877 research outputs found

    SIDKÎ BABA DİVANI'NDA HZ. MUHAMMED SEVGİSİ ÇERÇEVESİNDE DEĞER EĞİTİMİ

    No full text
    Bu çalışmada, 19. yüzyılda dünyaya gelen ve gerçek adı Zeynel Abidin olan, Sıdkî Baba’nın Divanı'nda Hz. Muhammed sevgisi çerçevesinde değer eğitimi konusu incelenmiştir. Hz. Muhammed, gerek üstlendiği görev gerekse örnek ahlakı ile toplum tarafından benimsenmiş ve hemen her konuda kendisine inananlar tarafından yol gösterici olarak kabul edilmiştir. ,alışmada Sıdkî Baba Divanı’nda bulunan Hz. Muhammed konulu şiirler tespit edilmiş ve söz konusu şiirler içerik bakımından incelenmiştir. Sıdkî Baba, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Dedekargın aşiretine mensuptur. 14 yaşına kadar “Pervane” mahlasıyla anılırken 14 yaşından sonra “Sıdkî” mahlasını almış, Hacı Bektaş dergâhına intisap etmiş, Anadolu’nun birçok yerinde sevilen, saygı duyulan gönül ehli bir kişidir.Sıdkî Baba Divanı'nda Hz. Muhammed sevgisi çerçevesinde ele alınan değerler, Schwartz’ın değer sınıflandırması esas alınmak suretiyle incelenmiş ve elde edilen sonuçlar değer eğitimi açısından değerlendirilmiştir. Divanda Hz. Muhammed sevgisi ile ilgili şiirler, “sosyal güç sahibi olmak, otorite sahibi olmak, insanlar tarafından benimsenmek, başarılı olmak, yetkin olmak, sözü geçen biri olmak, yardımsever olmak, bağışlayıcı olmak, manevi bir hayat yaşamak, temiz olmak, bağlılık duygusu” gibi başlıklar altında değerlendirilmiştir. Schwartz’ın değer sınıflandırmasında bulunmayan “lider olma, cömertlik, insanlığın umudu olma, ileri görüşlü olma, güzellik, hayat kaynağı olma, rehber olma, saygı, hayâ, sabırlı olmak, cehaletten uzak olma” değerleri ayrı bir başlık altında incelenmiştir.</p

    MOLLA KASIM HOCA VE ŞEYH MUHAMMED EFENDİ’NİN MENKIBELERİNDEKİ MOTİFLER ÜZERİNE

    No full text
    Hayatın anlamlı kılınmasında, insanoğlu hep bir arayışa yönelmiştir. İnanma temelli olan bu arayış, yaşamdaki zorlukların giderilmesi adına önemlidir. Kendisine kutsallık atfedilen manevi güç sahibi evliyanın, toplum nezdinde önemli bir karşılığı olduğu bilinmektedir. Allah’ın seçkin kullarından olan veliler; insanlar için huzurlu bir ortamın sağlanması, küskünlüklerin bitirilmesi ve her daim yardımına ihtiyaç duyulan kişiler olarak toplumların hafızasında yerini almıştır. Anadolu topraklarında iz bırakan bu velilerden ikisi de Elazığ’ın Palu ilçesinde yaşamıştır. Bunlardan biri Molla Kasım Hoca’dır, diğeri ise Şeyh Muhammed (Hacı Baba) Efendi’dir. Palu için çok önemli bu iki şahsiyet hakkında pek çok menkıbe söylenegelmiştir. Çalışmada Molla Kasım Hoca’yla ilgili yedi, Şeyh Muhammed Efendi’yle ilgili beş menkıbe incelenmiştir. İncelenen menkıbeler yazarlar tarafından mülakat vasıtasıyla bizatihi derlenmiştir. Menkıbelerin açığa çıkarılmasında kaynak kişilerin bilgilerine başvurulup ilk elden, güvenilir verilerin ortaya konmasına çalışılmıştır. Çalışmada söz konusu menkıbelerin motif incelemesi de ele alınmıştır. Motif incelemesiyle Molla Kasım Hoca’nın ve Şeyh Muhammed Efendi’nin daha yakından tanınmasına imkân tanındığı gibi her iki şahsın çağdaşı olan bazı ilim adamlarıyla ilgili önemli bilgilere de ulaşılmıştır. Menkıbelerdeki dikkat çekici motifler ışığında çalışmaya konu olan her iki şahsın toplumda daha güçlü karşılıklarının olacağı kaçınılmazdır. Yine motifler üzerine anlatılarda; toplumun farklı kesimlerine yönelik ders verici kesitlerin varlığı, bu anlatıların eğitici taraflarını kanıtlar niteliktedir

