Suleyman Demirel University Research and Education Hospital

Suleyman Demirel University DSpace Repository
Not a member yet
    817 research outputs found

    Türkiye'nin dış ticaretinin yapısal dönüşümü (1980-2007)

    No full text
    Her ülke sahip olduğu doğal kaynaklar, insan ve sermaye gücü, teknolojik gelişme v.b. açıdan farklı düzeylere sahiptir. Bu farklılık; bir malın değişik ürünlerde farklı fiyat, miktar ve kalitede üretilmesine yol açmaktadır. Bu sebeple, ülkeler birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Ülke içinde, bir mala talep varsa ve o mal üretilemiyorsa, ülke dışından satın alınması gerekecektir. Bu durum; karşımıza " Dış Ticaret"; çıkartmaktadır. Ülkelerin ödemeler dengesi içinde en önemli yere sahip olan dış ticaret, ithalat ve ihracat işlemlerinin her ikisini de kapsamaktadır. Özellikle bir ülkenin ödemeler dengesi durumu, o ülkedeki ihracat giderlerinden fazla olup olmadığına bakılarak anlaşılmaktadır. Günümüzde ülkelerin dış ticaret gelirlerini arttırma çabalan, yoğunlaşan rekabet ortamında, uygulanan devlet yardımlarının ve teşvik araçlarının önemini arttırmıştır. Bunun yanı sıra, gelişen dünya ticareti; ülkelerin ihracata olan bağımlılıklarını ve gelişmekte olan ülkelerin ödeme güçlüğü içinde bulunmaları, dış ticarette finansman tekniklerinin de önem kazanmasına neden olmuştur. Uluslar arası ticari ilişkiler geliştiği sürece her ülke kendi ekonomik çıkarlarını gözeten yasal düzenlemelere gitmiştir. Ticari düzenlemelerde her ülkenin ayrı ayrı davranması, ikili ilişkilerde ortaya çözümlenmesi gereken bir dizi sorunlar çıkarmıştır. Karşılıklı çıkarların korunması ve dış ticaretin kolaylaştırılması amacı ile (çifte vergilendirmenin kaldırılması, gümrüklerin indirilmesi, transferlerin gerçekleştirilmesinin bir şekle bağlanması gibi) ticari ilişkilerde bulunan ülkeler karşılıklı anlaşmalar yapma yoluna gitmişlerdir. Ancak zamanla bunun da yeterli olmadığı görüldüğünden bölgesel ve uluslar arası düzenlemelere gidilmiştir. Birincisine Avrupa Ortak Topluluğu, ikincisine de GATT(Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) örnek olarak verilebilir. Bütün bunlar dünya ticaretinin kolaylaştırılması ve bir düzene sokulması düşüncesi ile gerçekleşmiştir. Günümüzdeki gelişmeler göstermektedir ki gelecekte belirlenecek uluslar arası ticaret kuralları bütün dünya ülkeleri tarafından uyulması gereken zorunlu kurallar olacaktır. Kanımızca, bir ülke ekonomisi hakkında mutlak görüşler ileri sürmek hem doğru değildir hem de bilimsel bir yaklaşım olma ihtimali çok düşüktür. Çünkü bu konudaki en sağlam gösterge güvenilir istatistiklerdir. Ayrıca şunu da söylememiz çok doğru olur ki, bir ülkenin ekonomisi birbirine sıkı sıkıya bağlı çok sayıda elemandan oluşan bir bütündür. Böyle bir yapıya sahip olan ekonomi olgusunun, tümüyle incelemek yerine o yapıyı oluşturan elemanlar itibariyle incelenmesi gerekmektedir. Yani ülke ekonomisinin bütünü hakkında değişmez görüşler öne sürmek yerine, bütünü parçalarına ayırıp bir yapısal analiz yapmak daha doğru görünmektedir. Bundan dolayı bu çalışmada ağırlıklı olarak 1980-2007 döneminde dış ticaret yapısındaki, özellikle sektör ve ülke bazında dönüşümü incelemeyi amaçlamaktadır. Dış ticaret ve bunu etkileyen unsurlar açıklanmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde, dış ticaret politikalarından, stratejilerinden ve gelişmekte olan ülkelerin dış ticaret üzerine etkilerinden bahsedilmiştir. Ayrıca bu bölümde 1980 Yılına kadar Türkiye'nin dış ticaretindeki yapısal değişlikler anlatılmıştır. İkinci bölümde 1980 -1990 tarihleri arasındaki Dış ticaret politikalarından bahsedilmiş ve bu önemli dönemde alınan 24 Ocak kararlarının etkileri ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, 1990-2007 tarihleri arasındaki Dış Ticaret değişimleri açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu dönemde sektör ve ülke bazındaki dış ticaretin yapısal dönüşümü incelenmiştir.\ud Every country resides on different levels in terms of its natural resources, human and capital power, and technological development. This difference leads to production of goods with different prices, amounts and quality. For this reason, countries need to each other. If a good is demanded in a country and cannot be produced, it needs to be bought from abroad. This brings about "Foreign Trade". The foreign trade, which has the most important place in nations' balance of payments, includes both import and export. Especially, status of a nation's balance of payment can be understood by examining whether the export expenses in that country brim over or not. Today, the efforts by countries for increasing foreign trade income have advanced the importance of state aids and means of stimulus in this growing competitive atmosphere. Besides this, developing world trade, dependency of countries on export, insolvency clause of developing countries has caused financing techniques to be more important in foreign trade, as well. As long as international commercial relations progressed, each country brought some legal arrangements considering its own economic interests. Since countries behave differently about commercial regulations, a range of problems, which must be solved, emerged in bilateral relations. The countries involving in commercial relations resorted to make mutual agreements in order to protect mutual interests and ease foreign trade (such as abolishing double taxation, decreasing tariffs, organizing transfers in a specific way). However, regional and international arrangements were applied since this was not regarded as sufficient in time. The European Common Community can be given an example for the first one, and GATT (General Agreement on Tariffs and Trade) can be an example for the second. All these were realized with a view to arrange and ease world trade. The developments of today make it clear that the international trade rules, to be determined in the future, will be the obligatory ones which must be obeyed by all countries in the world. In our opinion, it is not only incorrect but also far from being scientific to suggest absolute views about a country's economy since the strongest indicators about this issue are statistics. Also, it is really true to say that a country's economy is a whole composed of elements which are attached tightly to each other. Since the economy fact has such a structure, it is necessary to analyze it in terms of its elements not as a whole. In other words, it seems more reasonable to make an analysis separating the whole into its components instead of suggesting firm views about the whole of a country's economy. Therefore, this study aims at analyzing the transformation in foreign trade in 1980-2007 period especially based on sector and country. It has been tried to explain foreign trade and the factors affecting it. In the first part, foreign trade policies, strategies and the effects of developing countries on foreign trade were mentioned. Besides, structural changes in Turkey's foreign trade until 1980 were told. In the second part, the foreign trade policies, which were valid from 1980 to 1990, were mentioned, and the influences of 24th January decisions taken in this significant period were handled in detail. In the third part, we tried to explain foreign trade changes between 1990 and 2007. In addition to that, we examined the structural transformation of foreign trade in this period based on sector and country

