik ve Motorik Özellikler Arasındaki İlişki
The aim of this study is to examine the relationship between 50 meter freestyle technique swimming performance and anthropometric and motoric features 9-13 age group swimmers. 8 boys (age: X̅ = 12,00 ±1,06 yrs, body weight: X̅ = 48,90 ±8,37 kg, body height: X̅ = 155,50 ±8,58 cm) and 7 girls (age: X̅ = 11,00 ±1,29 yrs, body weight: X̅ = 42,77 ±11,57 kg, body height: X̅ = 148,57 ±9,79 cm), in total 15 children swimmers participated in the study, from Düzce Youth Services Sports Club. The swimmers involved in the study consisted of players who had swimming training for one year and exercised regularly for two hours twice a week. Some anthropometric (body weight, body-mass index, body height, hand and arm span), motoric (speed, endurance, flexibility, agility, hand grip) and swimming performance measurements (50 mt freestyle technique) are carried out. For the data analysis, on the SPSS 22 packaged software descriptive statistics and Pearson Correlation analysis are carried out. Significance level is accepted as (p<0.05). As a result, of anthropometric properties, negative correlation between height and arm span and swimming performance of 50 meters, positive correlation between arm span detected. Of motoric properties, positive correlation is detected between speed (30 mt sprint) and swimming performance, also the stroke frequency in 50 meters. Negative correlation is detected between endurance and hand grip (left) and swimming performance of 50 meters. In addition to these, positive correlation is detected between the stroke frequency and swimming performance of 50 meters. It is advised to swimming coaches and physical education teachers that when the selection of talents for short distance swimmers, they should prefer players who have longer body height and arm span. In addition, it is recommended to do training plan that improves to speed, endurance, hand grip and the stroke frequency.Araştırmanın amacı, 9-13 yaş grubu yüzücülerde, 50 metre serbest yüzme performansı ile antropometrik ve motorik özellikler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmaya Düzce Gençlik Hizmetleri Spor Kulübü sporcularından, 8 erkek (yaş: X̅ = 12,00 ±1,06 yıl, vücut ağırlığı: X̅ = 48,90 ±8,37 kg, boy: X̅ = 155,50 ±8,58 cm) ve 7 kız (yaş: X̅ = 11,00 ±1,29 yıl, vücut ağırlığı: X̅ = 42,77 ±11,57 kg, boy: X̅ = 148,57 ±9,79 cm) toplamda 15 çocuk yüzücü katılmıştır. Araştırmada yer alan yüzücüler, bir yıl yüzme eğitimi alan ve haftada iki gün 2 saat düzenli antrenman yapan sporculardan oluşturulmuştur. Katılımcılara bazı antropometrik (vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, boy, el ve kulaç uzunluğu), motorik (sürat, dayanıklılık, esneklik, çeviklik, kavrama kuvveti) ve yüzme performans ölçümleri (50 metre serbest teknik) yapılmıştır. Verilerin analizleri, Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Analizlerde (p<0.05) güvenilirlik düzeyi kullanılmıştır. Sonuç olarak antropometrik özelliklerden; boy ve kulaç uzunluğu ile 50 metre yüzme performansı arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Motorik özelliklerden; sürat (30 m sprint) ile 50 metre yüzme performansı ve kulaç sayısı arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Dayanıklılık ve kavrama kuvveti (sol) ile 50 metre yüzme performansı arasında negatif ilişki bulunmuştur. Bunların yanı sıra kulaç sayısı ile 50 m yüzme performansı arasında pozitif ilişki olduğu görülmüştür. Yüzme antrenörlerine ve beden eğitimi öğretmenlerine, kısa mesafe yüzücüler için yetenek seçiminde boy ve kulaç uzunluğu büyük olan çocukları tercih etmeleri önerilmektedir. Ayrıca, sürat, dayanıklılık, kavrama kuvveti ve kulaç sayısını geliştirecek planlamalar yaparak antrenman yaptırmaları tavsiye edilmektedir
Beden Eğitimi ve Spor Bölümlerindeki Öğrencilerin Alan Bilgisi Düzeylerinin Belirlenmesi
Effective teaching requires consistency between teachers’ goals and students’ learning outcomes. Content knowledge is one of the important knowledge bases for effective teaching. Content knowledge constitutes two sub-domains which are common content knowledge (CCK) and specialized content knowledge (SCK). The purpose of this study was to examine the depth of gymnastics content knowledge of students enrolled in physical education teacher education, sport management and coaching education departments. Participants were 32 coaching education, 36 sport management and 48 physical education teacher education, totally 116 students. To measure the depth of CCK of participants, gymnastics CCK test was utilized. Content maps were used for measuring participants’ depth of SCK. Descriptive statistics and ANOVA were used for statistical calculations. Results showed that CCK scores of three groups were lower than expected value (at least 70% correct answers). The physical education teacher education students’ mean SCK score was higher than the benchmark (3.0 or over) that distinguishes between deeper and shallower content knowledge. Sport management and coaching education students did not reach the benchmark score. ANOVA results indicated that physical education teacher education students’ CCK and SCK levels significantly better than coaching education and sport management students. Findings demonstrate that CCK and SCK can and should be saliently taught to teachers.Etkili öğretim için öğretmenlerin hedefleri ile öğrencilerin öğrenme düzeyleri arasında bir uyum gerekmektedir. Etkili öğretim için gerekli temel bilgilerden biri alan bilgisidir. Alan bilgisi, genel alan bilgisi (GAB) ve özelleşmiş alan bilgisi (ÖAB) olarak iki alt boyuttan oluşmaktadır. Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor yüksekokulları ile spor bilimleri fakültelerinin farklı bölümlerindeki öğrencilerin cimnastik alan bilgisi düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmaya 32 antrenörlük, 36 spor yöneticiliği ve 48 beden eğitimi öğretmenliği bölümünden toplam 116 öğrenci katılmıştır. Katılımcıların GAB düzeylerini ölçmek için cimnastik genel alan bilgisi testi ve özelleşmiş alan bilgisi için içerik haritası kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Bulgulara göre çalışmaya katılan üç grubun GAB skorları, beklenen başarı oranını (toplam soruların %70 ya da üzeri doğru cevap) yakalayamamış görünmektedir. Beden eğitimi öğretmenliği bölümü öğrencilerinin özelleşmiş alan bilgisi bulguları etkili öğretmenlik için belirlenen kritik değerin (3.0) üzerinde bulunurken, spor yöneticiliği ve antrenörlük bölümleri öğrencileri istenen seviyeye ulaşamamıştır. ANOVA bulgularına göre beden eğitimi öğretmenliği bölümü öğrencilerinin genel ve özelleşmiş alan bilgi değerlerinin anlamlı olarak diğer bölümlerdeki öğrencilerden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, alan bilgisinin alt boyutları olan genel ve özelleşmiş alan bilgilerinin ayrı ayrı öğretilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir
Voleybol Milli Takım Gelişim Kampına Çağrılan 14-15 Yaş Grubu Erkek Sporcuların Hedef Yönelimleri ve Yaşam Doyum Düzeyleri
The purpose of this study was to determine goal orientations and life satisfaction levels of talented young players, and to show the importance of knowing the player to get them to perform their potential. A total of 72 male volleyball players (aged 14-15) who were invited to the development camp of the national volleyball team participated in the study. Volleyball players’ goal orientations were measured by the Task and Ego Orientation Scale in Sports (TEOSS). The volleyball players’ perceived life satisfaction levels were measured by using the Life Satisfaction Scale (LSS). Descriptives, Pearson’s r, independent samples t-test, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis and ANOVA tests were carried out where appropriate. No statistically significant difference was found between experience, considerable achievements, income from the club, or age groups of Ego, Task, and Life Satisfaction mean scores. Players studying at middle school had higher mean scores of task and ego orientation when compared to high school students. Players living in provinces had higher life satisfaction scores than those living in towns. The ego and task orientation scores of the volleyball players with a life satisfaction score of more than 20 were higher than those with a life satisfaction score below 20 (p<.05). The analysis of correlations between Goal Orientations (Ego and Task) and Life Satisfaction revealed positive significant correlations between Task Orientation and Ego Orientation, Task Orientation and Life Satisfaction, and Ego Orientation and Life Satisfaction. As a result, the positive correlation between the life satisfaction and target aspects of the young male players invited to the development camp of the national volleyball team can be used to improve their performance. In goal setting, the use of scientific methodology to determine the motivation environment that will be created according to the players' ego and goal orientation scores can help improve the performance of promising players.Bu çalışmanın amacı, yetenekli genç sporcuların hedef yönelimlerinin ve yaşam doyum düzeylerinin belirlenerek, bu sporcularda beklenen performansa ulaşmasında hem sporcuların tanınması hem de uygun antrenman ortamlarının oluşturulması açısından bilimsel yöntemlerden faydalanmanın önemini ortaya koymaktır. Çalışmaya, voleybol milli takımı gelişim kampına çağrılan 14-15 yaş grubu toplam 72 erkek voleybolcu katılmıştır. Voleybolcuların hedef yönelimleri ile yaşam doyum düzeylerine ilişkin verilerin toplanmasında, Sporda Görev ve Ego Yönelim Ölçeği (SGEYÖ) ve Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ) ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada betimsel istatistikler ile Pearson korelasyon testi, bağımsız örneklem t testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve varyans analizleri yapılmıştır. Ego, görev ve yaşam doyum puanları ortalamaları arasındaki farklara ve ilişkilere bakılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda; sporcuların deneyimleri, önemli başarıları, oynadıkları kulüplerden gelir elde etme durumları ya da yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı, buna karşın ortaokulda okuyan voleybolcuların hem görev hem de ego yönelim puanı ortalamalarının lisede okuyan voleybolculardan daha yüksek olduğu bulunmuştur. İlde yaşayan voleybolcuların yaşam doyum puanları ilçede yaşayan voleybolculardan daha yüksektir. 20 puanın altında yaşam doyumuna sahip olan voleybolcular ile 20 puanın üstünde yaşam doyum düzeyine sahip voleybolcuların görev ve ego yönelim puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Yaşam doyum puanı 20’nin üstünde olan voleybolcuların ego ve görev yönelimi puanları yaşam doyum puanı 20’nin altında olanlardan daha yüksektir. Hedef yönelimi ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerde, görev yönelimi ve ego yönelimi arasında; hem görev yönelimi hem de ego yönelimi ile yaşam doyumu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak; milli takım gelişim kampına çağrılan erkek sporcuların yaşam doyumları ile hedef yönelimleri (ego ve görev) arasındaki pozitif yönde anlamlı ilişkinin sporcuların performanslarının gelişiminde kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Yaşam doyum düzeyleri normalin altında olan sporcuların hedef yönelim puanlarının da düşük olmasının, bu sporcuların performans gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği düşünülmektedir. Sporcuların ego ve görev yönelimi puanlarına bakarak ne tür motivasyonel bir iklim yaratılacağına karar vermede bilimsel yöntemlerden faydalanılarak, elit sporcu olma potansiyeli olan sporcuların performans gelişimlerine katkı sağlanabilir