3036 research outputs found
Sort by
Calculation of the thermodynamic quantities from the Raman frequency shifts and the Pippard relations for the alpha, -alpha and alpha ' phases of oxygen
Tarı, Özlem (Arel Author)Thermodynamic quantities such as the isothermal compressibility, thermal expansion and the difference in the specific heat are calculated as a function of pressure (T=10 K) for the alpha,-alpha and alpha ' phases of oxygen using the observed Raman frequencies of the two librons and one vibron from the literature through the mode Gruneisen parameter for this molecular solid. Calculated thermodynamic quantities decrease with increasing pressure with some discrepancies due to the different pressure - induced Raman frequency shifts of these modes studied for the alpha, -alpha and alpha ' phases of O-2. A linear variation of the difference in the specific heat with the thermal expansion and also a linear variation of the thermal expansion with the isothermal compressibility (Pippard relations) are obtained for the alpha, -alpha and alpha ' phases of oxygen as studied here. Calculated isothermal compressibility, thermal expansion and the difference in the specific heat with the Pippard relations which we obtained here at various pressures (T= 10K), can be examined with the experimental measurements for the alpha, -alpha and alpha ' phases of oxygen molecule
Terörizmin, Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğine Etkilerini İncelemeye Yönelik Uygulamalı Çalışma: Türkiye Örneği
Öz: Terörizmin, belirsizlik yarattığı ve yatırımların getirisini azaltarak ekonomik gelişmeyi önlediği literatürde belirtilmiştir. Bu çalışma, kız
çocuklarının beklenen ücret seviyesini artıran eğitim yatırımlarının terörizmden nasıl etkilediğini ele almaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’de 80 il için
terörizmin eğitimde cinsiyet eşitsizliği üzerine etkisi uygulamalı olarak incelenmiştir. Uygulama sonuçları, terörizmin eğitimde cinsiyet eşitsizliğini
ilköğretim seviyesinde anlamlı bir şekilde etkilememekte, lise seviyesinde ise negatif ve anlamlı bir şekilde etkilemekte olduğunu göstermektedir. Tahmin
sonuçları, terörizmin, eğitimde cinsiyet eşitsizliğini, terör bölgesine uzak ve daha az terör saldırısı yaşanan illerde daha fazla artırdığını
göstermektedir. Tahmin sonuçları, daha gelenekçi değerlere sahip illerde eğitimde cinsiyet eşitsizliğinin daha fazla olduğunu ve göçün, eğitim düzeyinin
ve gelir düzeyinin anlamlı bir şekilde eğitimde cinsiyet eşitsizliğini etkilemediğini işaret etmektedir
Effects of EDDS application on phytoextraction of cadmium, lead and zinc contaminated soil with Brassica napus
Abstract: Cadmium (Cd), lead (Pb) and zinc (Zn) contaminations of soils are a serious worldwide problem that
affects human health and environmental quality. Phytoremediation, use of green plants to remove, sequester or
detoxify contaminants, offers an environmentally friendly alternative solution for soil remediation. The effect of
canola (Brassica napus L.) and a biodegradable chelate, ethylenediamine dissuccinate (EDDS), were tested on
remediation of multi metal (Cd, Pb, and Zn) contaminated soil. In the pot experiment, plants were grown for two
months on five soil mixtures obtained by mixing an uncontaminated soil sample with 0, 25, 50, 75, and 100% of
multiple metal contaminated soil. The biomass of the plants were weighed, and the uptakes of Cd, Pb and Zn in
the shoot were determined using ICP-MS. The addition of multi metals to the soil led to the increase of multi
metal contents in plants. Consequently, the dry weights of the plants were increased with EDDS treatments in
