258 research outputs found
The effect of sciencestart assisted science education program on childrens scientific process skills and trust and orientation in scientific attitude
Bu ara?tırmada, ScienceStart!? destekli fen eğitim programının çocukların bilimsel süreç becerilerine ve bilimsel tutuma güvenme ve yönelime etkisi incelenmi?tir. Çalı?manın bağımlı deği?kenleri anaokuluna devam eden altı ya? okul öncesi dönem çocuklarının ?bilimsel süreç becerileri? ve ?bilimsel tutuma güvenme ve yönelim?, bağımsız deği?keni ise ?ScienceStart!? destekli fen eğitimi programı? ve ?cinsiyet? tir.Ara?tırmanın uygulama a?aması, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı içerisinde Konya ?li Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı bağımsız anaokullarından tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilmi? olup, Meram ?ehit Kubilay Anaokulunda gerçekle?tirilmi?tir. Çalı?mada Meram ?ehit Kubilay Anaokulunda eğitim-öğretim görmekte olan altı ya? grubundaki iki ?ube örnekleme alınmı?tır. Yapılan öntest değerlendirmeleri sonucunda iki grubun arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmı?tır. Bu i?lem sonrasında random olarak seçilen bir grup deney grubu, diğer grup ise kontrol grubu olarak çalı?maya dahil edilmi?tir. Bu i?lemler sonucunda toplam 48 çocuk çalı?maya dahil edilmi? olup, çalı?ma grubunu 24 çocuk deney grubu, 24 çocuk ise kontrol grubu olmak üzere olu?turmu?tur. Ara?tırmada veri toplama aracı olarak, demografik bilgileri içeren genel bilgi formu, Mantzicopoulos ve Patrick (2006) tarafından geli?tirilen ve Akman, Gelbal, Alabay, Veziroğlu ve Aksoy (2012) tarafından Türkçe?ye uyarlanıp altı ya? çocukları için geçerlik ve güvenirlik çalı?maları yapılan resimli ?Bilimsel Tutuma Güvenme ve Yönelme Ölçeği? (Puppet Interview Scales of Competence in and Enjoyment of Science ?PISCES) kullanılmı?tır. Ayrıca bu çalı?mada, Howe ve Jones (1998) tarafından olu?turulan ve Akman, Üstün ve Güler (2003) tarafından türkçeye uyarlanan ve çocukların bilimsel süreç becerilerinin düzeyini belirlemek amacıyla hazırlanmı? ?Fen Süreçleri Gözlem Formu? kullanılmı?tır. Bilimsel Tutuma Güvenme ve Yönelme Ölçeği, çocukla birebir uygulanan resimli bir ölçek olup; Fen Süreçleri Gözlem Formu ise çocuğun öğretmeni tarafından gözlemleri doğrultusunda doldurduğu bir gözlem formudur. Ara?tırmada elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı ile analiz edilmi? olup, verilerin analizinde; yüzde ve frekans, nicel ara?tırma yöntemlerinden nonparametrik testlerden Mann Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmı?tır.Ara?tırmanın veri analizi sonucunda a?ağıdaki bulgulara ula?ılmı?tır: ? ScienceStart!? Destekli Fen Eğitim Programının çocukların bilimsel tutuma güvenme ve yönelimi arttırdığı ve bilimsel süreç becerini pozitif yönde desteklediği, ? Deney ve kontrol grubu çocuklarının sontest puan ortalamalarının kar?ıla?tırılması sonucu, ScienceStart!? Destekli Fen Eğitim Programı, çocukların bilimsel bilgi, bilimsel ilgi ve toplam bilimsel tutuma güvenme ve yönelim puan ortalamalarını anlamlı derece yükseltirken, bilimsel yeterlik puan ortalamalarında anlamlı farklıla?ma yaratmadığı,? Deney ve kontrol grubu çocuklarının cinsiyet bağımsız deği?keni ile Fen Süreçleri Gözlem Formu (gözlemleme, sınıflama, ileti?im, ölçme, tahminde bulunma ve toplam fen süreçleri) ve Bilimsel Tutuma Güvenme ve Yönelme Ölçeği (bilimsel bilgi, bilimsel yeterlik, bilimsel ilgi ve toplam bilimsel tutuma güvenme ve yönelim) sontest puan ortalamaları arasında anlamlı farklıla?ma olmadığı sonucuna ula?ılmı?tır.In this study, the effect of ScienceStart!?-assisted science education on the scientific process skills of children and their confidence and orientation in the scientific attitude is examined. The dependent variables of the study are ?scientific process skills? and ?their confidence in the science? of preschool-period children aged six who continue attending their preschool and the independent variable of the study is ?ScienceStart!?-assisted science education program?.XV The choice is made with the random cluster sampling method among the independent kindergartens affiliated with Konya Provincial Directorate for National Education in 2011-2012 academic year and the practice/application stage of the study is carried out in Meram Sehit Kubilay Kindergarten. In the study, two sections/classes in the group aged six who receive education in Meram Sehit Kubilay Kindergarten are taken as sampling. As a result of the pre-test assessments carried out, it is determined that there is no significant difference between two groups. After this process, a group which is chosen randomly is included as experimental group into the study and the other group is also included as control group into the study. After these processes, total 48 children are included into the study; the experimental group which is composed of 24 children and control group which is composed of 24 children constitute the study group.The general information form which contains the demographic information and the illustrated ?Puppet Interview Scale of Competence in and Enjoyment of Science-PISCES? which is developed by Mantzicopoulos and Patrick (2006), adapted into Turkish by Akman, Gelbal, Alabay, Veziroglu and Aksoy (2012) and with which the validity and reliability studies are done for the children aged six are used as data collection tool in the study. Moreover, ?Science Processes Observation Form? which is developed by Akman, Üstün ve Güler (2003) and prepared to determine the level of scientific process skills of children is used in this study. Puppet Interview Scale of Competence in and Enjoyment of Science is an illustrated scale applied one-to-one with the child and Science Processes Observation Form is an observation form which the teacher of child fills in parallel with the observations of that teacher.The data acquired in the study is/are analyzed with SPSS 15.0 packaged software/program and percentage and frequency, Kruskal-Wallis H test and Mann Whitney U test which are one of the non-parametric tests, one of the quantitative research methods are used in the analysis of the data.As a consequence of the data analysis of study, the following findings areobtained:It is concluded that:? ScienceStart!?