Suleyman Demirel University Research and Education Hospital
Suleyman Demirel University DSpace RepositoryNot a member yet
817 research outputs found
Sort by
Yönetimde yeni yönelimler bağlamında lider yöneticilik
Günümüzde değişen çağa uyum sağlayabilmek, yönetim örgütlerinin en önemli zorunluluğu haline gelmiş ve bu zorunluluk bütün yönetim örgütlerinin işleyişini, yapısını ve yöneticiden beklenen rolleri değiştirmiştir. Buna bağlı olarak günümüz yönetim yaklaşımlarında, yönetici değil daha çok lider yöneticiden beklenen olumlu davranışlar vurgulanmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı; yeni yönelimler bağlamında ideal lider yöneticiyi tanımlayabilmek, ideal lider yönetici davranışlarını ve özelliklerini ortaya koyabilmektir. Bu amaç için lider, yönetici ve lider yönetici kavramlarına açıklık getirilerek, yeni yaklaşımlar ışığında, yönetim örgütlerinde yöneticilerin sahip olmaları gereken lider yönetici davranışları belirlenmeye çalışılmıştır. Lider yönetici davranışlarını belirleyebilmek ve bir senteze ulaşabilmek için ise, bu çalışmada ilk olarak liderliğin tarihsel gelişimi, tanımı ve kapsamına, ikinci olarak, liderlik konusundaki teorilere yer verilmiştir. Üçüncü olarak lider, yönetici ve lider yönetici kavramlarının farklılıkları vurgulanarak, lider yönetici kavramına açıklık getirilmiştir. Son olarak, yönetimde yeni yaklaşımlar bağlamında lider yönetici davranışlarını ortaya koyabilmek için; bilgi yönetimi ve öğrenen örgütler, stres yönetimi, kriz yönetimi, çatışma yönetimi, performans yönetimi, çalışanların motivasyonu ve duyguların yönetimi, mobbing (psikolojik linç) ve mobinggle mücadele yolları konusunda görüşler ele alınarak, lider yönetici davranışları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu beceriler özetle, organizasyonel hedeflere dayalı olarak örgüt ve bireylerin hedeflerini bütünleştirebilen, insan ilişkilerine duyarlı, bilgi ve yeteneğe dayalı öğrenilebilir, lider yönetici davranışlarıdır. Anahtar Kelimeler: Lider, Yönetici, Lider Yönetici. Liderlikte Klasik, Modern ve Yeni Yaklaşımlar, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar, Etkili Lider Yönetici Davranışları.\ud
The necessity to adapt to the changing era has become the most important obligation for management organizations and this obligation has changed the functioning and the structure of all management organizations and the roles expected from a manager. In this regard, in today's management approaches, the positive behaviors that are expected from a leader manager have tended to be more expressed than the manager per se. The aim of this study is to define the ideal leader manager with respect to new orientations and to specify the characteristics and behaviors of the ideal leader manager. Towards this aim, the concepts of leader, manager, and leader manager have been explained and then the leader manager behaviors that the managers in management organizations need to exhibit have been defined under the light of new approaches. In order to determine the leader manager behaviors and reach to a synthesis, this study, first, analyzes the historical development of leadership, its definition and scope and, second, overviews the theories on leadership. Third, expressing the differences among the concepts of leader, manager, and leader manger, it explains the concept of leader manager. Finally, in order to find out the leader manager behaviors with respect to new approaches in management, the leader manager behaviors have been defined under the light of views on knowledge management and learning organizations, stress management, crisis management, conflict management, performance management, management of employees' senses and motivation, mobbing (psychological lynch) and ways to tackle with mobbing. These competences, in summary, are the leader manager behaviors that can integrate the objectives of the organization and the individuals in line with the organizational objectives, are sensitive to human relations, and can be learned through knowledge and skill. Keywords: Leader, Manager, Leader Manager, Classical, Contemporary And New Approaches In Leadership, New Approaches In Leadership, Effective Leader-Manager Behaviors
