İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Öğretmenlerin Fen Kavram Öğretimleri, Kavram Yanılgılarını Saptama ve Giderme Çalışmalarının Değerlendirilmesi
Öğrencilerin eski bilgileri ile yeni bilgileri arasında bağ kurabilmeleri, ancak anlamlı öğrenmeleriyle mümkün olmaktadır Kavram öğretiminde önemli olan kavram yanılgılarının belirlenmesi ve bu yanılgıların yok edilmesi olduğundan öğrencilerin ön bilgileri belirlenmelidir. Bu çalışmada öğretmenlerin kavram öğretimi için hangi yöntemi kullandıkları, kavram yanılgılarını nasıl saptadıkları, hangi kavram yanılgıları ile karşılaştıkları ve nasıl gidermeye çalıştıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir il merkezindeki ilk ve ortaokullarda görev yapan 5 fen bilgisi ve 5 sınıf öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırma nitel bir çalışma olup betimleyici bir araştırmadır ve veri toplama aracı olarak yapılandırılmış görüşme, gözlem ve doküman analizi yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin özel öğretim yöntemlerinden bazılarını uyguladıkları ama sunuş yoluyla kavram öğretimini de kullanmaya devam ettikleri gözlemlenmiştir. Öğretmenlerin karşılaştıkları kavram yanılgıları ısı-sıcaklık, kütle-ağırlık, kuvvet-hareket, elektrik, ışık-ses, madde, hücre, solunum-fotosentez, kalıtım konuları ile ilgilidir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu yaparak yaşayarak öğrenme yolları ile kavram yanılgılarını gidermeye çalıştıklarını belirtmişlerdir
Sosyal Bilgiler Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği (SÖYÖ): Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Bu araştırmada öğrencilerin sosyal bilgiler dersi öğrenme yaklaşımlarını geçerli ve güvenilir olarak ölçmeye olanak tanıyacak bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi’nde Diyarbakır ili merkez ilçelerinde öğrenim gören toplam 388 ortaokul öğrencisinden oluşan bir çalışma grubu üzerinde yürütülmüştür. Ölçeğin kapsam ve görünüş geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuş, yapı geçerliği için Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. AFA sonucunda, toplam varyansın %39.43’ünü açıklayan, 24 madde ve iki faktörden oluşan bir yapı elde edilmiştir. Ortaya çıkan faktörler, derin öğrenme (DÖ) ve yüzeysel öğrenme (YÖ) yaklaşımı olarak adlandırılmıştır. DFA’dan elde edilen bulgular, SÖYÖ’ye ilişkin 24 madde ve iki faktörlü yapının yeterli uyum indekslerine sahip olduğunu göstermiştir. Ölçeğin güvenirliği iç tutarlılık ve test tekrar test yöntemiyle incelenmiş ve hesaplanan güvenirlik katsayılarının kabul edilebilir sınırlar içerisinde yer aldığı belirlenmiştir. Madde analizinden elde edilen bulgular, ölçekte yer alan maddelerin tamamının ayırt edici olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, ölçeğin öğrencilerin sosyal bilgiler dersi öğrenme yaklaşımlarını ölçmek amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler. Öğrenme Yaklaşımları, Sosyal Bilgiler Dersi Öğrenme Yaklaşımları, Sosyal Bilgiler Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği, Geçerlik, Güvenirli
Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin Görsel Programlama Öğretimi Deneyimleri
Hesaplamalı düşünmenin (computational thinking) her öğrencinin kazanması gereken bir “21 yüzyıl becerisi” olduğu düşüncesi bir çok ülkenin ilköğretim düzeyindeki öğretim programlarına görsel kodlama derslerinin dahil olmasını sağlamıştır. Bu araştırma da, halihazırda bilişim teknolojileri dersinde görsel programlama öğretimi yapan öğretmenlerin gözünden ilköğretimde görsel programlama öğretiminin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma karma yöntem araştırma yaklaşımıyla yürütülmüş; öğretmenlerle yüz yüze görüşmeler sonrasında bir anket geliştirilerek uygulanmıştır. Bulgular, öğretmenlerin, programlamaya giriş amacıyla birbirlerinden farklı yöntemler kullandıklarını, gerçek hayattan örnekler, oyun tasarımı ve grup çalışmalarıyla ders işlediklerini, öğrencilerin genel akademik başarı durumları ve programlamaya ilgi düzeyleri arasındaki farklılıkların önemli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca programlamanın, öğrencilerin problem çözme, mantık yürütme ve algoritma oluşturma gibi farklı alanlardaki becerilerinin, yaratıcılık ve üreticiliklerinin gelişmesine katkı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır
Pre-service English Teachers’ Perceptions of Computer Assisted Language Learning
