1,084 research outputs found
İmam Mâtürîdî’nin İzdüşümü
Kaynakça var.Eser, editörlüğünü Prof. Dr. Sıddık KORKMAZ’ın yaptığı, alanında uzman olan dokuz yazarın tebliğ olarak sundukları yazılarının, akademik olarak düzenlenerek makale biçimine getirilmesiyle oluşmuştur. Kitaba, İslam dininin aşırılıktan uzak, orta yolu tavsiye eden “vasat ümmet” ve faydalı, adaletli olan “hayırlı ümmet” olduğu takdim edilerek başlanmaktadır. Bu amaçla özgür düşünmeyi ve akletmeyi esas alan, mezhep aşırılıklarını eleştiren, İslami ilimlerin pek çok sahasında eser vermiş olan Mâtürîdî’nin fikirleri ve ilim düşüncesi çeşitli yönleriyle ele alınmıştır. Kitabın hazırlanmasındaki esas amaç, İslami ilimlerde kabul görmüş İmam Mansur el-Mâtürîdî’nin görüş ve eserlerinin halka kazandırılmasıdır. Öte yandan Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin çoğunluğun benimsediği, yorumlamaya müsait yapısını ve kurucusu sayılabilecek Mâtürîdî’nin düşünce dünyasını tanıma ve anlama isteği de bu kitabın yazılması için bir sebep teşkil etmiştir. Eser, yazarlar hakkında kısa bilginin verilmesinden sonra, takdim, ön söz ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Her bölümün altında da üç ayrı makale bulunmaktadır
The Place of Scholars and Administrators in Kātip Celebi in terms of Politics/Social Philosophy/Ethics
İslam düşüncesinin önemli konularından biri de hiç şüphesiz ahlaktır. Bunun içindir ki, İslam düşünürleri gerek teorik gerekse pratik
alanda bu konuda büyük çabalar harcamışlardır. İslam ahlakçıları bu yönüyle bakıldığında devletten aileye oradan da bireyin kendisine varana
kadar toplumun hemen her kesimini ve kurumunu ahlak felsefesinin
konusu yapmıştır. Bu açıdan bakıldığında İslam ahlak felsefesi siyasetle,
aileyle, psikolojiyle, tasavvufla, eğitimle ve hatta itikatla iç içe olmuştur.
Bu meselenin üzerine tüm hatlarıyla eğilen ve kendince var olan eksikliklere çözüm getirmeye çalışan düşünülerimizden biri de Kâtip Çelebi’dir.
Bu çalışmada onun ümera ve ulema kavramları çerçevesinde siyaset ve
eğitim felsefesine bakışı ortaya konmaya çalışılacaktır. Ana tema ise bu
iki kurumda meydana gelen ahlaki bozulmalar ve çözüm yolları olacaktır
Abu Hasan al-Ash’ari’s Understanding of Politics (The Caliphate / Imamate)
Bu makalemizde ilk olarak, İslam mezheplerinin siyasete ve siyasi
konulara ait anlayışları ana hatlarıyla araştırılmaktadır. Daha
sonra İslâm dininin büyük çoğunluğunu teşkil eden Ehl-i Sünnet
Mezhebi’nin ana ekollerinden biri olan Eş’arîlik mezhebinin kurucusu
Ebü’l-Hasan el-Eş’arî’nin yaşadığı dönemdeki sosyo-politik durum
ve fikrî gelişmeler, Eş’arî’nin siyasete karşı tutumu ve siyasetle
ilgili görüşleri gibi konular ele alınmaktadır. Bu konu incelenmeden
önce İslam dininin ana kaynakları olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in
sünnetinde siyaset, siyaseti çağrıştıran kavram ve görüşler
ile Hz. Peygamber sonrası dönemde Müslümanların tarihinde
siyasetin gelişim süreci üzerinde durulmaktadır.In this study we have initially given an outline of the
understandings of the Islamic sects of politics and some political
issues. Afterwards, such issues as socio-political conditions and
intellectual developments in the time of Abu Hasan al-Ash’ari, the
founder of the Ash’ari sect which is one of the main schools of Ahl
al-Sunnah sect and constitutes the great majority of the Muslims,
and his attitudes and views towards politics have been discussed.
