297 research outputs found
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanlarında kadın
1864-1944 yılları arasında yaşayan Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatına romancı kimliğiyle damgasını vurmuştur. Ahmet Mithat ekolünü devam ettiren, konusunu yerli hayattan alan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserleri, okuyucu tarafından büyük ilgiyle karşılanmıştır. Yazarın romanlarını kaleme aldığı yıllarda Türk tarihinde pek çok sosyal ve siyasî değişiklik meydana gelmiş, bu değişiklikler Hüseyin Rahmi'nin romanlarına geniş ölçüde yansıma imkânı bulmuştur. Onun romanlarında yerli hayattan alınmış canlı tipler ve sahneler mevcuttur. Bu sebeple Hüseyin Rahmi'nin eserleri sosyolojik araştırmalar için önemli bir malzeme sunmaktadır. Yazarın kaleme aldığı 41 romana baktığımızda, kadın karakterler sayıca fazladır ve çoğu romanın olay örgüsü içinde ön plânda gelmektedir. Kadını toplumun önemli bir unsuru kabul eden Hüseyin Rahmi Gürpınar, yaşadığı dönemdeki kadın hayatını sorgulamış, devrine göre ileri sayılabilecek fikirleriyle kadınların karşılaştığı her türlü meseleyi ele almıştır. Yazarın romanlarında devriyle çatışma içinde olan ve alışılagelmiş olanı kabul etmeyen pek çok kadın kahraman yer almaktadır. Yazar bunlar vasıtasıyla toplum içinde kadın hayatının sınırlarının ne olması gerektiğini okuyucuya vermektedir. Biz de bu sebeple tezimizde yazarın romanlarındaki kadın konusunu ele aldık. Roman merkezli yapılan çalışmamızda, romanların kaleme alındığı tarihî süreç göz önünde bulundurulmuş, bu doğrultuda kadının sosyal hayatta karşılaştığı meseleler belli başlıklar etrafında toplanmış ve -romanlarda temas edildiği kadarıyla- zamanla meydana gelen değişimlere yer verilmiştir. Romanlarda kadınlarla ilgili karşımıza çıkan pek çok ayrıntı, kadın konusunda yapılmış araştırmalardaki bilgilerle de desteklenmiştir. Anahtar sözcükler: Hüseyin Rahmi Gürpınar, kadın, sosyal hayat, evlilik, aile, çalışma hayatı, bâtıl inanç.WOMEN IN THE HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR’S NOVELS Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) made a great impact on Turkish literature with his novels. Carrying on the Ahmet Mithat school, his work of art, which bases on the local social life, gained great attention from the readers. During the period that the author wrote his novels, many social and political alterations took place in the Turkish history and these changes have shown large reflections on his work. Local and lively figures and scenes are presented in his novels. That is why Hüseyin Rahmi’s works provide a regardable source for sociologic researches. In the 41 novels of the author, the female characters outnumber male characters and the focuses of the plots are usually based on them. Acknowledging woman as an important element of the society, Hüseyin Rahmi Gürpınar questioned the women’s life at his time, and he touched on each problem of women with a relatively progressive perspective. Many women that conflict with their social roles and not accept the habitual ones are included in his novels. Over those characters the author discusses what the limits of women’s life within the society should be. That is why we choose the presence of women on the author’s novels as the subject of our thesis. In our novel-centric work, the historical process that the novels were written was taken into consideration, with this perspective the problems that woman face in the social life were classified under certain topics, and the alterations that happened in time were included – as far as they were included in the novels. Many details about women in the novels were supported with information gained from researches on the subject of women. seyin Rahmi Gürpınar, women, social life, marriage, family, work life, superstitions
Effect of plant extracts on growth and yield of maize (Zea Mays L.)
