154 research outputs found

    The Novel Mahmut and Meryem: Instance of Re-Writting

    No full text
    Bu çalışmada çağdaş Azerbaycan edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Elçin Efendiyev’in Mahmut ile Meryem romanı yeniden-yazma yöntemine göre incelenecektir. 1984 yılında kitap halinde yayımlanan Mahmut ile Meryem romanında yazar, Aslı ve Kerem hikâyesini alt metin olarak almış ve yeniden-yazma yöntemiyle modern bir metin üretmiştir. Efendiyev, eserini yeniden yazarken hikâyenin olay örgüsüne bağlı kalmış; ancak mesaj, olay, kişi, zaman, mekân, tür vb. unsurlara önemli ölçüde müdahalede bulunmuştur. Aslı ve Kerem hikâyesi karşısında romanına bireysel ve toplumsal olmak üzere başka temalar yerleştirmiştir. Kişi kadrosunun genişletildiği gözlenen romanda, hikâyedeki yalın kat kişilere karşı psikolojik boyutları olan kişiler yerleştirmiştir. En önemli değişiklik ise romanın temel iletisinde sezilir. Aslı ve Kerem hikâyesi aşk iletisi üzerine kurulmuşken romanın iletisi insan sevgisidir.This study will examine the novel called Mahmut with Meryem by Elcin Efendiyev, one of the most important names in contemporary Azerbaijani literature, according to the “re-writing” method. In Mahmut with Meryem, which was published in 1984 as a novel, the author took the story of Aslı and Kerem as a sub-text and produced a modern text by using the re-writing method. Although whilst re-writing her book Efendiyev remained close to the plot; she interfered significantly with the elements such as message, event, people, time, place, genre, etc.. Some individual and social themes have been added on top of the story of Aslı and Kerem. As well as expanding the cadre people with psychological depth have been placed instead of certain the plain characters in the novel. The most significant change is felt in the basic delivery of the novel. While the story of Aslı and Kerem is based on romantic love, the message of the novel is human love

    Relationship between fear of COVID-19 and premenstrual syndrome in Turkish university students

    No full text
    Premenstrual syndrome (PMS) has been reported to be related to psychological distress. The COVID-19 pandemic has globally caused heightened levels of stress, anxiety, and fear. There is no sufficient evidence regarding the impact of the fear of COVID-19 on PMS and related symptoms. Therefore, this study examined the association of the fear of COVID-19 with PMS among Turkish university students. The sample of this cross-sectional study consisted of 829 Turkish university students. Data were collected online using the Questionnaire Form, the Premenstrual Syndrome Scale (PMSS), and the Fear of COVID-19 Scale (FCoV-19S). The prevalence of PMS was 73 percent. The most common symptoms were fatigue, irritability, appetite changes, and depression. Participants had a moderate fear of COVID-19 (mean FCoV-19S: 20.48 +/- 5.96). Most participants stated that the pandemic did not affect the menstrual cycle length (72.5 percent) and bleeding (79.6 percent). Participants who noted that the pandemic impacted the length of their menstrual cycles and bleeding had a significantly higher mean FCoV-19S score than those who did not (p = .000). Moreover, FCoV-19S scores were positively correlated with PMS scores, PMS-related discomfort, and dysmenorrhea VAS scores (p < .001). This study revealed that the fear of COVID-19 affected PMS and menstrual cycle-related symptoms in Turkish university students