    Uluslararası sermaye hareketlerinin gelişmekte olan ülkelere olası etkileri : Türkiye örneği

    Get PDF
    Çalışmanın amacı uluslararası sermaye hareketlerinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini incelemektir. İlk bölümde; dünyadaki uluslararası sermaye hareketlerinden bahsedilmektedir. Uluslararası sermaye hareketlerinin nedenleri ve çeşitleri hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde uluslararası sermaye hareketlerinin gelişmekte olan ülkelere yönelmesinin nedenlerinden ve sonuçlarından bahsedilmektedir. Üçüncü bölümde ise Türkiye'deki Uluslararası sermayenin hareketlerinin gelişim seyri, etkileri ve uluslararası sermaye için uygulanan politikalardan bahsedilmiştir. En sonunda ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Sermaye, Finansal Serbestleşme, Yabancı Yatırım.\ud The aim of this study is to examine the effects of international capital flows on the Turkish economy. In the fırst chapter, the international capital in the world has been mentioned. Some information about the reasons and types of the international capital flows has been given. In the second chapter, the reasons and the results of international capital flows towards the developing countries has been mentioned. In the third chapter, the movement of developing, affects of international capital flows in Turkey has been mentioned. At the end, a general evaluation has been done. Key Words: International Capital, Financial Liberalization, Foreign Investment

    Girişimcilik teorileri ve girişimci tipleri: Antalya-Burdur-Isparta illerinde (İBBS düzey 2 TR61 bölgesinde)imalat sanayi KOBİ'lerindeki girişimciler üzerine bir inceleme

