İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Suriyeli Mülteci Çocukların Kültürel Uyum Sürecinde Okul Psikolojik Danışmanlarına Düşen Rol ve Sorumluluklar
Türkiye Suriye’de yaşanan iç savaş sonrası Suriyeli mültecilere en fazla ev sahipliği yapan ülkedir ve Türkiye’de bulunan Suriyelilerin çoğunun gelecekte Türkiye’de kalacakları düşünülmektedir. Bu yoğun göç deneyimi sağlık, barınma, beslenme, çalışma ve eğitim gibi temel haklar bağlamında çok boyutlu ele alınması gereken bir durumdur. Suriyeli mültecilerin büyük bir kısmını çocuklar ve ergenler oluşturmaktadır. Şu an Geçici Eğitim Merkezleri, Suriyelilerin açtıkları özel okullar ve Devlet okulları aracılıyla Suriyeli mülteci çocukların bir kısmına eğitim verilmektedir. Çocukların en temel hakkı olan eğitimden sağlıklı bir şekilde faydalanabilmeleri için başta dil problemi olmak üzere birçok konunun etkili bir şekilde ele alınması gerekmektedir. Özellikle bu çocukların okula uyum sürecinde okul psikolojik danışmanlarına ciddi rol ve sorumluluklar düşmektedir. Bu rol ve sorumluluklar mültecilerde kültürel uyum süreci ve travma bilgisi, çok kültürü psikolojik danışma ve hak savunuculuğu yeterlikleri başta olmak üzere okul psikolojik danışmanının bir çok yeterliliğe sahip olmasını gerektirmektedir. Bu amaçla bu çalışmada mültecilerde kültürel uyum, Suriyeli mülteci çocukların eğitim koşulları ve okula uyum süreçlerinde okul psikolojik danışmanlarına düşen rol ve sorumluklara dair bir bakış açısı sağlanmaya çalışılmıştır.
Altıncı Sınıf Öğrencilerinin Matematiksel Modellemede Oluşturdukları Gerçek Yaşam Problem Durumu Modelleri
Çalışmanın amacı, altıncı sınıf öğrencilerinin matematiksel modellemede oluşturdukları gerçek yaşam problem durumu modellerinin incelenmesidir. Temel nitel araştırma anlayışıyla yürütülen çalışmanın katılımcıları, Denizli’de ortalama başarıya sahip, daha önce modelleme uygulaması yapılmamış üç ortaokulda öğrenim gören 64 altıncı sınıf öğrencisidir. Nitel veriler dört farklı matematiksel modelleme problemine ilişkin yazılı yanıt kağıtlarından, araştırmacıların çözüm sürecinde aldıkları gözlem notlarından oluşturulmuştur. Nitel veri analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Gerçek modeller resim, şekil ve tablo/liste türündedir. Modelin oluşturulmasında deneyim, anlama, tahmin/ölçüm ve matematiksel bilgi etkilidir. Gerçek modeller matematiksel çözüm/sonuç ve yorumlama amacıyla kullanılmıştır. Öğrenciler çözümde zihinsel modellerini gerçek yaşam problem durumu modellerine yansıtamamışlar, modellerinde çözüm için gereksiz çizimlere yer vermişler, gerekli stratejik etkenleri belirleyemediklerinden dolayı nitelikli modeller oluşturamamışlardır. Öğrenciler uzunluk, ağırlık gibi kavramları karıştırdıkları ve hatalı tahminlerde bulundukları için gerçekçi bir model elde edememişlerdir. Öğrencilerin modelleri üzerinden yüzeysel işlem/yorumlar yapmaları onların ilerleyen basamaklarda beklenen düzeyde başarılı olmalarını engellemiştir. Atomistik anlayışla, öğrencilerin modellemede gerçek modelleri oluştururlarkenki yeterlikleri geliştirilmelidir
The Effect of Latent Classes Formed According to the Affective Characteristics of Students on Differential Item Functioning Based on Sex
This study is carried out in three stages. First, students' affective characteristics which may possibly explain the difference in the answering a science item correctly or wrong are determined according to the sex of the students who are at the same level of ability. The status of identified affective characteristics' forming latent classes is determined in the second stage. In the last stage, it is aimed to determine whether or not the same items display DIF in the emerged latent classes. The study group of this research, which is in a descriptive survey model consists of 875 students. In the first staged of data analysis, latent class analysis is used to determine the latent classes that are formed according to the students' affective characteristics. In the second phase of the analysis, Mantel-Haenszel method is used in order to determine the state of different functioning of the items for the whole group and in the latent classes emerged according to the students’ affective characteristics. According to the fact that the DIF analyses are carried out for the entire group, DIF is detected only in one of the items. However, it is found out that when the students are classified into latent classes according to some affective characteristics, this item did not display DIF in two latent groups and in one class, the another item also displayed DIF
Sınıf Sorunlarına Eylem Araştırmasıyla Çözüm Arayışı*
Bu çalışma, bireysel gereksinimlerinin farklılığı nedeniyle uyum güçlükleri yaşayan öğrencilerin problem kaynağı olarak görüldükleri bir sınıftaki davranış ve öğrenme sorunlarına çözüm üretmek amacıyla bir öğretim üyesi, bir öğretmen adayı ve sınıf öğretmeninin işbirliği ile gerçekleştirilmiş bir eylem araştırmasıdır. Araştırmanın yapıldığı sınıf Eskişehir merkezdeki bir ilkokulda bulunan ve 30 öğrenciden oluşan bir birinci sınıftır. Araştırmaya, öğretim yılının başında öğrencilerin birbirlerine ve okula uyum sorunları yaşaması üzerine sınıf öğretmeninin ve velilerin, sınıf velilerinden olan öğretim üyesinden yardım istemeleri üzerine başlanmıştır. Araştırmanın verileri, öğretmen ve velilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, sınıf gözlemleri ve araştırma sürecine ait günlük kayıtları, sosyometri sonuçları ve öğrenci çalışmalarından oluşan dosyaların incelenmesi ile elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler, sınıf öğretmeninin aldığı danışmanlık ve destek sonucunda, problem davranışları önleme, öğrencilerin istendik davranışlarını arttırmada ödül kullanımı, öğrencilerin davranışlarına karşı tutarlı tepkiler verme ve bireysel farklılıklara uygun öğretimsel düzenlemeler yapma konularında sınıf düzenini olumlu yönde etkileyen davranış değişikliği gösterdiğini ortaya koymuştur.Anahtar sözcükler: eylem araştırması, derse katılım davranışı, problem davranış, sınıf yönetimi, bireyselleştirm
ARCS Motivasyon Modeli’nin Öğrencilerin Motivasyonlarına, Tutumlarına ve Akademik Başarılarına Etkisi
ÖZ. Bu araştırmada, literatürde bilgisayar yazılımlarına dayalı öğretimde kullanılan ARCS Motivasyon Modeli sınıf öğretimine uygulanarak modelin motivasyona ve akademik başarıya etkisi incelenmiştir. Matematik dersi kesirler konusunun öğretimi, yapılandırmacı öğrenme süreci bu modele göre dizayn edilerek gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Bursa’da bir ilköğretim okulunda beşinci sınıfta öğrenim görmekte olan deney ve kontrol grubu ile yürütülmüştür. Öğrencilerin motivasyon düzeyleri Eğitimde Motivasyon Ölçeği ile akademik başarıları ise Kesirler Testi ile ölçülmüştür. Verilerin analizi için İlişkisiz Örneklemler t Testi, ve Kovaryans Analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubunun Eğitimde Motivasyon Ölçeği alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları arasında dört faktörde de istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<.05). Akademik başarı anlamında deney grubu ile kontrol grubu arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır(p=.028). Bu farkta motivasyon düzeyinin etkisini belirlemek için öğrencilerin motivasyon ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlar kontrol altına alınarak akademik başarıda deney ve kontrol grubu arasında fark olup olmadığı sınanmıştır. Analiz sonucunda deney ve kontrol grubunun motivasyon puanları kontrol altına alındığında akademik başarılarında anlamlı bir farklılık olmadığını belirlenmiştir. Buradan hareketle ARCS Motivasyon Modelinin akademik başarıyı arttırmada etkili olduğunu söylenebilir.Anahtar Sözcükler: Akademik Başarı, Motivasyon, Matemati
Sosyal Medya Öğretmen - Öğrenci Etkileşimi Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
ÖZ.Bu araştırmanın amacı Sosyal Medya Öğretmen - Öğrenci Etkileşim düzeylerini belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmektir. Araştırmanın çalışma grubunu konya ilinde Milli eğitim Bakanlığına bağlı olan farklı kademelerde hizmet veren, farklı branşlardaki 400 öğretmen oluşturmaktadır. Ölçeğin geçerliğini araştırmak için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, madde-faktör toplam korelasyonu, düzeltilmiş korelasyonu ve madde ayırt edicilikleri hesaplanmıştır. Ölçeğin güvenirliğini araştırmak için ise ölçeğin iç tutarlılık katsayısı ve kararlılık düzeyleri hesaplanmıştır. Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) sonucunda ortaya çıkan altı faktörlü yapının geçerliğini değerlendirmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Öncelikli olarak yapılan DFA sonucunda SMÖÖEÖ’nün uyum değerleri incelenmiştir. DFA sonucunda elde edilen uyum indeksleri şöyledir: χ2(sd=512, N=400)= 3242,55, p<.000, RMSEA= 0,098, S-RMR= 0,096, GFI= 0,81, AGFI= 0,89, CFI= 0,86, NNFI= 0,83 ve IFI= 0,96’dir. DFA’ya ek olarak, SMÖÖEÖ’nün elde edilen puanların ne derece güvenilir olduğunu değerlendirmek için madde analizine dayalı olarak hesaplanan Cronbach alfa iç-tutarlılık katsayılarına bakılmıştır. Katsayılar ölçeğin bütünü için ise 0,854 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak; “SMÖÖEÖ” altı alt boyut olarak, 34 maddeden oluşmuş 5’li Likert tipi bir ölçektir. Analizler ölçeğin, Öğretmen–Öğrencilerin sosyal medya kullanımlarında etkileşim düzeylerini ölçmeye dönük geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu ortaya koymuştur
Öğretmenlerin Tamamlayıcı Değerlendirme Yaklaşımlarına Yönelik Görüşlerinin CHAID Analizi ile İncelenmesi
Bu araştırmada öğretmenlerin tamamlayıcı değerlendirme yaklaşımlarına ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenlere göre farklılık yaratıp yaratmadığı incelenmiştir. Öğretmenlerin tamamlayıcı değerlendirme yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini etkileyen faktörler bir çeşit kümeleme analizi olarak düşünebileceğimiz CHAID analizi ile saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre görev yeri, öğretim programına ilişkin görüşleri, hizmet içi eğitime katılmaya isteklilik, tamamlayıcı değerlendirme yaklaşımlarını kullanmak için yeterli zaman, branş ve cinsiyet değişkenlerinin etkilediği saptanmıştır. Öğrenim durumu ve hizmet yılı değişkenlerinin ise bu görüşleri etkilememektedir
Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) Kavramının Yakından İncelenmesi: İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının TPAB’ ının Modellemesi
Teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi için teknolojinin öğretime entegrasyonunu sağlamada kullanılan yararlı bir teorik çerçevedir. Mishra ve Kohler’ in 2006 yılında TPAB kavramını alan yazına tanıtmasından bu yana TPAB’ ın yapısını konu alan çalışmalar yapılmıştır. Diğer taraftan, bu çalışmalarda, TPAB’ ın yapısı ile ilgili ortak görüşe tam olarak varılmamıştır. .Bu noktadan hareketle, bu çalışma TPAB’ ın faktör yapısının geçerliliğini araştırmak ve TPAB bileşenlerinin birbirleriyle olan ilişkilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, LISREL 8.8. paket programı ile, TPAB alan yazına bağlı olarak oluşturulan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) test edilmiştir. Yedi farklı üniversitenin Eğitim Fakülteleri’nde öğrenim görmekte olan 665 son sınıf Fen Bilgisi öğretmen adayı (467 bayan, 198 bay) çalışmaya katılmıştır. Önerilen model, YEM sonuçlarına göre verilere iyi bir uyum göstermiştir. TPAB alan yazını ışığında oluşturulan modelde, temel bileşenlerin (pedagoji bilgisi (PB), teknoloji bilgisi (TB), vb. ) TPAB ‘ a doğrudan katkısına yer verilmemiştir. Aksine, modelde bu bileşenlerin TPAB’ a dolaylı katkılarının, ikincil bileşenler (örneğin pedagojik alan bilgisi, PAB, vb.) üzerinden olduğu ortaya konulmuştur. Modellemede ortaya atılan tüm ilişki hipotezleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. İkinci olarak, TB, PB, ve Alan Bilgisinin (AB) dolaylı katkılarının da anlamlı olduğu görülmüştür.. Tüm bağımlı değişkenlerin TPAB’ da açıklayabildiği varyans (R2)(PB, AB, TB, PAB, vb.) %87’dir. Çalışmanın sonunda, Fen öğretmen eğitimine teknolojinin nasıl entegre edilmesi noktasında öneriler sunulmuştur.
Okul Yöneticilerinin Atanmasında Kaotik Dönem ve Etkileri
. Bu çalışmada 2014 yılında okul müdürlerinin, müdürlük görevinden alınmaları ve yeniden müdür olarak görevlendirilmemelerine ilişkin süreçte yaşananlar ve bu durumla başlayan kaotik dönem tekrar görevlendirilmeyen müdürlerle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara ve ulaşılan sonuçlara dayalı olarak incelenmektedir. Veriler nitel yollarla elde edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 14 kişi ile yüz yüze görüşülmüş, veri kaybı olmaması için görüşmeler kayıt altına alınmıştır. Veri çözümleme Nvivo 10 yazılım programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları; müdürlerin görevden alınma sürecini tamamen “öznel” bulduklarını, görevden alınmaların nesnel herhangi bir nedene dayanmadığını, aksine “politik” görüşleri nedeniyle “keyfiyet” ve “adam kayırmacılığa” dayalı olarak gerçekleştiğini belirtmiştir. Katılımcılar, bu sürecin genelde eğitim sistemi özelde de okullar, okul paydaşları, yeni görev verilen yöneticiler ve kendileri açısından oldukça olumsuz sonuçlar doğurduğunu ileri sürmüşlerdir. Araştırma konusu olan sürece ilişkin bulgular ve ulaşılan sonuçlar üzerinde yapılan yorum ve önerilerin, hem gelecekte yapılacak müdür atamalarına hem de bu alanda yapılacak tartışmalara katkıda bulunması umulmaktadır
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeğinin (TCEÖ) Geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda görüşlerini belirleyebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. 45 madde olarak hazırlanan deneme formunun uygulaması sonucunda geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak iki faktörlü 13 maddeli Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği (TCEÖ) son halini almıştır. Faktörlerden biri “erkeği üstün gören anlayışa (EÜGA)” ilişkin bilgi verirken diğer faktör “kadını erkeğe bağımlı kılan anlayışla (KEBKA)” ilgili bilgi sağlamaktadır. Cronbach Alpha iç tutarlılık güvenirlik düzeyi 0,889 olarak belirlenmiştir. Analizler sonucunda TCEÖ’nün alanda yapılacak çalışmalarda veri toplamak amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet Ölçeği, Geçerlik ve Güvenirlik, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kadın Erkek Roller