25 and 50 % multi-metal doses compared to the control treatment. EDDS has significantly increased the uptake
of metals (Cd, Pb, and Zn) from the soil and their accumulations in shoots of the plants. The Cd concentration
of plant was higher than the hyperaccumulation limit of Cd (>100 mg kg-1
) with EDDS treatment in 25 and 50%
multi-metal doses (141 and 174 mg Cd kg-1
, respectively) except for Zn and Pb concentrations
From Public Relations to Corporate Communication A Research on Professional Organizations’ Tweets in Turkey
Bu çalışma, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim meslek örgütlerinin Twitter paylaşımlarında yer verdiği konuları ve bunların her iki alana ilişkin çatışan ve/veya kesişen kavramları içerip içermediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim arasındaki kavramsal tartışma ışığında, Türkiye’de biri halkla ilişkiler (TÜHİD), diğeri kurumsal iletişimi (KİD) temsil eden iki meslek örgütünün Twitter paylaşımları incelenmektedir. Alanyazında kabul görmüş çalışmalarda kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler alanlarına atfedilen temel kavramlardan oluşan bir liste oluşturularak, TÜHİD ve KİD’in 3561 tweet’inde yer alan kelimeler tematik analize tabi tutulmuştur. Sonuçlar, kelimelerin temalara göre dağılımı ve frekansları bağlamında tartışılmıştır. Sonuçlar ışığında, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanlarına dair gelecek araştırmalar için öneriler sunulmuştur
Stres, duygusal zeka, iş özerkliği, güvenlik iklimi, anksiyete ve depresyon arasındaki ilişkiler ve bir araştırma
Yüksek lisans tezi.Günümüzde, organizasyonların tepe yönetimi, çalışanlarını organizasyonların hedeflerine yöneltmek amacıyla onları etkileyebilecek bir takım örgütsel değişkenleri dikkate alırlar. Bu araştırmada, çalışanlar açısından önemli sayılabilecek duygusal zeka, algılanan stres, güvenlik iklimi, iş özerkliği, anksiyete ve depresyon değişkenleri göz önüne alınmıştır. Tezin birinci bölümünde tez çalışmasının giriş kısmı yer almaktadır. İkinci bölümünde ise araştırma değişkenlerine ilişkin detaylı bir literatür araştırmasına yer verilmiştir. Bu bölümde değişkenler tanıtılmış ve değişkenlere ilişkin çalışmalara yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde, hastane çalışanlarının katılımı ile yapılan araştırma analizlerine yer verilmiştir. Bu bölümde, araştırma modeli, araştırma hipotezleri ve veri analizleri detaylı bir biçimde yer almaktadır. Son bölümde ise araştırma sonuçları yer almaktadır
Measurement of the matrix elements for the decays eta' -> eta pi(+) pi(-) and eta' -> eta pi(0)pi(0)
Based on a sample of 1.31 x 10(9) J/psi events collected with the BESIII detector, the matrix elements for the decays eta' -> eta pi(+) pi(-) and eta' -> eta pi(0)pi(0) are determined using 351,016 eta' -> (eta -> gamma gamma)pi' pi(-) and 56,249 eta' -> (eta -> gamma gamma)pi(0) pi(0) events with background levels less than 1%. Two commonly used representations are used to describe the Dalitz plot density. We find that an assumption of a linear amplitude does not describe the data well. A small deviation of the obtained matrix elements between eta' -> eta pi(+) pi(-) and eta' -> eta pi(0)pi(0) is probably caused by the mass difference between charged and neutral pions or radiative corrections. No cusp structure in eta' -> eta pi(0)pi(0) is observed
Özel okul öğretmenlerinin örgütsel ve meslekî bağlılıkları ile işten ayrılma niyetleri arasındaki ilişki
