954 research outputs found

    API 5L X70 çeliklerin tozaltı kaynak yöntemi ile birleştirilmesinde kaynak hızının etkisinin incelenmesi

    No full text
    Boru imalatlarında kullanılan farklı kaynak yöntemleri vardır. Tozaltı kaynağı bu yöntemlerden biridir. Bu yöntem derin nüfuziyet, kaynak banyosunun atmosferden çok iyi korunması, enerjiden tasarruf, hız gibi avantajlarından dolayı boru imalatı alanında önemli yer edinmiştir. Kullanılan kaynak yönteminin sağlayacağı tüm avantajlarından faydalanmak ve beklentileri karşılayacak bir birleştirme elde etmek için doğru parametreleri kullanmak gerekir. Boru imalatında kullanılan X52, X60, X65 malzemelerin yerini daha ince yapılı tanelere sahip X70 almaya başlamıştır. Bu malzemelerin özellikle tozaltı kaynak yöntemi ile farklı parametreler kullanılarak birleştirilmeleri üzerine fazlaca bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada deney malzemesini ve kaynak yöntemini değiştirmeden sadece kaynak hızı değiştirilerek yapılan birleştirmelerin bazı mekanik ve mikroyapısal özellikleri araştırılmıştır. Deney sonuçlarına bakıldığında malzemenin sertlik değerlerinin artmasıyla beraber tokluk değerlerinde bir düşüş olduğu görülmektedir. Kaynak hızının yüksek olduğu malzemenin kaynak metalinde en yüksek sertlik değerine ulaşılmıştır. Sertlik değerleri ana malzemeye doğru gittikçe azalma göstermektedir. Kaynak bölgesinin sertlik değerleri ana malzemenin sertlik değerlerinden fazla olduğu görülmüştür. Elde edilen mikroyapılara bakıldığında kaynak metali ve ana malzeme geçiş bölgeleri net olarak görülebilmektedir. Standart bir geçiş bölgesi oluşmuş olup iri ve ince taneli bölgeler belirgin bir şekilde görülmektedir. Kaynak metalinde ise kaynak metali merkezine doğru oluşan yönlenmeler açıkça görülmekte olup ısı akışı yönüne ters olacak şekilde yönlenmiş tanelerin oluştuğu görülebilmektedir.Anahtar Kelimeler : Tozaltı kaynağı, API 5L X70, tahribatlı muayeneThere are different welding methods used in pipe manufacturing, and one of these methods is the submerged arc welding. This method has gained significant importance in the field of pipe manufacturing due to its advantages such as deep penetration, excellent protection of the welding pool from the atmosphere, energy-saving alloying, and high speed. In order to benefit from all the advantages that the chosen welding method provides and achieve a successful joint that meets expectations, it is necessary to use the correct parameters. In pipe manufacturing, materials like X52, X60, and X65 are being replaced by X70, which has finer grain structure. There is a lack of extensive research on the welding of these materials, especially using the submerged arc welding method with different parameters. In this study, some mechanical and microstructural properties of joints made by only changing the welding speed, without altering the experimental material and welding method, were investigated. When examining the experimental results, it is observed that as the hardness values of the material increase, there is a decrease in toughness values. The highest hardness value in the weld metal was achieved when the welding speed was high. Hardness values show a decrease towards the base material. The hardness values in the weld zone were found to be higher than those of the base material. Upon examining the obtained microstructures, the transition zones between the weld metal and the base material are clearly visible. A standard transition zone has formed, with distinct regions of coarse and fine grains. In the weld metal, clear directional patterns can be seen, with grains oriented towards the center of the weld metal and opposite to the direction of heat flow.Key Words : Submerged arc welding, API 5L X70, destructive inspection &nbsp;</p

    Rize Halk Kültürü derlemeleri 1 (mani, halk şiiri, atma türkü, menkıbe, memorat, efsane ve halk inanışı)

