Suleyman Demirel University Research and Education Hospital

Suleyman Demirel University DSpace Repository
Not a member yet
    817 research outputs found

    Kamu mali yönetiminde performansın yönetilmesi-iç kontrolün kurumsal performansa etkisi

    No full text
    Bu çalışma ile dünyada kamu mali yönetimi alanında yapılan reform çerçevesinde kamuda performans yönetimi uygulamasına geçiş ve iç kontrolün kurumsal performansa etkisi ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda, dünyada reform nedenlerinden, uluslararası referanslardan ve standartlardan, iç kontrolün gelişiminden bahsedilmektedir. Ayrıca; Türkiye'de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uygulanmaya başlanan iç kontrol sistemine yönelik düzenlemeler değerlendirilmektedir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kamu mali yönetiminin yeniden yapılandırılmasının nedenleri, bu nedenler çerçevesinde dünyadaki gelişmeler ve performansa dönük kamu mali yönetimine geçiş hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, kamuda performans yönetimine ilişkin saydamlığın sağlanmasında uluslararası kuruluşların çalışmalarından, ülke uygulamalarından bahsedilmiştir. Ayrıca bu referanslar doğrultusunda saydamlığı sağlamaya yönelik olarak kamu mali yönetiminde uygulama alanı bulan yeni dinamiklere değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Türkiye'de 5018 sayılı Kanunla mali yönetimin yeniden tasarlanması genel olarak ele alınmıştır. Ardından uluslararası referanslar ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu çerçevesinde iç kontrol alanında yapılan düzenlemeler hakkında genel bilgi verilmiş. Ve bu bağlamda; iç kontrolün performansa etkisi değerlendirilmiştir. Son bölümde ise çalışmanın konusu ile ilgili olarak sonuca yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu Mali Yönetimi, Performans Yönetimi, İç Kontrol, Mali Saydamlık.\ud In this study, the transition to the practice of performance management in public sector and the effect of internal control on the corporate performance are studied within the framework of the reforms carried out in public financial management in the world. Within this context, the reasons for the reforms in the world, international references as well as standards, and the development of internal control are mentioned. In addition, the regulations made for the internal control system which has been practiced since the enforcement of Law on Public Financial Management and Control No. 5018 in Turkey are evaluated. The study consists of four chapters. In the first chapter, information concerning the reasons for the restructuring of public financial management, the global developments within the framework of these reasons as well as the transition to the performance-based public financial management is offered. In the second chapter, the efforts of international organizations for assuring the transparency as regards the performance management in public sector and the practices of various countries are mentioned. Also, the new dynamics which turn out to have an area of practice in public financial management in an effort to assure the transparency in accordance with these references are mentioned. In the third chapter, the restructuring of the financial management in Turkey by the Law No. 5018 is discussed in general terms. Then, general information is provided concerning the international references and the regulations made in the field of internal control within the framework of Law on Public Financial Management and Control No. 5018. And within this context, the effect of internal control on the performance is evaluated. As for the last chapter, the conclusion relevant to the subject of the study is given. Key Words: Public Financial Management, Performance Management, Internal Control, Financial Transparency

