Nevşehir Hacı Bektaş Veli University

Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)
Not a member yet
    8560 research outputs found

    Evaluation of monthly maximum, minimum and average temperature changes observed for many years in Nevsehir province of Turkey

    Full text link
    In this research, minimum, maximum and average temperature values ​​between 1970 and 2019 in Center of Nevşehir Province, Ürgüp and Avanos districts in Turkey were examined. Sperman Rho and Mann Kendall statistical correlation tests were used in the analysis phase. As a result, the trends of temperature changes in years are revealed. According to trend analysis results, the average minimum temperature for long years in Avanos district is calculated as -1.20 °C. Maximum temperature is 26,6 °C and the average of all temperature values ​​is 12.18 °C. The average minimum temperature for many years in center of Nevsehir province is calculated as -1.99 0C, the maximum temperature is 24 0C and the average of all temperature values ​​is calculated as 10.73 0C. In Ürgüp district, the minimum temperature for long years was calculated as -4.20 0C, the maximum temperature is 18.48 0C, and the average of all temperature values ​​are 10.32 0C. As a results; It has been observed that there were increasing trend in years of spring, winter, autumn and summer in Nevsehir province and No trend was observed in Avanos and Ürgüp districts at maximum temperature values. While increasing trend is observed in Avanos district and Nevşehir Province in minimum temperature parameters, no change was observed in Ürgüp district. Increasing changes were observed in the average temperatures in all districts

    Adaptation of the motivation to avoid duping scale into Turkish

    Full text link
    Tüketiciler, aldatıcı pazarlama uygulamalarına karşı daha bilinçli bir duruş sergilerken, bu davranışı anlamak ve ölçmek gün geçtikçe daha önemli hale gelmiştir. Bu çalışma, Tüketicilerin Aldatılmayı Önleme Motivasyonu Ölçeği’ni Türkçeye uyarlayarak, Türk tüketicilerinin bu konudaki hassasiyetlerini ölçmek için güvenilir bir araç sunmayı hedeflemektedir. Uyarlama sürecinde, yalnızca birebir dilsel çeviriden ziyade bağlamın da dikkate alınmasına önem verilmiştir. Bu doğrultuda ölçeğin İngilizce orijinal metninden Türkçeye çevirisi sürecinde, yeminli tercüman ve dil uzmanı akademisyenler ve Türk Dili ve Edebiyatı uzmanından yardım alınarak süreç titizlikle yürütülmüş ve önerileriyle zenginleştirilmiştir. Araştırma, çevrim içi anket yöntemiyle 222 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonuçları, ölçeğin orijinal faktör yapısının Türkçe bağlamında da aynı sağlamlığı koruduğunu ortaya koymuştur. Güvenilirlik testleri, ölçeğin yüksek iç tutarlılığa sahip olduğunu kanıtlarken, geçerlilik analizleri tüketicilerin aldatılmayı önleme motivasyonlarını etkili bir şekilde ölçtüğünü göstermiştir. Bu ölçek, yalnızca akademik literatüre önemli bir katkı sunmakla kalmamış, aynı zamanda işletmelerin tüketici güvenini artırmaya yönelik etik stratejiler geliştirmesine zemin hazırlamıştır. Türkçeye uyarlanan ölçeğin son hali tüketicilerin bilinçli ve kendilerini koruma odaklı yaklaşımlarını anlamak için kritik bir araç olarak hem araştırmacılar hem de uygulayıcılar için değerli bir kaynak oluşturmaktadır.As consumers are becoming more aware of deceptive marketing practices, it has become increasingly important to understand and measure this behavior. This study aims to adapt the Motivation to Avoid Duping Scale into Turkish to provide a reliable tool to measure Turkish consumers' sensitivity to deceptive marketing practices. In the adaptation process, it was important to consider the context rather than just a literal linguistic translation. Accordingly, the process of translating the scale from the original English text into Turkish was meticulously carried out with the help of certified translators, linguistic academics and Turkish Language and Literature expert, and the process was enriched with their suggestions. The research was conducted with 222 participants through online survey method. Confirmatory Factor Analysis (CFA) results revealed that the original factor structure of the scale retained the same robustness in the Turkish context. Reliability tests proved that the scale has high internal consistency, while validity analyses showed that it effectively measures consumers' motivations to avoid duping. This scale has not only made a significant contribution to the academic literature, but also paved the way for businesses to develop ethical strategies to increase consumer trust. The final version of the scale adapted into Turkish is a valuable resource for both researchers and practitioners as a critical tool for understanding consumers' conscious and selfprotection-oriented approaches

