İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
İlkokul Türkçe Ders Kitaplarındaki Metinlerin Okunabilirlik Düzeylerinin Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler Açısından Değerlendirilmesi
Although limited information is available regarding the number of students with learning disabilities in Turkey, it’s believed that there is a large number of students in this category. Reading is the area that students with learning disabilities have the most difficulty. This difficulty effects the students’ attitudes towards reading. Therefore, especially during the preparation of textbooks, educators should consider attitudes of these students towards reading and readability levels of the textbooks should be appropriate for these students. The purpose of this study is to evaluate the readability levels of textsbooks (1- 4th grade) by using readability formulas and compare these findings with expert opinions. According to the findings of the study, readability levels of texts in those books are “easy” and some text in third and fourth grade are in “medium” difficulty according to the Ateşman readability formula valuesÜlkemizde öğrenme güçlüğü olan öğrenciler hakkındaki sayısal veriler sınırlı olmasına rağmen bu kategoride pek çok öğrenci olduğu bilinmektedir. Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin en çok güçlük yaşadığı alan okumadır. Bu güçlük öğrencilerin okuma etkinliklerine yönelik tutumlarını da olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle, özellikle ders kitaplarının hazırlanması sürecinde bu öğrencilerin okuma başarıları ve okumaya yönelik tutumları mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve seçilen kitaplardaki metinlerin okunabilirlik seviyeleri öğrencilerin sınıf seviyesine uygun olmalıdır. Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenleri tarafından kullanılan ilkokul (1.- 4. sınıf) Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin Türkçe için geliştirilmiş formüller kullanılarak okunabilirlik düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin uzman görüşleriyle karşılaştırılmasıdır. Araştırmada bulgularına göre ilkokul birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin Ateşman değerlerine göre ortalama olarak “kolay” düzeyde olduğu üçüncü ve dördüncü sınıf düzeylerindeki bazı metinlerin “orta” düzeyde zorluk derecesine sahip olduğu görülmektedir. Sınıf seviyesi artıkça metinlerin okunabilirlik değerlerinin de arttığı belirlenmiştir
Middle School Mathematics Teachers’ Pedagogical Content Knowledge Regarding Student Knowledge about Quadrilaterals
AbstractPedagogical content knowledge is consisted of two components: student knowledge and teaching strategies. Student knowledge was defined to sub-categories as connecting prior knowledge to new knowledge, noticing students’ mistakes, identifying students’ difficulties of understanding. The aim of this study is to examine middle school mathematics teachers’ pedagogical content knowledge in terms of student knowledge regarding quadrilaterals.Interview method was used for data acquisition. 30 middle school mathematics teachers working at 12 different schools in Turkey participated in this study. The questions asked the teachers during interviews were prepared by researchers in accordance with student knowledge component of the pedagogical content knowledge. Content analysis was used to analyze the data acquired in this study.The study results show that teachers pointed out that they teach lessons taking into consideration their students’ previous knowledge and new knowledge they do by “reminding quadrilaterals students previously learnt” or “making association between similar quadrilaterals. Based on the data, the teachers pointed out the students’ mistakes about quadrilaterals were group under three headings. These are, mistakes regarding defining quadrilaterals, mistakes regarding visual property and, classification of quadrilaterals and family relation within quadrilaterals. The students’ difficulties inferred from teachers’ responses are summarized in two groups: difficulties identified related with trapezoid and difficulties identified related with other quadrilaterals. Key words: Pedagogical Content Knowledge, Student Knowledge, Quadrilateral
