894 research outputs found

    Malatya Demir Çağı Araştırmaları 2018

    No full text
    2017 yılında başlatılan arkeolojik yüzey araştırmasının devamı niteliğindeki 2018 arkeolojik yüzey araştırması, Malatya İli, Yeşilyurt ve Battalgazi İlçelerinde, jeomorfolojik anlamda farklılık gösteren iki bölgede, Malatya Ovası ve Malatya Dağlarını içine alan saha üzerinde yürütülmüştür. Malatya Ovası’nda yürütülen araştırmalar sırasında kısmen Karakaya Baraj suları altında kalan Alibey Höyük, Tohma Havzası’nda Pınarkolu-Sivri Tepe Mevkii, Kürdonun Bükü Höyük, Avşaroğlu Nekropol Alanı, Sultansuyu Havzası üzerinde Örentepe Höyük ve Tepecik Mevkii’nde Demir Çağı’nın her üç döneminin de temsil edildiği seramik parçalarıbulunmuştur. Araştırmanın ikinci bölümünü oluşturan Malatya Dağları yüzey araştırması, deniz seviyesinden yaklaşık 1400-2000 m yükseklikte yer alan ve halen günümüzde yayla kültürleri tarafından kullanılan sahada gerçekleştirilmiştir. Araştırmalar sırasında Erken Demir Çağı ve Orta Demir Çağı’nda yoğun olarak kullanıldığını düşündüğümüz altı arkeolojik alanda savunma yapıları ve seramik parçaları tespit edilmiştir. Beypınar Tepe, Kilise Tepe, Seyituşağı Kale Arkeolojik Alanı, Meydan Kalesi, Cihan Kalesi ve Aşağıköy/Kalebaşı arkeolojik alanları, Demir Çağı’nda Doğu Anadolu Bölgesi’nde sıklıkla kullanılan, doğal sarp kayalık alanların, taş örgü duvarlarla birleştirilmesiyle oluşturulan savunma amaçlıyerleşimlerin birer tipik örneği durumundadır. Malatya Dağları üzerinde, herhangi bir mimari kalıntı gözlemlenemeyen, yayla kültürleri tarafından kutsal kabul edilen Üçgöze/Ziyaret Tepe Mevkii’nde Demir Çağı seramik formunu yansıtan seramik parçası bulunmuştur. Malatya Dağları ve Malatya Ovası üzerinde tespit edilen arkeolojik alanlardaki seramikler, Yukarı ve Aşağı Fırat Havzası, Yukarı Dicle Bölgesi, Kuzeydoğu ve Orta Anadolu, Suriye ve Kuzey Mezopotamya’da yürütülen kazılar ve yüzey araştırmalarından toplanan seramikler ile karşılaştırılmış ve bölgeler arası etkileşimi ortaya koyan önemli sonuçlar elde edilmiştir.Trdizi

    Altı Ay - 5 Yaş Arası Çocuklarda Demir Eksikliği ve Beslenme İlişkisinin Değerlendirilmesi

