İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Mizahla Başa Çıkma ve İyilik Hali: Psikolojik Sağlamlık ve İyimserliğin Aracılık Rolünün İncelenmesi
Bu çalışmada psikolojik sağlamlık ile iyimserliğin mizahla başa çıkma ve iyilik hali ilişkisinde aracılık rolünün olup olmadığı incelenmiştir. Çalışma 351 (201 kadın, 150 erkek; Yaşort = 20.26±1.75) üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar Mizah Yoluyla Başa Çıkma Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Yaşam Yönelimi Testi-R’ni doldurmuşlardır. Veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi ve Bootstrapping İşlemiyle analiz edilmiştir. Yapısal model sonucunda; mizahla başa çıkmanın iyilik halini doğrudan değil, psikolojik sağlamlık ile iyimserliğin tam aracılığıyla yordadığı saptanmıştır. Bootstrapping işlemi de psikolojik sağlamlık ile iyimserliğin mizahla başa çıkma ve iyilik hali ilişkisinde tam aracı olduğu dolaylı yolun anlamlı olduğunu desteklemiştir. Olası açıklamalar ile çalışmanın doğurguları ve sınırlıkları tartışılmıştır
Sayı ve İşlemlerle İlgili Eğitim Materyallerinin Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Matematik Becerisine Etkisi
Araştırmanın amacı sayı ve işlemler ile ilgili eğitim materyallerinin okul öncesi dönem çocuklarının matematik becerisine etkisini incelemektir. Araştırmada karma bir desen kullanılmıştır. Nicel veri toplama ve değerlendirmelerin yanı sıra nitel veri toplama süreci de araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Araştırma deseni olarak çocukların matematik becerilerini geliştirmeyi hedefleyen sayı ve işlemler ilgili eğitim materyallerinin etkisinin incelenmesi için yarı deneysel araştırma deseni tercih edilmiştir. Araştırma bir deney iki kontrol grubu bulunmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu Eskişehir ili MEB bağlı bağımsız anaokulları içerisinden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen okullardan tesadüfi örnekleme yöntemiyle 60-72 ay grubu okul öncesi eğitimi gören çocuklar oluşturmuştur. Deney grubunda 17 çocuk, kontrol grubunda 19 ve ikinci kontrol grubunda 17 olmak üzere toplam 53 çocuk araştırmaya dahil edilmiştir. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak TEMA-3 Erken Matematik Yeteneği Testi kullanılmıştır. Ayrıca çocuklarda meydana gelen gelişimleri tespit edebilmek amacı ile gözlem ve video kayıt yöntemleri ile veriler toplanmıştır. Araştırma sürecinde sayı ve işlemler ile ilgili eğitim materyalleri öğretmen ve araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Uygulama sürecinde çocukların dört hafta boyunca haftada iki saat sayı ve işlemleri içeren eğitim materyalleri ile öğretmen müdahalesi olmadan oynamaları sağlanmıştır. Araştırmanın nicel verileri için 2x3 karma ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubunda yer alan çocukların lehine anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur. Nitel verilerin analiz sonuçlarına göre çocukların matematiği anlamasında yetişkin rehberliğinin etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca, çocukların akıl yürütme stratejilerinin birbirlerinden farklı olduğu da gözlenmiştir. Eğitim materyallerinin kullanımı sırasında çocukların birbirlerini izleyerek de öğrendikleri sonucu ortaya çıkmıştır
Okulöncesi Eğitimde Çocuğu Olan Kadınların “Kadın” İmgele-rinin Sanat Terapi ve Yaratıcı Drama Teknikleri ile İncelen-mesi
Bu çalışma okulöncesi eğitimde çocukları olan kadınların kadın imgelerinin sanat terapi ve yaratıcı drama yoluyla incelenmesini ve kadınlara farkındalık kazandırılmasını amaçlamaktadır. Araştırma da nitel yöntemler kullanılmıştır
İlkokul-Ortaokul Öğrencileri ve Velilerin Ev Ödevlerine Yönelik Görüşleri
ÖZ. Bu araştırmanın amacı ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin ve velilerinin ev ödevleri ile ilgili görüşlerini ve veli görüşlerine göre ev ödevleri ile ilgili karşılaşılan sorunları incelemektir. Bu çerçevede öğrencilere ve velilere ev ödevleri ile ilgili soruların yöneltildiği soru formları dağıtılmış ve veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 eğitim öğretim yılı güz yarı yılı döneminde Denizli il merkezindeki ilk ve ortaokullarda öğrenim gören toplam 621 ilkokul ve ortaokul öğrencisi ve onların velileri (N=279) oluşturmaktadır. Sonuçlar hem ilkokul hem de ortaokul öğrencilerinin hoşlandıkları ev ödevi türünün etkinlik temelli (proje, tasarım..vb.) ödevler olduğunu, çok zaman alan, yazı yazma ve okuma gibi ödevlerden hoşlanmadığını göstermektedir. İlkokul öğrencileri en çok matematik dersi ödevini yapmaktan hoşlanırken, ortaokul öğrencileri fen ve teknoloji dersinin ödevlerinden hoşlandıklarını ifade etmişlerdir. Öğrenciler hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları ödevleri duygusal nedenlere (sevme/sevmeme, sıkıcı/eğlenceli, öğretmen ile ilgili duygular, kendini yeterli/yetersiz hissetme) bağlamayı tercih etmiştir. Velilere göre ödevlerin verilme amacı tekrar ve pratiktir. Veliler ilkokul öğrencileri açısından en sık karşılaştıkları sorunu öğrencinin ödevi yapmak istememesi olarak ifade ederken, ortaokul öğrencileri açısından en sık karşılaşılan sorun verilen ödevin öğrenciler tarafından anlaşılamaması olmuştur. Bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışılmıştır.
