İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrencilerin Akıcı Okuma ve Okuduğunu Anlama Becerilerini Geliştirmeye Yönelik Okuma Destek Programının Geliştirilmesi
Son yıllarda Türkiye’de özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) adından sıklıkla bahsedilen bir yetersizlik kategorisi olmakla beraber, uzmanlar tarafından günümüzden yaklaşık bir asır önce fark edildiği bilinmektedir. ÖÖG’ye yönelik araştırmaların köklerinin 1800’lü yıllara kadar uzandığı belirtilmektedir. Tıp ve sosyal bilimlerdeki gelişmelerle değişen ÖÖG tanımı günümüzde dinleme, konuşma, temel okuma, anlama, aritmetik hesaplama, matematiksel mantık kurma ve yazılı anlatım becerilerinin kazanılması ve kullanılmasında gecikme ya da bozulma ile kendini gösteren bir grup heterojen bozukluğu içeren bir terim olarak kullanılmaktadır. ÖÖG olan öğrencilerde en yaygın olarak okuma alanında problem görülmektedir. Okuma alanında görülen güçlükler öğrencilerin tüm akademik alanlardaki performanslarını ve okul başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu olumsuz etkileri en aza indirmek amacıyla Akıcı Okuma ve Okuduğunu Anlama Destek Eğitim Programı’nın tasarlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak ÖÖG olan bireylerle çalışan öğretmenlerin yaptıkları uygulamaları ve karşılaştıkları sorunları belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci olarak dört ÖÖG olan öğrenci on altı ders saati ve on iki teneffüs süresince devam ettikleri ilkokulda, yedi ÖÖG olan öğrenci ise on dört ders saati boyunca destek eğitim aldıkları özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki bireysel eğitimlerinde gözlemlenmiş ve notlar tutulmuştur. Araştırmanın bulgularında görüşmeye katılan öğretmenlerin görüşlerinin en çok okuma programının içeriği temasında çeşitlendiği ve tutulan saha notlarında ÖÖG olan öğrencilerin akıcı okuma becerisinde ve derste özgüven problemi yaşadıkları göze çarpmaktadır
Assessment of Noise Levels of Elementary Schools in France and Turkey
In this study, noise levels of elementary schools in France and Turkey are evaluated according to data based on observation. As a qualitative research design, comparative case study design was applied. The scope of the study includes an elementary school from Turkey, in which the study named “Noise Pollution at School: Causes, Effects and Controlling It” was conducted, and an elementary school from France, in which the study named “Silence in the Hallways (Chut… dans les couloirs)” was conducted. Observation was used as a qualitative data collection tool. It is observed that the noise levels in class during class time is at medium level and during recess at high level in the elementary school in Turkey, whereas the noise levels both in class and hallways during class time and recess are at medium or low levels in the elementary school in France
Çevre Eğitimi Aile Katılım Etkinliklerinin Anne ve Babaların Çevreye Yönelik Tutumlarına Etkisinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Çevre Eğitimi Aile Katılımı Etkinlikleri ile 5-6 yaşında çocuğu olan anne-babaların çevreye yönelik tutumlarını artırmaktır. Araştırmada yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubunu Denizli ili Pamukkale ilçesinde bulunan kolay ulaşılabilir örneklem yoluyla seçilen toplam 88 anne-baba oluşturmuştur. Çalışmada iki deney grubu ve iki kontrol grubu olmak üzere toplam dört çalışma grubu bulunmaktadır. Araştırmada veriler Uzun ve Sağlam (2006) tarafından geliştirilen Çevre Tutum Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde İlişkisiz örneklemler için T-testi, İlişkisiz Örneklemler İçin Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve İlişkili Örneklemler için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) istatistiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre; Çevre Eğitimi Aile Katılımı Etkinliklerinin anneler ve babaların çevreye yönelik düşünce, davranış ve tutum toplam puanları üzerinde anlamlı derecede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır
Measuring Academic Procrastination: Scale Development and Validation
Academic Procrastination is quite common among students particularly those at the university level. It is believed, students cannot show their real performances in learning processes and they fail because of procrastination behaviors. In this context, the present study was intended to construct and validate the innovative scale to measure the academic procrastination of university students. The development and validation process was carried out in different steps. Three hundred twenty two students were selected via convenient sampling technique for carrying out the factor analysis. The results of exploratory factor analysis verified that academic procrastination can be decomposed into four factors viz: time management; task aversiveness; sincerity; personal initiative. Furthermore, investigator found evidence for convergent validity, showing that dimensions viz: time management, task aversiveness, sincerity and personal initiative were positively correlated with total score of academic procrastination scale. The internal consistency indices, alpha coefficient (0.889) is adequate for the entire academic procrastination scale. So finally results revealed that the scale possesses adequate psychometric properties. Hence it could be considered the self-administered scale assessing academic procrastination among university students