    Sağlık sektöründe bilgi teknolojilerinin uygulanması : İzmir örneği

    No full text
    Dünyadaki tüm ülkelerin amaçlarından birisi de, sağlıklı bireylerden oluşan gelişmiş bir toplum yapısının oluşturulmasıdır. Sağlıklı ve gelişmiş toplum hedefine ulaşabilmek ise ancak iyi örgütlenmiş bir sağlık sistemi ile mümkün olabilir. Bu bağlamda, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetleri ayrıcalıklı bir yere sahiptir. İyi örgütlenmiş bir sağlık sisteminin oluşturulmasında ise sağlık bilişim sistemlerinin önemi büyüktür. Bilgi teknolojileri diğer bütün sektörleri etkilediği gibi sağlık sektörünü de büyük ölçüde etkilemiştir. Sağlık sektöründe yer alan kurumlar, karar verme aşamasında verileri daha bilinçli şekilde kullanarak değerlendirmek, hizmet alanını genişletmek, verimliliği artırarak maliyetleri düşürmek, müşteri hizmetlerini iyileştirmek ve kaynakların daha iyi yönetilmesini sağlamak amacıyla bilgi teknolojilerinde ve sağlık bilişim sistemlerinden faydalanmak zorundadır. Bu çalışmada sağlık sektöründe kullanılan bilgi teknolojilerini ve sağlık bilişim sistemlerinin kullanım düzeyini incelemek amacıyla İzmir İli'nde bulunan hastaneler üzerinde bir araştırma yapılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Teknolojileri, Sağlık, Sağlık Bilişim Sistemleri.\ud One of the purposes of all countries in the world is to form a developed society constitution which consists of healthy individuals. To reach the aim of a healthy and developed society can only be possible with a well organized healthcare system. In this context, the healthcare services in developed and developing countries are critically important. Healthcare Information Systems have vital importance for a well organized Healthcare System. Information Technologies affect the Healthcare Sector just like other sectors. The corporations in Healthcare Sector need to take advantage of Information Technologies and Healthcare Information Systems to evaluate the data more carefully on decision making process, expanding the service range, decreasing the cost by the help of increasing the productivity, improving customer service and making the management of the resources better. In this study, a research is conducted on the hospitals in Izmir and the results are evaluated in order to investigate the degree of the Healthcare Sector's usage of the Information Technologies and Healthcare Information Systems. Key words: Information, Information Technology, Healthcare, Healthcare Information Systems

    Türk vergi sisteminde kurumlar vergisinin vergi hasılatına etkisi

    Get PDF
    Vergi zaman içinde kavram ve anlam olarak çeşitli değişiklikler geçirmiş; farklı tanımlar yapılmıştır; mali, iktisadi, sosyal, hukuki, politik, hatta ahlaki yönleri ile kurumsallaşmış sağlam bir düşünce sistemine kavuşmuş bir kavramdır. Vergi tarih boyunca çok çeşitli faktörlerin etkisi ile şekillenmiş, çeşitli aşamalardan geçmiş bir olgudur. Aslında vergi diğer sosyal olaylar gibi toplumun iktisadi yapısının, siyasi rejim ve hukuk sistemlerinin gelişmesine göre değişmiş ve yeni bir anlam kazanmıştır. Türkiye'de kurumların gerçek kişilerden ayrı olarak vergilendirilmesi, birçok Avrupa ülkesini takiben 1950 yılında mümkün olmuştur. O dönemde gerçekleştirilen vergi reformunun bir parçası bugün hala uygulanmakta olan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kabul edilerek 01.01.1950 yılından itibaren yürürlüğe girmiştir. Günümüze kadar bu Kanunda önemli değişiklikler yapılmasına rağmen Kanunun temel çatısı aynı kalmıştır. 1950 yılından bugüne kadar 55 yıldır çeşitli ek ve değişikliklerle ve 80'i aşkın maddesiyle yürürlükte kalan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, dünya ölçeğinde yaşanan politik ve ekonomik oluşum ve dönüşümlerin ve küreselleşme olgusunun ışığında ve ülkemizin AB ile bütünleşme ve tam üyelik müzakereleri aşamasında nihayet derli-toplu ve çağdaş bir yapıya kavuşturulmaya çalışılmaktadır. 01.06.2006 tarihinden itibaren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kabul edilmiştir. Kurumlar Vergisi gelecek yıllarda bu yeni hali ile daha faydalı/hasılatı artırıcı etkileri olacağı söylenebilir. Kurumsallaşmaya teşvik sağlayacağı düşünülmektedir. Vergi oranının indirilmesi uluslar arası ve yerli piyasalarda rekabet gücümüzü arttıracağı beklenmektedir. Ek olarak vergisel düzenlemelerin yanında sosyal güvenlik kesintilerinin maliyet unsuru olarak işletmelere olan yükünün azaltılması gerekmektedir. Kurumlar Vergisi' nin sosyal, mali ve iktisadi boyutta önemli bir maliye politikası aracı olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Vergi, Vergi Hasılatı, Vergi Yükü, Kurumlar Vergisi, Eski ve Yeni Kurumlar Vergisinin Karşılaştırılması.\ud Tax varied as concept and meaning in time, different definitions were made about it; in term of its financial, economic, social, judicial, political even ethical aspect, it is a concept which was institutionalized and reached to a strong system of thought. Tax is a matter of fact which took shape with the affect of various factors and went through various phases throughout history. In fact tax, like the other social events varied and had a meaning according to the development of community's economic structure, political regime and judicial system. Following most of European countries in 1950, taxing the institutes apart from natural person in Turkey was possible. 03.06.1949 dated and 5422 numbered corporate tax law was acknowledged, which was a part of tax reform in that term and still valid today and it became valid dated from 01.01.1950. Although there had been made important changes on the law, its base structure remained same. 5422 numbered Corporate Tax Law which is valid with its additions, changes and almost 80 articles for 55 years from the date of 01.01.1950 up to the present, is being attempted to bring into well coordinated and modern form in the light of politic and economic development-cycle and globalization phenomenon in the world scale and in the phase of integration and full membership negotiation with European Union. Keywords: Tax, Tax Revenue, Tax Load, Corporation Tax, Compare of Old and New Corporation Tax