    Flipped leadership: transparency, vision, accountability, and resources

    No full text
    Muhammed ŞahinCaroline Fell Kurban (MEF Author)As a founding rector of a new institution establishing itself as a fully Flipped university, both the university and I found ourselves in a unique position. Instead of a challenging, change-management process whereby buy in was needed from each stakeholder, all the staff, instructors, and students that started at MEF had come knowing that the education would be Flipped and had agreed to be a part of this approach. From a leadership point of view, this was indeed a privileged position to be in. However, it does not mean that there were not some teething problems along the way. Three main issues arose during the first year including; instructors’ expectations and the clarity of the MEF vision; issues related to the physical infrastructure; as well as questions about assessment.WOS:000414788100008Book Citation Index- Social Sciences and HumanitiesArticle; Book ChapterKasımYÖK - 2016-1

    Sufistic concepts in the Divan of Salih Baba

    No full text
    Tezimizde, Türk tasavvuf ve tekke edebiyatının önemli temsilcilerinden Salih Baba'nın elimize ulaşan tek eseri olan Salih Baba Divanı incelenmiş, muhtevasındaki tasavvufi kavramlara yer verilmiştir. Bu çalışmada amacımız, 19. asrın ikinci yarısı ile 20. asrın başları arasındaki bir zaman diliminde yaşamış önemli şair ve mutasavvıflardan olan Salih Baba ve divanının tanınmasını sağlamaktır. Erzincan kökenli olan Salih Baba, Nakşbendî tarikatının Halidî kolu meşâyihlerinden olan Muhammed Sâmi Erzincanî (1847-1912) ile tanışmış ve kendisine intisap etmiştir. Salih Baba şiirlerinde şeyhinin ve Nakşbendilik yolunun kemâlât ve faziletlerini anlatmakla birlikte, bir müride seyr ü sülûku esnasında gereken tasavvufun ince sırlarından bahsetmiş ve pek çok tasavvufi hakikate yer vermiştir. Salih Baba Divanı, teşekkül ettiği tarihten günümüze kadar Nakşbendiyye Tarikatı'nın Muhammed Sâmi Erzincanî'den ayrılan kolları arasında bilinmekte ve meclislerinde düz veya ezgili şekilde okunmaktadır. Tezimiz giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Salih Baba'nın yaşadığı dönemde Erzincan'daki tasavvufi hayat hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Salih Baba'nın hayatı, tasavvufi şahsiyeti ve divanın teşekkül süreci anlatılmıştır. Çalışmamızın ana kısmını oluşturan ikinci bölümde Salih Baba Divanı'ndaki tasavvufi kavramlara ve Salih Baba'nın bu konudaki görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Salih Baba Divanı'ndan el yazması örnekler ve bunların transkripsiyonları yer almaktadır. In our thesis, the Divan of Salih Baba (Salih Baba Divan) which is the only work of Salih Baba, an important represantative of the Turkish Sufism (mystic) and Tekke (lodge) literature has been examined and the mystical (sufistic) concepts in the content are included. The aim of this study is to ensure that Salih Baba, one of the important poets and sufis who lived in a period between the second half of the 19th century and the beginning of the 20th century, and his divan are deservedly known. Erzincan-origin Salih Baba met Muhammed Sami Erzincani, sheikh of Khalidi branch of the Naqshbandi Sufi Order and submitted to him. In his poems, while telling the perfection and virtues of his sheikh and Naqshbandi way, Salih Baba mentioned about the subtle secrets needed during spiritual journey of a disciple (murid) and included lots of mystical (sufi) truths. The Divan of Salih Baba has been known among the branches of the Naqshbandi order separated from Muhammed Sami Erzincani from the date of the formation to the present day and read in a tuneless or melodious manner in their dervish convents. Our thesis consists of introduction and three parts. In the introduction section, it is given information about the sufistic life of Erzincan at the term Salih Baba lived. In the first chapter, the life and sufi (mystic) personality of Salih Baba and the formation process of the divan are explained. In the second chapter, which constitutes the main part of our study, mystic concepts in the Divan of Salih Baba and the views of Salih Baba about this subject are included. In the third chapter, it is given orijinal hand writing samples from the Divan of Salih Baba and their transkriptions