KİTAP İNCELEMESİ-->Handbook of Mixed Methods in Social & Behavioral Research (2nd Edition)
SAGE Handbook of Mixed Methods in Social & BehavioralResearch (2nd Edition)Abbas TASHAKKO
Ortaokul Öğrencileri İçin Okul İklimi Ölçeği: Türkçe Formu’nun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Bu çalışmada; Emmons, Haynes ve Comer (2002) tarafından geliştirilen Okul İklimi Ölçeği’nin Türkçe’ye çevrilmesi ve ortaokul öğrencileri üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılması amaçlanmıştır. Ölçeğin uyarlama çalışması iki farklı katılımcı grubu ile yapılmıştır. Birinci grup 314 (%44.4 erkek, %55.6 kız), ikinci grup ise 348 (%57.8 erkek, %42.2 kız) ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre, ölçeğin Türkçe formu 36 madde ve 6 alt boyuttan (adalet, düzen ve disiplin, veli katılımı, kaynakların paylaşımı, öğrencilerin kişilerarası ilişkileri ve öğrenci-öğretmen ilişkileri) oluşmaktadır. Ölçek ayrıca benzeme ve ayırma geçerliğine de sahiptir. Ölçeğin tümü ve alt boyutları için elde edilen iç-tutarlık katsayıları ve iki hafta arayla yapılan test-tekrar test güvenirlik değerleri de yeterli düzeydedir
Doğaya Bağlılık Ölçeğinin Türkçe’ye Adaptasyonu
This study aimed to adapt Nature Relatedness (NR) Scale into Turkish. This scale was developed by Nisbet, Zelenski and Murphy (2009) to measure cognitive, affective and physical connection of people with nature. While the instrument was being adapted to Turkish, the characteristics of Turkish language, cultural, social and environmental structures were considered. During the translation process, expert opinions were taken for the language validity. Data set was collected from 859 (449 female, 408 male, 2 participants did not indicate gender) university students. In order to provide construct validity, exploratory factor analysis (EFA) and confirmatory factor analysis (CFA) were conducted. EFA results revelaed that the scale included three dimensions with 44.71% variation. CFA analysis indicated good fit indices (RMSEA= .078, CFI= .94 GFI= .87, X2/sd= 4.78). These three sub-dimensions were NR-self, NR-perspective and NR-experience. Cronbach-alpha reliability coefficient of NR scale was found as .88. As for reliability, Cronbach-alpha reliability coefficient of NR-self, NR-perspective and NR-experience were found respectively as .87, .74 and .73. Furthermore, to support construct vailidity the relationships between NR and pro-environmental behaviors, NR and environmental concerns and NR and frequency of outdoor activities were investigated. The results revealed that Turkish version of the Nature Relatedness Scale was a reliable and valid instrument and the scale was explained well with three factorsÇalışma, Nisbet, Zelenski ve Murphy (2009) tarafından geliştirilen doğa ile ilişki ölçeğinin Türkçeye uyarlanmasını içermektedir. Bu ölçek, insanların doğa ile olan bilişsel, duyuşsal ve fiziksel bağlantılarını ölçmek için geliştirilmiştir. Çalışma iki aşamalı yürütülmüştür. İlk aşamada, ölçek Türkçeye uyarlamış ve pilot çalışma sonucunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. İkinci aşamada ölçeğin yapı geçerliliğini sağlamak için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Bunun yanında, doğayla ilişki ölçeğinin çevre dostu davranışlar, çevresel endişe ve doğada yapılan aktivitelerin sıklığı ile ilişkisine bakılarak yapı geçerliliği desteklenmiştir. Çalışmanın her iki aşaması için üniversite öğrencilerinden veri toplanmıştır. Sonuçlar, orijinal ölçekte olduğu gibi doğayla ilişki ölçeğinin üç faktör kapsamında iyi düzeyde açıklanabileceğini göstermektedir
Ergenler İçin Oyun Bağımlılığı Ölçeğinin Türkçeye Uyarlama Çalışması