-assisted science education program increases the confidence of the children in the science and supports the scientific process skills positively;? As a result of the comparison of post-test point averages of experimental and control-group children, ScienceStart!?-assisted science education program does not make a significant difference between the scientific selfconfidence point averages while it significantly increases the children?s scientificknowledge, scientific interest and total point averages of Competence in andEnjoyment of Science;? There is no significant difference between the gender independent variable of experimental and control-group children and the Science Processes Observation Form (observation, classification, assessment/measuring, prediction and total science processes) and Puppet Interview Scale of Competence in and Enjoyment of Science (scientific knowledge, scientific self-confidence, scientific interest and total Competence in and Enjoyment of Science) post-test point averages.Bu çalışma, T.C. Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörlüğü tarafından 11103005 nolu Doktora tez projesi olarak ve TÜBİTAK 2211 Yurt İçi Doktora Burs Programından desteklenmiştir
48-72 Aylık Çocuğu Olan Ebeveynlerin Duygu Düzenleme Becerilerinin Ebeveyn-Çocuk İletişimine Etkisi
Bu araştırmanın amacı 48-72 aylık çocuğu olan ebeveynlerin duygu düzenleme becerilerinin ebeveyn-çocuk iletişimine etkisinin incelenmesidir. Bu araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılında İstanbul il merkezinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarına devam etmekte olan 48-72 aylık çocuğu olan 200 anne ve 196 baba toplam 396 ebeveynden oluşmaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden birisi olan ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu belirlenirken rastlantısal olan örnekleme yöntemlerinden tabakalı basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeği (EDDÖ) ve Anne-Baba-Çocuk İletişimi Değerlendirme Aracı (ABÇİDA) veri toplama araçları ile toplanmıştır. Araştırmanın bulguları ebeveyn duygu düzenleme alt boyutu 'Ebeveynlerin Çocuğun Duygularından Kaçınması' alt boyutu ile ebeveynin cinsiyeti, çocukla ilgilenen kişi, çocuklarla iletişim için seminer veya eğitim alma durumu ile anlamlı farklılaşmalar bulunmuştur. Babaların çocuğun duygularından kaçınması boyutu puanlarının annelerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Çocuklarla iletişim için seminer veya eğitim alan katılımcıların ebeveyn duygu düzenleme 'Ebeveynlerin Çocuğun Duygularından Kaçınması' boyutu puanlarının seminer/eğitim almayanlardan daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız çocuğu olan katılımcıların ebeveynlerin çocuğun duygularından kaçınması boyutlarının erkek çocuğa sahip olan katılımcılardan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Anne-Baba-Çocuk İletişimini Değerlendirme Aracı'nın ebeveynin alt boyutları ile yaş, cinsiyet, gelir durumu, iletişim için seminer/eğitim alma durumu, ebeveynlerin kendini tanımlama durumları, ikamet edilen ilçeler, çocukların yaşı, cinsiyet, planlı doğum durumu, doğum ağırlığı ve çocuğun bakımını üstlenen kişi gibi demografik faktörler arasında anlamlı farklılaşmalar gözlemlenmiştir. Ebeveynlerin duygu düzenleme alt boyutlarının ebeveyn-çocuk iletişiminin konuşma boyutu üzerinde %19, dinleme boyutu üzerinde %13, mesaj boyutu üzerinde %6, sözsüz iletişim boyutu üzerinde %7 ve empati boyutu üzerinde %13 oranında anlamlı varyanslar açıkladığı tespit edilmiş ve ebeveyn duygu düzenleme becerilerinin anne-baba-çocuk iletişimine etkisi olduğu, ebeveynlerin duygu düzenleme becerisi arttıkça anne-baba-çocuk iletişiminin etkin bir şekilde olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.The purpose of this study is to examine the effect of emotion regulation skills of parents of 48-72-month-old children on parent-child communication. The study group of this research consists of a total of 396 parents, 200 mothers and 196 fathers, with children aged 48-72 months attending public and private pre-school education institutions affiliated with the Ministry of National Education in the city center of Istanbul in the 2023-2024 academic year. The research was carried out with the relational scanning model, which is one of the quantitative research methods. When determining the study group, the stratified simple random sampling method, one of the random sampling methods, was used. Data were collected with the Demographic Information Form, Parental Emotion Regulation Scale (PERS) and Parent-Child Communication Assessment Tool (ABCIDA) data collection tools. The findings of the study found significant differences between the parental emotion regulation sub-dimension and the 'Parent's Avoidance of the Child's Emotions' sub-dimension, depending on the parent's gender, the person taking care of the child, and whether they have received seminars or training on communication with children. It was found that fathers' avoidance of the child's emotions was higher than mothers. It was determined that the 'Parent's Avoidance of Child's Emotions' dimension of parental emotion regulation was lower in the participants who received seminars or training on communication with children than those who did not receive seminars/training. It was determined that the extent of parents' avoidance of the child's emotions was higher in the participants who had a daughter than in the participants who had a son. The sub-dimensions of the Mother-Father-Child Communication Assessment Tool include age, gender, income level, communication seminar/training status, parents' self-identification status, residence addresses, children's age, gender, planned birth status, birth weight and child care. Significant differences were observed between demographic factors such as the person responsible. It was determined that the sub-dimensions of parents' emotion regulation explained 19% of the variance in the speaking dimension of parent-child communication, 13% in the listening dimension, 6% in the message dimension, 7% in the nonverbal communication dimension and 13% in the empathy dimension. It was concluded that parental emotion regulation skills have an effect on parent-child communication and that parent-child communication can be more effective as parents' emotion regulation skills increase
Okul öncesi dönem çocuğu olan ebeveynlerin ebeveynlik tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 48-72 aylık çocuğu olan anne ve babaların, çocuklarını yetiştirirken gösterdikleri ebeveyn tutumlarının farklı değişkenlere dayalı olarak incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modeli uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak Demir ve Şendil (2008) tarafından geliştirilen toplam 46 maddeden oluşan ve ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki demokratik, otoriter, aşırı koruyucu ve izin verici tutumlarını belirleyen “Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ)” kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul ili Pendik ilçesinde tesadüfi örnekleme yöntemine uygun olarak belirlenmiş toplam 422 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında ebeveynlerin cinsiyeti, öğrenim durumu, ortalama geliri, aile yapısı, çocuk sayısı, çocuk gelişimi ile ilgili seminere katılma durumu, çocuğu ile geçirilen zaman ve çocuğun cinsiyeti bağımsız değişken olarak belirlenmiş ve bağımlı değişken olan ebeveyn tutum puanları arasında anlamlı bir farklılaşmanın olup olmadığı incelenmiştir. Veri analizleri sonucunda, çalışmayan ebeveynlerin, çalışan ebeveynlere oranla daha koruyucu bir tutum içinde olduğu, ebeveynlerin çocuk gelişimi ile ilgili seminere katılma durumlarının otoriter ve aşırı koruyucu tutum puan ortalamalarını düşürdüğü ve ebeveynlerin kız çocuklarına oranla erkek çocuklarına daha otoriter bir tutum sergilediği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda araştırma bulguları doğrultusunda, ebeveynlerin yaş, öğrenim durumu, gelir düzeyi ve çocuk sayısı bağımsız değişkeni ile ebeveyn tutum ölçeği alt boyut puanları arasında da anlamlı bir farklılaşmaya rastlanmıştır.</jats:p
Investigation of the relationship between the attitudes children for social media use and the level of cyber viokence
Bu çalışmada ilişkisel tarama yöntemine uygun olarak çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin tutumları ile siber zorbalık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın evrenini Trabzon İlindeki 12-16 yaş arası çocuklar oluşturmaktadır. Çalışma ise rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 432 çocuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada bireylerin sosyal medyaya ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla Otrar ve Argın (2013) tarafından geliştirilmiş 'Sosyal Medya Tututm Ölçeği', sanal zorbalık düzeylerini belirlemek için Erdur-Baker ve Kavşut (2007) tarafından geliştirilen 'Siber Zorbalık Envanteri' temel alınarak Topçu (2008) tarafından geliştirilen 'Sanal Zorbalığı Belirleme Ölçeği' ve çocukların demografik özelliklerini belirlemek için de araştırmacı tarafından geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için güvenilirlik, korelasyon ve aralarındaki ilişkiye bakılmış, ayrıca anlamlı farklılığı test etmek amacıyla Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Paylaşım ihtiyacı, sosyal izolasyon, sosyal yetkinlik ve öğretmenle ilişki ile gün içinde bilgisayar kullanım süreleri arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Siber zorbalığın ise internet ve teknoloji kullanımı ile ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya kullanımı, Siber zorbalık, İnternet kullanımıThe aim of this study was to investigate the relationship between children's attitudes towards social media use and cyberbullying levels in accordance with relational screening method. In this direction, the population of the study is 12-16 years old in Trabzon. The study was carried out on 432 children selected by random sampling method. In the study, Social Media Attitude Scale was used to determine the attitudes of children to social media. In this study, The Social Media Attitude Scale developed by Otrar and Argın (2013) to determine the attitudes of individuals related to social media, the Cyber Bullying Inventory developed by Erdur-Baker and Kavşut (2007) to determine the levels of Cyber Bulling based on Cyber Bulling Inventory (2008) The Virtual Bullying Scale developed by Topçu and The Personel Data Form developed by the researcher were used to determine the demographic characteristics of children. For the analysis of the data obtained, the reliability, correlation and the relationship between them were examined, and Kruskal Wallis H and Mann Whitney U test were used to test the meaningful difference. It was found that there was a significant difference between the need for sharing, social isolation, social competence and teacher, and the duration of computer use during the day. It is concluded that cyber bullying is caused by the increase of internet and technology usage. Key Words: Social Media Use, Cyber Bullying, Internet Use
