17,814 research outputs found
Subordination properties of the class of spirallike functions associated with the Barnes-Mittag-Leffler function
Mittag-Leffler fonksiyonunun ve genelleştirmelerinin
mühendislik, fizik, biyoloji ve diğer uygulamalı bilimlerdeki
doğrudan kullanımları daha fazla tanınmasını sağlamıştır. Bunun
yanı sıra bu fonksiyonun analitik özelliklerinin araştırılmasına
yönelik de birçok araştırma mevcuttur. Bu çalışmada, BarnesMittag-Leffler fonksiyonu, Mittag-Leffler fonksiyonun bir
genelleştirmesi, araştırılmıştır. Ayrıca, BarnesMittag-Leffler fonksiyonunu içeren spirallike fonksiyonlar
sınıfının yeni bir alt sınıfı tanımlanmıştır. Tanımlanan
sınıfı için sabordinasyon özellikleri incelenmiştir ve bu
sınıfa ait fonksiyonlar için katsayı eşitsizlikleri elde edilmiştir.The applications of the Mittag-Leffler function and its
generalizations in engineering, physics, biology, and other
applied sciences have led to its increased recognition. In
addition, numerous studies investigate the analytical properties
of this function. In this study, we examine the Barnes-MittagLeffler function, a generalization of the Mittag-Leffler function,
defined as Further, a new subclass
of spirallike functions involving the Barnes-MittagLeffler function is defined. Subordination properties are
investigated for the newly defined class, and coefficient
inequalities are obtained for functions belonging to this class
Elektronik Danışma Hizmetleri
This paper is mainly related to digital reference services. Evaluation of these services, their difference from the traditional reference services, factors which cause their emergence, related technical and quantitative standards are presented. Additionaly, projects which are developed in this area, the importance of cooperation activities, application problems and how librarians approach to these issues are examined
The 2oth century struggle for life in China's rural region in Yu Hua's novel To Live
Yu Hua (余华,1960-...), Çin’in Mao (毛泽东,1893-1976) sonrası dönemi önemli yazarlarından
biridir. Çocukluğu Kültür Devrimi (文化大革命,1966-1976) döneminde geçen yazarın eserlerinde
siyasi hareketin etkileri ve izleri görülür. Yu Hua’nın Çin’in 20. yüzyıldaki sosyal durum ve toplum
olguları üzerine işlenmiş “Yaşamak (活着)” adlı romanı, 1993 yılında Çin’de yayımlanmasının
ardından yasaklanmış, fakat daha sonra Zhang Yimou (张艺谋,1950-...) tarafından sinemaya
uyarlanmıştır. Roman, Çin toplumunun Çin’in iç savaşından başlayarak Kültür Devrimi’nin sürdüğü
1976’lara kadarki süreci, sosyal, kültürel ve siyasi açıdan toplumun geçirdiği dönüşümü ve o
dönemdeki siyasi hareketlerin insanların yaşamlarına olan etkilerini, kırsal kesimde yaşayan
insanların gündelik yaşamlarını ve hayatta kalma mücadelelerini çeşitli karakterler üzerinden
incelemektedir. Roman, Xu (徐) ailesinin hayat hikâyesini temel alarak, ailenin yaşanmışlıklarını
Fugui’nin (福贵) gözünden anlatmaktadır. Fugui aile üyelerinin her birinin ölümünü gören ve en
sonunda yaşlı öküzü ile yapayalnız kalan bir karakterdir. Fugui ve ailesi Çin’in iç savaşı, Büyük İleri
Atılım (大跃进,1958-1960) ve Kültür Devrimi gibi siyasi hareketlerden dalga dalga etkilenir ve bu
siyasi hareketlerin gölgesinde yaşam mücadelesi vermeye çalışırlar. Romanda çeşitli hikâyeler
üzerinden ele alınan konular, o dönemdeki siyasi hareketlerin toplumdaki insanların hayatlarına olan
etkilerini göstermekte ve aynı zamanda Çin toplumunun bahsi geçen dönemlerdeki sosyal hayatını
yansıtmaktadır. Bu çalışmada, edebiyat sosyoloji kuramı doğrultusunda, Yu Hua’nın kaleme aldığı
Yaşamak adlı roman analiz edilerek, romandaki karakterlerin yaşadığı olaylar üzerinden o dönemde
yaşanan siyasi hareketlerin insanların hayatlarına olan yansıması ve etkileri hikâyedeki örnekler
üzerinden incelenecektir. Çocukluğu Kültür Devrimi döneminde geçen yazarın kaleme aldığı eseri
incelemek, Çin’in o dönemdeki toplum yapısını ve siyasi hareketlerin insanların yaşamlarına olan
etkisini anlamak açısından önemlidir.Yu Hua is one of the most important author of China's post-Mao (毛泽东,1893-1976) era. The
effects and traces of the political movement can be seen in the works of the author, whose childhood