Bucak masalları üzerine bir inceleme
Bu tezin amacı; teknolojinin gelişmesi ile birlikte yok olmaya yüz tutmuş sözde anlatım geleneğinden biri olan masalların derlenerek gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda Burdur ili Bucak ilçesinde yaşayan kaynak şahıslardan 50 adet masal dinlenip kaydedilmek suretiyle toplanmış ve derlenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde Bucak ilçesinin coğrafi, tarihi, sosyo kültürel ve ekonomik yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Bucak masallarının tipleri tespit edilerek, Eberhard-Boratav ve Aarne-Thompson kataloglarındaki tip numaraları ile motif sıraları verilmiştir. İkinci bölümde Bucak masallarındaki ortak unsurlar; Kahramanlar, Mekan, Eşya ve Masalların Formel Yapısı başlıkları altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise; masal metinlerine yer verilmiştir. Bu metinler yine Eberhard-Boratav kataloğundaki tip sırasına göre düzenlenmiştir. Son olarak kaynak şahıslar hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bucak Yöresi, Bucak Yöresi Masalları, Eberhard- Boratav Kataloğu, Aarne-Thompson Kataloğu, Masalların Tip Numarası, Masalların Motif Sırası.\ud
This thesis aims to contribute to the collection of the tales, examples of oral tradition which are disappearing with the development of technology, and narration of them to the next generations. 50 tales were collected and compiled by listening the people living in Burdur, Bucak and recording of them. In the introduction, information on the geographical, historical, socio-cultural and economic structure of Bucak was given. In the first part the type of Bucak tales was determined and their motive orders and type numbers in Eberhard Boratav and Aarne Thompson catalogues were given. In the second part the common elements of tales of Bucak were analyzed under the following headings: Characters, Setting, Objects, and the Formal Structure of the Tales In the third part the tale texts are given. These texts were organized in accordance with the type order in Eberhard-Boratav catalogue. Finally information about the resource people was given. Key Words: Bucak Region, Tales of Bucak Region, Eberhard-Boratav Catalogue, Aarne-Thompson Catalogue, Type Number of Tales, Motive Order of Tales
Hz. Ali'nin Kur'an tasavvuru ve ayetleri tefsiri
Hz. Ali, son peygamber Hz. Muhamme'in (s), hem en yakın akrabası hem de damadı olmakla müşerref bir sahabidir. O, Sahabe içerisinde, çocukluğundan beri puta tapınma ve cahiliye adetlerine saplanma gibi bir durumla karşılaşmadan Müslüman olmuştur. Bunun yanında Hz. Ali, daha küçük yaşlardan itibaren, Allah Rasülü.nün (s) yanında bulunmuştur. Hz. Ali, her türlü ahlaki ve dini bilgilerini, son peygamber Hz. Muhamme'den (s) almış ve ilmi temellerini nebevi iklimin gözetiminde atmıştır. Hz. Ali, Allah Rasülü'nün (s) özel katipliğini yapmasının yanı sıra, nazil olan vahyleri de yazmakla görevli vahy katiplerinden de birisidir. Birçok sahabe gibi o da Kur'an hafızıdır. Ilmi derinliği hakkında pek çok rivayet göstermektedir ki, Hz. Ali sadece sahabenin önde gelenlerinden olmayıp, kendinden sonraki insanları dahi yönlendirecek bir kapasiteye de sahiptir. Hz. Ali, Kur'an-ı Kerim'i tedebbüre dayalı olmayan ve amelsiz bir okumayla anlaşılamayacağını ifade etmektedir. Hz.Ali'ye göre Kur'an her zaman insanlarla konuşmaktadır. Zira Kur'an-ı Kerim, dili yorulmayan bir konuşmacı ve rükünleri yıkılmayan bir evdir. Ona göre Kur'an-ı Kerim, emir ve yasakları bulundurmasının yanında, kulların maslahatına uygun olarak bıraktığı ruhsatları da ihtiva eden ilahi bir kitaptır.\ud
