İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Matematikte Akran Öğretimi Sırasında Öğretici Görevi Üstlenen Öğrencilerde Üstbiliş
ABSTRACT: The aim of this study is to examine metacognitive skills of students who volunteered for teaching mathematical problems to their peers during peer tutoring sessions. In this regard, data were collected through video-recorded peer tutoring sessions of seventh grade students and interviews with them. In data analysis, six metacognitive components are considered: declarative knowledge, procedural knowledge and conditional knowledge under metacognitive knowledge and planning, monitoring and evaluation under metacognitive regulation. According to results it is observed that volunteer tutor students used metacognition during peer tutoring sessions starting from the preparation to the end of the task. The interviews uncovered metacognitive functioning of the tutors through the strategies they used. Besides, it is seen that metacognitive knowledge and regulation the tutors used are interrelated with and overlapping each other.Keywords: Metacognition, metacognitive knowledge, metacognitive regulation, peer tutoring, teaching mathematicsBu çalışmanın amacı matematik dersindeki akran öğretimi etkinliğinde öğretici olarak görev almak isteyen öğrencilerin üstbilişlerini incelemektir. Bu bağlamda dört yedinci sınıf öğrencisinin akran öğretimi etkinliği video kayıt altına alınarak izlenmiş; aktivite sonunda da performanslarıyla ilgili birebir görüşme yapılmıştır. Öğretici öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler üst bilişsel beceri ve üstbilşsel bilgi bileşenlere göre incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre gönüllü olarak öğretmeyi seçen öğrenciler etkinliklerin planlama aşamasından sonuna kadar üstbilişsel bilgi ve becerilerini ortaya koymuşlardır. Görüşme notları öğretici görevi üstelenen öğrencilerin üstbiliş seviyesindeki etkinlik ve stratejilerini göstermiştir. Bunun yanında üstbilişsel bilgi ve becerilerin birbirini destekleyerek uyumlu bir şekilde bilişsel aktivitelerde rol oynadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler. Üstbilişsel Beceri, Üstbilişsel Bilgi, Üstbiliş, Akran Öğretimi, Matematik Eğitimi
Sınıf Öğretmenlerinin Mesleki Bağlılık, İşten Ayrılma Niyeti ve Bazı Sosyo- Demografik Özelliklerinin Örgütsel Bağlılığı Yordama Düzeylerinin İncelenmesi Predictors of Primary School Teachers’ Organizational Commitment and Detecting Teachers’ Organization
ÖZ. Bu çalışma da sınıf öğretmenlerinin örgütsel bağlılık, mesleki bağlılık ve işten ayrılma niyetlerinin hangi düzeyde olduğunu; öğretmenlerin mesleki bağlılık, işten ayrılma niyeti ve bazı sosyo-demografık özelliklerinden hangilerinin örgütsel bağlılıklarını daha iyi bir yordadığının ortaya çıkarılması amaçlamıştır. Nicel, ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmada verilerin analizinde betimsel istatistikler, korelâsyon analizi ve çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Şanlıurfa merkez ilçesinde çalışan 712 sınıf öğretmeninden elde edilen veriler üzerinde yapılan analizler sonucunda; sınıf öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının alt boyutu olan duygusal bağlılıkları orta düzeyde, devam ve normatif bağlılıkları düşük düzeydedir. Öğretmenlerin mesleki bağlılıkları ve işten ayrılma niyetleri ise düşük düzeyde çıkmıştır. Bununla birlikte sınıf öğretmenlerinin duygusal bağlılıklarını en iyi şekilde yordayan değişkenler; öğretmenlerin mesleki bağlılıkları ve hizmet yıllarıdır. Öğretmenlerin devam bağlılıklarını en iyi şekilde yordayan değişken işten ayrılma niyetleridir. Normatif bağlılıklarını en iyi şekilde yordayan değişken ise öğretmenlerin işten ayrılma niyetleri ve cinsiyetleridir. Bu sonuçlar doğrultusunda öğretmenlerin kurumlarına ve mesleklerine bağlılıklarını arttırıcı; özlük haklarında, çalışma ortamlarında iyileştirme, kariyer olanaklarının sağlanması gibi çalışmaların yapılması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: sınıf öğretmeni, örgütsel bağlılık, mesleki bağlılık, işten ayrılma niyeti, yordamak. ABSTRACT. The goal of this research is twofold. Firstly, describing primary school teachers' organizatinal commitment, occupational commitment and intent to leave levels than the second part is detecting teachers' predictors of organizational commitment. For this goals we questionnaired 712 primary school teacher in Şanlıurfa province in 2011-2012 education year. In order to meausurin gteachers' organizational commitment levels; Meyer, AllenandSmith's (1993) Organizational Commitment Scale, for ocupationoal commitment Blau 's (1985a) Occupational Commitment Scale and for intent to leave Cammann et al.'s (1979) Intent to Leave Scale(in the Michigan Organizational Assessment Questionnaire) were used.The results indicated that primary schoolt eachers' affective commitment is at the middle level, continuance commitment and normative commitment are at the low level. However teachers' occupational commitment and inten to leave are at the low level, too. At the same time we found that occupational commitment and seniority are the best predictors of affective commitment; only intent to leave is the best predictor of continuance commitment; occupational commitment, intent to leave and gender are the best predictors of normative commitment.Keywords: K12_teachers, organizational commitment, occupational commitment, intent to leave, predicting
