Suleyman Demirel University Research and Education Hospital
Suleyman Demirel University DSpace RepositoryNot a member yet
817 research outputs found
Sort by
Karadeniz ekonomik işbirliği teşkilatı ve Türkiye'nin üye ülkelere ihracatına etkileri = Black Sea economic cooperation and its effect to Turkey's exportation to member states
II. Dünya Savaşı'ndan sonra çok sayıda işbirliği hareketi meydana gelmiştir. Bu hareketlerin gelişmesinde, Avrupa Topluluğu.nun başarısı ve 1980'li yıllardaki büyük değişimler etkili olmuştur. Sovyet Birliği ve Doğu Avrupa ülkelerindeki köklü değişmeler, dünyada yeniden yapılanma sürecini başlatmıştır. Soğuk Savaş.ın bitimiyle değişen dünya düzenindeki yeni oluşumların dışında kalmamak için Türkiye, 1990 yılında Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı fikrini ortaya atmıştır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Anlaşması, 25 Haziran 1992 tarihinde, on bir ülkenin devlet ve hükümet başkanları düzeyinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Uluslararası bir ekonomik bütünleşme girişimi olan KEİT, Türkiye'yi bölgede önemli bir konuma getirmiş ve özel bir sorumluluk yüklemiştir. Çalışmanın ilk bölümünde ekonomik entegrasyon oluşumlarına değinilmiştir. İkinci bölümde uluslararası iktisadi bir entegrasyon olan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.ndan bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye.nin Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.na üye olmasının, entegrasyona üye ülkelere olan ihracatı üzerine etkilerini analiz edebilmek için 1992 yılına bir kukla değişken konulmuştur. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'na üye olmak, Türkiye.nin birliğe üye ülkelere ihracatını etkilemiştir. öngörüsü test edilmiştir. Kurulan ihracat modelindeki kukla değişkenin LOGIHR.daki değişmelerin açıklanmasında anlamlıbir katkı yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra Chow yapısal kırılma testi uygulanmıştır. KEİT'in kurulduğu yıl olan 1992 yılında, Türkiye'nin KEİT'e üye ülkelere olan ihracatında yapısal değişme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Entegrasyon, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Türkiye'nin KEİT'e Üye Ülkelere İhracatı etkilemiştir. öngörüsü test edilmiştir. Kurulan ihracat modelindeki kukla değişkenin LOGIHR'daki değişmelerin açıklanmasında anlamlı bir katkı yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra Chow yapısal kırılma testi uygulanmıştır. KEİT'in kurulduğu yıl olan 1992 yılında, Türkiye'nin KEİT'e üye ülkelere olan ihracatında yapısal değişme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Entegrasyon, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Türkiye'nin KEİT'e Üye Ülkelere İhracatı\ud
A large number of co-operation movement has occurred after World War II. The success of the European Community and the great changes in 1980s have been effective in development of these movements. Radical changes in the Soviet Union and Eastern European countries launched a restructuring process around the world. Turkey has taken up the idea of Black Sea Economic Cooperation in 1990s, to take her own position in new world order which have newly formed with the end of the Cold War. Black Sea Economic Cooperation Region Agreement entered into force on June 25, 1992 with the signs on the level of heads of state and governments. BSEC, as an international economic integration initiative, brought Turkey to a position in the region and have provided her a special responsibility. In the first part of thesis, formations of economic integration have been analysed. In the second part, Black Sea Economic Cooperation, which is an international economic integration, is explained. In the third part to analyze the effects of Turkey's membership to Black Sea Economic Cooperation, her exports to other member states a dummy variable created for the year 1992. .Being a member of the Black Sea Economic Cooperation effects Turkeys exportation to other members of the Cooperation. prediction has been tested. One has been reached a result that dummy variable has an meaningfull contribution to LOGIHR in exportation model. Chow breakpoint test was then applied. The result that there were no structural change in exportation of Turkey to other member states of BSEC, in the year of 1992, which is the establishment date of BSEC. Key Words: Economic Integration, Black Sea Economic Cooperation, Turkey's Export of BSEC Member State
