1,961,493 research outputs found
Mehmet Akif Ersoy hayatı
İstanbul'un Fatih ilçesinin Sarıgüzel semtinde 1873 yılında dünyaya gelmiştir. Babası, Osmanlının Arnavutluk bölgesinde İpek Kazasına bağlı Şuşisa (Foşıpe) köyü eşrafından Nureddin Ağa'nın oğlu Mehmet Tahir Efendi'dir. Annesi Buhâra'dan Anadolu'ya göç ederek Tokat’a yerleşmiş Hacı Feyzullah Efendi'nin müridlerinden Buhâralı Mehmet Efendinin kızı Emine Şerife Hanımdır. Emine Hanım'ın daha önceki evliliğinden üç çocuğu dünyaya gelmiş fakat çocuklarının hepsi küçük yaşlarda vefat etmiştir. Âkif’in babası Mehmet Tahir, Emine Hanım ile 45 yaşlarında evlenmiş olup, bu evlilikten Mehmet Âkif ve Nuriye adlarında iki çocukları dünyaya gelmiştir. Mehmet Âkif’ in asıl adı ebced hesabıyla doğduğu yıla karşılık gelen “Rağıf" olarak babası tarafından konulmuştur
Yüzüncü Yılında İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy
Kitapİstiklal Marşı'nın yazılışı, tarihçesi, şairi ve şairinin ruh iklimini konu edinen elinizdeki bu çalışma, 2021 yılında İstiklal Marşı'nın kabulünün yüzüncü yılında düzenlenen “Yüzüncü Yılında İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Bilim Şöleni”nden hareketle kitaplaştı ve okuyucuyla buluşturuldu. 2021 yılı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından marşın kabulünün yüzüncü yılı münasebetiyle İstiklal Marşı yılı olarak ilan edildi. Bu minvalde yurt genelinde birçok bilimsel faaliyet yapıldı. Üniversitemizde de bir bilim şöleni düzenlenerek, yeni nesillerin, genç dimağların Millî Mücadele ve İstiklal Marşı hakkındaki bilgi ve bilinç düzeyleri artırılmaya çalışıldı, nihayetinde de ortaya bu kıymetli eser çıkarıldı. Kitap içerisinde on üç bölüm bulunmaktadır. Bölümlerde İstiklal Marşı'nın güftesinin ortaya çıkış süreci, şairinin kişiliği, düşünce ve ruh dünyasıyla ilgili bilgilere yer verildi. Marşın beste çalışmaları ve bestecileriyle ilgili de okura bilgilenme fırsatı sunuldu. Kitapta ayrıca Mehmet Akif'in şiirlerinin sehl-i mümteni açısından tahlili ve şiirlerinin ve nesirlerinin mizahi yönü, şairin doğu ve batıya bakışı, eğitimci kişiliği, marşın batıdaki bazı marşlarla mukayesesi, şairin musikişinaslığı ile vefatı ve son günlerine de ışık tutulmaya çalışıldı
IV. Uluslararası Mehmet Âkif Ersoy Bilim-Sanat Ödülleri
Mehmet Âkif Ersoy Üniversitesi Rektörü Adem Korkmaz: IV. Uluslarası Mehmet Âkif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri "100.Yıl İstiklal Özel Ödülü Törenini" onurlandırmanızı dilerim. 19 Haziran, 202
Mehmet Akif'in şiirlerinde vicdan
Mehmet Âkif kadar toplum ve bireyin sorunlarıyla dertlenen, sorunların çözümü için mücadele
eden, değil Türk edebiyatında dünya edebiyatında çok az şair vardır. Âkif’in toplum içerisindeki
düşkünlere merhametle yaklaşması, onların çaresiz durumları karşısında ızdırap duyması onun
vicdanıyla doğrudan ilintilidir. O, vicdan duygusunu o kadar içselleştirir ki, onun Allah’a isyanın
eşiğine yaklaşması, vicdan ve adalet kavramlarını çok fazla öncelemesinden ileri gelir. Mağdurların
trajik durumu karşısında çaresiz kalan, elinden hiçbir şey gelmeyen Âkif’in Birinci Kitap Safahat’taki
“Tevhîd yâhut Feryâd” manzumesi ile Hakkın Sesleri’nde Allah’a isyanın eşiğine geldiği görülü
Mehmet Emin Rauf Paşa (1780-1860)