The purpose of this study was to determine the validity and reliability of the Turkish version of Game Addiction Scale for Adolescents which originally developed by Lemmens, Valkenburg and Peter (2009). The original form of the scale consists of 21 items and 7 factors. Initially, scale was translated by subject and language experts and a Turkish form of scale was developed. To examine the reliability and validity of the scale, data were collected from 265 people. Confirmatory factor analysis was conducted for the construct validity. The Cronbach’s Alpha internal consistency of the scale was 0.92. According to the analysis, validity and reliability tests of the scale’s Turkish form were finalizedBu çalışmanın amacı Lemmens, Valkenburg ve Peter (2009) tarafından geliştirilen Ergenler için Oyun Bağımlılığı Ölçeğini Türkçe’ye uyarlamaktır. Ölçek orijinal halinde 21 madde ve 7 faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin ilk olarak alan ve dil uzmanları tarafından çevirileri yapılmış ve Türkçe formu oluşturulmuştur. Geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına 265 kişi katılmıştır. Yapı geçerliliği için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Birinci ve ikinci düzey doğrulayıcı faktör analizi sonucunda uyum indeksleri iyi değerler üretmiş ve ölçek orijinal yapısını koruyarak doğrulanmıştır. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alfa iç tutarlık katsayıları hesaplanmıştır. Ölçeğin iç tutarlık kat sayısı 0.92 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonunda ölçeğin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik çalışmaları tamamlanmıştır
Şiddetin Yaygın Olduğu Okullarda Öğrencilerin Okul İklimine İlişkin Algıları
The purpose of this study was to examine the students’ perceptions about the school climate in schools where violence takes place. Participants included 411 students (197 female and 214 male). In this study, as data collecting means, Comprehensive Assessment of School Environment was used. The collected data were analyzed with independent samples t test and fixed effects variance analysis, and the significance level pBu çalışmanın amacı, şiddetin görüldüğü okullarda öğrencilerin okul iklimini nasıl algıladıklarını cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenine göre ortaya çıkarmaktır. Araştırmaya 5., 6., 7. ve 8. sınıflara devam eden 197’si kız, 214’ü erkek olmak üzere toplam 411 öğrenci katılmıştır. Veriler Kapsamlı Okul İklimi Değerlendirme Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Veriler bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre kız öğrencilerinin okul iklimini algıları, okul ikliminin yol gösterme, ders yönetimi, cinsel taciz ve cinsiyet ayrımcılığına yönelik boyutlarında erkek öğrencilere göre daha olumlu olduğu; alt sınıflarda okuyan öğrencilerin okul iklimi algıları ise üst sınıflarda okuyan öğrencilere göre daha olumlu bulunmuştur. Güvende hissetme boyutunda ise 8. sınıfta okuyan öğrencilerin algıları daha yüksek bulunmuştur
Yansıtıcı Düşünmenin Öğretmen Adaylarının Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Hazırlama Becerileri ve Becerileri Kullanma Sıklıklarına Etkisi
The purpose of this study was to determine the influence of reflective thinking practices on prospective teachers’ skills in preparation of the constructivist learning environment and frequencies of the their use of constructivist learning environment principles at the Teaching Practice Course II. Sixteen prospective teachers (eight female, eight male), taking the Teaching Practice II course in the Department of Elementary Education at Marmara University, participated in this study. The Embedded design, a mixed methods design, was used. At the beginning of the study, there was no significant difference between constructivist learning environment preparation skills of the prospective teachers in both experimental and control groups. At the end of the reflective thinking practices, there was a significant difference between experimental and control groups’ protest scores in relation to constructivist learning environment preparation skills’ favoring the prospective teachers in the experimental group. Analysis of the observations made during the implementation and it was observed that prospective teachers in the experimental group used the constructivist learning environment skills during teaching practice more oftenBu araştırma, yansıtıcı düşünme uygulamalarının sınıf öğretmeni adaylarının yapılandırmacı öğrenme ortamı hazırlama beceri düzeyleri ve bu becerileri kullanma sıklıkları üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. 16 sınıf öğretmeni adayının yer aldığı araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci başında öğretmen adaylarının yapılandırmacı öğrenme ortamı hazırlama beceri düzeyleri arasında fark olmadığı belirlenmiştir. Yansıtıcı düşünme uygulamalarının sonunda uygulanan sontestlerin analizi ise deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının daha yüksek yapılandırmacı öğrenme ortamı hazırlama beceri düzeyine sahip olduklarını göstermiştir. Aynı şekilde, uygulama süresince yapılan gözlemlerin analizi deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının yapılandırmacı öğrenme ortamı becerilerini öğretmenlik uygulaması süresince daha sık kullandıklarını göstermiştir
