Suleyman Demirel University Research and Education Hospital

Suleyman Demirel University DSpace Repository
Not a member yet
    817 research outputs found

    Bulanık ortamda çok amaçlı işgücü çizelgeleme: hemşireler için bir uygulama

    Get PDF
    Günümüzde işletmelerin en önemli maliyet unsurlarından biri olarak işgücü maliyetleri görülmektedir. İşletmeler, günümüzde rekabet edilebilirliliklerini artırmak, globalleşmeyle birlikte dünyayı saran ekonomik krizlerin etkilerini bir ölçüde hafifletebilmek ve bu bağlamda işgücü maliyetlerini de en aza indirebilmek için sayısal yöntemlerden yararlanmaktadırlar. İşgücü maliyetlerinin en fazla göze çarptığı sektörlerden biri de hizmet sektörüdür. Çünkü hizmet sektöründe insan unsurunun diğer sektörlere oranla daha fazla kullanılması sebebiyle işgücü maliyetlerinin minimizasyonu için yapılan çalışmalar toplam üretim maliyetlerinde önemli düşüşlere neden olmaktadır. Bu çalışmada, en önemli hizmet sektörlerinden biri olarak görülen hastanelerde 7 gün 24 saat çalışan hemşirelerin çalışma çizelgelemesi konusu araştırılmaktadır. Mevcut hemşirelerin iş yoğunluklarına göre, daha etkili bir şekilde kullanılabilmesi için, bulanık çok amaçlı doğrusal bir model önerisinde bulunulmuştur. Bu çalışma ile optimum vardiyalar ve bu vardiyalarda çalışacak hemşire sayıları belirlenmiştir. Problemin bir sonraki aşamasında, dört kısıt belirlenerek bir bilgisayar programı yazılmıştır. Aynı bilgisayar programı üzerinde genetik algoritma yöntemi uygulanarak her iki yöntemin atama planı kıyaslanmıştır. Genetik algoritma yönteminin başarılı bir sonuç gösterdiği ortaya konulmuştur. Ancak sonuçlar tatmin edici bulunmadığı için son olarak uygulaması kolay, pratik üç adımlı sezgisel bir atama algoritması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşire Çizelgeleme, Doğrusal Programlama, Genetik Algoritmalar, Sezgisel Atama Algoritması.\ud It is observed nowadays that one of the most important cost factors of the enterprises is the labour costs. Today enterprises utilise quantitative methods in order to develop their competitiveness, to alleviate the reverse effects of the economic crises spreading to the whole world through globalisation, and in this context, to minimise their labour costs. One of the sectors that labour costs attract attention is the service sector. As the human factor is benefited more densely in service sector relative to other sectors, the endeavour to minimise labour costs may produce crucial total production cost reductions. In the study, the scheduling of nurses working for 7 days and 24 hours in the hospitals that are seen one of the most crucial service sectors is analysed. In accordance with the current workloads of the nurses, a multi-purpose fuzzy linear model is proposed for an efficient utilisation. Through the study, the optimal shifts and the numbers of the nurses to work in these shifts are determined. Afterwards a computer program is written for four constraints in the following stage of the problem. The same computer program is utilised in order to apply genetic algorithm method and the two assignment plans of these two methods are compared. It is revealed that genetic algorithm method produce successful results. However, as the results are found to be unsatisfactory an easy and applicable three-step heuristic assignment algorithm is proposed. Keywords: Scheduling of Nurses, Linear Programming, Genetic Algorithms, Heuristic Assignment Algorithm

    Faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi ve bir mermer işletmesinde uygulama örneği