    No full text
    EDİTÖRDEN Sözlü ve yazılı kültür ürünleri, bulunduğu toplumun kimliğini yansıtır. Doğum, evlenme, ölüm gibi geçiş dönemleri; mani, atma türkü, ağıt, efsane gibi halk edebiyatı ürünleri, tarihi süreçte değişime uğrayarak kültür içinde kendine yer bulur. Halk kültürü, çağlar boyu süren geleneğin günümüze gelen mirası, kalıntısı ve kültürümüzün temel taşlarındandır. Sözlü kültür varlığımızın her geçen gün unutulması nedeniyle bu ürünleri, millet belleğinden silinmeden, en çabuk yoldan derleyip toparlamak, yazılı kaynak haline getirerek gelecek kuşaklara aktarmak bir görevdir. Günümüzdeki teknolojik gelişmelerle birlikte en uzak köye kadar uzanan iletişim araçları ve ulaşımda sağlanan rahatlık, sözlü gelenekte yaşayan binlerce yıllık kültür mirasının unutulmasını hızlandırmaktadır. Çalışmamızın temel amacını oluşturan bu kaygıdan hareketle, kültür ürünü bakımından odukça zengin bir birikime sahip olan Rize’de derleme çalışması yapılarak mevcut birikim tespit edilmiş ve bu kültür zenginliğinin gelecek nesillere aktarılması hedeflenmiştir. Çalışmanın başlangıç aşamasında, Rize kültürü ile ilgili yazılmış eserler incelenmiş, bu inceleme sonucunda mevcut çalışmaların üstüne nelerin eklenebileceği konusunda fikir sahibi olunmuştur. İkinci aşamada il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, il kültür müdürlüğü, belediye başkanlıkları, kaymakamlıklar, muhtarlıklar ve halk eğitim merkezlerinde yetkili kişilerle görüşülmüş; çalışmamıza kaynaklık edebilecek kişileri öğrenme ve onlara ulaşma noktasında bilgi edinilmiştir. Alınan bilgiler ışığında Rize merkez başta olmak üzere ilçe ve köylerine gidilerek burada ikamet eden yaşlı, güngörmüş kişilerle görüşülmüştür. Sahada derleme çalışmaları esnasında en çok tercih edilen yöntemlerden biri olan mülakat yöntemi kullanılmıştır. Bu konuda bize, Saim Sakaoğlu’nun, 1988’de yayınladığı Sahada Derleme Metodları adlı çalışması kaynaklık etmektedir. Derlemeler esnasında ses ve görüntü kayıtları alınmak suretiyle veriler elde edilmiş, bu kayıtlar bilgisayar ortamına aktarılarak yazıya geçirilmiştir. Rize’de gerçekleştirilen kültür derlemelerinde 76 kaynak kişi ile görüşülmüş, kaynak kişi ile ilgili bilgiler çalışmanın sonuna tablo şeklinde eklenmiştir. Çalışmada derlenen malzemenin sonunda yer alan KK kısaltması “kaynak kişi”yi ifade etmektedir. Böylece derlenen kültür ürünü ile ilgili olarak muhtemel bir karışıklığın da önüne geçilmiştir. Derlenen malzemeler yazıya geçirilirken Rize ağız özelliklerine bağlı kalınmış, herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Derleme çalışması esnasında gelenek ve görenekleri uzun süre koruyabilen ve kültür ürünleri bakımından zengin olarak kabul edilen köyler, saha çalışmamızın merkez noktası olmuştur. Rize’de gerçekleştirilen saha çalışmasında, söz konusu bölgede yaşamış ve halen yaşamakta olan saz şairlerinin şiirleri ile maniler, atma türküler, ağıt, menkıbe, memorat, efsane ve halk inanışları tespit edilmiş ve incelenmiştir. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından Rize Halk Kültürü Araştırmaları-I (Halk Şiiri, Masallar, Hikâyeler, Efsaneler) adıyla desteklenen bu çalışmanın kitap haline getirilip yayımlanmasına öncülük eden ve bu süreçte desteğini esirgemeyen Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN’a; çalışmanın kitap haline getirilme sürecindeki katkılarından dolayı Sayın Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet İshak DEMİR’e, saha çalışması öncesinde kamera, fotoğraf makinesi, ses kayıt cihazı gibi gerekli donanımı sağlayan rektörlük enformasyon birimine; veri toplama sürecinde kaynak kişilerle görüşüp derlemeler yapan ve çalışmaya katkı sağlayan Prof. Dr. Selami ŞİMŞEK’e, Öğretim Görevlisi Dilek AKAN BUDAK’a, bölümümüz öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Gülşah ŞİŞMAN’a ve Dr. Öğr. Üyesi Gül YILMAZ ÇAL’a; kaynaklara ulaşma noktasında yardımcı olan Arş. Gör. Damlanur KÜÇÜKYILDIZ’a teşekkür ederim. Dr. Öğr. Üyesi Elif Şebnem DEMİRCİ Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyes

    Rekabet üstünlüğü sağlama açısından işletmelerin temel ve yardımcı faaliyetlerinde dış kaynak kullanımı : özel hastanelerde bir araştırma

    No full text
    Tez (yüksek lisans) - Anadolu ÜniversitesiAnadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim DalıKayıt no: 236196İşletmeler, günümüzde küreselleşme ile artan rekabet ortamında varlıklarını sürdürmektedirler. Böyle bir ortamda dış kaynak kullanımı, işletmelere rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Dış kaynak kullanımı işletmelerin temel yeteneklerine odaklanmaları, temel yetenekleri dışında kalan diğer faaliyetlerini o konuda uzman tedarikçiden sağlamalarıdır. Dış kaynak kullanımı işletmelere maliyet tasarrufu, kalite artışı, riski paylaşma, esneklik, hız, küçülme, temel yeteneklere odaklanma ve rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, işletmelerde rekabet üstünlüğü sağlama açısından temel ve yardımcı faaliyetlerde dış kaynak kullanımının incelenmesidir. Bunun için hastanelerde yöneticilerin, rekabet üstünlüğü sağlama açısından dış kaynak kullanımı ile ilgili algılamaları ölçülmüştür. Araştırma sonucu ise, hastanelerde yardımcı faaliyetlerde dış kaynak kullanıldığı , işletmelerin dış kaynak kullanımı ile rekabet üstünlüğü sağlayabilecekleri yönünde olmuştur

    Konaklama işletmelerinde dış kaynak kullanımı olarak özel güvenlik

    No full text
    06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.İşletmelerin uzman olmadıkları kimi faaliyetlerini uzman şirketlere bir sözleşme dahilinde yaptırması olarak tanımlanan dış kaynak kullanımı, özellikle son 20 yılda artış göstermiştir. Günümüzde hemen hemen her sektörde başvurulan dış kaynak kullanımı hizmet odaklı turizm sektöründe hizmet veren işletmelerin tamamlayıcı faaliyetlerinde başvurulmaktadır. Güvenlik hizmeti de otellerin tamamlayıcı bir faaliyeti olarak düşünüldüğünde otel işletmelerinde dış kaynak kullanımına gidilebilecek hizmetlerdendir. Araştırmamızda konaklama işletmelerinin güvenlik konusunda dış kaynak kullanıp kullanmadıklarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda ilk başta özel güvenlik, ülkemizde özel güvenliğin usul ve esaslarını belirleyen 5188 sayılı yasa ve dış kaynak kullanımının tanımlamaları yapılmış daha sonra konaklama işletmelerinde özel güvenliğin dış kaynak olarak kullanılması uygulamalarına yoğunlaşılmıştır. Verilerin elde edilmesi aşamasında anket yöntemine başvurulmuş ve Kuşadası bölgesindeki otel yöneticilerine ulaşılmıştır. Elde edilen veriler dikkate alındığında Kuşadası bölgesindeki otellerde dış kaynak kullanımı olarak özel güvenlik uygulamalarının pek yaygın olmadığı tespit edilmiştir.Outsourcing, which is contracting out of an internal business process to a third-party organization, has increased in last 20 years. Outsourcing is used in labor-intensive tourism sector during the supplementary operations as it is used in almost every sector nowadays. As security service can be considered as a supplementary activity for hotels it is one of the services in which hotels may apply outsourcing. In our research we aim to determine if the hospitality establishments are using outsourcing for security operations or not. In this sense, firstly, private security concept, the law no 5188 which determines the procedures and basics of private security and outsourcing concept are defined. Then, research focused on usage of outsourcing implementations for private security operations in hospitality establishments. In stage of gathering data, a questionnaire method is applied to hotel managers in Kuşadası. After looking at the data gathered in our research, we determined that outsourcing for private security implementations are not very common in hotels in Kuşadası region