    No full text
    Ekonomik gelişme sürecinde büyük bir öneme sahip olan girişimcilik, disiplinler üstü bir kavram olduğu için pek çok araştırmacının ilgi odağı olmuştur. Fakat literatürdeki bu yoğun ilgiye rağmen hala girişimcinin kim olduğu ve girişimciliğin ne olduğu konusunda ortak bir fikir birliği bulunmamaktadır. Girişimcilikle ilgili varolan evrensel bir teori bulunmamakla birlikte, girişimciliği çeşitli açılardan ele alan ve ekonomi, psikoloji, sosyoloji, antropoloji ve bölgesel bilimleri kapsayan birçok farklı yaklaşımlar mevcuttur. Bu yaklaşımların hepsi girişimciliği farklı açılardan ele alıp, girişimciliğin ayrı ayrı noktalarına ışık tutmaktadırlar. Girişimcilik çok disiplinli bir olgu olmasından dolayı, girişimciliğin tanımında ve belirleyici özelliklerinde ekonomik, psikolojik ve sosyal faktörlerin oldukça önemli olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir. Girişimciler, son derece heterojen bir grubu tasvir ettiği için, girişimciler sahip oldukları özelliklere göre çeşitli tipler halinde sınıflandırılmaktadır. Literatüre bakıldığında birçok araştırmacı farklı farklı girişimci tipleri öne sürmektedir. Literatürdeki bu tipoloji farklılığı, girişimcilerin demografik özellikleri, psikolojik özellikleri veya iş stratejileri gibi farklı özelliklerinin kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu tipolojiler hem girişimcilikle ilgili teorik yapıya katkı sağlarken, hem de girişimciliğin artmasına yönelik uygulanacak politikalar için oldukça önem arz etmektedir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, İBBS Düzey 2 TR61 Bölgesini oluşturan Antalya, Burdur ve Isparta illerinde, girişimci olmayı etkileyen ekonomik, psikolojik ve sosyolojik etmenleri ortaya koymak ve bu bölgede bir girişimci tipolojisi oluşturarak, iller arasındaki girişimci tip farklılıklarını incelemektir. Anahtar Kelimeler: Girişimci, Girişimcilik, Girişimcilik Teorileri, Girişimci Tipleri.\ud Entrepreneurship, as a critical asset in the process of economic development, has attracted many researchers since it has been a trans-disciplinary concept. Although there is a wide attention in literature, there is no absolute consensus on the definitions of entrepreneur and entrepreneurship. Although there is no universal theory about entrepreneurship, there are many different approaches which deal with entrepreneurship in various aspects including economy, psychology, sociology, anthropology and regional sciences. All these approaches have discussed about entrepreneurship in various aspects and throw a new light on this matter. Because of the existing multi disciplinary phenomenon of entrepreneurship, it is widely accepted that economic, social and physiological factors have been highly formative for the determination and definition of these concepts. Entrepreneurs are categorized according to their features because entrepreneurs constitute a fairly heterogeneous group of people. In literature, many researchers suggest different entrepreneur types. These typology differences in literature grow out of using different features such as demographic and psychological characteristics or business strategies. These typologies both make a contribution to the theory of entrepreneurship and are quite for the policies aiming the increase of entrepreneurial activities. In this context, the aim of this thesis is to display economic, psychological and sociological factors which affect becoming entrepreneur in Antalya, Burdur and Isparta provinces which constitute the NUTS 2 TR61 Region, and examine the differences of entrepreneur types among these provinces by developing the entrepreneur typology in this region. Key Words: Entrepreneur, Entrepreneurship, Entrepreneurship Theories, Entrepreneur Types

    Müzakere yönetimi ve bir model denemesi

    Get PDF
    Bu çalışma öncelikle iki konunun teorik boyutunun incelenmesini amaçlamıştır. Birincisi, kişisel ve kurumsal ilişkilerde tarafların, kaynakları optimum kullanarak, amaçlarına ulaşmasında temel müzakere ilke ve boyutlarının anlaşılmasını, ayrıntılı ön hazırlık ve sistematik planlamanın yapılmasını, uygun strateji ve taktiklerin seçilerek uygulanmasını içeren müzakere yönetim sürecinin incelenmesi; ikincisi 21. yüzyılda küreselleşmenin hızlı bir şekilde arttığı değişimler ve karmaşıklaşan müzakere ortamlarının sayısının yükselmesine paralel olarak, kişisel ve kurumsal amaçlara etkin ulaşılmasında müzakere eğitimi sürecinde izlenecek müzakere yönetim adımların neler olması gerektiğini belirleyen teorik bir model önerisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Temel araştırma olan bu çalışmada belgesel kaynak taraması yöntemi benimsenmiştir. Sonuç olarak; 1. İnsanların bilgi ve kabiliyetlerinden faydalanılarak, hem bireylerin ve organizasyonların gelişimi sağlanacak, hem de ulusal ve uluslar arası kabullenmelerde bu unsur güç haline gelerek tek bir yönde birleşerek isteklendirme ve kararlılık oluşturulması; 2. Aynı zamanda müzakere amaçlarının etkili ve etkin başarılmasında insan kaynakların değerlendirilmesi, geliştirilmesi, sorumluluk ve sahiplenme duygusu oluşturulması müzakere yönetim yaklaşımının uygulanmasıyla elde edilecektir Müzakere yönetimle ilgili bu modele "Teorik Bir Müzakere Yönetim (3KE-Y) Prizması Modeli adı verilmiştir. Bu model, oyun ve sosyal psikoloji yaklaşımlarının müzakere kavramını açıklamada kendi başlarına yeterli olmadığını, sürecin bütünsel olarak yönetilmesi üzerine odaklanmıştır. Müzakere süreci yönetimi, değişim/çatışma, mutabakat ve birlikte yaşama ile devam eden bir güç-alan analizi yöntemine, sistemli üç evre ile ulaşılabileceğini gösterir. Bu üç evreye 3KE-Y adı verilir. Bu üç evre: 1. Kendini (amacı yani ereği) Tanıma Evresi (1KE-Y); 2. Kendin (dost tarafın amacını yani ereğini) Tanı Evresi (2KE-Y); ve 3. Kendini (süreci bütün olarak kontrol etme) Yönetme Evresi (3KE-Y)dir. Anahtar Kelimeler: Müzakere, Müzakere Yönetimi, Kendini Yönetme Modeli, Oyun Teorisi, Sosyal Psikoloji Teorisi, Süreç Yönetimi Yaklaşımı.\ud The objective of this thesis firstly is to provide second theoretical subject. Firstly, the development of an understanding of what negotiation management process entails which using optimum resources, win goals, negotiation prensips, planning, strategy and tactic in; secondly, in 21th century of change and complex negotiation, to win goals negotiation careers education and training is what is steps a using suggestion model. This studying is using on literature resources method. As a result of this studying, 1. to provide a maximum human recourses and organization development and international and national is using a power this; 2. a negotiation management approaches is using on negotiation goals. This model provide which negotiation management process because is enough game theory and social psychology theory. This model is three steps. This call this concept " A Theoretical Negotiation Management(3YE-M)" Pyramid Model". This process is the first step is change/conflict: next consensus and finally living together in peace. This process management; 1. yourself(goals or energy) knowing steps(1YE-M); 2. yourself knowing to theirself (their and environment goals) 2YE-M; Yourself Management (3YE-M). Keywords: Negotiation, Negotiation Management, A Model of Yourself Management, Game Theory , Social Psychology Theory, Process Management Approaching