passed during the Cultural Revolution of China (文化大革命,1966-1976) Yu Hua’s novel “To Live (
活着)” based on China's social situation and social phenomena in the 20th century, was banned afterits publication in China in 1993 and was also adapted into a movie by Zhang Yimou (张艺谋,1951-
...). The novel deals with the process of Chinese society starting from the Civil War of China until
1976, when the Cultural Revolution lasted, the transformation of society in social, cultural and
political terms and the effects of political movements in that period on people’s lives, the daily lives
of people living in rural areas and their struggle for survival by adhering to the characters. Based on
the life story of the Xu (徐) family, the novel tells the experiences of the family through the eyes of
Fugui (福贵). Fugui is a character who sees the death of each of his family members and is eventually
left alone with his old ox. Fugui and his family are influenced by waves of political movements such
as China’s civil war, the Great Leap Forward (大跃进,1958-1960) and the Cultural Revolution, and
they try to survive in the shadow of these political movements. The subjects dealt with through
various stories in the novel show the effects of the political movements of that period on the lives of
people in the society and at the same time reflect the social life of those periods of Chinese society. In
this study, in line with the theory of literary sociology, Yu Hua's novel “To Live” will be analyzed, and
the reflections and effects of the political movements experienced in that period on people's lives will
be examined through the examples in the story through the events experienced by the characters in
the novel. Examining the work written by the author, whose childhood passed in the Cultural period,
is important in terms of understanding the impact of China’s period and the political movements
experienced in that period on people’s lives
Frederick Winslow Taylor ve Fizyolojik Örgüt Kuramı
Bilimsel Yönetimin İlkeleri (The Principles of Scientific Management) adlı eserin yayınlanması yönetim tarihi açısından bir dönüm noktası kabul edilmektedir. Bilimsel anlamda yönetimi ilk kez ele alan ve analiz eden bu eser yayınlandığında çok önemli etkiler yaratmıştır. Bu eserin sahibi yönetim bilimi tarihinde önemli bir yeri olan F.W.Taylor'dur. Bu çalışma Taylor'un kişilik özellikleri ile geliştirdiği kuramı bütünsel olarak incelemek ve bu teorinin almış olduğu eleştirileri açıklamak amacına yöneliktir. Çalışmada Taylor'un fizyolojik örgüt kuramının temel ilkeleri açıklanmaya ve bu kuramın yönetim dünyasında yarattığı etki incelenmeye çalışılmaktadır. Ayrıca kuramın aldığı eleştirilere yer verilmektedir.Publication of the work called 'The Principles of Scientific Management' is considered a turning point in management history. This work, which for the first time considers and analyses management in scientific terms, created a great influence when published. The author of this work is F. W. Taylor, who holds a prominent place in the history of management science. This article attempts to thoroughly investigate the personal chai'acteristics of Taylor and the theory he developed as well as to clarify the criticism his theory received. It tries to explain the basic principles of Taylor's Physiological Organization Theory, discuss the effects of the theory on the businesf Avorld and the to explain critiques it received
Gebe farelerde ve yavrularında ağrı eşiği, depresyon, öğrenme - hafıza üzerine müziğin etkisinin araştırılması
Duyguları yoğunlaştıran bir özelliğe sahip müzik birçok medeniyette dini duyguların
güçlenmesi ve hastalıkların tedavisinde yaygın bir yöntem olarak kullanılmıştır. Müzik,
etkileyici özelliğinden dolayı psikolojik ve fizyolojik bozuklukların tedavisi için
araştırılmıştır. Müzik terapisi, tansiyon düşürme, vücudun yatıştırılması, ağrının azalması
gibi birçok hastalığın tedavisinde sağlık hizmetleri kapsamında gelişen bir alan haline
gelmiştir. Müzik, sıkıntılı tedavi süreçlerinde hastaları rahatlatmakta, kronik ağrıları
kontrol altına almayı sağlamakta, felçli, parkinson ve alzaimer hastalarının tedavisine
yardımcı olmakta, bebeklerin ve embriyoların beyin ve zeka gelişimini arttırmaktadır.
