7495 research outputs found
Sort by
A Qualitative Study on the Education of Syrian Children During the Covid-19 Pandemic: The Case of Çatalca
Bu araştırmanın amacı; Suriyeli çocukların Covid-19 Pandemisi dönemindeki eğitim süreçleri hakkında detaylı bilgi toplamak, eğitim ihtiyaçlarını ve sorunlarını ortaya koymak ve sosyal hizmet bağlamında çözüm önerileri sunmaktır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması ile tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında Çatalca semtinde ikamet eden 10 Suriyeli çocukla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler NVivo 12 nitel analiz programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Suriyeli çocukların uzaktan eğitime erişim konusunda birtakım sorunlar yaşadıkları görülmüştür. Bunlar; teknolojik araç eksikliği, dersleri anlamada zorlanma ve okul ortamından uzak kalmaya bağlı psikososyal sorunlardır. Araştırma sonucunda; acil durumlarda göçmen çocukların eğitim planlamasının yapılması, uzaktan eğitim araçlarının tüm çocuklar için erişilebilir hale getirilmesi ve okul ortamından uzak kalan çocuklar için düzenli aralıklarla sosyal aktivitelerin yapılması önerilmiştir. Son olarak; farklı öğrenci gruplarının eğitime eşit katılımının sağlanması adına okul sosyal hizmetinin hayata geçirilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.The aim of this study is to collect detailed information about the educational processes of Syrian children during the Covid-19 pandemic period, to identify their educational needs and problems, and to offer solutions within the context of social work. The research was designed as a case study, which is one of the qualitative research methods. Within the scope of the research, in-depth interviews were conducted with 10 Syrian children residing in the Çatalca district. The data obtained from the interviews were analyzed using the NVivo 12 qualitative analysis program. As a result of the research, it was found that Syrian children faced several problems in accessing distance education. These problems include lack of technological devices, difficulty in understanding lessons, and psychosocial issues arising from being away from the school environment. At the end of the research, it was recommended to plan the education of migrant children in emergencies, to make distance education tools accessible to all children, and to organize social activities at regular intervals for children who are away from school. Finally, it is considered that implementing school social work would be beneficial to ensure equal participation of different student groups in education
E-Portfolio Research in Türkiye: A Systematic Review
Bu çalışma, Türkiye'de eğitim alanında e-portfolyolar üzerine yapılmış akademik makaleleri ve lisansüstü tezleri sistematik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. YÖK Ulusal Tez Merkezi, Dergipark, TR Dizin, ERIC ve SSCI veri tabanlarında yapılan literatür taraması sonucunda, Sistematik İncelemeler ve Meta-Analizleriçin Tercih Edilen Raporlama Öğeleri (PRISMA) akış diyagramı izlenerek toplam 24 çalışma analiz edilmiştir. Bulgular, Türkiye’de e-portfolyo araştırmalarının 2019’dan itibaren artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Yayın türü açısından en fazla çalışmanın makale türünde olduğu belirlenirken, doktora tezlerinin sayıca daha sınırlı olduğu görülmüştür. En yaygın kullanılan araştırma yönteminin karma yöntem, en az tercih edilenin ise eylem araştırması olduğu belirlenmiştir. Araştırmaların büyük ölçüde öğretmen adaylarına yönelik gerçekleştirildiği, özellikle ilkokul ve okul öncesi düzeyde yapılan araştırmaların oldukça sınırlı olduğu gözlemlenmiştir. E-portfolyo sistemleri açısından, özel olarak geliştirilmiş web sitelerinin en yaygın kullanılan platformlar olduğu, ancak çeşitli hazır platformların da tercih edilebildiği saptanmıştır. Sonuçlar, e-portfolyoların öğrencilerin akademik başarısına, öz düzenlemesine ve dijital okuryazarlığına katkı sunduğunu ve öğretmenlere mesleki gelişim, veri depolama ve değerlendirme süreçlerinde fayda sağladığını göstermektedir. Ancak, eğitimde e-portfolyo kullanımının, teknolojik altyapı, zaman yönetimi ve dijital yeterlilik konularında sınırlılıkları da beraberinde getirdiği görülmüştür. Bu