    Sosyal haklar ve özel olarak korunması gereken kişiler

    Get PDF
    Bu tezin amacı, sosyal haklar çerçevesinde özel olarak korunması gereken kişilere ilişkin 1982 Anayasası'ndaki düzenlemeleri uluslararası insan haklar sözleşmeleri ışığında incelemektir. Çalışmada, hukuksal bakış açısı esas alınmıştır. Konular öncelikle normatif düzenlemeler çerçevesinde ele alınmış, ancak kimi yerlerde hukuk dogmatiği dışına çıkılarak olması gereken de ifade edilmiştir. Tezin konusu sosyal haklar ve özel olarak korunması gereken kişilerdir. Çalışmada sosyal haklar bir bütün olarak ele alınmamış olup, yalnızca özel olarak korunması gereken kişilerin sosyal haklar incelenmiştir. Özel olarak korunması gereken kişiler de yaşlılar, engelliler ve çocuklarla sınırlı tutulmuştur. Bu kapsamda öncelikle sosyal hak kavramı ve sosyal hakların gelişimi, sosyal devlet ilkesi ve kimlerin sosyal haklar bakımından korunması gerektiği konusu üzerinde durulmuştur. Daha sonra uluslararası insan hakları sözleşmelerinde özel olarak korunması gereken kişilere sağlanan sosyal güvenceler ortaya konulmuştur. Ayrıca, 1982 Anayasası'nın özel olarak korunması gerekenlere ilişkin düzenlemeleri irdelenmiştir. Çalışmada, sosyal haklar çerçevesinde özel olarak korunması gereken kişilere ilişkin 1982 Anayasası'nda yer alan düzenlemelerin yetersiz olduğu, bu konudaki eksikliklerin Anayasa değişiklikleriyle ve ülkemizin taraf olmadığı uluslararası sözleşmelerin onaylanması ile giderilebileceği sonucuna ulaşılırken uygulamada da bir takım eksikliklerin olduğu ve bunların da düzeltilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal haklar, sosyal devlet, özel olarak korunması gereken kişiler, yaşlılar, engelliler, çocuklar, 1982 Anayasası, uluslararası insan haklar sözleşmeleri.\ud The main purpose of this thesis is to examine the disadvantaged people inside of social rights of 1982 Constitution in the light of international human rights. Legal framework was established in the thesis. Firstly the subjects were handled in normative arrangements and besides requirements are reflected by coming out the law rules. The matter was limited by aged people, disabled people and the children. In this sense primarily social right concept and developments of social rights, social state principle and people who we should protect. After that social guarantees to disadvantaged people in 1982 Constitution were examined. In the thesis the arrangements about disadvantaged people in 1982 Constitution are defective. Main inference of working is that the arrangements about disadvantaged people in 1982 Constitution were defective. Constitution change and approving international arrangements which did not approve can be solution of deficiencies. On the other side application problems were determined and they should be corrected. Keywords: Social rights, social state, disadvantaged people, aged people, disabled people, children, 1982 Constitution, international human rights charters

    Gider vergileri alanında Türk vergi sisteminin Avrupa Birliği müktesebatı ile uyumlaştırılması

