3036 research outputs found
Sort by
Measurement of singly Cabibbo-suppressed decays D-0 -> pi(0)pi(0)pi(0), pi(0)pi(0)eta, pi(0)eta eta and eta eta eta
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)Using a data sample of e(+)e(-) collision data corresponding to an integrated luminosity of 2.93 fb(-1) collected with the BESIII detector at a center-of-mass energy of root s = 3.773 GeV, we search for the singly Cabibbo-suppressed decays D-0 -> pi(0)pi(0)pi(0), pi(0)pi(0)eta, pi(0)eta eta and eta eta eta using the double tag method. The absolute branching fractions are measured to be B(D-0 -> pi(0)pi(0)pi(0)) = (2.0 +/- 0.4 +/- 0.3) x 10(-4), B(D-0 -> pi(0)pi(0)eta) = (3.8 +/- 1.1 +/- 0.7) x 10(-4) and B(D-0 -> pi(0)eta eta) = (7.3 +/- 1.6 +/- 1.5) x 10(-4) with the statistical significances of 4.8 sigma, 3.8 sigma and 5.5 sigma, respectively, where the first uncertainties are statistical and the second ones systematic. No significant signal of D-0 -> eta eta eta is found, and the upper limit on its decay branching fraction is set to be B(D-0 -> eta eta eta) < 1.3 x 10(-4) at the 90% confidence level. (C) 2018 The Author(s). Published by Elsevier B.V
Synthesis of an antimicrobial thio-anthraquinone compound to produce biodegradable electrospun mats for tissue engineering purposes
In this work, a novel S-substituted bioactive anthraquinone compound is synthesized with a new, easy and less energetic reaction methodfrom 1-chloro-9,10-dihydrodiagnosisxy-anthraquinone and butyl-3-mercaptopropionate (Compound 3) for the first time in the literature. The synthesized structure is purified by column chromatography and then characterized with various spectroscopic methods (NMR, MS, FT-IR, UV). The investigation of the antimicrobial properties of the purified structure reveals remarkable biological properties. Compound 3 is not only effective against yeasts and fungi but also displays significant inhibitory effects on the growth of the tested Gram positive bacteria similiar to that of a positive control (Gentamicin). Subsequently, biodegradable electrospun mats are produced via electrospinning method for their usage as a biomaterial. Structural (FTIR), morphological (FEG-SEM) biological (antimicrobial and in-vitro tests) and mechanical (tensile testing) characterizations are conducted for these nanobiomaterials. Presenting an advantage of the novel antimicrobial compound, all produced electrospun nanobiocomposites exhibit remarkable cell viability% and mechanical properties as the amount of Compound 3 increases. Cell viability values are 95% or greater for all polymeric nanocomposites whereas, the best cell viability% and mechanical proprties are obtained for PCL-8% Compound3 composite. The obtained electrospun mats are good candiates for biomaterials for tissue engineering purposes and wound healing materials with a purposeful compound synthesis and a subsequent nanobiocomposite production. © 2018, Turkish Chemical Society. All rights reserved
Observation of the Semileptonic Decay D-0 -> a(0)(980)(-)e(+)nu(e) and Evidence for D+ -> a(0)(980)(0)e(+)nu(e)
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)Using an e(+)e(-) collision data sample of 2.93 fb(-1) collected at a center-of-mass energy of 3.773 GeV by the BESIII detector at BEPCII, we report the observation of D-0 -> a(0)(980)(-)e(+)nu(e) and evidence for D+ -> a(0)(980)(0)e(+)nu(e) with significances of 6.4 sigma and 2.9 sigma, respectively. The absolute branching fractions are determined to be B(D-0 -> a(0)(980)(-)e(+)nu(e)) x B(a(0)(980)(-) -> eta pi(-)) = [1.33(-0.29)(+0.33)(stat) +/- 0.09(syst)] x 10(-4) and B(D+ -> a(0)(980)(0)e(+)nu(e)) x B(a(0)(980)(0) -> eta pi(0)) = [1.66(-0.66)(+0.81)(stat) +/- 0.11(syst) x 10(-4). This is the first time the a(0)(980) meson has been measured in a D-0 semileptonic decay, which would open one more interesting page in the investigation of the nature of the puzzling a(0)(980) states
Bölme savunma mekanizması ile mod kavramı arasındaki ilişki : vaka üzerinden kavramların ele alınması
Doktora tezi.Bu araştırmada şema mod ile bölme savunma mekanizması arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla iki çalışma yürütülmüştür: Birinci çalışmada nicel veriler üzerinden bölme savunma mekanziması ve şema mod arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın nitel analiz kısmında ise vaka üzerinde bölme ile şema mod konuşma analizi ile incelenmesi yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Elazığ ve Ankara illerinde farklı üniversitelerde öğrenim gören 537 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılara, gönüllülük esasına dayalı olarak, Demografik Bilgi Formu, Şema Mod ve Bölme Ölçeği tek bir batarya olarak dağıtılmıştır. Araştırma için İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünden etik kurulundan onay alınmıştır. Gerekli izinler alındıktan sonra, veri toplama araçları araştırmacı tarafından tek bir bataryaya dönüştürülmüş ve Elazığ ve Ankara ilinde farklı üniversitelere devam eden üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde, bölme ile şema modları arasında düşük-orta düzeyde değişen anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Yapılan regresyon analiz sonuçları, çocuk şema modlarından dürtüsel çocuk mod ve kızgın çocuk mod değişkenlerinin katılımcıların bölme düzeylerini anlamlı düzeyde ve pozitif yönde yordadığını göstermiştir. Uyumsuz baş etme şema modları açısından bakıldığında bölmenin uyumlu teslimci mod, büyüklenmeci mod, kopuk-korungan mod ve kopuk kendini avutan mod tarafından pozitif yönde ve anlamlı düzeyde yordandığı bulunmuştur. Son olarak ise analiz sonuçları işlevsiz ebeveyn şema modlarından cezalandırıcı ebeveyn mod ve beklentili ebeveyn mod değişkenlerinin bölmeyi pozitif yönde ve anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Bu araştırma kapsamında ikinci aşamada yapılan konuşma analiz sonuçlarında ise eşe ilişkin tema, kök aile ilişkileri, arkadaş ilişkilerindeki tatminsizlik, terapistle olan ilişki olmak üzere dört ana temanın ön plana çıktığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular literatür çerçevesinde tartışılmış ve birtakım önerilerde bulunulmuştur
Çocuk depresif semptom ölçeği geliştirme çalışması
Doktora tezi.Çocuk kliniğinde gelişimsel zorlukları tespit etmeye yönelik pek çok ölçme aracı olmasına rağmen davranış, semptom, patoloji ölçen ölçme araçları oldukça sınırlıdır. Var olan ölçme araçları ise genellikle uyarlama şeklindedir. Farklı kültürlerden uyarlanan testlerin dil, kültürel kodlar açısından zorlukları olduğu için her ülkenin kendi kültürüne, diline uygun ölçme aracının olması değerlidir. Çocukların davranışlarının, semptomatiğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıyla tespit edilmesi, tedaviye yardımcı olacak bir enstrüman olabilecektir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, psikanalitik kurama göre uyarlanmış bir ölçme aracı geliştirmektir. Ölçeğin geliştirilme aşamaları içinde kapsam geçerliği, yapı geçerliği, ölçüt geçerliği ile normal ve psikiyatrik grup karşılaştırması, iç tutarlılık, madde analizi ve test tekrar test güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır. Madde havuzu oluşturulmasında kuramsal temel, ilgili araştırmalar, ölçekler ve uzman görüşünden yararlanılmıştır. Kapsam geçerliği kriterlerince uzman görüşleri .80'nin altında kalan maddeler ölçekten çıkarılmış; yapı geçerliği için açımlayıcı faktör analizi ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Örneklem büyüklüğünün faktör analizi uygulanması için yeterli olup olmadığını test etmek için KMO ve Bartlett testlerine bakılmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliğini test etmek amacıyla; faktörler arası ilişkileri belirlemek için Pearson Korelasyon Analizi, ölçeğin alt boyutlar için güvenirlik testi için Cronbach's Alpha ve İki Yarı Test Korelasyonu, alt boyut ve toplam puanlarının ayırt ediciliklerini belirlemek için Bağımsız Grup t Testi, ölçüt geçerliği için Conners' Ana Baba Derecelendirme Ölçeği – Kısa Form (CADÖ–48) ile Korelasyon Analizi, test-tekrar test için Pearson Korelasyon Analizi, psikiyatrik grubu karşılaştırmaları için Mann Whitney U yapılmıştır. Tüm bu analizlerin sonucunda ölçeğin yüksek geçerlik ve güvenirlik koşullarını sağladığı belirlenmiştir. Uygulama aşamasında