    Avrupa Birliği'ne tam üyelik başvurusuna giden süreçte Turgut Özal'ın yaklaşımları, çalışmaları ve politikası

    No full text
    Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik davasının mazisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki yenileşme hareketlerine kadar gider. Bu hedef, Türkiye Cumhuriyeti'nin Atatürk'ün önderliğinde kurulmasıyla beraber batılılaşma, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma ve kalkınma hamlesi olarak devam ettirilmiştir. Avrupa Birliği'ne üyelik hedefi, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış ilişkilerinde ortaklık müracaatını yaptığı 1959 yılından beri en önemli gündem konularından birisi olagelmiş, Avrupa Birliği'yle ilişkilerindeki politikası "Avrupa'yla bütünleşme" olarak şekillenmiştir. 1963 yılında Ankara Antlaşması'nın, 1970 yılında Katma Protokol'ün imzalanması önemli dönüm noktalarıdır. Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle ilişkilerinin gelişim sürecinde, Turgut ÖZAL'ın tarihi girişimiyle 14 Nisan 1987 tarihinde yapılan tam üyelik başvurusunun çok özel bir yeri vardır. Özal bu başvuruyu yaparak, bu konuda 1959'da yapılan ortaklık müracaatından beri gösterilen gayret ve çabalara tarihi bir boyut ve bütünlük getirmiş, bu sürece yeni bir aşama eklemiştir. Özal'ın politikaları zaviyesinden Avrupa Birliği, Türkiye için demokratikleşme yolunda itici bir vasıta, ekonomik açıdan büyük bir pazar, güvenlik açısından stratejik bir ortak, çağdaş-kalkınmış bir ülke olma açısından da önemli bir modeldir. Türkiye, Avrupa Birliği'ne tam üyelik müracaatını yaparken kendi toplumu için çağdaş değerleri hedef olarak seçmiştir. Çünkü Türkiye, bu kriterleri her şeyden önce kendi insanının refahı, kalkınması ve ilerlemesi için istemektedir. Özal'a göre "ekonomik liberalizasyonun ve diğer reformların amacı, Avrupa Topluluğu'na tam üye olarak katılmak için gerekli şartları hazırlamaktır." Özal'ın en önemli hedefi, dünyanın ileri batılı ülkeleri arasına girmiş bir Türkiye'ydi. Özal, Avrupa Birliği'ne tam üyelik başvurusunu da bu amacın en önemli aşamalarından biri olarak görüyordu. Bugün de Türkiye'nin dış politikasının en önemli gündemi, Avrupa Birliği'ne tam üye olma yolunda yürütülen mücadeleler, politikalar, uyum ve müzakere çalışmalarıdır. Anahtar Kelimeler: Avrupa Topluluğu, Tam Üyelik Başvurusu, Turgut Özal, Turgut Özal'ın Politikaları, Türkiye-AB İlişkileri.\ud The past of the Turkey's membership to the European Union goes till the Ottoman Empire's regeneration movements. This goal (aim), perpetuated as westernize, reaching the level of modern civilizations and assaulting improvement, with establishing of The Turkish Republic by the leadership of Ataturk's. The goal to be a member of European Union becomes the most important journal case till appealed in 1959 to be partnership in the foreign relations and the politics with European Union acquired a shape as integration with Europe. The important milestones are, concluding Ankara Treaty in 1963 and Katma Protocol in 1970. Turgut ÖZAL's historical attempt of application to get a full membership in 14 April 1987 at the development process with European Union of Turkey's had a very special place. By this application of Özal's, added a new historical dimension and integrity to efforts from the partnership appeal in 1959, added a new milestone to this process. Point of Özal's policy view the European Union, the driving force behind the path of Turkey's being democratic, a big market as economic angle, a strategic partner in security, an important model to be a modern - developed country. Turkey, selects modern assets to the community as a goal while appealing a full membership to the European Union. Because, Turkey wants this criteria first of all comfort, development and improvement of its own people. According to Özal, purpose of the economical liberalization and the other reforms is to prepare the necessary clauses to be a full member to the European Union. The most important goal of Özal, wanting Turkey in to the World's advanced westerner countries. Özal, considered appealing to European Union a full membership application is the most important stage of this purpose. Today the important journal of foreign policy of Turkey is negotiations, observance attempts, politics and encounters on being a full member to European Union. Key words: European Union, Full Membership Appeal, Turgut Özal, Turgut Özal's Policy, Turkey-EU Relationship