Before dealing with this topic, we have dwelled on the politics, concepts
and views that evoke politics in the Quran and the Sunnah of
the Prophet, which are the main sources of Islamic Religion, and on
the process of development of politics in Islamic history starting
from the period of the Prophet onward
Ebü’l-Hasan el-Eş’arî’nin Siyaset Anlayışı-II Ehl-i Sünnette Siyaset Anlayışı: Eş’ariyye Yorumu
Bu makalemizde ilk olarak, İslam mezheplerinin siyasete ve siyasi
konulara ait anlayışları ana hatlarıyla ortaya konuldu. Daha sonra İslâm
dininin büyük çoğunluğunu teşkil eden Ehl-i Sünnet Mezhebi’nin ana
ekollerinden biri olan Eş’arîlik mezhebinin kurucusu Ebü’l-Hasan el-
Eş’arî’nin yaşadığı dönemdeki sosyo-politik durum ve fikrî gelişmeler,
Eş’arî’nin siyasete karşı tutumu ve siyasetle ilgili görüşleri gibi konular
ele alındı. Bu konu incelenmeden önce İslam dininin ana kaynakları olan
Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in sünnetinde siyaset, siyaseti çağrıştıran
kavram ve görüşler ile Hz. Peygamber sonrası dönemde Müslümanların
tarihinde siyasetin gelişim süreci üzerinde duruldu.In this study, we have initially given an outline of the understandings
related to the politics and political issues of the Islamic sects.
Afterwards, issues such as socio-political conditions and intellectual developments
in the time of Abu Hasan al Ash’ari, the founder of Ash’ari
sect, which is one of the main schools of Ahl al Sunnah sect and constitutes
the great majority of the Islamic Religion; and his attitude and
views towards politics have been discussed. Before discussing this topic,
we have dwelled on the politics, concepts and views that evoke politics
in the Quran and the Sunnah of the Prophet which are the main sources
of Islamic Religion and on the development process of politics in the
history of Muslims following the period of the Prophet
İslami Finans ve Finansal Teknolojiler (FINTECH) Blokzincir-Akıllı Sözleşmeler-Kripto Paralar
Kitap (Açık Erişim)Bu eserde her biri kendi alanında uzman 14 akademisyenin hazırlamış olduğu bilimsel yazılar yer almaktadır. Eser üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde dört ayrı yazıda paraya dair perspektiflere yer verilmiştir. Bu amaçla İslam hukuku açısından paranın tarihi seyri, günümüzde bankaların ürettiği kaydi paraların iktisadi etkileri, İslam iktisadına göre ideal para önerisi ve sanal para birimleriyle ilgili problemler üzerine yazılara verilmiştir. Yine dört ayrı yazıdan oluşan ikinci bölümde kripto para birimlerinin de dayandığı blokzincir teknolojisi ve uygulama alanları İslami finans açısından değerlendirilmiştir. Bu bölümde bu teknolojinin sonucu ortaya çıkan akıllı sözleşmeler, ülkemizde hayata geçirilen “fiziksel altına dayalı dijital/kripto altın - BiGA” projesi ve İslami finans perspektifinden değerlendirmesini de bulacaksınız. Üçüncü bölümde ise beş yazıda fıkhi açıdan kripto paralar ele alınmaktadır. Bu minvalde bilgi teknolojisine dayalı finansal ürünlerin İslami finans ilkeleri bağlamında değerlendirilmesi, bitcoin özelinde İslam hukukuna göre kripto paralar ve bu konularda bugüne kadar yayınlanmış fetvaların tahlili ile İslam hukukçularının yaklaşımları doğrultusunda ortaya çıkan fıkhi hükümlerle ilgili bilimsel yazılar yer almaktadır
İslami Finans Kurumlarının Uluslararası Stratejileri: Mevcut Zorluklar ve Gelecek Trendler
In an era of growing pressures towards financial ethics, social responsibility and sustainable development, Islamic Financial Institutions (IFIs) have emerged as new actors on the global financial stage. With their unique characteristics, IFIs offer a different approach to finance. This study presents a comprehensive analysis of the international strategies adopted by Islamic Financial Institutions (IFIs) in their pursuit of global expansion. The current global financial landscape presents unique challenges and opportunities for IFIs in their crossborder operations. In this paper, the drivers, obstacles, and outcomes of IFIs' international strategies are evaluated. The IFIs’ approaches to localization, standardization, partnerships, and technological innovations are examined. The article highlights how IFIs, guided by Sharia principles, navigate the complexities of global finance while remaining loyal to Islamic ethical practices. The significance of IFIs' international strategies in facilitating financial inclusion, stability and economic