1,720,977 research outputs found
Liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasındaki ilişkide çalışanın karanlık liderlik algısının aracı rolü: Çok düzeyli bir araştırma
Bu araştırmanın amacı iş yerlerinde liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın
tükenmişliği arasında bir ilişki olup olmadığını ve bu ilişkiye çalışanın karanlık liderlik
algısının aracılık edip etmediğini ortaya çıkarmaktadır. Bu amaçla, öncelikle özgün bir “iş
yerinde karanlık liderlik algısı ölçeği” geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde üç ayrı
uygulama yapılmıştır. İlk uygulamaya 310, ikinci uygulamaya 342 ve üçüncü uygulamaya
355 katılımcı iştirak etmiştir. Her üç uygulamanın katılımcıları Türkiye’de özel güvenlik
sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde çalışmaktadırlar. Geliştirilen karanlık liderlik
algısı ölçeği; bezdiren davranışlar, samimiyetsiz davranışlar ve zorbaca davranışlar
boyutlarından oluşmaktadır. Ölçek geliştirme işlemlerinin ardından araştırmanın
hipotezlerini test etmeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi, ölçek
geliştirme sürecinde olduğu gibi özel güvenlik sektöründe faaliyet gösteren işletmelere
mensup 494 çalışandan ve bu çalışanların bağlı olduğu 116 birincil yöneticiden
oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi iki düzeyli (birinci düzey: birey, ikinci düzey: grup)
olduğundan veri analiz sürecinde hiyerarşik doğrusal modelleme tekniği kullanılmıştır.
Elde edilen bulgulara göre; liderin bezdiren davranışları ve zorbaca davranışları ile
çalışanın duygusal tükenmesi, kinizmi ve mesleki yararlılığı arasında, liderin samimiyetsiz
davranışları ile çalışanın duygusal tükenmesi ve mesleki yararlılığı arasında, liderin
makyavelist kişilik özelliği ile samimiyetsiz davranışları arasında, liderin narsistik kişilik
özelliği ile bezdiren davranışları arasında, liderin psikopatik kişilik özelliği ile bezdiren ve
zorbaca davranışları arasında, liderin makyavelist kişilik özelliği ile çalışanın mesleki
yararlılığı arasında, liderin narsistik kişilik özelliği ile çalışanın duygusal tükenmesi,
kinizmi ve mesleki yararlılığı arasında, liderin psikopatik kişilik özelliği ile çalışanın
duygusal tükenmesi arasında anlamlı ilişkiler vardır. Ayrıca, liderin bezdiren davranışları,
liderin narsistik kişilik özelliği ile çalışanın duygusal tükenmesi, kinizmi ve mesleki
yararlılığı arasındaki ilişkilere tam aracılık ederken, liderin psikopatik kişilik özelliği ile
çalışanın duygusal tükenmesi arasındaki ilişkiye kısmen aracılık etmektedir. Diğer
çalışmalardan farklı olarak bu araştırmada liderliğin karanlık yüzüne ilişkin ölçüm yapmak amacıyla özgün bir karanlık liderlik algısı ölçeği geliştirilmiştir. Ayrıca, liderin karanlık
kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasındaki ilişkiler, liderin karanlık kişilik
özellikleri ile çalışanın karanlık liderlik algısı arasındaki ilişkiler ve çalışanın karanlık
liderlik algısının liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasındaki
ilişkilerdeki aracı rolü bilindiği kadarıyla ilk kez bu çalışma ile görgül olarak çok düzeyli
bir model üzerinden açıklanmıştır. Bu nedenlerden ötürü elde edilen bulguların yönetim
araştırmaları alanında önemli bir kuramsal boşluğu doldurduğuna ve gerek araştırmacılara,
gerekse uygulamacılara faydalı olacağına inanılmaktadır.
The aim of this research was to find out whether there were associations between leader’s
dark triad and employee’s burnout and whether employee’s perceived dark leadership
mediated these associations. To this purpose, first, a genuine “workplace perceived dark
leadership scale” was developed. Throughout the scale development process, three
separate studies were conducted. A total of 310, 342, and 355 participants, who work at
private security companies, took part in study one, two, and three respectively. The
perceived dark leadership scale consisted of three factors: wearisome behaviors, insincere
behaviors, and tyrannous behaviors. Following scale development, hypotheses were tested.