    Kentsel alanda et talep analizi : Batı Akdeniz Bölgesi örneği

    Get PDF
    Bu çalışmada, Batı Akdeniz Bölgesi kent merkezlerinde 2006 yılına ilişkin hanehalklarının aylık et talebini (Dana-sığır, koyun-keçi, tavuk ve balık) hanehalklarının geliri ve ilgili ürünün fiyatı gibi ekonomik özellikler yanında, sosyo-demografik özelliklerini de dikkate alarak tahmin etmek, ilgili ürünlerin fiyat-talep, gelir-talep esnekliklerinin hesaplanması ve sosyo-demografik özelliklerine ilişkin değişkenlerin talep üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Doğrusal Formda Yaklaşık İdeal Talep Sistem (LA/AİDS) modeli kullanılmıştır. Tahmin edilen modele fiyatlar, hanehalkı büyüklüğü, hanehalkı bireylerin ikamet ettiği bölge, hanehalkı reisinin öğrenim düzeyi, hanehalkı reisinin yaşı gibi demografik değişkenler ilave edilmiş ve talep teorisinin kısıtları altında tahminler yapılmıştır. Araştırma bölgesi için incelenen ürünlere ilişkin, harcama, Marshalcı ve Hicksci esneklikleri hesaplanmıştır. Harcama esnekliğinin işareti bütün ürünler için pozitif değerli hesaplanmış olup dana-sığır, balık ve tavuk etinin zorunlu, koyun-keçi etinin ise lüks mal olduğu görülmüştür. Marshalcı çapraz fiyat esnekliğine göre, dana-sığır eti, balık ve tavuk eti ile ikame iken koyun-keçi ise dana-sığır etinin tamamlayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Batı Akdeniz Bölgesi, Tam Talep Sistemi, LA/AİDS, Marshalcı Esneklik, Hicksci Esneklik, Ayrılabilirlik.\ud In this study, it was aimed to examine socio-economic factors affecting households' monthly meat (beef, sheep-goat, chicken and fish) demand and calculate price and income elasticities of each product in urban area of Western Mediterranean region of Turkey. For this purpose, linear approximate almost ideal demand system (LA-AIDS) was utilized. The model was estimated under constraints of demand theory considering factors affecting meat demand such as prices of each product, size of household, residing region of households, education level of hosehold's head and age household's head. From the structural model, Marshalian and Hicksian elasticities for each investigated product were calculated. Based on the results, it was found that expenditure elasticities for each product were calculated as positive, and beef, fish and chicken were necessities but sheep-goat was luxury good. Moreover, the reults of the estimated model indicated that beef is a substitution good with fish and chicken but complementaray with sheep-goat. Keywords: Western Mediterranean Region of Turkey, Linear Approximate Almost Ideal Demand System, LA/AIDS, Marshalian Elasticities, Hicksian Elasticities, Separability

    Suyun fiyatlandırma politikası çerçevesinde sanal su yaklaşımı üzerine bir değerlendirme