development particularly in Muslim emerging economies is also discussed. Subsequently, the factors that drive IFIs towards international expansion are explored. Increased demand for Sharia-compliant financial services, regulatory reforms, and the advantages of diversification in both product offerings and markets are among the important motivators of international expansion for IFIs. How these drivers require IFIs to balance ethical considerations, regulatory compliance and financial performance is highlighted in detail. The challenges and obstacles faced by IFIs in their internationalization phase are analyzed in-depth. Cross-cultural differences, regulatory complexities and the need to achieve Sharia compliance across different contexts come to the fore as important challenges. The study is centered around the variety of international strategies IFIs implement to navigate the global markets. It explains local adaptation strategies that customize products and services to meet the unique preferences of diverse markets. The article also delves into standardization strategies that necessitate common operational principles to achieve economies of scale and ensure Sharia compliance. Furthermore, the article investigates how IFIs enlist technological innovations to improve customer experiences and establish a strong international presence. In this regard, digital platforms, AI-driven solutions and blockchain technology are the main facilitators of IFIs in overcoming geographical barriers and providing user-friendly services. The role of strategic partnerships and alliances as a critical component of IFIs' international strategies is explored. Collaborations with local stakeholders enable expertise sharing, resource pooling and market penetration. The article concludes by discussing future trends and prospects for IFIs' international strategies. It pinpoints potential large-scale changes that will have a considerable impact on how IFIs engage in international expansion. The article emphasizes that, amidst all these turbulent conditions, a commitment to Islamic business ethics and social responsibility principles will continue to guide IFIs' strategic decisions as the most important anchors. In summary, this article offers a comprehensive examination of the international strategies pursued by Islamic financial institutions. By delving into the drivers, obstacles, and outcomes of IFIs' global expansion efforts, it provides valuable insights for practitioners, researchers, and policymakers. The article underscores how IFIs, driven by ethical considerations and guided by Sharia principles, can play a pivotal role in shaping the future of international finance while maintaining their commitment to social responsibility and financial inclusion.Finansal etik, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik baskıların arttığı bir çağda, İslami Finans Kuruluşları (İFK'lar) küresel finans sahnesinde yeni aktörler olarak ortaya çıkmıştır. İFK'lar, kendilerine has özellikleriyle finans alanına farklı bir yaklaşım sunmaktadır. Bu çalışma, İslami Finans Kuruluşlarının küresel genişleme arayışlarında benimsedikleri uluslararası stratejilerin kapsamlı bir analizini sunmaktadır. Mevcut küresel finans ortamı, İFK'lar için sınır ötesi faaliyetlerinde karşılarına çıkan zorluklar ve fırsatlar sunmaktadır. Bu makalede, İFK'ların uluslararası stratejilerinin itici güçleri, engelleri ve sonuçları değerlendirilmektedir. İFK'ların yerelleşme, standardizasyon, ortaklıklar ve teknolojik yeniliklere yaklaşımları incelenmektedir. Makale, İslami ilkeler tarafından yönlendirilen İFK'ların etik uygulamalara sadık kalarak küresel finansın karmaşıklıklarıyla nasıl baş ettiklerini vurgulamaktadır. İFK'ların uluslararası stratejilerinin özellikle gelişmekte olan Müslüman ülke ekonomilerinde finansal kapsayıcılığı, istikrarı ve ekonomik kalkınmayı kolaylaştırmadaki önemi de tartışılmaktadır. Daha sonra, İFK'ları uluslararası genişlemeye iten faktörler araştırılmaktadır. İslami ilkelere uyumlu finansal hizmetlere yönelik artan talep, düzenleyici reformlar ve hem ürün tekliflerinde hem de pazarlarda çeşitlendirmenin avantajları, İFK'lar için uluslararası genişlemenin önemli motivasyonları arasındadır. Bu itici güçlerin İFK'ların etik hususlar, mevzuata uyum ve finansal performans arasında nasıl bir denge kurmasını gerektirdiği ayrıntılı olarak incelenmektedir. İFK'ların