INVESTIGATION OF "MOTHER-CHILD" AND "FATHER-CHILD" IMAGES IN SEARCH ENGINES IN THE CONTEXT OF GENDER
Amaç: Bu araştırmanın amacı, en çok kullanıldığı tespit edilen arama motorlarındaki (Google, Bing ve Yahoo Search) “anne-çocuk” ve “baba-çocuk” aramalarındaki görsellerin toplumsal cinsiyet açısından incelenmesidir. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden analitik araştırma modeli kullanılmıştır. Veri analizi yöntemi olarak doküman analizinden yararlanılmıştır. Çalışma amacı doğrultusunda, ilk olarak araştırmada dünya üzerinde en çok kullanılan arama motorları incelenmiş olup, buna göre ilk üç sıradaki araştırma motorları arasında yer aldığı tespit edilen “Google”, “Bing” ve “Yahoo Search” adında hizmet veren arama motorları çalışma kapsamına alınmıştır. Her bir arama motorlarına “anne çocuk” ve “baba çocuk” kelimeleri yazılmış ve her arama motorunda çıkan ilk 100 fotoğraf çalışmaya dahil edilmiştir. Böylelikle 300 “anne çocuk” ve 300 “baba çocuk” görseli olmak üzere 600 görsel araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve uzman görüşleri doğrultunda son halini almış olan “Görsel Dokümanları İnceleme Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda, "anne-çocuk" görsellerinin %50,33'ünde annenin çocuğuna sarıldığı-ilgi gösterdiği görülürken, "baba-çocuk" görsellerinin %62,33'ünde babanın çocuğuyla herhangi bir etkinlik yaptığı (kitap okuma, oyun oynama, top oynama vb.) tespit edilmiştir. “Baba-çocuk” görsellerinde dış alanda çekilmiş fotoğraflar, “anne-çocuk” görsellerindeki dış alanda çekilmiş fotoğraflardan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca “baba-çocuk” aramalarında yer alan çocuğun %45 oranında erkek cinsiyetinde, “anne-çocuk” aramalarında ise yer alan çocuğun %40,67 oranında kız cinsiyetinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bir diğer ifadeyle, çalışma bulgularında babaların çoğunlukla erkek çocuklarla, annelerin ise kız çocuklarla birlikteki görsellerine daha fazla yer verildiği bulgusuna rastlanılmıştır. Özgünlük: İlgili alan yazın incelendiğinde, farklı alanlarda toplumsal cinsiyet rolleri ve kodları araştırılmış, arama motorlarındaki görsellerin incelenmesine dair çalışmaya rastlanmamıştır. Ayrıca çalışmalarda ebeveyn-çocuk arasındaki toplumsal cinsiyet yapısını belirlemek için filmler, kitaplar, masallar, şarkılar, anne-babalarla veya çocuklarla yapılan görüşmeler ve gözlemler veri grubu olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada arama motorlarının kullanılması çalışmaya özgünlük kazandırdığı düşünülmektedir.Purpose: The purpose of this study is to examine the images that appear in the search engines (Google, Bing and Yahoo Search) "mother-child" and "father-child" in the context of gender. Method: Analytical research model, one of the qualitative research methods, was used in the research. Document analysis was used as a data analysis method. First of all, the most used search engines in the world were determined in the research. As a result of the research, it was determined that the 3 most used search engines are "Google", "Bing" and "YahooSearch". The words "mother child" and "father child" were written in each search engine and search was made. The first 100 images in each search engine were included in the study. Thus, 600 images including 300 "mother and child" and 300 "father and child" images were included in the study. The "Visual Documents Review Form", which was developed by the researcher as a data collector tool and was finalized in line with expert opinions, was used. Descriptive analysis was used in the analysis of the data. Findings: As a result of the research, it is seen that in 50.33% of the "mother-child" images, the mother shows interest in her child. In 62.33% of the "father-child" images, it was determined that the father was doing any activity with his child (reading a book, playing games, playing ball, etc.). It has been determined that there are more photographs taken in the outer area in the "father-child" images than in the "mother-child" images. In addition, it was concluded that 45% of children were male in “father-child” searches, and 40.67% of children were female in searches for “mother-child”. In other words, there are more images of fathers with boys and mothers with girls. Originality: When the related literature was examined, gender roles and stereotypes were investigated in different fields, and no study was found to examine images in search engines. In addition, films, books, fairy tales, songs, interviews with parents or children and observations were used as data groups to determine the gender structure between parent and child in studies. The use of search engines in this study is thought to bring originality to the study
The effects of self-regulation strategies on problem solving and stress copi̇ng style of pre-graduate students
Ön lisans öğrencilerinin özdüzenleme stratejilerinin, problem çözme ve stresle başa çıkma becerilerine etkisini incelemek amacıyla yapılan bu çalışmada bilimsel araştırma yöntemlerinden nicel yöntem kullanılmış ve çalışmada ilişkisel tarama yapılmıştır. Bu araştırma, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında elverişli örnekleme yöntemiyle seçilen İstanbul'da özel bir vakıf üniversitesinin ön lisans çocuk gelişimi programına devam eden 240 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin bilişsel ve bilişüştü özdüzenlemeye dayalı öğrenme stratejilerini belirlemek amacıyla 'Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği', problem çözme becerilerine yönelik algılarını ortaya çıkarmak için 'Problem Çözme Envanteri' ve stresle başa çıkma tarzlarına yönelik algılarını ölçmek için 'Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılarak nicel verilere ulaşılmıştır. Çalışmada aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ön lisans çocuk gelişimi öğrencilerinin Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği'nin bilişsel ve bilişüstü stratejiler boyutu alt boyutlarında; ikinci sınıfa devam eden, çalışan, akademik genel not ortalaması 3,5 ve üstü olan, etkinliklere her zaman katılan ve sosyal medyada iki saate kadar zaman geçiren öğrenciler lehine anlamlı farklılaşmalar tespit edilmiştir. Öğrencilerin Problem Çözme Envanteri alt boyutlarında aldıkları sonuçlar incelendiğinde; not ortalaması ortalaması 1,99 ve altında olan, çalışmayan, gelir durumu 1500 TL. ile 3499 TL. arasında olan ve sosyal medyada 4 saatten fazla süre geçiren öğrenciler lehine anlamlı farklılaşmalar tespit edilmiştir. Ön lisans çocuk gelişimi öğrencilerinin Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği alt boyutlarında elde edilen bulgular incelendiğinde ise, iyimser yaklaşımda düz lise mezunu olan öğrenciler, sosyal destek arama alt boyutunda geliri yüksek olan öğrenciler ve etkinliklere her zaman katılan öğrenciler lehine anlamlı farklılaşmalar tespit edilmiştir. Korelasyon analizleri sonunda özdüzenleme, problem çözme ve stresle başa çıkma tarzları arasında düşük ve orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir.The aim of this research is to examine whether self-regulatory strategies differ according to Pre-Graduate students, problem-solving and stress coping style out of scientific research methods, relational screening model from quantitative methods was used in the study. This research was carried out with the participation of 240 students who study their associate degree in the child development program of a private foundation university in Istanbul in 2016-2017 education term and were selected with favorable sampling method. In order to determine the learning strategies of students based on their cognitive and metacognitive self-regulation The Motivational Strategies in Learning Scale the scale evaluating of problem skills of individuals Problem Solving Inventory; Coping Style Scale was used to reach quantitative data. SPSS 22.0 programme was used in the analysis of the research data; for the quantitative data arithmetic mean, standard deviation, t-test, one way variance analysis (Anova), Pearson correlation coefficient and regression analysis were used. As a result of the analyzes made, it is seen that associate degree child development program students' cognitive and metacognitive levels of The Motivational Strategies İn Learning Scale, meanwhile for those who study their second year, work concurrently, have an academic average of 3,5 or more, always join activities and spend around 2 hours on social media, meaningful differentiations in favor of the students were determined; in the subscales of Problem Solving Inventory of students, significant differences were found among students who have an academic average of 1,99 or less, unemployed, have an income level between 1500TL and 3499 TL, and spend more than 4 hours on social media. On the other hand, when the findings obtained from the subscales of Coping Style Scale are examined, significant differences were found in favor of the students who graduated with high school options, the students whose high-income and the students who always participated in the activities. At the end of the correlation analysis, there was a low and moderate correlation between self-regulation, problem solving and stress coping styles
Review of the books Pamuk Şekerim I-II according to Preschool Education programme (2013) of ministry of National Education
Bu çalışma, MEB tarafından okul öncesi eğitim kurumlarına eğitim materyali olarak gönderilen Pamuk Şekerim I-II kitaplarının, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2013 Okul Öncesi Programı (OÖEP)'nın hedeflerini karşılayacak nitelikte olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Pamuk Şekerim I-II kitapları MEB 2013 OÖEP'nın temel ilkeleri doğrultusunda hem araştırmacı tarafından incelenmiş hem de çocuk gelişimi ve eğitimi / okul öncesi öğretmenliği programlarında görev yapan alan uzmanı öğretim üyelerinin ve alanda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu çalışma temel nitel araştırma yaklaşımı kullanılarak desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi iki şekilde belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan Pamuk Şekerim I-II kitapları ve kartopu örneklem yöntemiyle ulaşılan 7 okul öncesi öğretmeni ve 4 çocuk gelişimi ve eğitimi / okul öncesi öğretmenliği öğretim üyesi oluşturmuştur. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan envanterler ve formlar araştırmacı tarafından MEB 2013 OÖEP'nın temel ölçütleri esas alınarak hazırlanmıştır. Envanterlerin ve formların amaca uygunluğunun değerlendirilmesi için 3 uzmanın görüşüne başvurulmuş ve gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra form ve envanterler kullanıma hazır hale getirilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla kullanılan form için okul öncesi öğretmenleriyle ön pilot çalışma yapılmış ve formdaki soruların anlaşılır olduğu tespit edilmiştir. Pamuk Şekerim I-II kitaplarının incelenmesinde 4 adet envanter (Program Özellikleri Envanteri, Kazanım ve Göstergeler Envanteri, Kavramlar Envanteri, Yönerge ve Resim Envanteri) ve 2 adet form (Okul Öncesi Öğretmenlerinin Pamuk Şekerim I-II Kitapları Hakkındaki Görüşlerini Saptama Formu, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi / Okul Öncesi Öğretmenliği Öğretim Üyelerinin Pamuk Şekerim I-II Kitapları Hakkındaki Görüşlerini Saptama Formu) kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirlik ve geçerliği için, Pamuk Şekerim I-II kitapları, envanterler kullanılarak, 2 araştırmacı tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonrasında araştırmacılar arası tutarlılık