İlkokul Öğrencilerinin Meslek Seçimlerine Yönelik Tutumlarında Toplumsal Cinsiyetin Etkisi
Araştırmanın temel amacı ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin mesleklere yönelik tutumlarında toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının etkisini belirlemektir. Bu amaçla Türkiye tarihinde önemli 4 bilim insanının (Dilhan Eryurt, Kamile Şevki Mutlu, Nermin Abadan Unat, Remziye Hisar) hayat hikâyelerini içeren çizgi filmler ve çalışma yaprakları hazırlanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan 4. Sınıf öğretmenlerine toplumsal cinsiyet, mesleki rehberlik, meslek seçiminde toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının etkisi, eğitimde film kullanımı konularında eğitimler verilmiştir. Çalışma sınıf öğretmenleri aracılığı ile gerçekleştirilmiş, öğrencilerden çizgi filmleri izlemeden önce ve izledikten sonra “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimlerine Yönelik Tutum Ölçeği”ni doldurmaları istenmiştir. Verilerin analizi SPSS 22 programı ile yapılmış, ilişkisiz ölçümler için t testi ve iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır
Eğitim Örgütlerinde Örgüt Kültürü Ve Öğretmen Liderliği: Lider-Üye Etkileşiminin Aracılık Rolü
Bu çalışmanın amacı, öğretmen algıları doğrultusunda; ilkokul ve ortaokullardaki örgüt kültürü ile lider-üye etkileşim düzeylerinin öğretmen liderliği sürecini etkilediği şeklinde oluşturulan teorik çerçevenin yapısal eşitlik modeli kapsamında test edilmesidir. Çalışmada, örgüt kültürü ve lider-üye etkileşimi bağımsız değişken, öğretmen liderliği bağımlı değişken olarak ele alınmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan ilk ve ortaokullarda görev yapan 502 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, Glaser, Zamanou ve Hacker (1987) tarafından geliştirilen “Örgüt Kültürü Ölçeği”, Beycioğlu (2009) tarafından geliştirilen “Öğretmen Liderliği Ölçeği” Liden ve Maslyn (1998) tarafından geliştirilen “Lider-Üye Etkileşimi Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli analizi ile birlikte, regresyon ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular: Örgüt kültürü ile öğretmen liderliği ve lider-üye etkileşimi arasında yüksek düzeyde; lider-üye etkileşimi ile öğretmen liderliği arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Örgüt kültürü hem öğretmen liderliğinin hem de lider-üye etkileşiminin anlamlı bir yordayıcısıdır. Öğretmenlerin lider-üye etkileşimi algılarının örgüt kültürü ve öğretmen liderliği arasındaki ilişkide kısmi ara yordayıcı olduğu saptanmıştır. Okul müdürlerinin okullarında öğretmen liderliğini teşvik eden ve destekleyen bir okul kültürü oluşturmaları, ilişkiye yönelik bir liderlik tarzını benimsemeleri öğretmen liderliğinin ortaya çıkmasına ve gelişimine katkı sağlaması açısından önemli görülmektedir
Sosyal Oluşturmacı Öğretimin Öğretmen Adaylarının Öğrenme ve Öğretmeye Yönelik İnançlarının ve Pratiklerinin Üzerine Etkisi: Bir Durum Çalışması
Bu çalışmada sosyal oluşturmacı öğretme yaklaşımının pedagojik formasyon eğitimine katılan öğretmen adaylarının öğrenme-öğretmeye yönelik inançlarının değişimine etkisi ve bu değişimin sınıf içi pratiklere yansıma durumları incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma perspektifinde bir durum çalışması olarak yürütülmüştür. Öğretmen adaylarının altısından görüşmeler (inanç değişimi) ve metaforlar (sınıf içi pratik değişimi) aracılığı ile nitel veriler toplanmıştır. Sosyal oluşturmacı öğretimin etkisinin inanç-pratik ilişkisini nasıl ve ne derecede etkilediğinin incelenmesi adına sosyal oluşturmacı uygulamalar 14 hafta boyunca uzman bir eğitimci tarafından yürütülmüştür. Görüşme sorularına verilen cevapların analizi, öğretmen adaylarının uygulamalar öncesi geleneksel pedagojik inançları taşıdığını, uygulamalar sonrası ise öğretmen adaylarının öğrenme-öğretmeye yönelik inançlarının (öğrenen-merkezli) ciddi ölçüde değiştiği görülmüştür. Öğretmen adaylarının sınıf içi pratiklerinin yordanması adına analiz edilen pedagojik-metaforik akıl yürütmeleri ise onların sınıf içi pratiklerinin öğretmen-merkezli olacağını, inançlarındaki değişimin pratiklerine yansımayacağını göstermiştir. Pedagojik formasyon eğitimi ve öğretmen eğitimi adına Türkiye bağlamında çeşitli pedagojik önerilerde bulunulmuştur.
