1,723,605 research outputs found
ABDullah Aysu: Hopa'nın Gösterdiği...
Çiftçi Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu ile Hopa’da yaşananların hükümetin tarım politikalarıyla ilişkisini konuştuk. ÇAY-KUR özelleştirmesi ve HES projelerinin bölge halkı açısından önemini anlatan Aysu, Hopa’da yaşananların bölgede süregelen sorunları ve mücadeleyi görünür kıldığını belirtiyor.
İklimimiz Değişiyor-Iv
Yazan Abdullah Aysu 8 Oca, 2012 tarihinde dosyalanan yer Abdullah Aysu, Çevre, Felsefe, La Via Campesina, Siyasi Haberler. Bu yazıya olan tüm cevapları burdan izleyebilirsiniz. RSS 2.0. Geri beslemeleri buradan izleyebilirsini
Darstellung von Tod und Trauer in Kinderbilderbücher : Bildanalyse und Vergleich
eingereicht von Aysu Kaya CakalMasterarbeit Universität Innsbruck 201
Darstellung von Tod und Trauer in Kinderbilderbücher : Bildanalyse und Vergleich
eingereicht von Aysu Kaya CakalMasterarbeit Universität Innsbruck 201
Darstellung von Tod und Trauer in Kinderbilderbücher : Bildanalyse und Vergleich
eingereicht von Aysu Kaya CakalMasterarbeit Universität Innsbruck 201
Yeni malikin gereksinimi sebebiyle tahliye davası
Kira sözleşmeleri günlük yaşamda en çok karşılaşılan sözleşme türlerindendir. Türk Borçlar Kanunu’nda adi kira, konut ve çatılı işyeri kirası ile ürün kirası düzenlenmiştir. O halde genel olarak kira sözleşmelerini üç farklı kategoride değerlendirmek gerekmektedir. 01.07.2012 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanunun kabulü ile 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. 6098 sayılı TBK döneminden önce iki ayrı kanun düzenlemesi kira sözleşmeleri bakımından uygulanmakta idi. Bunlardan ilki 818 sayılı Borçlar Kanunu, bir diğeri ise 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun idi. Ancak 01.07.2012 tarihinden itibaren ikili ayrım yerine kiraya ilişkin tüm hükümler tek çatı altına toplanmıştır. Kira sözleşmeleri, 6098 sayılı TBK m. 299- 378 arasında düzenleme alanı bulmuştur. Kira ilişkileri durağan bir yapıya sahip olmadığından kira ilişkisinin tarafları zamanla değişebilmektedir. Kira ilişkisinin tarafları ise kiracı ile kiralananı kiraya veren kişidir. Çalışmada öncelikle kira sözleşmesine ilişkin genel bilgiler verilecektir. Bunun devamında birinci bölümde kira sözleşmesinin sona erme nedenleri ile konut ve çatılı iş yeri kavramına değinilecektir. Esas konu olan yeni malikin ihtiyacına dayalı olarak kira ilişkisinin sona erdirilmesi ise TBK m. 351’de düzenlenmiş olup bu hüküm çerçevesinde değerlendirmeler yapılacaktır. Son olarak üçüncü bölümde ise kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle açılacak olan tahliye davasında usul hukukuna ilişkin ne gibi sonuçlar olduğu değerlendirilecektir. Ayrıca bu çalışmada gerek Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlar gerekse öğretideki farklı görüşler incelenerek, tüm bu incelemeler bağlamında sonuca varmak amaçlanmaktadır
Kadın girişimcilerin ışıldayan yolu: Aysu Yavuz’un başarı hikayesi
This work is a student project of the Department of History, Faculty of Economics, Administrative and Social Sciences, İhsan Doğramacı Bilkent University.The History of Turkey course (HIST200) is a requirement for all Bilkent undergraduates. It is designed to encourage students to work in groups on projects concerning any topic of their choice that relates to the history of Turkey. It is designed as an interactive course with an emphasis on research and the objective of investigating events, chronologically short historical periods, as well as historic representations. Students from all departments prepare and present final projects for examination by a committee, with 10 projects chosen to receive awards.Ankara : İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü, 2025.Includes bibliographical references (pages 18-19).Türkiye’deki kadın girişimciliğinin tarihsel süreci, kadın girişimcilerin yaşadığı finansal sıkıntılar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği göz önünde bulundurularak İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Hist-200 dersi kapsamında yapılan bu çalışmada, Aysu Yavuz’un başarı öyküsü çalışmanın odak noktası haline getirilmiştir. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana kadınların girişimcilikteki rolleri, Türkiye’deki kadın girişimci profili, karşılaştıkları “cam tavan” problemleri ve bu problemlerin üstesinden gelmek için geliştirilen ve geliştirilmekte olan destek sistemleri de ele alınmıştır. Aysu Yavuz’un, kadınların karşılaştığı tüm bu zorluklara ek olarak özellikle erkek hakimiyetindeki bir sektörde, inşaat alanında edindiği başarılar ve kişisel yaşamının kariyerine olan katkıları da çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Araştırmada bunların yanı sıra ANGİKAD ve TÜSİAD gibi oluşumların kadın girişimciliğini teşvik eden politikaları ve organizasyonları analiz edilerek, bu kuruluşların kadınların ekonomi içindeki payını artırmadaki önemi vurgulanmıştır.This story addresses the historical evolution of women's entrepreneurship in Turkey, the financial difficulties experienced by women entrepreneurs and gender inequality within the scope of the Hist-200 course held at İhsan Doğramacı Bilkent University and makes Aysu Yavuz's success story the focal point. Since the establishment of the Republic of Turkey, the roles of women in entrepreneurship, the profile of women entrepreneurs in Turkey, the "glass ceiling" problems they face and the support systems developed to overcome these problems have come to the fore. Aysu Yavuz's achievements, especially in the field of construction dominated by men, and the contributions of her personal life to the entrepreneurial adventure are discussed. At the same time, the policies and activities of organizations such as ANGIKAD and TUSIAD that promote women's entrepreneurship are examined and the importance of these organizations in increasing the role of women in the economy is emphasized.by Yağmur Çeli
TÜRKİYE’DE POLİSİYE ROMAN: Osman Aysu Romanları
“Türkiye’de Polisiye Roman: Osman Aysu Romanları” adlı bu tezin konusu Osman Aysu’nun romanlarının incelenmesidir. Batı’da kent yaşamının karmaşık ilişkilerinin sonucunda ortaya çıkan ve gelişen polisiye roman, zamanla toplumsal hayatta yaşanan değişimlere ayak uydurmuş ve böylece de yeni alt türleri ortaya çıkmıştır. Fransız Devrimi döneminde gotik roman ile başlayan bu süreçte, kentleşme, adalet-yargı-emniyet gibi örgütlerin kurulmasıyla dedektif hikayeleri yazılmıştır. Burada romanın amacı cinayetin kim tarafından ve neden işlendiğini aydınlatmaktır. Daha sonraları Dünya Savaşlarının etkisiyle romana giren casusluk, 2. Dünya Savaşı sonrasında tüm dünyada yaşanan değişim ve Soğuk Savaş’ın da polisiye romanı etkilemesiyle romanda ileri teknoloji ürünlerinin ve güçlü bir örgütlenmenin desteğini arkasında bulan “yeni casusların” hikayeleri anlatılmaya başlanmıştır. Ancak bu dönem casusların istihbarat ve operasyon maceralarının yanı sıra romanda ekonomik, kişisel ve politik çıkarlar sonucu işlenen suçlar da konu edilmiştir. Türkiye’ye polisiye romanlar Osmanlı döneminde, Batı türü bir kent-yaşam ve ilişkiler sonucundan daha çok, Batılı toplumlar ile Osmanlı İmparatorluğunun ilişkilerinin artması ve Osmanlıda Batılılaşma hareketlerinin başlamasıyla birlikte, ilk olarak çeviriler yoluyla gelmiştir. Daha sonra pek çok yerli yazar telif eserler de yazmıştır.1980 sonrası yaşanan toplumsal değişim ve gelişmeler sonucunda polisiye romanların çeviri veya telif eserler ile okura ulaştırılmasında bir artış gözlenmektedir. Osman Aysu da 1980 sonrası dönemde eser vermeye başlamış (1994) ve Batılı yazarların romanlarını iyi analiz etmesi dolayısıyla da başarılı uyarlamalar yazmıştır. Aysu’nun uluslararası olayları konu alan romanları gerçek anlamda thriller türünün örnekleridir. Bu romanlar, tıpkı türün geliştiği ve dünyaya yayıldığı A.B.D. edebiyatında olduğu gibi, teknoloji ve güçlü bir örgütün desteğini arkasında bulan casusların veya onlarla işbirliği yapan kişilerin hikayelerini anlatmaktadır. Aysu’nun bunlar dışındaki romanları ise thriller öğelerinden yararlanmakla birlikte, bu türe dahil edilemeyecek, çeşitlilik gösteren yapıtlardır. Yazar, romanlarında içinde bulunduğu toplumun ve kültürün de öğelerini irdeleyerek, polisiyenin Türkiye’deki uyarlamalarını yazmaktadır
