Suleyman Demirel University Research and Education Hospital
Suleyman Demirel University DSpace RepositoryNot a member yet
817 research outputs found
Sort by
Turizm sektöründe yabancı sermaye yatırımları : 1980 dönemi sonrası üzerine bir inceleme
Dünyada küreselleşme sürecinin hızlanması ile beraber, ekonomik hayatta söz sahibi olan gelişmiş ülkeler yeni pazarlara ulaşabilmek için doğrudan yabancı yatırım konusuna daha istekli davranmışlardır. Gelişmiş ülkelerin yanında gelişmekte olan ülkeler de bu sürece dahil olmaya başlamışlardır. Dünyada turizm sektörünün yapısı ve önemi nedeniyle ekonomilerini bu yönde güçlendirmeye çalışmışlardır. Çalışmada, bu kapsamda önce doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle çalışmada doğrudan yabancı yatımların tanımı, amacı, türleri, ev sahibi ülke üzerine etkileri ve yabancı sermayenin ülkeye gelmesini etkileyen faktörler incelenmiştir. Dünyada ve Türkiye'deki yabancı sermaye yatırımlarının genel durumu araştırılmış, özellikle 1980 sonrası dönemde Türkiye'de gerçekleşen yabancı sermaye yatırımlarının sektörlere ve ülkelere göre dağılımları incelenmiştir ve Türkiye'de yatırım ortamını iyileştirme çalışmalarına değinilmiştir. Turizm sektörünün özellikleri ve kapsamı açıklandıktan sonra, sektörün Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemi incelenmiş, Türkiye'deki turizm olgusu güçlü ve zayıf yönleri ile ele alınmış ve Türkiye'deki turizm sektöründe yabancı sermayeye duyulan ihtiyaca değinilmiştir. Son olarak yatırımların nereye ve nasıl yapılması gerektiğini belirleyen Eklektik Paradigma olgusu incelenerek, bu paradigma çerçevesinde Türkiye'de turizm sektörüne yönelik yatırımlara ilişkin öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırım, Dünyada ve Türkiye'de Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Turizm Sektörü, Türkiye'de Turizmin Ekonomiye Etkisi, Turizmde Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Eklektik Paradigma.\ud
Parallel to the rapid process in globalization all around the world, the developed countries ruling the economy have become more eager in foreign direct investment to reach new markets. Besides the developed countries, the developing countries have begun to be involved in this process. The developing countries have tried to improve their economies due to the structure and importance of tourism sector around the world. This study aims to investigate the foreign direct investment initially within this frame. Hence, the foreign direct investment is explored in terms of definition, objectives, types, its effects on the hosting country and the factors that determine its formation in a country. After the general situation of foreign direct investment is explained, the distribution of foreign direct investment realized in Turkey after 1980s is investigated in terms of sectors and countries; and attempts were mentioned to improve the investment milieu in Turkey. After the properties and extent of the tourism sector are explained, its role and significance on the economy of Turkey is explored, the concept of tourism in Turkey is discussed on its strong and weak aspects, and the need for foreign investment in tourism sector in Turkey is mentioned. Finally, the phenomenon of eclectic paradigm that determines the direction and type of the investment is explored and proposals related to the investments in the tourism sector in Turkey are presented. Keywords: Foreign Direct Investment, Foreign Direct Investment in the World and Turkey, Tourism Sector, The Effect of Tourism on the Economy in Turkey, Foreign Direct Investments in Tourism Sector, Eclectic Paradig
Türk- İngiliz ilişkilerinde restorasyon dönemi (1926-1939)
Bu tez, Türk- İngiliz ilişkilerinin Musul sorununun çözümüyle artık dostluğa doğru bir yola girildiğini ve bu yolda Avrupa'da 1930'larda meydana gelen olaylara paralel olarak Türkiye'nin İngiltere'ye ve İngiltere'nin Türkiye'ye olan tutumlarını ortaya koymaktadır. Çalışmamızın temel çıkış noktası, Musul sorununun çözümünden sonra iki ülke ilişkilerinin bir süre bu sorununun gölgesinde kalması ve daha sonra atılan adımlarla ittifaka doğru ilerlemesidir. Yaptığımız çalışmamızdan çıkan bulgulara göre; İngiltere, XIX. yüzyılın son çeyreğine kadar Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü korumayı ana siyaseti olarak takip ederken bu siyaseti aynı yüzyılda revizyona uğramıştır. Birinci Dünya Savaşı'yla başlayan savaş dönemi Milli Mücadele süreciyle de Yunanistan'a