    Yapay zekâ ve insan kaynakları yönetimi: İşyerinde dönüşüm

    Full text link
    Artificial intelligence (AI) has redefined the HR function by automating resume screening and candidate assessment and raising employee participation. AI tools like HireVue automate resume reviews, and sentiment analysis technology pervades employees' comments to optimize human resources. AI has changed performance management in a number of ways, involving the analysis of employee data, which enables the identification of patterns and trends that lead to targeted development plans and objective performance assessments. The domain of human resource management (HRM) applications of AI includes talent acquisition, employee engagement, performance management, and workforce analytics. Algorithmic bias, problems of personal data privacy, and ethical dilemmas are just a few that continue to be problematic. For AI benefits to be harnessed while mitigating risks, organizations must embed technological innovation with ethical principles and human-centered approaches. Based on AI, predictive analytics have great potential in human resource management, allowing HR departments to predict future workforce trends and base decisions effectively. AI implementation presents ethical and privacy issues requiring companies to ethically employ AI technologies to build trust and promote employee confidence.Yapay zeka (YZ), özgeçmiş taramasını, aday değerlendirmesini otomatikleştirerek ve çalışan katılımını artırarak İK işlevini yeniden tanımlamıştır. HireVue gibi YZ uygulamaları, özgeçmiş incelemesini otomatik hale getirmekte ve duygu analizi teknolojisi, insan kaynaklarını optimize etmek için çalışanların görüşlerini ele almaktadır. Yapay zeka, hedeflenen gelişim planlarına ve objektif performans değerlendirmelerine yol açan kalıpların ve eğilimlerin belirlenmesini sağlayan çalışan verilerinin analizini içeren performans yönetimini çeşitli şekillerde değiştirmiştir. YZ'nın insan kaynakları yönetimi (İKY) uygulamaları arasında yetenek kazanımı, çalışan bağlılığı, performans yönetimi ve işgücü analitiği yer almaktadır. Algoritmik önyargı, kişisel veri gizliliği sorunları ve etik ikilemler, sorun olmaya devam edenlerden sadece birkaçıdır. YZ'nın faydalarından yararlanmak ve riskleri azaltmak için, kuruluşların teknolojik inovasyonu etik ilkeler ve insan merkezli yaklaşımlarla birleştirmesi gerekmektedir. YZ'ya dayanan öngörüsel analitik, insan kaynakları yönetiminde büyük bir potansiyele sahiptir ve İK departmanlarının gelecekteki işgücü eğilimlerini tahmin etmesine ve kararları etkili bir şekilde temel almasına olanak sağlar. YZ kullanımı, şirketlerin güven oluşturmak ve çalışan güvenini artırmak için YZ teknolojilerini etik bir şekilde kullanmalarını gerektiren etik ve gizlilik sorunları ortaya çıkarmaktadır

    Financial performance analysis of BIST basic metal industry sector (XMANA) enterprises with PROMETHEE II and WASPAS methods

