İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Involving young children in research is noteworthy since it ensures to understand their world and values their existence through making experiences and views of children evident. Ethical considerations in research including children have some core principles namely justice, beneficence and non-maleficence, and respect. Through putting those principles and guides into the center, current research made effort to determine views and experiences of researchers concerning the ethical issues/dilemmas in research involving preschool aged children. 15 researchers who conducted at least one study with preschool aged children were reached through criterion sampling. Findings revealed some considerations in harms and benefits, informed consent, privacy, confidentiality and payment related issues in the research including young children. Although the fact that all research should consider ethical issues as a prerequisite for studying with human subjects, there should be some more considerations to conduct research with young children
The effectiveness of the integration of open-ended and collaborative (OE-C) learning strategies in reducing gaps of elementary school students’ creative thinking skills
This study examines a blend of open-ended and collaborative learning strategies (OE-C) in comparison to other strategies in minimizing the gap of creative thinking skills between Upper Academic (UA) and Lower Academic (LA) students. The population of this study was 136 fifth grade students of an elementary school in Salatiga, Indonesia. The sample consisted of each 68 UA and 68 LA students categorized by intact group technique sampling. Research method employed was the 4x2 factorial design. The students’ creative thinking skills were measured with open-ended validated problem testing, focusing on students’ fluency, flexibility, originality, and elaboration. Data were analysed using ANCOVA with the pre-test score as the covariate. Findings suggest that OE-C learning strategy is the most effective learning method to elevate students’ creative thinking skills. Further, the OE-C learning strategy also serves as the most efficient to reduce gaps of creative thinking skills
The effect of argumentation-based teaching performed for environment-energy issues on critical thinking of prospective classroom teachers
The aim of this research is to investigate the effect of argumentation-based teaching carried out for environment-energy subjects on critical thinking of prospective classroom teachers. The research was conducted in accordance with the quantitative research method and pre-post-test semi experimental design with experimental-control group was used. Environmental education lessons were taught for ten weeks in the experimental and control groups based on argumentation and traditional teaching, respectively. After the argumentation-based teaching process, when prospective classroom teachers pre-test scores obtained from the critical thinking skill test are statistically controlled a significant difference, was found in favor of the post-test critical thinking skill mean scores of the experimental group (p <0,05), and the effect of the application was "middle effect" (ή2: 0,11). The critical thinking levels of the experimental group prospective classroom teachers were found to be higher than those of the control group.The aim of this research is to investigate the effect of argumentation-based teaching carried out for environment-energy subjects on critical thinking of prospective classroom teachers. The research was conducted in accordance with the quantitative research method and pre-post-test semi experimental design with experimental-control group was used. Environmental education lessons were taught for ten weeks in the experimental and control groups based on argumentation and traditional teaching, respectively. After the argumentation-based teaching process, when prospective classroom teachers pre-test scores obtained from the critical thinking skill test are statistically controlled a significant difference, was found in favor of the post-test critical thinking skill mean scores of the experimental group (p <0,05), and the effect of the application was "middle effect" (ή2: 0,11). The critical thinking levels of the experimental group prospective classroom teachers were found to be higher than those of the control group
Educational environment approach to preventing the growth of school students anxiety in the transition from primary to secondary school