    No full text
    Amaç: Demir eksikliği (DE) ve demir eksikliği anemisi (DEA) en sık besinsel eksiklik olup, çocuklarda fiziksel ve kognitifgelişim üzerinde olumsuz etkiler doğurabilmektedir. Özellikle yaşamın ilk yıllarındaki beslenme DE/DEA ile doğrudanilişkilidir. Bu çalışmadaki amacımız, 6 ay-5 yaş arasındaki sağlıklı çocuklarda beslenme ile DE/DEA arasındaki ilişkiyiaraştırmaktır.Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız, Eylül 2014 - Eylül 2016 tarihlerinde, Pediatri Polikliniğine başvuran 6 ay-5 yaştakiçocuklarda gerçekleştirilmiştir. Çocuklar tam kan sayımı, serum demir düzeyi, total demir bağlama kapasitesi, serumferritin düzeyi ölçülerek iki gruba ayrılmıştır. Grup 1; DE/DEA olanlar, Grup 2; sağlıklı çocuklardan oluşmaktadır. Çocuklarınbeslenme özellikleri annelerinden öğrenilmiştir.Bulgular: Çalışmamızda toplam 187 çocuk yer almıştır (Grup 1=88, Grup 2=99). Her iki grupta çocukların cinsiyet veyaş ortalamaları benzerdir (sırasıyla 22.7±14.2 ve 21.8±13.3 ay, p>0.05). Grup 2’deki çocukların doğum ağırlığı dahafazla (sırasıyla 3091.1±487.8 ve 3268.7±509.3 gr, p0.05), sadece anne sütü ile beslenme süresi Grup 1’de daha uzundur(sırasıyla 5.7±2.9 ve 4.4±2.2 ay, p 3/hafta ise 3.8 kat ( OR: 3.8; %95 Cl: 1.9-7.5;p<0.001) daha yüksektir.Sonuç: Çocuklarda DE/DEA ile beslenme arasında yakın bir ilişki vardır. Çocukların DE/DEA nden korunması için annelerindemir deposunun yeterli olması, anne sütüyle beslenme, doğru zamanda demir içeriği zengin ve biyoyararlanımı yüksekbesinlerle tamamlayıcı beslenmeye geçiş ve düzenli takip önemlidir

    Demir Baba : saint et héros des musulmans hétérodoxes en Bulgarie

    No full text
    L’auteur présente les kızılbaş en soulignant leur non-conformisme politique et leur messianisme. Situé dans ce contexte à partir de son vilayetname, Demir Baba fait alors l’objet d’une analyse historique et culturelle.The author sets out the kızılbaş by emphasizing their non-conformism and messanism. In this context, thanks to his vilayetname, Demir Baba is analyzed in an historical and cultural perspective

    Demir Baba : saint et héros des musulmans hétérodoxes en Bulgarie

    No full text
    L’auteur présente les kızılbaş en soulignant leur non-conformisme politique et leur messianisme. Situé dans ce contexte à partir de son vilayetname, Demir Baba fait alors l’objet d’une analyse historique et culturelle.The author sets out the kızılbaş by emphasizing their non-conformism and messanism. In this context, thanks to his vilayetname, Demir Baba is analyzed in an historical and cultural perspective

    Shopping mall parking lot entrance application in metropolitan cities: Antalya case

    No full text
    Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi (3. : 2020)Nüfus artışı ile birlikte günlük yaşantımızda, özellikle trafik sistemlerinde, servis sistemlerinin yetersizliği doğrultusunda bekleme sorunları ile sık sık karşılaşılmaktadır. Bu sorunların önüne geçmek için trafik sistemleri, hizmet maliyetlerini düşürmeyi, hizmet niteliğini artırmayı ve yol kullanıcılarının bekleme zamanını düşürmeyi amaçlamalıdır. Araştırmamızda Antalya’da bulunan bir alışveriş merkezi otopark girişi gözlemlenmiştir. Kuyruk Teorisi modellerinden en uygun olanı eldeki vaka çalışması için incelenip seçilmiştir. Yapılan çalışmada, bekleme ve hizmet sürelerinde gözlemlenen problemler tespit edilmiştir. Toplanan veriler akademik amaca uygun olarak kaydedilmiştir. Analizler sonucunda bekleme süresini en aza indirecek ve daha hızlı hizmet alınabilecek bir kuyruk sisteminin oluşturulması amaçlanmıştır. D/D/1 kuyruk rejimi önerilen araştırmamızda, hem grafiksel çözümlerle hem de matematiksel denklemlerle problem çözülmüştür. Çalışmamızın amacı doğrultusunda, yolcu bilgilendirme sistemleri, değişken mesaj işaretleri gibi akıllı ulaşım sistemleri otopark girişinde trafiği düzenlemede yardımcı olması için tavsiye edilmiştir.With the increase of population, problems of waiting on the queue are frequently encountered in our daily life, especially in traffıc systems, with the insufficiency of service systems. To prevent these problems, traffıc systems should aim to reduce service costs, improve service quality and reduce the waiting time of road users. İn our research, a shopping mall parking lot entrance in Antalya was observed. The most suitable queuing theory models were examined and selected for the case study. Accordingly, the problems observed during the waiting and service periods were determined. The data collected were recorded for academic purposes. As a consequence of the analysis, it is aimed to create a queuing system that Will minimize waiting time and provide faster service. İn our research, D/D/I queuing regime was proposed and the problem was solved not only with graphical analysis and also mathematical equations. For the purpose of our study, İntelligent transportation systems such as passenger information systems and dynamic message signs have been recommended to assist in regulating traffıc around the parking lot.No sponso