    Şeker bazlı kiral ligandların sentezleri ve karakterizasyonları

    No full text
    Fen Fakültesi, Kimya A.B.D. Araştırma ProjesiAraştırma Projesi elektronik ortamda bulunmaktadır.Bu çalışmada ilk olarak başlangıç maddesi olarak 1, 2-O-(R)-trikloroetiliden-?-D-glukofuranoz (?-kloraloz) ve 1, 2-O-(S)-trikloroetiliden-?-D-galaktofuranoz'un 6-amino türevlerinin sentezleri gerçekleştiridi. Bu amaçla, D-glukoz ve D-galaktoz'un trikloroetiliden acetalleri, susuz kloral ve şekerlerle reaksiyonu sonucu hazırlandı. D-glukoz ve D-galaktoz'un trikloroetiliden acetallerinin tosil türevleri p-toluensülfonilklorür ile reaksiyon sonucu elde edildi ve daha sonra bu tosil türevleri nükleofilik yerdeğiştirme tepkimesi ile azit formuna dönüştürüldü. Elde edilen azit bileşikleri, ilgili amino şeker türevini elde etmek için indirgeyici reaktif olarak trifenilfosfinile reaksiyona sokuldu. Daha sonra şeker bazlı kiral Schiff bazı sentezlemek amacı ile, etanol içinde aldehit (salisilaldehit veya 3, 5-ditbutilsalisilaldehit) etanoldaki çözeltisi amino şeker türevi çözeltisiyle oda sıcaklığında reaksiyona sokuldu ve sarı renkli şeker bazlı kiral Schiff bazı ligandları yüksek verimle elde edildi. Proje kapsamında sentezlenen tüm bileşiklerin yapıları 1H-NMR, 13C-NMR ve IR gibi spektroskopik yöntemler kullanılarak aydınlatıldı.;Kloraloz, Amino Şeker, Kiral Schiff Bazı, Asimetrik Sentez.;Chloralose, Amino Sugar, Chiral Schiff Base, Asymmetric Synthesis

    Henry Fielding as a polıtıcal playwrıght

    No full text
    This thesis project examines the political playwriting of Henry Fielding, who began his writing career by writing plays for stage, yet today generally known as a novelist. Fielding's political career the years between 1707-1754 under the light of political and social events casting their shadow on theatres with the imposition of the Licensing Act of 1737 is discussed in this work. Fielding's three important political plays Rape Upon Rape, The Modern Husband, and The Tragedy of Tragedies: or, the Life and Death of Tom Thumb the Great are analyzed from the political and social perspective. Key Words: Political Theatre, Sir Robert Walpole, The Licensing Act, Henry Fielding, Political Playwriting, Rape Upon Rape, The Modern Husband, and The Tragedy of Tragedies: or, the Life and Death of Tom Thumb The GreatBu tez projesi bugün genellikle roman yazarı olarak bilinen, ancak yazarlık kariyerine sahne için oyun yazarak başlayan Henry Fielding'in siyasi oyun yazarlığını incelemektedir. 1737 Sansür Kanunun uygulanmasıyla tiyatrolara gölge düşüren siyasal ve sosyal olaylar ışığı altında Fielding'in 1707-1754 yılları arasındaki siyasi kariyeri bu çalışmada ele alınmaktadır. Fielding'in üç önemli politik oyunu Tecavüz üstüne Tecavüz, Modern Koca, ve Trajedilerin Trajedisi veya Parmak Yüce Tom'un Yaşamı ve Ölümü siyasal ve sosyal bakış açısıyla analiz edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Siyasal Tiyatro, Robert Walpole, Sansür Kanunu, Henry Fielding, Siyasi Oyunyazarlığı, Tecavüz üstüne Tecavüz, Modern Koca, ve Trajedilerin Trajedisi veya Parmak Yüce Tom'un Yaşamı ve Ölüm

    Identity in guards, representation and belonging

    No full text
    Tarihsel ve güncel olaylardan göz önünde bulundurularak yapılan çalışmada çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan; 31 ilde güvenlik unsurlarının kırsaldaki bazı kolluk görevlerine yönelik işe alınan ve bir topluluk olarak nitelendirebileceğimiz köy korucularının kimlik inşası kendi anlatımlarıyla betimlenmeye çalışılmıştır. Yaklaşık 40 yıllık süreçte aileleriyle birlikte ortalama bir milyonluk nüfusa sahip korucuların sosyal-kültürel yaşamlarının bir fotoğrafının çekilmesi için kartopu tekniği ile ulaşılan korucularla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca Osmanlı Devleti'nin son döneminde kurulan Hamidiye Alayları ile benzerlikleri, koruculuk sisteminin kurulduğu 1980'li yıllardan günümüze kadar terörle mücadeleye paralel gelişen yasal ve siyasi süreç irdelenmiştir. Korucu Konfederasyonunun 2012 yılından itibaren çıkardığı Korucu Dergisinin içerik analizi yapılmıştır. Çalışmada ana sorunsalın karşılığı olarak nitel araştırma yöntemi kıstaslarıyla; Korucu kimliğinin bileşenleri, korucuların temsiliyetleri, sembolleri, milliyetçilik ögeleri, aile ve sosyal yaşamları, mesleklerine bakış açıları ve manevi değerleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Considering the historical and current events, most of them are located in the Eastern and Southeastern Anatolia regions; The identity construction of the village guards, who are recruited for some law enforcement duties in the rural areas of 31 cities and which we can define as a community, has been tried to be described with their own expressions. In-depth interviews were conducted with the village guards, reached by snowball technique, in order to take a picture of the social-cultural life of the village guards, who have an average population of one million, with their families over a period of nearly 40 years. In addition, the similarities with the Hamidiye Regiments, which were established in the last period of the Ottoman Empire, and the legal and political process that developed in parallel with the fight against terrorism from the 1980s when the village guard system was established to the present were examined. The content analysis of the Korucu Magazine, which has been published by the Confederation of Village Guards since 2012, was made. In the thesis, with the criteria of qualitative research method as the main problematic answer; The components of the identity of the village guards, the representations of the guards, their symbols, elements of nationalism, their family and social lives, their perspectives on their profession and their spiritual values were tried to be revealed

