İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Bilinçli-Farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş: Türkiye Uyarlama Çalışması (BFÖÖ-Y)
Bu araştırmanın amacı, Cayoun, Francis, Kasselis ve Skilbeck (2012) tarafından geliştirilen “Bilinçli-Farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş”i (Mindfulness-Based Self Efficacy Scale-Revised; MSES-R) Türkçe’ye uyarlayarak geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. Özgün ölçek İngilizce’dir ve altı boyutta toplam 22 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ölçme aracıdır. Uyarlama çalışması için ölçek maddeleri öncelikle iki İngilizce uzmanı tarafından geri çeviri yöntemiyle Türkçe’ye çevrilmiş ve sonrasında bu çevirinin uygunluğunu, anlam bütünlüğünü ve dil geçerliğini sağlamak için psikolojik danışma, psikoloji, ölçme değerlendirme ve sınıf öğretmenliği alanlarında bilgili dört uzmanın görüşleri alınarak dil geçerliği sağlanmıştır. Son hali verilen Türkçe form 2 farklı devlet okulunun 5., 6. ve 7. sınıflarında okuyan 713 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğine ilişkin doğrulayıcı faktör analizinden elde edilen bulgular, orijinal çalışmada açımlayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen altı faktörlü yapıyı destekler niteliktedir. Ölçeğin alt boyutları: Duygu Düzenleme (Emotion Regulation), Duygusal Denge (Equanimity), Sosyal Beceriler (Social Skills), Sıkıntı Tahammülü (Distress Tolerance), Sorumluluk Alma (Taking Responsibility), ve Kişilerarası Etkenlik (Interpersonal Effectiveness)’tir. Tüm ölçek (.72) ve ölçeğin Duygu Düzenleme (.73), Duygusal Denge (.68), Sosyal Beceriler (.65), Sıkıntı Tahammülü ( .62), Sorumluluk Alma ( .61) ve Kişilerarası Etkenlik ( .65) alt boyutları için Cronbach Alfa içtutarlık katsayıları her bir alt boyutta yer alan düşük madde sayısı göz önüne alındığında kabul edilebilir seviyededir. Ayırt edici geçerlik analizleri kız ve erkeklerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik ortalama puanları arasında anlamlı bir fark olmadığını gösterirken sınıf düzeyi açısından anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Yapılan analizlerin sonuçları, Türkçe’ye uyarlama çalışması gerçekleştirilen bu ölçeğin öğrencilerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Sonuçların kuramsal ve yöntemsel uygulamaları tartışılmıştır
Öğretmen Ve Öğrenci Görüşleriyle Taşımalı Eğitim Uygulaması Değerlendirilmesi: Bozova İlçesi Örneği
ÖZ. Bu araştırma öğretmen, öğrenci görüşleriyle taşımalı eğitim uygulamasını değerlendirmeyi ve bu uygulamanın etkililiğinin artması için gerekli önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır. Çalışmadan elde edilen bulguların taşımalı ilköğretim okullarında karşılaşılan sorunları tespit ederek alan yazına katkı getirmesi düşünülmektedir. Nitel ve nicel verilerin bir arada ele alındığı keşfedici desen kullanılan araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yapılandırılmış görüşme formu ve “Taşımalı İlköğretim Uygulaması Öğretmen Anketi”, “Taşımalı İlköğretim Uygulaması Öğrenci Anketi” kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa ili Bozova ilçesinde bulunan ikili eğitim veren altı taşımalı ilköğretim okulu oluşturmaktadır. Anket verileri 526 öğrenci ve 60 öğretmenden; yapılandırılmış görüşme verileri ise 13 öğretmen, 24 öğrenciden elde edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin büyük çoğunluğu taşımalı ilköğretim uygulaması olmasaydı eğitimlerine devam edemeyeceklerini belirterek genel olarak taşımalı eğitimden memnun olduklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler ise taşımalı eğitim uygulamasının fırsat eşitliğini sağladığını, kız çocuklarının okula kazandırılmasında büyük rol oynadığını düşünseler de taşımalı eğitim uygulamasını uygulamada yaşadıkları sorunlara bağlı olarak yeniden ele alınması gerektiğini belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra öğrencilerin ve öğretmenlerin taşımalı eğitim uygulaması, taşıma merkezi okul, veliler, servis aracı ve servis sürücüsü konu başlıkları altında ise bazı sorunlar yaşadıkları görülmüştür. Ayrıca öğrenciler arkadaşlık ilişkileri; öğretmenler ise rehberlik görevi ile ilgili sıkıntılar yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Taşımalı Eğitim, İkili Eğitim, Değerlendirme, Merkez Oku