çalışma, Türkiye'deki e-portfolyo araştırmalarının eğilimlerini belirleyerek alanyazındaki boşluklara dikkat çekmekte ve gelecekte yapılacak araştırmalar için öneriler sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: eğitim teknolojileri, e-portfolyo, sistematik derlemeThis study aims to conduct a systematic analysis of academic articles and graduate theses on e-portfolios in the field of education in Turkey. A literature review conducted across the YÖK National Thesis Center, Dergipark, TR Dizin, ERIC, and SSCI databases identified a total of 24 studies, which were analyzed following the Preferred Reporting Items for Systematic Reviews and Meta-Analyses (PRISMA) flow diagram.The findings reveal that research on e-portfolios in Turkey has increased since 2019. In terms of publication type, the majority of studies were articles, while doctoral dissertations were found to be more limited in number. The most commonly used research method was the mixed-methods approach, whereas action research was the least preferred. It was observed that most studies focused on pre-service teachers, while research conducted at the primary school and early childhood education levels remained quite limited. Regarding e-portfolio systems, specially designed websites were the most widely used platforms, though various ready-made platforms were also preferred. The results indicate that e-portfolios contribute to students' academic achievement, self-regulation, and digital literacy while providing teachers with benefits in professional development, data storage, and assessment processes. However, the use of e-portfolios in education also presents challenges related to technological infrastructure, time management, and digital competency. By identifying trends in e-portfolio research in Turkey, this study highlights gaps in the literature and offers recommendations for future research
Evaluation of the Economic Potential of Aksaray City in Terms of Transportation Intersections through the Example of Afyonkarahisar Crossied City
Ulaştırma sistemleri, günümüz şehirleri ve bu şehirlerde yaşayan insanların günlük yaşamlarının
vazgeçilmez bir öğesi olmanın yanı sıra, sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda var olabilmelerine de
olanak sağlayan bir duruma dönüşmüştür. Bu sistem içerisinde, birleştirici ve dağıtıcı işlevleri
yönünden kavşak şehirler, geçiş güzergahlarındaki konumları nedeniyle, kültürel ve sosyal etkileşimin
sağladığı potansiyeli ekonomik canlılığa dönüştürebilme yetenekleri açısından incelemeye değerli
bulunmuştur. Trafik akımlarının bir veya birkaç düzlemde kesiştiği, birleştiği ayrıldığı alanlar olan
kavşaklar ve buralarda yer alan şehirlere iki örnek seçilerek ekonomik potansiyelleri üzerinden
değerlendirilmesi yapılmıştır. Örnek olarak seçilen iki kavşak şehirden birisi olan Afyonkarahisar,
ülkemizin yedi coğrafi bölgesinden üçünde de yer almaktadır. Bu nedenle, Afyonkarahisar şehrinde
yaşayanlar tarafından “Anadolu’nun kavşak noktası ve kilidiyiz” yorumları yapılmaktadır. Kavşak bir
şehir olarak Doğu ile Batı’yı, Kuzey ile Güney’i bağlayan çok önemli bir ulaşım aksı üzerinde bulunan
Afyonkarahisar, bu konumsal özelliğini ekonomik bir artı değere ulaştırabilmiştir. Değerlendirmeye
alınan diğer şehir olan Aksaray, Afyonkarahisar gibi Doğu ile Batı’yı, Kuzey ile Güney’i birbirine
bağlayan yine önemli bir kavşakta bulunmaktadır. Aksaray şehrinin de özelinde tespit edilen sorunlar
araştırılmış, konumsal durumu ve potansiyel özellikleri ortaya konularak, buna dair geliştirilen çözüm
önerileri ile ilgili değerlendirmeler karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Çalışmada, literatür inceleme
sonuçlarına göre iki kavşak şehrin ekonomik potansiyelleri değerlendirilirken, konumları itibari ile
kavşak noktalarında olmalarındaki farkındalık ve şehirlerin önemine değinilmiştir. Veri toplama
yöntemi olarak, literatür taramaları, doküman ve kayıt incelemelerinin yapılması sonucu,
Afyonkarahisar ve Aksaray şehirlerindeki karayolu, havayolu ve demiryolu gibi ulaşım yatırımlarına
ilişkin bilgilendirmelerde bulunulmuştur.Transportation systems have become an indispensable element of modern cities and the daily lives of
