28 research outputs found
Denizli ilinde sahada çalışan ebelerin iş doyum düzeylerinin belirlenmesi
It is a cross-sectional study the purpose of which was to determine job satisfaction level of midwives working in the field in the Denizli province. The population of the research includes 605 midwives working in clinics in the city centre of Denizli and in some towns and villages. The clinics in the centre of the city were chosen by a method called stratified sampling while a method of group sampling was used to determine the clinics in the village and towns in Denizli. The research was carried out studying 204 midwives as subjects who have worked in clinics in the city centre of Denizli and in some villages and towns located in the region of Acıpayam, Çivril and Buldan. The research was carried out between January and April in 2001. A job satisfaction scale developed by Aksayan and a questionnaire prepared by the author of this study were used. SPSS 9. OS programme was used for statistical analysis of data obtained. The mean value of the job satisfaction level of the midwives was 52.16 ± 12.98 according to the results of this research. Considering the general job satisfaction level, the shift from the nötr satisfaction level to the low level can be observed. The highest job satisfaction level was obtained with the job itself; however, salary was the lowest job satisfaction index for the midwives. On the other hand, factors; suchas, the clinics they work, their ages, having a child, amount of working time as a midwife, working in the field, working together with the other midwives in the same clinic, satisfaction with the working environment, and thinking of not leaving the profession can be considered as the factors determining the job satisfaction level for midviwes high. Key words: Job satisfaction, midwife 63Araştırma, Denizli ilinde sahada çalışan ebelerin iş doyum düzeylerini belirlemek amacıyla planlanmış kesitsel bir çalışmadır. Denizli il merkezi sağlık ocakları ile ilçe - köy sağlık ocaklarında çalışan 605 ebe araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. İl merkezinde bulunan sağlık ocaklarının seçiminde tabakalı örneklem, ilçe- köy sağlık ocağı seçiminde ise küme örneklem yöntemi kullanılmıştır. Denizli il merkezi, Acıpayam, Çivril, Buldan ilçe - köy sağlık ocaklarında çalışan; 204 ebe örneklem grubuna alınmıştır. Araştırma Ocak 2001 - Nisan 2001 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada Aksayan tararından geliştirilen iş doyum ölçeği ile araştırmacı tarafından hazırlanan tanıtıcı bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistik işlemleri SPSS 9.0 programında yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre ebelerin genel iş doyumu puan ortalamaları 52.16 ±12.98'dir. Genel iş doyumu açısından bakıldığında; nötr doyumdan düşük doyuma doğru bir kayma olduğu görülmektedir. Ebelerin en yüksek doyum sağladıkları boyut işin kendisi, en düşük doyum sağladıkları boyut ise ücrettir. İl sağlık ocağında çalışanların, ileri yaştakilerin, çocuk sahibi olanların, meslekte ve sahada çalışma süreleri fazla olanların, çalıştıkları sağlık ocağında kendisinin dışında ebe bulunanların, çalışma ortamından memnunların, istedikleri alanda çalışanların, mesleği bırakmayı düşünmeyenlerin iş doyum düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler : İş Doyumu, Ebelik 6
Musa b. Ukbe’nin (v. 141/ 758) Siyer’e dair rivayetlerinin değerlendirilmesi (hz. Muhammed’in nübüvvetine kadar)