Müziğin, üzerinde kısmen de olsa durulmuş olan hususlardan biri de hayvanlar üzerindeki
etkileridir. Genellikle hayvanların tepkilerine ve üretkenliklerine odaklandığı düşünülen
bazı örnekler, müziğin hayvanları da etkileyen bir güce sahip olduğunu göstermektedir.
Müziğin etkisinin denendiği pek çok çalışmadan da anlaşılmaktadır ki tüm canlıların
vücut işleyişleri, ritimleri, hareketleri, duyduğu uyaranlar gibi etkilerin müzik ile etkili
hale getirilebileceği görülmektedir. Hayvanlar arasında, fareler müzikten en çok etkilenen
türlerden biridir. Fareler üzerinde müzikle tedavi amaçlı çalışmalar yapıldığı ve anlamlı
sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir. Bu çalışmalardan yola çıkarak gebe fareler ve
yavrularına müzikle tedavi yöntemi uygulanarak belirli sonuçlar elde edilmeye
çalışılmıştır. Araştırmada Balb/c türü dişi ve erkek fareler kullanılmıştır. Gebe kalan dişi
farelere gebeliği boyunca ve yavrularına yetişkinlik süresine ulaşıncaya kadar belirlenen
müzik türü dinletilmiştir. Farelerde ve yavrularında ağrı eşiği, depresyon ve öğrenme-bellek farklılıklarını ortaya çıkarmak için sırasıyla kuyruk çekme refleksi ve sıcak plaka testi, zorunlu yüzdürme testi ve barnes labirenti testi uygulanmıştır. Kontrol ve deney
gruplarına uygulanan davranış testleri sonrasında, müzikte prenatal ve postnatal
dönemlerdeki psikofizyolojik değişiklikler incelenmiştir. Barnes Labirenti, Zorunlu
Yüzme Testi, Tail Flick Analjezi Ölçüm Testi ve Hot Plate Analjezi Ölçüm Testi verileri
tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post hoc Tukey’in çoklu karşılaştırmalar testi ile
değerlendiriliştir . Elde edilen sonuçlar ile müzik dinletilen deney grubunun kontrol
grubuna kıyasla depresyona daha dirençli olduğu, öğrenmenin belleğe aktarılmasında az
da olsa etkisi olduğu ve ağrılı uyarana karşı daha dirençli olduğu belirlenmiştir
Frederick Winslow Taylor ve fizyolojik örgüt kuramı
Bilimsel Yönetimin İlkeleri (The Principles of Scientific Management) adlı eserin yayınlanması yönetim tarihi açısından bir dönüm noktası kabul edilmektedir. Bilimsel anlamda yönetimi ilk kez ele alan ve analiz eden bu eser yayınlandığında çok önemli etkiler yaratmıştır. Bu eserin sahibi yönetim bilimi tarihinde önemli bir yeri olan F.W.Taylor’dur. Bu çalışma Taylor’un kişilik özellikleri ile geliştirdiği kuramı bütünsel olarak incelemek ve bu teorinin almış olduğu eleştirileri açıklamak amacına yöneliktir. Çalışmada Taylor’un fizyolojik örgüt kuramının temel ilkeleri açıklanmaya ve bu kuramın yönetim dünyasında yarattığı etki incelenmeye çalışılmaktadır. Ayrıca kuramın aldığı eleştirilere yer verilmektedir.Publication of the work called ‘The Principles of Scientific Management’ is considered a turning point in management history. This work, which for the first time considers and analyses management in scientific terms, created a great influence when published. The author of this work is F. W. Taylor, who holds a prominent place in the history of management science. This article attempts to thoroughly investigate the personal characteristics of Taylor and the theory he developed as well as to clarify the criticism his theory received. It tries to explain the basic principles of Taylor’s Physiological Organization Theory, discuss the effects of the theory on the business world and the to explain critiques it received
The Portrayal of Family and Self-reflexivity in Luigi Pirandello’s Six Characters in Search of an Author
Luigi Pirandello’s play, Six Characters in Search of an Author (1921, Sei personaggi in cerca d’autore)
portrays numerous significant and functional characteristics of metatheatre, a concept coined by Lionel
Abel. By drawing on such metatheatrical features and the play within a play technique, Pirandello’s play
presents six characters that are in search of an author. This study will, therefore, explain the concept
