Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
    5771 research outputs found

    Voleybol Sporu Yapan Sporcuların Katılım Nedenleri, Kazanım ve Sorunlarının Araştırılması (Giresun İl Örneği)

    No full text
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, voleybol sporu yapan sporcuların katılım nedenleri, kazanım ve sorunlarının araştırılmasıdır. Gereç ve yöntem: Araştırma grubunu 2024-2025 yılı içerisinde Giresun ilinde faaliyet gösteren Giresun Gençlik ve Spor Kulübü'ne ait 10-16 yaş grubu arasında yer alan ve voleybol sporuna devam eden 118 kadın sporcuya uygulanmıştır. Bu çalışmada, voleybol sporuna devam eden sporculara kişisel bilgiler, voleybol sporuna katılımları, güdülenme nedenleri ve spor yaparken karşılaştıkları sorunlardan oluşan üç bölümlük anket yöntemi uygulanmıştır. Kategorik değişkenlerin frekans, puan ve yüzde bilgileri; sürekli değişkenlerin ise ortalama ve standart sapma değerleri oluşturarak varyans analizi yapılmıştır. Alınan cevaplar tablolar halinde sunulmuştur. Çalışmada kullanılan tüm analizler IBM-SPSS-21 programında yapılmıştır. Bulgular: Araştırmada deneklerden elde edilen verilere ve cevaplara göre voleybol sporuna katılım sağlayan 10-16 yaş grubu 118 sporcunun yaş ortalaması 13.8, eğitim durumu ortalaması ortaokul 8.1. sınıf, antrenman yaşı ortalaması ise 4.2 yıl olarak belirlenmiştir. Voleybol sporuna katılım güdüleri ve motivasyonları, diğer çalışmalardan farklı olarak Türk Milli Kadın Takımının (Filenin Sultanları) olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonalarındaki başarıları ile bazı voleybolcuların basın-yayın ve medyada öne çıkmalarının önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir. İkinci etken olarak, sporcuların arkadaşlarının tavsiyesi veya onların etkisiyle; ayrıca bireysel yapısına uygun olduğu ve sporu sevdiği için voleybola katılım sağladıklarını belirtmişlerdir. Katılımcılara, voleybol sporu yaparken hangi sorunların daha etkili olduğu sorulduğunda, ankete verdikleri cevaplarda salon ve antrenman yapma sorunları, sağlık ve salon ortamının uygun olmaması ile okul ve ders yoğunluğu nedeniyle yeterli sayıda ve sürede antrenman yapamama durumlarını en önemli sorunlar olarak ifade etmişlerdir. Sonuç: Araştırmada sporculardan elde edilen verilere göre, Giresun ili Gençlik ve Spor Kulübü'nde spor yapan 10-16 yaş grubu 118 kadın sporcunun voleybol sporuna katılım güdüleri ve motivasyonlarının, Türk Milli Takımı'nın başarıları ile bazı voleybolcuların medyada öne çıkmaları olduğu belirlenmiştir. Voleybol sporu yaparken karşılaştıkları en büyük sorunlar ise salon yetersizliği ve okuldaki ders yoğunluğu nedeniyle yeterli antrenman saati ve süresi imkânına sahip olmamaları olarak belirlenmiştir

    Okul öncesi dönem çocukların okula uyum düzeylerinin incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının okula uyum sürecinde karşılaştıkları sorunların çocuk, ebeveyn ve öğretmen bileşenleriyle incelenmesidir. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntemle yapılan bu çalışmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgiler Formu", "5-6 Yaş Çocukları İçin Okula Uyum Öğretmen Değerlendirme Ölçeği" ve "Okula Uyum Ebeveyn Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023- 2024 eğitim öğretim yılında Giresun il merkezinde MEB'e bağlı resmi anaokullarına devam etmekte olan 60-72 ay grubundaki çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel yöntemle çalışılan örneklem grubunu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Giresun il merkezinde yer alan MEB'e bağlı resmi anaokullarına devam eden, 60-72 ay aralığındaki 322 çocuk ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Nitel örneklem grubunu "5-6 Yaş Çocukları İçin Okula Uyum Öğretmen Değerlendirmesi Ölçeği" uygulanması ve analizleri sonucunda çocukların aldıkları toplam puanlar değerlendirilerek en düşük puanı alan 10 çocuğun ebeveyni oluşturmaktadır. Veri analiz sürecinde SPSS paket programı ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre çocukların okula uyumu üzerinde, çocukların cinsiyet, yaş, ebeveynlerin birlikte yaşaması, anne eğitim durumu, anne çalışma durumu, aile gelir düzeyi, çekirdek aile dışında evde yaşayan biri olma durumu, daha önce eğitim kurumuna gitme durumu ve süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Kardeş sayısı, baba çalışma durumu, okula başlamadan önce bakım veren kişi ve okula devam ettiği süre (tam gün-yarım gün) değişkenlerinin ise çocukların okula uyumu üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı görülmüştür. Ebeveynlerin çocukların okula uyumu sürecinde ebeveyn-öğretmen-çocuk iletişiminin üzerinde durduğu, çocukların aileden ayrılırken çoğunlukla ayrılma sorunu yaşamadığı, ebeveynlerin çocukları okula başladığında olumlu duygular geliştirdiği görülmüştür