Recently, classrooms have been equipped with highly developed technological tools; however, the training of teachers, who have the main role in teaching process, on Computer Assisted Language Learning (CALL) is ignored dramatically. Thus, the purpose of this qualitative study was to examine the perspectives of pre-service teachers of English towards CALL after taking 14-week long CALL course. The participants of the study were 69 pre-service teachers of English, whose age ranged from 21 to 28. As a result, it was found that the participants were anxious before the course; however, this anxiety changed at the end of the course and they felt more confident about CALL tools. Moreover, the semester of the course was considered very late and the participants believed that this course should have been offered at early grades of the undergraduate program. Finally, it is recommended that CALL course should be integrated into the teacher training programs in early grades if the future teachers are expected to teach 21st century students
Ortaokul Öğrencilerinin Şiddet Eğilimleri İle Okula Bağlılık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin şiddet eğilimleri ile okula bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Öğrencilerin şiddet eğilimleri ile okula bağlılık düzeylerinin cinsiyete, kardeş sayısına, sınıf düzeyine, ailenin aylık gelir düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmektedir. Araştırmada ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma modelleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 197’si kız 203’ü erkek olmak üzere toplam 400 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları Şiddet Eğilim Ölçeği ve Öğrencinin Okula Bağlılığı Ölçeğidir. Sonuçlara göre, öğrencilerin okula bağlılık düzeyleri azaldıkça şiddet eğilim düzeylerinin arttığı saptanmıştır. Bunun yanında, öğrencilerin şiddet eğilim düzeylerinin erkek öğrencilerde kız öğrencilere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Okula bağlılık düzeyleri açısından kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre okula bağlılık düzeyi daha yüksek bulunmuştur. 8. Sınıf öğrencilerinin 5,6 ve 7. Sınıf öğrencilerine göre daha şiddete eğilimli oldukları ve okula bağlılık düzeylerinin daha düşük seviyede olduğu saptanmıştır
An integration of algebraic habits of mind into classroom practice
Bringing students habits of mind specific to each discipline can be seen as an anchor that will lead them to solve the problems in their daily lives. Starting from this premise, a new subject, featuring habits of mind and how to use and improve them in educational environment seems to worth thinking on. This article describes an activity designed to integrate the components of algebraic habits of mind into the classroom practice. In this study, data were collected in three weeks and analyzed descriptive way within the analytic framework for algebraic habits of mind. As a result of classroom practice, various ways of algebraic thinking have been appeared among students, students used multiple representations, generate their solution, abstract operations and transform their relational and generalized thoughts, which have been expressed verbally at the beginning, to symbolic arguments and mathematical statements, which allow the development of the algebra. Students could acquire algebraic habits of minds by long-term classroom practices as exemplified in the activity shared in this article
Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme Yaklaşımı Rapor Formatının Öğretmen Adaylarının Başarılarına ve Fen Bilgisi Laboratuvarına Yönelik Tutumlarına Etkisi
Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme (ATBÖ) yaklaşımı laboratuvar raporu hazırlamada, geleneksel laboratuvar raporu formatından oldukça farklı bir format ortaya koymaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı ATBÖ yaklaşımına uygun laboratuvar raporu hazırlamanın öğretmen adaylarının başarılarına ve fen bilgisi laboratuvarına yönelik tutumlarına olan etkisini araştırmaktır. Kontrol gruplu ön-son test araştırma modelinin kullanıldığı çalışma ülkemizin Ege Bölgesinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinde Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı üçüncü sınıfına devam eden ve Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları-I dersini almakta olan 52 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Çalışmaya katılan öğrenciler rastgele olarak deney (1 erkek 25 bayan) ve kontrol (11 erkek 15 bayan) grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki grupta da uygulama ve deneylerin aynı geleneksel öğretim yöntemiyle yürütüldüğü laboratuvar dersinin sonunda deney grubundaki öğrenciler laboratuvar raporlarını ATBÖ rapor formatına göre, kontrol grubundakiler ise geleneksel rapor formatına göre hazırlamışlardır. Çalışma kapsamında laboratuvar dersinde işlenen konular içerisinde yer alan madde-kütle-hacim, özkütle, basit makineler, kuvvet-hareket ve basınç konularıyla ilgili olan beş konuya yer verilmiştir. Öğrencilerin başarılarının belirlenmesinde araştırmacılar tarafından geliştirilen ve 20 adet açık uçlu sorudan oluşan akademik başarı testi ile Yamak, Kavak, Canbazoğlu-Bilici, Bozkurt ve Peder (2012) tarafından geliştirilen “Fen Bilgisi Laboratuvarına Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışma sonunda elde edilen bulgular ATBÖ rapor formatının öğretmen adaylarının akademik başarılarını artırdığını göstermiştir. Bununla birlikte çalışma sonunda öğretmen adaylarının fen bilgisi laboratuvarına yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık olmadığı belirlenmiştir