their inhabitants, providing opportunities for social, economic, and cultural existence. Within this
system, junction cities have been found worthy of examination due to their integrative and distributive
functions, as well as their positions along transit routes, which enable them to transform the potential
for cultural and social interaction into economic vitality. This study evaluates two selected crossroad
cities based on their economic potentials, focusing on junctions where traffic flows intersect, merge,
and diverge. One of the selected crossroad cities, Afyonkarahisar, is located in three of Turkey's seven
geographical regions. Consequently, residents of Afyonkarahisar often comment, "We are the junction
point and key of Anatolia." As a crossroad city, Afyonkarahisar is situated on a crucial transportation
axis connecting the East to the West and the North to the South, successfully leveraging this positional
characteristic into an economic advantage. The other city evaluated, Aksaray, is also located at an
important junction connecting the East to the West and the North to the South, similar to
Afyonkarahisar. Specific problems identified in Aksaray have been researched, and its positional status
and potential features have been delineated, leading to comparative assessments of proposed solutions
An Analysis of the Content of Rūzbihān-i Baqlī’s Work Named Abharal-Āshiqīn
Rûzbihân-ı Baklî (ö. 606/1209) hicri altıncı yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır.Vecd ve cezbesinin fazlalığı ve kendisinden önceki sûfîlere ait şathiyeleri şerh etme-sinden dolayı, Şeyh-i Şattâh adıyla meşhur olmuştur. Tefsir, hadis, fıkıh ve özellikletasavvuf alanında birçok eser telif etmiş velûd bir yazardır. İbn-i Hafîf geleneğinebağlı olan Rûzbihân, ileri sürdüğü fikirleriyle tasavvufun gelişmesine önemli katkı-larda bulunan Hallâc-ı Mansûr’un Kitâbü’t- tavâsîn adlı eseri ve bazı sözleri üzerineyapmış olduğu şerhlerle, Hallâc’ın fikirlerinin sonraki kuşaklara aktarılmasını sağla-yan önemli bir sîmâdır.Manevî yolculukta müridin, insanî aşkla terbiye edilerek rabbânî aşka ulaşabileceğigörüşünü savunan Rûzbihân, tasavvufta Allah’a ulaşmada aşkı en önemli araç olarakgören sûfîlerdendir. Bu minval üzere, ilâhî aşk hakkındaki irfanî düşüncelerini Ab-herü’l-âşıkîn adlı eserinde beyan etmektedir. Tasavvuf tarihinde ilahî aşk hakkındayazılan eserlerden biri olarak Abherü’l-âşıkîn; sûfîyâne aşkın beslendiği ana kaynağıaçıklamasıyla birlikte hem Hallâc’ın aşk hakkındaki düşüncelerini görmek hem deondan etkilenen Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Sa’dî-i Şirazî ve Hâfız-ı Şirazî gibi büyükmutasavvıfların eserlerini daha iyi anlayabilmek için önemli bir kaynaktır. Çalışma-mızda; Abherü’l-âşıkîn’in yazılış amacı, üslup özellikleri, istifade edilen kaynaklarıve tasavvuf literatüründeki önemi dikkate alınarak eserin muhtevası kapsamlı birbiçimde incelenmektedir.Rūzbihān-i Baqlī (d. 606/1209) was one of the most important sufis of the hijri sixthcentury. He became famous under the name of Shaykh al-Shattāh due to his excessiveecstasy and enthusiasm and his commentaries on the shathiyat of sufis before him. Hewas a prolific author who composed various works in the fields of tafsir, hadith, fiqhand especially sufism. Rūzbihān, who was a follower of the Ibn-i Khafīf tradition, wasan important figure who contributed significantly to the development of sufism withhis ideas, ensured the passing on of Hallāj’s ideas to the next generations through hiscommentaries on the Kitāb al-tawāsīn of al-Hallāj’s.Rūzbihān, who argued that in the spiritual journey, the disciple can reach divinelove by being disciplined with human love, is one of the sufis who believe that love isthe most important means of reaching God. In this way, he expresses his luminousthoughts on divine love in his work Abhar al-āshiqīn. As one of the works on sufi lovein the history of sufism, Abhar al-āshiqīn, along with explaining the main source ofsufi love, is an important source for both understanding Hallāj’s thoughts on loveand the works of great sufis such as Mawlānā, Sa’dī and Hāfız, who were influencedby him. In our study; the content of Abhar al-āshiqīn is examined in a comprehensivemanner, taking into account its purpose of writing, stylistic features, sources used,and its importance in the sufi literature