    Alija Izzetbegovic's conception of Islamization

    No full text
    Yüksek Lisans Tezi“Aliya İzzet Begoviç’in İslamlaşma Anlayışı” başlıklı tezimizin amacı; Modern BosnaHersek Cumhuriyeti’nin kurucusu Aliya İzzetbegoviç’in Müslümanları birleştirip sıkıntılarından kurtaracak çare olarak ortaya attığı İslamlaşma anlayışını incelemektir. Çalışmamız bir giriş, iki bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde konunun önemine değinilmiş ve seçilme amacı anlatılmıştır. Tezde kullandığımız sosyal bilimsel yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Tezimizin birinci bölümünde iki konuya temas edilmiştir. Öncelikle Bosna-Hersek’in XII.yüzyıl öncesinden günümüze kadar ki tarihi ele alınmış ardından ikinci konu olarak da Aliya İzzetbegoviç’in hayatı, mücadelesi ve eserleri ele alınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise Aliya İzzetbegoviç’in Müslümanların var olan sorunlarını çözmek için ortaya koyduğu İslamlaşma anlayışı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Aliya’nın bu konudaki görüşleri daha ziyade yazmış olduğu sekiz adet eseri üzerinden anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde de tezin konusu hakkında genel bir değerlendirme yapılarak tez çalışması bitirilmiştir.The aim of this thesis named “Aliya Izzetbegovic’s Conception of Islamization” is to examine the concept of Islamization which the founder of the modern Rebuplic of Bosnia and Herzegovina, Aliya İzzetbegovic, has put forward as a remedy to unite muslims. Our study consists of one introduction, two chapters and one conclusion. In the introduction the important of the subject and the methodology has been evaluated. In the first chapter two topics are discussed. First, the history of Bosnia and Herzegovina from the XII century to the present day is taken into consideration, then the life, struggle and works of Alija Izebegovic as the second subject are discussed. In the second chapter of our study, Alija Izetbegovic’s approach to Islamization which he presented to solve the problems of the muslims was examined in detail. In the conclusion part, we put our opinion and results which we reached during the study