Ali is a companion who was honoured both becoming a closely relative of Prophet (peace be upon him) and also his groom. In companions, he chose Islam without being involved idolatry and jahiliyya (days of ignorance) traditions since his childhood. Additionally Ali, from his early ages, was with messenger of Allah (peace be upon him). He obtained all kind of moral and religious knowledge from last Prophet Mohammad (peace be upon him) and laid the foundations of wisdom under control of prophetic atmosphere. Besides being private scribe of messenger of Allah (peace be upon him), Ali was one of the scribes of divine revelation who was supposed to record verses received from Allah. Like most of other companions he was hafid as well. As many narratives about his perspective of knowledge indicates that Ali is not only a prominent one in the companions but also he had capability to guide next generations. Ali utteres that Quran can not be understood with a deedless and unwary reading. According to Ali, Holy Quran always talks to people. Because Holy Quran is a tireless lecturer and a house which has indestructible pillars. According to him, Quran is a hymn-book that includes not only instructions and restrictions, but also allowances which were tolerated in accordance with human benefits. The interpretation way that Ali followed was, interpretation of Quran with Quran, with sunnah and with personal opinion (rey) and ijtihad. Ali who takes entirety of Quran and Sunnah as a reference point, made self-confident and consistent explanations on verses which are suitable to be adjudged in accordance with personal opinion (rey) and ijtihad. It has been observed that, whenever needed, he adjudged by interpretting any juristic (fıqhi) verses- like not giving third cutting punishment for theft issues- according to benefits which are in accordance with aim of Shari. Key Words: Quran, Interpretation (Commentary), Ali, Understanding of Interpretation
Okul yöneticilerinin empatik eğilimlerinin incelenmesi : Isparta il merkezi örneği =Investigation of school administrators. empatic tendencies: the sample of Isparta province center
Son yıllarda üzerinde en çok durulan konulardan birisi de empati kavramıdır. Günümüzde insanlığın karşılaşmış olduğu problemlerin temelinde bulunan nedenlerden birisinin de empatik eğilimi kullanma konusunda yetersizlik olduğu söylenebilir. Empati, hayatı doğru anlamlandırabilmek için insanlarla sağlıklı iletişim kurmanın ön şartıdır. Bu çalışmanın amacı- idarecilerin empatik eğilimlerini incelemek, idarecilerin hem birbirleriyle hem de çalışanlarıyla olan iletişimlerine katkı sağlamaktır. Ayrıca okul yöneticilerinin empatik eğilimlerinin çeşitli boyutları açısından incelenip belirlenmesi ve onların bu eğilimlerine göre istatiksel olarak farklılık gösterip göstermediği planlanmıştır. Bağımsız değişken olarak görev, cinsiyet, yaş, gelir, hizmet yılı öğrenim durumu ve medeni durum, bağımlı değişkenler olarak da kişisel ifadelerden elde edilen puanlar alınmıştır. Bu araştırmanın verileri, Isparta.da bulunan Milli Eğitim Bakanlığı.na bağlı, ana okullar, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında çalışan 142 okul yöneticisinden toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde frekans ve yüzdelik dağılımlar, t testi ve varyans analizlerinden yararlanılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 kullanılmış, p<0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olduğu, p>0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olmadığı vurgulanmıştır. Bu araştırma sonucunda okul yöneticilerinin empatik eğilimleri anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Empati, Empatik Eğilim, Empatik Beceri, Yönetici.\ud
In recent years one of the most dicussed topics is the concept of empathy. It can be said that it is the lack of empathic tendencies usage causing the problems of humanity faces at the present day with them. Empathy is the pre-condition of a healthy communication for giving a correct meaning to life. The goal of this study is to evaluate the empathic tendencies of school administrators and make a contribution their communication between themselves and their employee. This study was carried to show the empathic tendencies of subjects in terms of different variables and if there is a meaningful statistical difference among them. As independent variables were explained the job status, gender, age, income rates, time of working, teaching conditions and marital status and as dependent variables were explained the scores showing the personal expressions. Data of this study gained from of 142 school administrators working in primary and high schools of Isparta province under directorship of National Ministry of Education. The data were assessed in SPSS 15 programme. In analysis procedure frequency and percentiles, t test and varience analysis were used. As signifance level value of 0.05 was used. And if p<0.05, there is a meaningful difference, if p>0.05 there isn.t a meaningful difference were stated.As a result of the study it was found that the level of empathic tendencies of school administrators are meaningfully high. Key words: Empathy, Emphathic Tendency, Empathic Skill, Administrator
Osmanlı-İran hudut anlaşmazlıkları (1847-1913) ve 1913 İstanbul Protokolü
Osmanlı -İran resmi ilişkileri Safevi Devleti'nin(1501-1736) kuruluşuyla başlamıştır. Afşar (1736-1747), Zend (1749-1779) ve Kaçar (1794-1925) Hanedanlığı ile devam etmiştir. Bu dönem içinde Osmanlı- İran Devletleri sınırları çizen 1639 Kasr-ı Şirin anlaşması ve ufak tefek değişikliklerle onun tekrarı olan 1727, 1736, 1746 anlaşmaları imzalanmıştır. 1794'te İran'da iktidarı ele alan Kaçar Hanedanlığı ile de yine diğer anlaşmaları teyit eden 1823 ve 1847 anlaşmaları imzalanmıştır. İki devlet arasında anlaşmaların imzalanmasıyla sorun son bulmamış ve hudut meselesi iki devlet arasında 1913'e kadar devam etmiştir. Anahtar kelimeler: Osmanlı, İran, Hudut, Aşiret, İngiltere, Rusya.\ud
Ottoman-Iranian official relationship began with the establishment of the Safavid State (1501- 736) and Afshar (1736-1747), Zend (1749-1779) continued with Kaçar (1794-1925) Dynasty. In this period, Kasr-i Shirin agreement in 1639 and with some minor changes 1727, 1736, 1746 agreements that drawn Ottoman-Iran border, were signed. In order to confirm the earlier ones, agreements in 1823 and 1847 were signed with Qajar dynasty that came to the power in 1794 in Iran. This continued between the two states until 1913. Key words: Ottoman Empire, Iran, Border, tribe, England, Russia
Isparta evleri
Isparta'nın eski evleri geleneksel Türk evi görünümlerini koruyarak günümüze kadar gelebilmiştir. Bu evler Isparta halkının tarihini, kültürünü, ekonomisini ve yaşam tarzını yansıtmaktadırlar. Eski Isparta evleri yasam biçimi, üretimi, arsanın durumu ve ailenin zenginliğine göre şekillenmiştir. Gün geçtikçe eskiyerek yok olma tehlikesiyle karsı karsıyadır. Bu çalışmada, geleneksel Isparta evleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmamızda 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın basında inşa edilen evler konu edilmektedir. Çalışma, beş ana bölümden oluşup, son bölümde bütün çalışma değerlendirilmiştir. Çok eğimli olmayan bir arazi üzerine kurulan Isparta'nın eski caddeleri dar ve kavislidir. Düzgün olmayan arsalar üzerindeki bazı evler eğime ve yollara göre çok iyi uyum sağlamışlardır. Çelebiler Mahallesi hala şehrin geleneksel görünümünü muhafaza eden bir mahalledir. Evler, "Hımış" tarzında yapılarak, dar sokaklar üzerinde sıra evler tipinde düzenlenmiş iki katlı evlerdir. Zemin katlar tas olup, üretim islerinin yapıldığı bir kattır. Bu katın duvarları sıvanmadan derzlenerek bırakılmaktadır. Üst katlar bağdadi sistemde yapılmıştır. Üst katlar, yola doğru çıkma ile hareketlendirilmiştir. Cumbalar kirişler üzerine oturur, destek konsolları pek görülmez. Bu katın dış duvarları sıvalıdır. Dış duvarlarda, süslemeler genellikle kalemisi veya mala ile yapılan isçiliktedir. Odalar kare veya kareye yakın ölçülerdedir. Odaların tavanları tekne tavandır. Odalardaki yüklük ve dolaplar gömme olarak yapılmaktadır. Ocağın davlumbazları alçı ya da ahşap malzemeyle yapılmakta her iki yanında gözler bulunmaktadır. Çatı, oluklu kiremitlerle kaplıdır. Anahtar Kelimeler: Isparta, Bağdadi, Cumba, Ev, Geleneksel, Kat, Süsleme.\ud