destek verilerek devam etmiştir. Sonunda imzalanan barış antlaşması ile ilişkiler normalleşme sürecine girmiştir. İki ülke ilişkilerinin iyileşmesinde en önemli sorun olan Musul konusu çözüme kavuşmuş, artık ilişkilerde restorasyon dönemi başlamıştır. Avrupa'da meydana gelen revizyonist hareketlenmelerin iki ülke ilişkilerinin yakınlaşmasında etkin bir rol oynadığı da göz ardı edilemez. Türkiye anti- revizyonist hareketlenmelerin ortaya çıkmaya başladığı süreçte barıştan yana tavrını koyması İngiltere ile ilişkilerinin gelişmesinde en önemli faktördür. Türkiye, barıştan yana tavır sergileyerek sorunlarını uluslararası anlaşmalar yoluyla çözüme gitmiştir. Bu da ilişkilerin gelişmesinde önemli bir etkendir. Çünkü o günkü koşullar içinde böyle bir politika izlemek alışılmadık bir durumdu. Böylece Türkiye, İngiltere ile aynı doğrultuda bir seyir takip ettiğini Üçlü İttifaka imza atarak göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye, İngiltere, Restorasyon, Revizyon, Anti- Revizyon.\ud
This thesis, introduces both the fact that; with the resolution of Mosul issue, the relations between Turk- English was improved in the way of friendship and also introduces the policies of Turkey to Great Britain and Great Britain to Turkey in parallel with the facts occurred in Europe in 1930's. The basic originating point of the study was that; the relations of the two countries were stayed under the shadow of Mosul issue for a while, after its resolution and then the relations were flourished towards the agreement with the steps taken later. Turkey, declaring its attitude as the partisan of peace, resolved its matters by means of international treaties. It was also an important factor in the improvement of the relations, because, it was an unusual situation to follow such a policy under the conditions of that period. Thus, signing the three- sided agreement, Turkey proved that it followed in the same direction with England. Keywords: Turkey, England, Restoration, Revision, Anti- Revision
Hizmet işletmelerinde pazar yönlülük ve Türk bankacılık sektörü işletme uygulamalarının değerlendirilmesi: Isparta ili merkezli bir uygulama
Bu tezin amacı, pazar yönlülük kavramının Türkiye ve dünyadaki seyrini incelemek ve Türkiye bankacılık sektöründe pazar yönlülük kavramının algılayış ve uygulanışını belirlemektir. Araştırmada Kohli ve Jaworski'nin pazar yönlülük ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilirliği test edilmiştir. Bu amaçla Isparta merkezdeki bankalarına yönelik anket formu düzenlenmiştir. Anketler Isparta merkezde faaliyet gösteren 17 bankanın üst düzey yöneticilerine uygulanmıştır. Kohli ve Jaworski ölçeğinin pazar yönlülüğü oluşturan bileşenleri olan; pazar bilgisinin oluşumu, pazar bilgisinin yayılması ve pazara hızlı tepki bileşenleri arasında regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan regresyon analizinde ise, pazar bilgisinin yayılması ve pazara hızlı tepki bileşenlerinin, pazar bilgisinin oluşumu bileşeni tarafından yüksek oranda açıklandığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Pazar Yönlülük, Hizmet İşletmeleri, Müşteri Odaklılık, Bankacılık.\ud
The purpose of this thesis, the concept of market orientation and Turkey, and Turkey in the world to examine the course of the banking sector, market orientation to determine the implementation of the concept of perception and. Versatility and market scale Jaworski'nin Araştırmada Kohl was used. Scale reliability was tested. For this purpose, Turkey (Isparta) questionnaire is designed for banks. Polls at the center operating in Isparta 17 is applied to the bank's senior managers. Moreover, the market scale Kohli and Jarworski of its constituent components Jaworski is, the formation of market information, market information and the spread between the market reaction to the rapid regression analysis was made. As a result of survey research has found reliable. Configure the regression analysis, and dissemination of market information and market components of rapid reaction, the formation of market information component has been described by the high percentage. Keywords: Market Orientation, Service Firms, Customer Orientation, Banking
Türk saz şiirinde aşık-sevgili-rakip