Sayma İlkeleri Testi'nin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Bu araştırma, Sayma İlkeleri Testi’nin geçerlik güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla planlanmıştır. Araştırma, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Smith (2010) tarafından güncelleştirilerek bir araya getirilen Erken Çocukluk Matematik Becerileri, Sayı Kavramı ve Sayı Hissi Testi’nin alt testlerinden olan Sayma İlkeleri Testi’nin Türkçeye uyarlama çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulaması, Kırklareli Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı resmi bir bağımsız anaokulunda eğitim alan 54-72 aylık 133 çocuğun katılımıyla gerçekleşmiştir. Çocukların ortalama olarak testte yer alan soruların yaklaşık %71’ini doğru cevaplandırdıkları tespit edilmiştir. Teste ilişkin hesaplanan ortalama güçlük (p) indeksi (0,71) ile de ortalamadan daha kolay olduğu belirlenmiştir. Ayrıca tüm alt testlerinin sayma kavramını açıklamak üzere oluşturulan yollara ilişkin hesaplanan t değerlerinin tamamının anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Sayma İlkeleri Testi’nin regresyon katsayıları incelendiğinde; testi en çok açıklayan alt testin birebir eşleme ilkesi testi (R2=0,53); daha sonra sabit sıra ilkesi testi (R2=0,47); kardinal sayı ilkesi testi (R2=0,33) ve sıranın önemsizliği-soyutlama ilkesi testi (R2=0,28) olduğu görülmektedir. Sayma İlkeleri Testi'nin güvenirlik düzeyini saptamak amacıyla iki kategorili verilerde hesaplanan ve testteki maddelerin iç tutarlılığının ölçüsünü veren KR-20 katsayısı hesaplanmıştır. Testin uyarlama sürecinde çocuklardan elde edilen cevaplar sonucunda hesaplanan KR-20 katsayısı 0,63 olarak bulunduğundan, Sayma İlkeleri Testi’nin geçerli ve güvenilir bir test olduğu görülmüştür
Farklı Branş Öğretmenlerinin Akademik İyimserlikleri ile Mesleki Benlik Saygılarının İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı farklı branş öğretmenlerinin akademik iyimserlik ve mesleki benlik saygılarının incelenmesidir. Araştırma verileri Akademik İyimserlik Ölçeği ve Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Kocaeli Merkez ve ilçelerinde bulunan toplam 16 ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında çalışan 303 öğretmenden oluşmaktadır. Verilerin analizinde değişkenlere bağlı olarak t-testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey testi ve korelasyon teknikleri kullanılmıştır
Edmonds Öğrenme Stilleri Belirleme Ölçeğinin Türkçeye Uyarlama Çalışması
Bu araştırmanın amacı, Reinert (1976) tarafından geliştirilen Edmonds Öğrenme Stilleri Belirleme Ölçeğinin Türkçe’ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasıdır. Tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmanın örneklem grubu, Karabük Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda A2 düzeyinde öğrenim gören 356 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Geçerlik çalışmaları kapsamında öncelikle bir uzman grubu tarafından ölçeğin Türkçe’ye çevirisi gerçekleştirilmiş, bu çeviri ile orijinal ölçek maddeleri karşılaştırılarak dilsel eşdeğerlik sağlanmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda gerçekleştirilen kapsam geçerliği çalışmalarının sonucuna göre ölçekte yer alan tüm maddeler için elde edilen kapsam geçerliği indeks (KGİ) değerlerinin ≥ 0.80 olduğu hesaplanmış ve ölçeğin kapsam geçerliğini sağlandığı görülmüştür. Geçerlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından ölçeğin iç tutarlık güvenirlik katsayıları incelenmiştir. Dilsel eşdeğerliği sağlanan nihai formun uygulanmasının ardından elde edilen verilere göre ölçeğin iç tutarlık güvenirlik katsayısı 0.81 olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, Türkçe’ye uyarlanan 50 maddeden oluşan Edmonds Öğrenme Stilleri Belirleme Ölçeğinin Türkiye’de yükseköğretim kurumlarında uygulanabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu kanıtlanmıştır
Hayat Bilgisi Öğretimi Tutum Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının hayat bilgisi öğretimine yönelik tutumlarını belirleyebilecek bir ölçme aracı geliştirmek amaçlanmıştır. Ölçme aracının geliştirilmesi için sistematik bir yaklaşımdan faydalanılmıştır. İlk olarak literatür desteği ve uzman görüşüne başvurularak madde havuzu oluşturulmuş, daha sonra oluşturulan maddeler daha büyük bir uzman grubuna sunularak forma son hali verilmiştir. Oluşturulan form açımlayıcı faktör analizi için 434 öğretmen adayına uygulanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda oluşan yapı 250 sınıf öğretmeninden oluşan örneklem ile doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin 24 madde ve 3 alt boyuttan oluştuğu (sevme, değer verme, önemseme) belirlenmiştir. Ölçeğin tamamı için iç tutarlık katsayısı .93; Sperman Brown iki yarı güvenirliği .81 olarak hesaplamıştır. Alt boyutlar için iç tutarlık katsayıları .86 ile .89 arasında; Sperman Brown iki yarı güvenirlik katsayıları ise .84 ile .87 arasında değişmektedir. Elde edilen yapının geçerliğini test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve ölçeğin üç faktörlü yapısı doğrulanmıştır. Geçerlik ve güvenirliğe ilişkin bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen ölçeğin hayat bilgisi öğretimine yönelik tutumların belirlenmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.