An experiment was conducted at Andalas University area to evaluate the efficacy of plant extracts on the growth and yield of maize. The first trial was testing the crude extracts of several plants on vegetative growth of maize factorial completely randomized design (CRD). The first factor crude extract sources from five species of plants, and the second factor was levels of extract concentration. The second trial was application of the purified extracts on growth and yield of maize using factorial CRD. First factor was the purified extract concentrations, and second factor was application frequencies. Results showed that application of 100 mg/L crude extract of Gleicheni linearis leaves was the most effective in increasing plant height and leaf area, compared to control. Treatment with 100 mg/L crude extract was better than the purified one. However, application of purified extract resulted in lower growth and yield of maize compared to control. The highest growth and yield attributes were recorded in 100 mg/L crude extract of G. linearis when applied at 15 days after planting (DAP). Further experimentation is needed for confirmation of the results
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanlarında ahlak sorunsalı
Cataloged from PDF version of article.Includes biblioraphical references (188-196).Hüseyin Rahmi Gürpınar’s (1864-1944) first article titled “İstanbul’da
Bir Frenk” (A European in Istanbul) was published in 1884 and from that time
onwards his 41 novels, 9 story books, 4 plays, and 6 collection of essays
composed of his articles and polemics have been published. In this study,
Gürpınar’s ten novels, namely Bir Sevda Denklemi (An Equation of Love, 1899),
Metres (The Mistress, 1899), Acı Gülüş (Bitter Laugh, 1923), Ben Deli miyim?
(Am I Mad? 1925), Kokotlar Mektebi (The School of Cocottes, 1929), Gönül Bir
Yeldeğirmenidir (The Heart is a Windmill, 1943), Dünyanın Mihveri Kadın mı,
Para mı? (What Is the Axis of the World, Woman or Money? 1949), Kaderin
Cilvesi (Turn of Fortune, 1964), Can Pazarı (A Matter of Life and Death, 1968),
and Namuslu Kokotlar (The Virtuous Cocottes, 1973) have been analyzed within
the framework of ethical criticism, especially with regard to the repeated themes,
the interference of the author and the narrator, and the intellectual sources of
Gürpınar’s thought.
Hüseyin Rahmi Gürpınar had adopted a moral discourse in his writings
and created his fictional world around the themes of struggle for existence,
starvation, moral decline, and infidelity, which are among significant notions in
the field of ethics. The intrusion of the author and the narrator in fictional worlds
are other salient and constitutive features of Gürpınar’s fiction. Arthur
Schopenhauer, Friedrich Nietzsche, and social Darwinist ideas, to which he had
frequently referred, also played substantial roles in the formation of his fictional
world. That is why it is vital to understand the system of values that lies beneath
the author’s thought while analyzing his works. In this context, the criticisms
regarding Gürpınar’s idea of the novel have been reconsidered; his works have
been examined from the perspective of ethical criticism; and the system of values
that shape his fictional world has been portrayed through a text-centered reading.Serdar, Al
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bazı romanlarında kenar mahalleler