Beş yıldızlı otellerin örgüt yapılarının mekanik-organik örgüt yapısı bağlamında incelenmesi = Organization structures of the five-star hotels in themechanical examination of the context of the organizational structure of organic
Kalkınmada önemli bir yere sahip olan ve her geçen gün dünya ekonomisinden daha büyük pay alarak büyüyen turizm endüstrisinin önemli bileşenlerinden birisi, konaklama işletmeleridir. Konaklama işletmelerinin tarihsel geçmişi yüzlerce yıl öncesine dayanır. Oteller Han'lardan aldıkları bayrağı daha da yukarılara ulaştırmış, klasikleşmiş konaklama işletmeleridir. Bütün diğer konaklama tesisleri stajlarını otelcilikte yapmışlar ve sonradan kendilerine farklı bir yön seçmişlerdir. Bu nedenle, bütün dünyada konaklama işletmeciliğin kuralları otelcilik alanında ortaya çıkmış, geliştirilmiş ve yaygınlaştırılmıştır. Bu bağlamda, bu çalışmada konaklama işletmeleri içerisinde önemli bir yer teşkil eden otel işletmelerinin örgüt yapıları ele alınmış, Antalya ilinin Manavgat/Side' de faaliyet gösteren otuz 5 yıldızlı otel işletmesi rassal olarak seçilmiş ve görüşme (mülakat) yöntemi uygulanarak örgüt yapıları, mekanik ve organik örgüt yapısı bakımından araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, görüşmeye katılan 5 yıldızlı otel işletmelerinin örgüt yapılarının büyük çoğunluğunun mekanik örgüt özelliği gösterdiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Konaklama İşletmesi, Beş Yıldızlı Otel, Organizasyon Yapısı, Mekanik Örgüt Yapısı, Organik Örgüt Yapısı.\ud
One of the important components of tourism, which has an important place within country.s development and which is growing more and more by participating in globe economy, is an .accommodation enterprise.. The history of accommodation enterprise goes back to hundreds years ago. Hotels are conventional enterprises which evolved from inns by perfections. All of other accommodation facilities interned in hotel business and then chose different path for themselves. For this reason, globally, accommodation enterprise.s rules emerged in the field of hotel business, and then developed and generalized. In this context, in this study, the organization of the hotel enterprise, which has an important place within accommodation enterprise, handled and 30 five star hotel enterprises selected randomly and their organization structures were investigated in view of mechanical and organic organization structures by applying interview method. As a result, it was found that most of the five star hotel enterprises. organization structures show mechanical organization structure. Keyword: Management, Five Star hotel, Organizational Structure, Mechanical Organizational Structure, Organic Organizational Structure
Türkiye'nin bölge ülkeleriyle endüstri içi ticaretinin gelişimi: 1995-2009 =Development of intra-industrial trade between Turkey and the region's countries: 1995-2009
Nisan 2011 İkinci dünya savaşı sonrasında dış ticaret bağlamında önemli artışlar olduğu bilinmektedir. Özellikle 1960'lı yıllara gelindiğinde, gelişmiş ülkelerin kendi aralarında yapmış oldukları ticaretin aynı endüstriye ait mallardan oluşması ve geleneksel dış ticaret teorilerinin bu durumu açıklayamadığı ortaya çıkmıştır. Bu durumu açıklamaya yönelik olarak endüstri-içi ticaret kavramı ortaya atılmıştır. Yapılan ampirik çalışmaların ortaya koymuş olduğu sonuçlar, endüstri-içi ticaret kavramına olan ilgiyi arttırmıştır. Dış ticarette endüstri-içi ticaretin günden güne öneminin artması nedeniyle çalışmanın konusunu, Türkiye.nin bölge ülkeleriyle olan endüstri-içi ticaret düzeyinin gelişimidir. Çalışmanın ilk bölümünde, dış ticaretin gelişimine kısaca göz atılarak endüstri-içi ticaretin nedenleri, endüstri-içi ticaret teorileri ve endüstri-içi ticareti ölçme yöntemlerine değinilmiştir. Ayrıca endüstri-içi ticaret ile ilgili olarak özellikle son dönemde yapılmış çalışmalar literatür bölümünde incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye'nin 1995-2009 yılları arasında bölge ülkeleriyle yapmış olduğu dış ticaretin gelişimi ihracat, ithalat ve dış ticaret dengesi bağlamında analiz edilmiştir. Mal grupları SITC Rev.3 düzey 1 seviyesinde ayrıştırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Türkiye'nin bölge ülkeleri ile olan endüstri-içi ticaret düzeyinin gelişimi 1995-2009 yılları aralığında yüksek teknoloji, ara teknoloji ve standart teknoloji ürün grupları ekseninde ampirik olarak analiz edilmiştir. Ağırlıklı Grubel- Lloyd endeksi kullanılarak yapılan çalışma neticesinde, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle yapmış olduğu dış ticaret, bazı teknoloji sınıflarında endüstri-içi ticaret özelliği gösterirken, bazı teknoloji sınıflarında baskın şekilde endüstriler-arası ticaretten oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye'nin bölge ülkeleri olan dış ticaretindeki endüstri-içi ticaret düzeyinin en yoğun olarak standart teknoloji içeren mallar grubunda, bunun ardındansa sırasıyla ara ve ileri teknoloji içeren mal gruplarında mevcut olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Endüstri-içi Ticaret, Dış Ticaret, Bölgesel Dış Ticaret, Türkiye.\ud