Hz. Muhammed’in hayatının peygamberlik öncesi dönemi hakkında İslam Tarihi kaynaklarında oldukça farklı rivayetler mevcuttur. Üstelik bu farklılık çok erken dönemlerden itibaren mevcuttur. Bu farklılıkların mümkünse sebeplerinin anlaşılabilmesi veya en azından hangi bilginin daha güvenilir ve tercihe şayan olduğunun belirlenebilmesi amacıyla İslami ilimlerin kendine has yöntemi olan “isnad” kullanılarak ve İslam tarihinin çok geniş sahası ilk dönemle sınırlanıp Megāzî müellifi olduğu iddia edilen ve bu sahada hemen her olayın farklı bir anlatımına rastladığımız Musa b. Ukbe’nin rivayetleri tezin merkezinde tutulmak suretiyle konu ile ilgili diğer rivayetlerin değerlendirilmesi önemli görülmektedir. Zira böylece erken dönem İslam tarihi çalışmalarında çok problemli bir alan olan Hz. Muhammed’in peygamberlik öncesi dönemi hem aydınlatılma hem de çeşitli spekülasyonlardan arındırılma imkanına sahip olacaktır. Ukbe, Megāzî, Siyer, İslam Tarihi, Hz. Muhammed, Peygamberlik Öncesi, Rivayet.There are widely different narratives about the pre-prophecy life of the Prophet Muhammad in the early Islamic sources. It seems important to review relative narratives about the subject and the thesis focuses on the narratives of Musa b. Uqba, the author of a maghazi, who uses the way of “isnad”, a specific method in Islamic scholarship to understand variations. This would help us identify reliable data in the early Islamic period. Thus, it’ll be possible to light and purify from speculations the pre-prophecy life of the Prophet Muhammad, which is very problematical area in the early Islamic history. Key Words: Musa b. Uqba, Maghazi, Siyar, History of İslam, Mohammed, Pre-prophecy, Narrative
ANALISIS NILAI RESISTANSI INTERNAL SEBAGAI INDIKATOR STATE OF HEALTH (SOH) PADA BATERAI LITHIUM POLYMER (LI-PO) MENGGUNAKAN RESISTOR
The electronics world now uses a lot of batteries as a source of energy storage, including the type of secondary battery, in this case, the type Lithium Polymer (Li-Po). The use of Li-Po type batteries also needs to be considered for their health which is indicated by changes in the value of the internal resistance of the battery. So the purpose of this research is to determineState Of Health (SOH) in a Li-Po battery with model number HQ802540 which has a voltage specification of 3.7V and a capacity of 650mAh. The experimental method is used in the testing process charging-discharging 100 times. Process Charging the battery uses TP4056 which works with the CC-CV charging method. While process discharging using method pulse test with a 20W20RJ lime resistor as load,relay 5V switching, Arduino Uno as controller and INA219 to read battery current and voltage. The results of this study obtained current data of 0.18A to 0.02A, voltage data of 4.19V to 3.20V, internal resistance data of 1.2? to 8.8?. For the SOH value of the battery, that is, when the internal resistance of the battery is ?1.4? with a SOH value of ?80%, the battery status is still safe to use. However, when the internal resistance of the battery is ?1.5? with a SOH value of ?80%, the battery status is damaged. Furthermore, when the internal resistance of the battery is ?2.1? with a SOH value of ?58%, the battery is in an alert state for use.Penyimpanan energi listrik yang banyak dikembangkan dan digunakan pada zaman modern ini ialah baterai. Dunia elektronik kini banyak memanfaatkan baterai sebagai penyimpan sumber energinya termasuk jenis baterai sekunder dalam hal ini yaitu jenis Lithium Polymer (Li-Po). Penggunaan baterai jenis Li-Po juga perlu diperhatikan kesehatannya yang ditunjukkan oleh perubahan nilai resistansi internal pada baterainya. Sehingga tujuan dari penelitian ini adalah untuk menentukan State Of Health (SOH) pada baterai Li-Po dengan nomor model HQ802540 yang memiliki spesifikasi tegangan 3.7V dan kapasitas sebesar 650mAh. Metode eksperimen digunakan dalam proses pengujian charging-discharging sebanyak 100 kali. Proses charging baterai menggunakan TP4056 yang bekerja dengan metode pengisian CC-CV. Sedangkan proses discharging menggunakan metode pulse test dengan resistor kapur 20W20RJ sebagai beban, relay 5V sebagai switching, Arduino Uno sebagai pengontrol dan INA219 untuk membaca arus dan tegangan baterai. Hasil penelitian ini diperoleh data arus sebesar 0.18A sampai 0.02A, data tegangan sebesar 4.19V sampai 3.20V, data resistansi internal sebesar 1.2? sampai 8.8 ?. Untuk nilai SOH baterai yaitu ketika resistansi internal baterai bernilai ?1.4? dengan nilai SOH ?80% maka status baterai tersebut masih aman digunakan. Namun, ketika resistansi internal baterai bernilai ?1.5? dengan nilai SOH ?80% maka status baterai dalam keadaan rusak. Selanjutnya, ketika resistansi internal baterai bernilai ?2.1? dengan nilai SOH ?58% maka baterai dalam keadaan waspada untuk digunakan