uluslararasılaşma aşamasında karşılaştıkları zorluklar ve engeller derinlemesine analiz edilmektedir. Kültürler arası farklılıklar, düzenleyici çerçevelerde farklılıklar ve farklı bağlamlarda İslami ilkelere uyum sağlama ihtiyacı önemli zorluklar olarak ön plana çıkmaktadır. Çalışma, İFK'ların küresel piyasalarda başarılı olmak için uyguladıkları çeşitli uluslararası stratejiler etrafında odaklanmaktadır. Ürün ve hizmetleri farklı pazarların kendine özgü tercihlerine uygun şekilde özelleştiren yerel adaptasyon stratejilerini açıklamaktadır. Makale aynı zamanda ölçek ekonomilerine ulaşmak ve İslami ilkelere uygunluğu sağlamak için ortak operasyonel ilkeler gerektiren standardizasyon stratejilerini de incelemektedir. Makale ayrıca, İFK'ların müşteri deneyimlerini iyileştirmek ve güçlü bir uluslararası varlık oluşturmak için teknolojik yeniliklerden nasıl faydalandığını araştırmaktadır. Bu bağlamda, dijital platformlar, yapay zekâ odaklı çözümler ve blok zinciri teknolojisi, coğrafi engelleri aşma ve kullanıcı dostu hizmetler sunma konusunda İFK'ların ana yardımcılarıdır. İFK'ların uluslararası stratejilerinin kritik bir bileşeni olarak stratejik ortaklıkların ve ittifakların rolü incelenmiştir. Yerel paydaşlarla yapılan iş birlikleri uzmanlık paylaşımı, kaynak havuzu oluşturma ve pazara nüfuz etmeyi mümkün kılmaktadır. Makale, İFK'ların uluslararası stratejileri için gelecekteki eğilimleri ve beklentileri tartışarak sona ermektedir. İFK'ların uluslararası genişlemeye nasıl katıldıkları üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak potansiyel büyük ölçekli değişikliklere işaret edilmektedir. Tüm bu çalkantılı koşulların ortasında, İslami iş etiği ve sosyal sorumluluk ilkelerine bağlılığın en önemli çıpalar olarak İFK'ların stratejik kararlarına rehberlik etmeye devam edeceği vurgulanmaktadır. Özetle, bu çalışma İslami finans kuruluşlarının izlediği uluslararası stratejilerin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. İFK'ların küresel genişleme çabalarının itici güçlerini, engellerini ve sonuçlarını inceleyerek uygulayıcılar, araştırmacılar ve politika yapıcılar için değerli içgörüler sunmaktadır. Makale, etik kaygılarla hareket eden ve İslami ilkeler tarafından yönlendirilen İFK'ların, sosyal sorumluluk ve finansal kapsayıcılığa olan bağlılıklarını sürdürürken uluslararası finansın geleceğini şekillendirmede nasıl önemli bir rol oynayabileceklerinin altını çizmektedir
Salât and the Daily Prayer in Judaism
Yahudilikte günlük ibadet (tefila), İslam’daki namazla ilgili olarak süregelen bir tartışma konusudur. Bazıları Yahudi günlük ibadetlerinin özellikle şekil ve biçim açısından İslam’daki namazın (salât) kökeni olduğunu ve Hz. Muhammed’in namazı Yahudi kültür çevresinden öğrendiğini tartışmaktadır. Ancak Yahudilikte günlük ibadetlerin gelişimine dair tarihsel süreç bunun desteklememektedir; zira Hz. Muhammed’in peygamberliği döneminde İslam’daki namaza benzer bir şekil ve biçime rastlanmamaktadır. İlk elden Yahudi dinsel literatürü incelendiğinde Yahudilikte günlük ibadetlerin tapınaktaki günlük kurban ritüellerinden hareketle günde üç vakit olacak şekilde Yazıcı Ezra başkanlığındaki bir heyet tarafından düzenlendiği anlaşılır. İkinci Tapınağın yıkılışı sonrası günlük ibadet geleneğinde bazı değişiklikler oldu ve İslami dönemin başlangıcında günlük ibadetler genelde ayakta durmak suretiyle eda edilmekteydi. İlerleyen İslam egemenliği döneminde ise Yahudi kültüründeki günlük ibadet geleneği İslami uygulamalardan etkilendi. Sadece Anan ben David tarafından kurulan 8. yy Karailiği değil, ana gövde Rabbinik gelenek de İslam geleneğinden etkilendi. Böylelikle 12. yy’ın ünlü Yahudi din bilgini Maimonides, şekil ve biçim açısından ibadet öncesi temizlenme ritüelini ve ibadetleri yeniden düzenlemek suretiyle Rabbinik Yahudiliğin günlük ibadetlerini gözden geçirdi. Böylece kolların ve ayakların yıkanması, tam rükû ve secde gibi şekiller Ortaçağda Yahudiliğin hem Karailik hem de Rabbinik geleneğinde ortaya çıktı. Günümüz Yahudiliğine geldiğimizde, Rabbinik gelenek bağlısı Yemen ve Etiyopya Yahudiliği gibi bazı gruplarla Karai ve Samiri Yahudiliği haricinde Yahudilerin kahir çoğunluğu günlük ibadetlerini genelde ayakta icra ederler ve tam rükû ve secde gibi ritüellere yer vermezler. Bununla birlikte genelde Talmide Ha-Rambam olarak bilinen bazı revizyonist gruplar Yahudi günlük ibadetlerinin şeklini ve biçimini Ortaçağda Maimonides gibi Yahudi din bilginlerinin tanımlamalarından hareketle yenideninşa etmeye çalışmaktadırlar