It is known that after the Second World War, foreign trade has increased significantly. By the 1960's, trade between developed countries has consisted of the commodities which belong to same industry. It is emerged that the traditional trade theories could not explain this situation. Consept of intra-industrial trade has been proposed to explain the situation. The results of empirical studies have increased the interest in consept of intra-industrial trade.The subject of the study is development of intra-industrial trade between Turkey and the region.s countries because the importance of intra-industrial trade in foreign trade is increasing day by day. In the first section, there is a brief look at the stages of development of foreign trade then causes of intra-industrial trade, theories of intra-industrial trade and its measurement methods are examined. In addition,intra-industrial trade, particularly in relation to recent studies in literature are examined. In the second section, foreing trade among Turkey and region.s countries between 1995-2009 related to the export, import and trade balance are analyzed. Commodity groups are separeted according to SITC Rev.3 classification. In the third section, the development of intra-industrial trade among Turkey and the region.s countries between 1995-2009 is empirically analyzed by classifying the goods in three groups, namely high, intermediate and standart technology. In result of the study in which weighted Grubel-Lloyd index is used, Turkey's foreing trade shows intra-industrial feature in some tecnology classes with some countries, however it shows inter-industrial features in some tecnology groups dominantly. The results obtained from study, according to intensive degree, the intra-industrial trade level among the Turkey and regionœs countries is classified respectively standart, intermediate and high technology.Key Words: Intra-Industrial Trade, Foreign Trade, Regional Foreign Trade, Tu
Göller Bölgesi'nde arı ürünlerinin pazar ve pazarlama sorunları, uygulanabilecek pazarlama stratejileri = Market and marketing problems of bee products in the Region of Lakes, applicable marketing strategies
İnsan tarafından bilinçli olarak üretimi M.Ö. 4000 yıllarına ve tüketimi ise daha eskilere dayanan bal, tarih boyunca insan beslenmesi ve sağlığı açısından önem taşımış, mağara resimlerine konu olmuş ve keşfedildiği günden bugüne besinler arasında belki de en gizemlisi olarak dikkatleri üzerinde toplamıştır. Ayrıca, balarısı ürünleriyle meydana getirdiği katkılardan daha fazlasını kültür bitkilerinin tozlanmasındaki etkisiyle oluşturmaktadır. Arı bitkisel üretimin vazgeçilmez unsurlarındandır. Bu araştırmanın amacı Göller Bölgesi'nde arı ürünlerinin pazar ve pazarlama sorunlarını araştırarak uygulanabilecek pazarlama stratejileri belirlemektir. Arıcılık ile ilgili belirlenen pazarlama stratejileri literatür taramasından elde edilen bilgiler ve bölge yetiştiricileri ile yüz yüze yapılmış görüşmelerden elde edilen bilgiler ışığında geliştirilmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde arı ve arıcılık başlığı altında arı, arı türleri, arıcılık, arıcılığın önemi ve gelişimi hakkında bilgiler verilmiş, Dünya'da, Türkiye'de ve Göller Bölgesi'nde arıcılık faaliyetleri incelenmiştir. İkinci bölümde Göller Bölgesi.nde arıcılık ürünlerinin pazar ve pazarlama sorunları araştırılmıştır. Üçüncü bölümde ise ikinci bölümde arıcılıkla ilgili tespiti yapılan pazarlama sorunlarına karşı stratejiler geliştirilebilmiştir. Sonuç olarak Göller bölgesinde arıcılık örgütsüz ve dağınık bir yapıdadır. Arıcılık yan gelir kaynağı ve hobi olarak yapılmaktadır. Profesyonel olarak arıcılığı meslek edinmiş arıcılar bulunmamaktadır. Bu nedenle arıcılık sektörü büyük ölçüde kayıt dışıdır. Anahtar Kelimeler: Bal, Arıcılık, Göller Bölgesi.\ud