    Gençlerin Dijital Bağımlılık Düzeyleri, Duygusal Şemaları ve Anne Baba Tutumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    No full text
    Bu araştırma; gençlerin dijital bağımlılık düzeyleri, duygusal şemaları ve anne baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama tekniği uygulanmıştır. Araştırmaya katılmaya gönüllü olan, dijital cihazları kullanma konusunda yetersizliği ve herhangi bir özel gereksinimi bulunmayan 18-30 yaş arası genç yetişkin bireyler araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gönüllü Katılım Onay Formu, Demografik Bilgi Formu, Dijital Bağımlılık Ölçeği, Anne-Baba Tutumları Ölçeği ve Leahy Duygusal Şema Ölçeği uygulanarak veriler elde edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı düzeyde farklılaşmanın olup olmadığını test etmek amacıyla Anova testi yapılmış ve farklılığın kaynağını ortaya koymak amacı ile Scheffe testi uygulanmıştır. Çalışma grubundakilerin dijital bağımlılığı, anne baba tutumları ve duygusal şemaları ölçümleri arasında ilişki olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla, Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Demografik değişkenlere göre dijital bağımlılığı, anne baba tutumları ve duygusal şemaları değerlendirme düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşmanın olup olmadığı, Anova testi sonuçlarıyla değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, gençlerin dijital bağımlılık düzeyleri ile anne-baba tutumları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuş; özellikle demokratik tutumun dijital bağımlılıkla pozitif, koruyucu istekçi ve otoriter tutumların ise negatif ilişki sergilediği ortaya konmuştur. Ayrıca, 24-27 yaş grubunun dijital bağımlılık düzeylerinin diğer yaş gruplarına göre daha düşük olduğu, ilk çocukların ise ortanca çocuklara kıyasla daha fazla dijital bağımlılığa sahip olduğu saptanmıştır. Cinsiyet farklılıklarında, kadınların ebeveynlerinden algıladıkları demokratik tutumun daha yüksek, otoriter tutumun ise daha düşük olduğu, buna paralel olarak duygusal şemaların kadınlarda daha yoğun görüldüğü belirlenmiştir. Sosyoekonomik düzeyin duygusal şemalar üzerinde etkili olduğu, orta gelir grubunun daha düşük duygusal şema skorları aldığı görülmüştür. Bununla birlikte, dijital bağımlılık ile duygusal şemalar arasında genel anlamda anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bu sonuçlar, gençlerin dijital bağımlılık riskinin aile dinamikleri ve bireysel özelliklerle etkileşim içinde olduğunu göstermektedir

    A treatise belonging to Koçu Baba Ocağı (Transcription text-analysis-facsimile)

