İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
4+4+4 Eğitim Sisteminin Beşinci Sınıf Öğrencilerine Yansıması: Öğretmen Görüşleri
ÖZ: Bu çalışmanın amacı 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte ortaokul olan 5. Sınıf öğrencilerinin yaşadığı problemlerin öğretmen görüşleri açısından ele alınmasıdır. Araştırmanın örneklemini 2013-2014 eğitim ve öğretim yılı, Niğde ili 147 beşinci sınıf branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Elde edilen açık uçlu anket sorularından en temel görüşler; öğrenci kaynaklı olduğu düşünülen sorunların kısaca, öğrencilerin yaşlarının küçük olduğu, kendilerini ilkokul gibi hissettikleri, ergenlik çağındaki çocuklarla bir arada olmalarının sakıncalı olabileceği, derslere ilgisiz oldukları yönündedir. öğretmen kaynaklı olduğu düşünülen sorunların öğrencilerin davranışlarını yönetememe (sınıf ve davranış yönetimi), ders anlatım yöntem ve tekniklerinde hissedilen eksiklikler, haftalık ve günlük ders saatlerinin fazlalığı ile derslere giriş-çıkış saatleri şeklinde yoğunlaşmıştır; diğer etmenler olarak kısaca ders saatlerinin fazlalığı, giriş çıkış saatlerinin uygun olmayışı, ders kitapları ve müfredat programının uygun olmadığı ve son olarak açlıkla başedememe olarak dile getirilmiştir. Bunlara ek olarak nicel bulgular da bu sonuçları destekler niteliktedir.Anahtar kelimeler: 4+4+4 eğitim sistemi, 5. Sınıf öğrencileri, öğretmen görüşleri
Sesbilgisel Farkındalık Becerilerinin Okuma ve Okuduğunu Anlama Üzerindeki Etkisi: Boylamsal Bir Çalışma
ÖZ. Bu çalışmanın genel amacı, öğrencilerin erken dönemde sahip oldukları sesbilgisel bilgi ve becerilerinin, onların ileriki okuma ve okuduğunu anlama performansları üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda araştırmaya, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anasınıflarında ve ilkokullarda öğrenim gören 85 öğrenci dâhil edilmiştir. Bu çalışmada araştırma grubunda yer alan 85 öğrencinin anasıfında sahip oldukları sesbilgisel bilgi ve becerileri ile aynı grubun ilkokul birinci sınıf okuma ve okuduğunu anlama performansları karşılaştırılmıştır. Çalışma içerisinde öğrencilerin sahip oldukları sesbilgisel bilgi ve becerilerin onların okuma ve okuduğunu anlama performansları üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla üç farklı değerlendirme aracı kullanılmıştır. Bunlar; öğrencilerin sesbilgisel farkındalık düzeylerinin belirlenmesinde kullanılan Sesbilgisel Farkındalık Becerilerini Değerlendirme Aracı, kelime okuma becerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan Kelime Okuma Değerlendirme Aracı ve okuma hızları ve doğrulukları ile okuduğunu anlama becerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan Metin Okuma ve Okuduğunu Anlama Becerileri Değerlendirme Aracıdır. Çalışma içerisinde yapılan tüm değerlendirmeler öğrencilerin kendi okullarında belirlenmiş bir ortamda yaklaşık 15-20 dakikalık bireysel oturumlarla yürütülmüştür. Yapılan değerlendirmelerden elde edilen tüm veriler iki faktörlü MANOVA, tek faktörlü varyans analizi (One-way ANOVA) ve Kruskal-Wallis H-Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerden elde edilen bulgulara genel olarak bakıldığında, iyi ve zayıf sesbilgisel bilgi ve becerilere sahip olan öğrenciler, okuma