Honey, of which conscious production reaching to 4000 B.C. and consumption to further past, has carried importance for human nutrition and health, has been subject to cave drawings, and since the day it was first discovered, it has gathered attention, maybe as the most mysterious of the nutrients. In addition, honeybee creates much more contribution with its effect on pollination than the contribution it created with its products. Bee is one of the indispensable elements of vegetal production. The objective of this research is to determine applicable marketing strategies by searching market and marketing problems of bee products in the Region of Lakes. Marketing strategies determined about beekeeping are developed in the light of information attained through scanning written works and interviewing face to face with regional producers. In the first part, under the subhead of bee and beekeeping, information about bee, bee kinds, importance and development of beekeeping is given, and beekeeping activities in the World, in Turkey, and in Region of Lakes is examined. In the second part, beekeeping products. market and marketing problems in the Region of Lakes are explored. In the third part, strategies are developed against the marketing problems about beekeeping that determined in the second part. As a result it is concluded that in the Region of Lakes beekeeping has a scattered and unorganized structure. Beekeeping is performed as an additional income source or as a hobby. There are not beekeepers who adopt beekeeping as a professional job. Therefore, beekeeping sector is mostly out of record. Beekeeping sector is good for thriving at large. Key Words: Honey, Beekeeping, Region of Lake
Alfred North Whitehead'in medeniyet teorisi = Alfred North Whiteheads theory of civilization
Bu çalışmanın birinci amacı, süreç filozofu Alfred North Whitehead'in Medeniyet teorisini ortaya koymaktır. İkinci olarak ise günümüzün temel problemlerinden olan .medeniyet.i Whitehead'in medeniyet teorisi bağlamında incelemektir. Günümüzde 'medeniyetler çatışması', 'medeniyetler arası diyalog', 'medeniyetler ittifakı' gibi birçok medeniyet tartışmaları mevcuttur. Bu tartışmalar, bizim 'medeniyet' kavramı üzerinde yeniden düşünmemiz gerektiği sonucuna götürmüştür. Bu çalışmada 'medeniyet' kavramı, A. N. Whitehead.in felsefesi açısından incelenecektir. Whitehead (1861-1947), en önemli 20. yüzyıl filozoflarından biridir. O, açık sonun/geleceğin yaratıcı bir süreci olarak zamansal dünyanın gerçeklik ve önemini ve onun her yönden insanla yakın ilişkisini savunan .süreç felsefesi. kategorisi içerisinde yer alır. Modernite, insan tecrübelerinin birbirinden bağımsız ayrı kompartımanlar olduğunu iddia eder. Modernitenin aksine, Whitehead onların birbirinden bağımsız olmadığını olduğunu savunur. Ona göre her bir varlığın, diğer varlıkların varlığına ve gerçekleşmesine katkı sağlaması şeklinde her şey birbiriyle ilişkilidir. Süreç filozofu Whitehead.in fikirleri, hayatın birçok problemleri için zengin alternatif yaklaşımlar hazinesidir. Bununla birlikte, onun felsefi düşünceye en büyük katkısı, din, bilim, felsefe, etik, estetik gibi insan tecrübesinin farklı yönlerini.rasyonel ve tutarlı bir şema içinde uzlaştıran .bütüncül ilke. sunmasıdır. Ayrıca onun medeniyet görüşünün temelinde bu .bütüncül. ilke vardır. Medeniyet, insanlığın en büyük tecrübesidir. Bu tecrübenin temel taşı, insan fikirleridir. Bu yüzden Whitehead'in medeniyet teorisi, 'fikirleri serüvenleri' kapsamında ele alınmaya çalışılacaktır. Whitehead'e göre 'fikirlerin serüvenleri' medeniyetin temelini oluşturmaktadır. 'Fikirlerin serüvenleri'yle o, 'insanlığı medeniyete doğru yükselten belli fikirlerin etkisini' kastetmektedir. Whitehead'e göre medeniyet, 'medeni bir toplumun Doğruluk, Güzellik, Serüven, Sanat ve Barış niteliklerini sergilemesidir'. Bununla birlikte o, 'yeni mükemmellikler arama' olarak 'serüven'in medeniyeti koruma ve yükseltme için önemli olduğunu ileri sürmektedir. Sonuç olarak Whitehead'in medeniyet görüşü, ilişkililik ilkesi çerçevesinde geçmiş-şimdi-gelecek ve insan tecrübesinin bütün alanlarını içerdiği için 'bütüncül'dür. Bununla birlikte onun kozmolojisi, böyle bir medeniyet görüşü için destek sağlamaktadır. O, medeniyet teorisinde Batı medeniyetinin problemlerini ve onların çözümlerini ortaya koymaktadır. Böylece o, Batı medeniyeti örneği altında medeniyet problemini tartışarak yeni ve farklı bir medeniyet modeli sunar. Anahtar Kelimeler: Whitehead, Medeniyet, Medeniyet Teorisi, Süreç Felsefesi
