32,569 research outputs found

    İnce Kömür Zenginleştirme Teknolojisindeki Yenilikler ve ÇTA’nın Bir Endüstriyel Uygulaması

    No full text
    Bu çalışmada ince kömür zenginleştirme teknolojisindeki yenilikler tartışılmış ve endüstriyel ölçekli ÇTA cihazının kömür temizleme performansı test edilmiştir. Zonguldak havzasında yer alan taş kömürlerinin kırılgan yapıda olması ve toplam tüvenan içerisindeki payının işletmelere göre %30’lara kadar ulaşması nedeniyle havzada ince kömür zenginleştirmenin önemi günden güne artmaktadır. Bu alanda, önceleri sallantılı masalar, feldispatlı jigler ve flotasyon makineleri tercih edilmekte iken, günümüzde özellikle kömür spiralleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanım alanı bulunan; MGS, Falcon, Knelson, Icon konsantratörü ve Kelsey jigi gibi alternatif gravite ayırıcıları, TBS ve Reflux gibi hidroseparatörler henüz havzada uygulama alanı bulamamıştır. Bunun muhtemel nedeni, cihazların ilk yatırım maliyetinin yüksek ve işletiminde kontrolünün zor olmasıdır. WOC diye bilinen otojen ortam siklonları ise basit yapısı ve kullanım kolaylığı nedeni ile özellikle son yıllarda spiral öncesinde ön-zenginleştirme amacıyla kullanılabilmektedir. Bu çalışmada, bir otojen ortam siklonu olan ÇTA ile ince boyutlu kömürlerin zenginleştirilebilirliği araştırılmıştır

    InSe ince filmlerin ve InSe ince film aygıtların elde edilmesi ve incelenmesi

    No full text
    TÜBİTAK TBAG28.02.1998Bu projenin öncelikli amacı vakumda cam tabanlar üzerine büyütülen InSe ince filmlerin elektrik, optik ve yapı özelliklerinin incelenerek depozisyon parametrelerinin ve filmlere uygulanan bazı film büyütme sonrası işlemlerin materyal özelliklerine etkilerinin araştırılmasıdır. Ayrıca A3B5C9 tipi ternary yarıiletken bileşikler grubundan bazı tek kristallerin elektriksel karakterizasyonları bu proje çalışması sürecinde oluşturulan sistemle gerçekleştirilmiştir. Değişik sıcaklıklarda (150-250^\circC) tutulan cam tabanlar üzerine vakumda büyütülen ve sonrasında azot gazı altında tavlanan (100-200^\circC) n-InSe ince filmlerin karakterizasyonunda sıcaklık bağımlı mobilité ve iletkenlik; x-ışmı kırınımı, taramalı elektron mikroskopu, optik soğurma spektrometresi gibi ölçüm teknikleri kullanılmıştır. Yapı ve optik özellik çalışmaları, düşük tutucu taban sıcaklıklarında kaplanan filmlerde InSe, In2Se3In_2Se_3 ve In6Se7In_6Se_7 fazlarının oluştuğunu; yüksek sıcaklıklarda In2Se3In_2Se_3 fazının bulunmadığını; direk yasak enerji aralığı değerinin tutucu taban ve tavlama sıcaklığına bağlı olarak 1.21-1.38 eV arasında değiştiğini göstermiştir. 20-320 K arasında yapılan sıcaklık bağımlı iletkenlik ve mobilite ölçümlerinin sonuçları hazırlanan InSe ince filmlerdeki akım-geçiş mekanizmasının genel olarak 220 K'in üzerinde termiyonik emisyon; 100-200 K sıcaklık aralığında tünelleme; 100 K'in altında ise Mott'un değişken erimli hoplama modeline uyduğunu göstermiştir. Au, Pt, Ag, Bi, C kullanarak kalay oksit (TO) kaplı cam tabanlar üzerine hazırlanan InSe ince filmlere Schottky kontak oluşturulması çalışmaları sonucunda TO/InSe/Pt ve TO/InSe/C yapılarında diyot özelliği gözlenmiştir. Ayrıca, proje kapsamında oluşturulan sistem kullanılarak Ag3Ga5Te9Ag_3Ga_5Te_9 ve Ag3In5Se9Ag_3In_5Se_9 kristallerinin elektriksel karakterizasyonları da yapılmıştır. Sıcaklık bağımlı iletkenlik Ölçümlerinden her iki kristal için de farklı sıcaklık aralıklarında üç farklı safsızlık iyonizasyon enerji değeri belirlenmiş, elektriksel iletkenliğin safsızlık iyonizasyonuna bağlı olduğu gözlenmiştir