The sample consisted of 116 leaders and 494 employees who report those leaders. Both
leaders and employees work at private security companies. Because the sample comprised
two levels (i.e. the individual and group levels), the data were analyzed through
hierarchical linear modeling technique. Findings indicated that there were significant
associations between leader’s wearisome behaviors and employee’s exhaustion, cynicism,
and professional efficacy, between leader’s tyrannous behaviors and employee’s
exhaustion, cynicism, and professional efficacy, between leader’s insincere behaviors and
employee’s exhaustion and professional efficacy, between leader’s machiavellianism and
insincere behaviors, between leader’s narcissism and wearisome behaviors, between
leader’s psychopathy and wearisome and tyrannous behaviors, between leader’s
machiavellianism and employee’s professional efficacy, between leader’s narcissism and
employee’s exhaustion, cynicism, and professional efficacy, and between leader’s
psychopathy and employee’s exhaustion. Besides that, leader’s wearisome behaviors fully
mediated the associations between leader’s narcissism and employee’s exhaustion,
cynicism, and professional efficacy. Moreover, leader’s wearisome behaviors partially
mediated the association between leader’s psychopathy and employee’s exhaustion. As
distinct from previous studies, in this study, to measure the dark side of leadership a
genuine perceived dark leadership scale was developed. In addition to that, as far as is
known, in this research, the associations between leader’s dark triad and employee’s burnout, between leader’s dark triad and employee’s perceived dark leadership and the
mediating role of employee’s perceived dark leadership in the associations between
leader’s dark triad and employee’s burnout were explained empirically over a multi level
model for the first time. Therefore, it is believed that findings of this research filled an
important theoretical gap in the field of management and will be helpful for both
researchers and practitioners
Özdeşleşme kaynakları ile işyeri sapma davranışı ilişkisinde kimlik belirginliğinin rolü
Bu çalışma, özdeşleşme kaynakları ile olumsuz ve olumlu işyeri sapma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkide kimlik belirginliğinin düzenleyici rolünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Kimlik, sosyal kimlik ve sosyal mübadele kuramları kapsamında oluşturulan araştırma modelini test etmek için farklı sektör ve işkollarında çalışan 425 katılımcıdan oluşan bir örneklem grubundan veri toplanmıştır. Anket yöntemiyle toplanan veriler istatistikî programlar aracılığıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, örgütsel özdeşleşme ile olumsuz işyeri sapma davranışı arasında ters yönlü ve örgütsel özdeşleşme ile olumlu işyeri sapma davranışı arasında aynı yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca, hedef benzerliği modeli kapsamında örgütsel özdeşleşmenin, olumsuz ve olumlu işyeri sapma davranışının örgütsel boyutuyla ve ilişkisel özdeşleşmenin kişiler arası boyutla daha fazla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, mesleki özdeşleşmenin işyeri sapma davranışı üzerindeki etkisine ilişkin anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ek olarak, kimlik belirginliğinin örgütsel ve ilişkisel özdeşleşme ile olumsuz işyeri sapma davranışı ilişkisinde ve mesleki özdeşleşme ile olumlu işyeri sapma davranışı ilişkisinde düzenleyici bir rolü olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde, örgütsel ve ilişkisel özdeşleşmenin olumsuz ve olumlu işyeri sapma davranışı üzerinde etkili olduğu ve özdeşleşme kaynakları ile işyeri sapma davranışı arasındaki ilişkinin kimlik belirginliğine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.
This study was conducted to examine the relationship between identification sources and negative and positive deviant workplace behavior and to understand the moderator role of identity salience in this relationship. Data were collected from a sample group of 425 participants working in different sectors to test the research model which was formed within identity, social identity and social exchange theories. Data collected by questionnaire were analyzed with statistical programs. The results showed that there were negative relationship between organizational identification and negative deviant workplace behavior and a positive relationship between organizational identification and positive deviant workplace behavior. In addition, it was found that organizational identification was more related to the organizational dimension of negative and positive deviant workplace behavior; on the other hand, relational identification was more related to the interpersonal dimension of negative and positive deviant workplace behavior within the target similarity model. On the other side, there was no significant relationship between occupational identification and deviant workplace behavior. Moreover, it was found that identity salience had a moderation effect on the relationship among organizational, relational identification and negative deviant workplace behavior and also on the relationship between occupational identification and positive deviant workplace behavior. In the framework of results, it was understood that organizational and relational identification affects negative and positive deviant workplace behavior and identity salience moderates the relationship between identification sources and deviant workplace behavior
Psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetinde etkisi: Görgül bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten
ayrılma niyetine etkilerinin bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Bu maksatla kamu
güvenliği alanında hizmet veren 309 işgörenden anket yöntemi ile veri toplanmıştır.
Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 21.0 ve IBM SPSS AMOS 21.0
istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde
pozitif psikolojik bir kavram olarak psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten
ayrılma niyeti üzerinde etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak örgütsel bağlılığın ve
işten ayrılma niyetini etkilediği; ancak işgörenlerin incelenen demografik özelliklerinden
hiçbirinin psikolojik dayanıklılık üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır. Sonuç olarak psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti
kavramlarına etkilerini inceleyen bir modelin ortaya konabileceği görülmüştür
Örgütsel iletişim doyumunun iş tatmini ve örgütsel bağlılık ile ilişkisi: Görgül bir araştırma
Günümüz zorlu rekabet ortamında işletmelerin rakipleriyle mücadele edebilmeleri ve varlıklarını devam ettirebilmeleri için insan gücü en önemli faktör konumundadır. Bu bağlamda örgütsel bağlılık, iş tatmini gibi unsurlar ön plana çıkmaktadır. İşletmelerde örgütsel bağlılığı ve iş tatminini sağlamanın en önemli yollarından birisi örgütsel iletişimdir. Bu çalışmada örgütsel iletişim, iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 250 kişiden veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi neticesinde örgütsel bağlılık ile üstle iletişim, çalışma arkadaşlarıyla iletişim, iletişim iklimi ve kanal kalitesi arasında pozitif yönlü, orta kuvvette, kurum bilgisi, örgütsel bütünleşme ve bireysel geri bildirim ile yüksek kuvvette ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bununla birlikte iş tatmini ile üstle iletişim, çalışma arkadaşlarıyla iletişim, iletişim iklimi ve kanal kalitesi arasında pozitif yönlü, orta kuvvette ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır.
Çalışmadan elde edilen sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda iletişim doyumunun örgütsel bağlılığı ve iş tatminini pozitif yönde etkilediği söylenebilir.
In today's challenging competitive environment, human power is the most important factor for enterprises to fight against their competitors and to sustain their assets. In this context, elements such as organizational commitment and job satisfaction are at the forefront. Organizational communication is one of the most important ways of achieving organizational commitment and job satisfaction in businesses. In this study, the relationship between organizational communication, job satisfaction and organizational commitment was examined. For this purpose, 250 individuals were obtained. As a result of the statistical analysis of the obtained data, it was found that there was a high correlation between the organizational commitment and the communication with the top, communication between the workers, communication climate and channel quality with positive direction, medium strength, organizational knowledge, organizational integration and individual feedback. On the other hand, there was a positive, moderate and meaningful relationship between job satisfaction and communication with top, communication with colleagues, communication climate and channel quality.
Considering the results obtained without working, it can be said that communication satisfaction affects organizational loyalty and job satisfaction positively
Psikolojik dayanıklılık ve örgütsel adalet algısının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, psikolojik dayanıklılık ve örgütsel adalet algısının
örgütsel vatandaşlık davranışlarına etkilerinin bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Söz
konusu araştırma Ankara'daki çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 300
çalışandan elde edilen verilerle yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (22.0)
istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde
psikolojik dayanıklılık ve örgütsel adalet algısının örgütsel vatandaşlık davranışları
üzerinde kısmen etkisi olduğu gözlemlenmiştir.
The core purpose of this research is modeling or perhaps outlining the
physiological sturdiness, strong bonded human relationships. This particular research study
conducted by collecting data from 300 various government agencies throughout the city of
Ankara and specific data analyzed by statistical program called SPSS 22.0. The researchers
observed that, effect of the study has partial impact on physiological and human
relationship perspective
Kişilik özellikleri ve psikolojik sermayenin psikolojik iyi oluş, akış deneyimi, iş tatmini ve çalışan performansına etkisi
Bu çalışma örgütsel davranış alanında önemli bir ivme kazanan pozitif psikoloji kapsamında ele alınan temel bireysel değişkenlerin öncüllerini ve sonuçlarını bir yapısal eşitlik modeli kapsamında sınamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu değişkenler kişilik ve psikolojik sermaye bağımsız değişkenleri, performans, iş tatmini ve psikolojik iyi oluş bağımlı değişkenleri ile işle akış aracı değişkenleridir. Bu doğrultuda üç farklı firmada çalışan 500 beyaz yakalı çalışandan anket yöntemiyle elde edilen verilerle araştırma yapılmıştır. Eldeki bulgular incelendiğinde psikolojik sermaye boyutlarının ve kişilik özelliklerinin çalışanlardaki iyi oluş, iş tatmini ve performansa olan etkileri gözlemlenmiştir. Aynı zamanda, optimal performans düzeyinin, bir diğer adıyla, akışın, psikolojik sermaye boyutları ve kişilik özellikleri ile iyi oluş, iş tatmini ve performans arasında aracılık, kısmi aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Tüm bulgular ele alındığında, çalışanlar üzerinde olumlu psikolojinin öncüllerinin çalışan iyi oluşuna, iş tatminine ve performansa etkilerini inceleyen bir modelin oluşturulabileceği belirlenmiştir. Aynı şekilde akış kavramının bu model üzerinde aracı olarak etki ettiği ortaya çıkarılmıştır.