Mehmet Emin Rauf Paşa, the state man who witnessed the reign of the pro-innovation Sultans such as Selim III, Mahmud II and Abdülmecid, is the subject of our thesis. In the 19th century, Mehmet Emin Rauf Paşa, who preferred civil bureaucrats instead of military bureaucrats because of the fact that they had come out of pen, needed cadres to implement the reforms of Babali. Mahmud II, planning to rebuild the centre’s sovereignty over the provinces by eliminating the focus of power in the provinces so that reforms can be placed on a solid ground. Rauf Paşa, supported Mahmud II in his decisions. Rauf Paşa, worked with Mustafa Reşid Paşa for the implementation of bureaucratic reforms that prepared the institutional transformation that would rise above the Tanzimat which was near the death of Mahmud II. Rauf Paşa, after the announcement of the Tanzimat, has been focused on carrying out military and financial reforms that will ensure the continuation of the Empire by taking a stand for innovations in an ever-increasing innovative-traditionalist conflict. Therefore, the life of Rauf Paşa, who had been in the Ottoman Empire for 15 years, was very important because of his efforts both to understand the political balances of his life and to clarify his ages dark points. Rauf Paşa, witnessed the removal of the Janissary during his long civil service life, the establishment of the Asakir-i Mansure and the uprising of the Egyptian governor who became an international problem shortly after his departure. The portrait of the Ottoman statesman who found his expression in Rauf Paşa’s personality was built on the union of two times, both before and after the Tanzimat. However, this union did not lead to a conflict in the political life of Rauf Paşa and managed to maintain its existence from the conflict together.KABUL VE ONAY……………………………………………………………………..i
YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI………………………...ii
ETİK BEYAN………………………………………………………………………….iii
TEŞEKKÜR…………………………………………………………………………...iv
ÖZET…………………………………………………………………………………...v
ABSTRACT…………………………………………………………………………...vi
İÇİNDEKİLER………………………………………………………………………..vii
KISALTMALAR DİZİNİ……………………………………………………………….x
ÖNSÖZ………………………………………………………………………………..xii
GİRİŞ…………………………………………………………………………………...1
1. BÖLÜM: MEHMET EMİN RAUF PAŞA’NIN SİYASET SAHNESİNE ÇIKIŞI…………………………………………………………………………………..8
1.1. BİR YÜKSELİŞ ÖYKÜSÜ: KATİPLİKTEN SADARETE RAUF PAŞA’NIN HAYATI…………………………………………………………….8
1.2. İKİ İSYAN ARASINDA BİR SADRAZAM: MİLOŞ VE TUZCUOĞLU MESELELERİ………………………………………………………………….18
1.3. BAB-I ALİ’DE İLK ÇATIŞMA: TEPEDELENLİ MESELESİ VE RAUF PAŞA’NIN HALET EFENDİ İLE İMTİHANI………………………………...41
1.4. SADARETTEN SÜRGÜNE: SAKIZ’DA BİR HAYAT………………..51
2. BÖLÜM: MEHMET EMİN RAUF PAŞA’NIN VALİLİKLERİ VE MUTASARRIFLIKLARI……………………………………………………………..57
2.1. TEKE VE HAMİD MUTASARRIFLIĞI (11 Mart 1819-16 Ocak 1821)……………………………………………………………………………57
2.2. DİYARBEKİR VALİLİĞİ (16 Ocak 1821-3 Temmuz 1822)…………71
2.3. ERZURUM VALİLİĞİ VE ŞARK SERASKERLİĞİ (1 Kasım 1821-27 Şubat 1825)……………………………………………………………………75
2.4. KASTAMONU MUTASARRIFLIĞI (27 Şubat 1825-30 Ağustos 1827)…………………………………………………………………………..104
2.5. HALEP VALİLİĞİ (30 Ağustos 1827-1 Ekim 1828)………………..117
2.6. ŞAM VALİLİĞİ (1 Ekim 1828-19 Temmuz 1831)…………………..137