Kent Yoksulluğu ve Sosyal Belediyecilik Uygulamaları : Kırıkkale Belediyesi Örneği = Municipal urban poverty and social municipial Aplications: The Case of the City of Kırıkkale
Çalışma, kent yoksulluğu ile mücadele sürecinde, yoksullukla başa çıkabilmek için yerel birimlerin sorumluluk alanlarını ortaya koymaya çalışmakla birlikte, sosyal devlet bilincinden uzaklaşmaya başlayan devletin sorumluluktan kaçamayacağını vurgulamayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, örneklem olarak seçmiş olduğumuz Kırıkkale Belediyesi'nde niceleyici araştırma yöntemiyle hazırlanan anket eşliğinde yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sürecinde 92 kişinin cevapları kullanılarak değerlendirme kapsamına alınmıştır. Bu değerlendirmeler neticesinde araştırmamızın varsayımları ve bunları belirleyen değişkenlerin sınanması hipotezimizi oluşturmamızı sağlamıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümü yoksullukla ilgili genel kavramlar, yoksulluğun ulusal ve uluslararası alanda görünümü ve yoksullukla mücadele stratejilerinden bahsetmektedir. İkinci bölümde, sosyal devlet tanımından yola çıkılarak, ekonomik, siyasal ve sosyal alanda gelişim neticesinde sosyal politika ve refah devleti anlayışındaki değişimlere değinilmiştir. Ülkemizde dönemsel olarak sosyal devletin gelişimi ve değişimine, sosyal hizmet ve yardım alanında devletin kurumsal gelişimine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise devletin değişen rolüyle birlikte sosyal yardım ve hizmetler alanında görev, yetki ve sorumluluğu devrettiği ve kent yönetimi içinde önemli bir yeri olan belediyelerin bu konudaki sorumluluk alanları açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu hizmetler yürütülürken .sosyal belediyecilik. anlayışının kapsamı, işlevleri, ulusal anlamda yerel yönetim uygulamalarına değinilmiştir. Araştırmanın bulguları doğrultusunda, örnek olarak seçtiğimiz Kırıkkale Belediyesi'nden yola çıkılarak belediyelerin yapmış oldukları sosyal yardım ve hizmetler kurumsal bir nitelik kazanmamasından dolayı oldukça sorunlu bir alanı oluşturmaktadır. Yapılan yardımlar vatandaşın yoksulluğunu gideremediği gibi geleceğe güvenle bakmalarına da olanak tanımamaktadır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Kent Yoksulluğu, Sosyal Politika, Yerel Yönetimler, Sosyal Belediyecilik.\ud
The study was struggling with the process of urban poverty, poverty of trying to put forward to deal with areas of responsibility of local units, started to move away from the social consciousness of the state government aims to highlight evade responsibility. For this purpose, we have chosen as a sample quantitative research method Kırıkkale Municipality were interviewed face to face with a prepared questionnaire. Using the evaluation process of the interview were included in the responses of 92 people. As a result of these assessments to create a hypothesis of our research has tested the assumptions and variables that determine them. In this context, the study is the first part of the general concepts related to poverty, poverty and poverty reduction strategies, national and international talks about the view. The second chapter, on the basis of the definition of the social state, economic, political and social development as a result of changes in the understanding of social policy and welfare state are mentioned. Development of the welfare state and our country as a periodic change, social service and assistance in the field of institutional development of the state have been given. In the third section of the state along with the changing role of the task in the field of social assistance and services, and city management has delegated the authority and responsibility of the municipalities have an important place in their areas of responsibility on this issue have tried to explain. In addition, the execution of these services, "social municipality" understanding the scope, functions; applications of local government were mentioned in a national sense. Based on the findings of the study, we chose as an example of municipalities in Kırıkkale Municipality had been done on the basis of social assistance and services is very problematic because of an institutional nature field. Staring at the future with confidence as the contribution made to national poverty also does not permit. Key Words: Poverty, Urban Poverty, Social Politics, Local Governments, Social Municipality
