İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Ergenlerde İnsani Değerlerin Sürekli Öfke ve Öfke İfade Biçimlerini Yordamadaki Rolü
The aim of this study is to examine the role of human values in predicting trait anger and anger expression styles in adolescents. A total number of 302 students (182 girls and 120 boys) participated in the study. In this study, human values were measured with “Moral Maturity Scale”; trait anger and anger expression styles were measured with “State-Trait Anger Expression Scale”. Data analysis were conducted with SPSS 16.0 statistical package program in .01 significance level. All data were analyzed by t-test, correlation and regression.According to the findings of the study, it was seen that human values significantly predicted trait anger and anger expression styles (anger-in, anger-out and anger control). Implications of these findings are discussed and suggestions are presented within the context of literatureBu çalışmanın amacı, ergenlerde insani değerlerin sürekli öfke ve öfke ifade biçimlerini yordamadaki rolünü incelemektir. Araştırmaya toplam 302 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin 182’si kız ve 120’si erkektir. Bu çalışmada, öğrencilerin insani değerler düzeyini belirlemek için “Ahlaki Olgunluk Ölçeği”; sürekli öfke ve öfke ifade biçimlerini belirleyebilmek için ise “Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği” kullanılmıştır. Analizler SPSS 16.0 paket programı aracılığıyla .01 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Veriler t-testi, korelasyon ve regresyon teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, insani değerlerin sürekli öfke ve öfke ifade biçimlerini (öfke-içe, öfke-dışa ve öfke kontrol) anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular alan yazınıyla ilişkisi içinde tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur
Okul Öncesi Eğitimi Döneminde İsim Yazma Becerilerinin İncelenmesi
Name writing skills have been viewed as a part of children’s emergent literacy skills. Name writing is a meaningful and valuable activity and indicator of children’s developmental maturity. The purpose of this study is to investigate name writing skills of children attending early childhood programs and the variables related to their name writing skills. The participants were 269 children aged between 3 – 6 years enrolled in early childhood programs. Participant children were asked to write their names on a blank paper and their writing was scored on a 9-point scale. Findings of this research indicated that only 17.8 % of children were able to write their names and their age, gender and maternal education and income affected on their name writing skillsÇocukların gelişen okuryazarlık becerileri arasında isim yazma becerisi yer almaktadır. Kendi ismini yazma çocuklar için önemli ve anlamlı bir etkinlik ve gelişimsel olgunluklarını gösteren bir beceridir. Bu çalışmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının isim yazma becerilerini ve bu becerilere etki eden değişkenleri incelemektir. Bu araştırmaya okul öncesi eğitimi kurumlarına devam eden 3-6 yaşlarında 269 çocuk katılmıştır. Veriler, çocuklardan isimlerini boş bir kâğıda yazmaları istenerek elde edilmiştir. Çocukların yazıları 9’lu olarak derecelendirilen bir rubrikle değerlendirilmiştir. Bulgular, çalışmaya katılan çocukların %17. 8’inin kendi ismini yazabildiği ve çocukların yaş, cinsiyet ve anne eğitim ve gelir düzeyleri ile isim yazma becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğunu göstermektedir.
Türkiye’de Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi
This study aims to determine the demopgraphics of the Science and Mathematics teachers’ woring at the Ministry of National Education (MNE). In addition, it is aimed to address the quantitative data with regards to the departments offering Science and Mathematics teacher education departments, the faculties having the necessary departments to train Science and Mathematics teachers. For this purpose, the teachers who are employed according to the data gathered from the Ministry of Human Resources (August, 2012) and instructors employed in science and mathematics departments of the universities in the 2011-2012 academic year were selected as the participant group of the study. In this descriptive design, the study aims to analyze the current state of the pre-service teacher training departments of the science and mathematics departments and the teachers who are currently employed in the MNE. The data were obtained from the frequency and percentage distribution by examining through a situation analysis and comparisons were made . Universities , in the field of science and mathematics education within the formal education emphasize the importance of their role and purposes. 51.9% of theMNE teachers graduated from the faculties of education , 14.1% were graduates from the faculties of science and letters. It is observed that there is a redundancy in physics, chemistry and biology teachers; however, in the fields of science and technology, primary-school level of mathematics and mathematics teacher are lacking. However, considering the number of teacher candidates awaiting to be appointed to become MNE teachers, the redundancy of the current graduates stand outBu çalışma; Milli Eğitim Bakanlığında (MEB) istihdam edilen, fen bilimleri ve matematik eğitimi alanında hizmet veren öğretmenlerin demografik yapılarının tespit edilmesi ve bu alanlarda hizmet öncesi öğretim veren üniversiteler, üniversitelerin fakülteleri, fakültelerde yer alan bölümler ve ana bilim dallarına ilişkin sayısal verilerin tespitine yöneliktir. Bu amaçla, MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü 2012 Ağustos ayı verilerine göre fen bilimleri ve matematik eğitimi alanında istihdam edilen kadrolu öğretmenler ile 2011-2012 öğretim yılında üniversitelerin fen bilimleri ve matematik alanları, bu alanlarda görev yapan öğretim elemanları örneklem olarak seçilmiştir. Betimsel tarama modelindeki çalışmamızda hizmet öncesi öğretmenliğe kaynaklık eden üniversitelerin fen bilimleri ve matematik eğitimi alanları, bu alanlarda MEB’de istihdam edilen öğretmenler üzerine bir durum analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin frekans ve yüzde dağılımlarına bakılarak bir durum analizi ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Üniversitelerin, fen bilimleri ve matematik eğitimi alanında ve örgün eğitim-öğretim içerisindeki rollerinin ve amaçlarının önemini vurgulamaktadır. MEB’de görev yapan öğretmenlerimizin %51,9’u eğitim fakülteleri, %14,1’i fen edebiyat fakültelerinden mezundur. MEB’nın fizik, kimya ve biyoloji alanlarında öğretmen fazlalığı dikkat çekerken, fen ve teknoloji, ilköğretim matematik ve matematik alanlarında ise öğretmen ihtiyacı olduğu görülmektedir. Ancak atama bekleyen öğretmen adayları sayısına bakıldığında ihtiyacın kat kat üstünde bir fazlalık göze çarpmaktadır
Eğitim Fakültesi Son Sınıf Öğrencileri İçin Hazırlanan Eğitim Amaçlı İnternet Kullanımı Öz-Yeterliğini Geliştirme Programının Etkililiği
This study is realized because the previous research result shows that prospective teachers have not had an expected level of self-efficacy perceptions towards educational internet use. The purpose of this study is to enhance the level of self-efficacy perceptions of prospective teachers. We have designed, developed and implemented a new education program and investigated the efficacy of the program using one group pre-test post-test pre-experimental design. This study has been conducted with 28 prospective teachers and they were given 8 hours-course. Pre-test and post-test scores were analyzed with t test and also effect size was calculated. According to the findings, there is a significant difference between pre-test and post-test scores with high effect size in favor of final-test scores. Providing direct experiences, the self-efficacy perceptions of the prospective teachers on internet use for educational purposes are increased. Prospective teachers’ views about the course are also asked. It is recommended that similar programs and trainings can be developed for different target populations, with different needs, and different emerging technologiesBu araştırmada, son sınıf eğitim fakültesi öğrencilerinin eğitimde internet kullanımı öz-yeterlik algıları geliştirmeye yönelik bir eğitim programı geliştirilmiş ve uygulanarak etkililiği tek grup ön-test-son-test modeli ile değerlendirilmiştir. Araştırma Eğitim Fakültesi son sınıfında okuyan 28 öğretmen adayı ile yürütülmüş ve öğretmen adaylarına hazırlanan öğretim programı kapsamında toplam 8 saatlik bir eğitim verilmiştir. Öğretmen adaylarının ön-test ve son-test puanları arasındaki anlamlı farklılık t testi ile incelenmiş, ayrıca etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Öğretmen adaylarının eğitim amaçlı internet kullanımı öz-yeterlik algıları ön-test ve son-test puanları arasında yüksek etki büyüklüğünde son-test lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Verilen eğitim öğretmen adaylarının eğitim amaçlı internet kullanımı öz-yeterlik algıları artırılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının verilen eğitim ile ilgili görüşleri alınmıştır. Benzer öğretim programlarının farklı hedef kitleler ve yeni farklı teknolojiler için geliştirilmesi ve uygulanması önerilmektedir
Öğretmen Perspektifinden Yazma ve Yazmanın Öğrenme Amaçlı Kullanımı: Ölçme Envanteri Geliştirme ve Durum Değerlendirmesi
The aim of this study is to develop a measurement instrument to investigate science teachers’ perceptions toward writing and the use of writing as learning strategies in their learning environments. Aligned with the focus of the study, a Likert-type survey was developed through the previously developed international scale adaptation and literature review process. Using quantitative methodology and descriptive research method, the scale was implemented to 131 science teachers working at public schools in Erzurum, Turkey during 20112012 school year. The data was analyzed through descriptive statistics for each item in the survey. The findings of the study revealed that science teachers perceive writing as a learning tool. Indeed, they believe that writing serves as a learning tool both for themselves and for their students. Further results revealed that teachers are aware of the significance of the writing in the development of students’ literacy skills. However, their in-class practices are limited in terms of implementing writing activities as a learning toolBu çalışmanın amacı, fen bilimleri dersi öğretmenlerinin öğrenmeyi ve düşünmeyi geliştiren bir araç olan yazmaya ve öğrenme amaçlı yazmaya dair algılarını belirlemeye yönelik bir ölçme envanterinin geliştirilmesi ve bu ölçme envanteriyle öğretmenlerin yazmaya ve öğrenme amaçlı yazmaya bakış açılarının tespit edilmesidir. Nicel araştırma türlerinden betimsel araştırmanın kullanıldığı bu çalışma bir envanter geliştirme ve tarama çalışmasıdır. Çalışmanın örneklemini 2011–2012 öğretim yılında Erzurum ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim okullarında görev yapan toplam 131 fen bilimleri dersi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada geliştirilen ve veri toplama aracı olarak kullanılan envanter Likert tipi bir ankettir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, fen bilimleri dersi öğretmenlerinin yazmanın öğrenme üzerinde etkisinin olduğunu ve öğrenmeye destek sağladığını düşündüklerini, yazma sürecini kendileri yazma eylemini gerçekleştirirken öğrenme aracı olarak kullandıklarını, öğrenciler için de aynı amaca hizmet edeceğine inandıklarını ve öğrencilerin okuryazarlık becerileri ile yazma arasında direk ilişki gördüklerini göstermiştir
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Küresel Sistem, Küresel Eğitim ve Çeşitlilik Kavramlarına İlişkin Algısı
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin küresel sistem, sosyal adalet, karşılıklı bağlılık, karşılıklı bağımlılık, kültür, farklı kültür ve çeşitlilik gibi küresel eğitimin içerdiği konulara yönelik algılarını ortaya çıkarmaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim yöntemiyle yapılan bu çalışmada, maksimum çeşitleme örnekleme tekniğine uygun olarak belirlenen dört farklı Sosyal Bilgiler öğretmeni ile çalışılmıştır. Katılımcılar Türkiye’de üç farklı devlet okulunda halen görev yapmaktadırlar. Veriler araştırmaya katılan Sosyal Bilgiler öğretmenleri ile yarı-yapılandırılmış bireysel görüşmeler ve araştırmanın inandırıcılığını arttırmak için sınıf-içi sürekli gözlemler yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın verileri tümevarımsal analiz yoluyla analiz edilmişti
Two Distinct Perspectives on Ratios: Additive and Multiplicative Relationships between Quantities
The purpose of this study is to investigate how pre-service teachers’ formation of additive and multiplicative relationships support and constrain their understandings of ratios and proportional relationships in terms of quantities. Six pre-service teachers were selected purposefully based on their performances in a previous course. An explanatory case study with multiple cases was used to make comparisons within and across cases. A semi-structured interview was conducted with pairs of pre-service teachers. The results revealed that pre-service teachers’ heavy reliance on additive or multiplicative relationships critically shaped their reasoning about ratios from the two perspectives. Pre-service teachers who only attended to multiplicative relationships were found to have a robust understanding of proportional relationships. Pre-service teachers, who did attend to additive relationships, even if they used multiplicative relationships, struggled to form appropriate proportional relationships from the two perspectives.