A Financial Management Application Approach towards “Industry 4.0 Revolutionary Era” in Islamic Boarding High School of Insan Cendekia Gorontalo
In the example of Hatay - Samandağ and visit cult
Nusayrilik/ Arap Aleviliği, Muhammed b. Nusayr en-Numeyri tarafından kurulduğu düşünülen ve Hüseyin b. Hamdan el-Hasîbi tarafından sistemleştirilen; Şii mezhebin ile aynı temellere sahip; batıni bir İslam mezhebidir. Çalışmamızda Nusayri/ Arap Alevi mezhebinin genel hatları ile tarihsel süreci, akidesi ve fıkhı objektif bir şekilde ele alınarak aktarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca mezhep için son derece öneme sahip olan, kutsal olarak görülüp 'Ziyaret'adı verilen mekânlar; Hatay ili Samandağ ilçesi örnekliğinde ele alınmıştır. Çalışma boyunca sahada bizzat var olmak, mezhebe mensup kişiler ile yakın ilişkiler kurmak, sürekli bir gözlem içinde olmayı ve literatürün dışında da yeni bilgiler edinmeyi sağlamıştır. Bu durum ise çalışmamızı olumlu bir şekilde etkilemiştir. Yaptığımız bu çalışmanın amacı ne dinsel ayrımcılık ne milliyetçilik nede mezhepçilik yapmaktır. Aksine elde edilen bilgilerle farklılıkları, kültürleri ve zenginlikleri tanıyarak birbirimizi anlamaktır.ABSTRACT Nusayriyya / Arab Alevism, founded by Muhammad b. Nusayr en-Numeyri and systematized by Hüseyin b Hamdan al-Hasîbi; is a sect which has the structure of hidden that takes its foundations from the Shiite sect. In our study, the historical process of Nusayri / Arab Alevi sect and its his-torical process, creed and feasibility are tried to be transferred in an objective way. In addition, the most important for the sect, which is seen as a sacred shrine, places giv-en; The province of Hatay is considered as Samandağ district. Throughout the study, it has been possible to exist in the field personally, to establish close relationships with the members of the sect, to be in constant observa-tion and to acquire new information outside the literature. This situation affected our work positively. The aim of this study is neither religious discrimination nor nationalism nor sectarianism. Contrary to the information obtained, the differences, cultures, zen-ginlikleri and most importantly is to know and understand each othe
Political, social and historical issues in the novels of Huseyin Nihal Atsız
13.09.2021 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.YÖK Tez No: 559045Hüseyin Nihal Atsız yaşantısı, fikirleri ve eserleriyle yaşadığı döneme damga vurmuş bir Türk aydınıdır. Fikirleriyle Türkçü nesillerin doğması ve yetişmesinde önemli etkisi olan Hüseyin Nihal Atsız'ın tarih alanında yapmış olduğu çalışmalar, bugün birçok araştırmacı tarafından kaynak olarak kullanılır. Edebî sahada vermiş olduğu eserlerle özgünlüğünü ortaya koyan Atsız, Türk edebiyatının önemli simalarındandır. Çalışmamızın ilk bölümünde Hüseyin Nihal Atsız'ın hayatına değinildi. İkinci bölümde yazarın Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt, Ruh Adam, Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini romanlarındaki olaylara kısaca yer verildi. Üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümlerde ise yazarın romanlarında tespit ettiğimiz siyasî, sosyal ve tarihî meseleler ayrı başlıklar altında incelendi.Huseyin Nihal Atsiz is a Turkish intellectual who made a mark in the period he lived, with his life, ideas and works. Huseyin, who has an important influence on the birth and development of Turkish generations with his ideas, is used by many researchers as a source for his studies in the field of history. Atsiz is a prominent figure of Turkish literature. In the first part of our study, the life of Huseyin Nihal Atsiz was mentioned. In the second chapter, the author's story of "Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt, Ruh Adam, Dalkavuklar Gecesi and Z Vitamini" novels was given. In the third, fourth and fifth chapters, the social, political and historical issues identified in the novels of the author were analyzed under different headings
Evaluations on the Terms and Classification of Traditional Wooden Roof Trusses in Türkiye
Ulusal literatürde geleneksel ahşap makas çatılara ilişkin terimlerin farklı biçimlerde
kullanıldığı gözlemlenmiştir. Bu terminolojik farklılıklar, akademik çalışmalar, eğitim
süreçleri ve saha uygulamaları arasında bilgi aktarımını zorlaştırmakta ve kavramsal
karışıklıklara ve yanlış anlamalara neden olabilmektedir. Bu çalışmanın temel
amaçlarından biri, ulusal akademik yayınlardaki, geleneksel ahşap makas sistemlerinin
sınıflandırılmasında ve sistem elemanları için kullanılan terimlerdeki terminolojik
farklılıkları tespit etmek ve bu terimlerin güncel kullanımlarında uzlaşı sağlanabilmesine
yönelik terim öneriler geliştirmektir. Bir diğer amacı ise, ulusal literatürde yer alan
geleneksel ahşap makas tanımlamaları ile sahada uygulanmış örnekleri karşılaştırarak,
teorik bilgi ile pratik uygulamalar arasındaki olası farklılıkları ortaya koymaktır.
Bu doğrultuda, ulusal ve İngilizce literatürde yapılan incelemelerin yanı sıra, yapı
dersleri veren deneyimli mimar akademisyenlerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca, ulusal veri tabanındaki lisansüstü çalışmalar kapsamında yer alan çatı rölöveleri
incelenmiş ve sonrasında geleneksel ahşap makasların yoğun olarak kullanıldığı Ayvalık
bölgesinde alan çalışması yapılmıştır. Tüm bu incelemeler, literatürde tanımlanan
geleneksel ahşap makas sistemleri ile sahada uygulanan örneklerin sistematik bir biçimde
karşılaştırılmasını sağlamıştır.
Elde edilen bulgular, ulusal literatürde geleneksel ahşap makasların sınıflandırılmasında
ve yapısal elemanların terimlerinde belirgin farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur.
Yazar, bu terminolojik farklılıkların giderilmesi adına, işlev ve terim arasındaki anlamsal bağlar dikkate alınarak terimlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Çalışma kapsamında, geleneksel ahşap makaslara yönelik bir sınıflama önerisi sunulmuş,
makas sistem elemanlarına dair alternatif terimler önerilmiş ve literatürde tanımlanan
geleneksel ahşap makas teknolojisi ile sahada uygulanan örnekler arasındaki farklar
belirlenerek konuya dikkat çekilmiştir.Different usages of terms related to traditional wooden truss roofs have been observed
in the national literature. Different usages of terms may cause problems in research,
examination, education and application in the field. This study aims to draw attention to
the subject by identifying the differences encountered in the classification of traditional
wooden truss systems and the terms used for system elements, and to present the author’s
suggestions on this subject with justifications. Another focus of the article is to compare
traditional wooden truss defined in the national literature examples applied in the field in
terms of system establishment.
In the study, after the relevant national and foreign literature in English is reviewed,
interviews were conducted with experienced architect academicians who teach
construction courses. Examination of the roof surveys included in the graduate studies
follows a field study was conducted in the Ayvalık region, where traditional wooden truss
is frequently used, and a comparison was made between traditional wooden truss defined
in the literature and field-applied examples.