    Get PDF
    Günümüzde yoğun ve acımasız rekabet koşulları hüküm sürmektedir. İşletmeler pazar paylarını arttırmanın öncesinde mevcut konumlarını koruyabilmek ve ayakta kalabilmek adına büyük mücadele vermektedir. Bu mücadelenin başında da sürekli artma eğilimi gösteren maliyetlerin arzu edilen seviyelere çekilerek korunabilmesi yer almaktadır. Bu çabanın kaçınılmaz gereği olarak maliyet yönetimi kavramı, son yıllarda önemini giderek arttırmıştır. İşletmeler rekabet güçlerini sağlamlaştırmak için farklı maliyet yönetimi yaklaşımlarını ve tekniklerini benimsemektedirler. Ancak maliyetlerin kontrolü ve yönlendirilmesi için sorumluluk muhasebesi sistemine geçilmesinin bir zorunluluk olduğu söylenebilir. Çünkü sorumluluk muhasebesinde temel amaç, gider kontrolüdür. Sorumluluk muhasebesinin uygulandığı bölümsel işletmelerde; bölümler arası mal ve hizmet transferlerinde uygulanacak transfer fiyatlama politikası üzerinde özellikle durulması gerekmektedir. İşletmelerin, transfer fiyatlama politikalarına karar verirken, maliyet yönetimine ilişkin kaygıları ön planda tutmaları yararlarına olmaktadır. Bu çerçevede ele alınan çalışmada, konu önce teorik olarak ele alınmış, sonra da mermer sektöründeki bir üretim işletmesinde uygulaması yapılmıştır. Çalışmanın teorik kısmında, maliyet yönetimi açısından faaliyet tabanlı muhasebe ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan çalışmanın temel amacı, daha doğru birim maliyet bilgisine ulaşmak için Faaliyet Tabanlı Maliyetleme sisteminin nasıl uygulanabileceğini ve uygulamada nasıl sonuçlar alınabileceğinin araştırılmasıdır. Bu kapsamda Faaliyet Tabanlı Maliyetleme sistemi hem teorik hem de ampirik açıdan incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sistemi, Mermer İşletmesi, Maliyet Yönetimi, Sorumluluk Muhasebesi.\ud Nowadays, intense and hard conditions of competetion are prevailing. Business organizations struggle to protect their current position and to be able to be afloat before raising their market share. At the beginning of this struggle, it's included that the costs show constant enhancement tendency, can be kept by bringing up to the desireed Standard. Recently, as an inevitable necessity of this struggle, the concept of "costing management" has raised its importance more and more. Business organizations can embark on different costing management approaches and techniques to assure their competitive power. However, it can be said that it's a compuision to proceed to the system of responsibility accounting in order to check and head the costs. Because primary objective of functional accounting is the expense control. İn entities that the functional accounting is applied, it's particulary necessary to dwell upon transfer pricing policy which will be applied for transfering of goods and services among the segments. While the transfer pricing policies are being chosen, it will be advantageous to put concerns of cost management first. İn the studies handled with this framework, the issue was firstly examined theoretically, then applied in a production firm in a marble sector. In the theoretical part of the study, activity based accounting was examined in details. The main aim of the study preparred within this direction, is to be sought how Activity Based Costing System can be applied and what kind of solutions can be accomplished in order to reach truer costing knowledge. Within this framework, Activity Based Costing was examined both in theory and experientially. Keywords: Activity Based Costing System, Management of Marble, Costing Management, Responsibility Accounting

    Kamu mali yönetiminde iç denetim uygulaması ve iç denetim algısı

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, ülkemizde uygulanmakta olan mali yönetim ve kontrol sitemi içerisindeki iç denetim faaliyetinin rolü, uygulanabilirliği ve mevcut sorunlara yönelik çözüm önerileri ortaya koymaktır. Bu çerçevede, Türkiye'de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uygulama alanı bulan iç denetim fonksiyonu, etkinliğini ve uygulama sorunlarına yönelik hususlar değerlendirmeye alınmaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde denetim kavramın tarihsel gelişimi ve genel çerçevesi, iç denetim faaliyeti ve işlevi, iç denetimin gelişmesine katkı sağlayan kuruluşlar bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, kamu mali yönetiminde değişim ve yeni kamu mali yönetim anlayışı açıklanmış, sonrasında yeni kamu mali yönetiminde iç denetimin yeri ve önemi belirtilmiştir. Devamında da, iç denetimin ülke uygulamalarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Türkiye'de iç denetim konusu ele alınmış olup, bu kapsamda, Ülkemizdeki mevcut denetim yapısı ve Türkiye'de iç denetimin oluşum süreci hakkında genel bilgiler verilmiştir. Ardından Türkiye'deki iç denetim fonksiyonuna yönelik düzenlemeler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde de, Kamu mali yönetiminde iç denetim algısı ve uygulama sorunlarına yer verilerek, teftiş ve denetim sisteminin değerlendirilmesi yapılarak, 5018 sayılı Kanun kapsamında iç denetim uygulama sorunları ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim, Teftiş, Kontrolör, İç Denetim, Dış Denetim,Kamu İç Mali Kontrolü, İç Kontrol,Kamu Mali Yönetimi,Kamu Yönetimi,Fonksiyonel Bağımsızlık, Suiistimal Ve Yolsuzluk.\ud The purpose of this study is the role of internal audit activities within the financial management and control system which is being implemented in our country, its applicability and to introduce the possible solutions towards existing difficulties. Within this scope, the internal audit function which finds its scope of application with the Law on Public Financial Management and Control Law No 5018 in Turkey, its effectiveness and the issues relating its implementation problems will be taken into consideration in our study. Work consists of four parts. In the first part, it was given place to the information about the historical development of the sense of audit and its general framework, internal audit activity and its function, the organizations contributes the development of internal audit. In the second part, changes in public financial management and a new understanding of public financial management are explained and, then the place and the importance of internal auditing in the new public financial management has been specified. More also, internal audit practices in the country are given. In the third part, the internal controls in Turkey have been discussed and in this context, general information about the current control structure in our country and the formation process of internal audit in Turkey are given. Then the arrangements for internal audit function in Turkey are evaluated. In the fourth part, by including the internal audit perception in the public financial management and implementation problems and by making evaluation of inspection and audit systems, internal audit practice problems and solutions proposals under the law on 5018 have been mentioned. Keywords: Audit, Inspection, Controllers, Internal Audit, External Audit, Public Internal Financial Control, Internal Control, Public Financial Management, Public Administration, Functional Independence, Fraud, Corruption

