286 research outputs found

    Hepatoprotective effect and antioxidant role of sun, sulphited-dried apricot (Prunus armeniaca L.) and its kernel against ethanol-induced oxidative stress in rats

    No full text
    PubMed: 21115094The present study was carried to evaluate the hepatoprotective effect and antioxidant role of sun, sulphited-dried apricot and its kernel against ethanol-induced oxidative stress. The hepatopreventive and antioxidant potential of the plant's supplementations were evaluated by measuring level of serum liver damage marker enzymes (AST, ALT, GGT and LDH), antioxidant defense systems (GSH, GR, SOD, GST and GPX) and MDA content in various tissues of rats. Eight experimental groups: I (control), II (20% ethanol), III (ethanol. +. 15% sun-dried apricot), IV (ethanol. +. 30% sun dried). V (ethanol. +. 15% sulphited-dried), VI (ethanol. +. 30% sulphited-dried), VII (ethanol. +. 15% kernel) and VIII (ethanol. +. 30% kernel). According to the results, the levels of serum enzymes increased significantly in the II group as compared to those of I group, but they decreased in the III, IV, V and VI groups as compared to those of II group. Also, administration of sun and sulphited-dried apricot supplementation restored the ethanol-induced imbalance between MDA and antioxidant system towards near normal particularly in tissues but not its kernel. It is concluded that apricot has a hepatoprotective effect in rats with ethanol, probably acting by promoting the antioxidative defense systems. © 2010 Elsevier Ltd.YYÜ-BAP-2009-FBE-D007The authors are grateful to the University of Yuzuncu Yil Grant Commission for providing financial assistance during the tenure of research numbered with YYÜ-BAP-2009-FBE-D007 . Ismail Celik was the main moderator of the study. Bayram YURT performed the biochemical investigation and treatment in this study

    Söz Varlığı Üzerine Yurt Dışında ve Türkiye'de Yapılan Temel Araştırmalar

    No full text
    Bu çalışma, söz varlığı üzerine yurt dışında ve Türkiye’de yapılmış en temel araştırmaları tanıtmaktadır. Çalışmaların büyük bir çoğunluğu söz varlığının en önemli unsuru olan yazılı kelime sıklığı üzerinedir. Konuşma dili üzerine çalışmalar yazılıya oranla çok kısıtlıdır. Yurt dışında 1921 yılında başlayan bu çalışma alanına, Türkiye’de 1926 yılında ilk ışık yakılmış, 1936 yılında da ilk araştırma yapılmıştır. Ülkemiz dışında yapılan söz varlığı araştırmalarında hedef kitlelere göre dar örneklemli çalışmalar da olmuştur. Bu çalışmaların asıl önemi seviyelendirilmiş olmalarıdır. Kazandırılacak kelimeler her sınıf seviyesinde listeler hâlinde belirlenmiştir. Türkiye’de öğrenciler, ders kitapları, çocuk kitapları, konuşma dili ya da yazılı metinler üzerine yapılan araştırmalar daha çok tespit amaçlıdır. Araştırmacılardan bazıları sınıf seviyelerine göre kelime listeleri de önermişlerdir. Kelime hazinesi yanında, söz varlığının diğer unsurlarından deyim, atasözü ve ikileme kullanımlarını göstermeye yönelik birkaç çalışma da mevcuttur. Araştırmada ayrıca yurt dışında ve Türkiye’de yapılan temel derlem çalışmalarından da bahsedilmiştir.</p