    Approach for siting a support facility for transporting supplies in emergency cases in the Republic of Bulgaria

    No full text
    In this paper, the author determines the most suitable transportation location for intervention in a large scale disaster in the Republic of Bulgaria, by means of the Weber Problem and the Weiszfeld method. The objective is to minimise the cost of transporting emergency supplies across the country by locating a support facility, and thus reaching the area of event at the lowest possible cost. A brief description of the Weiszfeld method is provided in the paper. Further, using recent population data of both provinces and municipalities, the method is applied respectively to obtain the results. They were compared in terms of spatial correspondence and the final facility location was fixed. Erecting the supply site is recommended to help decrease the losses

    TANZİMAT’TAN CUMHURİYET’İN İLK YILLARINA TÜRKİYE’DE EV KADINLARININ EĞİTİMİ: İDARE‐İ BEYTİYE

    No full text
    Bu çalışmada, Osmanlı'dan Cumhuriyet sonrasına kadar kadınları modernleşme ve ulusallaşma sürecine dâhil edebilmek için başvurulan yollardan biri olan idare-i beytiye/ev idaresi eğitimi ele alınmıştır. Gerek kız okullarında gösterilen ev idaresi dersleri gerekse basın yayın aracılığıyla verilen ev idaresine dair bilgilerle, çağın gereklerine göre bir ev düzeninin nasıl kurulacağına değinilmiştir. Ev temizliğinden çocuk bakımına, yemek pişirmekten ev ekonomisinin sağlanmasına kadar öğretilen bilgiler sayesinde, ev kadınlığına dair bir standart belirlendi. Böylece bir taraftan modern bir aile ve toplum yaratılmış olacak, diğer taraftan iyi bir ev kadını, iyi bir anne ve eş olmayı idealleştiren ulusalcı bakış açısına hizmet edilmiş olundu. Bu çerçevede, çalışmada ev idaresi eğitimi ile modernleşme ve ulusallaşma kavramlarının bağlantısına değinildi

    Uluslararası ticarette rekabetçilik analizi ve bir model önerisi: Demir çelik sektöründe bu modelin araştırılması / Competitiveness analysis in international trade and a model proposal: Investigation of this model in iron and steel sector