Mesleki Gelişim: Öğrenen olarak Öğretmen Eğitimcileri
This study outlines the professional development of teacher educators. More specially, teacher educators’ descriptions and definitions of professional development and their participating professional development activities are examined. Further, to what extent teacher educators develop themselves in the professional sense, and supports and obstacles are explored. Within a case design, fourteen teacher educators were interviewed. Data were triangulated with annual performance reports. Findings point to high enthusiasm of participants in developing their knowledge, skills and attitudes in their profession despite some obstacles. However, their descriptions of professional development are not clear and confused with in-service training. The findings also highlight the discussion about who should support teacher educators’ professional developmentBu çalışma öğretmen eğitimcilerinin mesleki gelişimlerinin çerçevesini çizmektedir. Daha özel olarak öğretmen eğitimcilerinin mesleki gelişime bakışları ve tanımları, katıldıkları mesleki gelişim etkinlikleri, mesleki gelişime yönelik destekler ve engeller incelenmiştir. Örnek durum çalışması kapsamında on dört öğretmen eğitimcisi ile görüşmeler yapılmıştır. Toplanan veri yıllık performans raporları ile çeşitlendirilmiştir. Bulgular bazı engellere rağmen öğretim elemanlarının mesleki gelişim etkinlik ve programları içerisinde yer almak konusunda oldukça hevesli olduğuna işaret etmektedir; ancak katılımcıların mesleki gelişim tanımları net değildir ve hizmetiçi eğitim kavramı ile karışmaktadır. Ayrıca bulgular öğretmen eğitimcilerinin mesleki gelişimlerini kimin destekleyeceği tartışmasına da vurgu yapmaktadır
Anaokulu Çocuklarının Dünyanın Şekline İlişkin Zihinsel Modelleri
The purpose of this study was to examine kindergarten children’s conceptual understandings of the shape of the earth and the characteristics of the cognitive representations they constructed. A total of 20 Kindergarten children participated in the study (age range 60 to 72 months), including 11 boys and 9 girls. A multi-dimensional interview protocol, developed based on previous studies, was used to collect the study data and children were individually interviewed. Children’s responses were analyzed using the model identification methodology. Results demonstrated that while a large proportion of children had naïve models of the earth, none of the children had synthetic models. Some children had a unique mental model of the earth, doughnut (simit), which is not exhibited by children from US and Western European countries. The findings of this study support the assumption that children’s conceptual understandings of the shape of the earth may be represented as internally consistent mental models.Bu çalışmanın amacı 60-72 ay arası okul öncesi dönem çocuklarının dünyanın şekline ilişkin kavramsal anlayışlarını ve bu anlayışların bilişsel olarak nasıl temsil edildiğini incelemektir. Çalışmaya anaokuluna devam eden 60-72 aylık toplam 20 çocuk katılmıştır. Çocukların 11’i erkek, 9’u ise kızdır. Araştırma verileri önceki literatür temelinde geliştirilen dört boyutlu bir görüşme protokolü kullanılarak çocuklarla birebir yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çocukların yanıtları model tanılama yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, çocukların büyük bir kısmının dünyanın şekline ilişkin naif modellere sahip olduğunu, buna karşın çalışmaya katılan hiçbir çocuğun sentetik modele sahip olmadığını göstermiştir. Bazı çocukların ise Amerikalı ve Batı Avrupalı çocuklarda gözlenmeyen simit modeline sahip olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçları çocukların dünyanın şekline ilişkin kavramsal anlayışlarının içsel olarak tutarlı zihinsel modeller şeklinde temsil edildikleri varsayımını desteklemektedir