    Türkiye'de belediyelerin sosyal hizmet ve sosyal yardım politikaları : Batı Akdeniz örneği

    No full text
    Ekonomik ve sosyal açıdan yardıma muhtaç kişi, aile ve gruplara fayda sağlamayı, destek olmayı, insan haysiyetine uygun yasayış düzeyinin gerçekleşmesine katkıda bulunmayı amaç edinen sosyal hizmet ve sosyal yardım uygulamaları kamu yönetiminin faaliyette bulunmakla yükümlü olduğu en önemli alanlardan birisidir. Özellikle II. Dünya Savası sonrası gelişen sosyal refah devleti anlayışı, sosyal hizmet ve yardım uygulamalarının şekillendirilmesinde geleneksel yardımlaşma ve dayanışma müesseselerine kıyasla kamu yönetimi birimlerinin daha aktif politika izlemesini gerekli kılmıştır. Ülkemizde de sosyal hizmet ve yardım konularında gerek merkezi yönetim gerekse yerel yönetimler, parçalı yapıya ve pek çok yapısal sorunlarına rağmen, önemli görevler üstlenmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de sosyal hizmet ve yardım politikalarını yürüten kurumlardan birisi olan belediyeler ele alınmıştır. Yönetimi halkın özgür tercihi ile oluşan belediyeler, merkezi yönetimin sosyal hizmet ve yardımlarına ilişkin eksikliklerini, özellikle belde halkına psikolojik ve meknsal yakınlık avantajlarını da kullanarak gidermeye çalışan paydaşları, yerel düzeyde uygulayıcılarıdır. Bu tezin amacı, değişen kamu yönetimi paradigması etkisinde belediyelerin sunmuş olduğu sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerinin incelenmesidir. Yardımlardan faydalanan bireylerin bağlı bulundukları belediyelerin sosyal hizmet ve yardım politikalarını algılamalarında ortaya çıkan farklılıkların saptanması ve değerlendirilmesi ise çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda tezin ilk bölümünde sosyal hizmet ve sosyal yardım kavramlarına ve bu kavramların sosyal politika içerisindeki yerine ve tarihi gelişimine değinilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'de merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin sosyal hizmet ve yardımlarına ilişkin görevlerinin tarihi gelişimi, kamu yönetimi anlayışında yaşanan dönüşümün sosyal hizmet ve sosyal yardımlara etkisi ve yerelleşme olgusunun güçlenmesiyle birlikte yerel yönetimlerin yürüttüğü sosyal hizmet ve yardımlara ilişkin görevlerinde yaşanan değişim ele alınmıştır. Üçüncü bölümde sosyal belediyeciliğin gelişimi ile belediyelerin yenilenen görevleri, yükümlülükleri, faaliyetleri ve paydaşları anlatılmıştır. Son olarak dördüncü bölümde, Batı Akdeniz Bölgesi'nin sosyo-ekonomik özellikleri ve belediyelerin (Antalya Büyükşehir, Isparta Belediyesi, Burdur Belediyesi) sosyal hizmet ve yardım faaliyetleri değerlendirilmiştir. Batı Akdeniz Bölgesi'nde yer alan belediyelerin sosyal hizmet ve yardımlarından faydalanmakta olan ihtiyaç sahiplerinin demografik özellikleri ile bu hizmet ve yardımlara yönelik algıları, literatürde yaygın olarak kullanılan çeşitli istatistiksel testler yoluyla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulardan, Batı Akdeniz Bölgesi'nde yer alan il belediyeleri tarafından üstlenilen sosyal hizmet ve yardımlarından yararlanan kişilerin demografik özelliklerinin benzerlik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte çalışma kapsamında yer alan Antalya Büyükşehir, Isparta ve Burdur belediyelerinde sosyal hizmet ve yardım politikalarının niteliğinde, kapsamında, yönetiminde ve kurumsal yapılanmasında temel farklılıkların olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu Yönetimi, Sosyal Hizmet, Sosyal Yardım, Politika, Batı Akdeniz Bölgesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Isparta Belediyesi, Burdur Belediyesi.\ud Social service and social aid applications aiming at supporting the realization of nicely proportioned quality of life that fits to the dignity of man and also supporting persons, families and groups who are in need of finance both economically and socially are one of the most significant areas of public management on which it is obliged to work. In particular, the understanding of social welfare state developing after the World War II necessitated following a more active policy of public management units in forming social service and social aid applications in comparison to traditional charity and solidarity organizations. In our country as well, both central management and local administrations have undertaken some important duties on the topics of social service and aid despite patch worked structure and many structural problems. In this study, municipalities that are one of the institutions administering social service and aid policies in Turkey have been considered. Municipalities, the administration of which is formed by the free will of public, are the shareholders trying to remove the lacking related to social service and aids of central management by using psychological and settlement nearness advantages to the residents of the city in particular and persons who put these works into practice on a local stage. The aim of this thesis is the examination of social service and aid activities at the level of municipalities in changing administrative activities and duties with globalization and public management. Another aim of this study is to determine and evaluate the differences appearing in the perceptions of social service and aid activities in municipalities where the individuals who benefit from these aids connected with. So, in the first part of the thesis, social service and social aid concepts and their position in social politics and historical development are mentioned. In the second part, historical development of the duties of central management and local administrations related to social service and aids, the effect of transformation experienced in the understanding of public management on social aids and transformation in duties being executed by local administrations related to social services and social aids with the strengthening of the fact of becoming localized are being touched on. In the third part, renewed duties of municipalities, their obligations, activities and shareholders with the development of social business of a governing a city have been explained. Finally, in the fourth part, social-economic features of Western Mediterranean Region and social service and aid activities of municipalities (Antalya Metropolitan Municipality, Isparta Municipality, Burdur Municipality) have been evaluated. The demographic features of poor persons who benefit from social services and aids of the municipalities in Western Mediterranean Region and their perceptions oriented toward these services and aids have been analyzed by means of various statistical tests used in citation index widely. Out of the data obtained, it has been determined that some basic differences exist in the quality of social service and aid policies, in its scope, administration and institutional structure in the municipalities of Antalya Metropolitan Municipality, Isparta and Burdur which takes place in the working scope. Key Words: Public Management, Social Service and Aid Policies, Western Mediterranean Region, Antalya Metropolitan Municipality, Isparta Municipality, Burdur Municipality

    Liderlik tarzları ve liderlik astlarını etkileme taktikleri arasındaki ilişki : Antalya ili 5 yıldızlı otel yöneticileri üzerinde bir araştırma

    No full text
    Sosyal bilimciler tarafından her geçen gün daha fazla ilgiyi üzerinde toplayan liderlik kavramı gerek işletmelerde gerekse sosyal yapılarda önemli bir yere sahiptir. Liderin izleyenlerini harekete geçirirken sergilediği davranışların incelenmesi sonucu literatürde liderlik tarzları (stilleri) ile ilgili sınıflandırmalara rastlamak mümkündür. Bu çalışma, yöneticilerin liderlik anlamında çalışanlarını yönlendirirken ne tür davranışlar göstererek hangi liderlik tarzına eğilimlerinin fazla olduğunu ve yine yöneticilerin davranışlarından yola çıkılarak astlarını etkileme ve ikna etmede hangi yöntemleri kullandıkları incelenmeye çalışılmıştır. Yöneticilerin kullandıkları etkileme yöntemleri ile onların liderlik tarzları arasındaki ilişki veya ilişkilerin varlığı sorgulanmıştır. Önderlik unsuruna daha çok ihtiyaç duyulduğu varsayılan konaklama işletmeleri üzerinde çalışılması tercih edilmiştir. Uygulama, iş tanımlarının daha belirgin ve üst, orta ve alt kademe yöneticilerin var olduğu 5 yıldızlı otellerde bulunan yöneticilere yönelik gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, turizm sektörünün önemli bir paya sahip olduğu Antalya ilinde bulunan oteller hedef bölge olarak seçilmiştir. Araştırmaya katılan yöneticilerin demografik özellikleri (cinsiyet, yaş, ekonomik durum, eğitim düzeyi, kurumda çalışma yılı) ile liderlik tarzları ve etkileme taktikleri arasında ilişkilerin olup olmadığı sorgulanmıştır. Analiz sonucu elde edilen bulgulara göre; yöneticilerin liderlik tarzları ile onların astlarını yönlendirmede kullandıkları davranışlar arasında ilişkiler bulunmuştur. Yine, yöneticilerin demografik özellikler olan yaş, cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çalışma süresi, gelir düzeyine göre liderlerin davranışlarının farklılaştığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Liderlik, Liderlik Tarzları, Etkileme Taktikleri.\ud Leadership concept has an important place both in enterprises and social structures and gathering more attention day by day by social scientists. It is possible to encounter the classifications of leadership styles in literature when we examined the leader's behaviors while activating his/her followers. This study, in terms of leadership, while managers leading subordinates which leadership styles their tendency is more by showing what kind of behaviors and based on their behaviors which methods they use while inflencing and persuading their subordinates have been explored. The relationship or relationships between managers' influencing methods they use and leadership styles has been questioned. It is preferred to word on accommodation businesses which need leadership concept more. Application is occured on upper, middle and lowers level managers working five stars hotels with clear job descriptions. In study, the hotels in Antalya have been chosen have a significant share of the tourism industry. The demographic characteristics (gender, age, economic status, education level, years of working in the institution) of the managers' joined the survey and their leadership styles and influence tactics were questioned as to whether the relations between. According to analysis results, correlations have been found between managers' leadership styles and behaviors to direct their subordinates. Nevertheless, the demographic characteristics of managers to age, sex, marital status, educational status, working hours, income levels were found to differ according to the behavior of leaders. Key Words: Leadership, Leadership Styles, Influence Tactics

