3036 research outputs found
Sort by
Amplitude analysis and branching fraction measurement of D-0 -> K-pi(+)pi(0)pi(0)
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)Utilizing the dataset corresponding to an integrated luminosity of 2.93 fb(-1) at root s = 3.773 GeV collected by the BESIII detector, we report the first amplitude analysis and branching fraction measurement of the D-0 -> K- pi(+)pi(0)pi(0) decay. We investigate the substructures and determine the relative fractions and the phases among the different intermediate processes. Our results are used to provide an accurate detection efficiency and allow measurement of B(D-0 -> K- pi(+)pi(0)pi(0)) = (8.86 +/- 0.13(stat) +/- 0.19(syst))%
Investigation of Vocational Knowledge Levels, Experiences and Views of Physiotherapists Working in Cardiopulmonary Rehabilitation: Pilot Study
#nofulltext#
Fuzzy rule based seismic risk assessment of one-story precast industrial buildings
WOS: 000475638800011Efficient tools capable of using uncertain data to produce fast and approximate results are more practical in rapid decision-making applications when compared to conventional methods. From this point of view, this study introduces a risk assessment model for one-story precast industrial buildings by fuzzy logic which builds a bridge between uncertainty and precision. The input, output and relations of the fuzzy based risk assessment model (FBRAM) were determined by reference buildings. The Monte Carlo simulation method was used to handle uncertainties associated with the structural characteristics of the reference buildings. Section dimension, longitudinal reinforcement ratio, column height related to building elevation, confinement ratio and seismic hazard are regarded as input and the plastic demand ratio is considered as the output parameter by the mathematical formulation of strength and deformation capacity of the buildings. The supervised learning method was used to determine the membership function of fuzzy sets. Fuzzy rules of FBRAM were constructed from Monte Carlo simulation by mapping of inputs and output. FBRAM was evaluated by a group of simulated buildings and two existing precast industrial buildings. Comparisons have shown significant agreement with analytical model results in both cases. Consequently, it is anticipated that the proposed model can be used for the seismic risk mitigation of precast buildings
Cross section measurements of e(+) e(-) -> omega chi(c0) from root s=4.178 to 4.278 GeV
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)The cross section of the process e(+)e(-) -> omega chi(C0) is measured at center -of -mass energies from root s = 4.178 to 4.278 GeV using a data sample of 7 fb(-1) collected with the BESIII detector operating at the BEPCII storage ring. The dependence of the cross section on root s shows a resonant structure with mass of (4218.5 +/- 1.6(stat) +/- 4.0(syst)) MeV/c(2) and width of (28.2 +/- 3.9(stat) +/- 1.6(syst)) MeV, respectively. This observation confirms and improves upon the result of a previous study. The angular distribution of the e(+) e(-) ->omega chi(C0) process is extracted for the first time
Bioactivity of Hydroxyapatite Produced from Sea Snail Turritella Terebra