    Üniversite öğrencilerinde otantiklik ve yalnızlık arasındaki ilişkide algılanan sosyal desteğin aracı rolü

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde otantiklik ile yalnızlık arasındaki ilişkide algılanan sosyal desteğin aracı rolünü incelemektir. Ayrıca bu değişkenlerin sosyodemografik özelliklere (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi ve romantik ilişki durumu) göre farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılmıştır. Nicel bir desende yürütülen çalışma, ilişkisel tarama modeli temelinde tasarlanmıştır. 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Giresun Üniversitesi'nde öğrenim gören 431 kadın (%71,7) ve 170 erkek (%28,3) olmak üzere toplam 601 öğrenciden veri toplanmıştır. Veri toplama araçları arasında "UCLA Yalnızlık Ölçeği", "Otantiklik Ölçeği", "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" yer almıştır. Sosyodemografik değişkenler açısından kadınların arkadaş desteği algısının daha yüksek, erkeklerin yalnızlık düzeylerinin daha fazla olduğu; romantik ilişkisi olmayan bireylerin otantiklik puanlarının daha yüksek, ilişkisi olanların ise sosyal destek düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizleri, otantiklik ile yalnızlık arasında pozitif; algılanan sosyal destek ile yalnızlık arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişkiler ortaya koymuştur. Regresyon analizleri, çok boyutlu algılanan sosyal desteğin yalnızlık düzeyini negatif yönde yordadığını ve arkadaş desteğinin en güçlü yordayıcı olduğunu göstermiştir. Otantikliğin yalnızlık üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisi olduğu; özellikle "kendine yabancılaşma"nın yalnızlığı arttırdığı, "dış etkiyi kabullenme" ve "otantik yaşam" alt boyutlarının yalnızlığı azalttığı bulunmuştur. YEM sonuçları, kurulan modelin verilerle iyi uyum sağladığını ve önerilen yapının istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Analizler sonucunda otantiklik, yalnızlık düzeyini hem doğrudan hem de algılanan sosyal destek aracılığıyla dolaylı olarak yordamaktadır. Bu bulgu, algılanan sosyal desteğin otantiklik ile yalnızlık arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı değişken olduğunu ortaya koymuştur. Bulgular alan yazın ışığında tartışılmıştır

    Ortaöğretim kurumlarında örgütsel çevikliğin okul etkililiğini yordaması

    No full text
    Araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında örgütsel çevikliğin okul etkililiğini yordama durumunun incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış olup, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Ordu ilinde çeşitli ortaöğretim kurumlarında çalışan 432 öğretmenden veri toplanmıştır. Veriler "Kişisel Bilgi Formu", "Çevik Okul Ölçeği" ve "Algılanan Okul Etkililiği Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Veri analizi parametrik ve nonparametrik testler doğrultusunda, istatistik paket programı kullanılarak; betimsel istatistikler, gruplar arası fark analizleri, korelasyon analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre; öğretmenler ortaöğretim kurumlarında okul etkililiğini, çevik okulun alt boyutlarından olan hız, teknoloji ve esnekliği yüksek düzeyde değerlendirmektedir. Ortaöğretim kurumlarındaki okul çevikliği öğretmenlerin eğitim durumu, kıdemi ve okulların öğrenci sayısına göre farklılaşırken; okul etkililiği eğitim durumu ve öğrenci sayısına göre farklılaşmaktadır. Ortaöğretim kurumlarında öğretmenler tarafından algılanan okul etkililiği ile okul çevikliğinin alt boyutlarından olan hız, teknoloji ve esneklik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu ve bağımsız değişkenlerden hız ve esnekliğin okul etkililiği üzerinde anlamlı birer yordayıcı olduğu, teknolojinin ise okul etkililiğini yordamadığı görülmektedir