"Türk saz şiirinde aşık-sevgili-rakip" konulu tezimiz, saz şiirinin en önemli temsilcileri arasında yer alan aşıkların şiirlerindeki aşık, sevgili ve rakiple ilgili benzetmelerden ve onların açıklamalarından meydana gelmiştir. Çalışmamız, ön söz, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Başlangıcından Günümüze Türk Saz Şiiri Tarihine Genel Bir Bakış, Yüzyıllar İçerisinde Türk Saz Şiiri ve Saz Şairlerinin Hayatları başlıkları altında bu konularla ilgili bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, incelediğimiz şiirlerde geçen aşıkla ilgili benzetmeler, ikinci bölümde sevgiliyle ilgili benzetmeler, üçüncü bölümde rakiple ilgili benzetmeler bulunmaktadır. Çalışmamızda, yukarıda ifade ettiğimiz hususların ilgili bölümlerde hangi şairin, hangi şiirinin kaçıncı mısrasında yer aldığı örneklerin sonunda gösterilmiştir. Örnekler sıralanırken şairlerin yaşadığı asır sırası dikkate alınmıştır. Dip not verilirken yazar soyadı ve eserin basım tarihi, ardından ilgili sayfa numaraları yazılmıştır. En sonda ise çalışmamız sırasında istifade ettiğimiz eserlerden meydana gelen bibliyografya kısmı yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Saz Şiiri, Saz Şairi, Aşık, Sevgili.\ud
My thesis relevant to Lover-Darling-Rival in Turkish Saz Poetry consists of similes with lover, darling and rival and their explanations in poems of those Turkish popular poet-singers who are one of the most importent representatives of saz poetry. My thesis consists of preface, introduction, three secti ons. In the introductry chapter; ıt has been given information connected with those issues under headings of a General Outlook of Turkish Saz Poetry from the beginning to modern-day,Turkish Saz Poetry for Centuries and Lives of Turkish Popular Poet-Singers. In the first part similes with lover,in the secon part simile with darling,in the third part similes with rival being mentioned in poems that we examined. In my study ın relevant sections we mentioned above,which poet and which his poem is in how monyth verse has been indicated at the end of the examples.The alphabetical order of poets has been taken ınto attention as examples being classified. As foodnote being given,writer's surname and the date of the publication of the work next relevant page numbers are written. At last, the bibliography that we have benefited during our research occures in the last part. Key Words: Saz poetry, Turkish Popular Poet-Singers, Beloved, Lover
İsmail Gaspıralı'nın din ve toplum anlayışı
Bu tez, özellikle Rusya Müslümanları olarak adlandırılan Rusya'daki Türklerin toplumsal yapılarını, bu yapıları oluşturan faktörleri ve bunların din ile olan ilişkisini konu edinmektedir. Rusya Türklerinin hızlı toplumsal değişmelerle dağılma sürecini yaşadığı bir dönemde onlara tek bir millet olma şuurunu kazandırmaya çalışan İsmail Gaspıralı, Türk milliyetçiliğinin öncüsü olarak görülebilir. İsmail Gaspıralı düşünceleri ve uygulamalarıyla topluma yön veren bir aksiyon adamıdır. O, statik toplum yerine dinamik unsurların öne çıktığı bir toplumu ideal olarak görmektedir. Modern medeniyetin silahları olan pozitif bilim ve aklı ön plana çıkarmakla beraber kültürel unsurları ve yeniliğe açık bir din anlayışını da toplum modeline yerleştirmektedir. Gaspıralı'nın temel düşüncesi modern hayat anlayışının hakim olduğu bir toplum meydana getirmektir. Gaspıralı, ileri medeniyet olarak Avrupa'yı görmekle birlikte daha üst düzey bir medeniyet ve yaşam şekline ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu düşüncesine gerçekleştirebilmek için Batı'nın teknik üstünlükleri ile İslam dinin insana verdiği değerleri birleştirmeye çalışmıştır. Gaspıralı, dine dayalı eğitimin yanı sıra laik eğitim, kadınların toplumsal hayata katılımı, toplumsal yardımlaşma, sağlam temellere dayanan bir ekonomi vs. gibi uygulamaların toplum hayatına uyarlanarak toplumsal ilerlemenin gerçekleşebileceğini ön görmektedir. Anahtar Kelimeler: İsmail Gaspıralı, Rusya Türkleri, Milliyetçilik, Toplumsal Birlik, Sosyal Değişme, Eğitim, Din, İslam.\ud