    No full text
    Bu çalışmada günümüzde büyük sorun teşkil eden "Su" sorunu üzerine, bir takım bilgileri ve verileri bir araya getirerek, konuya ekonomik bir bakış açısı getirmeyi amaçladık. Öncelikle su sorununun çevre sorunları içerisinde öne çıkmaya başladığı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan suyun hem çevre, hem de ekonomik anlamda gelişimini inceledik. Bu gelişim süreci içerisinde 1992 yılı bizim için kritik bir yıl olmuştur. Çalışmanın ana başlıklarından olan suyun ekonomik boyutu, 1992 yılında düzenlenen Dublin konferansının sonuç bildirisine dayanarak su ekonomik bir mal olarak ilan edilmiştir. Ekonomik bir mal olarak suyun ele alınması birçok su sorununun üstesinden gelinebilmesi için bir başlangıç noktası olmuştur. Suyun talebinin yönetilmesi, kaynakların korunması ve tüketimde etkinlik gibi başlıkların su üzerine yapılacak ekonomik değerlendirmeler ile olacağı düşünülmüştür. Temel politika araçlarından en önemlisi ise suyun fiyatlandırılması olmuştur. Su için önemli bir başka başlık ise suyun ticareti idi. Suyun ticareti doğrudan yapıldığında yüksek maliyetler gerektirmekteydi, bunun sonucunda "Sanal Su" diye bir kavram ortaya atılmıştır ve suyun ticaretinin gerek tarım, gerek endüstriyel alanda üretilen ürünler, gerekse de hizmet alanında sunulan hizmetlerle yapılabileceği savunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Su, Ekonomi, Ekonomi Politikası, Sanal Su, Fiyatlandırma.\ud In this study, we have focused on now a days problem "Water". We put together some datas and researches to make an economical point of view to the water problem. We started from the years when water problem became an important topic of environmental problems. As years past the importance of water raised. In the year 1992 water was accepted as an economical good regarded to the results of Dublin conference. Treating water as an economical good was expected by allot of people for the solution of water trouble. Looking from this point, the aim of this proses was to manage demand, conservation resources and optimization in consumption. To reach this aim the main policy instrument was "Pricing". Treating water as an economical good also had another problem which was the trade of the good. This criss is stil trying to be solved by the "Virtual Water Trade". By virtual water trade, economist are aiming to trade water not directly because of it's high transport cost, but doing the indirectly by virtual water trade. Key Words: Water, Economy, Economy Policy, Virtual Water, Pricing

    Avrupa Birliği uyum surecinde Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma politikaları