In line with these studies, it was determined that there were different usages in the
classification of traditional wooden truss systems and the terms which are used to define
the structural elements of truss in the national literature. The author believes that the terms
on which there is no consensus should be reviewed by paying attention to establishing
semantic connections between the function and the term. Within that perspective, the
study suggests a classification of traditional wooden trusses, possible terms for the
system elements of the trusses, and identifies the similarities and differences between the
technology of traditional wooden trusses defined in the literature alongside the examples
applied in the field
An investigation on Hz. Muhammed's intelligence activities
Yükseklisans Öğrenci, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, [email protected], https://orchid.org/0000-0003-
3500-2594İngilizce ve Fransızca’da “intelligence” sözcüğü ile ifade edilen; manası “akıl” ve “zekâ” olan istihbarat sözcüğünün
günümüz Türkçesi’nde sözlük manası “haber almak”dır. İstihbarat; iç ve dış tehditlere karşı askeri, iktisadi ve politik sahaya
dair bütün malumatların toplanmasına vesile olan ve düşmanın bütün istihbarat faaliyetlerini tesirsiz hale getiren kuruluşlar,
kullanılan malzemeler ve metotlar manasına gelmektedir. Ayrıca istihbarat, devletlerin her sahada hareket politikalarını
belirlemelerinde baş aktör olmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v) istihbarat oluşumunu ve faaliyetlerini nasıl gerçekleştirdiği, gerçekleştirilen
istihbarat oluşumunun ve faaliyetlerinin muhtevası ve İslam’a yönelik tehditlerin önlenmesinde istihbarat faaliyetlerinin nasıl
bir rol oynadığını ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme şeklinde yapılmıştır.
Elde edilen bulgular ışığında İslam Tarihi kaynaklarında Hz. Muhammed ’in (s.a.a.v) istihbarat oluşumunun ve faaliyetlerinin
yer aldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Hz. Muhammed (s.a.a.v) nübüvvetin ilk yıllarında Erkam b. Ebi’l-Erkam’ın evini istihbarat
ve hareket üssü olarak kullanmış, Müşriklerin Daru’n-Nedve’de aldıkları gizli kararlara ulaşabilmek için istihbarat ajanlarını
görevlendirmiş, Hicret esnasında da bu istihbarattan faydalanmıştır. Medine’de ise İslam Devletini kurar kurmaz istihbarata
gereken önemi vermiş, civarındaki yollara ve bölgelere istihbarat toplaması için seriyyeler göndermiştir. Gönderdiği bu
seriyyelerin gizliliği için develerin boyunlarına takılan zilleri dahi söktürmüştür. Bedir Savaşı’na giderken Kureyş’in iki
adamını yakalamış, sorgulamış ve onlara her gün kaç deve kestiklerini sorarak ordunun sayısını tahmin etmeye çalışmıştır.
Medine Kuşatması’nda ise ajanını kullanmış, kendisi hakkında istediği gibi konuşabilmesine müsaade etmiş, ittifak yapan
Yahudileri ve Mekkeli müşrikleri birbirine düşürmüş, ittifakı bozdurmuş ve düşmanın çekilmesini sağlamıştır.
Sonuç olarak Hz. Muhammed yaşadığı dönemin siyasal, sosyal, toplumsal olaylarını ve insânî algılarını değerlendirerek
bunlardan istihbarat raporları elde ettiği ve bu raporlara göre hareket ettiği sonucuna ulaşılabilir. Bundan dolayı Hz.
Muhammed’in istihbarat oluşumu ve faaliyetleri yadsınamayacak kadar önemlidir.Expressed with the word "intelligence" in English and French; The word "intelligence", which means "acumen"
and "mind", means "getting news" in today's Turkish. Intelligence; Organizations, materials and met hods used to gather
all information regarding the military, economic and political field against internal and external threats and make all
enemy intelligence activities ineffective. In addition, intelligence is the main actor of states in determining their
movement policies in every field.