of metatheatre and present a critical analysis of the play, Six Characters as a self-reflexive play. In this
critical engagement with the text through specific references from the play and relevant secondary sources,
important themes in the play such as reality and illusion, life, art, and the representation of the family in the
play will be analysed. This analysis will ultimately demonstrate that Pirandello presents six characters that
are self-conscious of their position as dramatic characters that manage to act out their roles, which actually
reveal the family relationships between the characters
The problems of author authority index: Example of Ankara University
Bilgininin düzenlenmesi yazının hayatımıza girmesi ile birlikte başlamış ve bilgi arttıkça bir zorunluluk olarak görülmüştür. Özellikle son yüz yıl içerisinde geliştirilen sistemlerle profesyonel anlamda bir bakış açısına sahip olunmuştur. Bilgi kaynaklarının belirli standartlara göre sınıflandırılması ve kataloglanması doğrudan bilgiye erişimde etkili olmaktadır. Standartlara uygun kayıt üretilmesi ulusal ve uluslararası anlamda bibliyografik denetimin sağlanmasına imkan sunmaktadır. Günümüzde bilginin düzenlenmesi ve bilgiye erişim konuları uluslararası anlamda önemli bir yere sahiptir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişimin ve çevrim içi bilgi erişim ağlarının, kütüphane kataloglarına yansıması ile ülkelere ait sistemlerin tüm dünyada erişilir kılınmasını sağlamıştır. Kütüphanecilik açısından, bilgi kaynağına ait sorumluların belirlenmesi ve temel giriş öğesinin standart bir şekilde kayıt altına alınması bilgiye erişimde ilk basamağı oluşturmaktadır. Daha sonra ki aşamada tek biçimliliğin ve bibliyografik standardın sağlanabilmesi için otorite dizinlerinin hazırlanması gerekmektedir. Otorite dizinleri standartlaşma sağlandığı gibi kütüphanelerinin dermelerini kullanıcılarına daha hızlı ve doğru şekilde ulaştırması da kolaylaşmaktadır. Yazar otorite dizinlerinin hazırlanması kütüphane dermesinin etkin kullanımı noktasında önem taşımaktadır. Yazar adlarının bilgi kaynağına erişimde ilk tercih edilen tarama seçeneği olması sebebiyle yazar otorite dizinlerinin gerekliliği ön plana çıkmıştır. Yazar adlarının taramalarda en belirgin ve en akılda tutulabilir olmaları bunun en önemli sebebidir. Yazar otorite dizinleri kütüphane koleksiyonunu kontrol altında tutmak için bir zorunluluk haline gelmiştir. Çalışmamızın temel içeriğinde, yazar otorite dizinlerinin gerekliliği, ülkemizdeki yazar otorite dizinlerinin mevcut durumu, yazar otorite dizinlerinin bibliyografik denetim açısından ne denli önemli olduğu, ulusal çapta hazırlanacak yazar otorite dizinlerinin nasıl oluşturulacağı, nasıl kullanılacağıyla ilgili neler yapılması gerektiği yanıt bulmaya çalıştığımız sorular olacaktır. Çalışma boyunca uluslararası yazar otorite projeleri incelenmiş, hangi yolların izlendiği tespit edilmiştir. Library of Congress ve RDA göz önünde bulundurularak yazar otorite kayıtlarının nasıl oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte VIAF üzerinde Türk yazarların otorite kayıtları ile ulusal çapta bibliyografik denetimin sağlıklı yürütülebilmesi ve kataloglamadaki tutarlılığın sağlanabilmesi amacıyla Ankara Üniversitesi Kütüphanesi'nde seçilen örneklem karşılaştırılmıştır. Yazar giriş tutarlılıkları ve hataları belirlenmiştir. Ayrıca yazar otorite dizinlerinin hazırlanması ve kullanımın yaygınlaşması için öneriler, yazar otorite dizinlerinin ülkemizdeki durumu üzerine yapılması gerekenler belirlenmiştir. Ankara Üniversitesi Kütüphanesi dermesi örneğinde yazar otorite sorununu ele alıp, Uluslararası yazar otorite dizinleri rehberliğinde, ulusal bir yazar otorite dizini modeli geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Otorite kontrolü, Otorite kaydı, Otorite dizini, Yazar otorite dizini, Ulusal yazar otorite dizini modeli
The regulation of information has begun with the introduction of the lettering into our lives and has been seen as a necessity as information increases. Especially with the systems developed in the last hundred years, a professional perspective has been obtained. The classification and cataloging of information sources according to certain standards is effective in direct access to information. Producing records in accordance with standards allows bibliographic control at national and international levels. Nowadays, the regulation of information and access to information has an important place in the international sense. With the development of information and communication technologies and the reflection of online information access networks to library catalogs, the systems of the countries have been made accessible all over the world. In terms of librarianship, the first step in accessing information is the identification of those responsible for the information source and the registration of the basic entry element in a standard way. At the next stage, the authority indexes should be prepared in order to ensure uniformity and bibliographic standard. As well as standardization with authority indexes, it is easier for libraries to deliver their collections to their users faster and more accurately. The preparation of author authority indexes is important for the effective use of library collection. Since author names are the first preferred browsing option in accessing the information source, the necessity of author authority directories has come to the fore. The most important reason for this is that author names are the most obvious and most memorable in the searches. Author authority directories have become a necessity to keep the library collection under control. In the main content of our study, the necessity of author authority indexes, the current status of author authority indexes in our country, the importance of author authority indexes in terms of bibliographic control, how to create national author authority indexes and how to use them will be answered. Throughout the study, international author authority projects were examined and it was determined which paths were followed. It was emphasized how the author authority records should be created by considering Library of Congress and RDA. In addition, the authority records of the Turkish authors on the VIAF and the sample selected at the Ankara University Library were compared in order to ensure that national bibliographic control was carried out properly and consistency in cataloging was ensured. Author name consistencies and errors were determined. In addition, recommendations for the preparation and spread of author authority indexes and the things to be done on the situation of author authority indexes in our country were determined. In the case of Ankara University Library, a national author authority index model was developed by addressing the question of author authority and guided by international author authority indexes and international standards. Keywords: Authority control, Authority record, Authority file, Author authority file, National author authority file mode
Hemiplejik yaşlılarda yürüme analizi ve değerlendirilmesi
Amaç: Dünya Sağlık Örgütü'nün tanımına göre inme; 24 saatten uzun süren ya da ölümle sonlanan, vasküler neden dışında gösterilebilir başka bir nedeni olmayan, hızlı gelişen, serebral işlevin fokal ve bazen de global olan bozukluğudur (Mazzoni ve ark., 2009). Özellikle tıbbi metinlerde, hemipleji ise "tek taraflı, kasın aşırı aktivasyonu ve motor aktivitesinde azalma, kas gerginliğinin artması, güçsüzlük ve seçici motor kontrolü kaybı" şeklinde tanımlanmaktadır (Barnes ve Fairhurst, 2012). Bu çalışma ile hemiplejik hastaların yürüme verileri analiz edilerek hastalıklarının hangi evrede (Brunnstrom Evrelemesi) olduğunun tespit edilebilmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmada kullanılan üç eksenli ivmeölçer sinyalleri