    Kaynak dengeleme için en iyi proje süresi

    No full text
    Text in English ; Abstract: English and TurkishIncludes bibliographical references (leaves 37-39)x, 60 leavesResource leveling is important in project management as resource fluctuations are costly and undesired. Typically, schedules with better resource profiles are obtained using the schedule found by Critical Path Method and then shifting the activities within their oat times. However, if the project duration can be extended, it is plausible to find a schedule with enhanced resource leveling since a longer duration allows for more oat time for all activities. In this thesis, we investigate what the duration for the best leveled schedule should be. We provide mixed-integer linear models for several objectives including the Release and Rehire metric. We show that not all metrics used for leveling under fixed durations may be appropriate when the project duration becomes a decision variable. Optimal solutions from smaller problems are used to find the magnitude of the extension needed and benefits obtained thereby. Since the problem is a NP-hard problem for which exact solutions cannot be obtained for big networks, we modify Burgess-Killebrew heuristic to solve larger problems. Computational experiments with benchmark problems from the literature indicate that the more the number of resource types is increased, the less levelling benefits are gained from extending the project. The optimal project durations can also be significantly different for different metrics.Kaynak dengeleme, kaynak çizelgelerindeki maliyetli ve istenmeyen dalgalanmalardan dolayı proje yönetiminde önemlidir. Genellikle Kritik Yol Metodu (KYM) kullanılarak bulunan çizelgede aktiviteler bolluk süreleri içinde kaydırılarak daha iyi kaynak profilli çizelgeler elde edilir. Ancak, eğer proje süresi uzatılırsa, uzatılan süre tüm aktiviteler için daha fazla bolluk süresi sağlayacağı için daha iyi kaynak dengelemesi yapılmış bir çizelge bulunması olasıdır. Bu çalışmada en iyi dengelenmiş çizelgenin süresinin ne olması gerektiği incelenmektedir. Küçük boyutlu problemlerin en iyi çözümleri gerekli uzatmanın büyüklüğünü ve uzatmadan elde edilen faydaları bulmak için kullanılmıştır. Büyük boyutlu problemleri çözmek için Burgess Killebrew sezgisel yaklaşımı uygulanmıştır. Sayısal deneyler, kaynak sayısı arttıkça proje uzatılmasından elde edilen dengelemenin faydasının azalacağını, en iyi proje süresinin ve proje süresinin uzatılmasından elde edilen dengeleme faydalarının farklı ölçütler için farklı olduğunu göstermiştir.Mathematical ModelsLeveling Metrics with Variable Project DurationInteger Linear Models with Fixed Project DurationModel 1Model 1 (Modified)Integer Linear Model for RRH MetricModel RRHInteger Models with Variable Project DurationModel 2Variable Target Resource LevelsModel 3Variable Project Duration and RRH MetricModified Burgess-Killebrew HeuristicIterative ApproachComputational StudiesIterative SolutionsComputational Results for Same TargetsComputational Results for Different Target

    Klinik Biyokimya Uygulama Kitabı

    No full text
    Klinik Biyokimya Uygulama Kitabı, sağlık bilimlerinde uygulamalı derslerde kullanılabilecek kaynak kitapların sınırlı sayıda olması nedeniyle hazırlanmıştır. Alana yönelik en güncel bilgi ve yöntemleri içeren bu kitap ile teorik bilgilerden sonuçların alınmasına kadar devam eden aşamaların tamamında sıralı işlem basamaklarını izleme imkânı oluşturulmuştur. Kitap içerisinde, her testin adıyla belirtilmiş 48 adet deney uygulamasının yanı sıra çalışılan örnek türü, metot, gerekli malzemeler, uygulamadan elde edilecek sonuçlar ve verilerin yazılabileceği boş alanlar işlem basamaklarıyla birlikte verilmiştir. Bu sayede kontrol listeleri aracılığıyla işlem yapılırken uygulama prosedürünün hangi aşamasında olunduğu kolaylıkla takip edilebilecektir. Mevcut ders kitaplarındaki eksikler dikkate alınarak geliştiren bu yöntemle, gözlem aşamasından beceri edinme sürecinin başarıyla tamamlanmasına kadar gerekli olan teorik bilginin pratiğe dökülmesi kolaylaştırılmıştır. Gerek zengin teorik içeriği gerekse deneylerin takibinde izlenecek yöntemlerin yalın anlatımı, yükseköğretim öğrencileri ile değerli meslektaşlarımızın yanı sıra alana ilgili duyan okurların da titiz bir çalışmanın verimi olan bu kaynak kitaptan azami derecede faydalanmalarını sağlayacaktır