    Basın iş kanunu'nda işverenin ücret ödeme borcu

    No full text
    Türk İş Hukuku’nda gazeteci ve işveren ilişkilerini ayrı bir kanunla düzenleyen, uygulamada kısaca Basın İş Kanunu olarak adlandırılan 1952 yılında kabul edilen 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki Kanun, 1961 yılında 212 sayılı yasayla uğradığı önemli değişiklikler ve 2008 yılında yapılan eklemeler dışında yarım asrı aşkın bir süredir yürürlükte bulunmasına rağmen gerekli niteliğe kavuşamamış, basın iş çalışanlarının çalışma koşulları ve mesleki sorunları dikkate alındığında bu alanda çalışan kesimin haklarını koruma konusunda yetersiz kalmıştır. Kanunun hükümlerinin azlığı ve sistematik olarak yetersizliği, Kanun hükümlerinin yorumlanması açısından doktrinde ve uygulamada farklı görüşlerin ortaya çıkması ve doktrinde de çok fazla inceleme konusu yapılmamış olması, gazetecilerin sosyal ve ekonomik anlamda büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur. Uygulamada gazetecilerin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri; işverenin, işçinin iş görme borcu karşısında yer alan ve iş sözleşmesinden kaynaklanan başlıca borcu olan ücret ödeme borcu konusunda karşımıza çıkmaktadır. İş sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olması sebebi ile işçinin işgörme edimi karşısında işverenin ödeme yükümlülüğü yer alır. İş görme karşılığında ücret ödenmesi, iş sözleşmesinin temel unsurlarındandır. İş sözleşmesinin temel unsuru olan ücret, işçinin emeğinin değeri ve karşılığı olduğu gibi işçilerin büyük çoğunluğunun tek geçim vasıtası olan önemli bir sosyal faktördür. Basın İş Hukuku alanındaki çalışmaların azlığı, ücret konusunun arz ettiği önem, görüş farklılıkları ve gazetecilik mesleğinin niteliğinden kaynaklanan sorunların ortaya konulması, uygulamaya ışık tutulması ihtiyacı ile 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun, öğretideki tartışmalar ve yargı kararları eşliğinde Basın İş Hukukunda İşverenin Ücret Ödeme Borcu başlığı altında ücret ve ücret ile ilgili hükümler detaylı olarak incelenecektir. In Turkish Labour Law “The Regulation of Relationships between Employees and Employers in Media No.5953”, which is widely referred to as “Media Labour Law” in practice, is the Legislation Rregulating The Relationship Between The Journalist And The Employers for more than 50 years having have entered in to force in 1952. Despite the fact that the regulation was majorly amended in 1961 with Law No.212 and supplemented by additonal clauses in 2008, it still is falling short to qualify as fully comprehensive for protecting the rights of the media workers as regards to the working conditions and the proffesional problems that they face in the sector. The lack of provisions in the Law and the systematic insufficiency resulting in different doctrine and practical approaches when interpreting the provisions in the Law along with the fact that the law has not been subject to many researches in doctrine leads to journalists facing major problems in social and economical terms. The most prominent problem the journalists face in practice can be observed in the area of the service duty of the worker in return to the the employers’ duty of paying wages. Since the work contract attributes a duty to both parties, the employer has to pay wage to the worker in return to the work perfromed. Wage payment in return to the performance of work is the core element of a work contract. Apart from being a core element in the work contract, the wage is a valuation and remuneration of the worker labour as well as an essential social factor being the only mean of existence for most of the workers. This thesis will argue in detail on the lack of research in the area of Media Labour Law, the importance of wage, the problems arising from differences in opinion and the other issues arising from the qualifications of the journalism proffession, analysis of the “Regulation of Relationships between Employees and Employers in Media No.5953” in order to highlight the practical problems, discussions in doctrine, the analysis of the article on Employer’s Duty of Wage Payment in Media Labour Law with refference to the juridicial decisions made

    The role of self in art, artist and art piece triangle

    No full text
    What is art, what is called art piece, who is called an artist, these questions were and are always the problems of times which involed art. Specially; relatively advanced technology of today, glamorous results or ways to exucute an art piece, incomprehensibleness or difficulty in comprehension of the tecnique in an art piece couses an illusion that those properties enough to make something art. Questioning only the technique of art results in ignoring more important problematics of art such as necessity of reflecting ones self in art and sincerity. So art piece, becomes some thing that easily produced and consumed, just a meta which only lives by its shock effect. But also including, ones self in art causes both technique and interpretation to be uniqueKılınç, Gökçe Meryem (Anadolu Author)Sanatın ne olduğu, neyin sanat yapıtı olarak nitelendirildiği, kime sanatçı dendiği, sanatın bahsinin geçtiği her dönemin problemleri olmuştur. Özellikle, günümüzün görece ileri teknolojisi, sanatın icrası veya sonucundaki göz alıcılığı, pratik anlamdaki anlaşılmazlığı ya da anlaşılmasının zorluğu, işi sanat eseri kılmaya yetermiş yanılgısı yaratmaktadır. İşin salt tekniği konusunda yapılan sığ sorgulamalar aynı zamanda sanat kavramının problematiği sayılabilecek samimiyet ve bu samimiyetten söz edebilmek için eserin, sanatçının benliğini yansıtması gerekliliği düşüncesini bilerek veya bilmeden ötelemektedir. Eser, kolayca üretilip tüketilebilen, sadece yarattığı şok etkisiyle var olmaya yüz tutan meta haline gelmektedir. Oysa, özbenliğin de yapıta dahil edilmesi, sanatçının tekniğini ve yorumunu benzersiz kılmaktadır