2.7. KARAHİSAR-I SAHİP VE MENTEŞE MUTASARRIFLIĞI (12 Kasım 1831- 8 Ağustos 1832)……………………………………………………...160
2.8. ANADOLU VALİLİĞİ VE ORDU KAYMAKAMLIĞI (8 Ağustos 1832-18 Şubat 1833)……………………………………………………………….164
3. BÖLÜM: MEHMET EMİN RAUF PAŞA’NIN İSTANBUL’A DÖNÜŞÜ VE SİYASİ MESELELER………………………………………………………………184
3.1. İÇ VE DIŞ SİYASETİN KESİŞME NOKTASI: MISIR……………….184
3.2. SIRBİSTAN’DA HAKİMİYET MÜCADELESİ………………………..199
3.3. YUNAN TAZMİNATINDAN BORÇ ARAYIŞINA: RAUF PAŞA VE ROTHSCHILDLER…………………………………………………………...211
4. BÖLÜM: MEHMET EMİN RAUF PAŞA VE TANZİMAT……………………220
4.1. SİYASETTE DENGE ARAYIŞLARI VE BÜROKRATİK REFORM.220
4.2. VERGİ REFORMU VE TEPKİLER …………………………………...237
4.3. ORDUDA NEFER ARAYIŞINA PRAGMATİK BİR YAKLAŞIM: REDİFLER…………………………………………………………………….249
4.4. AVRUPA UYUMU KARŞISINDA GELENEĞİN SAVUNUSU……..258
4.5. SİYASETTE SON PERDE: SADARETTEN MECLİS-İ ALİYE’YE..276
5. BÖLÜM: BİR PAŞANIN PORTRESİ: MEHMET EMİN RAUF……………..280
5.1. KİŞİLİĞİ…………………………………………………………………..280
5.2. SERVETİ, KAPI HALKI VE HAYIR ESERLERİ……………………..289
5.3. VEFATI VE BORÇLARI………………………………………………..291
SONUÇ………………………………………………………………………………294
KAYNAKÇA………………………………………………………………………...299
EK 1. Mehmet Emin Rauf Paşa’nın resmi…………………………………….325
EK 2. Mehmet Emin Rauf Paşa’nın ailesine ait resim………………………326
EK 3. Mehmet Emin Rauf Paşa’nın ailesine ait 23 Aralık 1971 tarihli Milliyet gazetesinde yayımlanan vefat ilanı…………………………………………….327
EK 4. Mehmet Emin Rauf Paşa’nın ailesine ait 15 Mayıs 2004 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan vefat ilanı…………………………………328
EK 5. Rauf Paşa’nın Sadaretine dair tevarîh-i manzume…………………..329
EK 6. Sadaret makamının Başvekalet’e çevrildiğine dair hatt-ı hümayun……………………………………………………………………………332
EK 7. Mehmet Emin Rauf Paşa’nın sadarete geldiğine dair hatt-ı hümayun……………………………………………………………………………334
EK 8. Tez Çalışması Orijinallik Raporu………….…………………………….337
EK 9. Tez Çalışması Etik Komisyon Muafiyeti Formu…….……………......338III. Selim, II. Mahmud ve Abdülmecid gibi yenilik yanlısı padişahların saltanatlarını görmüş olan
devlet adamı Mehmet Emin Rauf Paşa, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Osmanlı
İmparatorluğu’nda büyük değişimlerin yaşandığı bir zamanda, toplamda on beş yıla yaklaşan
sadaretlerini ve yine on beş yılı bulan taşra yöneticiliklerini göz önüne aldığımızda Rauf Paşa’nın
biyografisi, devre ait siyasetin nasıl şekillendiğini anlamamıza yapacağı katkılar sebebiyle
önemlidir. Nitekim Rauf Paşa, Anadolu’daki ve Suriye’deki memuriyetleri sırasında Osmanlı-İran
savaşlarına Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışına, Asakir-i Mansure’nin kuruluşuna ve çıkışından kısa
bir süre sonra uluslararası soruna dönüşmüş olan Mısır valisinin isyanına tanıklık etmiştir. Kalem
terbiyesi almış olması sayesinde Rauf Paşa, XIX. yüzyılda, Babıali’nin reformları uygulayacak
kadrolara ihtiyaç duyduğu bir dönemde seyfiye kökenli bürokratlar yerine kalemiye kökenli
bürokratları tercih eden II. Mahmud’a uzun yıllar sadrazamlık yapmış ve onun ilk Başvekil’i
olmuştur. Rauf Paşa, ülkede reformların sağlam bir zemine oturması için merkezin eyaletler
üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmek amacıyla, taşradaki güç odaklarını ortadan
kaldırmayı planlayan II. Mahmud’un siyasi merkeziyetçilik projesini desteklemiştir. Rauf Paşa, II.
Mahmud’un vefatına yakın Tanzimat’ın üzerinde yükseleceği kurumsal dönüşümü mümkün
kılacak bürokratik reformların hazırlanmasında Mustafa Reşid Paşa ile birlikte çalışarak,
yönetimde modernleşmenin önünü açan devlet adamları arasında yer almıştır. Tanzimat’ın
ilanından sonraki sadaretlerinde de çizgisini koruyan Rauf Paşa, yenilik yanlılarıyla
muhafazakârlar arasında yaşanan mücadelede yeniliklerden yana tavır alarak, imparatorluğun
devamını sağlayacak askeri ve mali reformların gerçekleştirilmesinde önemli roller üstlenmiştir.
Dolayısıyla Rauf Paşa’nın kişiliğinde karşılığını bulan Osmanlı devlet adamı kimliği Tanzimat
öncesi ve sonrası olmak üzere iki zamanın birlikteliği üzerine inşa edilmiş; ancak bu birliktelik
Rauf Paşa’nın siyasi hayatında ikiliğe yol açmamış ve çatışmadan varlığını birarada sürdürmeyi
başarmıştır
Fatih: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bülteni, 30
Binlerce yıllık mazide, on binlerce vakıf ve vâkıf... Bunların içerisinde, âdeta parıldayan
bir yıldız; Fatih Sultan Mehmet... 10 asırlık bir hayali gerçekleştiren, hedefe ulaşan ve
kutsal övgüye mazhar olan cihan hükümdarı. Bilim ve inancın gösterdiği yolla fethettiği
İstanbul’u, bizlere yurt eden ve kendi öz mallarını milletin hizmetine sunan bir vakıf insan
ve tarihte birçok farklı isimle anılan eğitim, bilim, kültür ve sanatın olgunlaştığı, vücut
bulduğu yer; Üniversite
FSM / Ayasofya : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi Bülteni, 5
Fatih’in şehri İstanbul’da; Üsküdar, Topkapı, Haliç, Gülhane ve
Ayasofya’da “Şehrin Kalbinde” yer alan 5 farklı yerleşkesiyle Fatih
Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, gerçekleştirdiği tüm nitelikli
akademik ve sosyal faaliyetlerle öncü nesiller yetiştirmektedir
FSM / Ayasofya : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi Bülteni, 6
Üniversitemiz, Fatih Sultan
Mehmed Han dönemi ile
ülkemizin en büyük kültürel
miraslarının başında gelen Ayasofya
Külliyesi ve İstanbul tarihi
hakkında her türlü ulusal ve
uluslararası bilimsel ve kültürel
araştırmalar yapmayı sürdürüyor.
Bu kapsamda Üniversitemiz
bünyesinde faaliyet gösteren
uygulama ve araştırma
merkezlerimizden Fatih Sultan
Mehmet ve Dönemi ile Ayasofya
Araştırmaları Merkezlerimiz
tek çatı altında birleşerek çalışmalarını
“Fatih Sultan Mehmet
ve Ayasofya Çalışmaları Uygulama
ve Araştırma Merkezi”
ismiyle sürdürecek.
Merkezimiz, özellikle şu temalara
odaklanacak: Fatih Sultan Mehmed Han Dönemi:
Bu dönemin tarihî, sosyal,
kültürel ve ilmî yönlerini araştırmak
ve incelemek.
Osmanlı Klasik Çağı: Osmanlı
Devleti’nin kuruluşu ve klasik dönemine
dair çalışmalar yapmak.
Fatih Dönemi İstanbul’u: İstanbul’un
tarihini, sosyal ve kültürel
dokusunu ve mimarî yapısını,
özellikle Fatih dönemi İstanbul’unun
inşa ve iskân süreçlerini
incelemek.
Ayasofya Camii ve Külliyesi: Bir
mabed olarak Ayasofya’nın tarihî,
sosyal ve kültürel anlamını araştırmak.
Ayasofya Medresesi ve Müderrisleri:
Ayasofya’nın ilmî mirasını
medrese ve müderrisler üzerinden
ele almak
Remarks of Mehmet Kaplan concerning literature theory
Bu çalışmada Mehmet Kaplan'ın edebiyat teorisi hakkındaki görüşleri belirlenmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmanın, birinci bölümü Mehmet Kaplan'ın edebiyat teorisi hakkındaki görüşlerini şekillendiren unsurlara ayrılmıştır. Bu bölümde Mehmet Kaplan'ın Türk edebiyatı araştırmalarındaki yeri ortaya konulmuştur.