This thesis deals with the social organism of Turks in Russia, especially the ones named Russian Muslims, and the factors constituting this organism and their relations with them. İsmail Gaspıralı, who tried to band Russia Turks together at the time when Russia Turks undenvent a process of breaking up with the fast social changes, can be accepted as a pioneer of the Turkish nationalism. With his thoughts and implementations, İsmail Gaspıralı is an actionist shaping the society. He sees the society in which dynamic elements instead of static ones become prominent as ideal. Gaspıralı gives importance to positive science and intelligence, the weapons of modern civilization, and moreover, he places cultural elements and a religion concept öpen to innovation in his society model. Gaspıralı's basic idea is to constitute a society in which an understanding of modern life dominates. Gaspıralı perceive Europe as advanced civilization, however he aims to reach a more advanced civilization and life style. To actualize his thought, he tried to ünite technical süperi orities of West with the value Islam Religion gives to a human being. Gaspıralı believes that social improvement can be succeeded by education based on both religion and laicism, women's participation to social life, social solidarity and a sound economy. Key Words: İsmail Gaspıralı, Turkism, Religion, Islam, Society, Social Union, Nationalism, Social Changing, Education
Farklı kişilik özelliklerine sahip bireylerin risk algılarının tüketici davranışı açısından incelenmesi: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma
Bu tezin amacı farklı kişilik özelliklerine sahip bireylerin dizüstü bilgisayar satın almaya ilişkin algıladıkları risklerin farklılık gösterip göstermediğini tüketici davranışı çerçevesinde ortaya koymaktır. Çalışmada bireylerin algıladıkları riskler ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte bireylerin sosyo-ekonomik ve demografik özellikleri ile algıladıkları riskler arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Algılanan risk ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkilerin ve farklı kişilik özelliklerine sahip bireyler arasındaki algılanan risk farklılıklarının incelenmesi amacıyla üniversite öğrencileri ile nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada bireylerin kişilik özelliklerine ait veriler, Raymond B.Cattell tarafından geliştirilen ve Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) tarafından Türk kültürüne uyarlanan 16PF Kişilik Envanterinin Beşinci Versiyonu (Türkçe formu) aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonuçlan bireylerin algıladıkları riskler ile kişilik özellikleri arasında farklı boyut ve düzeylerde ilişkilerin varlığını ortaya koymuştur. Analiz sonuçlan farklı kişilik özelliği gösteren bireylerin algıladıktan risklerin de farklı olduğunu göstermiştir. Algılanan psikolojik risk düzeyi ile ortalama aylık gelir arasında anlamlı pozitif yönlü ilişki bulunmuştur. Araştırma sonuçlan erkek ve bayanların algılanan finansal risk düzeylerinin anlamlı derecede farklı olduğunu göstermiştir. Algılanan risk düzeyleri ile dizüstü bilgisayar kullanım süreleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Ürüne sahip olanlar ile olmayanlar arasında algılanan risk düzeyleri itibariyle anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketici Davranışı, Algılanan Risk, Kişilik, 16 PF.\ud
The aim of this thesis is to present the differences about risk perception relating to notebook purchasing between the individuals who have different personality traits. Therefore, the correlations between perceived risk and personality traits have been established. At the same time the correlation between perceived risk and socio-economic and demographic characteristics of the individuals were established too. To determine the correlation between personality traits and perceived risk also perceived risk dissimilarities between the individuals who have different personality traits a quantitative research had been made. in order to collect the data belonging to individuals personality traits, 16PF (The Sixteen Personality Factor) Questionnaire (Fifth Edition Turkish Versions) which was developed by Raymond B.Cattell and adopted to Turkish culture by DBE (Behavior Science Institute) had been used. The research result present that there are correlations between perceived risks and personality traits at the different dimensions and levels. The research result showed that there are perceived risk dissimilarities between the individuals who have different personality traits The positive significant correlation between psychological perceived risk and personal average income was established. The results of the research presented that there are perceived risk dissimilarities between men and women at the different dimensions and levels. According to the results of the research there was no significant correlation between perceived risk and product usage time. According to the results of the research, it was determined a significant perceived risk dissimilarities between an owners and non owners of a notebook. Key Words: Consumer Behavior, Perceived Risk, Personality, 16 PF