    İsviçre ve Alman hukuku ile karşılaştırmalı olarak taşınmaz lehine irtifak haklarının içeriğinin incelenmesi

    No full text
    k hakları, nispi etkisi olan sözleşmelerle kıyaslandığında büyük avantajları bünyesinde barındırmaktadır. Roma hukukunda ortaya çıkan ve o zamandan beri uygulama alanı bulan taşınmaz lehine irtifak hakları, günümüzde yalnızca tarım toplumlarında değil, sanayi toplumlarında da önemli bir rol oynamaktadır. Bunun nedeni, son yıllarda özellikle klasik anlayışın ötesinde farklı içeriklerde taşınmaz lehine irtifak haklarının söz konusu olmasıdır. Örneğin; enerji borularının geçirilmesi, garaj ve park yerlerinin verilmesi, belirli bir bölgede fabrikaların kurulmaması, rekabet etmeme gibi içeriklerde irtifak hakları kurulabilmektedir. Esasen anılan içeriklerde taşınmaz lehine irtifak hakkı kurulabilmesi, İsviçre Medeni Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Alman Medeni Kanunu’nda, taşınmaz lehine irtifak haklarının içeriğinin belirlenmesi hususunda, taşınmaz lehine irtifak hakkını kuran taşınmaz maliklerine tanınan serbesti sayesindedir. Bu çalışmada Türk, İsviçre ve Alman hukukunda taşınmaz lehine irtifakların içeriği öğretideki görüşler ve mahkeme kararları çerçevesinde ele alınacaktır. Nitekim taşınmaz lehine irtifak haklarının içeriğinin belirlenmesi, bir taşınmaz lehine irtifak hakkının geçerli olarak kurulup kurulmadığı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespiti ve taşınmaz lehine irtifak hakkının terkininin istenip istenmeyeceği gibi birçok hususun tespiti bakımından önemi arz etmektedir. Bu çalışmada ayrıca taşınmaz lehine irtifak hakkının içeriğinin belirlenmesi konusunda taraflara tanınan serbestinin sınırları tespit edilmek suretiyle, uygulamada ve öğretide tartışmalı olan rekabet etmeme irtifakı gibi irtifaklar inceleme konusu yapılacaktır.Predial servitudes are limited rights in rem which have existed since Roman law. Given the fact that predial servitudes can be asserted against whom violates the right therefore they have great advantages in comparison with the contracts which have a relative effect. Nowadays predial servitudes play an important role not only in agricultural societies but also in industrial societies. The reason for this is that in recent years, predial servitudes have been established with different contents beyond the classical understanding. For example; easement rights are frequently encountered in the context of passing energy pipes, providing garages and parking spaces, not establishing factories in a certain region and not competing. Because of the fact that, according to the Swiss Civil Code, the Turkish Civil Code and the German Civil Code, contents of predial servitudes can be freely determined by the proprietors of the servient and dominant estates. In this study, the contents of predial servitudes will be discussed within the framework of the opinions in the doctrine and court decisions in comparison with Turkish, Swiss and German legal systems. The determination of the content of predial servitudes is important in terms of specifying whether the predial servitude is validly established or not; identifying the rights and obligations of the parties and also considering whether the cancellation of the predial servitude can be asked for or not. Moreover, another aim of this study is to analyse certain predial servitudes such as non-competition easement which are controversial not only in doctrine but also in practice examining the limits of the freedom of the parties in order to determine the content of predial servitudes

    The shannon capacity on C(n,k)

    No full text
    This thesis focuses on a problem formulated by Claude Shannon named the Shannon capacity. This problem is about information rate per time unit over a noisy channel. The noisy channel is here represented by a graph. We specifically focus on a class of circulant graphs that are denoted by C(n,k) with vertex set z/nz, where all vertices are connected with the k-1 vertices before and after it. We will discuss upper bounds that were found for the Shannon capacity and how C(n,k) behaves with these upper bounds. After that we will focus on multiple ways to calculate lower bounds for the Shannon capacity of C(n,k)C(n,k). For these three search methods will be used. These are exhaustive searching for optimal values, optimal ways to make packagings and solutions created by using a special form. As last the answers will be discussed by combining the upper and lower bounds for C(n,k). From this conclusions are drawn after which some possibilities will be given for further research. Applied Mathematic