İlköğretim Öğrencilerinin Standart Türkçedeki Ünsüzleri Sesletimleri ile İlgili Bir İnceleme
Bu çalışmada sözlü iletişim en küçük birimleri olan sesler (ünsüzler) incelenmiştir. Muş il merkezinde yaşayan ve 7 yaş 6 ay ile 10 yaş 6 ay arasında olan çocukların Türkçedeki ünsüzleri sesletim becerileri analiz edilmiştir. Analizler yapılmadan önce çocuklara yazarlar tarafından Ankara Artikülasyon Testi uygulanmıştır. Çocukların bu teste verdikleri yanıtlar onlar için hazırlanan cevap anahtarlarına kaydedilip elde edilen verilerin analizi SPSS 15 (Statistical Package for the Social Sciences) programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde betimleyici istatistik yöntemlerden yararlanılmış, sorulara verilen yanıtlar frekans ve yüzdesel olarak tablolara aktarılmıştır. Bulgular bölümünde yapılan analizler sonucunda yaş ve cinsiyetin sesletimde önemli değişkenler olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise kız ve erkeklerin sesleri telaffuz etme becerilerinin yaşa bağlı olarak değişmesidir. Aynı şekilde çalışmaya katılan bütün çocukların ünsüzleri pozisyona bağlı olarak farklı telaffuz ettikleri veya telaffuz edemedikleri belirlenmiştir. Bazı seslerin çoğu yaş grubunda kız ve erkek çocukları tarafından doğru ve başarılı şekilde telaffuz edildiği sonucuna varılmıştır.
Fen Bilgisi ve İlköğretim Matematik Öğretmenlerinin Disiplinlerarası Yaklaşıma Yönelik Görüşlerinin Belirlenmesi
Yapılan araştırmanın amacı fen bilgisi ve ilköğretim matematik öğretmenlerinin disiplinlerarası yaklaşıma yönelik görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni ile gerçekleştirilen araştırmanın örnekleminin belirlenmesinde, ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış ve farklı özelliklerdeki şehir ve okullarda görev yapan, farklı deneyim süresi geçirmiş sekiz fen bilgisi ile sekiz ilköğretim matematik öğretmeni olmak üzere toplam on altı öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmada iç geçerliği ve güvenirliği sağlayan üçgenleme tekniğine başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin “disiplinlerarası yaklaşıma yönelik tanımlar, bilgiler, dikkat edilen unsurlar, ilişkilendirilen dersler ve konular, diğer branş öğretmenleriyle işbirliği, yaklaşımın yararları ve sınırlılıkları ile yaklaşıma yönelik öneriler” temaları altında görüş belirttikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda mevcut uygulama ve gelecek araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Sözcükler. Disiplinlerarası Yaklaşım, Fen Bilgisi Öğretmenleri, İlköğretim Matematik Öğretmenler
Sınıf Öğretmenlerinin Mesleki Görevlerine Yönelik Ders Dışı Zaman Kullanımları
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin mesleki görevlerine yönelik ders dışı zaman kullanımlarının belirlenmesidir. Araştırma, tarama modelinde olup araştırma sürecinde nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla 2 bölümden oluşan anket hazırlanmıştır. Anketin I. bölümünü “Öğretmenlerin Demografik Özellikleri”, II. bölümünü araştırmacı tarafından geliştirilen “Mesleki Görevlere Yönelik Zaman Kullanımı ölçeği oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma evrenini Karabük İlindeki devlet ilkokullarında çalışan 517 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nicel verilerin toplanmasında evrenin tamamına ulaşılması düşünüldüğünden örneklem alınmamıştır. 414 anket ile asıl uygulama analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları şu şekildedir: Öğretmenlerin mesleki görevlerine yönelik “Genel Zaman Kullanımı” orta düzeydedir. Öğretmenler mesleki görevlerine yönelik en fazla zamanı: “Öğretme ve öğretime hazırlık” görevi için en az zamanı ise “sosyal etkinlikler ve rehberlik” görevi için harcamaktadırlar. Öğretmenler mesleki faaliyetler arasında en az zamanı “Öğrenci Kulübü ve Toplum Hizmetine ilişkin çalışmalara (Hazırlıklar, faaliyetleri yapma vb.)” en fazla zamanı ise “Materyal ve etkinlik kağıtlarını hazırlama, çoğaltma vb. hazırlıklar (BEP olan öğrenciler için yapılan hazırlıklar dahil)” için ayırmaktadır