Sıbyan Mektepleri ile Okul Öncesi Öğretim Programlarında Değerler Eğitimi
Bu çalışmada amaç, sıbyan mektepleri ile okul öncesi öğretim programlarında değerler eğitimine nasıl yer verildiği ve buna yönelik çalışmaların neler olduğunu karşılaştırmalı olarak değerlendirip okuyucuya sunmaktır. Çalışmanın amacı kapsamında takip edilen yöntem tarihsel metottur. Bu amaç çerçevesinde çalışmada öncelikle sıbyan mekteplerinin eğitim-öğretim programlarına yönelik bir resim sunulmuştur. Daha sonra Tanzimat’la birlikte bu okulların öğretim müfredatında yer almaya başlayan ahlak dersleri ile bu derslere yönelik yazılan ahlak risalelerine yer verilmiştir. Sıbyan mekteplerinde hangi ahlaki değerlerin öğretildiğini somutlaştırmak adına yedi tane ahlak risalesi Osmanlıcadan günümüz Türkçesine transkripsiyon edilmiş ve bu risalelerde ele alınan ahlaki değerlerden bazılarına geniş bir şekilde yer verilmiştir. Diğer taraftan sıbyan mekteplerinde ahlaki değerler öğrencilere öğretilirken nasıl bir yöntem takip edildiği ve ahlaki değer öğretiminin ne zaman verilmesi gerektiğine dair bilgiler, ahlak risalelerin içerik ve biçim açısından değerlendirilmesi sırasında verilmiştir. Araştırmada ikinci olarak bugüne kadar hazırlanıp uygulanan okul öncesi öğretim programlarından hareketle Cumhuriyet’in ilanından bugüne okul öncesi öğretim programlarında değerler eğitiminin nasıl yer aldığı, değerler eğitimine yönelik ne gibi çalışmaların yapıldığı aşamalı bir şekilde verilmiştir. Bunun yanında değerler eğitiminin öğretmen eğitimi lisans programlarına nasıl yansıdığı, bu yansımaların öğretmenlere ne gibi beceriler yüklediği, okul öncesi öğretmenlerin değerler eğitimini çocuklara verirken uygulamada ne gibi güçlüklerle karşılaştığı ve bu güçlükleri aşmak adına neler yapılabileceği değerlendirilmiştir. Dolayısıyla çalışma, Cumhuriyet’ten önce değerler eğitiminin nasıl verildiğini ve o dönem toplum sahasında bozulmaların önüne geçmek için hangi değerlerin ağırlık kazandığını, Cumhuriyet sonrasından bugüne okul öncesi öğretim programlarında değerler eğitiminin nasıl yer aldığını karşılaştırmalı bir şekilde ortaya koyarak bugüne bir ışık tutmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına göre sıbyan mekteplerinde yoğun bir değer aktarımının olduğu, okul öncesi öğretim programlarında ise ilk zamanlarda değer eğitimine yer verişmediği, sonraki programlarda sınırlı sayıda değerin verildiği görülmüştür. Bunun yanında sıbyan mekteplerinde kaçınılması gereken davranışlara da yer verilmiştir
Bir Ortaokul Matematik Öğretmeninin Mesleki Gelişiminden Yansımalar: Kesir Öğretiminde Fark Etme Becerisinin İşe Koşulması
Fark etme becerisi sınıf içerisinde kayda değer durumları belirleme, belirlenen durumları yorumlama ve ortaya çıkan bu durumlara karşılık neler yapılabileceğine dair öneri geliştirme yeterliliklerini kapsayan bir yapıdır. Bu çalışma bir ortaokul matematik öğretmeninin kendi öğretim uygulamalarının video kayıtları üzerinde fark etme becerisini (noticing) aktif hale getirme sürecini yansıtan bir eylem araştırmasıdır. Araştırmanın amacı öğretmenin kendi öğretimi üzerine fark etme becerisini kullanmasının öğrenci tanıma bilgisi ve mesleki gelişimine nasıl katkı sağladığını incelemektir. Çalışma verilerini kesirlerle işlemler konusuna yönelik yirmi dört ders saatini kapsayan öğretim uygulamaları ve bu uygulamalar sonrasında gerçekleştirilen ders analizi günlükleri oluşturmaktadır. Ders analizi günlüklerine dayalı veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu uygulama öğretmene farklı öğrenci düşünme şekillerini fark etme, öğrencilerin hata, öğrenme güçlüklerini belirleme ve bu güçlüklerin sebebi üzerinde düşünme ve bu doğrultuda kendi öğretimini geliştirme fırsatı sunmuştur. Araştırma sonuçlarına dayalı kesir öğretimine yönelik öneriler verilmektedir
Üstün Zekâlı ve Yetenekli Öğrenciler ile Normal Gelişim Gösteren Öğrencilerin Bitkilere Yönelik Tutumlarının Karşılaştırılması