Single and double injection paravertebral block comparison in reduction mammaplasty cases: a randomized controlled study
Background: This study compares the analgesic effects and dermatomal blockade distributions of single and double injection bilateral thoracic paravertebral block (TPVB) techniques in patients undergoing reduction mammaplasty.
Methods: After obtaining ethics committee approval, 60 patients scheduled for bilateral reduction mammaplasty were included in the study. Preoperatively, the patients received one of single (Group S: T3–T4) or double (Group D: T2–T3 & T4–T5) injection bilateral TPVBs using bupivacaine 0.375% 20 ml per side. All patients were operated under general anesthesia. The T3–T6 dermatomal blockade distributions on the midclavicular line were followed by pin-prick test for 30 min preoperatively and 48 h postoperatively. All patients received paracetamol 1 g when numeric rating scale (NRS) pain score was ≥ 4, and also tramadol 1 mg/kg when NRS was ≥ 4 again after 1 h. The primary endpoint was NRS pain scores at postoperative 12th h. The secondary endpoints were dermatomal blockade distributions and NRS scores through the postoperative first 48 h, time until first pain and the analgesic consumption on days 1 and 2.
Results: Fifty-two patients completed the study. The NRS pain scores at 12th h were similar (right side: P = 0.100, left side: P = 0.096). The remaining NRS scores and other parameters were also comparable within the groups (P ≥ 0.05). Only single injection TPVB application time was shorter (P < 0.001).
Conclusions: The single injection TPVB technique provided sufficient dermatomal distribution and analgesic efficacy with the advantages of being faster and less invasive
Finding the oleic acid amount in 4 different types of oil by Acid – Base Titration Method
Anywhere in the world most people use vegetable oil in every area of their life. Food,
health, mechanic, hygiene and so on… But how people choose the kind of oil that
they will use? How we choose the kind of oil that we will buy when we are in a
supermarket? Depending on colour, smell or ingredient?
In this case, I became curious about the difference between different kinds of oil and
wanted to search for it. After a brief research from supermarkets and Internet I
realizied that the amount of oleic acid varies in different types of oil. I preferred to buy
Kırlangıç and Kristal brands and 4 different types of oil which included the information
about the amount of percentage oleic acid amount at the back of the bottles. This
values would be my literature value which I could compare with my values.
Oleic acid is a kind of unsaturated acid which exist in different amount in each oil. As
oleic acid is a type of weak acid, the most outstanding method is acid-base titration to
find the amount in the oil. This experiment could have been done with other methods
but I have chosen to use acid-base titration method because I wanted to do the
experiment in school laboratory and school opportunities enabled me to do titration
method.
In order to investigate the introduced topic and find the values of oleic acid my
research question is shaped as; what is the difference in oleic acid amounts for
different types of oil?
Related to my research topic, I also investigated the accuracy and precision of the
brands Kristal and Kırlangıç.
As a consequence of this experiment, I proved that oleic acid amounts of different
oils are distinct. According to this; it is seen that different oils have divergent and
various affects on human health
- …