    No full text
    Anadolu'da yer alan Alevi-Bektaşi Ocaklarından olan Koçu Baba Ocağı'na XIX. yüzyılda hediye edilmiş bir el yazması, çalışmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Tezin birinci bölümünde Araştırmanın amaç, kapsam ve yöntemini açıkladıktan sonra Alevilik, Bektaşilik ve Kızılbaşlık hakkında verdiğimiz bir ön bilgiyle Alevilikte Ocaklar ve Koçu Baba Ocağı hakkındaki bilgileri de aktarmaktayız. Koçu Baba hakkında sözlü gelenekte ve tarihsel süreçte birçok tanımlama bulunmasının yanı sıra türbesinin önünde yer alan kitabesindeki bilgilerden Seyit Hasan Gazi olarak Hacı Bektaş Veli'nin amcasının oğlu olduğu ayrıca Abdal Musa'nın ve Mehemmed Abdal'ın babası olduğu şeklinde kayıtlar da mevcuttur. Hacı Bektaş Veli Dergâhına bağlı bir ocak olarak geçmişten bugüne Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde Koçu Baba soyundan gelen dedelerin talipleriyle cem ibadeti yaptığı bilinmektedir. Bu açıdan Koçu Baba Ocağı, bir ocak olarak veli kültü özelliği göstermesi, postnişinlerinin seyit olması ve taliplerinin yer alması bakımından Alevi-Bektaşi Ocak araştırmalarında da bilinen özelliklere sahip bulunmaktadır. Bu ocağa hatıra olarak emanet edilmiş eserin yazarı olan Muhammed Hamdullah Çelebi, Hacı Bektaş Veli Çelebilerindendir. Bu sebepten dolayı eserin yazarı olan Hamdullah Çelebi'nin tarihî kişiliği hakkında da araştırmamızda bilgiler sunmaya çalıştık. Araştırmalarımız esnasında tarihsel verilerin ve arşiv belgelerinin karşılıklı incelenmesi de tarihsel gerçekliğe ışık tutacağı için son derece önemlidir. Tezin ikinci bölümünde Osmanlı Türkçesi ile yazılmış olan el yazmasının Latin alfabesiyle yazımı ve günümüz Türkçesine aktarımını yapmış bulunmaktayız. 1814 yılında yazılmış olan eser, Hacı Bektaş Veli Dergâhının 1824 tarihinde Postnişini olduğu bilinen Şeyh Feyzullah Efendi'nin oğlu Muhammed Hamdullah Çelebi imzasını taşımaktadır. Söz konusu risalede erkânnâme ve tasavvufî konularına yer verilmektedir. Eserin son kısımlarında Hamdullah Çelebi'ye ait olduğunu düşündüğümüz şiirler yer almaktadır. Eserin bazı sayfalarının eksik olduğunu sayfaların sonundaki belirleyici kelimelerin bir sonraki sayfanın başında yer almaması ve metin bağlamındaki kopukluklardan anlamaktayız. Üç farklı sayfada yer alan mühürlerdeki "Abdühü's-Seyyid Muhammed Hamdullah" ifadesinden dolayı mühürlerin Muhammed Hamdullah Çelebi'ye ait olduğunu düşünmekteyiz. Nitekim üslubundan da anlaşılacağı üzere tarihsel manada yol gösterici olduğunu düşündüğümüz bir eseri çevirmiş bulunmaktayız. Yöntem olarak metinlerde geçen Arapça ifadelerin harf ve işaretlerini metne bağlılık esasına dayanarak olduğu haliyle yazmış bulunmaktayız. Bunun yanında Aleviliğin yol bilgisi olarak önemsediğimiz bazı konuların açıklayıcı bir şekilde sunulmasına özen gösterilmiştir.Koçu Baba Ocağı, one of the Alevi-Bektashi Ocaks in Anatolia, dates back to the 19th century. A manuscript given as a gift in the 19th century constitutes the main subject of our study. In the first part of the thesis, after explaining the purpose, scope and method of the research, we provide preliminary information about Alevism, Bektashism and Qizilbashism, and also provide information about Alevi ocaks and Koçu Baba Ocağı. In addition to the many descriptions about Koçu Baba in the oral tradition and historical process, there are also records from the information in the inscription in front of his tomb that he is the son of Haci Bektas Veli's uncle as Seyit Hasan Gazi and that he is the father of Abdal Musa and Mehemmed Abdal. As an ocak affiliated with the Haci Bektas Veli Dervish Lodge, it is known that the grandfathers from the Koçu Baba lineage have performed cem worship with their disciples in various regions of Anatolia from past to present. In this respect, Koçu Baba Ocağı has characteristics that are also known in Alevi-Bektashi Ocaks research in terms of its saint cult characteristics as an ocak, its postnishins being seyyids and its suitors. Muhammed Hamdullah Celebi, the author of the work entrusted to this ocak as a souvenir, is one of the Haci Bektas Veli Celebis. For this reason, we tried to provide information in our research about the historical personality of Hamdullah Celebi, the author of the work. During our research, mutual examination of historical data and archive documents is extremely important as it will shed light on historical reality. In the second part of the thesis, we transcribed the manuscript written in Ottoman Turkish with the Latin alphabet and translated it into modern Turkish. The work, written in 1814, bears the signature of Muhammed Hamdullah Celebi, the son of Sheikh Feyzullah Efendi, who is known to have been the Postnishin of Haci Bektas Veli Dervish Lodge in 1824. In the treatise in question, the subjects of virtues and Sufism are included. The last parts of the work include Hamdullah Celebi's poems. We understand that some pages of the work are missing from the fact that the defining words at the end of the pages do not appear at the beginning of the next page and from the breaks in the context of the text. We think that the seals belong to Muhammed Hamdullah Celebi due to the phrase "Abdühü's-Seyyid Muhammed Hamdullah" on the seals on three different pages. As a matter of fact, as can be understood from its style, we have translated a work that we think is historically guiding. As a method, we have written the letters and signs of the Arabic expressions in the texts as they are, based on the principle of adherence to the text. In addition, care has been taken to present some issues that we consider important as the path information of Alevism in an explanatory manner