doğruluğu açısından benzer performans göstermişlerdir. Okuma hızı ve okuduğunu anlama performansları açısından ise iyi sesbilgisel bilgi ve becerilere sahip öğrenciler, zayıf olanlara göre daha iyi performans göstermişlerdir. Araştırmanın tartışma bölümünde, farklı sesbilgisel bilgi ve beceri düzeylerinden gelen öğrencilerde görülen okuma ve okuduğunu anlama performans farkları, yine onların sahip oldukları sesbilgisel bilgi ve beceriler temelinde ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Okuma, Okuduğunu anlama, Sesbilgisel farkındalık becerileri, Kelime okuma becerileri, Sesbilgisel okuma kuramı
Matematik Öğretmen Adaylarının Öğrenci Hatalarına Yönelik Pedagojik Yaklaşımları
Bu çalışmanın amacı, modelleme etkinlikleri bağlamında öğrenci çalışmalarını inceleyen ve öğrencilerin düşünme biçimlerindeki hatalarını tespit eden lise matematik öğretmen adaylarının, öğrencilerin bu hatalarına yönelik ne tür pedagojik yaklaşımlar sergilediklerini araştırmaktır. Çalışmanın verileri araştırmaya katılan 7 matematik öğretmen adayıyla gerçekleştirilen bire-bir görüşmelerle toplanmıştır. Çalışmanın bulguları öğretmen adaylarının öğrencilerin hatalarına yönelik müdahalelerinin beş yaklaşım altında toplanabileceğini göstermiştir: soru sorma (sorgulatma), doğruyu açıklama, doğru yolu hissettirme, hatayı söyleme/gösterme ve müdahale etmeme. Çalışmanın bulguları öğretmen adaylarının öğrenci hatalarına yaklaşımlarına yönelik pedagojik yeterliliklerinin zayıflığına da işaret etmektedir. Bu çerçevede, matematik öğretmen eğitimcilerine matematik eğitimi derslerinde öğretmen adaylarının öğrenci düşünme şekillerini incelemesi ve cevap vermesine yönelik çalışmalara yer vermesi önerilmektedir
Ortaokul Öğrencilerinin Zihinden Hesaplama Yaparken Kullandıkları Stratejiler
Bu araştırmanın amacı ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin toplama-çıkarma işlemi yaparken kullandıkları ve tercih ettikleri ideal zihinden hesaplama stratejilerini belirlemektir. Nitel araştırma modellerinden özel durum çalışmasına göre desenlenen bu araştırma, 2014-2015 güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırma, bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 16’sı erkek 17’si kız olmak üzere toplam 33 beşinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından geliştirilmiş etkinlik temelli yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler mevcut zihinden toplama ve çıkarma yapma stratejilerine göre betimsel olarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre toplama işleminde öğrencilerin en fazla “onluklara ve birliklere ayırarak ekleme” stratejisini, en az ise “sayıları onu referans alarak parçalama” stratejisini kullandıkları belirlenmiştir. Çıkarma işleminde ise öğrencilerin en fazla “onar onar eksiltme” stratejisini, en az ise “onlukları ve birlikleri ayırarak çıkarma” stratejisini kullandıkları tespit edilmiştir. Buna rağmen çoğu öğrencinin zihinden toplama ve çıkarma işlemlerine yönelik herhangi bir stratejiyi doğru şekilde kullanmadığı ya da bu sorulara cevap vermediği belirlenmiştir. Öğrencilerin tercih edilen zihinden hesaplamaları değerlendirmeleri incelendiğinde, büyük oranda kullandıkları stratejiler yönünde tercihte bulundukları tespit edilmiştir.