ailelere, araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu, geliştirilmesi planlanan ölçek, ölçüt değerlendirmesi için Conners' Ana Baba Derecelendirme Ölçeği – Kısa Form (CADÖ–48) verilmiştir. Uygulama İstanbul il genelinde 60 adet anaokulunda 1626 adet (37-80) aylık çocukların aileleriyle görüşme yoluyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlere göre ölçeğin 8 boyutlu bir yapıda olduğu doğrulanmıştır. Faktörlere; Nesnel Gerçekliğe Uyumsuzluk, Yıkıcılık- Saldırganlık, Sosyal Uyum, Kayıp - Ayrılık Endişesi( Seperasyon Anksiyetesi), Erken Dönem (Arkaik) Kaygılar, Dürtüsellik ve Hiperaktivite, Bilişsel Süreçlerde Bozulma (Dikkat ve Öğrenme Yetisi) ve Somatizasyon (Bedenselleştirme) isimleri verilmiştir
Akaryakıt sektöründeki çalışanların iş tatmini ile yöneticilerin algılanan liderlik stilleri arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Yüksek lisans tezi.Bu araştırmada liderliğin iş tatmini üzerindeki etkisinin incelemesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda İstanbul ilinde akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren firmaların personelleri üzerinde iş tatmini seviyeleri ve algıladıkları liderlik özellikleri ölçülmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada öncelikle iş tatmini ve liderlik konuları hakkında detaylı literatür taraması yapılmış ve elde edilen bilgiler düzenlenerek genel çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmamızın birinci bölümünde iş tatmini ile ilgili kaynaklar taranarak iş tatmininin kavramı, önemi, iş tatminini etkileyen faktörler ve teorik yaklaşımlar gibi bilgiler ele alınmıştır. Liderlik adlı ikinci bölümde ise ilgili çalışmalar taranarak liderlik kavramı, tarihsel gelişimi, liderlik tarzları ve liderlik ile ilgili yaklaşımlar gibi kavramsal bilgilere yer verilmiştir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümü olan uygulama kısmında ise EK 1'de yer alan ve hazırlamış olduğumuz iş tatmini ve liderlik stili anketi bir pilot çalışma ile eksiklikler, hatalar v.b giderilerek ana çalışmaya geçilmiş, teorik ve uygulamalı olarak katılımcılara uygulanmıştır. 12 farklı akaryakıt istasyonunda çalışan toplamda 85 tane personele uygulanan anketten sonra toplanan verilerin IBM SPSS Statistics 21.0 programında değerlendirilmesi ile personellerin iş tatmini ve algıladıkları liderlerlik stili üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğunu gösterir şekilde sonuçlanmıştır
Precision Measurement of the e(+)e(-) -> Lambda(+)(c)(Lambda)over-bar(c)(-) Cross Section Near Threshold
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)The cross section of the e(+)e(-) -> Lambda(+)(c)(Lambda) over bar (-)(c) process is measured with unprecedented precision using data collected with the BESIII detector at root s = 4574.5, 4580.0, 4590.0 and 4599.5 MeV. The nonzero cross section near the Lambda(+)(c)(Lambda) over bar (-)(c) production threshold is cleared. At center-of-mass energies root s = 4574.5 and 4599.5 MeV, the higher statistics data enable us to measure the Lambda(c) polar angle distributions. From these, the.c electric over magnetic form-factor ratios (vertical bar G(E)/G(M)vertical bar) are measured for the first time. They are found to be 1.14 +/- 0.14 +/- 0.07 and 1.23 +/- 0.05 +/- 0.03, respectively, where the first uncertainties are statistical and the second are systematic
Epilepsy Knowledge, Attitude, Stigma, Anxiety and Depression and Quality of Life: A Structural Equation Modelling
#nofulltext# --- Şimşek, Ömer Faruk (Arel Author)
Measurement of the absolute branching fraction of D*(s0) (2317)(+/-) -> pi D-0(s)+/-
The process e(+)e(-) -> D*D-+(s)*(s0) (2317)(-) + c.c. is observed for the first time with the data sample of 567 pb(-1) collected with the BESIII detector operating at the BEPCII collider at a center-of-mass energy root s = 4.6 GeV. The statistical significance of the D*(s0) (2317)(+/-) signal is 5.8 sigma and the mass is measured to be (2318.3 +/- 1.2 +/- 1.2) MeV/c(2). The absolute branching fraction B(D*(s0) (2317)(+/-) -> pi D-0(s)+/-) is measured as 1.00(-0.14)(+0.00) (stat)(-0.14)(+0.00) (syst) for the first time. The uncertainties are statistical and systematic, respectively