    Muhammed Abid El-Cabiri’nin tefsirde siret-nüzul ilişkisi yaklaşımı

    No full text
    MUHAMMED ÂBİD EL-CÂBİRÎ’NİN TEFSİRDE SÎRET-NÜZÛL İLİŞKİSİ YAKLAŞIMI İslam düşüncesi hakkındaki çalışmalarıyla Arap dünyasında olduğu gibi ülkemizde de tanınmakta olan Fas’lı düşünür Muhammed Âbid el-Câbirî’nin, son eseri olarak telif ettiği Fehmu’l-Kur’âni’l-Hakîm adlı üç ciltlik, tefsiri, hem biçimsel özellikleri hem de içeriği itibariyle, üzerinde akademik çalışma yapılmayı hak etmektedir. Yapısalcı yöntemi izlediği bilinen müellifin bu tefsirinin özellikle sîret-nüzûl ilişkisi konusundaki yaklaşımı, klasik ve çağdaş tefsir akımları içerisinde özgün bir yere sahiptir. Tefsirde Hz. Peygamber’in hayatındaki olayların açıklayıcılığından istifade etmek hemen her dönemde makbul görülmüş olmakla beraber, siyeri tefsirin merkezine taşıyıp Kur’ân’ı siyer eşliğinde takip etmek, bildiğimiz kadarıyla, bugüne kadar herhangi bir müfessirin izlemiş olduğu bir yöntem değildir. Bu tez çalışmasında hem Câbirî’nin düşünceleri ana hatlarıyla ortaya konulmaya ve İslam dünyasındaki yankıları takip edilmeye çalışılmış, hem tefsirinin özellikleri incelenmiş, hem de bu tefsirden hareketle, tefsirde “sîret-nüzûl ilişkisi” temelinde bir yaklaşım geliştirmenin imkânı, önemi, mantıksal sonuçları, muhtemel sakıncaları ve yararları üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Yapısalcılık, Tefsir, Sîret-nüzûl ilişkisi, MUHAMMAD ABED AL-JABRE&apos;S APPROACH TO SIRAH-REVELATION RELATIONSHIP IN QURANIC EXEGESIS Muhammad Abid Al-Jabre is a well-known thinker in the Arab world as well as in Turkey. He is famous for his original studies on Islamic thought. Al-Jabre’s last work, Fehmu’l-Qur’âni’l-Hakîm, is a three-volume exegesis of the Quran and deserves academic investigation for both its structure and content. The author uses the structuralist method; and in this exegesis his approach to Sirah-Revelation relationship has a unique place in both classical and contemporary approaches of tafseer. It has been a well-trodden path to utilize the explanatory value of the events in the Prophet’s life in Quranic exegesis; however, as far as we are concerned, no mufassir has so far placed the sirah in the center of his or her tafseer and interpret Quran in its light. This thesis has a number of aims. First, a general outline of Al-Jabre’s thought is presented, followed by an overview of the impact of his thought in the Islamic world. Second, we evaluated his tafseer, discussing the problem of developing an exegetical method on the axis of sirah-revelation relationship. We then conclude with a thorough discussion of the possibility, importance, logical results, probable disadvantages and benefits of developing such an exegetical approach. Key Words: Al-Jabre, Structuralism, Quranic Exegesis, “Coherency Between Sirah and Nüzûl

    Kitāb-ı Güzide; كتاب كزيده

    No full text
    2. eser : İçindekiler : 7b-8a’da fihrist vardır. Eser, İslam ahlakı hakkında açıklama ve öğütlerden oluşan 46 bab’a ayrılmıştır. Bu nüsha “Müminler nişanı”nı bildiren 42. bab’da son bulur. Bazı sayfa kenarlarında farklı bir yazıyla açıklamalar vardır (ör. 30a, 38a, 58b, 61a vs.). 2. eser : Ek bilgiler : Eser Ebû Nasr b. Tâhir b. Muhammed es-Serahsî’den tercümedir. Özellikle Eski Anadolu Türkçesi çalışmaları açısından önemli bir eserdir.Original scanned with Zeutschel OS 12000C A2 scanner and saved as 300 ppi uncompressed tiffs. Display images generated in CONTENTdm as JP20002 vol. in 1 (15 lines); 23,5x15,5 c

    Fipped Learning Through the Eyes of the Students: Tales and Anecdotes

    No full text
    Caroline Fell Kurban (MEF Author)Muhammed Şahin
    corecore