8th International Advances in Applied Physics and Materials Science Congress and Exhibition (APMAS) --APR 24-30, 2018 -- Fethiye, TURKEYWOS: 000481717400063In this study, hydroxyapatite was produced via mechanochemical method using the sea snail Turritella terebra as a calcium source at 1200 degrees C followed by sintering. FT-IR, SEM/EDX, BET, XRD, ICP-OES analyses were applied for complete characterization. Biodegradability test in tris-buffer solution and bioactivity tests were carried out. In vitro bioactivity tests showed hydroxyapatite formation when sample was immersed in simulated body fluid (SBF) and high rate of cell viability determined based on MTT assay after 24 hours and 7 days incubation. Degradation of the samples was evaluated via pH changes for 7 days. Results exhibited that produced hydroxyapatite has ideal pore size and properties supporting bone tissue growth and cell proliferation. Therefore, it can be a good candidate for clinical applications owing to low production cost and natural-biological origin.Scientific Research Project of Yildiz Technical University [3119]This study was supported by the Scientific Research Project of Yildiz Technical University (Project No. 3119)
First observations of h(c )-> hadrons
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)Based on (4.48 +/- 0.03) x 10(8) Psi(3686) events, collected with the BESIII detector at the BEPCII storage ring, five h(c) hadronic decays are searched for via the process Psi(3686) -> pi(0)h(c). Three of them, h(c) -> p (p) over bar pi(+)pi(-) , pi(+)pi(-)pi(0 )and 2(pi(+)pi(-))pi(0) are observed for the first time with significances of 7.4 sigma, 4.6 sigma, and 9.1 sigma, and their branching fractions are determined to be (2.89 +/- 0.32 +/- 0.55) x 10(-3), (1.60 +/- 0.40 +/- 0.32) x 10(-3), and (7.44 +/- 0.94 +/- 1.52) x 10(-3), respectively, where the first uncertainties are statistical and the second systematic. No significant signal is observed for the other two decay modes, and the corresponding upper limits of the branching fractions are determined to be B(h(c) -> 3(pi(+)pi(-))pi(0)) K+K-pi(+)pi(-) ) < 5.8 x 10(-4) at the 90% confidence level
A study of the film “Spirited away according to the semiology method in the context of religious motifs
Fantezi, bizi modern çağın gerçekliklerinden koparan ve mitolojik yaratıkların olduğu başka büyülü dünyalara götüren sihirli bir kapıdır. Sinema sanatı ise, görsel zenginlikleri ile insanın gerçek olana karşı, kendini daha özgür hissedebileceği fantastik evrenler yaratmaktadır. Yönetmenler de yarattıkları bu evrenleri, kültürel birtakım unsurlar etrafında şekillendirmektedir. Zira yüzeyde görülen bu evrenin derinine inildikçe, ortaya çıktığı kültürün yaşayış biçimlerinden ve inanışlarından etkilendiği ve birtakım göstergeleri taşıdığı görülmektedir. Çalışmada, Japonya’da hakim olan bazı dinsel öğretilerin, fantastik evrene olan etkilerinin neler olduğunun cevabının verilmesi amaçlanmıştır. Bu anlamda, Japon yönetmen Hayao Miyazaki’nin Ruhların Kaçışı filmi ele alınacaktır. Filmi seçme nedeni ilk başta Miyazaki’nin; Japonların gündelik hayatlarının bir parçası olan inanç sistemlerine sıkça başvurması olmuştur. Sadece bir din olgusu olarak değil, yaşam felsefesi olarak benimsenen öğretiler, tıpkı gerçek hayatı anımsatan unsurlarla Miyazaki’nin evreninde görülmektedir. Bunun yanında Ruhların Kaçışı filmi de, fantastik evren anlatısını yansıtması ve hala daha popüler olması dolayısıyla seçilmiştir. Çalışmanın konusu açısından, kültüre ait dinsel göstergeleri ortaya çıkarabilmek adına, göstergebilim yöntemi ile çözümleme yapılmıştır. Miyazaki’nin kendine özgü animasyon stili ile, Japonya’da etkili bazı dini öğretileri içeren göstergeleri harmanlaması, fantastik evrenin zengin alt metinlerini de ortaya çıkarmıştır. Böylelikle, Miyazaki’nin filmi üzerinden dinsel göstergelerin, fantastik evrene olan etkisini yan anlam çözümlemeleri ile ortaya koymak, çalışmanın hedefini oluşturmaktadı
The new media in the context of digital democracy and disinformation: an evaluation through social media users