Topluma Hizmet Uygulamaları Dersinde Yansıtıcı Günlükler
Öz:Bu araştırma, deneyimsel öğrenmenin bir türü olan Topluma Hizmet Uygulamaları (THU) sürecinin öğretmen adaylarının yansıtıcı günlükleri aracılığıyla incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim olarak desenlenen araştırma 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde THU dersine katılan okul öncesi öğretmen adayları ile birlikte yürütülmüştür. Araştırmada, öğretmen adaylarının THU etkinliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılandırılmamış yansıtıcı günlüklerden yararlanılmıştır. Günlükler içerik analizine tabi tutularak analiz edilmiştir. Günlüklerden elde edilen bulgular öğretmen adaylarının THU’yu nasıl algıladıklarını, topluma hizmet sürecini nasıl yönettiklerini, ne tür etkinlikler gerçekleştirdiklerini, hangi sorunlarla yüzleştiklerini ve ne tür kazanımlar elde ettiklerini ilk elden belirleme fırsatı sağlamıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının THU sürecinde birçok toplumsal olgu ve olayla yüzleştikleri, topluma hizmet bağlamında çeşitli projeler geliştirdikleri, THU sürecinde bireysel özelliklerini daha çok fark ettikleri, uygulamalar sırasında birçok sorunla karşılaştıkları, bunları aşmak için çeşitli stratejilerden yararlandıkları ve de topluma hizmet uygulamalarını çoğunlukla olumlu kazanımlar sağlayan bir deneyim olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler. Topluma Hizmet Uygulamaları, Yansıtıcı Günlükler, Öğretmen Adayları
Origami in Mathematics Education: The Development and Validation of an Origami-Related Self-Efficacy Scale
The current study aims to develop and validate a scale in order to measure preservice and/or in-service teachers’ self-efficacy beliefs regarding the use of origami in mathematics education. In line with this purpose, Origami in Mathematics Education Self-Efficacy Scale (OMESS) is developed and administered to 143 preservice teachers in the pilot study. Exploratory factor analysis results indicate that single dimension explains 73 percent of the total variance. In the main study, OMESS is administered to 299 preservice teachers. Obtained data is analyzed with confirmatory factor analysis techniques, and RMSEA is found to be 0.068, NC is found to be 2.37, CFI and NFI are found to be 0.99. Furthermore, Cronbach alpha coefficient for the single dimension is calculated as 0.94. Followed by the additional validation studies, OMESS might serve as a valuable tool in order to measure self-efficacy beliefs on the use of origami in mathematics education
Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) Sistemine İlişkin Öğrenci, Öğretmen ve Veli Görüşleri
Bu araştırmanın amacı 2013-2014 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan yeni Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) sistemiyle ilgili öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerini incelemektir. Araştırma karma araştırma desenlerinden yakınsayan paralel karma desene uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel kısmına ilişkin veriler 116’sı öğretmen, 106’sı veli ve 193’ü öğrenci olmak üzere toplam 415 katılımcıdan, nitel kısmına ilişkin veriler ise 5 öğretmen, 6 öğrenci ve 6 veliden elde edilmiştir. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında gerçekleştirilen bu araştırmada, nicel veriler anket aracılığıyla, nitel veriler ise görüşme yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırma sonunda hem nicel hem de nitel bulgular, yeni sistemin beraberinde getirdiği, öğrencilerin sınava kendi okullarında girmeleri, sınavın iki döneme yayılması, mazeret/telafi sınavının olması, puanlamada düzeltme formülünün kullanılmaması gibi yeni uygulamaların genel olarak olumlu karşılandığını göstermiştir. Katılımcılar bu uygulamaların öğrencilerin sınav stresi ve kaygısını azaltma konusunda etkili olduğunu düşünmektedir. Diğer taraftan TEOG’un zayıf yanlarına ilişkin bulguların başında TEOG sisteminin kökleşmiş bir sorun olan dershane ve özel ders ihtiyacını azaltmadığı ve sınav güvenliğinin yetersiz olduğu yönündeki görüşler gelmektedir.