The purpose of this study is to reveal how Hz. Mohammed (saav) carried out intelligence formation and activities, the
role of intelligence activities in preventing threats to Islam and the content of intelligence formati on and activities. The
research was carried out in the form of document review, one of the qualitative research methods.
In the light of the findings, The finding of Hz. Muhammad (saav) including intelligence formation and activities has
been reached. In the first years of Prophet Hz. Muhammad (saav) prophethood, Erkam b. He used Ebi'l-Erkam's house
as an intelligence and movement base. He commissioned intelligence agents to reach secret decisions taken by the
polytheists in Daru'n-Nedve. He also benefited from this intelligence during the migration. As soon as he established the
Islamic State in Madinah, he gave the necessary importance to intelligence, and sent seriyas to collect intelligence to the
roads and regions around him. For the secrecy of these seriyas he sent, he even removed the bells attached to the necks
of camels. On his way to the Battle of Badr, he caught and questioned two men of Quraysh and tried to estimate the
number of the army by asking them how many camels they cut every day. During the Siege of Medina, he used his agent,
allowed him to speak about himself as he wanted, set the alliance Jews and Makkan polytheists against each other, broke
the alliance and ensured the withdrawal of the enemy.
As a result, Hz. Muhammed evaluates the political, social, social events and human perceptions of his time it can be
concluded that they obtained intelligence reports and acted according to these reports. Therefore, The intelligence
formation and activities of Hz. Muhammad are undeniably important
Mir’Atü’l-A’lam ve Mişkatü’l-Ahlam Abdullah Salahi Uşşaki
(Mir’âtü’l-Â?lâm ve Mişkâtü’l-Ahlâm) Asırlar boyu süren köklü tarihimize bakıldığında, ecdadımızın hemen her sahada sayısız eserler meydana getirdiği görülür. 18. asırda yaşayan mutasavvıf-bürokrat Abdullah Salahi Uşşaki Efendi Mir’âtü’l-â’lâm ve Mişkâtü’l-ahlâm adlı eserinde tasavvuf sahasında ait konulara kendi zaviyesinden bakarak ortaya koymuştur. Eserin başında müellif Arapça’daki harflerin “meratib-i vücud” sistemi içerisinde ifade edilen anlamlarını açıklamıştır. Ve bu harflerin ebced hesabına göre sahip oldukları sayısal değerlerden hareketle meratib-i vücudda hangi mertebeye karşılık geldiklerini açıklamıştır. Eserde muammâ benâm-ı Muhammed Aleyhi’s-selam başlığı altında , Hz. Peygamber’in isminin ebced karşılığı olan 92’ye muvafık gelen diğer isimler ve terkipler zikredilmektedir. Ayrıca esma-i hüsna’nın başına abd kelimesi getirilerek (Abdu’s-selâm, Abdu’l-mü’min...vs.) meydana gelen “abâdile”nin ebced değerleriyle çeşitli manalar çıkarılmaktadır. Müellif Şeyh Fergani Hazretlerinin Ta’rifat adlı eserinde yer alan “menâzil-i sâirîn”den hareketle tasavvufi makamları açıklamaktadır. Menâzil-i sâirînde yer alan on kısım ve bu on kısmın her birinin on menzili eserde açıklanmıştır.