    No full text
    2. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda yaşanan acı tecrübeler ve Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa'da izlediği yayılmacı politika, Avrupa'da bütünleşmeye yönelik adımlar atılmasında etkili olmuştur. Bu girişimlerde en önemlileri; Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM)'dur. Bu üç topluluk Füzyon Antlaşması ile birleşerek Avrupa Topluluğu halini almıştır. AT, 7 Şubat 1992'de imzalanan ve 1 Kasım 1993'de yürürlüğe giren Birlik Anlaşması'ndan sonra Avrupa Birliği (AB) adını almıştır. AB'nin esas amacı; serbest piyasa rekabet kurallarına sahip tek pazarı kurmaktır. Dolayısıyla AB, haksız rekabeti engelleyecek ve malların, kişilerin sermayenin, paranın serbest dolaşımını sağlayacak politikalar geliştirmiştir. Her üye ülkenin uygulamakta olduğu farklı vergi politikaları ise serbest piyasayı etkilediği gibi haksız rekabete yol açmaktadır. Dolayısıyla AB her ne kadar vergilemenin ulusların egemenlik yetkileri alnına girdiğini kabul etmişse de vergilendirme ile tek pazarın kurulması doğrultusunda ilgilenmek zorunda kalmıştır. Serbest piyasayı ve rekabeti en çok etkileyen vergi türü dolaylı vergiler olduğundan, AB bu alanda özellikle de KDV ve ÖTV sistemlerinde üye devletlerin mevzuatlarını AB mevzuatına uyumlaştırmasını öngörmüştür. Bu çalışma ile daha henüz AB üyesi olmayan Türkiye'nin özellikle KDV ve ÖTV olmak üzere gider vergileri alanında AB mevzuatına uyum sağlayıp sağlamadığı ve olası uyumlaştırmanın Türk Vergi Sistemi'ne etkileri üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vergi, Gider vergileri, Topluluk Müktesebatı, AB, Katma Değer Vergisi, Türk Vergi Sistemi.\ud The painful years which were experienced following the Second World War and the imperialist approach of the Soviet Union on East Europe caused the necessity of becoming united in Europe. The most important initiations were; European Coal and Steel Community (ECSC), European Economic Community (EEC), and European Atomic Energy Community (EAEC-EURATOM). These three communities united in accordance with the Fusion Development Agreement and titled European Community (EC). EC was named as European Union after the Union Agreement which was signed on February 7, 1992 and gone into effect on November 1, 1993. The main goal of EU is that to form a single market which has the rules on competition of free market. Therefore, EU developed some policies which aimed to prevent unfair competition and to supply free movement of goods, money and freedom of movement for persons. Not only each member causes unfair competition by applying different tax policies but also affects the free market. Although EU accepted that taxation is under the authority of nations' sovereignty, it had to take into consideretion of forming a single market. Since the indirect taxes such as value added tax and private consumption tax are the taxes which affect the free market and competiton the most, EU provided that the member countries must harmonize their own legislations according to legislation of the European Union. In this work it is aimed to evaluate whether Turkey as a country which is stil on the process of procedure for being a member country, provides harmonisation of EU legislation and the effects of the probable harmonisation on Turkish Tax System especially on the areas of value added tax, private consumption tax and expenditures tax or not. Keywords: Tax, Expenditures Taxation, Acquis Communautaire, EU, Value Added Tax, Turkish Tax System

    Yabancı dil öğreniminin bireylerin sosyal yaşamına etkisi: Isparta'da öğretmenler üzerine bir araştırma