    Full text link
    İmalat sektörü, katma değeri yüksek üretimin gerçekleşmesini sağlayan lokomotif sektörlerdendir. Çalışmada, Borsa İstanbul bünyesindeki Ana Metal Sanayi sektöründe yer alan firmaların finansal performanslarının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu sayede sektörde faaliyet gösteren firmalar performanslarını daha iyi görebilecektir. Bunun yanında yatırımcılara gelecekteki olası durumları hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. İlgili örneklemde yer alan altı şirketin 2018-2023 yılları arasındaki finansal oranları kullanılarak ENTROPI yöntemi ile finansal oranların ağırlıklandırması yapılmış; PROMETHEE II ve WASPAS yöntemleriyle finansal performans analizi gerçekleştirilmiştir. PROMETHEE II yöntemine göre en iyi finansal performansı gösteren şirket Ereğli ve İskenderun Demir Çelik A.Ş olmuştur. İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. ise 2018-2021 yılları arasında kötü bir finansal performans göstermiş olmasına rağmen bu şirket son iki yıllık süreçte birinci sıraya yükselebilmiştir. Şirketlerin WASPAS yöntemine göre gerçekleştirilen sıralamaları diğer yöntemle oldukça yakındır. Pandemi öncesi ve sonrasındaki sektörün genel durumuna perspektif sunması açısından çalışma diğer araştırmalardan ayrışmaktadır. Bunun yanında her iki yöntemin birbirine yakın sonuçlar verdiğini görmek gelecekteki araştırmacılara yön verecektir.The manufacturing sector is a locomotive sector that enables countries to realise value-added production. This study analyzes the financial performance of companies in the Basic Metal Industry sector within Borsa Istanbul. In this way, companies operating in the sector will be better able to see their performance. In addition, it aims to provide investors with information on possible future situations. Using the financial ratios of the six companies in the relevant sample between 2018 and 2023, financial ratios were weighted using the ENTROPI method, and financial performance analysis was carried out using the PROMETHEE II and WASPAS methods. According to the PROMETHEE II method, the company with the best financial performance are Ereğli and Iskenderun Demir Çelik A.Ş. Although İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. showed poor financial performance between 2018-2021, it rose to first place in the last two years. The ranking of companies according to the WASPAS method is very close to the other method This study differs from other studies in that it provides a perspective on the general situation of the sector, before and after the pandemic. In addition, seeing that both methods give close results will provide directions for future research

    Duygulanımsal dışavurumun bildirimi bakımından uyarım biçimleri: Oysuluv Destanı örneğinde