The article describes the possible environmental approach for prevention of growth of school anxiety that was found in Russian students at the moment of transition from primary to secondary school. The authors present the content of the experimental study, which was attended by 213 children of the fourth and fifth years of school education. The author's model of the local personal-developmental educational environment in the fourth grades was implemented to prevent difficulties in the adaptation of fifth graders to secondary school, and prevention of the growth of school anxiety of pupils. For diagnostics of level of school anxiety the "Trait Anxiety Scale" of Prikhozhan was used. It is proved that the implementation of the environmental approach in the experimental classes prevents the growth of school anxiety in the transition to secondary school. The research materials can be used to solve the problem of continuity between the levels of school educatio
Okul Nezaket Algısının İlkokul Öğrencilerinin Psikolojik ve Duygusal İyi Oluşları ile İlişkisinin Cinsiyete göre İncelenmesi
Bu çalışmada ilkokul öğrencilerinin okullarındaki nezakete ilişkin algılarının öğrencilerin psikolojik ve duygusal iyi oluşları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Okul Nezaket Algısı Ölçeği, Stirling Çocuklar için Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ile Kişisel Bilgi Formu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Bursa’da bir ilkokulun üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören 526 (261 kız ve 265 erkek) öğrenciye uygulanmıştır. Yapılan iki ayrı tek yönlü ANOVA’nın bulgularına göre okul nezaket algısı ve psikolojik ve duygusal iyi oluşun cinsiyete göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Okul nezaket algısı ile psikolojik ve duygusal iyi oluşun ilişkisini incelemek amacıyla yapılan Pearson Momentler Çarpım korelasyonu sonucunda iki değişkenin pozitif yönde ilişkili olduğu (r =. 38, p<.05) bulunmuştur. Ayrıca basit doğrusal regresyon analizi sonucunda okul nezaket algısının, duygusal ve psikolojik iyi oluş varyansının %14'ünü açıkladığı belirlenmiştir
Sosyal Değişmenin Değerler Üzerindeki Etkisinin Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Görüşlerine Göre İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sosyal değişme ve değerler arasındaki ilişki konusunda görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada öğretmenlerin sosyal değişmenin değerler üzerindeki etkisine yönelik görüşleri incelendiği için nitel model kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sosyal değişmenin değerler üzerindeki etkisine yönelik görüşlerinin incelenmesi amacıyla hazırlanan görüşme soruları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemi içerisinde yer alan maksimum çeşitlilik örneklemesine göre seçilmiş farklı devlet okullarında çalışan ve lisans eğitimlerinde Bilim, Teknoloji ve Sosyal Değişme dersi almış olan kadın ve erkeklerden oluşan 20 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler öğretmenleri sosyal değişimin değerler üzerindeki etkisinin olumsuz olduğunu vurgulamışlardır.
Özel Eğitim Öğretmenlerinde Negatif Düşüncelerin Tükenmişlik Düzeyi ve İş Doyumu ile İlişkisi
Bu araştırmada özel eğitim öğretmenlerinin olumsuz otomatik düşüncelerinin iş doyumu ve tükenmişlik üzerindeki rolü daha incelenmiştir. Çalışma, İstanbul ilindeki okullarda çalışan 287 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Örneklem kolay örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Çalışma betimsel ve niceliksel araştırmadır. Tükenmişlik düzeyini belirlemek Maslach Tükenmişlik, iş doyum için Minnesota İş Doyum ve olumsuz otomatik düşünceleri belirlemek için Otomatik Düşünceler Ölçeği kullanılmıştır. Veriler değerlendirilirken T-Test, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgulara göre söz konusu değişkenlerin birbirleri ile orta düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür. Olumsuz otomatik düşüncelerin tükenmişlik ve iş doyum düzeylerini etkilemekte olduğu bulgulanmıştır. Sonuçlara göre tükenmişlik düzeyi ile cinsiyet, medeni durum, mezuniyet durumu ve ekonomik düzey değişkenleri; iş doyum düzeyi ile cinsiyet, yaş, mezuniyet durumu ve ekonomik düzey değişkenleri; otomatik düşünceler ile cinsiyet, yaş, hizmet süresi, mezuniyet durumu ve ekonomik düzey değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Gelecekteki araştırmalarda olumsuz otomatik düşüncelerin öğretmenler üzerindeki etkisi niteliksel bir araştırma ile incelenebilir
Dokuzuncu Sınıf Öğrencilerinin Fizik Laboratuvarı Malzemelerini Tanıma Düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, liseye başlayan öğrencilerin önceki okul yaşamlarında fizik laboratuvarında bulunan deney malzemelerini ne derece tanıdıklarını belirlemektir. Araştırma tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, araştırmanın yapıldığı fizik laboratuvarlarında kullanılan ve öğrencilerin tanıması beklenen 28 adet deney malzemesi seçilmiştir. Deney malzemeleri önce öğrencilere gösterilmiş ve incelemeleri istenmiştir. Öğrencilerden kendilerine gösterilen deney malzemesinin adını ve işlevini açık uçlu olarak yazabilecekleri alanları bulunan bir forma yazmaları istenmiştir. Formda, ayrıca söz konusu deney malzemesini daha önce görüp görmedikleri ve bu malzemeyi kullanarak daha önce herhangi bir deney yapıp yapmadıkları sorulmuştur. Araştırma, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelerek Ankara’daki bir liseye yeni başlayan 109 adet 9. sınıf öğrencilerine yapıldığı için, ek olarak formda öğrencilerin hangi ilden geldiği ve geldikleri ortaokullarda laboratuvar bulunup bulunmadığı da sorulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrenciler çoğu deney malzemelerini tanımamaktadır. Öğrencilerin %50’sinden fazlasının adını bilmediğini belirttiği deney malzemesi sayısı 17, işlevini bilmediğini belirttiği deney malzemesi sayısı ise 18’dir. Öğrencilerin %50’sinden fazlası tarafından adı doğru olarak bilinen deney malzemesi sayısı yalnızca 7, işlevi doğru olarak bilinen ise yalnızca 3’tür. Malzemelerden 17’i öğrencilerin %50’sinden fazlası tarafından daha önce hiç görülmemiş, malzemelerin 25’i ile de öğrencilerin yarıdan fazlası daha önce hiç deney yapmamışlardır. Öğrencilerin bir malzemenin adını ve işlevini bilmesi ile o malzemeyi daha önce görmüş ve deney yapmış olması arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca malzemenin işlevini bilme ile ortaokulda laboratuvar olanağı olması arasında da anlamlı bir fark bulunmuştur
Lisansüstü Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği ’nin Türk Kültürüne Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Bu çalışmada, Ng, Tuckett, Fox-Young ve Kain (2014) tarafından geliştirilen Lisansüstü Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği ‘nin Türkçeye uyarlama çalışması yapılarak ölçeğin psikometrik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Orijinal ölçek üç faktörde ve toplam 14 maddeden oluşan 5’li Likert tipinde bir ölçme aracıdır. Çalışma grubu Atatürk Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ve Bayburt Üniversitesi’nde öğretmenlik alanında herhangi bir programda lisansüstü eğitim gören (ör. yüksek lisans veya doktora) ve seçkisiz olarak belirlenen 353 gönüllü öğrenciden oluşmaktadır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri için SPSS 21.00 ve LISREL 8.7 programları kullanılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin üç faktörde %62.45 varyansı açıkladığı ve doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ise üç faktörlü bu yapının genel olarak iyi uyum gösterdiği bulunmuştur (RMSEA=.061, SRMR= .05, NFI=.91, CFI=.95 IFI=.91, NNFI=.94, AGFI=.91 ve GFI=.93). Ölçekteki faktörler “Kolaylaştırıcı roller”, “Profesyonel tanınırlık” ve “Engelleyici faktörler” boyutlarıdır. Ölçeğin güvenirlik çalışması iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) ve test tekrar test yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Güvenirlik analizi sonucunda iç tutarlık katsayısının .85 ve test tekrar test güvenirlik katsayısının ise .84 olduğu belirlenmiştir. Türkiye’de, yükseköğretimde lisansüstü eğitim gören öğrencilerin lisansüstü eğitime yönelik tutumlarını ve bu tutumları etkileyen faktörleri değerlendirmek için bir psikometrik araca ihtiyaç vardır; dolayısıyla bu çalışma ilgili alanyazında yeni modeller ve öneriler sunarak bu ihtiyaca cevap vermenin ilk adımını oluşturacaktı
Dokunsay Sayı Tabletlerinin Okul Öncesi Çocuklarının Aritmetik Becerileri Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı algısal ve kavramsal sanbil yetileri referans alınarak hazırlanan DokunSay sayı tabletlerinin okul öncesi 48-60 ay dönemi çocuklarının aritmetik becerilerinin gelişimi üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmanın katılımcılarını bir özel anaokuluna devam eden 20 okul öncesi çocuk oluşturmaktadır. Çalışma ön test, son test kontrol grupsuz yarı deneysel bir desenle yürütülmüştür. Veriler 21 sorudan oluşan bir ölçme aracı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımlı örneklem t-testi sonuçlarından ve yüzdelik hesaplamalardan faydalanılmıştır. Çocukların ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Çocukların bir gruptaki nesne sayısını bulmayı ve iki grubu azlık çokluk yönünden karşılaştırmayı kolaylıkla yapabildikleri ancak önceki-sonraki sayıyı bulma işlemlerinde güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda DokunSay matematik öğretim materyallerinin okul öncesi dönemi çocuklarının aritmetik becerilerinin gelişiminde etkili olduğu söylenebilir