hesaplanmıştır. Araştırmacılar arası tutarlılık oldukça yüksek bulunmuştur. Envanterler aracılığıyla elde edilen verilerin yüzde ve frekans analizinde SPSS 15.0 istatistik programı kullanılmıştır. Doküman incelemesi yoluyla toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerine ve çocuk gelişimi ve eğitimi / okul öncesi öğretmenliği öğretim üyelerine uygulanan formlar için tematik analiz yapılmıştır. Çalışmaya katılan öğretim üyelerinin ve öğretmenlerin kimlik bilgileri gizli tutulacağından dolayı kodlama sistemi yapılmıştır. Araştırma kapsamına alınan 7 okul öncesi öğretmeni için olan kodlar Ö1, Ö2, Ö3, Ö4, Ö5, Ö6 ve Ö7 olarak; 4 çocuk gelişimi ve eğitimi / okul öncesi öğretmenliği öğretim üyeleri için olan kodlar ise A1, A2, A3 ve A4 olarak belirlenmiştir. Elde edilen ham verilerden kodlar belirlenip, alt temalar oluşturulmuş ve bunlar yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, Pamuk Şekerim I-II kitaplarındaki etkinliklerin; MEB 2013 OÖEP'nın özelliklerinden 'Sarmal Özellik Gösterir, Model Olarak 'Eklektik'tir.' maddesini % 28,58 oranında ve Günlük Yaşam Deneyimlerinin ve Yakın Çevre Olanaklarının Eğitim Amaçlı Kullanılması Teşvik Edilmektedir.' maddesini % 35,72 oranında sağladığı görülmüştür. Pamuk Şekerim I-II kitaplarındaki etkinliklerde; dil gelişimi alanı kazanım ve göstergelerine % 37,60, bilişsel gelişim alanı kazanım ve göstergelerine % 32,67, motor gelişim alanı kazanım ve göstergelerine % 29,03, sosyal ve duygusal gelişim alanı kazanım ve göstergelerine % 0,59, özbakım becerileri alanı kazanım ve göstergelerine % 0,11 oranında yer verildiği tespit edilmiştir. Pamuk Şekerim I-II kitaplarındaki etkinliklerde; renk kategorisindeki kavramlara % 33,10, sayı/sayma kategorisindeki kavramlara % 24,33 ve yön/mekanda konum kategorisindeki kavramlara % 12,18 oranında yer verildiği belirlenmiştir. Pamuk Şekerim I-II kitaplarındaki toplam 84 etkinliğin çok büyük bir kısmında ( n=72, % 85,72) yönergeler Türkçe dil kurallarına uygundur. İncelenen toplam 84 etkinliğin büyük bir kısmında ( n=71, % 84,52) yönergeler açık, net ve anlaşılırdır. Pamuk Şekerim I-II kitaplarındaki etkinliklerin % 77,38'inde resimler etkinliğe uygundur, % 71,42'sinde resimler açık, net ve anlaşılırdır. Ancak, Pamuk Şekerim I-II kitaplarındaki etkinliklerin % 69,04'ü öğretim ilkelerine, % 48,81'inin etkinlik resimleri çocukların gelişim düzeyine ve % 44,05'inin çocukların gelişim düzeyine uygun olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamına alınan öğretmenler ve öğretim üyeleri; Pamuk Şekerim I-II kitaplarının öğretim, öğrenme ve uyarlama süreçlerinde problem yarattığını, kitaplardaki resimlerin ve yönergelerin açık ve anlaşılır olmadığını, kitapların karma yaş gruplarına uygun olmadığını, kitapların kazanım ve kavramları yeterince kapsamadığını, kitapların temel program özelliklerine uygun olmadığını, kitapların aile katılımına yönelik etkinlikler içermediğini, kitapların yaratıcılığı ve esnekliği engellediğini, kitapların bireysel farklılıkları göz ardı ettiğini, kitaplardaki etkinlik çeşidinin sınırlı olduğunu ve bazı etkinliklerin mantık hataları içerdiğini, kitaplarda Türkçe dil hataları bulunduğunu, kitapların kalıp yargılar içerdiğini ve kitapların çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyecek özellikleri olduğunu belirtmişlerdir. Bu sonuçlar doğrultusunda, Pamuk Şekerim I-II kitaplarının revize edilmesi, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yapılması gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Programı, Resimli Çocuk Kitabı, Kavram Kitabı, Kazanımlar, Kavramlar.This study was investigated for the purpose of determining whether the books Pamuk Şekerim I-II are fulfilled the objectives of Preschool Education Programme (PEP) 2013 of Ministry of National Education (MNE) or not. In that way the books Pamuk Şekerim I-II were examined by the researcher based on the main objectives of PEP 2013 of MNE. The opinions of preschool education teachers, who work in the field, and academicans who work in the area of teaching preschool education teachers/ child development and education, about the books Pamuk Şekerim I-II, were also obtained. This study was designed by the qualitative research methods. The sample was assigned in two ways. The books Pamuk Şekerim I-II were assigned by purposive sampling. Four preschool teachers and seven academicans were reached by snowball sampling. Inventories and forms, that were used as data collection tools, were prepared by the researcher based on main the objectives of PEP 2013 of MNE. For determining whether the inventories and forms are appropriate for the purpose of the study or not, opinions of 3 experts were asked, and then the inventories and forms were revised and got ready to use. A pilot study was done with preschool teachers for the form, which was prepared to obtain preschool teachers' opinions, and the questions of the form were found understandable. The books Pamuk Şekerim I-II were examined by 4 inventories (Inventory of Programme Characteristics, Inventory of Objectives and Indicators, Inventory of Concepts, Inventory of Directives and Pictures) and 2 forms (The Form of Obtaining Opinions of Preschool Teachers About the Books Pamuk Şekerim I-II, The Form of Obtaining Opinions of Academicans in the area of Teaching Preschool Education Teachers / Child Development and Education About the Books Pamuk Şekerim I-II). For the reliability and validity of the study; the books Pamuk Şekerim I-II were examined by 2 researchers by using inventories. The consistecy between the reseachers was calculated and found quite high. Frequencies and percentages were calculated for the data collected by the inventories, by using SPSS 15.0 statictical program.The data collected by examining documents were analyzed by content