    No full text

    Uygur halk tıbbı

    No full text
    Telif hakkından dolayı eser açık erişim değildir.ürk halk tıbbının oluşumu ve gelişiminde özel bir yere sahip olan Uygur halk tıbbı; sağlık ve hastalık anlayışı, hastalıkların teşhisi, tedavilerde kullanılan yöntemler ve şifacıların vasıfları açısından gerek geçmişte gerekse günümüzde oldukça gelişmiş bir sistem üzerine kuruludur. İnanç sistemi, Doğu Türkistan’ın İpek Yolu güzergâhındaki farklı kültürler ile etkileşimleri, tıp alanında yapılan çeviriler ve yerleşik yaşamın zengin birikimi Uygur halk tıbbının oluşumunda mihenk taşı olmuştur. Bu tarihî ve kültürel birikimi geliştiren Uygurlar, gerek geleneğin icracıları ve kullanılan yöntemler gerekse de sağaltmada kullandıkları unsurlar açısından halk tıbbının sistemli hâle gelmesini ve reçetelendirilmesini sağlamışlardır. Uygurlar, doğanın iyileştirme gücünü taklit ederek hastalıklara çare aramış, doğa ile iç içe bir yaşamın sonucu olarak geleneksel bilgiyi halk tıbbında tecrübe ile uygulamış ve aktarmıştır. Türklerin doğayı makrokozmos, insanı da mikrokozmos olarak addetmesi ise Uygur halk tıbbının temel felsefesini oluşturmuştur. Çoğu toplumda olduğu gibi Uygurlarda da ilk tedavi yöntemleri sihri/büyüsel tedavi esasına dayanmıştır. Ancak Uygur şifacılarının halk tıbbının sihri/büyüsel tedavilerine ek olarak maddi tedavi içeriklerini de kullandıklarını, aynı zamanda geleneksel eczalık alanında da mahir olduklarını söylemek mümkündür. Animizm, tabiat kültleri, Gök Tanrı gibi inanışların şekillendirdiği sihri/büyüsel tedavi yöntemlerine, Uygurlar arasında İslamiyet’in kabulü ile İslami unsurlar eklenmiş, bazı uygulamalar ise geri plana atılmıştır. Bu noktada şifacıların ek olarak uyguladıkları bitki, hayvansal içerikli maddi tedavi yöntemleri gelişim göstermiş ve çeşitlenmiştir. Doğanın şifa gücünü taklit ederek insan bedenine uygulayan Uygurların doğa algısı ateş, hava, su ve toprak (anasır-ı erbaa) temelinde şekillenmiş, dört maddenin insan bedenindeki temsilcileri olarak dört hılt/hilit (ahlat-ı erbaa) öne çıkmıştır. Hastalıkların teşhisi, hastalıklardan korunma yöntemleri, hastalıkların tedavisi de bu felsefe çerçevesinde şekillenmiştir. Çalışmada gerek yazılı kaynaklardan gerekse Kazakistan’da gerçekleştirilen saha çalışmalarından elde edilen verilerden hareketle Uygur halk tıbbının oluşum süreci ve beslendiği kaynaklar, icracılar ve icra şekilleri, hastalıklar ve tedavi yöntemleri ele alınmış ve Uygur halk tıbbının yaratım ve aktarım süreçleri, içerik ve işlev özellikleri ortaya konmuştur. Çalışmanın Giriş bölümünde, tıp tarihi ve halk tıbbı kavramı üzerinde durularak geçmişten günümüze halk tıbbına dair adlandırılmalara yer verilmiştir. Ayrıca bu kısımda, tıp tarihi kapsamlı bir şekilde ele alınarak Türklerin yazılı kültüründe önem teşkil eden Eski Türkçe, Doğu ve Batı Türkçesiyle yazılmış tıp metinleri değerlendirilmiştir. 1. Bölüm’de, coğrafi faktörlerin, kadim kültürlerin; Animizm, tabiat kültleri, Şamanizm, Gök Tanrı, Maniheizm, Budizm ve İslamiyet gibi çeşitli din ve inanışların yanı sıra dünya ve Uygur tıbbını etkileyen tıp âlimlerinin Uygur halk tıbbının şekillenmesindeki rolü ele alınmıştır. Çalışmanın 2. Bölümü’nde, eski Uygurlar döneminden başlayarak Uygur Kağanlığı, Karahanlılar devri, İdikut (Koço) Uygur Hanlığı, Yarkent Hanlığı, Hocalar dönemi ve 1949’dan günümüze tarihî devirlerde Uygur halk tıbbının durumu ortaya konmuştur. “Uygur Halk Tıbbında Temel Unsurlar, Yaklaşımlar ve Kavramlar” başlığını taşıyan 3. Bölüm’de, dört unsur nazariyesinden yola çıkılarak şekillenen “dört hilit/hılt”, “dört mizaç”, “kuvvet”, “ruh” ve “aza” nazariyeleri açıklanmış olup bu nazariyelerin Uygur halk tıbbında hastalıkların teşhisi, tedavisi ve tedavi uygulamalarındaki rolü değerlendirilmiştir. Çalışmanın 4. Bölüm’ünde, Uygur şifacılarının geçmişten günümüze hangi adlarla anıldığı, hangi tedavi uygulamalarını ne şekilde gerçekleştirdikleri ve bu hususların şifacıların adlandırılmasındaki etkisi ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünü teşkil eden 5. Bölüm’de ise şifacılar tarafından sıklıkla uygulanan yirmi tedavi yöntemi ele alınarak değerlendirilmiş ve yirmi beş hastalığın tedavisinde kullanılan usuller ve ürünlerin hastalığın tedavisindeki etkisi ortaya konmuştur

    German lessons and e-mail etiquette: Salutations and greetings in Turkish University Students Correspondence

    Full text link
    The present study examines the impact of German language instruction on the email correspondence skills of Turkish university students, with a particular focus on the use of salutation and closing formulas in emails addressed to their instructors. To this end, students’ emails were analysed for their use of salutations and closing phrases, the types of these formulas, the influence of German language instruction on these aspects, and the preferred language for such correspondence. Frequency tables and the expanded classification system of salutations and closings in emails proposed by Al-Sayyed and Rabab’ah (2020), based on Bou-Franch (2011), were employed to analyse the data. The study sample consisted of students majoring in German as a Foreign Language at a Turkish university, who were still in their preparatory year. Data were collected and analysed from students across various levels of German instruction (A0, A1.1, A1.2, and A2.1). The results indicate a notable improvement in the use of salutations and closing phrases as students advanced in their German proficiency. At level A0, none of the participants used salutations or closings. However, a notable increase in the use of these formal elements was observed at higher levels, with students at A2.1 showing the highest adherence to formal email conventions

    Turkish Adaptation of Religious and Spiritual Struggle Scale: Validity and Reliability Study

    Full text link
    Bu çalışmanın amacı, Exline, Pargament, Wilt, Grubbs ve Yali tarafından 2023 yılında geliştirilen Dini ve Manevi Mücadele Ölçeği’nin (The Religious and Spiritual Struggles Scale, RSS-14) geçerlik ve gü venirlik çalışmalarını yaparak Türkçe’ye uyarlamaktır. Bireylerin tecrübe ettiği dini ve manevi mü cadeleyi ölçmeyi amaçlayan bu ölçek toplam 14 madde ve 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu 302’si kadın ve 193’ü erkek olmak üzere toplam 495 yetişkinden oluşmaktadır. Uyarlama sürecinde ilk olarak gerçekleştirilen çeviri ve pilot uygulamadan sonra ölçeğin faktör yapısını incele mek için doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda model kabul edilebilir düzeyde uyum göstermiştir. Buna göre ölçeği oluşturan maddelerin .55 ile .83 arasında değer yüklerine sahip olduğu görülmüştür. Ölçeğin toplam iç güvenirlik katsayısı ise .82 olarak bulunmuş tur. Alt boyutlara ilişkin Cronbach’s alfa güvenirlik katsayıları ise .60 ile .82 arasında değişmektedir. Madde analizi sonucunda ölçekte bulunan maddelerin ayırt edicilik düzeyinin iyi düzeyde olduğu gö rülmüştür. Dini ve Manevi Mücadele Ölçeği ile Dini Başa Çıkma Tarzları Ölçeği’nin olumsuz dinî başa çıkma alt boyutu arasındaki olumlu yönde manidar ilişki, ölçeğin ölçüt bağıntılı geçerliğinin yeterli düzeyde olduğunu göstermektedir (r= .67; p<0.01). Çalışma sonucunda, Dini ve Manevi Mücadele Öl çeği’nin Müslüman Türk kültüründe geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ortaya koyulmuştur.This study aims to adapt the Religious and Spiritual Struggles Scale (RSS-14) developed by Exline, Pargament, Wilt, Grubbs and Yali in 2023 to Turkish through validity and reliability studies. This scale, which aims to measure the religious and spiritual struggle experienced by individuals, consists of 14 items and 6 subscales. The study group of the research group comprised 495 adults, including 302 women and 193 men. In the adapting process, after the first translation and pilot application, confir matory factor analysis was applied to analyze the scale’s factor structure. In the conclusion of the con firmatory factor analysis, the model demonstrated an acceptable level of fit. Accordingly, it is observed that the items constituting the scale have factor loadings ranging between .55 and .83. The overall internal reliability coefficient of the scale was found to be .82. Cronbach’s alpha reliability coefficients regarding subscales range between .60 and .82. As a result of the item analysis, it has been observed that the discrimination level of the items in the scale was at a good level. The significant positive cor relation between the Religious and Spiritual Struggles Scale and the negative religious coping sub-di mension of the Religious Coping Styles Scale showed that the criterion-related validity of the scale is at a sufficient level (r= .67; p<0.01). As a result of the study, it is affirmed that the Religious and Spiritual Struggles Scale is a valid and reliable measurement tool for Muslim Turkish culture