(Mir’âtü’l-A?lâm ve Mişkâtü’l-Ahlâm) To examine our rooted length of history, our ancestor made numerous works of arts almost every fields. The man who is name Abdullah Salahi Uşşaki Efendi lived in 8 th century, he was a sufi (mutasavvıf) – bureoucrat. He looked out upon his area of mysticism (tasavvuf) in the works of art, which is named mir’âtü’l-âlem and mişkâtü’l-ahlâm. At the beginning of his work, author made statement “Arabic letters of the alphabet in the system of merâtib-i vücûd”. And then those letters of the alphabet which possessor values in the calculation of ebced departure from this point to those number which responced what position of merâtib-i vücûd Author explained the title of muama benâm-ı Muhammed Aleyhisselâm at the beginning of in his work of art. That title which illustrated the name of the prophet of Hz. Muhammed (A.S.) reciprocity number 92 in the calculation ebced and the others compounds so on. In addition, the word of abd put on the beginning the word of esmâ-hüsnâ (Abdüsselâm, Abdülmümin etc.) to occur abadile in various meanings in the values of ebced calculations. The work of Târifât made by author Şeyh Fergânî hazretleri deeded “menâzil-i sâirîn” to explained modes of mystics. To explained ten sections and ten stages (menzil) in the contex of ten sections. These sections and stages showed below
Theological opinions of the honorary author of Sharaf al-'Aqida Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi
Sosyal Bilimler EnstitüsüGEDİKLİ, Ekrem, Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi’nin İtikadî Görüşleri ve Şerefü’l-ak?de Adlı Eseri, Yüksek Lisans Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas, 2019. Müstakimzâde; XII. (XVIII.) yüzyıl Osmanlı Dönemi âlimlerinden olup, ilmî sahada çok yönlü bir şahsiyettir. Dinî, edebî ve sanatsal alanlarda çok sayıda eseri vardır. Eserlerinden Hanefî-Mâtürîdî bir çizgide olduğu anlaşılan Müstakimzâde’nin tasavvufî yönü de vardır. Nakşibendîlik Tarikati’nin Müceddidîlik kolunun önemli isimlerindendir. Nakşibendîliğin Anadolu’da yayılmasında oldukça etkili olmuştur. Müstakimzâde’nin biyografi alanında yaptığı çalışmalar en önemli eserleri arasında yer alır. Tanınmış isimler ve Osmanlı şeyhülislamlarını ele aldığı biyografik eserleri günümüz araştırmacılarının da istifade ettiği başvuru kaynaklarındandır. Kendisi de bir hattat olan Müstakimzâde’nin hattatların biyografisi üzerine hazırladığı eseri de bu alanda gerçek bir başucu kaynağıdır. Müstakimzâde, Osmanlı Devleti’nin neredeyse her alanda güçlü olduğu “Yükselme Dönemi”nden çıkıp “Gerileme Dönemi”nin sürdüğü bir zamanda yaşamıştır. Eserlerinde yaşadığı dönemin tartışma konularının hatta X. (XVI.) yüzyıl tartışma konularının izlerine rastlanmaktadır. Saray, tekke ve medresenin toplum üzerinde oldukça etkili olduğu bu dönemde Müstakimzâde, tasavvufî kimliği nedeniyle “tekke”den yana bir duruş sergilemiştir. Özellikle Kadızâdeliler-Sivâsîler çekişmesine dair tartışma konularının eserlerine yansıdığı görülmüştür. İstanbul’da doğup, büyüyen ve burada yetişen Müstakimzâde 1788’de vefat etmiştir. Ardında yüzden fazla eser bırakmıştır. Bu eserleri arasında Hanefî mezhebinin kurucu imamı Ebû Hanîfe’nin en önemli eserlerinden biri olan el-Fı?hü’l-ekber’in şerhi de yer almaktadır. Müstakimzâde’nin Şerefü’l-ak?de adını verdiği el-Fı?hü’l-ekber şerhi bu çalışmamızın ana konusudur. Çalışmamızda ayrıca Müstakimzâde’nin hayatı, eserleri ve kelâmî görüşleri hakkında da bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Müstakimzâde’nin hayatı ve ilmî kişiliği; ikinci bölümde Şerefü’l-ak?de adlı eseri ve üçüncü bölümde ise itikadi görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmada Müstakimzâde’nin yaşadığı dönem olan XII. (XVIII.) yüzyıl sosyokültürel özelliklerine de yer verilmiştir. Müstakimzâde’nin kelâmî görüşlerinin tespit edilmesinde ulaşılabilen bazı eserlerinden yararlanılmıştır. Başta Şerefü’l-ak?de olmak üzere Terceme-i Mektûbât-ı Kudsiyye, Ahidnâme, İrade-i Cüz’iyye Risalesi, Şerh-i Dîvân-ı Ali, Tefsîru sûreti’l-Fâtihâ adlı