    Bir fotovoltaik santralin sistem ve parametrelerinin modellenmesi ve analizi, Akçada güne santrali örne i

    No full text
    Sürekli enerji talebini kar lamak amac yla dünya ekonomisi büyük ölçüde sera gaz emisyonlar n n birincil kayna olan fosil yak tlara dayanmaktad r. Kömür, ham petrol ve do al gaz gibi fosil yak tlar, dünya enerji ihtiyac n n %80'inden fazlas n kar lamaktad r. Ekonomik aç dan faydal olmalar na ra men fosil yak tlar, çevreye pek çok aç dan zarar vermektedir. Bu nedenle, fosil yak t kullan m n en aza indirerek temiz enerji sistemlerini optimize etmeye odaklanmak gerekmektedir. Fosil yak tlara ba ml l azaltma ve artan enerji talebini kar lama ihtiyac , yenilenebilir enerji teknolojilerine geçi sürecini h zland rm t r. Güne enerjisi, bu ba lamda kullan lan popüler bir enerji teknolojisi olarak öne ç kmaktad r. Herhangi bir kirlili e neden olmadan, özellikle k rsal ve uzak bölgelerde, geli mekte olan ülkelerde elektrik talebini kar lamada önemli bir güç kayna d r. Bu çal ma kapsam nda, Malatya'n n Akçada ilçesinde yer alan Bahri güne enerji santralinin (GES) simülasyonda yap lm olup, sistem parametrelerinin optimum de erlerin bulunmas amaçlanm t r. Ayr ca bir güne enerji santralinde etkili olan performans ve kay p parametreleri PVsyst program arac l yla irdelenmi , Bahri GES'in y l k enerji üretim tahmini hem PVsyst hem de PVGIS program ile bulunmu tur. Kullan lan programlar ile yap lan simülasyonda, her iki simülasyon program ndan elde edilen üretim de erlerinin benzer ç kt görülmü tür. Simülasyon programlar n n do rulu unun ispatlanabilmesi için bu programlardan elde edilen üretim de erleri, Bahri GES'in gerçek üretim de erleri ile kar la t r lmas sonucu simulasyon sonuçlar n n gerçek veriler ile yakla k %90 tutarl oldu u sonucuna var lm t r., simülasyon programlar n n bir güne enerji santrali kurulmadan önce kullan lmas n n bize tutarl ön bilgiler sunabilece i tespit edilmi tir. PVsyst program yla en uygun sistem parametrelerinin bulunmas istenmi , sonuçlara göre santral panel e im aç s n n 27 ile 30 derece aral klar nda, azimut aç s n n da yakla k 0 ile -5 derece aral klar nda oldu u durumlar nda santralin en fazla enerjiyi üretebilece i tespit edilmi tir. Bahri GES için yeterli alan bulunmas durumunda (böyle bir durumda panel sehpalar aras mesafeler art r lmal d r.) santralde ki panellerin e im aç s n n, transpozisyon oran esas al narak 32 ile 35 derece aral klar nda tutulmas gerekti i soncuna ula lm t r

    Davranışsal finans kapsamında bireylerin finansal davranışlarını etkileyen faktörler üzerine ampirik bir inceleme

    No full text
    Bu araştırmada bireylerin finansal davranışlarını etkileyen faktörler incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı; finansal kaygı, finansal okuryazarlık, finansal tutum ve tasarruf davranışının finansal davranış üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve bu değişkenlerin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini 18 yaşını doldurmuş ve finansal açıdan gelir sahibi bireyler oluşturmaktadır. Veriler anket yöntemiyle toplanmış ve toplamda 398 geçerli anket analiz kapsamına alınmıştır. Analiz sürecinde öncelikle demografik değişkenlere göre farklılıkların belirlenmesi amacıyla t-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Daha sonra, finansal kaygı, finansal okuryazarlık, finansal tutum ve tasarruf davranışının finansal davranış üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda, değişkenler arasında anlamlı ilişkilerin bulunduğu ve bazı demografik faktörlerin finansal davranış üzerinde farklılık yarattığı ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular, bireylerin finansal davranışlarının yalnızca rasyonel faktörlerden değil, aynı zamanda psikolojik ve tutumsal faktörlerden de etkilendiğini göstermektedir. Bu yönüyle araştırma, finansal davranışların daha bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasına katkı sunmaktadır

    Kahverengi kokarca böce inin yaban ar lar ile biyokontrolünün f nd k rekoltesine etkisinin matematiksel analizi

    No full text
    Türk f nd , dünya f nd k üretiminin yakla k %70'ini kar layan önemli bir tar msal üründür. Ancak, f nd k yeti tiricili i, özellikle kahverengi kokarca böce i (KKB) (Halyomorpha halys (Stål, 1855); Hemiptera: Pentatomidae) adl zararl n n yayg n varl nedeniyle ciddi tehditlerle kar kar yad r. KKB, f nd a büyük zararlar vererek önemli verim kay plar na yol açmaktad r. Bu kay plar azaltacak bir çözüm ise, KKB yumurtalar n etkili bir ekilde parazitleyen Samuray yaban ar s n n (SYA) (Trissolcus japonicus; Hymenoptera: Sceilonidae) biyolojik mücadele ajan olarak Türkiye'de kullan lmas d r. Bu çal ma, SYA'n n Türk f nd k bahçelerine sal nmas n n potansiyel etkilerini, üç farkl adaptasyon düzeyine göre incelemektedir. Biyolojik mücadelenin ba ar l veya ba ar s z olaca ko ullar belirlemek amac yla modelimizin kararl l k analizi yap lm t r. Parametre tahminlerine ve model kararl l na dayal olarak elde edilen sonuçlar, biyolojik mücadelenin ba ar ans n n yüksek oldu unu göstermektedir. Simülasyonlar, 7 y ll k bir süreçte SYA'n n KKB popülasyonunu dü ük adaptasyon durumunda yakla k %50, orta adaptasyon durumunda yakla k %75 oran nda azaltabilece ini ve güçlü adaptasyon durumunda ise neredeyse tamamen ortadan kald rabilece ini ortaya koymaktad r. Ayr ca, bu biyolojik mücadele, y ll k f nd k üretiminde 101.662 tonluk bir art sa layarak %15 oran nda verim art olu turabilir. Çal ma, KKB yumurtalar nda en az %22'lik bir azalma sa lanmas durumunda bu zararl n n yok olabilece ini ortaya koymaktad r

    Geri dönü türülmü beton agrega ile üretilen nano silis katk l betonlar n mühendislik özelliklerinin belirlenmesi

    No full text
    Geni bir alanda kullan ma hitap etmesi betonu en çok kullan lan yap malzemelerinden biri yapm t r. Anadolu'da uzun y llardan beri bilinen ve kullan lan betonun kullan m gün geçtikçe zaman içerisinde art göstermi tir. Türkiye Haz r Beton Birli i 2022 verilerine göre ülkemiz 105 milyon m³'ü bulan üretim ile Avrupa'da lider konumundad r. Bu denli üretimin fazla olmas neticesinde sektörde ortaya ç kan at klar n; üretimde tekrar kullan m ekonomik ve çevresel fayda sa lamas aç s ndan önem arz etmektedir. Türkiye'de beton üretim ve in aat at klar miktar dü ünüldü ünde geri dönü üm agregas n n çevresel ve ekonomik çerçevede büyük öneme sahip olmas nedeniyle, önümüzdeki dönemlerde kullan m n n yayg nla abilece i dü ünülmektedir. Bunun yan s ra geli en teknoloji ile en yayg n kullan lan ve en önemli yap malzemelerinden olan betona nano boyutta kullan lan baz maddelerin eklenmesiyle yeni özellikler kazand r labildi i ve bu yolla daha geli mi özelliklerde malzemelerin üretimi gerçekle tirildi i yap lan çal malar sonucu elde edilmi tir. Bu çal ma kapsam nda da yeryüzünde oksijenden sonra bile ikleri halinde en çok bulunan elementlerden olan silisyumdan üretilen nano silis kullan m ile at k betonlar n agrega olarak beton üretiminde kullan m ara t r lm t r. Nano silis katk s ve geri dönü türülmü beton agrega içermeyen referans kar m, %2,5 nano silis ve geri dönü türülmü beton agregas içeri ine sahip üretimi yap lan beton ile %5 nano silis katk l geri dönü türülmü beton agregas kullan larak üretilen beton numuneleri küp kal plara (15×15×15 cm) al nm ve kür havuzunda bekletilmi tir. Üretilen bu beton numuneleri mekanik ve fiziksel testlere tabi tutulmu tur. Bu testlerin yan s ra tane boyutu analizi, XRD, XRF,SEM ve DTA-TG gibi ileri teknolojik deneylerde gerçekle tirilmi tir. Bu çal ma sonucunda elde edilen veriler de erlendirildi inde; katk s z numunelerin fiziksel ve mekanik özelliklerinin daha yüksek ç kt fakat %2.5 ve % 5 oran nda nano silis ve geri dönü türülmü beton agrega içeri ine sahip betonlar nda 28 günlük kür sürelerinde tasarlanan C25/30 beton s n f n sa lad ve yap lan yüksek teknoloji analizlerinden de elde edilen veriler de erlendirildi inde geri dönü türülmü agregan n beton fiziksel ve mekanik özelliklerinde olumsuz yönde ne kadar etki gösterse de kullan lan nano silis ile beton kapanma mekanizmalar n n olu tu u ve durabilite özelliklerinin iyile ti i bu tip üretim yap lan betonlar n özel kullan m alanlar na sahip betonlarda kullan labilece i sonucuna ula lm t r

    Aday ö retmenlik sürecinde dan man ö retmenlerin koçluk yetkinliklerinin Uluslararas Koçluk Federasyonu temel yetkinlik modeline göre de erlendirilmesi

    No full text
    Bu çal mada, koçluk uygulamalar ba lam nda dan man ö retmenlerin UKF yetkinlikleri ile ilgili beceri ve davran lar n n aday ö retmenlerin yeti tirilmesi ve geli tirilmesine katk s incelenmi tir. Ara t rma, nitel ara t rma desenlerinden durum çal mas modelinde yürütülmü tür. Çal ma grubunun olu turulmas nda amaçl örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullan lm t r. Çal ma grubunu 2024-2025 e itim ö retim y l nda Giresun l Millî E itim Müdürlü üne ba l devlet okullar nda görev yapan aday ö retmenler ve dan man ö retmenler olu turmaktad r. Ara t rma, 18 aday ö retmen ve 18 dan man ö retmeni kapsamaktad r. Ara t rmada veri toplama yöntemi olarak görü me tekni i ve yar yap land r lm görü me formu kullan lm t r. Aday ö retmenler ve dan man ö retmenler için iki farkl görü me formu haz rlanm t r. Veriler, yaz l metin haline getirildikten sonra betimsel analiz ve tematik içerik analizi yöntemleri kullan larak analiz edilmi tir. Elde edilen bulgulara göre, dan man ö retmenler taraf ndan yap lan koçluk uygulamalar n n güçlü ve zay f yönleri ile aday ö retmen yeti tirme sürecine ili kin f rsat ve tehditler de erlendirilmi tir. Ara t rma sonuçlar na göre dan man ö retmenlerin UKF yetkinliklerinin, aday ö retmenlerin yeti tirilmesi ve geli tirilmesine katk s belirlenmi tir

    Makine ö renmesi yöntemleri ile deniz yüzeyi s cakl tahmini: nebolu uygulamas

    No full text
    Deniz yüzeyi s cakl tahminleri, iklim modellemesi ve deniz operasyonlar ba ta olmak üzere; bal kç l k yönetimi, deniz turizmi ve k y eridi yönetimi gibi alanlarda karar vericilere yol göstermesi bak m ndan son derece önemlidir. Ayr ca, bu veriler, denizcilik faaliyetlerinin daha etkin bir ekilde yönetilmesi ve iklim de i ikliklerinin daha iyi analiz edilmesi için s kça kullan lmaktad r. Yak n zamana kadar geleneksel çal malar s kça kullan lm olsa bile, art k günümüzde yapay zeka uygulamalar çok verimli sonuçlar üretmektedir. Bu nedenle bu çal mada örnek bir vaka istasyonundan makine ö renmesi yöntemleriyle deniz yüzeyi s cakl tahmin edilmi tir. Bu çal mada, Meteoroloji Genel Müdürlü ü ar ivinden elde edilen nebolu deniz yüzeyi s cakl na ait veriler, zaman serisi olarak kullan lm t r. 2011 ile 2023 y llar aras na ait zaman serisine uygulanan makine ö renimi algoritmalar kullan larak tahmin süreçleri gerçekle tirilmi tir. Modellerin performans n de erlendirmek için MAE, MASE, R² ve RMSE ölçütleri kullan lm t r. Bulgular, Özelle tirilmi Gaussian Süreç Regresyonu (GPR) modelinin tüm ölçütler aras nda en iyi performans ve en dü ük hata oranlar n sergiledi ini göstermektedir. Bu çal man n sonuçlar , iklim modellemesinin geli tirilmesi, deniz kaynaklar ve bal kç l k faaliyetlerinin sürdürülebilir yönetimi gibi birçok farkl perspektifte katk sunabilir

    0

    full texts

    5,771

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Giresun University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