Preservice Elementary School Teachers’ Opinions Related to Oral History as a Teaching Method in Social Studies
In this study, preservice elementary school teachers’ opinions regarding oral history studies as a teaching method in social studies were examined. The data were collected from 93 preservice elementary school teachers in a faculty of education at one public university. The study was carried out using a basic qualitative research. The data were collected from participants by means of a questionnaire which included closed-ended (with yes and no options) and open-ended questions. In the study, it was found that none of the preservice elementary school teachers conducted any oral history study previously, most of the preservice elementary school teachers (N=89, 95.7%) felt efficacious in having their future students conduct oral history studies in their social studies classes. Most of the preservice elementary school teachers (N=90, 96.8%) indicated that they wanted to use oral history as a teaching method in their social studies classes because of abundant benefits to the students. Moreover, they think that elementary school students may encounter some difficulties/obstacles in conducting oral history studies.Keywords: Oral history, social studies, social studies teaching methods course, preservice elementary school teacher
Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencilerinin Yalnızlık Düzeyleri ile Dinledikleri Müzik Türü Arasındaki İlişki
Bu çalışmada öncelikle Güzel Sanatlar Lisesi (GSL) öğrencilerinin yalnızlık düzeyleri ve en sık dinledikleri müzik türünün ne olduğu belirlenerek aralarındaki ilişki değerlendirilmiştir. Ayrıca, yalnızlık düzeyi ve en sık dinlenilen müzik türüne ilişkin bulgular cinsiyet, bölüm ve sınıf değişkenleri boyutunda ele alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Balıkesir Kadriye Kemal Gürel Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrenim görmekte olan 182 resim ve müzik bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak UCLA yalnızlık ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin yalnızlık düzeylerinin düşük olduğu; cinsiyet, bölüm ve sınıf düzeyinde anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğrencilerin en sık dinledikleri müzik türü Türkçe pop müzik, en az dinledikleri müzik türü ise klasik batı müziğidir. Dinlenilen müzik türü ile yalnızlık düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin dinledikleri müzik türü ile cinsiyetleri ve bölümleri arasında anlamlı farklılık bulunurken müzik türü ile sınıf düzeyi arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Elde edilen bulgular ilgili literatüre dayanarak değerlendirilmiştir
Maarif Müfettişlerinin Denetim Sistemi Hakkında Yapılan Akademik Çalışmalara İlişkin Görüşleri
ÖZ: Bu çalışmanın temel amacı, denetim sistemi ve müfettişler hakkında yapılmış olan akademik çalışmaların denetim alanına katkı sağlayıp sağlamadığı hususunun maarif müfettişlerinin görüşlerine dayalı olarak ortaya konulmasıdır. Çalışmada, nitel bir araştırma yöntemi izlenmiş olup, veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul, Tokat, Şanlıurfa, Afyon, Antalya, Hatay, Yozgat, Adana İllerinde görev yapan 46 maarif müfettişi oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda maarif müfettişlerinin müfettişler ve denetime ilişkin yapılan bilimsel çalışmaların çoğunlukla etkili olmadığı; çalışmaların teorik olduğu, alan uygulamalarını tam olarak yansıtmadığı ve hayata geçirilemediği; benzer konularda sıkça yapılan çalışmaların müfettişleri sıktığı ve ilgilerini çekmediği ve bu çalışmaların dikkatli bir şekilde doldurulmadığı; akademisyenlerin olumsuz müfettiş davranışlarına fazlaca odaklandıkları; alan tecrübesi olmayan akademisyenler tarafından yapılan çalışmaların sorunların çözümüne katkı sağlayamadığı yönünde görüş belirttikleri belirlenmiştir. Katılımcılar yapılacak olan bilimsel çalışmaların denetim alana katkı sağlaya bilmesi için müfettiş ve akademisyenlerce müşterek yapılacak araştırmaların ve karşılıklı işbirliğinin yaygınlaştırılması; görüşme ve katılımcı gözlemlere dayalı çalışmalara daha fazla yer verilmesi; Milli Eğitim Bakanlığı, müfettişler ve akademisyenler