    Measurement of the ratio of branching fractions B(B0→K∗0γ )/B(B0s→φγ ) and the directCP asymmetry inB 0→K∗0γ

    No full text
    The ratio of branching fractions of the radiative B decays B0→K⁎0γ and B0s→ϕγ has been measured using an integrated luminosity of 1.0 fb−1 of pp collision data collected by the LHCb experiment at a centre-of-mass energy of s√=7TeV. The value obtained is B(B0→K⁎0γ)B(B0s→ϕγ)=1.23±0.06(stat.)±0.04(syst.)±0.10(fs/fd), where the first uncertainty is statistical, the second is the experimental systematic uncertainty and the third is associated with the ratio of fragmentation fractions fs/fd. Using the world average value for B(B0→K⁎0γ), the branching fraction B(B0s→ϕγ) is measured to be (3.5±0.4)×10−5. The direct CP asymmetry in B0→K⁎0γ decays has also been measured with the same data and found to be ACP(B0→K⁎0γ)=(0.8±1.7(stat.)±0.9(syst.))%. Both measurements are the most precise to date and are in agreement with the previous experimental results and theoretical expectations

    Kalın bir taşıyıcı üzerindeki soğurucu ince filmlerin optik özelliklerinin belirlenmesi

    No full text
    Bu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.Fen Bilimleri Enstitüsü, Fizik Ana Bilim DalıÖZET Bu çalışmada iki katlı film sistemleri olan CuO/Au, CuO/Ag, In/Al ve Ag/Cu lara ait elipsometrik parametrelerden yararlanılarak, üst katman olarak yer alan filmlerin n kırılma indisleri, k sönüm katsayı ları ve d kalınlıkları yaptığımız bir komputür prog ramıyla hesaplanıp, n ve k değerlerinin kullanılan ışığın dalgaboyu ve film kalınlığıyla değişimleri incelendi. Isısal buharlaştırma yöntemiyle, önce alt ta şıyıcılar olan Ag, Al, Au ve Cu kalın filmler cam ü- z er in e hazırlanarak bunların üzerine yine aynı yön temle CuO, Ag ve in ince filmleri kaplandı. Kalın ör neklere ait elipsometrik parametrelerden elde edilen alt metal indisleri ve iki katlı film sistemine ait elipsometrik parametreler yardımıyla üst katman olan ince filmlere ait optik sabitler ve kalınlıklar BASIC programlama dilinde yazılan bir programla, iterasyon tekniği kullanılarak hesaplandı. Sonuçlar çizelge ve grafiklerle verildi.II SUMMARY In this study, by using the experimental ellipso- metric parameters of CuO/Au, CuO/Ag, In/Al, Ag/Cu two layered film systems, the optical constants, n, k and d of the upper layer are calculated by a computer program we prepared and employed. The changing of n, k versus the wavelenght of light, and film thickness are investigated. Ag, Al, Au, Cu thick film samples have been condensed on glass substrates by the method of thermal evaporation and then CuO, Ag, and In thin films of different thicknesses have been covered on these thick layers by the same method. By using the optical constants of the thick underlying films, and ellipsometric para meters of the two layered systems n, k, and d of the thin upper layer have been calculated by an iteration technique written in BASIC language. The results have been presented in tables and graphics

    The Diophantine equation (x+1)k+(x+2)k++(x)k=yn(x+1)^k+(x+2)^k+\cdots+(\ell x)^k=y^n revisited

    No full text
    Let k,l >= 2 be fixed integers, and C be an effectively computable constant depending only on k and l. In this paper, we prove that all solutions of the equation (x + 1)(k) + (x + 2)(k) + ... + (lx)(k) = y(n) in integers x, y,n with x, y >= 1, n >= 2, k not equal 3 and l 1 (mod 2) satisfy max{x, y, n} < C. The case when is even has already been completed by the second author (see [24])

    Ti15Mo ala m yüzeyinde ince film bazl tio2 nanotüp yüzeylerin üretimi ve özelliklerinin ara t r lmas