    No full text
    Her birey, kurum ya da kuruluş ekonomik refah seviyesinin belirli bir düzeyin üzerinde olmasını arzulamaktadır. Bu istekler çerçevesinde ülkeler çeşitli görevler üstlenmek zorunda kalırlar. Bunun neticesinde ülkeler kendi sınırları çerçevesinde ekonomik gelişmeyi sağlamak yükümlülüğü altına girmektedirler. Bunun sonucunda ülkeler bulundukları sınırlar içerisinde bölgeler arası farklılıkları içerebilmek için farklı politikalar uygulayabilmektedirler. Ülkelerin uygulamış olduğu bu politikalar seneler itibariyle farklılık gösterebilmektedir. Dünya tarihinde meydana gelen bazı olaylar (II. Dünya Savaşı, Petrol Krizi gibi), ülkelerin çoğunda maddi tahribatlar meydana getirmiştir. Meydana gelen maddi tahribatlar sonucunda bazı gelişmiş ülkelerin üretim olanaklarında daralmalar meydana gelirken diğer taraftan bağımsızlıklarını kazanan bazı az gelişmiş ülkelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Meydana gelen bu olaylar neticesinde bölgeselleşme hareketleri meydana gelmiştir. Ülkeler artık kendi kalkınma planlarını hazırlamaya başlamışlardır. Kendi planlarını hazırlamakta güçlük çeken ülkeler ise komşu oldukları ülkelerde kalkınma planlarının hazırlanmasına yönelik yardım istemektedirler. Bu işbirliği sonucunda ülkeler arasında bir ulusüstü bölgesel hareketlilik ortaya çıkmıştır. Zamanla meydana gelen ulusüstü hareketlilikler sonucunda yerelleşme düşüncesi de hakim olmaya başlamıştır. Bölgelerarası kalkınma kavramı ülkenin siyasi sınırları içerisinde yer alan az gelişmiş bölgelerin gelişmiş bölgelere yaşam standardına göre denk tutulma çabalarını kapsamaktadır. Bölgesel kalkınma kavaramı ile birlikte bu iki kavramın birlikte ele alınmasına neden olarak bölge ve kalkınma olarak iki farklı değişik şekilde ele alınmamıştır. Gelişmiş olan ülkelerde kalkınma planlarının geniş tabana yayılması ve kalkınma ajanslarının kurulmasıyla ilgili çalışmalar geniş yer tutarken, gelişmekte olan ülkelerde bu çalışmalar pek fazla rağbet görmemiştir hatta sınırlı sayıda kalmıştır. AB 'nin temeli, 18 Nisan 1951 imzalanmış olan ve 23 Temmuz 1952 tarihinde yürürlüğe giren Paris Anlaşmasıyla altı ülke tarafından Avrupa Kömür Çelik Topluluğu ile atılmıştır. AKÇT denmesinin nedeni o zamanlarda meydana gelen enerji sıkıntısından kaynaklanmaktadır. Birlik daha sonra 1957 yılında imzalanan Roma Anlaşmasıyla birlikte AET adını almıştır. İlerleyen zamanlarda Birlik meydana gelen gelişmelerle birlikte büyüme yoluna gitmiştir. Zamanla tam bir birlik olabilmek için çeşitli çalışmalarda bulunulmuştur. AET 1992 yılında imzalanan Maastricht Anlaşması ile AB adını almıştır. Birlik olma yolunda ilerleyen AB ortak para olarak 1999 yılında Euro'yu kabul ederek tek para birimini kullanmaya başlamışlar ve birlik içerisinde geçerli olacak olan bir anayasa oluşturma hazırlığına başlamışlardır. AB düzeyinde, bölgesel politikalar 1970 yılından itibaren önem kazanmıştır. 1980 yılından itibaren AB bölgesel politikası daha etkili bir araç olarak, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının en aza indirilmesini ya da tamamen ortadan kaldırılmasında etkili bir araç olarak kullanılmaktadır. Geçmişten günümüze doğru birer adım halinde ilerleyen bu politikalar, zamanla "ulus devlet" anlayışının yerine "tek bir devlet" anlayışının hakim olduğu AB'ye uyum çerçevesinde, Birliğe üye olmak isteyen ülkeler tarafından Birlik kriterlerin en uygun hale getirilmesine kadar süregelmektedir. Geçmişten günümüze kadar Türkiye'nin doğu bölgeleri ülke standartlarının altında kalan az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken, batı bölgeleri ülke standartlarına göre daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgeleri, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişme göstermektedir. Ülkemizde ise 1923 yılından başlayarak günümüze kadar bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmalar süregelirken yapılan bu çalışmalardan istenildiği kadar yararlanamamıştır. Planlı dönemin başlangıcı olan 1960 yılından bu yana dokuz adet Beş Yıllık Kalkınma Planı ve çok sayıda Bölgesel Gelişme ve Kalkınma Projesi hazırlanıp uygulana gelmiştir. Bu plan ve projelerde bölgelerin fonksiyonel anlamda yönetimine ilişkin hayata geçirilmiş veya geçirilememiş çok sayıda öngörü ve düzenleme mevcut bulunmaktadır. Tez çalışmamda AB uyum sürecinde, bölgesel gelişme çerçevesinde uygulanmış yada uygulanmakta olan politikaların amacı önem teşkil etmektedir. Tezin Birinci Bölümünde tezin amacı, konusu ve önemi ele alınmıştır. Burada teze başlarken hedeflediğim amaç ile tezin hazırlanış safhasındaki çeşitli yöntemler ele alınmıştır. Tezin İkinci Bölümünde Bölgesel Dengesizlik ve Bölgesel Kalkınma kavramları genel olarak ele alınarak, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar geçen sürede ülkemizde uygulamaya konulan çeşitli planların incelenmesi söz konusudur. Tezin Üçüncü Bölümünde ise Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkisi ele alınarak, AB'nin kuruluş aşamasından Türkiye'nin Birliğe üye olma yolunda yapmış olduğu çalışmalar incelenmiştir. Tezin Dördüncü Bölümünde ise Avrupa Birliği Bölgesel Kalkınma Politikaları ile Türkiye'deki Bölgesel Kalkınma Politikalarının Analizi yapılarak ülkelerin uygulamış oldukları bölgesel politikalar arasındaki farklar ve benzerlikler ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde yine AB fonları geniş bir şekilde ele alınarak, bu fonlardan yararlanma olanaklarının ne şekilde olacağı ve Türkiye'nin fonlardan daha fazla yararlanabilmesi atması gereken adımları ele alınmıştır. Tezin Beşinci bölümünde ise yapılan çalışmayla ilgili sonuç kısmı yer almaktadır