    KOBİ'lerde Ar-Ge ve ihracat desteği Gebze Organize Sanayi Bölgesi üzerine bir araştırma

    Get PDF
    Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) dünya ekonomisinde pek çok açıdan önemli bir yere sahiptirler. Türkiye'de de benzer şekilde ekonominin temel yapı taşını oluşturan KOBİ'ler sundukları esneklik, istihdama katkıları, büyük işletmeleri tamamlayıcı olmaları, krizlerden daha az düzeyde etkilenmeleri açısından etkin konumdadırlar. Günümüz dünyasında işletmelerin küresel şartlarda hayatta kalabilmesi için sürekli bir yenilik arayışı ve yarışı içerisinde olması gerekmektedir. Bu doğrultuda ekonomide büyük pay sahibi konumunda olan KOBİ'ler Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine önem vermelidir. Çalışmanın ilk kısmında dünya ve Türkiye'de ki Ar-Ge eğilimleri ve KOBİ'lere yönelik Ar-Ge destekleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde sınırların artık soyut kavramlar olarak yer ettiği dünyada yaptığını tanıtıp, ürettiğini anlatmanın yöntemi olan ihracat kavramı üzerinde durulmuştur. KOBİ ve ihracat kavramlarından yola çıkılarak, ihracatta KOBİ'lere sağlanan desteklerden bahsedilmiştir. Ar-Ge ve İhracat destekleriyle ilgili olarak Gebze Organize Sanayi Bölgesinde bulunan KOBİ'ler üzerine alan çalışması yapılmış KOBİ'lerin Ar-Ge ve İhracat desteklerinden ne ölçüde yararlandıkları belirlenip, desteklerden faydalanan ve faydalanmayan KOBİ'ler arasındaki farklılıklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ), Araştırma Geliştirme (Ar-Ge), Ar-Ge ve İhracat Destekleri.\ud Small and Middle size Enterprises (SMEs) have an important place in World economy in many ways. SMEs, which are the cornerstones of the economy in Turkey, are active in respects of flexibility, contribution to employment, being complementary to big businesses and being less affected from crises. Today, businesses should be in a continuous race and search for innovation to survive in current global conditions. Accordingly, SMEs, having an important role in economy, should give importance to Research and Development (R&D) activities. In the first part of the study, R&D tendencies in the world and Turkey and R&D subsidies for SMEs are handled. In second part of the study, term of exportation, which is the method of introducing the manufactured goods and telling about them in the world where borders became abstract terms, is discussed. By dealing with terms of SME and exportation, granted financial supports to SMEs for exportation are mentioned. A fieldwork, concerning R&D and exportation subsidies, has been conducted on SMEs in Gebze Industrial Zone. It has been sought to be figured out that to what extent SMEs benefit from R&D and exportation subsidies, and differences between SMEs who benefit from financial supports and of those who don't. Key Words: Small and Middle size Enterprises (SME), Research and Development (R&D) and Exportation Supports

