3036 research outputs found
Sort by
Bir devlet haksız vergi rekabeti yoluyla diğer devletlerin hazinelerine verdiği mali zarardan sorumlu tutulabilir mi?
Serbest bölgelere yönelik gümrük müşavirliği hizmetlerinin katma değer vergisi açısından durumu
Gümrük müşavirliği hizmeti veren şirketler tarafından serbest bölgede faaliyette bulunan firmalara, serbest bölgeden giden veya serbest bölgeye gelen mal hareketleri ile ilgili gümrük işlemlerini yapmak üzere verilen gümrük müşavirliği hizmetinin katma değer vergisinden istisna olup olmadığı hususunda uygulamada tereddüde düşülmektedir. Bu makalede, serbest bölgelere yönelik verilen gümrük müşavirliği hizmetinin katma değer vergisinden müstesna olup olmadığı konusu tartışılacaktır. Gümrük Kanunu’nun 225. maddesine göre, “Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5. madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır.” Gümrük Kanunu’nun 226. maddesine göre, “Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip ederek sonuçlandırabilirler.” 5084 sayılı Kanunla 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 6. maddesinde yapılan değişiklikle serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılmış ve serbest bölgelerdeki işleticiler ve kullanıcıların yatırım ve üretim safhalarında Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek vergi dışı teşviklerden yararlandırılabileceği belirtilmek suretiyle bölgedeki gelir ve kurumlar vergisi muafiyetine son verilmiştir
Serbest bölgelerde teşvikler sürdürülmelidir
Kökeni, ilk çağlardaki “serbest şehir”lere kadar uzanan serbest bölgeler, liberal ekonomi anlayışının bir sonucu olarak, tüm dünyada gümrük sınırlarının kaldırılması ve dünyanın her yerinde ticaretin serbestleştirilmesi amacının gerçekleştirilmesinin çok zor, hatta imkânsız olması nedeniyle, bu anlayışın dar kapsamlı bir uygulaması olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü ülkeler, gümrük sınırlarını tamamen kaldırarak, egemenliklerinin mali alanda görünümü olan vergilerden vazgeçmek istememekte, fakat küresel rekabetin de etkisiyle, kendi egemenlik alanları içinde, sınırları belirli alanları gümrük bölgelerinin ve dış ticaret mevzuatlarının dışında tutarak uluslararası ticaretten pay alma yarışına girmektedirler. Serbest bölgelerin tüm dünyada önemi artarken, Ülkemizde 5084 sayılı Kanunla 31.12.2008’den itibaren vergi istisnasının kalkmasının öngörülmesi doğru olmamıştır. Anayasa Mahkemesi, serbest bölgede faaliyet gösterenlere sağlanan vergi teşvik ve avantajlarını, kamu yararı, maliye politikası, sosyal ve ekonomik gerekler sebebiyle Anayasa’nın eşitlik ilkesine, yerinde olarak, aykırı görmemiştir. İstisna ve muafiyetlerin, haklı olmak ve Anayasa’nın öngördüğü ekonomik ve sosyal gereklere dayandırılmak şartıyla mali güç ilkesine de aykırı olmayacağı açıktır. Bu yazıda serbest bölgelerin önemini ve uygulamadaki aksaklıkları ele alacağız
Maltepe’deki ii. Abdülhamit Depolarinin Tarihî Kitabeleri
İstanbul – Maltepe / Küçükyalı’daki Başıbüyük semti civarında, Baruthane de resinin güney sırtlarında 1297’de (l88l) inşa edilen dört adet taş cephanelik mevcuttur. Dere boyunca belli aralıklarla sıralanmış ve E-5 karayolu istikameti ile Marmara Denizi’nden görünmeyecek şekilde inşa edilmiştir. Askerî açıdan tam korunaklı olan yapılar, mimarî açıdan da çok sağlamdır. Bu binalar, devrin padişahı II. Abdülhamit tarafından yaptırıldığı için “Abdülhamit Depoları” ismi ile anılmaktadır. Bu taşınmazlar, halen askerî bölge sınırları içerisinde olduğu için iyi korunmuş durumdadır ve kışlanın muhtelif ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla kullanıl maktadır. Çok sağlam mimari yapısıyla yüzyıllara meydan okuyan bu ata ya digârı binalar, 1894 İstanbul büyük depremi, 1999 Yalova deprem felaketi ve sonrasında meydana gelen diğer doğal afetlerden büyük çapta hasar görmemiş tir. Günümüzün birkaç yıl bile dayanamayan binaları dikkate alındığında, göğ sünde övünç madalyası gibi taşıdığı kitabelerle bu tarihi binaların değeri daha iyi anlaşılmakta, yeni nesiller için tarih bilinci vesikası ve ulusal kültür hazinesi niteliği ile kitabelerin önemi bir kat daha artmaktadır