    5g sistemlerinde sonlu blok uzunluğu kullanımı esnasında kaynak tahsisi

    No full text
    With the enhancements in 5G Technology, URLLC (Ultra-reliable low-latency communication) Systems have become more and more important. Related to URLLC Systems with known packet arrival processes and channel conditions, many studies have been done. The objective of this thesis is to present a formulation of allocating resource blocks, modulation and coding rates to multiple short packet machine-type information flows to provide age and delay violation guarantees. The scenario is motivated by the scheduling of URLLC flows on the uplink of a 5G cellular base station. The problem involves the selections of frequency allocation policy and modulation and coding scheme (MCS) under full CSI. Moreover, the sensitivity of the information packet size on the choice of modulation and coding parameters as well as the number of resource blocks and the choice of the number of pilot symbols is demonstrated. The results of this formulation is compared with resource allocation algorithms in the literature.5G Teknolojisindeki gelişmelerle birlikte URLLC (Ultra Güvenilir ve Düşük Gecikmeli İletişim) Sistemleri giderek daha önemli hale geldi. Bilinen paket varış süreçleri ve kanal koşulları olan URLLC Sistemleri ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Bu tezin amacı, yaş ve gecikme ihlali garantileri sağlamak amacıyla çok sayıda kısa paket makine tipi bilgi akışına kaynak blokları, modülasyon ve kodlama oranlarını tahsis eden bir formülasyon sunmaktır. Senaryo, bir 5G hücresel baz istasyonunun yer-uydu bağlantısı üzerindeki URLLC akışlarının programlanmasıyla motive edilir. Problem tam CSI altında frekans tahsis politikası ve modülasyon ve kodlama şeması (MCS) seçimlerini içerir. Ayrıca, bilgi paketi boyutunun, modülasyon ve kodlama parametrelerinin yanı sıra kaynak bloklarının sayısı ve pilot sembollerin sayısının seçimi üzerindeki hassasiyeti gösterilmektedir. Bu formülasyonun sonuçları, literatürdeki kaynak tahsisi algoritmaları ile karşılaştırılmıştır.M.S. - Master of ScienceTÜBİTAK 2247 - B European Research Council (ERC) Support Program [22AG019]TÜBİTAK 2210 &2211 - MSc/MA/PhD Scholarship Programs (2210-A National MSc/MA Scholarship Program [1649B022000706]

    Machining-induced surface integrity in brass alloys

    No full text
    © 2022 The Author(s).This study presents machining process and resulting surface integrity properties of brass alloys including leaded (CW617N), low-leaded (CW511L) and lead-free (CW724R). Experimental data on cutting forces and cutting temperatures are presented to assess machining of these alloys. Surface quality, subsurface microhardness and microstructures of machined brass alloys are considered to assess surface integrity properties. Higher subsurface deformation was observed in low-leaded and lead-free brass materials compared to leaded brass materials. This present study reveals that machining process results in deformation twinning on the surface and subsurface of specimens. The role of machining parameters on performance measures and surface integrity aspects is also presented in this work. This work illustrates that machining parameters have a notable effect on measured machinability outputs. It should be noted that lead content has a strong influence on surface integrity aspects including microhardness and twinning of machined brass alloys

    Enhancing surface integrity of additively manufactured inconel 718 by roller burnishing process

    No full text
    © 2022 The Author(s).This work presents the effect of burnishing process including burnishing force, burnishing speed and burnishing conditions on surface properties of Inconel 718 alloy fabricated by laser powder based fusion additive manufacturing. As-built, sand blasted and heat-treated specimens are burnished and final surface properties such as surface roughness, surface topography, and microhardness are presented. The performance of the burnished surface is tested through wear test. This study reveals that burnishing process makes substantial contribution to reduce surface roughness of additively manufactured Inconel 718 alloy. Moreover, surface hardness is notably increased resulting from burnishing process and hence wear resistance of this alloy improved. Wear resistance of as-built specimens was increased by 38% through implementing roller burnishing. Wear resistance of heat-treated specimens is increased by 55% through implementing roller burnishing process