tarafından işbirliği içerisinde geniş kapsamlı çalışmalar yapılarak, çalışmaların uygulayıcılar tarafından eğitim politikası haline getirilmesi; çalışma sonuçlarının müfettişlerle paylaşılması ve geri bildirimde bulunulması; Anket ve görüşme formlarının daha nitelikli hazırlanması, yapılan anketlerdeki soruların kısa sorulardan oluşturulması ve soru sayısının fazla olmaması; alandaki gerçek sorunları yansıtan, kuramsal çalışmalardan çok uygulamaya yönelik çalışmalara yer verilmesi gerektiği yönünde önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Denetim sistemi, maarif müfettişi, akademisyenler, bilimsel çalışmalar, etkilili
Üst Bilişsel Sorgulamaya Dayalı Problem Çözme Yaklaşımının Öz-düzenleme Becerilerine Etkisinin Yarı Deneysel Bir Çalışma İle Araştırılması
Yapılan çalışmalarla bir sınıf içi öğretim yöntemi olarak sorgulamaya dayalı yaklaşımın öğrencinin aktif katılımını desteklediği, merak duygusunu uyandırdığı, motivasyonunu arttırdığı ve konuya odaklanmalarını kolaylaştırdığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın da amacı üst bilişsel sorgulamaya dayalı problem çözme yaklaşımının sınıf öğretmen adaylarının matematikte öz düzenleme becerilerine etkisi araştırmaktır. Öntest-sontest deney-kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak yapılandırılan bu çalışma İç Anadolu Bölgesi’ndeki bir devlet üniversitesinde 110 birinci sınıf öğretmeni öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda, üst bilişsel sorgulamaya dayalı problem çözme yaklaşımı uygulanırken, kontrol grubunda ise geleneksel problem çözme yaklaşımı uygulanmıştır. Ölçme aracı olarak, Motivated Strategies For Learning Questionnaire (Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği) kullanılmıştır. Verilerin analizinde Çok Değişkenli Kovaryans Analizi kullanılmıştır. Sonuçlar, üst bilişsel sorgulayıcı problem çözme yaklaşımının öğretmen adaylarının öz düzenlemeye dayalı öğrenmenin alt bileşenlerinden konu değeri, öğrenme inançlarını kontrol, üst bilişsel öz düzenleme ve çaba düzenlemesi değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğunu gösterirken, diğer alt boyutlarda anlamlı bir etki bulunamamıştır. Çalışmada elde edilen tüm bulgular değerlendirildiğinde üst bilişsel sorgulamaya dayalı problem çözme yaklaşımının öz- düzenleme becerilerinin bazı alt boyutlarında geliştirici bir yöntem olduğu söylenebilir
Çocuklarda Sınav Kaygısı Ölçeği’nin Türkçe Uyarlaması: Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması
Bu araştırmanın amacı, Wren ve Benson (2004) tarafından geliştirilen “Çocuklarda Sınav Kaygısı Ölçeği”ni (CTAS, Children’s Test Anxiety Scale) Türkçe’ye uyarlayarak geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. Özgün ölçek İngilizce’dir ve üç boyutta toplam 30 maddeden oluşan dörtlü likert tipi bir ölçüm aracıdır. Uyarlama çalışması için ölçek maddeleri Türkçe’ye çevrilmiş ve bu çevirinin uygunluğunu ve anlam bütünlüğünü sağlamak için alanlarında bilgili yedi uzmanın görüşleri alınarak dil geçerliği sağlanmıştır. Çeviri işlemleri sonrasında pilot çalışması yapılan ölçeğe son hali verilmiştir. Türkçe form 3 farklı devlet okulunun 3., 4., 5., ve 6. sınıflarında okuyan 1100 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğine ilişkin doğrulayıcı faktör analizinden elde edilen bulgular, orijinal çalışmadaki üç faktörlü yapıyı destekler niteliktedir. Ölçeğin alt boyutları: Düşünceler (Thoughts), Görev Dışı Davranışlar (Off-Task Behaviors), ve Otonom Tepkiler (Autonomic Reactions)’dir. Tüm ölçek (.88) ve ölçeğin Düşünceler (.82), Görev Dışı Davranışlar (.72), ve Otonom Tepkiler (.75) alt boyutları için Cronbach Alfa içtutarlık katsayıları yüksek seviyededir. Ayırt edici geçerlik analizleri kız ve erkeklerin sınav kaygısı ortalama puanları arasında anlamlı bir fark olmadığını gösterirken sınıf düzeyi açısından anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Yapılan analizlerin sonuçları, Türkçe’ye uyarlama çalışması gerçekleştirilen bu ölçeğin öğrencilerin sınav kaygı düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir. Ölçeğin matematik eğitiminde kullanım alanları tartışılmış ve matematik kaygısına odaklanacak gelecek araştırma çalışmaları için önerilerde bulunulmuştur