Mahalle; sosyal hayatın yerlilik vurgusu yapan, kültürel, ekonomik açıdan benzer insanları bir araya getiren yahut benzemeyenleri yakınlaştıran, aidiyet hissini mekânla özdeşleştiren dinamik unsurlarından biridir. Kenar mahalle de bu dinamiğin içinde ekonomik, kültürel, ahlaki açıdan ve dil bakımından çevrede kalan; merkezle oluşan uzak mesafeyi gösteren, gündelik hayatı ayrıntılarıyla yansıtan müesseselerindendir. Bu yönüyle kentleşme olgusunun somutlaştığı zamanlardan itibaren edebi eserlerin önemli mekânlarından ve sosyolojinin ilgilendiği alanlardan biri olmuştur. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatında kent kimliğinin henüz yerleştiği dönemlerden itibaren kenar mahalleleri eserlerine yansıtan romancılardan biridir. Yazar, kenar mahallelerin ve buradaki insanların görünümlerini yazma anının gerçeklerine uygun bir bakışla dile getirirken kurguyu da bu gerçeklikten yola çıkarak şekillendirir. Yazarın kenar mahallelerde geçen romanlarında kurgu ve kurgudaki çatışma unsurları, buralarda yaşamakla doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla kenar mahalle, yazarın dünyasında yalnızca bir mekân unsuru olmanın ötesinde sınıf farklılığının, canlı ve renkli kent hayatının, yoksulluğun, alt kültür pratiklerinin görüldüğü gündelik hayat müessesesidir. Bu makalede üretken bir yazar olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kenar mahalleleri, buralardaki insanları ve hayatları yansıtma bağlamında temsil değeri olan 13 romanı incelenecektir. Kenar mahallelerin nasıl tasvir edildiği, buralarda yaşayan ve romanların kişi kadrosunu oluşturan insanların ele alınma biçimleri üzerinde durulacaktır. Yazarın romanlarında kenar mahalleleri ele almasının sebepleri üzerinde durulacaktır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kenar mahalleleri ve insanlarını bir sınıf sorunsalı olarak değerlendirip değerlendirmediği de sorgulanacaktırNeighborhoods are dynamic environments of social life, in which there is an emphasis on locality. They bring people from similar backgrounds together or make people from different backgrounds familiar with each other. Neighborhoods make people associate themselves with their environment. Outskirts, on the other hand, are peripheral areas, which lay behind neighborhoods in economical, cultural, moral, and linguistic aspects. Despite being lively and colorful places, outskirts represent remoteness from center. These characteristics of outskirts have made them significant places for sociological and literary works, since the times when the phenomena of urbanization became concrete. Hüseyin Rahmi Gürpınar is one of the authors who have touched upon outskirts in their works, since the times when the fact of urbanity newly emerged. He deals with outskirts and people living in outskirts with a realistic point of view, and shapes the fiction in accordance with this reality. The fiction in his novels about outskirts, and the elements of conflict are all directly related to the life in those outskirts. In this sense, the term ‘outskirts’ in his novels represents not only a setting, but also a place where there are class differences, poverty, sub-cultural practices, and yet a lively and colorful life. This article deals with thirteen novels of a productive author, Hüseyin Rahmi Gürpınar, upon interpreting how he has approached the phenomena of outskirts, how he has depicted those places, and how he has treated with the characters in his novels. As well as dealing with the reason for why he centers his novels on outskirts, it will also be questioned whether Gürpınar regards the outskirts, and people of outskirts as problematic resulting from class differences
Social critique in the shorth stories of Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yeni Türk Edebiyatının önemli yazarlarından olan Hüseyin Rahmi Gürpınar; roman, öykü, piyes, mektup, eleştiri gibi türlerde çok sayıda eser vermiştir. Daha çok romanlarıyla ön plana çıkmış olan Gürpınar, yayınladığı dokuz öykü kitabıyla, hem nitelik hem de nicelik anlamında öykücülüğümüze de önemli katkılarda bulunmuştur. Gürpınar’ın diğer eserlerinde olduğu gibi öykülerinde de toplumsal eleştirinin ön plana çıktığı görülmektedir. Devleti idare edenlerden halkımıza, din adamlarından toplumdaki ahlaki çözülmeye kadar pek çok alanda eleştirel bir tavır takınan yazar, eleştirilerini zaman zaman doğrudan dile getirmekte, zaman zaman öykünün dramatik anlatımı içinde daha dolaylı olarak sunmaktadır.Hüseyin Rahmi Gürpınar, one of the important authors of the New Turkish