    210 numaralı şer'iyye siciline göre Burdur Kazası'nın idari, sosyal ve ekonomik yapısı (h.1255-1261/m.1839-1845)

    No full text
    Osmanlı tarihi üzerine yapılan çalışmaların son yıllarda sosyal tarih üzerinde yoğunlaştığı gözlenmektedir. Bu durum şer'iyye sicillerinin kullanımını zorunlu hale getirmiştir. Burdur şer'iyye sicilleri, Burdur'un Osmanlı idaresindeki dönemine ışık tutan en zengin kaynaklardır. Yapılan bu çalışmada da en önemli kaynak olarak şer'iyye sicilleridir. XIX. yüzyıl ortalarında Tanzimat Dönemi toplum yapısı ve Tanzimat'ın mahalli idarelerde getirdiği yenilikler çalışmamızın temelini oluşturmaktadır. Çalışma giriş ve üç ayrı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Burdur'un Osmanlı idaresinden önceki durumunu ve Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra 1939 tarihine kadar ki durumu kısaca ele alınmıştır. Birinci bölümde Burdur Kazası'nın idari yapısı ve adli teşkilat incelenmiştir. İkinci bölümde ise burdur kazasının sosyal yapısı incelenmiş, Burdur'da aile yapısı ve etnik unsurlar üzerinde durulmuştur. Ailelerin ekonomik durumları, evlenme ve boşanma hükümlerine değinilmiştir. Vakıflar başlığı altında da Burdur'da bulunan vakıflar ve hizmet alanları ile ilgili konular ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Burdur'un ekonomik yapısı üzerinde durulmuş, toplanan vergi çeşitleri ve miktarlarına değinilerek Burdur'un ekonomik durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunların yanında fiyat hareketleri ve narh sisteminin işleyişi ortaya konulmaya çalışılmıştır.\ud It can be seen that the recent studies on the Otoman history has focused on the social history discipline. This situation has made the usage of the sherei register books unavoidable. The Burdur sherei register books are the richest sources of the social structure of the Burdur history under the Ottoman reign. In this study, the sherei register books have been acknowledged as the most significant sources. Both the Reform (Tanzimat) Ages' social structure in the middle of XIX. Century , and the innovations caused by these Reforms which were effective on the local governments are formed as the basis of this study. This study is consisted of an introduction and three other sections. In the introduction, the situation of Burdur before the Ottoman reign and the situation of Burdur after the Ottoman reign till 1939 has been briefly highlighted. In the first section, the administrative structure and the judicial authorities of Burdur District have been examined. In the second section, the social structure of Burdur District has been examined and, the family structure and the ethnic diversity of it have been discussed. The economical conditions of the families, the provisions of marriges and the divorcements have been mentioned. And under the title of "The Foundations", the foundations in Burdur and their service areas have been discussed. In the third and the last section, the economical structure of Burdur has been examined. The economical structure of Burdur has been determined through the tax varieties and quantities that had been collected in Burdur district. In addition to these, the price movements have been tried to examine and the application of the Narh systems (price control sytem) has been pointed out. Key Words: Community, muslim, non-muslim, zımmis, sherei register books, the Reform Age (Tanzimat)

    Geleneksel yapının kırılma sürecinde dindarlık (Oğuzeli örneği)