    Ghewond's history

    No full text
    Bu çalışma Klasik Ermenice'den, İngilizce'ye Robert Bedrosian tarafından çevrilmiş olan, Ghewond'un Tarihi Metinlerinin Türkçe'ye çevrilmesini kapsar. Yaşamına dair neredeyse hiçbir bilgiye tesadüf etmediğimiz Ermeni müellifi Ghewond'un, kilise doktoru derecesine yükseldiği ve yüzyılın ikinci yarısında öldüğü bilgisi Robert Bedrosian'ın araştırmalarıyla teyit edilmiştir. Eseri İngilizceye çeviren Robert Bedrosian, Ghewond'un kayıtlarının pek güvenilmeyen, niteliksiz ve yanlı olduğunu ileri sürmektedir. Ghewond'un tarih kitabını Ermenileri Müslüman idareye karşı isyana örgütleyen Smbat Sparepet'in oğlu Shapuh Bagrutini himayesinde yazmış olması sözü geçen Ermeni kaynağını İslâm tarihi açısından izaha muhtaç bırakmıştır. Çalışmamızın ana gayesi de bu ihtiyacı gidermek ve Ermeni kaynağını İslâm tarihi açısından daha kullanılır hale getirmektir. Ghewond'un Ermeni milliyetçiliği ve dini inanışın gölgesinde oluşturduğu bu kaynağın objektiflikten uzak olduğu Robert Bedrosian'ın; "Düşmanlarını cesaretlendiren rahipler gördüğünü ileri sürüyor. Bu bir kaynak değil, yazınsal bir araçtır. Diğer din adamları ve Ermeni soyluları ve yazarın kendi gözlemleri, 8. Yüzyılın çoğu için ana kaynak gibi görünmektedir." şeklindeki ifadesiyle daha iyi anlaşılmaktadır. Bizim tespitlerimize göre; Ghewond'un tarih yazım metodunda Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ve Hulefâ-yi Râşidîn'e yönelik söylemlerinde hakaret içeren bir üslup kullanması onun tarafsızlığına gölge düşürmüştür. Ermeni tarihi kaynakları her ne kadar yanlı kaynaklar olsa da onların detaylı bir analizden geçirilerek kullanılması tarihçiliğin olmazsa olmazlarındandır. Bu sebeple bu çalışma oluşturulurken başta İslâm kaynakları olmak üzere diğer çağdaş eserler incelenmiş ve Ghewond'un kayıtları elde edilen bulgularla kıyaslanmak suretiyle açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ghewond'un eserinin Türkçe'ye Transkripsiyonunda, Robert Bedrosian'ın 42 bölüm olarak başlıklandırıp bölüm özetleri ilave ettiği İngilizce metinler esas alınmıştır.This work covers the translation of Ghewond's historical texts from classical Armenian into Turkish, translated into English by Robert Bedrosian. The knowledge that Ghewond, the Armenian author, whose life we have never met, was elevated to the degree of Doctor of the church and died in the second half of the century has been confirmed by the research of Robert Bedrosian. Robert Bedrosian, who translated the work into English, asserts that Ghewond's records are hardly trusted, unqualified, and biased. The fact that Ghewond wrote the history book under the auspices of Shapuh Bagrutini, son of Smbat Sparepet, who organised the Armenians to revolt against the Muslim rule left the Armenian source in need of explanation in terms of Islamic history. The main objective of our study is to address this need and make the Armenian source more useful in terms of Islamic history. This source, which ghewond created in the shadow of Armenian nationalism and religious belief, is far from objective, suggesting that Robert Bedrosian saw priests "Encouraging their enemies. This is not a source, it is a literary tool. Other clergy and Armenian nobles, and the author's own observations, 8. It appears to have been the main source for most of the century." it is better understood by his expression. According to our findings; in Ghewond's method of writing history, Hz. Muhammed (s.a.v) will appear. To Hz. Muhammad (s.a.v.) and his use of an insulting style in his rhetoric against Hulefâ-yi Râşidîn has cast a shadow over his neutrality. Although Armenian historical sources are biased sources, their use through a detailed analysis is a must for historiography. For this reason, during the creation of this work, other contemporary works, especially Islamic sources, were examined and Ghewond's records were tried to be clarified by comparing them with the findings obtained. The transcription of Ghewond's work into Turkish is based on English texts, which Robert Bedrosian titled as 42 chapters and added chapter summaries
    corecore