eserler tetkik edilmiştir. Ayrıca Müstakimzâde’nin eserleriyle ilgili yapılmış tez çalışmalarından, akademisyenlerce hazırlanan makalelerden ve Müstakimzâde’nin diğer bazı eserlerinden de istifade edilmiştir. Sonuç kısmında ise Müstakimzâde’nin elde ettiğimiz kelâmî görüşlerine dair açıklamalara yer verilmiştir. Yapılan değerlendirmeyle Müstakimzâde’nin Hanefî-Mâtürîdî bir yaklaşımla tasavvufu harmanlanması neticesinde oluşturduğu zengin mirasın daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.GEDİKLİ, Ekrem, Theological Opinions of the Honorary Author of Sharaf al- ‘Aq?da Mustaqimzadeh Sulayman Sad‘al-d?n Efendi, Master Thesis, Cumhuriyet University Institute of Social Sciences, Sivas, 2019. Mustaqim-zadah, is a scholar of the XII. (XVIII.) century Ottoman period and he is also a versatile personality in the scientific field. He has published in many religious, literary and artistic fields. Mustaqimzadeh, whose works are understood to be in a Hanafi-Maturid style, also has a Sufi aspect. He is an important figure in the Mujahideen branch of the Naqshbandi order. He was very effective in the spread of Naqshbandi in Anatolia. Mustaqimzadeh’s works on biography are among the most important works of him. Biographical works of famous names and Ottoman sheikhsislams are among the reference sources that today’s researchers have benefited from. His work which he prepared on the biography of calligraphers by Mustaqimzadeh, himself a calligrapher, is a real bedside source in this field. In the meantime, he emerged when the Ottoman Empire was strong in almost every field, emerged from the “Ascension Period” and entered the “Decline Period”. In his works, traces of the debates of the period he lived, and even the debates of the X. (XVI.) Century are encountered. In this period when palace, dervish lodge and madrasah were highly influential on society, Mustaqimzadeh took a stand for “dervish lodge” because of his sufi identity. It is seen that the discussions about the Kadızâdeliler-Sivâsîler contention are reflected. Born and raised in Istanbul, Mustaqimzadeh, who grew up there, passed away in 1788. He left behind more than a hundred works. Among these works, is the commentary of al-Fıkhu’l-akbar that is one of the most important works of Abu Hanifah, the founding imam of the Hanafi school. The commentary of al-Fıkhu’l-akbar which Mustaqim-zadah named Sharaf al-‘Aq?da is the main subject of this study. In this study, information was also given about Mustaqimzadeh ‘s life, works and theological opinions. In the first part, the life and scientific personality of Mustaqimzadeh; in the second part, his work Sharaf al-‘Aq?da and in the third part the views of creed are given. In the study, XII. (XVIII.) Century, in which Mustaqimzadeh lived, social and cultural characteristics are also included. Some of the works of Mustaqimzadeh, which can be reached in determining the theological views, were used. The works named Terceme-i Mektûbât-ı Kudsiyye, Ahidnâme, İrade-i Cüz’iyye Risalesi, Şerh-i Dîvân-ı Ali, Tefsîru Sûreti’l-Fâtihâ, especially Sharaf al-‘Aq?da, were examined. In addition, the thesis studies about Müstakimzâde’s works, articles prepared by academicians and some other works of Mustaqimzadeh were also utilized. In the final part, explanations about the theological views we have obtained are provided by Mustaqimzadeh. With this evaluation, it is aimed to better understand the rich heritage of Mustaqimzadeh created as a result of blending Sufism with a Hanafi-Maturid approach