This study focuses on researching the antecedents of positive psychology which is a very highly researched area in the organizational behavior sciences since the last decade.These antecedents are personality, psychological capital, performance, work satisfaction, psychological well being and flow in orderly. In order to carry out this research 500 surveys have been collected from white collar workers from three different firms in Ankara Turkey. These surveys were subject to structural equation model analysis and confirmatory factor analysis.
After the analysis phase it was found that psycological capital dimensions and personality dimensions have positive relationship with psychological well being, job satisfaction and job performance. Also optimal performance state (flow) has partial effect between psychological capital, personality dimensions and psychological well being, job satisfaction and job performance
Çalışanların Kontrol Odaklarının Örgüt İçi Girişimcilik Tutumları İle İlişkisi: Kamu Sektöründe Bir Araştırma
Trdizi
The Effects of Psychological Capital on the Burnout Process: A Research in Public Sector
Bu çalışmada, tükenmişlik süreçlerine etki eden psikolojik sermaye faktörlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Anket yönteminin kullanıldığı araştırmada kamu çalışanlarından oluşan bir örneklemden (N=260) veri toplanmış ve yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Elde edilen temel bulgu, tüm tükenmişlik boyutlarının açıklanmasında, psikolojik sermaye unsurlarından “öz yeterlilik” ve “umut” faktörlerinin görece önemli bir rolü olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bunun yanında, psikolojik sermayenin alt boyutlarından “psikolojik dayanıklılık” ve “iyimserlik” ile tükenmişlik alt boyutlarından duygusal tükenme arasında ters yönlü ilişkiler elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar yazındaki çalışmalarla tartışılmıştır.The main purpose of this study is to explore the effects of the psychological capital (psycap) on the burnout process. The data were gathered from 260 public sector employees with using survey method in the research. The structural equation modeling was used for analyzing the data. The findings showed that the relative important role of the ‘self efficacy’ and ‘hope’ factors of the psycap on the burnout process was explored. Moreover it was revealed that there were negative relations between ‘resilience’ and ‘optimism’ factors of the psycap and emotional exhaustion dimension of the burnout. All these results were discussed in the light of the findings in the literature
Kontrol Odağının Çalışanların Nezaket ve Yardım Etme Davranışlarına Etki?si?: Kamu Sektöründe Bi?r Araştırma
Kişilerin yaşadıkları olayların nedenlerini nelere atfettikleri, kişisel kontrol odakları ile ilgili olup, çalıştıkları örgütte sergileyecekleri nezaket ve yardım etme davranışlarını etkileyebilmektedir. Bu çalışmada çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 233 kişiye bir anket uygulanarak kişisel kontrol odakları, yardım etme ve nezaket davranışı gösterme eğilimleri ölçülmüştür. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde değişkenler arası korelasyonlar araştırılmış ve ortalamalar arası farklar bağımsız örneklem t-testi ile incelenmiştir. Sonuçlar, çalışanların çoğunluğunun iç kontrol odaklı olduklarını ve iç kontrol odaklı bireylerin dış kontrol odaklılarla kıyaslandığında yardım etme ve nezaket davranışı gösterme eğilimlerinin daha fazla olduğunu göstermiştir.It is about personal locus of control to where people attribute the reasons and results of the events in their lives. This locus of control may influence the employees’ helping and courtesy behaviors within the organization. In this study, a questionnaire was delivered to 233 people working in public services to measure their locus of control, helping and courtesy behavior tendencies. Correlations between variables were searched and the differences between mediums were examined using two independent samples t-test. Results showed that most of the employees had internal locus of controls and the people with internal locus of control tended to show helping behaviors and courtesy behaviors more than those with external locus of control
- …