Literature, wrote a great number of works in some genres such as novel, short story, drama, letter, critiques etc. Gürpınar who came to the forefront mostly with his novels made important contributions to our storytelling with his nine short story books both in the sense of quality and quantity. It is seen in short stories of Gürpınar that social critique came to the forefront as well as in his other works. Author who assumed a critical attitude toward from state administrators to our public and from religious functionaries to moral disintegration ,sometimes expressed his critiques directly and sometimes presented within the dramatic expression of short story, but more indirectly
PERTUMBUHAN BIBIT WARU (Hibiscus tiliaceus Linn.) YANG DIINOKULASI BEBERAPA DOSIS INOKULAN FUNGI MIKORIZA ARBUSKULAR (FMA) PADA MEDIA TANAM PASIR PANTAI
Penelitian mengenai pertumbuhan bibit waru (Hibiscus tiliaceus Linn.) yang diinokulasi beberapa dosis inokulan fungi mikoriza arbuskular (FMA) pada media tanam pasir pantai telah dilakukan dari bulan November 2013 sampai Juli 2014 di Rumah Kaca Dan Laboratorium Fisiologi Tumbuhan, Jurusan Biologi Fakultas Matematika Dan Ilmu Pengetahuan , Universitas Andalas, Padang. Penelitian ini bertujuan untuk mengetahui pengaruh pemberian inokulan FMA dan mengetahui dosis yang terbaik terhadap pertumbuhan bibit waru pada media tanam pasir pantai. Metode yang digunakan adalah eksperimen yang disusun dalam rancangan acak lengkap (RAL) dengan 5 perlakuan dan 5 kali ulangan. Perlakuan terdiri dari tanpa inokulasi FMA (kontrol), inokulasi FMA 10 gram/tanaman, 15 gram/tanaman, 20 gram/tanaman dan 25 gram/tanaman. Hasil yang didapatkan adalah pemberian beberapa dosis FMA memberikan pengaruh yang tidak berbeda nyata terhadap rata-rata pertambahan jumlah daun, panjang tunas, rata-rata berat kering akar dan berat kering tunas tanaman. Derajat infeksi FMA terhadap akar tanaman didapatkan sebesar 18 – 34%.
Kata kunci : Hibiscus tiliaceus, dosis, mikoriza, pasir panta
Pengaruh Ektrak Kasar Beberapa Jenis Tumbuhan Sebagai Biostimulan Untuk Pertumbuhan dan Hasil Jagung (Zea mays L.) Pada Tanah Ultisol
L.) telah dilakukan dari bulan April sampai dengan bulan Agustus 2016 di screen
house kampus Universitas Andalas, Padang. Penelitian tahap pertama merupakan uji
ekstrak kasar beberapa jenis tumbuhan terhadap pertumbuhan vegetative dengan
metode eksperimen yang disusun dalam Nested Design dua faktor. Faktor pertama
ekstrak kasar dari lima jenis tumbuhan (daun Manihot esculenta, daun Gleichenia
linearis, daun Centella asiatica, kulit buah Garcinia mangostana dan kulit batang
Alstonia scholaris). Faktor kedua adalah konsentrasi ekstrak yaitu tanpa pemberian
ekstrak (kontrol), 25 mg/L, 50 mg/L dan 100 mg/L. Penelitian tahap kedua
merupakan uji ekstrak terpurifikasi terhadap pertumbuhan dan produksi tanaman
dengan metode eksperimen yang tersusun dalam Rancangan Acak Lengkap pola
faktorial dengan faktor pertama jenis dan konsentrasi ekstrak : kontrol, 100 mg/L
ekstrak kasar, 0,4 mg/L ekstrak terpurifikasi, 0,8 mg/L ekstrak terpurifikasi, 1,6 mg/L
ekstrak terpurifikasi. Faktor kedua adalah jumlah aplikasi yaitusatu kali pada 15 hari
setelah tanam (hst), dan dua kali pada 15 dan 30 hst. Hasil penelitian tahap pertama
menunjukkan bahwa aplikasi100 mg/L ekstrak kasar daun G. linearis paling efektif
meningkatkan tinggi tanaman dan luas daun berturut-turut 243,4 cm dan 655,43 cm2,
sedangkan control berturut-turut 174,1 cm dan 447,96 cm2.Pada penelitian tahap
kedua menunjukkan bahwa hasil perlakuan 100 mg/L ekstrak kasar lebih tinggi
dibandingkan perlakuan ekstrak terpurifikasi, dan bahkan perlakuan ekstrak
terpurifikasi cenderung lebih rendah dibandingkan dengan control terhadap
pertumbuhan dan produksi tanaman jagung. Luas daun, berat basah tajuk, berat
kering tajuk tertinggi diperoleh dari perlakuan 100 mg/L ekstrak kasar yang
diaplikasikan satu kali pada 15 hst berturut-turut 250,95 cm2, 495,6 g dan 114,78 g.
Sedangkan berat basah akar, berat kering akar, dan berat 100 biji tertinggi diperoleh
dari perlakuan 100 mg/L ekstrak kasar yang diaplikasikan dua kali pada 15 hst dan 30
hst berturut-turrut 77,7 g, 36,3 g dan 177,00 g.
Kata kunci : Ekstrak kasar, ekstrak terpurifikasi, jagung, pertumbuha
HUBUNGAN ANTARA RESILIENSI DENGAN PROKRASTINASI PADA MAHASISWA YANG SEDANG MENGERJAKAN SKRIPSI
Mahasiswa adalah label yang diberikan kepada seseorang yang sedang menjalani pendidikan di universitas atau sekolah tinggi. Pada fase akhir studi mahasiswa akan melewati tahap penyusunan skripsi. Ketika mengerjakan skripsi, mahasiswa mengalami tantangan dan hambatan dalam proses penyusunan skripsi. Bagi mahasiswa yang mampu beradaptasi dengan baik terhadap masalah yang dihadapi, mahasiswa akan menghasilkan performa positif dalam hidupnya, sebaliknya bagi individu yang kurang mampu beradaptasi akan tetap berada dalam kondisi yang tidak menyenangkan. Resiliensi sangat dibutuhkan dalam kehidupan setiap orang, seseorang memiliki resiliensi dapat mengatasi berbagai permasalahan dalam kehidupan dengan cara mereka. Penelitian ini bertujuan untuk mengetahui hubungan antara resiliensi dengan prokrastinasi pada mahasiswa yang sedang mengerjakan skripsi. Subjek dalam penelitian ini sebanyak 172 orang. Data analisis menggunakan teknik analisis product moment,
hasil penelitian ini menunjukkan terdapat hubungan negatif antara resiliensi dengan prokrastinasi dimana nilai koefisien korelasi sebasar -0,436 dengan p =
0,000 (p≤0,01). Hal ini berarti semakin tinggi resiliensi maka semakin rendah prokrastinasi pada mahasiswa yang sedang mengerjakan skripsi.
Kata Kunci : Resiliensi, Prokrastinasi, Mahasisw
MENEMUKAN MAQASHID AL-SYARI'AH: AL-SABR WA AL-TAQSIM, THARD DAN TANQIH AL-MANATH
Maqashid al-syariah adalah untuk kemaslahatan manusia baik di dunia maupun di akhirat. Namun Allah tidak menjelaskannya secara tegas apa saja yang menjadi tujuan dari pensyari'atan syariahNya. Allah hanya menjelaskan sebab-sebab, atau syara-syarat, atau keadaan-keadaan atau sifat-sifat yang mendorong atau hendak dicapai pembuat Syari’at suatu hukum. Oleh karena itu para ulama berijtihad untuk memahami dan mencari tujuan-tujuan dan alasan-alasan pensyari'atan hukum. Untuk memahami dan mencari tujuan-tujuan hukum ini dilakukan oleh para ulama dengan memahami dan mencari “illat hukum dan memahami apa kemaslahatan yang ditimbulkan oleh hukum-hukum tersebut, yang dikenal dengan istilah ta'lil al-hukm. Untuk melakukan ta'lil al-hukm para ulama menempuh beberapa cara yang dikenal dengan istilah masalik al-'illah, diantaranya adalah dengan al-sabr wa al-taqsim, al-thard dan tangih al-manath.
Penggunaan cara masalik al-'illah untuk menentukan magashid al-ahkam, adalah karena dengan menemukan “illat suatu hukum, maka akan diketahui apa alasan dan tujuan ditetapkannya suatu ketetapan hukum. Hal ini disebabkan karena adanya hubungan antara alasan-alasan pensyariatan hukum dengan tujuan kemaslahatan yang akan dicapai oleh manusia, baik dalam bentuk pengambilan manfa'at ataupun menghindari kemufsadatan
- …