Çalışmamızın ikinci bölümü edebiyat teorisinin ana mevzularından tanım ve kavramlara ayrılmıştır. Mehmet Kaplan'ın sanat ve edebiyat hakkındaki tanımları; tarif-sınır, amaç, mahiyet, fonksiyon başlıkları altında değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Mehmet Kaplan'ın edebî türlere, edebiyat teorisi bakımından yaklaşımı üzerinde durulmuştur. Metin tahlilleri üzerinde çalışan Mehmet Kaplan'ın, edebî türler üzerindeki dikkatleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Dördüncü bölüm, Mehmet Kaplan ve Edebî Tenkit başlığını taşır. Bu bölümde önce Mehmet Kaplan'ın tenkit hakkındaki fikirleri incelenmiştir. Daha sonra ise Kaplan'ın edebiyat kuramları ve edebî akımlar hakkındaki görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde ise kendi isimlendirmeleriyle Mehmet Kaplan anlatılmak istenmiştir. Mehmet Kaplan'ın Türk edebiyatı incelemelerine, edebiyat teorisi bakımından katkıları açıklanmıştır.In this study, remarks of Mehmet Kaplan concerning literature theory are determined. The first part of the study that is composed of four parts is separated for the elements that form Mehmet Kaplan's ideas about literature theory. In this part, the place of Mehmet Kaplan in Turkish literature surveys is put forward.
The second part of our study is separated for the major subjects of literature theory as concepts and definitions. Mehmet Kaplan's definitions concerning art and literature are evaluated under the titles of; description-limit, objective, essence, function. In the third part, it is dwelled on Mehmet Kaplan's approach concerning literary forms in terms of literary theory. Mehmet Kaplan's attention, who studies on text analyses, concerning literary forms is tried to be put forward.
The fourth part has the title of Mehmet Kaplan and literary criticism'. In this part, firstly, Mehmet Kaplan's ideas concerning criticism are analysed. Afterwards, his ideas and appreciations about literature theories and literary movements are included. And in the conclusion part of the study Mehmet Kaplan is intended to be told with his own denotations. Mehmet Kaplan's contributions to Turkish literature researches from the stand point of literature theory are explained
Fatih: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bülteni, 31
Üniversitemizde yaşanan gelişmelerin yer aldığı Fatih Bülten’in
31. sayıya ulaştığını siz değerli okuyucularla paylaşmanın gururunu
yaşıyoruz.
Görevimizdeki birinci yılı geride bırakırken, Fatih Sultan Mehmet
Vakıf Üniversitesi olarak hep birlikte büyük gayret ve özveriyle
çalıştık. 2024 yılı Üniversitemiz için akademik ve idari anlamda
önemli kazanımların elde edildiği bir yıl oldu. Araştırmalarımız,
akademisyenlerimizin üstün çabalarını yansıttı. Ulusal ve
uluslararası nitelikte düzenlenen etkinliklerimiz katlanarak artarken
Üniversitemizin bilim dünyasına sunacağı yenilikler devam
etmektedir. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi markasını
daha da ileriye taşımak adına büyük bir azim ve kararlılıkla
çalışmayı sürdürüyoruz.
2024’ü uğurladığımız bu günlerde peş peşe önemli kuruluşlar;
geleceğimizi dönüştürüp şekillendirirken göz ardı etmemizin
mümkün olmadığı, toplumların düşüncelerine ne zaman sızdığı
bilinmeyen ‘kavramları’ kamuoyuna açıkladı. Bu kavram, Türk
Dil Kurumu için ‘kalabalık yalnızlık’, Merriam-Webster için
‘kutuplaşma’, Oxford Sözlüğü’ne göre ise ‘beyin çürümesi’ olarak
karşılık buldu. Son derece kritik öneme sahip olan bu kavramlar,
ne yazık ki toplumsal bağların ve sosyal yapının hızla zayıflamaya
başladığına işaret ediyor. Her gün 328,77 milyon terabayt verinin
üretildiği modern dijital dünyada ‘mutlu’ olunmadığı da ortaya
çıkıyor. Dijital dünyada ‘anlık’ zirvede kalınıyor, sonrasında ışık
hızıyla unutuluyor, hatta hiç görünmemiş olunuyor. Seçilen bu
kelimeler, yankılanan kendi sesimizin bile hızla kaybolduğu bir ağ
sistemi üzerinden toplumun inşa edilemeyeceğini de kanıtlıyor.