Yüksek lisans tezi.Bu çalışmanın amacı, özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel ve meslekî bağlılıkları ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında İstanbul ilinin farklı ilçelerindeki çeşitli özel okullarda görev yapan 159 kadın, 71 erkek toplam 230 öğretmen oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Demografik Bilgi Formu'nun yanı sıra, Eğitim Örgütlerinde Allen ve Meyer Üç Boyutlu Örgütsel Bağlılık Ölçeği, Meslekî Bağlılık Ölçeği ve İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgüte duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık toplam puanlarının orta düzeyde olduğu, örgütsel bağlılığın alt bileşenlerine göre yapılan değerlendirmede en yüksek puana sahip alt bileşenin duygusal bağlılık olduğu görülmüştür. Bu sonuç literatürdeki bulguları destekler niteliktedir. Yaş, cinsiyet, kıdem, okuldaki görev süresi, medenî durum, aylık gelir, branş, sözleşme şekli, okulun imajı ve bulunduğu çevre, öğretmenlikten başka işte çalışmış olma gibi değişkenlerle örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır. Meslekî bağlılık düzeyinde en yüksek puana sahip alt boyut yine duygusal bağlılık olmuş, mesleğe normatif bağlılık ve devamlılık bağlılığı alt bileşenlerinin puanları orta düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin işten ayrılma niyeti puanları orta düzeyde bulunmuş; örgütsel ve meslekî bağlılık ile işten ayrılma niyeti arasında yüksek düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür
Çocukluk çağı travmaları ile öznel iyi oluş arasındaki ilişkide kişisel biriciklik algısının aracı rolü : bir yapısal eşitlik modellemesi çalışması
Yüksek lisans tezi.Bakıma ve korunmaya ihtiyaç duyulan çocukluk çağında fiziksel, cinsel ve/veya duygusal olarak ihmale ya da istismara maruz kalan kişilerin sayısının dünya genelinde yüksek olduğu; bahsedilen travmatik yaşantıların yetişkinlikte birçok ruhsal ve bilişsel soruna sebebiyet verdiği alanyazınındaki birçok çalışmayla ortaya konulmuştur. Çocukluk döneminde yaşanan travmatik olayların yetişkinlikteki etkileri çeşitli yaklaşımlar ile incelenmekte olup pozitif psikoloji literatürü, travmaların mutluluk ve iyi oluş hali ile ilişkisini incelemeye odaklanmıştır. Bahsedilen ilişkiye dair yapılan araştırmalar, zihinde bir proje olarak şekillenen yaşamın, geçmiş, şimdi ve gelecek olarak tahayyül edildiğini; duygusal ve bilişsel bir değerlendirmesinin yapıldığını belirtip travmatik yaşantıların yaşam projesinin bütünlüğünü bozduğunu ifade etmektedir. Sözü edilen duygusal ve bilişsel değerlendirme sonucunda bireyler, yaşamdan aldıkları doyum ve iyi oluş halleri hakkında bir kanıya ulaşırlar. Çocukluk çağında yaşanan travmalar ile öznel iyi oluş gösterenleri olan ontolojik iyi oluş ve yaşam doyumu yapıları arasındaki ilişkiler araştırılmış fakat bu ilişkiye aracılık eden değişkenlerin neler olabileceği tam olarak belirlenememiştir. Travmatik deneyimlerden sonra bireylerin negatif değişimler (örn. Travma sonrası değersizleşme) yaşadıkları fikrinden yola çıkarak bu değişimlerden birinin kişilerin biriciklik algıları ile ilgili olabileceği; travma ve öznel oluş ilişkisinde kişisel biriciklik algısının aracılık edeceği şeklinde bir hipotez oluşturulmuştur. Literatür desteğiyle oluşturulan hipotezi test etmek amacıyla 149 kadın, 93 erkek toplam 242 katılımcıya Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Kişisel Biriciklik Algısı Ölçeği, Ontolojik İyi Oluş Ölçeği ve Yaşam Doyumu ölçeğinden oluşan bir batarya uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen yapısal modelde, çocukluk çağı travmalarının, biriciklik algısı üzerinden ontolojik iyi oluşa yaptığı etkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çocukluk çağı travmasının, hem biriciklik algısı hem de ontolojik iyi oluş üzerinden yaşam doyumuna yaptığı etki ve biriciklik algısının, ontolojik iyi oluş üzerinden yaşam doyumuna yaptığı etkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir