İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
1-8. Sınıf Kesirler, Kesirlerle işlemler ve Ondalık Gösterim Alt Öğrenme Alanlarına Ait Kazanımların Revize Edilmiş Bloom Taksonomisi’ne Göre Analizi
Bu çalışmada “Matematik Dersi Öğretim Programı (İlkokul ve Ortaokul 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar)” (Meb, 2018) adlı kitapta 1-8. sınıf kesirler, kesirlerle işlemler ve ondalık gösterim alt öğrenme alanlarına ait 58 kazanım revize edilmiş Bloom Taksonomisi temel alınarak analiz edilmiştir. Belirlenen ölçütler doğrultusunda, iki bağımsız kodlayıcı tarafından kazanımlar revize edilmiş Bloom Taksonomisi’ne göre birbirinden bağımsız olarak kodlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda Bilişsel süreç boyutunun “hatırla” ve bilgi boyutunun “biliş ötesi bilgi” basamağında kazanımlara rastlanmamıştır. Kazanımların Bilişsel bilgi boyutunun “uygula” ve “anla” basamaklarında ve bilgi boyutunun “kavramsal bilgi” basamağında biriktiği görülmüştür
Öğrencilerin Sanal Kimya Laboratuvarı Kullanarak Hazırladıkları Argümantasyona Dayalı Yazma Etkinliklerinin Çoklu Gösterimler Açısından İncelenmesi
Bu çalışmada, öğrencilerin yazılı argümanlarındaki çoklu seviyedeki gösterimleri (makroskobik, mikroskobik, sembolik) incelenmiştir. Bu bağlamda, öğrencilere sanal kimya laboratuvarı argümantasyon tabanlı bilim öğrenme (ATBÖ) yaklaşımı kullanılarak uygulanmıştır. Çalışmada özel durum yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 77 sınıf öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada, ATBÖ yaklaşımının öğrenci laboratuvar rapor formatı veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Fiziksel ve kimyasal değişimler konusunda hazırlanan 10 ATBÖ etkinliği 4 haftada uygulanmıştır. Öğrencilerin 156 laboratuvar raporu, çalışma için geliştirilen rubrikle değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda, öğrencilerin çoklu gösterimler arasında en fazla sembolik seviyeyi kullandıkları ve sembolik seviyedeki gösterimlerin makroskobik ve mikroskobik seviyedeki gösterimler arasında bir köprü görevi gördüğü ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğrencilerin çoklu seviyedeki gösterimleri daha çok gözlem kısmında kullanmalarına rağmen kanıt ve yansıtma kısımlarında daha bağlantılı bir şekilde kullandıkları tespit edilmiştir. Bu sonuç doğrultusunda, kimyadaki çoklu gösterimlerin birbiriyle bağlantılı olarak kullanması için öğrencilerin bu gösterimleri iddia ve kanıtlarına destek amaçlı olarak kullanmaları ve bu gösterimlerin anlamlarını yansıtmaları konusunda cesaretlendirilmesi önerilmektedir
Müzikte Dinleme, Dinleme Türleri Ve Müzik Öğretmenliği Öğrencilerinin Müzik Dinleme Yaklaşımları
Bu araştırmada, ‘müzikte dinleme’nin yeri, önemi, dinleme türleri ve müzik öğretmenliği bölümü öğrencilerinin müzik dinleme yaklaşımlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan anket kapalı ve açık uçlu olmak üzere toplam 30 sorudan oluşmaktadır. Anket uygulaması Harran Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören I., II., III. ve IV. sınıf öğrencileri ile yapılmıştır (N=220). Araştırma sonucunda, öğrencilerin genel müzik ve çalgı eğitiminde eğitimini almakta oldukları müzik türlerini dinleme oranının düşük olduğu, müzik dinlemeye özel bir zaman ayırmaları, sadece müziğe odaklanarak dinlemeleri ile aktif dinleme yaklaşımına yakın oldukları, ancak severek dinledikleri müzik türünde, çalgılarına yönelik ve klasik müzik türünde besteci ve yorumcu bilgilerinin eksik olduğu, dinledikleri müziği beğenme ve beğenmeme sebeplerini ifade etmede güçlük çektikleri görülmüştür.
Exploring Elementary Students' Invention Ingenuity in Science Labs
Invention is one of the strongest forces that lead to human civilization. Without a clear picture and scientific understanding of invention, it can hardly be any continuity of the past, present, or future (Schlesinger, 1973). This study carried out in Ma'an, a poor-environment area of Southern Governorate in Jordan, with 50 ninth-grade students: 25 males and 25 females aged 15 years old, has one aim which is to explore ninth-grade students' invention ingenuity in science labs. Fifty ninth-grade students from two schools of Ma'an directorates of education were chosen randomly to participate in solving five problems and invent products to solve those problems in science labs. A mix of qualitative and quantitative methodology was used to answer the study questions. Results of the study showed significant invention products according to the problems the students faced, teachers appreciated the Invention in Science Labs framework as an instructional model, and students valued this kind of learning experience. Recommendations were included in this study
Yabancı Dil Öğretmenleri ve Ortaokul Öğrencilerinin Seçmeli İngilizce Dersine İlişkin Görüşleri
Bu araştırmanın amacı ortaokullarda dört dönem seçilebilen Seçmeli İngilizce dersine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim olarak desenlenen çalışma 20 İngilizce öğretmeni ve 30 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilmiş ve içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; dersin seçilme nedenleri arasında öğrencilerin İngilizceye ilgi duyması ve aile yönlendirmesi ön plandadır. Dersten beklentilerle ilgili bulgulardan en önemli iki beklentinin öğrencilerin İngilizce yeterliklerinin ve konuşma becerilerinin gelişmesi olduğu anlaşılmıştır. Öğretmen ve öğrencilerin büyük çoğunluğu Seçmeli İngilizce dersinin zorunlu İngilizceye katkı sağladığını düşünmektedir. Ders içeriği ile ilgili olarak ise öğretmenlerin büyük bir kısmı içerikten memnun değilken öğrencilerin memnun olduğu belirlenmiştir. Katılımcı görüşlerine göre Seçmeli İngilizce dersindeki en önemli sorun ders ve kılavuz kitaplarının olmamasıdır. Ayrıca her iki grup da ders programının belli olmasını ve zorunlu İngilizce ders programından farklı hazırlanmasını önermektedir
The relationship between place value understanding, arithmetic performance and mathematics achievement in general
The purpose of this study was to investigate the relationship between the understanding of place value concept, arithmetic performances and mathematics achievement among fourth graders. A total of 250 students from schools in a mid-Anatolian town was participated in the study. A mathematics achievement test, arithmetic performance test and place value test were used as the data collection tools. The independent samples t-test, correlation coefficient and regression analysis were used in the analysis of the data. Results showed that there were no significant differences between the mathematics achievement, arithmetic performances and place value conceptions of boys and girls. A strong relationship appeared between place value conceptions, mathematics achievement and arithmetic performance of the students. An additional regression analysis showed the most important variable predicting the mathematics achievements of these students was the place value conception. 70% of the variance in mathematics achievements was explained by the place value conception scores. When the place value conception and the arithmetic performances of students are combined, they explained 77% of the mathematics achievement. Based on these results, it can be concluded that understanding place value is an important milestone in learning arithmetic and mathematics in general
Matematik Öğretiminde Materyal Kullanımının Matematiksel Düşünme Becerisi ve Kavram Yanılgıları Üzerindeki Rolü
Çalışmanın amacı matematik öğretiminde materyal kullanımının matematik öğretmen adaylarının matematiksel düşünme ve kavram yanılgılarına etkisini apartman sudokusu materyali yardımıyla incelemektir. Araştırma sözel veriler barındıran nitel türde bir çalışmadır. Araştırma Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinde, ikinci ve dördüncü sınıflarında okuyan 52 matematik öğretmen adayıyla yürütülmüştür. İkinci sınıflarda 4 haftalık matematiksel düşünme becerilerini içeren uygulamalar yapıldıktan sonra Matematiksel Düşünme Becerilerini İnceleme Formu (MDBİF), dördüncü sınıflara 4 haftalık kavram yanılgısı eğitimi verildikten sonra Kavram Yanılgısı Formu (KYF) uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma neticesinde matematik öğretmen adaylarının apartman sudokusu materyalinde bulunan işlem özelliklerinin farkına varabildiği, bu özellikleri problem çözme ve akıl yürütme süreçleriyle ilişkilendirdiği, genel anlamda kavram yanılgısının tanımını ve özelliklerini ifade edebildiği ve apartman sudokusu materyalindeki kavram yanılgılarını doğru bir şekilde tespit edebildiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde bu alanda çalışmak isteyen araştırmacılara birtakım önerilerde bulunulmuştur
Sınıf Öğretmenlerinin Tersine Çevrilmiş Sınıf ve İşbirlikli Öğrenme Hakkındaki Görüşleri
Teknolojideki ilerlemeler, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da önemli değişikliklere yol açmaktadır. İlkokul öğrencileri, teknolojik araçları iyi bir düzeyde kullanabilmektedirler. Bu durum, eğitim-öğretim sürecini de etkilemektedir. Artık öğrenciler ve öğretmenler teknolojiden daha çok yararlanmakta ve eğitimdeki geleneksel anlayışlar teknolojiye dayalı yeni öğretim yöntemlerinin ortaya çıkmasıyla değişmektedir. Bu araştırmada öğretmenlerin, eğitimde teknoloji kullanımı, tersine çevrilmiş sınıf ve işbirlikli öğrenme hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nitel bir araştırma olup, 7 soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu ile İzmir ilinde sınıf öğretmeni olarak görev yapan ve amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiş 23 öğretmenden elde edilen görüşler, içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen görüşlerinin eğitiminde teknoloji kullanımını destekledikleri fakat öğrencilerin teknolojik araçları kullanımının izlenmesi ve denetlenmesi gerektiği yönünde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler teknolojinin eğitim-öğretim sürecinde pek çok fayda doğrultusunda çeşitli amaçlarda kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Devlet tarafından desteklenen teknoloji temelli projelerin olumlu bir politika olduğu ancak özellikle ilkokullarda bu projelerin henüz uygulamaya geçirilmediği ve hizmet içi eğitim noktasında çeşitli eksiklerin mevcut olduğu öğretmenler tarafından vurgulanmıştır. Öğretmenlerin çoğunluğunun tersine çevrilmiş sınıf hakkında bilgi sahibi olmadığı gözlemlenmiştir. Kavram kendilerine açıklandıktan sonra öğretmenler, tersine çevrilmiş sınıfın öğrenciler açısından faydalı olacağı yönünde görüş belirtmişlerdir. İşbirlikli öğrenme ve işbirlikli öğrenmenin teknolojik araçlar yardımıyla kullanımı hakkındaki görüşleri sonucunda, öğretmenlerin işbirlikli öğrenme konusunda kavram yanılgılarına sahip oldukları görülmektedir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin eğitsel teknoloji kullanım yeterlik düzeylerini artırmak için hizmet içi eğitimlerin verilmesi, teknolojiye dayalı öğretim yöntemlerinin (tersine çevrilmiş sınıf, mobil öğrenme, harmanlanmış öğrenme vb.) öğretim programlarında yer alması, öğretim programlarının teknolojik yeniliklere uygun hale getirilmesi, okul ve sınıfların teknolojik altyapılarının iyileştirilmesi ve işbirlikli öğrenme yönteminin uygulanmasında teknolojiden yararlanılmasına yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur
İlköğretim Matematik Öğretmenlerinin Mesleki Gelişimi: Matematik Koçluğu
Bu çalışmada alternatif mesleki gelişim programlarından biri olan matematik koçluğu ele alınmıştır. Çalışmanın amacı matematik koçluğu mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin matematik koçluğu hakkındaki görüşlerini incelemektir. Çalışmaya katılan öğretmenler matematik koçluğunun mesleki gelişimlerine olumlu katkı sağladığını belirtmiştir. Öğretmenler matematik koçluğunun özellikle öğretmen bilgilerini artırma, eğitsel uygulamalarını geliştirme, öğrenci başarısını artırma, destek ve işbirliği sağlama, yansıtıcı görüş sağlama ve özgüven inşa etme gibi konularda onlara avantaj sağladığını belirtmişlerdir. Buna ek olarak, matematik koçluğunu diğer mesleki gelişim programlarından ayıran farklılıklara dair görüşlerini sürece odaklanma ile teoriyi ve uygulamayı bir araya getirme olarak ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin görüşlerinde belirtilen matematik koçluğunun avantajları ve farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda matematik koçluğunun Türkiye’de yaygın bir şekilde kullanılması önerilmektedir