Dünden Önce
Ekonomik, sosyolojik, psikolojik, iletişimsel yönlerden ele alınıp
incelenebilecek bu kavramlar; vakıf kuran ve vakıf kültürünü
yaşatmaya çalışanlar kadim atalarımızın ne kadar haklı olduğunu
bir kez daha gösteriyor. Yüzlerce yıl öncesinden miras bırakılan
vakıfların hedefleri; insanlığın refahını, dünya barışını ve huzurunu
tesis edecek; soykırımları, savaşları, salgınları bertaraf edecek
bilinç ve sorumluluk sahibi nesillerin yetişmesine öncülük etmekti.
Vakıfların temelinde yer alan bu yüce duygular sayesinde insanlar,
maddi ve manevi her anlamda karşılıklı yardımlaşmış, paylaşmış,
böylelikle bireysel ve toplumsal huzur sağlanmıştır. Eğitim ile bu
öğretiler nesilden nesle aktarılabilmiştir.
Vakıf ruhuyla toplumlarda oluşturulan birliktelik hissi, yardımlaşma
ve dayanışma ilkelerine dayanan derin bir anlayışa sahiptir. Vakıf kuran kişi feragati ve başkalarına yardımcı olmanın mutluluğunu,
vakıftan yararlanan kişi de ihtiyacının karşılanmış olmasının hazzını
yaşamıştır. İşte nesiller boyunca vakıflar, insanlığın ihtiyaç duyduğu
bütün konuları böyle ele alıp, işlemiş ve problemleri çözen
müesseseler olarak günümüze ulaşmışlardır.
Bu vesile ile vakfettikleri miraslarıyla, Üniversitemize hayat veren
kurucu vakıflarımızı, Nurbanu Valide Sultan’ı, Hatice Turhan
Sultan’ı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa’yı, Sinan Ağa bin
Abdurrahman’ı, bilinen adıyla Mimar Sinan’ı ve Üniversitemize
adını veren İstanbul’un Fatihi Sultan II. Mehmed Han’ı vefa,
rahmet ve minnetle anıyorum. Ayrıca geçmişte ve günümüzde
bu topraklara hizmet etmiş vakıf kuranları ve vakıf ruhunu taşıyan
medeniyetimizin yüce gönüllülerini hayırla yâd ediyorum.
Vakıf Kültürünün Temeli...
Artık çağımızda bilgiyi üretenlerin de tüketenlerin de berrak
zihne ihtiyacı var. Aslında maneviyata ihtiyacı var. Üniversite
olarak öğrencilerimize sadece akademik bilgiyle donatmıyor aynı
zamanda yaşam boyu kendilerine rehberlik edecek etik değerler,
insan sevgisi ve topluma hizmet bilinciyle yetiştirmeye gayret
gösteriyoruz. Günümüzde karşılaşılan sorunlara çözüm bulmanın
ilk adımının vakıf kültürünün temelinde yatan ‘anlayış’ olduğunu
düşünüyoruz. Tüm çalışmalarımızda bu inançla hareket ediyor,
ağır sorumluluğumuzun bilinciyle daha hassas, daha dikkatli, daha
azimli ve kararlı bir şekilde ilerliyoruz.
İşte bu sayımızda bizi ifade eden vakıf ruhunun kapılarını bir kez
daha aralayan yazılarla karşınıza çıkıyoruz.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi olarak güncel ve toplumsal
meselelere gösterdiğimiz hassasiyet yanında temel misyonumuz
olan eğitim-öğretim faaliyetleri konusunda da son derece özenli,
azimli ve başarı odaklıyız. 2025 yılında da hep birlikte keşfedip
üretmeye ve bilimle yükselmeye devam edeceğiz.
Üniversitemizi ve değerlerimizi daha yakından tanımanız için
bültenimizin sayfalarını açmaya sizleri davet ediyor, gelecek
sayı ve etkinliklerde buluşmak üzere siz değerli okurlarımıza
saygılarımızı sunuyorum
- …