    Osmanlı'dan günümüze Sancak bölgesi

    No full text
    Balkanların merkezindeki Sancak bölgesi ya da tarihi ismiyle Yeni Pazar Sancağı hem halkı Müslüman olan Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Kosova, hem de halkı Hıristiyan olan Sırbistan ve Karadağ'a komşu olmasından dolayı özel öneme sahip olan bir bölgedir. Ayrıca Doğu ve Batı Avrupa'yı birbirine bağlayan stratejik konumu ve Adriyatik'e açılan önemli bir kavşak noktası olması sebebiyle tarihin her döneminde gündemde olmuştur. 1912 yılındaki Birinci Balkan Savaşı'na kadar Sancak bölgesi Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçasıydı. Bölge, Osmanlı yönetimi boyunca Bosna'ya bağlı bir vilayet olarak kaldı. Sancak bölgesi, Osmanlı egemenliğinin Balkanlar'da sarsılmaya başlamasıyla yaşanan olaylar sonucunda Kosova vilayetine bağlandı. Osmanlı yönetiminde özerk bir yapıya sahip olan Sancak bölgesi, devletin bölgeden çekilmesiyle beraber özerkliğini kaybetmiştir. Sancak bölgesi, Osmanlı'nın Balkanlar'da en son terk ettiği yerdir. Balkan Savaşı sırasında 1912'de Osmanlılar Yeni Pazar'dan çıkmıştır. Sancak bölgesi, Osmanlı hakimiyetinden çıktıktan sonra ayrı bir siyasi birim olma özelliğini kaybetmiştir. Bu yönetsel bölünme 1912 yılında I. Balkan Savaş'ından sonra gerçekleşmiştir. Bu savaştan önce Osmanlı'nın bir parçası olan Sancak, bölünmesinden sonra hiçbir özel statüye tabi olmadı ya da herhangi bir şekilde özerklik elde edemedi. Buna rağmen Sancak'ın Boşnak nüfusu güçlü bölgeselcilik duygularına sahiptir. Ekim 1912'de Sırp ve Karadağ orduları tarafından Sancak işgal edildi. 1914 yılından 1918 yılına kadar Sancak, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun kontrolündeydi. 1918 yılında Sırbistan ve Karadağ birleşerek Sırp-Sloven-Hırvat Krallığı'nı kurdular. Bu tarihten sonra Sancak'ın yönetimi Sırp-Sloven-Hırvat Krallığı'na geçti. Görünüşte birleşik bir krallık olsa da, bu devlet Sırbistan'ın "Büyük Sırbistan" hayalinin başlangıç noktasını oluşturuyordu. Sırbistan'la Karadağ arasında yer alan Sancak Bölgesi de bu hayalin bir parçasıydı. Sırbistan için stratejik önemi büyük olan Sancak, Sırp toprağı olarak görülmüş, Boşnak nüfusun çoğunlukta bulunduğu bölgenin bölgesel bir bütünlük arz ettiği görmezden gelinmiştir. Sancak nüfusunda çoğunluğu ele geçirmek isteyen Sırplar Boşnak nüfusun azınlık hale gelmesi hatta yok olması için bölgede yaşayan Boşnakları sürekli baskı altında tutmuştur. Bu süreç ise Yugoslavya Federasyonu döneminde de devam etmiştir. Miloşeviç döneminde etnik soykırım ve katliamların devlet politikası haline gelmesiyle Süleyman Uglanin gibi Sancaklı siyasi liderler özerklik taleplerini daha çok vurgulamaya başlamışlardır. Sancak Demokratik Eylem Partisi (SDA) ve Sancak Boşnak Milli Meclisi (SBMM) aracılığı ile bu doğrultuda mücade etmeye ve seslerini duyurmaya çalışmışlardır. 2006 yılında Karadağ'ın bağımsızlığını ilan etmesiyle, Sancak, Sırbistan ve Karadağ arasında fiziksel ve siyasi sınırlarla bölünmüştür. Federal bir yönetim içerisinde özerk bir bölge olma mücadelesi veren Sancaklılar bölgesel bütünlüklerini de kaybetmişlerdir. Bundan sonra başlayan süreçte Sancak, tekrar birleşme yolunda siyasi mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Anahtar Kelimeler: Sancak, Yeni Pazar, Büyük Sırbistan, etnik soykırım, Sancak Demokratik Eylem Partisi (SDA), Sancak Boşnak Milli Meclisi (SBMM).\ud Sandzak Region or Novi Pazar Sandzak of Ottoman State that locates in the center of Balkans has a special importance because of the neighbours of it. Sandzak is neigbouring with both Bosnia-Herzegovina, Albania and Kosovo consist of Muslim people and Serbia and Montenegro consist of Christian people. Also its location that binds Eastern and Western Europe to eachother and provides access to Adriatic Sea has led the region to become on the agenda all the time. Until the First Balkan War of 1912, Sandzak was a part of the Ottoman Empire. During the centuries of Turkish rule the Sandzak Region remained as a part of the Province of Bosnia. When the Ottoman authority was weakened in the Balkans, Sandzak was engaged to the Vilayet of Kosovo. Sandzak was autonomous entity under the Ottoman rule but when the Ottoman Empire withdrew from the region, Sandzak lost its autonomic structure. Sandzak region was the last place that Ottoman State left in the Balkans. Ottomans left from Novi Pazar Sandzak in 1912 during the Balkan Wars. Sandzak lost its special status as a separate entity when the Ottoman authority ended in the region. This happened in 1912 just after the First Balkan War. From that time to present, Sandzak has never had a special status. In spite of this condition, Bosniak people in Sandzak have strong regionalist feelings. In October 1912, Sandzak was conquered by Serbian and Montenegrin troops. From 1914 to 1918, Sandzak was under the control of Austro-Hungary. In 1918, Serbia and Montenegro united and established the Kingdom of Serbs, Croats and Slovenes. From this time control of Sandzak passed to the Kingdom of Serbs, Croats and Slovenes. Even though it was a kingdom, this state was the starting point of "Greater Serbia" dream of Serbia. Sandzak region, located between Montenegro and Serbia was a part of this dream. Sandzak that had strategic importance for Serbia, was seen as Serbian land. It was ignored that Sandzak had regional unity where Bosniak population was in majority. Serbians who wanted to be predominated population in the region, supressed Bosniaks continuously in order to render Bosniak population minority. This process continued during the Federal Republic of Yugoslavia. Ethnic cleansing and massacres over the Bosniaks had been state policy during the Milosevic time; so political leaders of Sandzak such as Suleyman Uglanin emphasized demands for autonomy heavily. They struggled for this aim via Democratic Action Party of Sandzak and The Bosniak National Council of Sandzak. When Montenegro declared itself as an independent state in 2006, Sandzak was divided between Montenegro and Serbia with political and physical borders. People from Sandzak who struggled for being an autonomous region, had lost their regional unity. From now onward Sandzak would continue political struggle to be united again. Keywords: Sandzak, Novi Pazar, Greater Serbia, ethnic cleansing, Democratic Action Party of Sandzak, The Bosniak National Council of Sandzak