analysis. The data collected by the forms were analyzed by thematic analysis. Since the identities of preschool teachers and academicans were kept confidential, the coding system was done. The codes for preschool teachers were defined as Ö1, Ö2, Ö3, Ö4, Ö5, Ö6 and Ö7; and the codes for academicans were defined as A1, A2, A3 and A4. The codes were defined from raw data, and sub-themes were generated and commented. The results showed that the activities in the books Pamuk Şekerim I-II, fulfilled the characteristics of PEP 2013 of MNE 'Shows Spiral Feature and Eclectic Model' (28,58 %) and 'Encourages Using Daily Experiences and Enviromental Facilities for Educational Purposes' (35,72 %). It was determined that the activities in the books Pamuk Şekerim I-II gave place to objectives and indicators of language development 37,60 %, cognitive development 32,67 %, motor development 29,03 %, social and emotional development 0,59 % and self-care skills 0,11 %. It was seen that the activities in the books Pamuk Şekerim I-II gave place to concepts of colors 33,10 %, numbers/counting 24,33 %, direction/location in the space 12,18 %. In most of the activities (n=72, 85,72 %) in the books Pamuk Şekerim I-II, the activity directives were appropriate to Turkish language rules. Likewise, in most of the activities (n=71, 84,52 %) the activity directives were obvious, clear and understandable. Many of the activity pictures (77,38 %) in the books Pamuk Şekerim I-II were convenient with the activity and also many of the activity pictures (71,42 %) were obvious, clear and understandable. However, it was seen that the activities in the books Pamuk Şekerim I-II, were not appropriate to teaching principles (69,04 %) and developmental level of children (44,05 %). Besides, the activity pictures were found to be inappropriate to developmental level of children (48,81 %). The preschool teachers and academicans, who were involved in the study, revealed that the books Pamuk Şekerim I-II cause problems during teaching, learning and accommodation periods, the activity directives and pictures are not clear and understandable, the books are not appropriate for mixed-age groups, the books do not cover enough objectives and concepts, the books are inappropriate to main characteristics of the programme, the books prevent creativity and flexibility, the books ignore individual differences, the activities include reasoning errors and do not variate, the books include language errors and sterotypes, and the books affect children's development negatively. According to these results, it can be said that studies should be done to revise, improve and make better the books Pamuk Şekerim I-II. Keywords: Prechool Education Programme, Pictured Child Book, Concept Book, Objectives, Concepts
Analysis of science and nature corners in preschool institutions (Example of Konya province)
AbstractThis research is done for the analysis of science and nature corners in preschool institutions in 25 primary schools of Meram county in Konya province. Physical properties of science and nature corners of preschool classes and materials on these corners are analyzed. The corners in every preschool class are photographed and consulted for an expert opinion. Additionally, the materials on science and nature corners are written in observation form. SPSS 1.0 package program is used in the research. In conclusion, locations of science and nature corners in the classes are selected correctly but are not suitable for the children's height. Additionally, the materials on science and nature corners are found to be inadequate
The investigation of the relationship between parents attitudes and aggresive behaviors of children
Bu araştırmanın amacı, çocukların algıladıkları anne-baba tutumları ile saldırganlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca bununla beraber katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile algılanan anne-baba tutumları ve çocukların saldırganlık düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2018 yılında Van ili İpekyolu ilçesinde bulunan 9-13 yaşları arasındaki ortaokula giden çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, bu evrende rastgele örnekleme yöntemine ve gönüllülük esasına uygun olarak seçilen 186 kız ve 204 erkek olmak üzere 390 çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada verileri aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Çocuklar İçin Saldırganlık Ölçeği ve Anne-Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Kullanılan ölçme aracıyla elde edilen veriler, alt amaçlara uygun istatistiksel tekniklerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlara bakıldığında, araştırmanın temel amacı çerçevesinde yapılan incelemelere göre çocukların algıladıkları anne-baba tutumları ile saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Sosyo-demografik özellikler açısından bakıldığında ise şu sonuçlar elde edilmiştir: Cinsiyete göre saldırganlık değişmemektedir. İlk çocuklarda saldırganlık düzeyleri daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kontrol denetleme alt boyutu açısından birey sayısı ile çocukların algıladıkları anne-baba tutumları ters ilişkilidir. Annesinin öğrenim düzeyi yüksek olan çocuklar, kabul ilgi anne-baba tutumunu daha çok algılamaktadır. Annesinin öğrenim düzeyi düşük olan çocuklar, psikolojik özerklik anne-baba tutumunu daha çok algılamaktadır. Babalarının öğrenim düzeyi düşük olan çocuklar ise, kontrol denetleme anne-baba tutumunu daha çok algılamaktadır. Ailesinin ekonomik durumu düşük olan çocukların, saldırganlık tutumları daha yüksek olmaktadır. Çocukların saldırganlık düzeyleri ile anne ve babalarının çalışma durumu arasında ters yönlü negatif ilişki vardır. Ebeveynleri çalışmayan çocukların saldırganlık düzeyleri daha