KOBİ'lerde teknolojik ar-ge çalışmalarının istihdam üzerine etkileri : Tekmer'lerde bir uygulama =The effects of technological research and development at smes on employment: a practice at Tekmers
KOBİ'lerde Teknolojik AR-GE Çalışmalarının istihdam Üzerine Etkileri: TEKMER'lerde Bir Uygulama. isimli çalışmada AR-GE faaliyetlerinin KOBİ'lerde yarattığı değişimin görülmesi ve TEKMER'lerde desteklenen AR-GE projelerinin işletmenin büyümesi ve istihdamın geliştirilmesinde yaratılan etkilerin değerlendirilmesi amacı ile hazırlanmıştır. Burada uygulamaya katılan işletmelerin tamamı KOBİ'lerden oluşmakla birlikte uygulama yeri ülkemizdeki TEKMER'ler olarak seçilmiştir. Seçim yerinin nedeni TEKMER'lerde AR-GE projesi yapan işletmelerin projelerinin başlangıç tarihleri, bitiş tarihleri ve anket tarihlerindeki temel verilerinin net olarak görülebilmesidir.Ayrıca çalışma içerisinde genel olarak işsizlik, istihdam, AR-GE ve kuluçka kavramlarından söz edilmiş ülkemizdeki ARGE projelerine verilen destekler hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: TEKMER,AR-GE , istihdam, KOBİ.\ud
This study, which is called .The Effects of Technological Research and Development at SMEs on Employment: A Practice at TEKMERs., is prepared to see the transformation of SMEs made by R&D activities and to evaluate the effects of R&D projects supported at Technology Development Centers on the growth of the enterprise and the development of employment at these enterprises. All of the enterprises involved in this study are composed of SMEs and the practice area is chosen as Technology Development Centers in our country. The reason for choosing this area is that the fundamental data on the starting and ending dates of the projects and the dates of the surveys, belonging to enterprises doing Research and Development projects at Technology Development Centers, can be clearly seen. In addition, unemployment, employment, R&D and incubator notions are generally mentioned and information on the support given to R&D projects in our country is given in the study. Key Words: Technology Development Center, R&D, Employment, SM
Bilişim teknolojileri ve e-devlet
Uygarlığın gelişiminde bilginin, bilgiyi paylaşmanın, paylaşılan bilgiyi kullanarak yeni bilgiler üretmenin payı oldukça yüksektir. Teknolojinin ulaştığı seviye göz önüne alındığında; bilgi paylaşımı, kullanımı ve yeni bilgiler elde edilmesinde bilgisayar ve iletişim, diğer bir ifade ile bilişim teknolojileri vazgeçilmez olmuştur. Bilgiyi en büyük oranda elinde bulunduran ve kullanan devlettir. Bilginin kullanımı ve paylaşımı hususunda sağladığı hız, kesintisiz hizmet verme olanağı, vb. sebeplerle devletin bu teknolojiyi kullanımı vazgeçilemez bir seçenek olmuştur. Devletin bu teknolojiyi kullanması e-Devlet olması anlamına gelmektedir. E-Devlet ülkemize özellikle maddi alanda büyük kazanımlar sağlayacak olan yeni bir dönüşümdür.\ud
In the progress of civilization, the contribution of information, sharing information and producing new information by using existing data is significantly high. According to the level which the technology has arrived at one can say that computer and data processing technologies in information sharing, usage an acquiring new information have become indispensable. It is the government that holds and uses the big proportion of the information. Usage of the data processing technologies by the government become the only option because of the speed and seamless service opportunity by means of using and sharing information. Usage of this technology by the government means that the government becomes e- Government. E-Government is a new transformation which provides especially physical advantages in our country. E- Government transformation, whose physical advantages are high and which contributes to solve problems between State and citizens by providing institutions to work better, is now a necessity. In this study, definition, importance and advantages of information technologies and e-government has been mentioned, and then our subject, geographic information and the questions that; how they are produced economically and quickly and how they are updated and shared; are explained. Key Words: Information, information technologies, e-Government
İnsanın kendi düşüncelerini karşısındaki bireye aktarma; bilgi, beceri ve tutumunu yönlendirme tekniklerinde beden dilinin rolü = Against person transmission of human own ideas; knowledge, skills and techniques stance directing therole of body language