    Get PDF
    Bilgi teknolojilerinin hızla gelişmesi bugün dünyanın her köşesine bilginin kolaylıkla ulaşmasını sağlamaktadır. Küresel gelişme toplumları etkileyerek, bilgi ve kültür aktarımını hızlandırmaktadır. Gelişen dünyada uluslararası iletişimi ve ilişkileri geliştirmek, bu rekabet ortamında gelişen teknoloji ve ticaretin dışında kalmamak için mutlaka dünyaya açılmak zorunludur. Bunun için her bireyin en az bir yabancı dil öğrenmesi gerekir. Ancak bu yabancı dili geliştirirken, kendi dilinin kültürel değerlerini de kaybetmemesi önem taşımaktadır. Bugün Türk eğitim sisteminde okullarda gençlerimize bir ya da daha fazla yabancı dil öğretilmektedir. Osmanlı devletinde Tanzimat döneminde dış ticaretin gelişmesiyle birlikte yabancı dil öğrenme gerekliliği de ortaya çıkmıştır. Tanzimat döneminde resmi okullarda Fransızca öğrenimi başlatılmış, daha sonra Almanca'ya ilgi gösterilmeye başlanmıştır. Bu dönemde devlet tarafından ve gayrimüslim halk tarafından yabancı dilde eğitim veren okullar açılmaya başlanmıştır. Cumhuriyet döneminde bu okullar açılmaya devam edilmiştir. Günümüzde yabancı dil öğrenmenin gerekliliği artmış ve yabancı dilde eğitim veren okulların sayısı da çoğalmıştır. Türk eğitim sisteminde Anadolu Liseleri ve Süper Liseler adı altında okullar açılmıştır. Zamanla Süper Liseler de kapatılmış ve varlıklarını Anadolu Lisesi adı altında devam ettirmektedirler. Anadolu liselerindeki yabancı dil öğretim programı da değişmiş ve liselerin dört yıla çıkarılmasıyla yabancı dil öğretimi dört yıla yayılmıştır. Bu çalışmada yabancı dil öğrenen bireylerin gelişen dünyaya bakış açılarını ve yaşam tarzlarındaki değişikliği incelemeye çalıştık. Yabancı dil bilen bireylerin sosyal yaşamlarında ne gibi değişiklikler olduğu ve alışkanlıklarının değişip değişmediği sorularına cevap aranmıştır. Yabancı dil bilen ve bilmeyen bireyler arasındaki farklar ve yaşam biçimlerindeki değişiklikler bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil öğrenimi, sosyal yaşam.\ud The rapid development of information technology enables reaching the knowledge easily to every part of the world. By affecting the societies, global development accelerates the transfer of knowledge and culture. It's absolutely necessary to open up the world not to be out developing technology and trade and to improve international communication and relations. For this reason, each person needs to know at least one foreign language. But while improving this foreign language, he/she shouldn't lose his/her own language's cultural values. Today in our Turkish educational system, students are taught one or more foreign languages at schools. With the improvement in foreign trade at Tanzimat period in Ottoman Empire, the necessity of language learning has appeared. The learning of French language has been shown itself at Tanzimat period in Ottoman Empire. After that, people in Ottoman Empire have shown interest in German language. In this period many schools which gave education in foreign language were started to open by Ottoman government and non-Muslim people. These kinds of schools were lasted to open in the Republic period. Today the necessity of learning a foreign language and the number of that kind of schools has increased. In Turkish education system, schools have been opened in the name of Anatolian High Schools and Super High Schools. After than Super High Schools have been closed and changed into Anatolian High Schools. The education program of foreign language has been changed and spreaded into four years. In this study, we have tried to search the changes of people's social lifes and their points of view to the world. We have tried to answer what kind of changes of people's life who know a foreign language have been and have their habits changed. We have tried to find the differences in their social lifes between people who know a foreign language and who don't know a foreign language. Key words: Learning of foreign language, social life

    10597 numaralı temettuat defterine göre Yalvaç Kazası'nın sosyal ve ekonomik yapısı

    Get PDF
    Osmanlı Devleti'nde batılılaşma sürecinde önemli bir adım olan Tanzimat'la birlikte yeniden yapılanma başlamıştır. Özellikle mali alanda büyük eğişimler yaşanmış, ayrıca siyasi, sosyal ve kültürel gelişmeler hız kazanmıştır. Bu gelişmelerin halkın üzerindeki etkileri ve yansımaları yerel tarih çalışmaları sayesinde öğrenilebilmektedir. Biz de 1840 yılında Konya Eyaleti'ne bağlı Hamid Sancağı kazalarından Yalvaç'ın sosyal ve ekonomik yapısını araştırdık. Çalışmamızda ana kaynak olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki 10597 numaralı Yalvaç Temettuat defterini kullandık. Osmanlı Devleti'nin vergi kaynaklarını ve mükelleflerini tespit amacıyla yapılan Temettuat sayımları, 19. yüzyıl Osmanlı Devleti'nin sosyal ve ekonomik yapısı hakkında önemli bilgiler vermektedir. Dört bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde Yalvaç'ın tarihçesinden bahsedilerek, Temettuat sayımları öncesindeki tahrir ve sonrasındaki Tanzimat sayımları hakkında bilgiler verilmektedir. İkinci bölümünde Yalvaç kazasının idari ve sosyal yapısına, nüfusuna, meslek gruplarına yer verilmektedir. İdari ve sosyal yapı anlatılarak, sonraki bölümlerdeki iktisadi yapının izahına temel hazırlanmaktadır. Üçüncü bölümde Yalvaç kazasının tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile gayrimenkul konularına değinilmektedir. Ayrıca defterimizde gelir yerine kıymet usulü kullanılmasından dolayı servet dağılımı ile ilgili bir kısım bulunmaktadır. Tablo ve grafikler ile sayısal bilgiler görsel hale getirilmektedir. 19. yüzyılın ilk yarısında Yalvaç kazasının sosyo-ekonomik durumunu değerlendirdiğimiz çalışmamızın son bölümünde alınan vergiler, vergi çeşitleri ve bunların dağılımı üzerinde durulmaktadır. Bu çalışma ile Yalvaç'ın Tanzimat dönemindeki ekonomik, sosyal ve mali durumunun ortaya konulması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: 1256, Yalvaç, Pisidia Antiocheia, Tahrir, Temettuat, Hane, Servet, Salyane.\ud In Ottoman States, reconstruction was began with Tanzimat, which is an essential step in the duration of westernization. Especially, there had been huge changes in financial area, also, political, social and cultural progresses were gained speed. The effects and the reflexions of these progresses on the public could be learned by the studies of local history. We have done research on the social and economic structure of Yalvaç which had been one of the districts of Hamid Provinces for the year 1840. The main source of our study was the Temettuat Registry record number 10597 in the Ottoman Archives of Prime Ministry. The Temettuat census, which was taking to determine the source of taxes and taxpayers, furnish us about the social and economic life of Ottoman States in the beginning of nineteenth century. In this thesis, which consist of four chapters, first we mention the history of Yalvaç and we give knowledges about tahrir in the previous history of Tanzimat and Temettuat census in the history of Tanzimat. In the second chapter, we examine the administrative and social structure of the district of Yalvaç and its population, professions groups. Thus, by explaining the administrative and social structure of the district, we prepare a base on the economic structure that will dwell on next chapters. In the third chapter, we dwell on the districts of Yalvaç's agriculture, animal husbandry activities and real estate. Also, there is a part about fortune distribution because of using value instead of income in our registry. In the final chapter of our study, which we evaluate the socioeconomic structure of the district of Yalvaç in the first half of the nineteenth century, we deliberate the taxing taxes, the kinds of taxes and their distributions. By this thesis we intend to introduce the economical, social and financial structure of Yalvaç in Tanzimat period. Key Words: 1256, Home, Pisidia Antiocheia, Salyane, Fortune, Tahrir, Temettuat, Yalvaç