Türkiye'de büyüme-odaklı ve yenilikçi bir girişimcilik politika çerçevesi geliştirme ve politika açıklarının belirlenmesi
Günümüz dünyası ticaretin küreselleştiği, teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, rekabetin arttığı, verimliliğin önem kazandığı ve bilgiye dayalı ekonomilerin dünyayı şekillendirdiği bir arenada haline gelmiştir. Böyle bir global ekonomik ortamda ülkelerin rekabetçi olarak yer tutabilmeleri yenilikçi faaliyetlerde bulunmaksızın mümkün olamamaktadır. Dolayısıyla, bu yeni ekonomik ortam içerisinde, yenilikçi girişimcilik aktivitelerini özendirmek hükümetleri için olmaza olmaz bir politika aracı haline gelmiş bulunmaktadır. Yenilikçi girişimcilik faaliyetleri gösteremeyen ekonomiler diğer ülkelerden geri kalacak ve bulunduğu yeri de kaybedecektir. Bu tez çalışmasında, girişimcilik politikalarını girişimcilik eğitimi, girişimciliğin teşviki, yeni girişimler için ortam sağlanması, yeni girişim ve tohum sermaye sağlanması, yeni girişimcilere iş destek yöntemleri şeklindeki varolan sınıflandırma kullanılarak, Türkiye'nin küresel dünyada büyüme odaklı ve yenilikçi bir girişimcilik politikasına sahip olması için izlemesi gereken yol haritasının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede girişimcilik faaliyetlerini artırmak için hükümetlerce nasıl bir girişimcilik politikası çerçevesinin oluşturulması gerektiği sorusuna cevap aranmaktadır. İlk olarak, girişimcilikle ilgili temel kavramlar, girişimciliğin önemi ele alınmaktadır. Daha sonra girişimciliğin teşvik edilebilmesi için hükümetlerce uygulanması gereken girişimcilik politikalarına ilişkin teorik literatür tartışılmaktadır. Ayrıca, girişimcilik literatürüne katkı sağlayan girişimcilik ve girişimcilik politikalarıyla ilgili ampirik akademik bulgularına yer verilmektedir ve küresel ölçekte girişimcilik alanında çalışmalar yapmakta olan GEM ve OECD gibi kuruluşların bulgularından yararlanılmaktadır. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'nin girişimcilik politikası alanında birçok açıklarının olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, özellikle girişimcilik politikalarının finansman ve vergileme konularındaki zorlukların giderilmesi, girişimciliği destekleyen daha uygun çevre şartlarının oluşturulması ve geliştirilmesi, girişimcilik eğitim programlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, bazı özel nüfus gruplarının teşvik edilmesi ve büyüme odaklı ve yenilikçi girişimciliğin oluşabilmesi için ülkede araştırma geliştirme ve yenilikçi girişimci aktiviteyi destekleyen politikaların oluşturulması gerektiği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Yeni girişimler, Girişimcilik Politikası, Türkiye, Yenilik, Finansman, Destekleyici ortamı, Vergi, Girişimcilik eğitimi.\ud
In today's world has become an open arena where the trade has been globalized, technology has been advanced rapidly, competitiveness has been increased more than ever, productivity has been the prominent issue and knowledge based economies have been shaping the world. In such a global economic environment, countries are not able to gain competitive grounds without engaging in innovative activities. Thus, encouraging innovative entrepreneurial activities has become inescapable policy tool for governments in this new economic environment. Economies that have not engaging in innovative entrepreneurial activities will not be able to catch and lag behind of the other nations and loose grounds. In this thesis, it has been aimed to identify a roadmap for Turkey in order to engage in a growth oriented and innovative entrepreneurship policy in global environment, using a known framework which classifies entrepreneurial policies under entrepreneurship education, entrepreneurship promotion, environment for start-ups, start-up and seed financing, business support measures for start-ups, target group strategies. On this matter, it has been aimed find an answer to the inquiry that which kind of general entrepreneurial policy framework is essential in order to increase entrepreneurial activity level at country level. In the thesis firstly, central concepts in entrepreneurship and the prominence of entrepreneurship has been considered. Later, theoretical literature on promoting entrepreneurship policies which is applied by governments has been discussed. Moreover, empirical evidence on entrepreneurship and