Effects of Exercise on Some Hemostatic Parameters in an Experimental Diabetes Model Induced by Streptozotocin (STZ) in Rats
The aim of this study was to determine the effects of regular aerobic exercise on some hemostatic parameters in streptozo
tocin (STZ)-induced experimental diabetic rats. In the study, 36 six-week-old adult Wistar Albino rats were used. Animals
were divided into four groups as control (C), diabetes (D), exercise (E), and exercise + diabetes (ED). Groups D and ED
were injected intraperitoneally with a single dose of 60 mg/kg STZ. Groups E and DE were exercised on a treadmill at a
speed of 20 m/min for 45 min per day for 4 weeks. Insulin levels were found to be lower in the ED group compared to the
C and E groups and significantly higher in the D group (p < 0.05). Serum FIB, D-dimer, PAI-1, FVIII, t-PA, and TAT levels
showed a significant increase in group D compared to group C (p < 0.05). In addition, FVIII and TAT levels were signifi
cantly higher only in group E compared to group C (p < 0.05). In group E, other parameters (FIB, D-dimer, PAI-1, t-PA,
ATIII, aPTT, PT) were similar to the data obtained from group C (p > 0.05). In addition, serum PAI-1 and FVIII levels were
significantly decreased in the ED group compared to the D group (p < 0.05). In conclusion, aerobic exercise for 4 weeks due
to increased insulin sensitivity and improved glycaemic control because it suppresses excessive clot formation by providing
both anticoagulant effect by regulating coagulation factors and activation of the fibrinolytic system can be considered as a
complementary treatment strategy
Fen Bilimleri Öğretmenlerinin SKA4 (Nitelikli Eğitim) Hakkındaki Görüşleri
This study investigates the perspectives of science teachers on SDG4. A qualitative research method based on phenomenological design was used, which involved understanding the lived experiences of the science teachers. In this study, criterion and easily accessible sampling, which are purposeful sampling strategies frequently used in qualitative research, were used together to determine the study group. In this context, the study was conducted with six science teachers who work in a province in the Central Anatolia region of Türkiye. A semi-structured interview form was utilized as a data collection tool, and three interview questions were posed. Before the research analysis process, the audio interview recordings made with the participants' permission were converted into written text. Then, the obtained data were analyzed using descriptive and content analysis techniques. The study initially analyzed science teachers' perspectives on the quality education, finding that quality was linked to the purpose and process of education and teacher competencies. Subsequently, the criteria for achieving SDG4 were evaluated, considering various factors related to students, the educational environment, teachers' professional competence, and the curriculum. Finally, the study examined teachers' views on using information and communication technologies (ICT) in education, revealing a balanced perspective on the advantages and disadvantages. The study also presented its limitations and recommendations, suggesting that future research should include the perspectives of students, parents, and school administrators for a more comprehensive understanding.Bu çalışma, fen bilimleri öğretmenlerinin Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA) 4’e ilişkin bakış açılarını araştırmaktadır. Fen bilimleri öğretmenlerinin yaşam deneyimlerini anlamayı içeren fenomenolojik tasarıma dayalı nitel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan amaçlı örnekleme stratejilerinden ölçüt ve kolay ulaşılabilir örnekleme birlikte kullanılarak çalışma grubu belirlenmiştir. Bu bağlamda çalışma Türkiye'nin Orta Anadolu bölgesinde bulunan bir ilde görev yapan altı fen bilgisi öğretmeni ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmış ve üç görüşme sorusu sorulmuştur. Araştırma analiz sürecinden önce katılımcıların izni alınarak yapılan sesli görüşme kayıtları yazılı metne dönüştürülmüştür. Daha sonra elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada ilk olarak fen bilimleri öğretmenlerinin eğitim kalitesine ilişkin bakış açıları analiz edilmiş ve eğitimde kalitenin amacı, süreci ve öğretmen yeterlilikleriyle bağlantılı olduğu bulunmuştur. Daha sonra, öğrenciler, eğitim ortamı, öğretmenlerin mesleki yeterlilikleri ve müfredat ile ilgili çeşitli faktörler göz önünde bulundurularak SKA4’e ulaşma kriterleri değerlendirilmiştir. Son olarak, öğretmenlerin eğitimde bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) kullanımına ilişkin görüşlerini incelemiş ve avantaj ve dezavantajları konusunda dengeli bir bakış açısı ortaya konmuştur. Çalışma ayrıca, gelecekteki araştırmaların daha kapsamlı bir anlayış için öğrenci, veli ve okul yöneticilerinin bakış açılarını içermesi gerektiğini önererek sınırlılıklarını ve önerilerini sunmuştur
Evaluation of Hadiths in Political Treatises of the Fifth Century AH
Siyâsetnâmelerde hadislerin kullanımı müellifin din ilimleri, özellikle de hadis ilmiyle olan ilgi ve yetkinliğine göre değişmektedir. Turtûşî, Mâverdî, Gazzâlî ve Sülemî'nin siyâsetnâmelerinde hadislere çok yer verilmiştir. Hatta Turtûşî ve Sülemî'nin eserlerinin yazılmasında hadislerin tam anlamıyla yönlendirici olduklarını söyleyebiliriz. Fakat Vezir el-Mağribî ve Hatîb el-İskâfî gibi yazarlar eserlerinde hadislere yer vermemişlerdir. Çünkü bu yazarların uzmanlık alanları daha çok edebiyat ve tarihtir. Nizâmülmülk, Hasan el-Murâdî gibi yazarlar da siyâsetnâmelerinde az sayıda hadise yer vermişlerdir. Bu müelliflerin hadis ilminde sınırlıda olsa yetkinlikleri olmasına rağmen, devlette uzun yıllar bürokrat olarak görev yaptıkları için, yaşadıkları dönemde devletin işleyişinde aksayan yönlere pratik çözüm önerileri getirmeyi öncelemişlerdir. Gözle görülen problemlere uygulanabilir çözüm önerileri sunmuşlardır. Burada faydalandıkları ana kaynaklar geçmiş milletlerin tecrübeleridir. Sülemî dışındaki müellifler hadisleri senetsiz bir şekilde nakletmeyi seçmişlerdir. Dile getirilen hadislerin sahihliği de yukarıda söylediğimiz mantığa göre değişmektedir. Hadis ilminde yetkinliği olan yazarlar daha çok sahih hadisi eserine almıştır. İncelediğimiz on eserde tespitimize göre dört yüz elli hadis olmasına rağmen, en az iki yazar tarafından kullanılan ortak hadislerin sayısı sadece otuzdur. Bu tespit siyâsetnâmelerde konu çeşitliliğinin en belirgin delilidir. Siyasetle ilgili olduğu düşünülen hadislerin büyük bir kısmının incelediğimiz eserlerde yer aldıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Siyâsetnâmelerde hadislerle beraber âyetlere de yer verilmiştir. Bu anlamda âyet ve hadisler arasında hem içerik hem de sayı bakımında bir bütünlüğün olduğunu söylemek mümkün. Bazı hadislerin siyasî amaçlar için kullanılması özellikle Nizâmülmülk ve Mâverdî gibi müelliflerce başvurulan bir yöntem olduğunu müşahede ettik. Müslümanların siyasî tarihlerinde din-siyaset, ümera- ulemâ ilişkilerine kaynaklık edecek eserlerden bazıları da siyâsetnâmelerdir.The use of hadiths in Siyāsetnāmas varies according to the author's interest and competence in religious sciences, especially in the science of hadith. Turtûşî, al-Mâwardî, al-Ghazâlî, and al-Sulamî's books include a lot of hadiths. In fact, we can say that hadiths literally guided the writing of Turtûshî and al-Sulamî's books. However, authors such as Wazir al-Maghribī and Khatîb al-Iskâfî did not include hadiths in their books. This is because their areas of specialization were literature and history. Authors such as Nizâm al-Mulmulk and Hasan al-Murâdî also included limited hadiths in their books. Although these authors had limited competence in the science of hadith, since they served as bureaucrats in the state for many years, they prioritized providing practical solutions to the problems in the functioning of the state in their time. Unlike the books containing many hadiths, they offered practical solutions to visible problems instead of preaching. With the exception of al-Sülemî, the authors chose to narrate the hadiths without a hadith script. The authenticity of the hadiths narrated varies according to the logic mentioned above. Authors who were competent in the science of hadith included more sahih hadiths in their books. Although there are four hundred and fifty hadiths in the ten books we analyzed, the number of common hadiths used by at least two authors is only thirty. This is the most obvious evidence of the diversity of topics in the siyâsetnâme books. We can easily say that most of the hadiths that are thought to be related to politics are included in the books we analyzed. Verses are also included in the books along with hadiths. In this sense, it is possible to say that there is a unity between verses and hadiths in terms of both content and number. We have observed that the use of some hadiths for political purposes is a method used especially by authors such as Nizâm al-Mülûk and al-Mâwardî. Some of the books that will serve as a source for religion-politics and the relations between umâra and ulema in the political history of Muslims are siyâsetnâmes
Translation and Analysis of Harry J. Gensler's "Formal Ethics" into Turkish and Analysis of its Principles with the Moral System in the Qur'an
Bu çalışma meta-etik alanda yazılmış ve Amerika'da ünlenerek üniversitede ders kitabı olarak okutulan İngilizce dildeki Formal Ethics isimli eserin Türkçeye tercümesidir. Ve bu çerçevede oluşturulmuş ahlaki bir sistemin ortaya koyduğu evrensel ilkelerle İslam'ın kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'deki ahlaki sistemin karşılıklı analiz edilmesini ele almaktadır. Meta-etik alanında yapılan çalışmaların büyük oranda yabancı kaynaklı olması tercüme faaliyetini gerekli kılmaktadır. Modern ahlak felsefesinin bir parçası olan meta-etik gelişmekte olan bir alandır. Türkiye'de bu alanda yapılacak olan yeni çalışmalara ışık tutması bağlamında çalışmamızın alana katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Etikötesi- etiküstü olarak çevrilen meta-etik klasik felsefi sorgulamaların ötesinde ahlaki yargıların geçerliliğiyle ilgilenmektedir. Bu alanda yazılmış olan Formal Ethics isimli eser ahlaki yargılarımızın kaynağıyla ilgilenmekte veyazar oluşturduğu etik sistemin içinde yer alan evrensel kabul ettiği ahlak ilkelerini rasyonel kalıplarla yeniden formüle etmektedir. Son yüzyılda dünyadaki ahlaki bozuluşun farkında olup çözüm arayan, hayatını etik ve mantık ilmine vakfetmiş bir eğitimci olan Gensler'in uygulanabilir evrensel bir ahlak sisteminin nasıl olması gerektiğine dair yapmış olduğu çalışmayı sizlere sunmaktayız. Kur'an'daki ahlak sistemle analiz etmekteki niyetimiz ise meta-etiksel olarak Kur'an'ın ahlak sistemini değerlendirmektir.This study is a translation into Turkish of Formal Ethics, an English-language work written in the field of meta-ethics, which has become famous in America and is taught as a textbook in universities. And it deals with the mutual analysis of the moral system in the Qur'an, which is the source of Islam, and the universal principles put forward by a moral system created within this framework. The fact that most of the studies in the field of meta-ethics are of foreign origin makes translation necessary. Meta-ethics, which is a part of modern moral philosophy, is a developing field. We think that our study will contribute to the field in the context of shedding light on new studies to be conducted in this field in Turkey. Meta-ethics, translated as trans-ethics, deals with the validity of moral judgments beyond classical philosophical inquiries. Formal Ethics, a work written in this field, deals with the source of our moral judgments and the author reformulates the moral principles that he considers universal in the ethical system he has created with rational patterns. Gensler, an educator who has devoted his life to the science of ethics and logic, who is aware of the moral deterioration in the world in the last century and is looking for a solution, presents his work on how a universal ethical system should be applied. Our intention in analyzing the moral system in the Qur'an is to meta-ethically evaluate the moral system of the Qur'an
The Mediating Role of Psychological Resilience Between Self-Compassion and Social Appearance Anxiety in Adolescents
Bu tezin amacı, ergenlerde öz şefkat ile sosyal görünüş kaygısı arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracılık rolünün incelenmesidir. Araştırmaya, İstanbul İl MEM'e bağlı Başakşehir'deki resmi ortaokul ve liselerde okuyan 12-18 yaş aralığındaki 291'i kız 294'ü erkek 585 öğrenci katılım sağlamıştır. Araştırmanın verileri, 2023-2024 eğitim öğretim yılı içerisinde küme örnekleme yöntemiyle seçilen 4 okuldaki araştırmaya katılmak için gönüllü olan öğrencilerden toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak "Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği", "Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu", "Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiş ve ölçeklerden elde edilen bulgular SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca araştırmanın değişkenleri ile demografik özelliklerle birlikte (cinsiyet, yaş, okul türü, sınıf düzeyi, gelir düzeyi, fiziksel görünüşünü nasıl değerlendirdiği, yeterli sosyal destek görme durumu, en çok sosyal desteği kimden aldığı, ders başarısı ve anne-baba ilişkisinden memnuniyeti) ele alınarak incelenmiştir. Araştırmada normallik testi sonucuna göre ikili değişkenlerin arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla t testi, ikiden fazla bağımsız değişkenlerle aralarındaki ilişkiyi incelemek için ANOVA testi, araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson korelasyon analizi, bağımlı ve bağımsız değişken üzerinde psikolojik sağlamlığın aracılık etkisini incelemek amacıyla Hayes tarafından geliştirilen SPSS Macro v4.2 modeli kullanılarak aracılık analizi uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında öz şefkat ile sosyal görünüş kaygısı arasında ve öz şefkat ile psikolojik sağlamlık arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu bulunmuştur. Psikolojik sağlamlık ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak ergenlerin, öz şefkat düzeyleri arttıkça sosyal görünüş kaygılarının azaldığı, psikolojik sağlamlık düzeylerinin arttığı görülmüştür. Ayrıca bireylerin psikolojik sağlamlıkları arttıkça sosyal görünüş kaygısı düzeylerinin azaldığı bulunmuştur. Bununla birlikte degişkenler arasındaki ilişkilerde psikolojik sağlamlığın aracılık etkisinin olduğu da bulunmuştur.The aim of this thesis is to examine the mediating role of psychological resilience in the relationship between self-compassion and social appearance anxiety in adolescents. The study was conducted with 585 students aged 12-18, 291 girls and 294 boys, from public middle and high schools in Başakşehir, Istanbul, under the Istanbul Provincial Directorate of National Education. The data for the study were collected from students who volunteered to participate in the research from four schools selected through cluster sampling during the 2023-2024 academic year. The data collection tools used were the "Child and Adolescent Psychological Resilience Scale," the "Self-Compassion Scale Short Form," the "Social Appearance Anxiety Scale," and the "Personal Information Form." The study was carried out in a relational survey model, and the findings obtained from the scales were analyzed using the SPSS 26 program. Additionally, the variables of the study were analyzed along with demographic characteristics (gender, age, type of school, grade level, income level, self-assessment of physical appearance, perceived social support, who provides the most social support, academic success, and satisfaction with the parent-child relationship). According to the results of the normality test, t-test was used to examine the relationship between binary variables, ANOVA test was used to examine the relationship between more than two independent variables, Pearson correlation analysis was used to examine the relationship between the variables of the study, and mediation analysis was applied using the SPSS Macro v4.2 model developed by Hayes to examine the mediating effect of psychological resilience on the dependent and independent variables. The findings of the study revealed significant positive relationships between self-compassion and social appearance anxiety and between self-compassion and psychological resilience. A significant negative relationship was found between psychological resilience and social appearance anxiety. In conclusion, as adolescents' levels of self-compassion increased, their social appearance anxiety decreased, and their levels of psychological resilience increased. Furthermore, as individuals' psychological resilience increased, their social appearance anxiety levels decreased. It was also found that psychological resilience had a mediating effect in the relationships between the variables
Culture and Identity Formation of Turks in Yugoslavia Macedonia (1918-1953)
Bu çalışma, Yugoslavya Makedonyası'ndaki Türklerin kültürel ve sosyal yapılarını, dönemin koşulları doğrultusunda incelemeyi amaçlamaktır. Böylece, Türk ve Müslüman toplumu tarafından kurulan cemiyetlerin oluşum aşamaları ve gerçekleştirdikleri faaliyetler detaylı bir şekilde analiz edilerek ortaya konulmuştur. Bu yaklaşım, Balkanlar ve Makedonya'nın coğrafyası, tarihsel süreci, demografik yapısı, Balkanlardaki Osmanlı dönemindeki Makedonya'nın coğrafi sınırları, sosyo-ekonomik yapısı ve eğitimi gibi konular ele alınırken, bu gelişmelerin yanı sıra Yugoslavya'nın tarihsel arka planı da kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Makedonya'da yaşayan Türklerin kültürlerini korumak ve bir sonraki nesile aktarmak için karşılaştıkları zorluklar tespit edilmiştir. Tez, Makedonya'daki Türklerin kültürlerini koruma amacıyla örgütlenme süreçlerine odaklanmaktadır. Balkan Savaşları sonrasından İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadarki süreçte Makedonya'daki Türklerin karşılaştığı toplumsal ve siyasi değişiklikler, kurdukları cemiyetler ve bu cemiyetlerin kültürel, dini ve eğitim alanındaki faaliyetleri incelenmiştir. Cenubi Sırbistan İslam Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti, Şefkat Derneği, Üsküp Yardım Cemiyeti, İslam Manastır Hamiyet Cemiyeti ve Yücel Teşkilatı gibi sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri detaylı bir şekilde ortaya konmuştur. Sivil toplum kuruluşları, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivi, Makedonya Devlet Arşivi, Üsküp Şehir Arşivi gibi birimlerindeki belgelerle desteklenmiş ve incelenmiştir. Dönemin şartlarına uygun olarak Osmanlı Türkçesi, Sırpça ve Makedonca olmak üzere arşiv kaynakları bulunmuştur. Ayrıca cemiyetler ile ilgili kaynak kitap ve makaleler ise Arnavutça, Makedonca ve İngilizce gibi farklı dillerdeki kaynaklardan araştırılmıştır. Yücel Teşkilatı'nın tasfiyesinin ardından tetiklenen Makedonya'daki Türklerin büyük göç süreci tarihi bir perspektiften değerlendirilmiştir.This study aims to examine the cultural and social structures of the Turks in Yugoslav Macedonia in line with the conditions of the period. Thus, the formation stages of the societies established by the Turkish and Muslim communities and the activities they carried out were analyzed in detail and presented. This approach addresses issues such as the geography, historical process, demographic structure of the Balkans and Macedonia, the geographical borders of Macedonia during the Ottoman period in the Balkans, its socio-economic structure and education, while these developments as well as the historical background of Yugoslavia were comprehensively examined. The difficulties that the Macedonian Turks faced in preserving their culture and transferring it to the next generation were identified. The thesis focuses on the organizational processes of the Turks in Macedonia in order to preserve their culture. The social and political changes that the Turks in Macedonia faced in the period from the Balkan Wars to the Second World War, the societies they founded and the cultural, religious and educational activities of these societies were examined. The activities of Cenubi Sırbistan İslam Muhafaza-i Hukuk Society, the Şefkat Society, the Skopje Turks Aid Society, İslam Manastır Hamiyet Society and the Yücel Organization have been presented in detail. Research on civil society organizations has been supported and examined with documents from units such as the Presidential State Archive, the Macedonian State Archive and the Skopje City Archive. Archival sources in Ottoman Turkish, Serbian and Macedonian, in accordance with the conditions of the period, have been found. In addition, source books and articles on societies have been researched from sources in different languages such as Albanian, Macedonian and English. The great migration process of Turks in Macedonia, which was triggered after the liquidation of the Yücel Organization, has been evaluated from a historical perspective