İnternet demokrasisi kavramı aracın etkileşimselliği noktasında temsili demokrasiyi katılımcı demokrasiye dönüştürerek, bilgiye ulaşımın eşit bir şekilde yayılması, erişim kolaylığı ve ifade özgürlüğü gibi kazanımları ortaya koymaktadır. Lakin, üretici ve izleyici/okuyucu arasındaki sınırlar giderek saydamlaşırken dolaşıma giren enformasyonun dezenformasyona uğrama olasılığı da artmaktadır. Bu çalışma, ifade ve iletişim özgürlüğü kapsamında yeni iletişim teknolojileri ve internet çevresinde yoğunlaşan dijital demokrasiye yönelik kültürel ve eleştirel yaklaşımları ele almakla beraber, bilgi dezenformasyonu kapsamında sosyal medya üzerinden kullanıcıların demografik farklılıkları da göz önüne alınarak dolaşıma giren bilgiye ulaşma, gerçekliği kavrama, teyit etme ve paylaşma pratiklerini ölçümlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın alt amaçları ise kullanıcıların paylaşılan içeriklerin doğruluğu konusunda medyaya güvenip güvenmediklerini, içerik seçimlerinde mevcut ideolojik bilinç ve yaklaşımlarının içeriğin doğruluğu konusundaki tutumlarını etkileyip etkilemediği, sosyal medyayı yeni bir demokratik kamusal alan olarak görüp görmedikleri ve kullanıcıların eriştikleri içeriklerin doğruluğunu teyit edip etmedikleri konularını tespit etmektir. Saha araştırması kapsamında veri toplama aşamasında nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmış olup, elde edilen bulgular istatistiksel yaklaşımla betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları katılımcıların demografik farklılıklara (cinsiyet, yaş, eğitim durumu) göre değişik davranış biçimleri göstermekle birlikte ağırlıkla sosyal medyayı demokratik katılımın, temsilin ve ifade özgürlüğünün yeni bir kamusal alanı olarak tanımlamalarına rağmen sosyal medya içeriklerine güvenme konusuna ihtiyatla yaklaştıklarını ortaya koymaktadır
Glocalization of foreign formats in Turkish television channels: a field research
Bu çalışma, global ölçekteki TV program formatlarının Türk televizyonlarına uyarlanması aşamasındaki süreçleri, yerelleştirme ve uygulama çalışmaları üzerine odaklanmaktadır. Çalışmanın temel amacı, tüm bu süreçler doğrultusunda Türk televizyonlarında format glokalizasyonu işleminin nasıl gerçekleştirildiği ve bu süreci etkileyen faktörlerin neler olduğu sorularının yanıtını bulmaktır. Bu yapımlar incelenirken, sektör profesyonelleri ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Türk gelenek ve göreneklerine uygun tasarımlar yapmak, insan hikâyelerine yer vermek, güvenilir sunucu ile yol almak, hedef kitlenin beklentisini doğru analiz etmek, izleyiciyi tanımak ve ne istediğini öngörebilmek, karmaşık yapılardan uzak net içerikler üretmek, içeriğin yapısına göre her yöreye ait izler taşımasını sağlamak, izleyicide merak unsuru yaratmak, yaşamsal alışkanlıklara benzer hale getirmek gibi kriterler, Türkiye’deki televizyon programlarının yerelleştirilmelerindeki en önemli dinamikler arasında yer almaktadı
İktisadi ve İdari Bilimler ve Uygulamalı Bilimler Lisans Öğrencilerinin Finansal Okuryazarlığı Üzerine Bir Araştırma: T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Örneği
Ekonomik gelişimde önemli rol oynayan başlıklar arasında olan
finansal okuryazarlık ve sosyal bilimlerde bu alana yönelik ön lisans,
lisans ve yüksek lisans bölümlerindeki kalifiye insan gücü finansal okuryazarlık konulu birçok benzer araştırmanın ve çalışmanın konusu olmuştur. Bu çalışmada, “T.C. İstanbul Arel Üniversitesi” İktisadi ve İdari
ile Uygulamalı Bilimler alanlarındaki farklı bölümlerdeki öğrencilerinin
finansal okuryazarlık seviyesi verilerinin toplanmasında anket yöntemi
ve ölçümünde ise keşfedici faktör analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak,
literatürdeki örneklere benzer şekilde ilgili bölüm öğrencilerinin finansal
bilgi seviyeleri ile finansal planlama, bireysel bankacılık gibi faktörlerinin etkileşimleri düşük olarak görülmüştür, üniversitelerde finansal okuryazarlığın ayrı bir ders olarak okutulması gibi örnek kazanımlar sonuç
olarak vurgulanmıştır