Matlab programında Daubechies5 (DB5) dalgacığı kullanılarak altıncı seviyeye kadar ayrıştırıldı. Yeni oluşan sinyallerden altıncı seviyedeki yaklaşım sinyalinin öznitelikleri seçildi. Daha sonra seçilen öznitelikler WEKA programında Iterative Classifier Optimizier, AdaBoost, Bagging, Classification via Regression (CVR), LogitBoost, OneR, J48, Random Forest, Random SubSpace, Multi Class Classifier ve RepTree algoritmaları; MATLAB programında ise Lineer Discriminant, Complex Tree, Subspace Discriminant ve RUSBoosted Trees algoritmaları ile sınıflandırma yapılarak evreleri tahmin etmek için kullanıldı. Bulgular: Bu çalışmada hemiplejik hastaların hangi evrede oldukları, yürüme sinyalleri kullanılarak ayrık dalgacık dönüşümü yöntemi ve yapay öğrenme yöntemleri ile tahmin edilmeye çalışılmıştır. Hemiplejik hastaların Brunnstrom Evrelerini en iyi tahmin eden sınıflandırıcı WEKA'da LogitBoost algoritması ve MATLAB programında RUSBoosted Trees algoritması olmuştur. Sonuç: Hemiplejik hastaların tedavisine yön verme bakımından önemli olan evre belirlemede dalgacık dönüşümü yöntemi ve yapay öğrenme yöntemlerinin kullanılabileceği görülmüştür. LogitBoost ve RUSBoosted Trees algoritmaları en iyi sonucu vermiştir
Nassif Mallouf ve üç dilli rehber kitabı: Rehber-i elsine-yi selâse: Fransevî ve İngilizî ve Türkî
Eserin tam adı, Fransızcada Guide en trois langues: Française, Anglaise et Turque’tür; İngilizcedeGuide in three languages: French, English and Turkish’tir; Osmanlı Türkçesinde Rehber-i elsine-yiselâse: Fransevî ve İngilizî ve Türkî’dir. Müellif Nassif Mallouf’tur. Mallouf, doğu dilleri profesörü,Londra ve Paris Asya Araştırmaları Topluluğu üyesidir. Eser 1860 yılında yayımlanmış olup gramerve sözlük değil, bir rehber kitaptır. Dil öğrenmede rehber kitaplar pratik kullanımlar için önemlidir.En sık kullanılan kelimeleri barındırır. Gramer ve sözlük kullanmak yerine daha kolay ve faydalıdiyaloglar sunulmuştur. Diyaloglarda kelime ve cümle beraber yer alır. Böylece öğrenmek yerinde vekolay olur. Transkripsiyon metinlerinin yazılma amaçlarından biri misyonerlere Türkçeyi kolaycaöğretmektir. Bu rehber kitap da aynı amacı gütmektedir. Zaten Mallouf da Lübnan asıllı birHristiyandır ve İzmir Propaganda Okulu’nda öğretmenlik yapmıştır. Eser, başta XXIV sayfalık ilkbölüm, 200 sayfalık diyaloglar bölümü, son iki sayfada Osmanlı Devleti’nde kullanılan ağırlık, parave ölçü birimlerini içerir. Eserin sunumunda, sayfanın solunda Fransızca, sayfanın sağında İngilizce,bir sonraki sayfanın solunda Osmanlı Türkçesi, sayfanın sağında transkripsiyon harfli metin bulunur.The full name of the work in French is Guide en trois langues: Française, Anglaise et Turque; In English, French, English and Turkish; Rehber-i elsine-yi selâse in Ottoman Turkish: French and English and Turkish. The author is Nassif Mallouf. Mallouf is a professor of Oriental languages and a member of the Asian Studies Society in London and Paris. The work was published in 1860 and is not grammar and dictionary, is a guidebook. Guidance books are important for practical uses in language learning. Contains the most commonly used words. Instead of using grammar and dictionary, easier and more useful dialogs are presented. In dialogues, words and sentences take place together. This makes it easy to learn. One of the aims of writing transcription texts is to teach Turkish to missionaries easily. This guidebook has the same purpose. Already Mallouf is a Lebanese Christian and taught at the Izmir Propaganda School. The work includes the first section of the XXIV page, the section of 200 pages of dialogue, and the weight, currency and measurement units used in the Ottoman Empire in the last two pages. In the presentation of the work, there is French text on the left of the page, English on the right of the page, Ottoman Turkish on the left of the next page, and transcription letter on the right of the page
- …