Bu çalışmanın amacı; insanın kendi duygu düşüncelerini karsısındaki bireye aktarma, bireyin bu düşüncelerimiz karşısındaki davranışlarını yönlendirme tekniklerini ve bu teknikleri kullanırken beden dilinin rolünü irdeleyeceğiz Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde iletişimin çeşitli tanımları yapılıp ve tanımlardan yola çıkılarak iletişimin bir ya da birden fazla bireyle yapılan, bir bağlam içinde gerçekleşen, bazı etkileri olan, gürültü tarafından bozulmaya uğratılabilen ve geribildirime olanak tanıyan anlamlı mesajların alışverişi olarak tanımlanabileceği bilgisi verilecektir. İkinci bölümde iletişim sürecinin temel öğelerinin kaynak, ileti, kanal ve alıcı olduğunu, süreç içerisinde geribildirim ve gürültü faktörlerinin de bulunduğunu incelenecektir. Üçüncü bölümde sözlü iletişimin temeli olan dil, bir sembol ve anlam sistemi olarak incelendikten sonra dilin, insan iletişimine etkileri konusu irdelenecektir. Dördüncü bölümde ise sözsüz iletişimin bir bağlam içinde gerçekleştiği, taşıdığı anlamların bireyden bireye ve kültürden kültüre farklılık gösterebileceğine değinilecektir. Sözsüz iletişimin de kendine göre kuralları olduğu ve bu kuralların toplum tarafından zamanla biçimlendirildiğinden söz edilecektir. Sözsüz iletişimin diğer bir adının beden dili olduğu bilgisi verilecektir. Anahtar Kelimeler: İletişim, İletişimin Öğeleri, Sözlü İletişim, Beden Dili.\ud
The purpose of this study, one's own feelings against the individual transferring his thoughts, thoughts of the individual against the behavior of these routing techniques and using these techniques will explore the role of body language The study consists of four main sections. Various definitions and descriptions made on the basis of communication with the first part of communication with one or more individuals, took place within a context, some effects, uğratılabilen degradation by noise and feedback information will be defined as allowing significant exchange of messages. The second section, the basic elements of communication process, source, message, channel and receiver is in the process of feedback and noise factors will be examined there. The third section is the basis of verbal communication language, a symbol, and after examining the meaning of the language as a system, examine the effects of humancommunication. In the fourth non-verbal communication takes place within a context, carries the meanings vary from culture to culture and among individuals mentioned. Nonverbal communication is the self according to the rules and that these rules will be formatted by the society over time. Non-verbal communication is body language and other information will be given a name Key Words: Communication, Communication Components, OralCommunication, Body Language
Technology Development Center, R&D, Employment, SME
Zirve, Komisyonu, 23'üncü paragrafta belirtilen hususlar temelinde, Türkiye ile yürütülecek müzakerelerin çerçevesine ilişkin bir öneri hazırlayarak Konseye sunmaya davet etmiştir. Zirve, müzakerelerin 3 Ekim 2005 tarihinde açılması amacıyla, Konseyden söz konusu çerçeve üzerinde mutabakata varmasını talep etmiştir. 17 Aralık 2004 tarihinde yayımlanan Brüksel Avrupa Konseyi Başkanlık Sonuç Bildirgesinden alınan yukarıdaki alıntı; Türkiye-AB ilişkilerinde gerçek bir dönüm noktasıdır. Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) rüyası, yarım yüzyıl önce, 1959 yılında (o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu-AET olan) Topluluğa başvuru ile başlamıştır. Katılım müzakerelerinin başlayacağının belirlenmiş olmasıyla bu rüya neredeyse gerçekleşmiş oldu. 17 Aralık 2004 tarihinde, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımı resmen Konsey kararı ile başlatılmış oldu. Karar yeni ve önemli bir aşamanın başlangıcını oluşturmuş, aynı zamanda 1959 yılında AET üyelik başvurusuna uzanan kurumsal ve hukuki anlamda Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir aşamayı temsil etmiştir. Bu yüksek lisans tezinde; Türkiye.nin AB üyeliğinin çeşitli etkileri vurgulanarak, tarihsel bir perspektif içinde, Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler analiz edilmektedir. AB'nin birçok kararında da belirtildiği gibi, Türkiye'nin üyeliği ile AB'nin genişlemesi, çeşitli yollardan Birliği etkileyecektir. Aslında, Türkiye.nin katılımı, kuruluşundan bu yana AB için en büyük güçlüklerden biri olacaktır. Avrupa Birliği Türkiye'nin üyeliğinden kazanım elde edecektir ve bu AB'nin daha güçlü bir uluslararası oyuncu olmasına yardımcı olacaktır. Bu tez, Türkiye'nin AB üyeliğine doğru uzun yolculuğu bağlamında üyeliğinin etkilerini analiz etmeye çalışmaktadır. Bu çalışma; giriş ve sonuç dışında üç bölümden oluşmaktadır. Bu üç bölüm; (i)Türkiye ve Türkiye.nin AB yolculuğu, (ii)Türkiye ile AB arasındaki ticari ilişkiler ile (iii)Türkiye.nin üyeliğin değerlendirilmesinden oluşmaktadır. 