    No full text
    Modernizmin gelişen iletişim imkanlarının, bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin geleneksel yapıda meydana getirdiği değişimlerin din ve dindarlık üzerindeki yansımalarını tespit etmek, seyrini belirlemek ve sebeplerini anlayabilmek için geliştirilen bu çalışma, kuramsal çerçevesinin yanı sıra geleneksel yapı özelliklerine sahip Oğuzeli'nde yapılan ampirik çalışma ile de somut verilere ulaşılmaya gayret edilerek öngörülen sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Modern eğitimin, teknolojinin ürettiği yeni yaşam tarzlarını kırsala taşıyan medyanın ve ekonomik kaygıların güçlendirdiği sosyal değişmenin, geleneksel yapıda kırılmalar meydana getirmekle kalmayarak din ve dindarlık üzerindeki farklılaşmalarını değerlendirebilmek çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Değişme, Din ve Dindarlık, Gelenek, Gelenekçilik, Olgunlaşmış Dindarlık, Olgunlaşmamış Dindarlık.\ud The first objective of this empirical study is to identify the effect modernism, developing communication tools and scientific and technological developments on local traditional and religious life style in Oguzeli, Gaziantep. This specific place was chosen, for it has a unique traditional culture. In the next step, this study will also explore the impact of those changes in traditional daily life style on religion and daily religious behavior of people in this South-eastern town. Key Words: Social Change, Religion, Tradition, Traditionalism, Matured Religious, Immature Religious

    Türkistan üzerinde Çin Halk Cumhuriyeti'nin Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu ile rekabeti

    Get PDF
    Tarihin ilk çağlarından itibaren pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Türkistan, sahip olduğu jeostratejik ve jeoekonomik değer etkisiyle geçmişte olduğu gibi günümüzde de büyük güçlerin çatışmasına sahne olmaktadır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasıyla Türkistan bölgesindeki hakimiyeti sona eren Rusya, eski gücüne kavuşarak bu hakimiyetini tekrar oluşturabilmek maksadıyla, ekonomisinin itici gücünü oluşturan enerji kaynaklarını ve dolayısıyla bu kaynakların nakil hatlarını kontrolü altına almak istemektedir. Diğer taraftan gelişen ekonomisi, nüfusu ve modernize olarak yapısal değişikliğe giderek gücünü hissettiren ordusuyla bölgedeki etkisini artıran Çin Halk Cumhuriyeti ise, ekonomik büyümesinin devamını sağlamada hayati öneme sahip enerjinin temininde Türkistan bölgesini alternatif olarak kullanmak istemekte, aynı zamanda bölgedeki radikal İslami hareketler ve etnik problemler nedeniyle oluşan güvenlik sorununu giderebilmek ve kendisine Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanan Çevreleme Politikasına karşı, aynı tehdidi hisseden Rusya Federasyonu ile birlikte hareket etmektedir. Soğuk Savaş sonrasında başlayan ve "Yeni Büyük Oyun" olarak isimlendirilen, Türkistan bölgesindeki etkinlik mücadelesinin ana aktörlerinden birisi olan Çin Halk Cumhuriyeti'nin, özellikle Rusya Federasyonu ve Türkistan devletlerini kastederek başta komşuları olmak üzere hiçbir ülkeye karşı tehdit oluşturmadığını her fırsatta dile getirmesine rağmen; adı geçen ülkeler ve küresel hegemonyasının tehlike altında olduğunu hisseden Amerika Birleşik Devletleri, Çin Halk Cumhuriyetine temkinli yaklaşmakta ve bu doğrultuda stratejiler üretmektedir.\ud Turkistan, a cradle of many civilizations since the beginy of the history still is an arena of the big powers because of its geostrategic and geoeconomic values. Russia who has lost its influence after the fall of USSR on Turkistan wants to take control of the energy sources and transport routes in order to get back its effect. On the other hand, Republic of China who believes that using Turkistan for energy source to continue its development both in economy and military power to end the surrounding polities by USA worky with USSR and to fight with the radical islamic and ethnic movements in the region. One of main players of the so called "The New Big Game" that has started after the end of the Cold War, Republic of China claims that it is not a threat to any countries in the region (meaning mainly for Russia Federation and Turkistan), USA is catious about China believe that its influence on these countries is under risk and develop its policies in this direction

    277

    full texts

    817

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Suleyman Demirel University DSpace Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