    No full text
    Dünya sahnesindeki ağırlığı her geçen gün artan Türkiye'nin temel amaçlarından birisi, kalkınma hamlesini tamamlayarak gelişmiş ülkelerdeki refah seviyesini yakalayabilmektir. Temeli ekonomik gelişmeye dayalı olan bu kalkınma hamlesinin en önemli unsurlarından biri ise dengeli ve sürdürülebilir bir dış ticarettir. Dünya ile entegre bir ekonomi politikası ise uzun vadeli bir büyümenin olmazsa olmazıdır. Pozitif yönlü bir dış ticaret hedefi ile tüm ülkeler refah ve kalkınmışlıklarını garanti altına almak istemektedirler. Gelişmiş ülkelerin dünya ticaretinden aldıkları pay göz önüne alındığında dış ticaretin kalkınmada olan önemi görülebilmektedir. Ülke ekonomilerine birçok pozitif etkisi bulunan ihracat ise tüm ülkeler tarafından teşvik edilmektedir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ihracat, kalkınma sürecinde gereksinim duyulan yatırım ve ara malı ithalatını döviz sıkıntısı çekmeksizin karşılamaya yardımcı olmaktadır. Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden birisi olan demir – çelik sektörü, öncelikle istikrarlı bir ihracat yapısı oluşturmak Türkiye'nin 2023 hedefleri için önemli bir konumda bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında ise Türkiye'nin üretim açısından ilk 10'da yer aldığı dünya demir – çelik pazarında diğer ülkelerle olan ticari ilişkileri hayati bir durumdadır. İhracatçı firmalar açısından ihracatın başlangıç noktası hedef pazar tespiti ve bu hedef pazarda yer alan potansiyel müşterilere erişilmesidir. Birincil veri elde etme konusundaki birçok zorluk, ihracat pazar araştırmalarında ikincil veri kullanımının ön plana çıkmasına neden olmaktadır. İkincil verilerin derlenmesi ve işlenerek ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu ticari istihbarata dönüştürülerek bir model önerisi oluşturmak, çalışmamızın ana konusu olmuştur. Bu örnek model önerisi ile yapılan çalışmada benzer ürünleri ihraç etmek isteyebilecek Türk demir – çelik ihracatçıları için uluslararası rekabetçilik alanında stratejik bir yol haritası oluşturulmaya çalışılmıştır.Turkey, one of the world's fastest growing economy, has a priority target which is to capture the level of prosperity in developed countries completing the development initiative. One of the most important elements of this developmental process, which is basically based on economic development, is balanced and sustainable foreign trade. An economic policy integrated with the world is indispensable for a long-term growth. All countries are willing to guarantee their prosperity and development with a positive foreign trade target. Given the share of developed countries in the world trade, the importance of foreign trade in development can be seen clearly. Exports with many positive effects on the country's economy are encouraged by all countries. Exports, the main terms to developing countries such as Turkey, provides a great convenience on the needed investment and intermediate goods imports to grow. Iron – steel sector, which is one of Turkey's the leading sector, primarily to create a stable export structure is situated in a prime position for Turkey's 2023 targets. In this respect, Turkey is the world that takes place in the top 10 in terms of production of iron - steel market is a vital condition existing commercial relations with other countries. From the point of view of exporting companies, the starting point of export is the target market determination and access to the target customers in this target market. Many difficulties in acquiring primary data have led to the use of secondary data in export market research. It has been the main topic of our work to compile and process the secondary data to create a model proposal by transforming it into commercial intelligence that our exporters need. In the study conducted with this sample model proposal, a strategic road map has been sought for international competitiveness for Turkish iron and steel exporters who may want to export similar products

    Koyunlarda doğum öncesi ve sonrası serum demir durumu ve hematolojik endekslerle ılişkisi