1 Brüksel Avrupa Konseyi Başkanlık Sonuç Bildirgesi, Brüksel, 17 Aralık 2004. Türkiye ve Türkiye.nin AB Yolculuğu başlıklı birinci bölümde; Türkiye.nin genel görünümü, Türkiye-AB ilişkilerinin tarihsel gelişimi ve 1959 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu.na yapılan üyelik başvurusundan itibaren Türkiye-AB ilişkilerinin kronolojisi verilmektedir. Bu bölüm, Türkiye-AB ilişkilerinin 17 Aralık 2004 yılına kadar olan önemli kilometre taşlarını belirtmektedir. İkinci bölüm, Türkiye-AB arasındaki mevcut ticari ilişkileri, Gümrük Birliği.nin olumlu ve olumsuz yansımalarına özel bir vurgu yapmak suretiyle ele almaktadır. Bu bölümde ayrıca, Türkiye ile AB arasındaki ticari ilişkilerdeki gelişmeler, ihracat ve ithalatın ana ürün grupları itibariyle dağılımı da dikkate alınmak suretiyle analiz edilmektedir. Son bölüm, Türkiye.nin AB üyeliğinin fırsat ve güçlüklerini, her iki tarafa olan faydalar vurgulamak suretiyle analiz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Türkiye, Fırsat, Güçlükler, Üyelik.\ud
It (European Council) invited the Commission to present to the Council a proposal for a framework for negotiations with Turkey, on the basis set out in paragraph 23. It requested the Council to agree on that framework with a view to opening negotiations on 3 October 2005.Above quotation from Brussels European Council Presidency Conclusions on December 17, 2004 marks a real milestone. A dream .almost. came through, since Turkey applied for membership of the European Union then named European Economic Community in 1959, nearly half of a century ago. By the 17 December 2004 .decision. of the Council, Turkey.s accession to the EU was formally launched. The .decision. is the start of a new and important phase and represents a breakthrough in the long EU-Turkey relations, which dates back to the Turkey's application to the EEC membership in 1959. This thesis analyses the relations between Turkey and European Union in a historical perspective, by special emphasis on the impacts of Turkish membership to the European Union. The enlargement with the Turkish membership, as defined by many decisions of the European Union, will affect the EU in various ways. In fact, the Turkish accession will be one of the biggest challenges to the EU since its establishment. The EU will benefit from the Turkish membership and it is likely that this challenge may help the EU to emerge as a stronger international player. In that respect, this thesis tries to elaborate the implications of Turkish accession to the Union with reference to Turkey.s long journey towards the membership. The study contains three chapters other than the introduction and the conclusion. Chapters of the dissertation are, (i) Turkey and Its Journey Towards the EU Membership, (ii) Trade Relations Between Turkey and the EU, and (iii) Assessing the Implications of Turkish Accession to the EU.The first chapter, under the heading of .Turkey and Its Journey Towards the EU Membership. includes the general outlook of the Turkey and historical process of developments of the EU-Turkey relations, gives the chronology of the EU-Turkey 1 Avrupa Konseyi Başkanlık Sonuç Bildirgesi, Brüksel, 17 Aralık 2004. relations, which starts from the application of membership to the EEC in 1959. It pinpoints the milestones of the EU-Turkey relations up to the 17 December 2004 decision of the Council. The second chapter covers the current trade relations between the EU and Turkey with the special emphasis on the Customs Union and its both positive and negative reflections that have been experienced. It also tries to analyse developments of trade relations between the EU and Turkey considering the composition of exports and imports by main commodity groups. The final chapter analyses the opportunities and challenges of the Turkish membership to the EU while emphasizing the benefits for both sides. Keywords: European Union, Turkey, Opportunity, Difficulty, Membership