    Publisher Correction: fNIRS reproducibility varies with data quality, analysis pipelines, and researcher experience

    No full text
    Correction to: Communications Biology https://doi.org/10.1038/s42003-025-08412-1, published online 4 August 2025In this article, Meryem A. Yücel should have been denoted as a co-corresponding author. The original article has been corrected

    Meryem Suresi 57. Âyet Bağlamında Hz. İdrîs'in (as) Göğe Yükseltilmesiyle İlgili Rivayetlerin Değerlendirilmesi

    No full text
    Allah, tevhid inancını hâkim kılmak için tarihin her döneminde elçiler göndermiştir. Bu elçilerinbazılarına sahife, bazılarına kitap göndermiş bazılarına da önceki şeriatleri devam ettirme sorumluluğunuyüklemiştir. Her peygambere verdiği mucize ve meziyet farklı olmuştur. Kur'ân'da bazı peygamberlerdençok söz ettiği gibi bazılarından ise daha öz söz etmiştir. Kendisinden az olarak bahsedilenpeygamberlerden biri de Hz. İdrîs'tir. Kur'ân, Hz. İdrîs'ten (as) iki yerde bahsetmektedir. Onu sıddîk vesabırlı olarak nitelendirmektedir. Kur'ân'da Hz. İdrîs'in yüce bir makama yükseltildiğinin haber verilmesimüfessirlerce merak konusu olmuştur. Müfessirler tarih boyunca konunun anlaşılması için farklıgörüşlerde bulunmuş ancak ortak görüş üzerinde mutabık kalamamıştır. Bununla beraber konuyla ilgilinakledilen birçok rivayet, meseleyi içinden çıkılmaz bir duruma getirmiştir. Alimlerin cevap bulmayaçalıştıkları soru Allah'ın Hz. İdrîs'e verdiği üstün makamın ne olduğu veya ne şekilde gerçekleştiğidir. İlkDönem müfessirl rinin büyük bir kısmı Hz. İdrîs'e verilen üstün makamın ruhen ve bedenen göğeyükseltilmesi şeklinde gerçekleştiğini savunmakla beraber yükseltildiği semanın kaçıncı kat olduğu ileilgili ortak görüşe de sahip değillerdir. Yükseltildiği yerin dördüncü veya altıncı kat sema olduğunu iddiaedenler kadar cennete yükseltildiğini söyleyenler de vardır. Çok az bir kısmı ise Allah onu kavmininşerrinden korumak için yükseltmiştir şeklinde görüş ortaya koymaktadır. İlk dönem müfessirlerinin büyükbir kısmı Matûrîdî gibi birkaç müfessir hariç onun yüce bir makama yükseltilmesini Hz. İsâ'nın re'f edilmehadisesine benzetmektedir. Bir kısım müfessir ise Hz. İdrîs'in semaya yükseltilmesini Hz. Peygamber'inmi'racta onunla karşılaşması hâdisesine dayandırmaktadır.Hz. İdris'in ruhen ve bedenen semaya yükseltildiği görüşünü kabul etmeyen müfessirlerin bir kısmıüstün makama yüceltilmesini, ulvî ve manevî bir makam olarak değerlendirirken bir kısmı ise otuz sahife,peygamberlik ve farklı konularda ilim sahibi olma gibi ona verilen birçok nimeti üstün bir makamayüceltilmesi olarak görmektedir. Anlayabildiğimiz kadarıyla İslâm düşünce tarihinin en karmaşıkkonularından biri re'f edilme (semaya yükseltilme) hâdisesidir. Bu meselede nihâî bir sonuca varacağımızıiddia etmemiz söz konusu değildir. Hz. İdrîs'in üstün bir makama yüceltilmesinin ne anlam ifade ettiğihusûsu ve müfessirlerin bu konudaki görüşleri bizde merak uyandırmış ve bu merak, bizi bu minvalde birçalışma yapmaya sevk etmiştir. Acizane bu çalışmamızdaki temel hedefimiz, \"Biz onu yüce bir yereyükselttik\" sözünden neyin kastedildiğini anlamaya çalışmaktır
    corecore