entrepreneurship policy from academic literature as well as studies by international institutions such as GEM and OECD has been utilized. In conclusion, various types of policy gaps have been detected in Turkey's policies toward entrepreneurship. In particular, it has been observed entrepreneurship policies should focus on removing predicaments on finance and taxation, developing and enhancing a more supportive environmental conditions, developing and spreading entrepreneurial education programs, supporting some special population groups, targeting growth oriented and innovative entrepreneurial activities through encouraging research and development as well as supportive innovative policies Key Words: Entrepreneurship, New enterprises, Entrepreneurship Policy, Turkey
Kadi Abdülcebbar'da söz (kelam)-anlam ilişkisi -kasdu'l-mütekellim problemi bağlamında
Basra Mu'tezile ekolüne mensup Kadi Abdülcebbar (ö. 415/1025)'a göre söz, idrak edilen, işitilen, dilde var olan, belli bir nizam içerisinde ard arda gelen harflerden oluşmaktadır. Anlam, sözün bu karakterine nispetle akıl yürütme sonucu bilinmektedir. Buna göre insanların kendi aralarındaki söz akıl yürütme açısından zorunlu (doğrudan), vahye dayalı söz ise istidlali olarak anlaşılmaktadır. Anlamın kavranmasındaki bu akıl yürütme işlemine nispetle Kadi Abdülcebbar ilahi söze muhatap olanların Allah'ın sözünde kastettiği mesajını apaçık anlayacaklarını kanaatindedir. Bir başka deyişle Allah'ın muhatabına emir ve yasaklarını bildirip, onu çeşitli yükümlülüklerle sorumlu tutmasının gerisinde sözün kendi yapısal özellikleri ile bu yapısal özelliklere dayalı akıl yürütme bulunmaktadır. Allah, her akıllı insanın gündelik hayat içinde bir şeyleri anlamasını mümkün kılan bu temele dayalı olarak kendi iradesini ifşa etmek suretiyle kendi adaletini de tecelli etmektedir. Vahyi anlamanın, gündelik herhangi bir şeyi anlamadan tek farkı, vahyin işaret ettiği şeyin tümüyle bu dünyaya ait olmaması nedeniyle istidlali bir anlamayı gerektirmesidir. Anahtar Kelimeler: 1. Kadi Abdülcebbar, 2. Söz-Anlam, 3. Kelamullah, 4. Kasd, 5. Mütekellim.\ud
According to Qadi Abd al-Jabbar (d. 415/1025), a Mu'tazili theologian who belongs to Basra Mu'tazili School, word or speech consists of letters which are ordered successively within a language system, and is something to be grasped and heard. Meaning is understood as a result of rational thinking based on these basic characteristics of word or speech. Thus, a word which is given and taken within a conversation between human beings is understood necessarily (i.e., in a direct manner) and the revealed word by means of inference (i.e., in an indirect manner). Qadi Abd al-Jabbar is convinced of the claim that human beings who have been addressed by God can understand the message of the revelation plainly with regard to rational thinking or inference based on the basic elements and characteristics of the revealed word or speech. In other word, behind God's giving humans a responsibility of understanding and following his orders and prohibitions lies both the basic elements and characteristics of the revealed word as well as rational thinking based on them. God manifests his justice by revealing his intention or will on the basis of humans' understanding something within a daily condition. However, the only difference between understanding something ordinary and understanding a revealed word is that while the former has a direct reference to the world surrounding us, the letter has a reference to metaphysical world. For that reason understanding the revealed word requires an additional rational or inferential thinking. Keywords: 1. Qadi Abd al-Jabbar, 2. Word-Meaning, 3. Word of God, 4. Intention (qasd), 5. Speaker (mutakallim)
Türkiye'de 1980 sonrası bürokratik dönüşüm: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü (SYDGM) örneği