Kimyasal Denge Konusunun Mikro Boyutta Anlaşılmasına Farklı Öğretim Yöntemlerinin Etkisi
Bu araştırmanın amacı, kimyasal denge konusunun öğrenci takımları başarı bölümleri (ÖTBB) yöntemi ve modeller kullanılarak mikro boyutta anlaşılmasının sağlanmasıdır. Araştırmada yarı-deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, fen bilgisi eğitimi birinci sınıfında öğrenim gören 90 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada iki deney grubu [ÖTBB yönteminin uygulandığı İşbirlikli Öğrenme Grubu (İÖG), (N= 22) ve ÖTBB yöntemi ve modellerin birlikte kullanıldığı İşbirlikli Model Grubu (İMG), (N=41)] ve bir kontrol grubu (KG) (N= 27) olmak üzere üç grupla çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kimyasal denge ile ilgili çoktan seçmeli maddenin tanecikli yapısı testi (MTYTa) ve açık uçlu maddenin tanecikli yapısı testi (MTYTb) kullanılmıştır. Uygulama aşamasına geçilmeden önce tüm gruplara MTYTa ön test olarak uygulanmıştır. Daha sonra her grup kendi yöntemine göre dersi işlemiştir. Öğrencilerin kavramsal anlamalarını belirlemek için MTYTa daki seçenekler çıkartılarak açık uçlu MTYTb testi oluşturulmuş ve tüm gruplara uygulanmış, öğrencilerin mikro boyutta çizim yapmaları istenmiştir. Ardından MTYTa çoktan seçmeli testi son test olarak tüm gruplara tekrar uygulanmıştır. Tüm gruplarda son test olarak uygulanan MTYTa ve açık uçlu olarak uygulanan MTYTb karşılaştırılmış öğrencilerin kendi çizimleriyle çoktan seçmeli test arasındaki ilişkiye bakılmıştır. MTYTa’nin ön ve son test olarak uygulanmasıyla elde edilen verilere yapılan ANOVA sonucuna göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Soru bazında yapılan değerlendirmelerde ise grupların bazı sorularda zorluk çektikleri belirlenmiştir. MTYTb’deki öğrenci çizimlerinden elde edilen bulgulara göre öğrencilerin birçok kavram yanılgısına sahip oldukları görülmüştür. Öğrencilerin kimyasal denge konusunda dengeye etki eden faktörlerden, reaksiyon oranı ile kimyasal denge sabiti arasındaki ilişki ve hacim- basınç etkisini mikro boyuta anlamada zorluk çektikleri görülmüştür
Öğretim Programlarımızda Finansal Okuryazarlık
Bu çalışmanın amacı okul programlarımızda yer alan finansal okuryazarlık öğrenme çıktılarını saptayarak öngörülen finansal okuryazarlık düzeyini ortaya koymaktır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden yönlendirilmiş içerik analizine başvurulmuştur. Araştırma verileri ilk, orta ve lise düzeyindeki 79 ders öğretim programından doküman analiziyle elde edilmiştir. Belirlenen öğrenme çıktılarının öğretim basamaklarına ve derslere dağılımı incelenmiş, Bloom Taksonomisinin yeniden düzenlenmiş haline çözümlemeleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokulda diğer basamaklara göre daha fazla finansal okuryazarlık öğrenme çıktısı yer aldığı, Sosyal Bilgiler ve Matematik derslerinin ön plana çıktığı görülmüştür. Öğrenme çıktılarında tasarruf, bütçe ve bilinçli tüketicilikle ilgili bilgilerin kavranmasının öngörüldüğü belirlenmiştir. Ön görülen öğrenme çıktılarının bireyin günlük gereksinimlerini karşılamaktan uzak olduğu görülmüştür
İlkokul Öğrencilerinin Okuma Tutumlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırmada, ilkokul öğrencilerinin okuma tutumu düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Veriler, Çakıroğlu ve Palancı (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Okuma Tutumu Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, öğrencilerin eğlence için okuma tutumlarının biraz mutsuz, akademik okuma tutumlarının ise biraz mutlu düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin eğlence için okuma ve akademik okuma tutumları cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Sınıf düzeyinde, üçüncü sınıf öğrencilerinin eğlence için okuma ve akademik okuma tutumlarının dördüncü sınıf öğrencilerine göre daha olumlu olduğu görülmektedir. Buna ek olarak, 11 yaşındaki öğrencilerin eğlence için okuma tutumlarının, 9 yaşındaki öğrencilerin de akademik okuma tutumlarının daha olumlu olduğu görülmektedir. Ayrıca, öğrencilerin eğlence için okuma ve akademik okuma tutumlarında anne eğitim durumu değişkenine göre anlamlı farklılık görülmemektedir. Baba eğitim durumuna göre ise akademik okuma tutumunda anlamlı farklılık bulunmamakla birlikte eğlence için okuma tutumlarında lise mezunu babaların lehine anlamlı farklılık görülmektedir.