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Vatanseverlik Değerinin Kazandırılmasına Yönelik Görüşleri
Sosyal Bilgiler dersi, ilkokul ve ortaokul düzeyinde çocuklara değerler eğitiminin verildiği derslerden biridir. Vatanseverlik değeri de, Sosyal Bilgiler dersinde kazandırılması gereken değerlerdendir. Bu çalışma, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik değerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Kastamonu il merkezinde görev yapan 28 Sosyal Bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler Sosyal Bilgiler öğretmenleri ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar şunlardır: Sosyal Bilgiler öğretmenleri vatanseverlik değerini en çok İnsanlar, Yerler ve Çevreler öğrenme alanı 7. sınıf Ülkemizde Nüfus ünitesinde verildiğini, vatanseverlik değerini kazandırırken en fazla gösteri yöntemini kullandıklarını belirtmişlerdir. Sosyal Bilgiler ve vatanseverlik arasındaki ilişkiyi Sosyal Bilgiler dersinin iyi insan yetiştirme ve Sosyal Bilgiler dersinin tanıtma amacının olması ve bu dersin içeriğinin vatanseverlik değeri ile ilgili olması ile açıklamışlardır. Sosyal Bilgiler öğretmenleri vatanseverliği, vatanını ve milletini sevmek olarak düşünmektedirler. Vatanseverlik değerinin önemini, toplumsal düzeni ve devamlılığı sağlamak, bilinçli bireyler yetiştirmek ve ülkemizin gelişmesini sağlamak şeklinde ifade etmektedirler.
Farklı Geçmiş Yaşantılardan Gelen Çocukların Mutluluk ve Gelecek ile İlgili Görüşleri
Araştırmanın amacı, sokakta çalışan çocuklar ile farklı ekonomik düzeye (orta ve yüksek) sahip çocukların kendi duygu durumlarına, yaşamlarına ve geleceğe dair bakış açılarını belirlemek ve öğretmen adaylarının araştırma sürecinde sokakta çalışan çocuklara ilişkin düşüncelerini incelemektir. Araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 9-15 yaş aralığında toplam 70 çocuk ve 6 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler, görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiş ve verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, her iki çocuk grubunun da eğlenceli etkinlikler yapmayı, hediye/refah içerisinde olmayı mutluluk kaynağı olarak ifade ettikleri görülmüştür. Sokakta çalışan çocukların okula gitme isteklerini diğer gruptaki çocuklara nazaran daha çok dile getirdikleri tespit edilmiştir. Bir başka farklılık olarak farklı ekonomik düzeye sahip çocukların sokakta çalışan çocuklara nazaran yeteneklerinin daha çok farkında oldukları ve bunları daha çok dile getirdikleri görülmüştür. Ayrıca öğretmen adaylarından edinilen bulgular incelendiğinde, çalışmaya başlamadan önce sokakta çalışan çocuklara yönelik önyargıları, korkuları olduğu ancak çalışma sonunda çocukların yaklaşımları ile bu önyargı ve korkulardan uzaklaştıkları görülmüştür.
Dijital Öykülemenin Okul Öncesi Çocukların Sosyal-Duygusal Davranışlarına Etkisi
Bu çalışmada, okul öncesi çocukların sözlü ve sözsüz etkileşimlerine ve anlatım özelliklerine dayalı sosyal-duygusal öğrenme davranışlarının, dijital öyküleme etkinlikleri aracılığıyla nasıl bir değişim gösterdiği incelenmiştir. Çalışma, sistematik gözleme dayalı olarak çocuk davranışlarının değişimi ve gelişimiyle ilgili nitel verilerin elde edildiği boylamsal bir araştırmadır. Çalışma grubunu, dört uygulama anaokulunda gerçekleştirilen ve her biri ortalama 15 ders oturumu süren üç dijital öyküleme projesine katılan 48-60 aylık toplam 55 çocuk oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve çocukların sosyal-duygusal öğrenme davranışlarının kaydedildiği gözlem gridiyle ve öğretmenlerin açıklama ve anekdot kayıtlarıyla elde edilmiştir. Veriler, betimsel ve grafiksel tekniklerle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda dijital öykülemenin, çocukların sosyal-duygusal öğrenme davranışlarına önemli katkılar getirdiği sonucuna ulaşılmıştır