Öz. Bu çalışma, üstün zekâlı ve yetenekli (ÜZY) öğrenciler ile normal gelişim gösteren (NGG) öğrencilerinin bitkilere yönelik tutumlarının karşılaştırılması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Betimsel araştırma modelinin kullanıldığı bu çalışma, 2015-2016 akademik yılı güz döneminde Marmara bölgesinde bir Bilim ve Sanat Merkezinde (BİLSEM) toplam 140 ÜZY öğrenci (Kız, 55; Erkek, 85) ve aynı bölgeden bir ortaokulun 5.-8. sınıflarına devam eden toplam 140 NGG (Kız, 77; Erkek, 63) öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubu, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenmiştir. Öğrencilerin bitkilere yönelik tutumlarını belirlemek için Bitki Tutum Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yöntemleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarında, ÜZY öğrencilerinin bitkilere yönelik genel tutumlarının iyi düzeyde ve NGG öğrencilerinin bitkilere yönelik tutumlarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. ÜZY öğrencilerinin bitkilere yönelik tutumlarının NGG öğrencilerden istatiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarında, cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenleri bakımından ÜZY öğrencilerinin bitkilere yönelik genel tutumlarının, bitkilere yönelik tutum ölçeği alt boyutlarından bitkilerin önemi, şehir ağaçları ve bitkilerin günlük yaşamda kullanımına yönelik tutumlarının NGG öğrencilerinin tutumlarından istatiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak cinsiyet ve sınıf düzeyleri açısından 5. sınıf düzeyi hariç ÜZY öğrencileri ile NGG öğrencilerinin bitkilere yönelik ilgi düzeylerinin istatiksel olarak anlamlı şekilde farklılaşmadığı tespit edilmiştir
Okul Yöneticilerine Göre Eleştirel Düşünme Becerisinin Okul Kültürüne Katkısı
Okullarda eleştirel düşünmeye dayalı bir kültür oluşturma, önemli bir noktadır. Bu araştırmada, okul yöneticilerinin belirtilen bağlantıyı kurma noktasındaki düşünceleri, uygulamaları onların deneyimlerinden hareketle anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemi ve fenomenolojik desen çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcıları, dokuz okul müdürüdür. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ve kartopu örnekleme kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Güvenirlik geçerlik aşamasında ise üçgenleme, katılımcı doğrulaması, araştırmaya uygun ve yeterli katılım, uzman değerlendirmesi ve zengin tanımlama stratejilerinden yararlanılmıştır. Araştırmaya göre, eleştirel düşünme; hem bireysel hem de mesleki anlamda gelişme için önemli bir etkendir. Mevcut sistemde eleştirel düşünme becerisine yönelik kültür oluşturmada teori le uygulama arasında uyumsuzluk vardır. Çeşitli faaliyetlerle öğrencilere eleştirel düşünme kazandırılmaya çalışılmaktadır. Eleştirel düşünme çerçevesinde okul kültürü oluşturmada okul yöneticisinin rol model olması beklenmektedir. Bu beceri süreç içinde kazandırılmalıdır. Mevzuatta eleştirel düşünmeyi bir okul kültürü meselesi ele alacak şekilde düzenlemeler yapılması önerilebilir.
The Learning Trajectory of Social Arithmetic using an Indonesian Traditional Game
The aim of this study is to design mathematics learning trajectory in social arithmetic using an Indonesian traditional game called the Kubuk Manuk. This game was used as the starting point in the learning process by applying the Indonesian Realistic Mathematics Education approach. A design research method was applied in the three stages, namely the preliminary design, the design experiment, and the retrospective analysis. The results of this study indicates that in the learning of social arithmetic, the learning trajectory can be practiced using local contexts such as culture or other things easily found in the daily activities of the students. With the use of the Kubuk Manuk Indonesian traditional game, it helped to stimulate the students to understand their knowledge of social arithmetic concept. Additionally, the stages in the learning trajectory have important roles in understanding the mathematics concepts of expenditure, income, profits and loss within the trading activities
Learning and teaching with preservice teachers: An action research for modelling and building faculty-school collaboration
To make refinements in school curricula is not solely enough to improve the quality of education. We need to provide professional development for both in-service and preservice teachers to enable them implement those reforms in their classes. For preservice teachers, field experiences are the best opportunity to observe experienced teachers, make practice of reforms in a classroom setting and learn from their own teaching experiences. In this study, we aim i) to propose a model for faculty-school collaboration in which teacher educators and preservice teachers teach together in an elementary mathematics classroom and ii) to discuss the effects of this model on preservice teachers’, mathematics teachers’ and students’ views and practices. An action research was employed in a 7th grade mathematics classroom to investigate the impacts of the proposed model. The results revealed that our model made meaningful contributions to i) preservice teachers’ understanding and practice of teaching mathematics, ii) mentor teacher’s classroom practices and iii) elementary school students’ participations in mathematics lessons