    Sağlık hizmetlerinde kalite belgelendirme sistemleri ve akreditasyon

    No full text
    Bu tezin amacı, sağlık hizmetlerinde kalite belgelendirme sistemlerinin ortaya çıkış gerekçelerini ve ölçütlerini irdeleyerek, kalite belgelendirme sistemlerinin kuruma katkıları ve uygulamada karşılaşılan sorunları ortaya koymaktır. Çalışmada, tezde adı geçen kavramlar hakkında literatür taraması yapılmış, ardından en çok kullanılan kalite belgelendirme sistemi olan ISO'nun ölçütleri ve uygulamada karşılaşılan sorunlar üzerinde durularak, EFQM ve DEMİNG ödülü kriterlerinden söz edilmiştir. Hasta hakları ve hastane enfeksiyonlarının önlenmesini içeren kalite belgelendirme sistemi olan akreditasyonun Türkiye'deki durumu ve uygulamadaki işlerliğine bakılmıştır. Yeni kamu yönetimi anlayışıyla beraber vatandaş yerine müşteri kavramının kullanılması, kamuda etkinlik ve performansın artırılması, sıklıkla kaliteden söz edilmesi, merkezi yönetimin küçültülmesi ve bir kısım yetkilerinin başka birimlere devredilmesi, performans yönetiminin üzerinde yoğunlaşılmasına neden olmuştur. Neticede kaynaklarını iyi kullanan devlet israf etmemiş, verimli, etkili, etkin ve kaliteli hizmet vermiş olacaktır. Bunun için çeşitli kalite belgelendirme sistemleri oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Sağlık sektöründe önceleri özendirici olarak başlayan kalite belgelendirme sistemleri son yıllarda da zorunlu olarak uygulanmaya başlanan, hastanenin mali kaynağını ve sağlık personelinin aldığı ek ödemeyi etkileyen, kalite kriterleri sağlık bakanlığının önem verdiği ve bizzat denetlediği hastane performansını belirleyen ölçütlerdir. Değişen kamu yönetimi anlayışının devamı olan performans yönetimi aynı zamanda sağlık sektöründe kaliteli olmanın da koşulu olmuştur. Kalite belgelendirme sistemlerinin işlerliği irdelenen çalışmada sonuç olarak kurumların kalite belgelendirme sistemlerini eksikleriyle uygulamaya çalıştıkları görülmektedir. Diğer tarafta bulunan hastalar ve hasta yakınları için ise, önemli olan başvuracakları kurumun kalite belgesi olması değildir. Bunun nedeni ise çoğu yerde gidecek başka bir sağlık kuruluşunun yani rekabet edecek kuruluşun bulunmaması, çeşitli alışkanlıklar, kurumda çalışan hekimin yaklaşımının kurumda uygulanan kalite sisteminden daha çok ön plana çıkması veya ödeme zorluğunun özel sağlık kuruluşlarına gitmeyi engellemesi olabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Performans, kalite belgelendirme, sağlık, akreditasyon.\ud The aim of this thesis is to study the reasons for the emergence of the quality certification systems in health services as well as their criteria and to explicate the contributions of the quality certification systems to the organization as well as the challenges which are encountered in practice. A literature research was carried out concerning the concepts referred in the thesis, and after focusing on the criteria of ISO, which is the most widely used quality certification system and the problems encountered in practice, EFQM and DEMING award criteria are mentioned. The position of the accreditation in Turkey, which is the quality certification system involving the patient rights and the prevention of the hospital infections, as well as its functioning in practice were studied. With the new public administration concept, the use of the term "customer" instead of "citizen", the improvement of the efficiency and performance in public sector, the frequent reference to the quality, the narrowing of the central administration, and the transfer of several powers to the other units have led to the concentration on the performance management. Accordingly, the government which uses its resources properly wouldn't waste anything but offer more effective, efficient services of higher quality. Therefore, a variety of quality certification systems have been devised and practiced. Quality certification systems, which previously originated in health sector in an incentive manner, are the criteria which have been practiced compulsorily in recent years and which affect the additional payments for the staff, and which determine the hospital performance, the quality criteria of which the Ministry of Health attaches much importance and supervises itself. Performance management, which is the continuation of the changing public administration concept, has also proved to be the requirement of being of quality in the health sector. To conclude, in the study where the functioning of the quality certification systems is discussed, the organizations are observed to be practicing the quality certification systems despite their deficiencies. On the other hand, the quality certificate that the hospital holds is not important for the patients and their relatives. The reasons for this can be given as follows; absence of any other health unit in most places, which means the non-existence of an organization to compete with, various habits, importance pf the approach of the physicians who work in the hospitals rather than the quality system practiced in those organizations or the inability to be examined in private health institutions due to financial problems. Key Words: Performance, quality certification, health, accreditation