    Bir gazavat-name türü olarak Hüseyin Behceti'nin Mi'racü'z-Zafer adlı Zafer-Namesi(H.1088/M.1678)

    No full text
    XVII. yüzyıl Osmanlı tarihçilerinden Hüseyin Behceti'nin Zafer-name'si (Mi'racü'z-Zafer) Süleymaniye Kütüphanesi Esat Efendi Bölümü 2368'de kayıtlıdır. Eser, H. 1088 / M. 1678 yıllarında IV. Mehmed'in cülusundan baslayarak Köprülü Mehmed ve oğlu Fazıl Ahmed Pasaların fetihleri ve zaferleri hakkında kısa, Merzifonlu Kara Mustafa Pasa'nın Çehrin Seferi ile ilgili ayrıntılı bilgiler içerir. Çalısmamızda; Türklerde gaza kültürü ve cihad anlayısı, eserin yazıldığı dönemin siyasi olayları ve Çehrin Seferi'nin edebiyatımıza yansımaları hakkında bilgi verilmistir. Ayrıca Osmanlı tarih yazıcılığı ve tarih yazıcılığında kullanılan türlerin mukayesesi yapıldıktan sonra bu alanda yazılan eserlerin bir listesi sunulmustur. Eserin yazarı Hüseyin Behceti'nin hayatı ve Hüseyin Behceti'yi etkileyen kişiler hakkında bilgi verilmiş, yazarın eserleri tanıtılmıstır. Mi'racü'z- Zafer'in transkiripsiyonu üzerinden eserin sekil ve içerik olarak tetkiki yapılmıstır. Eser yüz seksen varaktan olusmaktadır. Çalışmada eserin vr. 1a-101a arasındaki transkripsiyonu verilerek tezin muhtevası oluşturulmuş ilgili kişilerin istifadesine sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mi'racü'z-Zafer, Çehrin, Hüseyin Behceti, Zafer-name,.\ud The work 'Zafer-name' of Hüseyin Behçet who was one of the XVIIth Century Ottoman Historions is recorded in number 2368 of Esat Efendi department in Süleymaniye Library. This work includes a brief information about the conquests and the victory of Köprülü Mehmed and his son Fazıl Ahmed Pasha starting from IV. Mehmed.s enthronement and also includes a detailed information about Merzifonlu Kara Mustafa Pasha.s Cehrin voyage. In our work,The informations about gaza culture and Jıhad concept in Turks and the political events of the period and finally the reflection of Cehrin voyage to our literature are given. Besides, after the comparison of Ottoman History clerkship and the kinds used in History clerkship is made, a list is presented containing the Works written in this field. And also informations about the life of the writer Hüsyin Behçeti and the people effected him are given and the work of the writer is introduced. The sape and the content of the work are inspected over Mi.racü.z- Zafer.s transkription. In this work, by giving the trnskription between 1a-101a, the content of the thesis is formed and presented to the related people. Key Words: Mi.racü.z-Zafer, Çehrin, Hüseyin Behceti, Zafer-name, IV. Mehmet, Tarih Yazıcılığı

    Vergi Uyuşmazlıklarının çözüm yolları, vergi mahkemelerinin fonksiyonları : Antalya vergi mahkemesi örneği