Disiplinler Arası Modelleme Problemi Yoluyla Kavram Öğretimi: Enerji Tasarrufu Problemi
Bu çalışmanın temel amacı öğrencilerin model geliştirme süreçlerini ve bir disiplinler arası modelleme problemi ile bazı fen ve matematik terimlerini öğrenmelerin görmektir. Bu amaçla, araştırmacılar Fen öğretmeni ile birlikte çalışarak disiplinler arası bir modelleme problemi olan "Enerji Tasarrufu Problemi" geliştirdiler. Geliştirilen bu problem, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinde bir il merkezinde bulunan bir okulda 3-4 kişilik gruplar halinde 7. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Disiplinler arası problem çözme sürecinde, öğrenciler fenle ilgili bazı kavramları öğrendiler ve bu kavramları birbirleriyle ilişkilendirdikten sonra gelecekteki modellerinde hangi faktörleri dahil edeceklerini ve nasıl ölçeceklerini tartıştılar. Öğrencilerin modellerinin birbirlerinden farklı olmasında öğrencilerin ilk defa böyle bir problemle karşılaşmış olmaları, gruplar içindeki farklı düşünme biçimleri ve modelleme problemlerinin doğası gereği karmaşık olması etkili olmuştur
Matematik Öğrenme Güçlüğünü Tanılamada Yeni Bir Model Önerisi: Çoklu Süzgeç Modeli
Matematik öğrenme güçlüğü (MÖG) bireyin aritmetiksel becerileri edinim yetilerinde yetersizliklere sahip olduğu özgül bir öğrenme güçlüğüdür. MÖG’ün tanımı, nedenleri ve yaygınlık oranları üzerinde tartışmalar devam etmektedir. Ayrıca MÖG’ün tanılanmasında halen üzerinde hemfikir olunan bir yöntem mevcut değildir. Bu çalışmada MÖG tanılama yöntemlerinin güçlü ve zayıf yönleri incelenmiş ve MÖG’e dair yapılan tanımlar irdelenerek MÖG yaşayan öğrenciler için kapsayıcı ve dışlayıcı kriterler ışığında Çoklu Süzgeç Modeli (ÇSM) tasarlanmıştır. ÇSM’de öğretmen görüşü, diskalkuli ön değerlendirme testi, diskalkuli tarama aracı, öğrenci tanıma formu ve zeka testi birer süzgeç olarak kullanılmıştır. Modelin uygulaması yapılarak MÖG yaşayan üç öğrenci belirlenmiştir. Yapılan çalışma MÖG yaşayan öğrencilerin belirlenmesinde ÇSM kullanımı sağlam sonuçlar elde edilebileceğine işaret etmektedir
Öğretmen Adaylarının Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılıklarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırma öğretmen adaylarının çevre bilinci ve çevresel duyarlılıklarını bazı değişkenler açısından incelemiştir. Araştırmaya 7 farklı branşta öğretmen adayı katılmıştır. Bunlar ortaöğretim Biyoloji, Fizik, Kimya, Sosyoloji, Coğrafya, Tarih ve İlköğretim Fen Bilgisi öğretmen adaylarıdır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yeşilyurt, Gül ve Demir (2013) tarafından ortaöğretim Biyoloji öğretmen adayları için geliştirilen “Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılık” ölçeği kullanılmıştır. Araştırma toplam 242 öğretmen adayının verileri ile yürütülmüştür. Araştırma sonucu öğretmen adaylarının Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılıklarının branşları ve cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ancak ölçeğin Çevresel Duyarlılık boyutunda branşlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Literatür bağlamında tartışma ve öneriler ile araştırma sonlandırılmıştır.
Öğretmenlerin Sosyal Beceri Öğretimine Yönelik Bilgi Düzeyleri ile Öğrencilerin Sosyal Becerileri Arasındaki İlişki
Bu araştırmada, sınıfında özel gereksinimli öğrenci bulunan öğretmenlerin sosyal beceri öğretimine yönelik bilgi düzeyleri ile öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, sınıfında özel gereksinimli öğrenci bulunan 40 sınıf öğretmeni ile bu öğretmenler tarafından sosyal beceri düzeyleri değerlendirilen 40 özel gereksinimli öğrenci ve 40 normal gelişim gösteren öğrenci katılmıştır. Araştırmanın verileri Sazak-Pınar (2009) tarafından geliştirilen Sosyal Beceri Öğretimi Bilgi Testi, Gresham ve Elliot (1990) tarafından geliştirilip Sucuoğlu ve Özokçu (2005) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Sosyal Beceri Dereceleme Sistemi’nin Sosyal Beceri Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışma sonunda öğretmenlerin sosyal beceri öğretimi bilgi düzeyleri ile özel gereksinimli öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasında orta düzeyde, normal gelişim gösteren öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasında ise yüksek düzeyde bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir