Istanbul Arel University

Istanbul Arel University Digital Archive
Not a member yet
    3036 research outputs found

    Yield response prediction of unsymmetrically reinforced concrete rectangular beams

    No full text
    Main components such as columns and beams of reinforced concrete (RC) buildings are constructed as symmetrically and unsymmetrically reinforced. Symmetrically reinforced concrete members are widely studied and some analytical/numerical approaches are provided. However, unsymmetrically reinforced concrete members are not adequately investigated and further research is required to predict response of these members. For this reason, this study focuses on strength and deformation capacity prediction of unsymmetrically RC members at yield which primarily required for the design and assessment. In the study, wide range of RC sections are generated and analyzed using different section dimensions, material types, reinforcement ratios and configurations to reveal behavior of these members. Influence of parameters on the responses is investigated and they are contributed to prediction equations by statistical evaluations. Prediction equations are first tested with analytical RC section results and comparisons have shown very good agreement. Equations are then applied to predict dynamic features of two experimental MDOF buildings. Evaluations have revealed the reliability of prediction equations in approximation of responses in building scale. © 2019 MIM Research Group. All rights reserved

    The Effect of F-response Parameters in ALS and Polio Patients

    No full text
    In this study, 300 signal records were acquired in each session using surface electrode under submaximal stimulation. Data set were formed from 10 ALS and Polio patients with 10 normal individuals. The muscle group under study was abductor pollisis brevis and abductor digiti minimi muscles which were interconnected to median and ulnar nerves. Parameters were calculated by doing F-response analysis to the acquired recordings. The most prominent parameters among the calculated ones are mean sMUP amplitude and MUNE value. Mean sMUP amplitude value can differentiate patients from normal individuals in both muscles. Moreover, the MUNE value that are calculated from abductor pollisis brevis muscle can differentiate all groups from each other significantly (p<0.05). © 2020 IEEE

    Turizmde Maneviyat Arayış Aracı Olarak Yoga

    No full text
    Son yıllarda dünya üzerinde artan nüfus artışıyla birlikte gelişen; gürültü, trafik, iş sıkıntıları, hastalık gibi kişiyi direkt veya dolaylı olarak etkileyen problemlerin ortaya çıkması kişileri bir arayışa itmektedir. İnsanlar bu problemlerden uzaklaşmak ve kendini bulmak amacıyla turizm adı altında birçok alt pazarı denemeye ve beraberinde yeni arayışlara girmeye başlamıştır. Bu çalışma; yoga turizmini maneviyat arayışı olarak benimseyen kişiler üzerinde yapılan nitel olay incelemesini sunmaktadır. Çalışmanın amacı; kişilerin yoga turizmi ile hangi amaçlarla inzivaya çekildiklerini saptayabilmek ve bu turizmi kullanan kişilerin geri dönüşümlerini mülakatlar aracılığıyla ve katılımcıların katkılarıyla incelemektir. Bu çalışmada insanların neden inziva alanlarına seyahat ettiklerini incelemek amacıyla yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Daha önce inziva amacıyla yoga seyahati yapmış kişiler İstanbul genelinde saptanıp bunlar arasından 30 katılımcıya 17 soru yöneltilerek güvenilir bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Veri toplama işlemi veri doygunluğuna ulaşıldığında bitirilmiş olup çalışma bulgularına göre yoga turistlerinin özellikle maneviyat arayışı olarak gerçekleştirdikleri seyahatlerinden sonra; bu kişilerde olumlu psikolojik etkiler gözle görülür bir şekilde verilen cevaplar aracılığıyla saptanmıştır

    Yeni Koronavirüs (SARS-CoV-2/COVID-19) Pandemisi Sırasında Beslenme Tedavisi veÖnemi

    No full text
    Çin’in Wuhan şehrinde Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan COVID-19, insandan insana damlacık enfeksiyonu ile bulaşan, hızla yayılan ve bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak tanımlanmış bir hastalıktır. Şu an için hastalığı durduracak bir aşı, ilaç, besin veya besin takviyesi bulunmamaktadır. Pandemi süresince sosyal izolasyon, hijyen kurallarına uymak, yeterli ve dengeli beslenmek büyük önem taşımaktadır. Hastalık tanısı alan ve hastaneye yatan kişilerde yüksek ateş veya solunum sıkıntısı nedeniyle enerji, protein ve mikrobesin ögeleri gereksinimi artmaktadır. Hastaların hastaneye yatması ile beraber beslenme durumlarının değerlendirilmesi ve gereksinimi doğrultusunda beslenmesi, hastalığın seyrini olumlu yönde etkilemektedir. Bu süreçte sağlık profesyonellerinin hastaya göre bireysel tedavi yürütmeleri gerekmektedir. Hastalığın emzirme ile geçişi bildirilmemiş olup tüm bebeklerin bu süreçte anne sütü almaya devam etmesi önerilmektedir. Besinlerden bulaş bildirilmemekle birlikte besinlerin hazırlanma ve saklanma sürecinde genel hijyen kurallarına uyulması gerekmektedir

    Gözbebeği Hareketleri Temelli Duygu Durumu Sınıflandırılması

    No full text
    İnsanlardaki duygu durumu otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilmektedir. Bu sebeple, olumlu veyaolumsuz bir uyaran ile karşılaştığında otonom sinir sistemi çok kısa bir süre içerisinde, uyaran çeşidinin bireyde tetiklediğiduygu türüne göre çeşitli bedensel farklılıklara sebebiyet vermektedir. Bedensel bu farklılıklardan bir tanesi de kişileringözbebeğinin uyaran çeşitine göre gösterdiği fizyolojik farklılıklardır. Yapılan araştırmalar göz bebeği hareketlerinin veboyutunun ölçülmesinin yararlı bir girdi sinyali olabileceğini göstermektedir. İnsanlar olumsuz bir uyaran gördüğündegözdeki pupil boyutunda genişleme, olumlu bir uyaran gördüğünde ise pupil boyutunda daralma oluşmaktadır. Bu bilgilerışığında çalışma kapsamında, erkek ve kadın katılımcılara uygulanan, türlü kategorilerden oluşan büyük bir fotoğraflardizisi olan IAPS içerisinden, katılımcılarda fazlasıyla zıt duygulanımlar meydana getiren uyaran sınıfları değerlikpuanlarına göre tercih edilmiş ve uyaranlar olumlu, olumsuz ve nötr olmak üzere üç sınıfa ayrılmıştır. Çalışma sırasındaIAPS’ten seçilmiş olan toplamda 60 adet fotoğraf kullanılmış ve 13 adet katılımcıya sunulmuş ve göz takip cihazıkullanılarak katılımcıların göz verileri veri tabanına kaydedilmiştir. Sol ve sağ pupil büyüklükleri ve fiksasyon süresisınıflama için girdi olarak kullanılmıştır. Üç sınıf kullanılararak, kNN, Naive Bayes, Destek Vektör Makinaları, DoğrusalDiskriminant analizi, karar ağacı ve lojistik regresyon teknikleri uygulanmıştır. Düşük sınıflandırma başarısından ötürü,işlem sadece pozitif ve negatif sınıflar için tekrar hesaplanmıştır. Bu iki emosyonel durum için %68’lik bir oran ile kNN sınıflandırma yönteminde en yüksek sınıflandırma başarısına ulaşılmıştır. Naive Bayesçi Sınıflandırıcı ve DVM %55,LDA %50, karar ağaçları ve lojistik regresyon %48’lik başarıya ulaşmıştır. Kişilerin çeşitli uyaranlara verdiği emosyonelyanıtların göz hareketlerine yansıyabileceği ve göz hareketlerinden kişinin emosyonel uyarılma düzeyi hakkında fikirsahibi olunabileceği düşünülmektedir

    Developing Therapeutic Alternatives for Treatment-resistant Bipolar Depression: The Role of Riluzole

    No full text
    Developing Therapeutic Alternatives for Treatment-resistant Bipolar Depression: The Role of Riluzol

    ÖRGÜTSEL PAZAR YÖNELİMİNİN YÖNETİM İNOVASYONUNA ETKİSİNDE İŞ KARMAŞIKLIĞININ ROLÜ

    No full text
    Yönetim inovasyonu son yıllarda örgütsel performansa pozitif etki yaratması ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratması dolayısıyla araştırma ve uygulama alanında önemli bir kavram haline gelmiştir. Özellikle teknoloji devrimi karşısında rekabette üstünlük yaratan yönetim inovasyonu, firmaların pazar yönelimine sahip olmaları halinde daha yüksek çıktılar oluşturmaktadır. İş karmaşıklığı kavramı ise bir ekibin, iş görevlerinin gerektirdiği zihinsel kapasite ve iş becerisi düzeyini ifade etmektedir. Karmaşık işler daha yoğun odaklanma, daha yüksek beceri ve zihinsel kapasite gerektirmektedir. İş karmaşıklığının gerektirdiği bu temel özellikler ise pazar yönelimi etkisiyle yönetim inovasyonu çıktılarını artıracak etki yaratmaktadır. Bu çalışma, pazar yönelimine sahip firmaların yönetim inovasyonu üzerindeki etkisini incelemektedir. Ayrıca iş karmaşıklığının pazar yöneliminin yönetim inovasyonuna etkisindeki pozitif rolünü inceleyen çalışma bu varsayımı ile yönetim literatürüne farklı bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir

    Judith Butler ya da Lacancı Psikanaliz: Medya Etkileri ve Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları

    No full text
    “Cinsiyet” ve “Toplumsal Cinsiyet” ikili karşıtlığı, medya ve kültür çalışmalarında varsayılan başat temalardan birisidir. Judith Butler kaleme aldığı metinlerde, post-yapısalcı stratejileri yeniden yorumlayarak, cinsiyeti toplumsal cinsiyet lehine yerinden etmeye çalışırken, aynı zamanda bu kategorinin boşalttığı alana kendi ‘toplumsal cinsiyet’ kuramını ikame etmeyi önerir. Bu stratejilere ve bu tarz yerinden etmelere en yüksek perdeden itiraz ise Lacancı psikanalizin temsilcilerinden olan Zizek tarafından dile getirilir. Öte yandan, Zizek ve Butler arasında yaşanan bu ‘mücadele’, bir yönüyle, “özcülük” ve “toplumsal inşacılık” arasındaki gerilime tekabül eder. Bu makalenin temel iddialarından birisi, Zizek ve Butler cephesinin belirlediği ana hattın “medya etkileri” tartışmalarına sirayet ederek, söz konusu tartışmaların hem istikâmetini hem de içeriğini tayin edici bir konuma yerleşebileceğine yöneliktir. Bu amaç doğrultusunda makalede, özcülük ve toplumsal inşacılık perspektifleri bağlamına oturtularak, Butler ve Lacancı psikanalizin “toplumsal cinsiyet” tartışmaları sistematize edilecek ve “medya etkileri” yaklaşımı merkeze alınarak eleştirel bir sorgulamaya tâbi tutulacaktır. Makalenin bir diğer iddiası, inşacılık perspektifinin “medyanın güçlü etkileri”ni onaylayan ve ona imkân sağlayan temel paradigma olduğuna yöneliktir. Bu iddia doğrultusunda, farklı eleştirel perspektifler, örneğin Althusser, Adorno ve Stuart Hall, tartışmaya dâhil edilecektir. Bu minvalde makale, her ne kadar Butler ve Lacancı psikanaliz farklı konumlardan konuşsa da, özneye temellük eden iktidar düzenekleri konusundaki mutabakatları ve Lacancı sistemde “gerçek” kategorisinin kendine münhasır yapısı dolayısıyla, her iki konumun da “medyanın güçlü etkileri” bağlamında işlevsel olduğuna yönelik vardığı sonucu tartışmaya açılacaktır

    Observation of the decays chi(cJ) -> Sigma(0)(p)over-barK(+) + c.c. (J=0,1,2)

    No full text
    The decays chi(cJ) -> Sigma(0)(p) over barK(+) + c.c. (J = 0,1,2) are studied via the radiative transition psi(3686) ->gamma chi(cJ) based on a data sample of (448.1 +/- 2.9) x 10(6) psi(3686) events collected with the BESIII detector. The branching fractions of chi(cJ) -> Sigma(0)(p) over barK(+) + c.c. (J = 0,1,2) are measured to be (3.03 +/- 0.12 +/- 0.15) x 10(-4), (1.46 +/- 0.07 +/- 0.07) x 10(-4), and (0.91 +/- 0.06 +/- 0.05) x 10(-4), respectively, where the first uncertainties are statistical and the second are systematic. In addition, no evident structure is found for excited baryon resonances on the two-body subsystems with the limited statistics

    Attachment and depression: The mediating roles of personal life projects and emotional intelligence

    No full text
    Attachment patterns between parent and child have been shown to make a great contribution to individuals' well-being including positive mood and depressive symptoms. Even though the relationship between difficulties in parental attachment and depression has been well demonstrated, there is still a need for understanding the mediating factors of this relationship. In this regard, the aim of the present study was to examine the mediating effects of personal life projects as a narrative construct, and emotional intelligence on the relationship between attachment to parents and depression using structural equation modeling (SEM). For this purpose, 512 high school students (218 female, 294 male) with the mean age of 15.71 (SD = .97) were recruited. Participants were asked to fill out a questionnaire package including measurements of parental attachment, personal life projects, emotional intelligence, and depressive symptoms. Findings provided empirical support that personal life projects and emotional intelligence together fully mediate the relationship between attachment to parents and depression. Results further showed that attachment to parents contributes to personal life projects both directly and also through emotional intelligence. The implications of the findings for clinical work and the enhancement of well-being are discussed and directions for future research are outlined

    86

    full texts

    3,036

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Istanbul Arel University Digital Archive
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