    Get PDF
    Devlet vatandaşlara sunmak zorunda olduğu mal ve hizmetlerin üretimi için finansman yaratmak zorundadır. Bu finansmanın ana kaynağını ise vergi gelirleri oluşturmaktadır. Devlet vergi gelirlerinin elde edilme aşamasında bir çok aşamadan oluşankarmaşık vergisel işlemler tesis eder. Devlet ve bireyler arasında tüm bu süreç uyuşmazlık çıkarmaya elverişli bir ortam oluşturur. Devlet alabildiğince çok miktarda vergi geliri eldeetmek isterken, vergi mükellefleri veya sorumluları olabildiğince az vergi ödemek isterler. Vergi mevzuatının karmaşık ve sürekli değişen yapısı da uygulamaları aynı şekilde etkilemekte böylece uyuşmazlığın ortaya çıkmasını önemli oranda etkiler. Şu an elinizde bulunan çalışmada söz konusu vergisel ilişkilerde ortaya çıkan sorunların çözüm yollarına odaklanmıştır. Çözüm denince öncelikle dostane çözüm yolları olarak adlandırılabilecek yöntemler değerlendirilecek sonrasında bu aşamada çözümlenemeyen uyuşmazlıkların yargı yoluyla hangi usuller izlenerek çözüleceği incelenecektir. Genel itibariyle vergi yargısının dünyadaki ve ülkemizdeki örgütlenme biçimiele alınarak mahkemece açılmış bir vergi davasında yargılama usulü olarak hangi süreçlerin takip edileceği çalışmanın ikinci kısmını oluşturacaktır. Son bölümde ise; bir anlamda vergi yargılamasının Antalya Vergi Mahkemesi bağlamında bir fotoğrafı çekilerek veriler ışığında tahliller yapılarak ışık tutucu sonuçlara ulaşılmaya çalışılacaktır. Bu çalışmanın amacını genel itibariyle vergi uyuşmazlığı kavramından hareketle vergi yargılamasının Antalya Vergi Mahkemesi bağlamında değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Vergi Uyuşmazlığı, Vergi Yargılaması, Antalya Vergi Mahkemesi.\ud A state have to levy duty to be able to produce goods and services for its citizens. Main soruce of thes revenue is the tax. State act intricacive taxative actions xhich have different processes xhen trying to get this revenue from tax burdener. This taxation process creates a disaccorded case betxeen state authority and citizens. The state tries to maximize the total revenue xhere as the burdeners trics to minimise thier levy. Additionaly, the camplicated and variable structure of taxation legislation catributes to increase of disputes. This study focuses on the solution ways of taxative disputes mentioned above. Firstly, the alternative friendly dispute solution ways will be analysed and than judicial ways fort he disputes that couldn.t be solved by friendly ways will be studied. The second part consist of the organisation types of taxation courts in our country and overal the world and the judicial procedure depending its organic structure. At last part of this study by photographing the taxation judiciary xith related to the Antalya Taxation Court, after the analysis xith the help datas taken from general photo, it will be tried to produce a conclusion. The aim of this work generally, has been consisting of assestment of taxation judiciary xith motivated from taxation disputes with related jurisdiction process of Antalya Taxation Court. Keywords: Tax Dispute, Tax Judiciary, Antalya Tax Court

    İstihdamın arttırılmasında girişimciliğin önemi : girişimcilik destekleme modeli olarak İşgem'ler =The role of entrepreneurship to increase the employment: the purpose of this study which is named BIC's

    No full text
    'İstihdamın Arttırılmasında Girişimciliğin Önemi: Girişimciliği Destekleme Modeli Olarak İŞGEM'ler' isimli çalışmanın amacı; girişimcileri destekleme modellerinden biri olan İŞGEM'lerin girişimcileri ve dolayısıyla onların kurmuş oldukları küçük ve orta boy işletme, kısa adıyla KOBİ'leri destekleme ve geliştirme faaliyetleri ile istihdam oluşturmadaki katkılarının ortaya konulmasıdır. Bu amaca yönelik olarak hazırlanan bu çalışmada ilk olarak; istihdamın arttırılmasında girişimciliğin önemi vurgulanmıştır. Daha sonra; bir girişimci destekleme modeli olarak İŞGEM'ler, girişimciler tarafından kurulan KOBİ'lerin öneminden bahisle İŞGEM'lerin kuruluşundan ve içinde barındırdıkları girişimcilerin kurmuş oldukları işletmelere sundukları hizmetlerden bahsedilmiştir. Son bölümde ise; Türkiye'de İŞGEM'lerin İstihdama Katkıları üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: İstihdam, Girişimcilik, KOBİ, İŞGEM.\ud 'The role of Entrepreneurship to increase the Employment: The purpose of this study which is named BIC's', that is one of the model of supporting entrepreneurship, is to investigate BIC.s contribution on entrepreneurs and also on their small and medium sized enterprises, that is named SME, by given a support to develop their business and therefore the contribution of all this to increase the employment. In this study, in the first chapter, the emphasize is made on the importance of entrepreneurship in increasing employment. In the later chapter, the details of BIC.s as a model of supporting entrepreneurship and the importance of SME which is established by the entrepreneurs and the way of the services given them by BIC.s. In the final chapter it is focused on the contribution of BIC to increase employment in Turkey. Key Words: Employment, Entrepreneurship, SME, BIC

    277

    full texts

    817

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Suleyman Demirel University DSpace Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