Uzun bir tarihi geçmişi olan "bürokrasi kavramı", geleneksel kamu yönetimi anlayışı ile birlikte etkinlik kazanmış, 1929 Ekonomik Krizi ve H Dünya Savaşı sonucunda ortaya çıkan "Refah Devleti " uygulamaları ile altın çağını yaşamıştır. 20. yy son çeyreğinde Refah Devleti'ne olan inanç sarsılmış, bürokrasi verimsizliğin, kırtasiyeciliğin, kaynak israfının ve kuralcılığın hakim olduğu, yapılanmalar olarak görülmeye başlanmıştır. 1980'lerde özellikle Yeni Sağ söylemler, yönetsel ve siyasal yeniden yapılanma model arayışlarının temelini oluşturmuş, işletme veya piyasa tipi mekanizmaların hakim olduğu yeni kamu yönetimi anlayışı ile geleneksel bürokratik yapılar tasfiye edilerek "alternatif bürokratik" kurumlar oluşturulmuştur. 1980'li yıllarda Türk kamu bürokrasisi de aşın büyüyüp hantallaşarak, "bürokratizm" yada hastalıklı bürokrasi görülmeye başlanmıştır. Bu dönemin hakim paradigması olan yeni kamu yönetimi anlayışının ilkeleri Türk kamu bürokrasisine de yansımıştır. Özellikle dış devletler ve uluslararası kuruluşların destek ve yönlendirmeleri ile geleneksel bürokratik yapılanmaların, "fon sistemi uygulamaları, projeci kamu yönetimi anlayışı ve alternatif bürokratik kurumlar" ile yeniden yapılandırılması süreci başlamıştır. Çalışmamızda, 1980 sonrası yaşanan bürokratik dönüşüm anlayışının Türk kamu bürokrasisine yansımaları incelenmiş, bu bağlamda geleneksel bürokratik mekanizmaların tamamen ortadan kaldırılarak tasfiye edilmesi yerine, aksayan, verimsizleşen, kaynak israfına sebep olan yönleri modern yönetim prensiplerine göre revize edilerek, amacı devlete ve bireye hizmet etmek olan etkili, verimli, düzgün işleyen mekanizmalar haline getirilebileceği ileri sürülmüştür. Yeni yönetim anlayışının "alternatif bürokrasisi" ile geleneksel yönetim anlayışının"Weberyan bürokrasisi"nin birbirleriyle bağdaştırılabileceği belirtilmiştir. Özellikle piyasa temelli devlet anlayışının krize girdiği dönemde, önemi daha da artan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü örnek gösterilerek, sosyal refah devletine ait bir kurumun, piyasa temelli devlet anlayışı tarafından da kabul görebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bürokratik Yönetim, Bürokratik Dönüşüm, Yeni Kamu İşletmeciliği, Yönetişim, Türk Kamu Bürokrasisi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü.\ud
The "notion of bureaucracy" having a long history has gained great significance with the traditional public administration perspective. It has lived its golden age with the "Welfare State" formed as a result of 1929 Economic Crisis and World War II. With the development of disbelief to the Welfare State in the last quarter of the 20th Century bureaucracy has started to be seen as a structure of unproductiveness, red tapism, source wasting and formalism. Especially in 1980's the "New Right" debates have formed the root of the searches for the new administrative and political model to re-structure it, and the "alternative bureaucratic" institutions have been created by abolishing the traditional bureaucratic structures with the understanding of a new public administration with the domination of the mechanisms like business or market style. In 1980's, the Turkish public bureaucracy has also been seen as "bureaucracy" or diseased bureaucracy as it has been grown up too much and become clumsy. The principles of the new public administration concept which has been the dominant paradigm of this period have reflected on the Turkish public bureaucracy. Especially with the support and guidance of the foreign states and international organizations, the re-structuring process of the bureaucratic structures has been started with the "fund system applications, the project based public administration perception and alternative bureaucratic institutions". In this study, the reflection of the bureaucratic transformation perspective, which took place after 1980, on Turkish public bureaucracy has been analyzed. In this respect, it has been argued that instead of completely abolishing the traditional bureaucratic mechanisms by removing them, revising the parts which are broken down, inefficient and causing waste of source with the modern administration principles will be able to make these traditional bureaucratic mechanisms to be an efficient, productive, properly working mechanisms which aim to serve to both state and individuals. It has been indicated that the new administration concept of "alternative bureaucracy" can be harmonized together with the traditional administrative concept of "Weberian Bureaucracy". The conclusion of the study is that an institution of social welfare state can be accepted by market based state perspective as in the case of the Social Aid and Solidarity General Management of which significance increased much more, especially in the period which market based state perceptive goes into the crisis. Key Words: Bureaucratic Administration, Bureaucratic Transformation, New Public Management, Governance, Turkish Public Bureaucracy, The Social Aid and Solidarity General Management