Öğrencilerin Doğru ve Akıcı Sessiz Sözcük Okuma Becerileriyle Kavrama Başarıları Arasındaki İlişki
The aim of this study is to identify the relationship between students' accurate and fluent silent reading skills and their comprehension. The participants of the study were 401 students studying at 1st to 4thgrades. These students were from two state schools and a private school located in regions with different socioeconomic levels. The data on the participants' accurate and fluent reading skills were gathered using Accurate and Fluent Silent Reading Test (AFSRT) and the data on their comprehension levels were obtained through comprehension tests developed by the researchers. The obtained data were analysed using SPSS. As a result of the data analysis, there was a statistically significant relationship between the 1st and 3rd graders' accurate and fluent reading skills and their comprehension levelsBu araştırmanın amacı, öğrencilerin doğru ve akıcı sözcük okuma düzeyleri ile kavrama başarıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın katılımcılarını 1-4. sınfta öğrenimlerini sürdüren 401 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrenciler farklı sosyo ekonomik bölgede yer alan iki devlet okulu ve bir özel okulda eğitim yaşamlarını sürdürmektedirler. Katılımcıların doğru ve akıcı sözcük okuma becerilerine ilişkin veriler “Doğru ve Akıcı Sessiz Okuma Testi” (DASOT) ile; kavrama düzeylerine ilişkin veriler ise yine araştırmacılar tarafından geliştirilen kavrama testleri ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Yapılan çözümleme sonucunda 1. ve 3. sınıf öğrencilerinin doğru ve akıcı sözcük okuma düzeyleri ile kavrama düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır
“Nitel” ve Türevleri (“Alternatif ölçme”, “Çoklu” ve “Duygusal zekâ”): Ne, Niçin ve Nereye Doğru?
Düşünce yazısı- Opinion Pape
Okul İklimi Ölçeği Lise Formu'nun Türkçe Psikometrik Özellikleri
The aim of this study was to examine the psychometric properties of the Turkish version of The School Climate Questionnaire. Data were collected from 542 students aged between 14-18 attending high schools in Ankara. The School Climate Questionnaire (SCQ)-High School Form, Multidimensional Students’ Life Satisfaction Scale (MSLSS), Demographic Information Form were used to collect the data. Confirmatory Factor Analysis was used to test the factor structure of the questionnaire, and Cronbach Alpha was computed for reliability analysis. Pearson correlation coefficients between SCQ and MSLSS were calculated to examine the criterion-related validity of the questionnaire. The results of the study showed that the School Climate Questionnaire is a valid and reliable measure for Turkish high school studentsBu araştırmanın amacı, Okul İklimi Ölçeği-Lise Formunun Türkçe’ye kazandırılması ve ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılmasıdır. Veriler yaşları 14-18 arasında değişen 542 lise öğrenciden toplanmıştır. Öğrencilere Okul İklimi Ölçeği(OİÖ)-Lise Formunun yanı sıra Çok Boyutlu Öğrenci Yaşam Doyum Ölçeği(ÇÖYDÖ), cinsiyet, yaş, sınıf ile ilgili bilgilerin sorulduğu Kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Analizlerde ölçeğin faktör yapısını test etmek için doğrulayıcı faktör analizi, iç tutarlılık güvenirliği için Cronbach Alfa kullanılmıştır. Ölçeğin ölçüt bağlantılı geçerliğini hesaplamak için ÇÖYDÖ ile OİÖ alt ölçekler arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayıları hesaplanarak bulunmuştur. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler Okul İklimi Ölçeği-Lise Formunun ülkemiz için geçerli ve güvenilir olduğu konusunda kanıtlar sağlamıştır