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Öğrenme Stilleri ile Eleştirel Düşünme Eğilimlerinin İncelenmesi
Bu çalışmada öğretmen adaylarının öğrenme stilleri ile eleştirel düşünme eğilimleri incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 2011-2012 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 200 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve California Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği (CCTDI) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 17 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analiz edilmesi sonucunda, öğretmen adaylarının öğrenme stilleri ile eleştirel düşünmeleri arasında bazı değişkenler açısından farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmen adayları, eleştirel düşünme konusunda en yüksek puanı analitiklik alt ölçeğinden almışlardır. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri cinsiyet değişkenine göre sadece açık fikirlilik alt ölçeğinde erkek öğrenciler lehine farklılık göstermiştir. Öğretmen adaylarının sınıf düzeylerine göre eleştirel düşünme eğilimleri açık fikirlilik alt ölçeğinde son sınıf öğrencilerine lehine farklılık göstermiştir. Öğretmen adaylarının 20'sinin (%10,0) değiştiren, 87'sinin (%43,5) özümseyen, 79'unun (%39,5) ayrıştıran, 14'ünün (%7,0) yerleştiren öğrenme stillerine sahip oldukları bulunmuştur. Öğretmen adaylarının baskın öğrenme stilleri ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte, öğretmen adaylarının baskın öğrenme stilleri ile sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir
Türkiye’de Özel Eğitim Araştırmalarında Eğilimler
Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilimler Atıf İndeksine (Social Sciences Citation Index, SSCI) girmiş beş Türk dergisinde yayınlanan özel eğitimle ilgili makalelerin analizi yoluyla ülkemizdeki özel eğitim alanındaki bilimsel araştırmaların eğilimlerini incelemektir. Araştırma kapsamına, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Türk Psikoloji Dergisi, Eğitim ve Bilim Dergisi, Eğitim Araştırmaları Dergisi ve Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Dergisi alınmıştır. Veri analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmış; bu amaçla araştırma kapsamına alınan dergilerin ulaşılabilen sayıları belirlenen kodlar çerçevesinde sayısallaştırılmıştır. Bulgulara göre, beş derginin 334 sayısında yer alan toplam makale sayısı 4478; dergilerde yer alan özel eğitim alanında yayınlanmış makale sayısı 113 ve özel eğitim makalelerin tüm makaleler içindeki oranı %2.52’dir. Ayrıca yıllar içinde yayınlanan makale sayısının giderek artış gösterdiği ve en çok makale yayınlanan dönemin 2011 yılından sonraki dönem olduğu belirlenmiştir. Elde edilen veriler ülkemizde özel eğitim alanındaki gelişmeler bağlamında tartışılmıştır
Ortaokul Matematik Dersi Öğretim Programı Kazanımlarının TIMSS Bilişsel Alanlarına Göre Değerlendirilmesi
ÖZ. Bu araştırmanın amacı TIMSS bilişsel alan becerilerini temel alarak, ortaokul matematik dersi öğretim programındaki kazanımların hem sınıf düzeyine hem de öğrenme alanlarına göre analiz etmektir. Çalışma doküman analizi olarak gerçekleştirilmiş olup, 2013 yılında Talim Terbiye Kurulunca yayımlanan ortaokul (5, 6, 7, 8) matematik dersi öğretim programı, TIMSS 2015 matematik çerçevesinde ifade edilen bilişsel alanlar ve alt boyutlar dâhilinde analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre bilişsel alanların yoğunluğu sınıflara göre değişim göstermektedir. Bilme alanının en fazla oranda beşinci sınıf kazanımlarında yer aldığı diğer sınıf seviyelerinde daha düşük ama fazla bir değişiklik göstermediği görülmektedir. Uygulama alanı tüm sınıflar içinde en sık olarak yedinci sınıf müfredatında yer bulmaktadır. Bilme bilişsel alanında olduğu, uygulama alanının dağılımı da yedinci sınıf dışında ki sınıf seviyelerinde daha düşük olduğu ama fazla bir değişiklik göstermediği görülmektedir. Muhakeme alanına ise müfredatında en fazla yer veren sınıf düzeyi altıncı sınıftır ve en aza yedinci sınıftadır. Öğrenme alanlarında ise sayılar ve işlemler alanında bilme, cebir, geometri ve ölçme alanlarında uygulama, veri işleme ve olasılık alanlarında ise muhakeme basamaklarıyla ilişkili olan kazanımlar yoğunluktadır. Hatırlama, karar verme, genelleme ve doğrulama alt boyutları ile ilişkili kazanım(lar) hiçbir sınıf düzeyinde ve paralel olarak öğrenme alanında yer almamaktadır