    No full text
    Erythrocyte indices, total iron binding capacity (TIBC) and unsaturated iron binding capacity (UIBC) values provide important information for the diagnosis of anaemia in iron deficiency conditions and inflammatory diseases. The aim of this study was to evaluate the serum iron status and its relation with haematological indexes before and after parturition in sheep. Blood samples were collected from pregnant (n=30) and non-pregnant aged-matching Ivesi sheep (n=30), housed under the same conditions, at 1 week (wk) (+/- 2 days) before expected parturition, in parturition (baseline), at day 1 and at 1, 2, 3, 4, 6, 8 and 12th wk subsequent to the parturition, to determine the serum levels of iron (SI), TIBC and UIBC as well as the haematological parameters. Erythrocyte (RBC) count, haematocrit (Hct) and haemoglobin (Hb) values dropped at 12 wk (P<0.05) according to 1 wk (+/- 2 days) before expected parturition and during parturition. Mean corpuscular volume concentrations were also found lower (P<0.05) at 4-12 wk after parturition, in comparison with their baselines. After the parturition, SI concentration decreased at day 1 (P<0.05) and then remained low (P<0.05) during the study. TIBC was higher for the first 2 wk, but was lower at 6-12 wk compared with its baseline (P<0.05). UIBC values were in parallel to TIBC values after the parturition. In conclusion; negative effects on leukocytes of metabolic stress after delivery should be taken into consideration, as it can trigger the potential problems during this period. In postpartum period, SI levels along with erythrocyte indices can be useful parameters to follow the iron loss by fetus and colostrum. Incompatible results of TIBC and UIBC levels with SI and erythrocyte indices in this study showed that TIBC and UIBC may not be useful biomarkers to evaluate serum iron values, particularly in postpartum period.Eritrosit belirteçleri, total demir bağlama kapasitesi (TIBC) ve demir bağlama kapasitesi (UIBC) değerleri demir eksikliği durumları ve inflamatuar hastalıklarda, aneminin tanısı için önemli bilgiler sağlar. Bu çalışmanın amacı, doğum öncesi ve sonrası koyunlarda serum demir durumu ve hematolojik endekslerle ilişkisini değerlendirmektir. Serum demir seviyesi (SI), TIBC, UIBC ve hematolojik parametreleri belirlemek üzere kan örnekleri aynı yaş ve barındırılma koşullarındaki gebe (n=30) ve gebe olmayan (n=30) İvesi koyunlarından doğumdan tahmini 1 hafta (±2 gün) önce, doğum zamanı ve doğumdan 1 gün sonra ve 1, 2, 3, 4, 6, 8 ve 12. haftalarda toplandı. Eritrosit (RBC), hematokrit (Hct) değer ve hemoglobin (Hb) seviyeleri postpartum dönemin 12. haftasına doğru (P<0.05) doğumdan 1 hafta (±2 gün) önceki ve doğum sırasındaki değerlerine oranla daha düşüktü. Ayrıca doğum sonrası 4-12. haftalardaki ortalama eritrosit hacmi konsantrasyonları da doğum sırasındaki değerlerine oranla düşük bulundu (P<0.05). Doğum sonrası SI seviyesi 1. günde düşmüş (P<0.05) ve çalışma boyunca da düşmeye devam etmiştir (P<0.05). TIBC doğum sonrası ilk 2 hafta boyunca yüksek iken, doğum anındaki değere kıyasla 6-12. haftalarda daha düşüktü (P<0.05). UIBC değerleri doğumdan sonraki TIBC değerlerine paralel seyretmiştir. Sonuç olarak, potansiyel problemleri tetikleyebileceği için, doğum sonrası metabolik stresin lökositler üzerindeki negatif etkisi bu periyodda dikkate alınmalıdır. Postpartum dönemde eritrosit indeksleri ile birlikte serum demir düzeyinin belirlenmesi fetüs ve kolosturum aracılığı ile meydana gelen demir kaybının takip edilebilmesi açısından faydalı parametrelerdir. Bu çalışmada saptanan TIBC ve UIBC düzeyleri ile SI ve eritrosit indeksleri arasındaki uyumsuzluk, TIBC ve UIBC’nin özellikle postpartum dönemde SI düzeylerinin değerlendirilmesinde yararlı biyobelirteçler olmayabileceğini göstermiştir

    Characterization of AlFe-pillared Unye bentonite: A study of the surface acidity and catalytic property

    No full text
    Demir, Ersin/0000-0001-9180-0609; TOPCU, Cihan/0000-0002-1600-5741Aluminium-iron-pillared bentonite has been prepared by incorporation of the iron mixed aluminium-polyoxocation into bentonite layers and characterized by the powder X-ray diffraction, Fourier transform infrared, thermal analysis and surface area measurement techniques. the characteristic d(001) basal spacing of raw bentonite increased with the pillaring process and reached to 18.05 angstrom. the siloxane layers of bentonite were perturbed and the positions of Si-O stretching vibrations were altered by pillaring process. However, these pillars in the interlayer gallery spacing enhanced the thermal stability of bentonite. the new rnicropores were formed by the pillaring process and the specific surface area of raw bentonite increased by ca. 2-fold for aluminium iron-pillared bentonite. FTIR spectra and thermal analysis curves of pyridine adsorbed samples clearly show that the surface Lewis acidity of aluminium iron-pillared bentonite is greater than that of raw bentonite. Raw and aluminium iron-pillared bentonites have been utilized as solid catalysts for benzoylation of benzene with benzoyl chloride. the aluminium iron-pillared bentonite catalyst showed promising catalytic activity whereas raw bentonite showed no catalytic activity in benzoylation of benzene with benzoyl chloride. (C) 2015 Elsevier B.V. All rights reserved
    corecore