    No full text
    Ti15Mo ala m korozyon ve biyouyumluluk özellikleri ile öne ç kan bir biyomalzemedir. Ala mda bulunan molibden, ala ma sa laml k ve sertlik vermektedir. Bu özellikleri ile son y llarda ilgi görmektedir. Vücutta biyomalzeme kullan m için biyouyumluluk ve biyoaktiflik özelliklerinin artt r lmas gerekmektedir. Bunun için de malzeme yüzeyine çe itli yüzey modifikasyonu yöntemleri uygulanmaktad r. Bu çal mada biyouyumlulu u artt rmak için Ti15Mo yüzeyine farkl voltaj de erlerinde (25V, 27.5V, 30V, 32.5V, 35V) 1 saat anodik oksidasyon (AO) i lemi uygulanm t r. Üretilen yüzeylerin kristal yap lar , yüzey morfolojileri, elemental da l mlar , elastik modülleri, sertlik de erleri ve yüzey slanabilirlik özellikleri belirlenmi tir ve malzemeler aras nda k yaslama yap lm t r. AO i lemi sonucunda tüm yüzeyler TiO2 (anataz) elde edilmi ve EDX sonuçlar da elementlerin homojen ekilde yüzeyde olu tu unu göstermektedir. Uygulama potansiyelinin artmas yla birlikte yüzeydeki gözeneklerin artt ve 35V' ta düzenli ve s ral nanotüp yap s elde edilmi tir. Yüzeylerin antibakteriyel özelliklerini iyile tirmek için düzenli ve s ral nanotüp yap s olu turulan 35V uygulama potansiyelinde 5 adet numune AO i lemi uygulanm t r. 4 adet numunenin yüzeyine manyetik s çratma metodu kullan larak 10 nm kal nl nda Cu, SiO2, %50Cu-%50SiO2 ve %30Cu-%70SiO2 ince filmler büyütülmü tür. nce film büyütülen yüzeylerin morfolojileri, elementel da l mlar , yüzey slanabilirlik özellikleri Ti15Mo ve AO-Ti15Mo yüzeyleri ile k yaslanm t r. SEM görüntüleri incelendi inde ince film kaplamalar yüzey morfolojisini etkilemedi i görülmü tür ve EDX sonuçlar nda ince film kaplamalar n n nanotüplerin iç yüzeylerine ula t tespit edilmi tir. nce film kaplanan yüzeylerin temas aç de erlerinde bütün yüzeylerin hidrofilik oldu u belirlenmi tir. Cu ince film büyütülen yüzeyin temas aç de eri di er yüzeylere k yasla en yüksek de ere sahipken Si katk lanan yüzeylerin temas aç de erlerinde dü ü tespit edilmi tir. Büyütülen ince filmlerin E. coli bakterilerine kar gösterecekleri antibakteriyel aktiviteleri, yeniden kültürleme sonras nda Mueller-Hinton agar plakalar üzerinde olu an kolonilerin say lmas yla belirlenmi tir. Antibakteriyel testler sonucunda Cu ince film kapl yüzeyin bakteri tutumunu %57 oran nda azaltt tespit edilmi tir. Ayr ca %50 Cu ve %50 Si ince film yüzeylerinin Cu ince filmlere göre %45 daha etkili oldu u ve Ti15Mo yüzeyine k yasla E.coli bakterilerinin tutunmas n %80 oran nda dü ürdü ü tespit edilmi tir. Ayr ca Si oran n n %100 ve %70 uyguland yüzeylerde E.coli koloni say s nda %100'e yak n art a sebep oldu u belirlenmi tir. Sonuç olarak uygulanan yüzey modifikasyon i lemlerinin biyouyumlu yüzeyler geli tirmeye imkân sa lad görülmektedir. Cu ince filmine yap lan %50 oran nda Si ilavesinin antibakteriyel özelli i artt rd aç kça görülmü tür

    Appropriate Similarity Measures for Author Cocitation Analysis

    No full text
    We provide a number of new insights into the methodological discussion about author cocitation analysis. We first argue that the use of the Pearson correlation for measuring the similarity between authors’ cocitation profiles is not very satisfactory. We then discuss what kind of similarity measures may be used as an alternative to the Pearson correlation. We consider three similarity measures in particular. One is the well-known cosine. The other two similarity measures have not been used before in the bibliometric literature. Finally, we show by means of an example that our findings have a high practical relevance.information science;Pearson correlation;cosine;similarity measure;author cocitation analysis

    K-theory for group C*-algebras

    No full text
    These notes are based on a lecture course given by the first author in the Sedano Winter School on K-theory held in Sedano, Spain, on January 22-27th of 2007. They aim at introducing K-theory of C*-algebras, equivariant K-homology and KK-theory in the context of the Baum-Connes conjectur
    corecore