    Danışman: Prof. Dr. Bayram Durbilmez

    No full text
    Kökeni kam-şamanlara kadar dayandırılan ve sosyokültürel bir değişim süreci geçiren ozanlık geleneği zamanla yerini âşık edebiyatı geleneğine bırakmıştır. Âşık edebiyatı geleneği ve temsilcileri Türk kültür hazinesinin en önemli parçasıdır. Bugüne değin söz konusu kültürel hazinenin korunması için pek çok çalışma yapılmıştır. Hazırlanan bu çalışma da adı şimdiye kadar pek duyulmamış olan ancak 18. yüzyıl âşık tarzı Türk şiirinin Kayseri merkez/ Erkilet yöresi çevresindeki usta âşıklarından kabul edilen Erkiletli Âşık Hasan üzerine oluşturulmuştur. Çalışma âşığın hayatını, sosyokültürel çevresini bir bütün şeklinde ele alıp şiir varlığını ortaya koyarak kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sağlama amacı taşımaktadır. Âşık Hasan bugün dahi elektronik kültür ortamlarında pek çok sanatçı tarafından seslendirilen “Erkilet Güzeli” türküsünün icracısı olmasına karşın türkü, kayıtlarda hâlâ anonim olarak yer almaktadır. Bu eksikliğin giderilmesi ve türkünün aslının ortaya koyulması amaçlanmıştır. Ayrıca bölgedeki âşık edebiyatı geleneklerinin ve âşığın şiir varlığından hareketle bu gelenekler içindeki yerinin tespit edilmesi gibi hususlar üzerinde durulmuştur. Çalışmada bu alanda şimdiye kadar uygulanan yöntemlerin yanı sıra henüz âşık edebiyatı araştırmalarında uygulamasına pek rastlanamayan ancak daha net sonuçlara ulaşabilmek ve daha isabetli yorumlar yapabilmek amacıyla ortaya koyulan “istatistiksel yöntem” kullanılmıştır. Dolayısıyla çalışmanın diğer bir amacı da bu yöntemi yaygınlaştırmak ve alanda yeni çalışmalar yapacak olan araştırmacılara ulaştırmaktır denilebilir. Bu yöntem ile yurt genelinde âşık edebiyatı geleneklerinin yaşatılma düzeyleri tespit edilebilerek gelenekteki yozlaşmalar ve değerlerin korunması net verilerle ortaya koyulabilir. Ayrıca şiirler birer metin özelliği göstermesi yönüyle incelenme kısmında metin merkezli inceleme yöntemi olan “sistematik tahlil yöntemi”ne de başvurulmuştur. Çalışma hazırlanırken çoğunlukla yazma eserlerden ve basılı kaynaklardan yararlanılmıştır. Özellikle Millî Kütüphane’nin yazma eserler bölümünün ve Rasim Deniz’in şahsi kütüphanesinde bulunan cönk ve mecmuaların taranması ile tespit edilen yazma eserlerin/ cönklerin incelenmesi ve okunması sonucunda yeni şiirler elde edilmiştir. Toplamda 160 şiir ve çeşitlenmeleri bir araya getirilerek âşığın şiir varlığı zenginleştirilmiştir. Elde edilen çeşitlenmelerden hareketle eserin orijinal halini tahmin etme yöntemine “edisyon kritik” adı verilmektedir. Metinler kısmında tespit edilebilen tüm çeşitlenmeler bir araya getirilerek metin tamiri yoluyla şiirlerin vii en doğru hali ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ayrıca yapılan okumalardan hareketle metin kısmında Osmanlı Türkçesi dil ve alfabe özellikleri gereği ses değerleri dikkate alınarak uzatmalar kullanılmıştır. Ancak değerlendirme kısmında Türk Dil Kurumunun yazım kuralları esas alınmıştır. Yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda Erkiletli Âşık Hasan’ın hem sözlü hem yazılı kültürde kendine yer bulduğu tespit edilmiştir. Döneminin özellikle cinas ustası olarak kabul edilen ve dar ayaklı şiirleri ile dikkat çeken temsilcisi Âşık Hasan’ın günümüzde dahi dilden dile dolaştığı ve âşık meclislerinde anıldığı görülmektedir

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Twitter Kullanım Pratiklerinin Diyalojik İletişim Bağlamında İncelenmesi: Yurt Sorunu Örneği

    No full text
    Sosyal medya, halkla iletişimin doğrudan kurulabilmesi için önemli bir araçtır. Halkla ilişkiler uygulayıcıları, sosyal medyanın bu özelliğinden faydalanarak örgütler ile kamularını doğrudan buluşturmayı hedeflemektedir. Bir sorun sırasında halkın başvurabileceği en yakın birimler olan yerel yönetimler de halkla iletişimde sosyal medyadan faydalanmaktadır. Bu iletişimin diyalojik bir yapıda olması, karşılıklı anlayışa, tanımaya ve ortaklığa dayanması iletişimin etkililiğini artırıcı niteliktedir. Diyalojik iletişim kuramı, bu etkililiği ölçebilecek önemli bir araçtır. Bu bağlamda makalede, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yurt sorunu esnasında Twitter uygulamasını kullanma şekline diyalojik ilkeler ve diyalojik iletişim açısından bakılmaktadır. 21 Eylül ve 28 Kasım 2022 tarihleri arasında Başkan tarafından oluşturulan yurt sorunu odaklı 8 Twitter gönderisi içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. İncelemelerde, Twitter uygulamasının Başkan tarafından kullanımında diyalojik ilkelerden diyalojik döngü ilkesinin sınırlı olduğu ancak diğer 4 diyalojik ilkenin başarılı bir şekilde uygulandığı görülmüştür. Tweetlerin içeriği incelendiğinde ise diyalojik iletişimin diyalog artırıcı bir niteliğe sahip olduğu ve Belediye personelinin de bu niteliğe katkı yaptığı gözlemlenmiştir. Başkan Yavaş’ın Twitter uygulamasını kullanma düzeyi diyalojik iletişim kuramı çerçevesinden başarılı bulunmuştur. Diyalojik iletişimin sosyal medyada ortaya çıkması ile hem toplumun demokratik yapısını geliştirici hem de halkla ilişkiler alanının manipülatif yönü ağır basan tanımlarını azaltıcı bir ilerlemeye katkı sağlanabilir

    Comparative Analysis of BB84 and E91 Quantum Cryptography Protocols

    No full text
    In this study, the BB84 and E91 quantum cryptography protocols are comparatively analyzed. The BB84 protocol, based on the fundamental principles of quantum mechanics, enables secure key exchange and is more widely used in practice due to its simpler implementation requirements. The E91 protocol, on the other hand, theoretically provides superior security by employing the violation of Bell’s inequ- ality and entanglement, but it faces practical challenges, such as maintaining en- tangled states over long distances. The paper presents a mathematical analysis of both protocols, comparing factors such as error rates, key generation rates, and se- curity conditions. In conclusion, it is noted that while BB84 is more feasible in practical applications, E91 provides stronger theoretical security.BİDEB 2210-Yurt İçi Yüksek Lisans Burs Program
    corecore