    Türk modernleşme sürecinde dil olgusunun sosyolojik analizi

    Get PDF
    Bu tezin amacı, Cumhuriyet'in ilk döneminde gerçekleşmiş olan Türk Dil Reformu'nun, Türk modernleşme sürecinde ve Türk ulusal kimliğinin kuruluş sürecinde oynamış olduğu rolü analiz etmektir. Çalışmanın ilk bölümünde, araştırmanın alanı ve kapsamı hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Batı'da modernleşme, ulusçuluk, ulus-devlet, dil gibi olgular ele alınarak açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, aynı olguların Türkiye'deki durumu ortaya konulmuştur. Bunun için Atatürk'ün "Nutuk" adlı eserinden alınan metinler, kutular içinde, metnin anlamsal bütünlüğü göz önünde bulundurularak yazıya aktarılmış ve değerlendirmeler yapılmıştır. Her iki bölüm içinde, ulus-inşa sürecinde sıklıkla vurgulanan sosyal dil mühendisliği gibi bir kavramlaştırmadan yola çıkarak, dilin modernleşme ve milliyetçilik politikaları açısından taşımış olduğu önem dikkate alınmıştır. Ayrıca bu bölümle ilgili olarak Türk Dil Kurultay Müzakere Zabıtları ve Tezler, Türk Dil Kurultay Kılavuzları gibi çeşitli tarihsel belge ve dokümanlar içerik olarak değerlendirilmiş, özetler halinde kurultaylarda yapılan konuşmalar ve sunulan tezler çalışma içinde verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise, Atatürk'ün bir lider olarak bu süreçteki etkisi ve rolü üzerine, özellikle birincil kaynaklara gidilerek; Nutuk, Söylev ve Demeçler, Atatürk Tamim Telgraf ve Beyannameler ve diğer eserlerden alınan metinler üzerinde nitel araştırma yöntemlerinden biri olan içerik analizi tekniği ile değerlendirmeler yapılmıştır. Son bölümde ise genel bir değerlendirme yapılmış, bu sürece ilişkin olarak bazı yargılara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Modernleşme, Ulusçuluk, Ulus-Devlet, Dil, Kültür, Kimlik, Türk Dil Kurumu, Güneş-Dil Teorisi.\ud The aim of this thesis is to analyze the role of the Turkish Language Reform, which took place in the early years of the Republic, during the period of Turkish modernization and the emergence of the Turkish national identity. In the first chapter of the study, some information is given concerning the field and scope of the study. In the second chapter of the study, such phenomena as modernization in the West, nationalism, nation state, language were discussed and described. As for the third chapter of the study, the position of the same phenomena in Turkey was studied. Therefore, taking their semantic integrity into consideration, the texts which were taken from Ataturk's "Speech" were written down in boxes and evaluations were made. In both chapters, the importance of the language with regard to the modernization and nationalism was considered through the concept of social language engineering which was emphasized during the period of nation building. Besides, various records and documents such as Turkish Language General Assembly Discussion Records and Thesis, Turkish Language General Assembly Guides which are relevant to this chapter were evaluated as regards their content, and the speeches which were made at the general assembly as well as the presented thesis were included in summaries in this study. In the fourth chapter of the study, using content analysis technique which is one of the qualitative research methods and especially benefiting from the primary resources, evaluations concerning the effect and role of Atatürk as a leader in this process were made on the texts taken from the Speech, Discourses and Statements, Ataturk's Circular Letters, Telegrams, and Declarations as well as other works. In the last chapter, a general assessment was made and several conclusions related to this process were drawn. Key Words: Modernization, Nationalism, Nation-State, Language, Culture, Identity, Turkish Language Association, Sun-Lang

    277

    full texts

    817

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Suleyman Demirel University DSpace Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