    Kapadokya’da biyolojik çeşitlilik: mevcut durum, koruma politikaları ve sorunlar

    No full text

    A glimpse into the Ottoman industrial past: The Altın Yıldız Ottoman Joint-Stock Company (1917–1924)

    Full text link
    Osmanlı İmparatorluğu’nda Bizans, Anadolu Selçuklu ve Beylikler devrinden beslenen dokumacılık sektörü en fazla gelişen sanayi kolu olmuştur. Pamuklu, yünlü ve ipekli kumaşların üretiminden oluşan bu sektör Anadolu’da yaygın olarak yapılmaktaydı. Özellikle Tanzimat dönemiyle birlikte dokumacılık sektöründe makineleşme sürecine yönelik politikalar uygulanmaya başlanmıştır. Avrupa dokuma işletmelerindeki teknolojiye benzer makinelerle üretim yapmak amacıyla yeni işletmeler kurulmaya başlanmıştır. Bu işletmelerden biri de 22 Ocak 1918’de faaliyete geçen Osmanlı İmparatorluğu’nun geç dönem sanayileşme çabalarını yansıtan Altın Yıldız Osmanlı Anonim Şirketi’dir. Çalışma, bir grup yerel Müslüman tüccar tarafından, ekonomik ve sosyal dönüşüm süreçlerinin yaşandığı bir dönemde faaliyete geçen şirketin kuruluş süreci, işleyişi, şirkete bağlı olan Çuha Fabrikası ve faaliyetleri hakkında bilgi vermek amacındadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan çalışmada arşiv belgeleri ile araştırma-inceleme eserlerden istifade edilmiştir. Bahsi geçen kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmış olan çalışmanın pek çok bulgusu mevcuttur. Bunlardan önemli olanları şirketin Osmanlı hukukuna uygun olarak kurulduğu, dokumacılık sektöründe üretim ve ticari faaliyetler yürüttüğü, bir Çuha Fabrikası işlettiği, devlet kurumları ve halkın ihtiyaçları için kumaş ürettiğidir. İstanbul merkezli olarak örgütlenen ve modern üretim tekniklerini benimseyen şirketin, dönemin sanayileşme girişimlerinin önemli bir örneğini teşkil ettiğine dair özgün izahatta bulunulabilir. Ancak şirketin imtiyaz hakkının kesin olarak ne zaman sona erdiğine dair bilgilerin tespit edilememiş olması çalışmanın sınırlılığını oluşturmaktadır.The weaving industry, which was nourished by the Byzantine, Anatolian Seljuk, and Beylik periods, became the most developed industrial sector in the Ottoman Empire. This sector, consisting of the production of cotton, wool, and silk fabrics, was widespread throughout Anatolia. Particularly during the Tanzimat period, policies aimed at the mechanization of the weaving industry began to be implemented. New enterprises were established to produce textiles using machines similar to those used in European weaving mills. One such enterprise was the Altın Yıldız Ottoman Joint-Stock Company, which began operations on January 22, 1918, reflecting the late Ottoman Empire's industrialization efforts. This study aims to provide information on the founding process, operations, and activities of the company, which was established by a group of local Muslim merchants during a period of significant economic and social transformation. The study relies on archival documents and research-examination works for its analysis. Several important findings emerge from this research. Notably, the company was established in accordance with Ottoman law, conducted production and commercial activities in the weaving sector, operated a broadcloth factory, and produced fabrics for both state institutions and the general public. The company, organized with its headquarters in Istanbul and adopting modern production techniques, can be seen as an important example of the industrialization initiatives of the period. However, a limitation of the study is the inability to determine the exact termination date of the privileges granted to the company

    2,905

    full texts

    8,560

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