düşüktür.The Investigation of the Relationship Between Parents' Attitudes and Aggressive Behaviors of Children, The aim of this study is to investigate the relationship between perceived parental attitudes and aggressive behaviors of children. In addition, the relationship between socio-demographic characteristics and perceived parental attitudes and children's level of aggression were investigated. The universe of the study consists of secondary school students aged between 9-13, Van in 2018. The sample of the research consists of 390 children in total, including 186 girls and 204 boys, who were selected in accordance with the random sampling method and volunteerism in this universe. Personal Information Form, Aggression Scale for Children and Parenting Attitude Scale were used to collect data. The data obtained by the measurement tool were analyzed with statistical techniques appropriate for sub-objectives. According to the results of the study, it is found that there was no significant relationship between the perceived parental attitudes and aggression levels according to the investigations carried out within the framework of the main purpose of the study. Considering socio-demographic fetures, the results are as follows: Agression doesn't change according to gender. The level of aggression was found to be higher in firstborns. The number of individuals in terms of control sub-dimension and the perceived parental attitudes of children are inversely related. Children whose mother has a high level of education, perceive the interest of the parents to accept the interest. Children whose mother's education level is low, perceives psychological autonomy parental attitude. Children whose fathers have a low level of education perceive control-checking parental attitudes. Children with low economic conditions have more aggressive attitudes. There is an inverse negative correlation between the level of aggression of children and the employment status of their parents. Children whose parents do not work have lower levels of aggression
The effects of inquiry-based problem solving activities on 60-72 months children's problem solving skills
Bu çalışmada, sorgulama tabanlı öğretim yaklaşımı kullanılarak hazırlanan problem çözme etkinliklerinin 60-72 aylık çocukların problem çözme becerileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 eğitim öğretim yılı içerisinde İstanbul ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokullarından kolay ulaşılabilirlik ilkesi ile seçilmiştir. Anaokulundan eğitim-öğretim görmekte olan 60-72 aylık çocukların yer aldığı iki şube örnekleme alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda seçilen iki şube arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Random olarak bir grup deney grubu, diğer grup kontrol grubu olarak atanmıştır. Araştırma nicel araştırma yönteminden öntest, sontest, kontrol gruplu deneysel desen ile yürütülmüştür. Çalışma grubunda 13 çocuk deney grubunu, 13 çocuk kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna dahil edilen çocuklara araştırmacı tarafından geliştirilen ve 10 hafta süren toplam 30 oturumluk Sorgulama Tabanlı Problem Çözme Etkinlikleri uygulanmıştır. Kontrol grubuna dahil edilen çocuklara MEB müfredatı uygulanmaya devam edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Oğuz ve Köksal Akyol (2012) tarafından geliştirilen Çocuklar İçin Problem Çözme Becerisi Ölçeği (PÇBÖ) kullanılmıştır. Sosyo-demografik bilgileri öğrenmek için ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Genel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; sorgulama tabanlı problem çözme etkinliklerine katılan deney grubu çocuklarının problem çözme beceri toplam puanları ile kontrol grubuna dahil edilen çocukların problem çözme beceri toplam puanları karşılaştırıldığında; deney grubunun lehine anlamlı derecede bir farklılaşmaya rastlanmıştır. Araştırmada dört hafta sonunda yapılan kalıcılık testi sonuçları da deney grubu lehine bir sonuç ortaya koymuştur.THE EFFECTS OF INQUIRY-BASED PROBLEM SOLVING ACTIVITIES ON 60-72 MONTHS CHILDREN'S PROBLEM SOLVING SKILLS The aim of this study is to understand the effects of inquiry based problem solving activities on 60-72 months children's problem solving skills. The sample of the study was selected by the group sampling from the independent schools of the Istanbul Education Directorate during the 2016-2017 academic year. Two branches with 60-72 months old children were included in the selected institution. One group was randomized as experimental group and the other group as control group. The study was performed by pretest, final test and control group experimental pattern method which comes from quantitative approach. A total of 26 children were included in the study group, 13 were experimental groups and 13 were control group. In experimental group children were provided by questioning based problem solving skill activities which have been developed by the researcher, which takes 10 weeks and which consist of 30 sessions. The control group continued to apply the normal curriculum to children. In this research Problem Solving Skill Scale (PSSS), developed by Oğuz with Köksal Akyol in 2012 was used as information gathering tool. General Information Form that was prepared by researcher, has been used in order to learn socio-demographic information. According to research findings, the students in control group and the students in experimental group were compared in terms of skill scores; it has been found out that the students in experimental group had been more positive and benifical situation than the students in control group. The permanency test which was given to students 4 weeks after the experiment, also supported the positive achivement of the experimantal group
- …