The contribution of molecular epidemiology to the identification of human carcinogens: Current status and future perspectives
Background: The use of biological-based markers of exposure, intermediate effect, outcome, and susceptibility has become standard practice in cancer epidemiology, which has contributed to identification of several carcinogenic agents. Nevertheless, with the exception of biological agents, this contribution, in terms of providing sufficiently strong evidence as required by the International Agency for Research on Cancer (IARC) monographs, has been modest. Materials and methods: We discuss the overall contribution of molecular epidemiology to identification of carcinogens, with focus on IARC monographs. Results: For many carcinogens, valid biological markers of exposure and mechanisms of actions are not available. Molecular markers are usually assessed in single biological samples, which may not represent the actual exposure or biological events related to carcinogens. The contribution of molecular epidemiology to identification of carcinogens has mainly been limited to the carcinogens acting through a genotoxic mechanism, i.e. when carcinogens induce DNA damage. A number of factors, including certain hormones and overweight/obesity, may show carcinogenic effects through nongenotoxic pathways, for which mechanisms of carcinogenicity are not well identified and their biomarkers are sparse. Conclusion: Longitudinal assessment of biomarkers may provide more informative data in molecular epidemiology studies. For many carcinogens and mechanistic pathways, in particular nongenotoxic carcinogenicity, valid biological markers still need to be identified. © The Author 2012
SURGA YANG TAK DIRINDUKAN: WACANA POLIGAMI DALAM FILM ISLAMI
Salah satu perkembangan industri film yang cukup menarik di Indonesia adalah bagaimana genre film islami mengangkat berbagai isu sosial budaya melalui perspektif islami. Oleh karena itu, artikel ini ditulis dengan tujuan menganalisis wacana poligami dalam salah satu film islami populer Surga Yang Tak Dirindukan 1 dan 2. Teknik analisis film dilakukan dengan metodologi semiotika yang memperlakukan film sebagaimana teks bahasa sehingga memudahkan penulis untuk menganalisis prinsip struktural yang mendasari film. Analisis struktural pada film tersebut menunjukkan bahwa secara umum film merepresentasikan konstruksi laki-laki dan perempuan muslim ideal, relasi ideal antara suami dan istri dalam perspektif Islam, dan juga wacana poligami yang bisa menjadi solusi atas berbagai permasalahan sosial. Konstruksi ideal wacana poligami tersebut didasarkan atas interpretasi para tekstualis atas ayat-ayat Quran tentang poligami. Hanya saja, representasi ideal wacana poligami islami tersebut tidak memberikan ruang atas berbagai komplikasi yang kerap kali terjadi pada pernikahan poligami
Orta gelir tuzağının önlenmesinde islami bankacılığın rolü
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'deki İslami bankacılık sektörünün orta gelir tuzağının önlenmesindeki rolünü incelemektir. Çalışmanın amaçlarına ulaşması için, İslami bankacılık sisteminin ana temellerinin (tasarruf, yatırım ve ekonomik büyüme üzerindeki) olası etkilerinin teorik temelde incelenmesi ve İslami bankacılık sektörünün (2007-2017) yılları arasında finansal verilerini analiz etmesi benimsenmiştir. Yapılan analiz sonucu, İslami bankacılık ekonomik büyüme oranlarına anlamlı bir pozitif etki göstermektedir. İslami bankacılık geleneksel bankacılığın yerine geçmez tamamlayıcı durumdadır. Orta gelir tuzağının önlenmesi için İslami bankacılık tek başına yeterli değildir.The core objective of our study is to examine the role of Turkey's Islamic banking sector in the prevention of middle-income trap (MİT). Theoretical Analysis of the potential impact of the main principles and structure of Islamic banking on savings, investment and growth and the analysis of the financial data of the Islamic banking sector (2007-2017) was adopted to achieve the objectives of the study. Analysis shows that Islamic banking has a significant positive effect on economic growth rates. Islamic banking is not a substitute for traditional banking, it is a complement to traditional banking. Islamic banking alone is not enough for the prevention of the middle income trap
- …