The old houses of Isparta have preserved the features of the traditional Turkish house up the now. They reflect the history, the culture, the economy and the way of life of Isparta people. The design of old Isparta houses is influenced by such factors as the way of life and production, topography of the site and wealth of the family. They will have to come across the danger of vanishing because of becoming worn-out day after day. In this study, the traditional Isparta houses were analized and evaluated. These have been mostly built at the end of 19th or the beginning of 20th centuries. This is the period covered in the study. The study consists of five main chapters. In the last chapter the whole study is evaluated. Streets of the old quarters in Isparta are narrow and curvilinear. Topography is on inclines in Isparta but not very steep. Some houses situated on irregular plots meet are designed in perfect harmony with the topography and streets. In Çelebiler quarter, the city still preserves its traditional appearance. Houses which are built using "Hımış" methods are constructed around the narrow roads and mostly closer to each other. Ground floor is of stone. Ground floor functions as a space for productive activites. The exterior of the wall is usually jointed plastering is rare. The upper floors have a wooden frame construction. This is articulated with projections on road side. The projection sits on carbelling beams. The exterior surface of upper floor is plastered Curved supports are rare. Either gypsumwork or painting is used for exterior decoration. The shape of the room is a square or very close to one. There are coved ceilings in all of the rooms. There are built in closets and cupboards in the rooms and niches on either side of the hooded stove. The hood of the fairplace and niches are made of gypsum or wood. Roof is covered with semi-cylindiricial tiles. Key Words: Isparta, Wooden Constructions, Project, House, Traditional, Floor, Decoration
Uluslararası muhasebe standartlarının uyumlaştırılmasında kültürün etkisi: bir araştırma
Bu tezin amacı, toplumların kültürel değerlerinin Uluslararası Muhasebe Standartlarının uyumlaştırılması ve ulusal muhasebe sistemlerine etkilerini incelemektir. Çalışmada öncelikle muhasebe meslek mensuplarının Muhasebe - Kültür değerleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Daha sonraki aşamada ise Muhasebe - Kültür değerleri ile uyumlaştırma süreci arasındaki ilişki ortaya konulmaktadır. Muhasebe - Kültür değerlerinin tespit edilmesine yönelik olarak Isparta Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası üyeleri ile bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada muhasebe meslek mensuplarının Muhasebe - kültür değerlerine ilişkin veriler, Shalin Chanchani ve Roger Willett tarafından hazırlanan ve Gray'in Muhasebe Değerleri teorisini ortaya koymaya çalışan 16 soruluk anket formunun Türk Kültürüne adaptasyonu ve Abongwa tarafından geliştirilen uyumlaştırmaya ilişkin ifadeler aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma sonuçları muhasebe meslek mensuplarının Gray'in ileri sürdüğü dört Muhasebe - Kültür boyutunun derecesinin saptanmasını sağlamıştır. Muhasebe meslek mensuplarının muhasebe değerleri bakımından profesyonel, tekdüzeci, tutucu ve gizlilik - şeffaflık konusunda kararsız bir tutum içerisinde oldukları görülmüştür. Uluslararası muhasebe standartlarının, tekdüzeci, daha iyimser, daha şeffaflıktan yana bir yapı önermesi, Türkiye'nin sahip olduğu muhasebe değerleri bakımından uyumlaştırmaya yatkın bir muhasebe değerleri kompozisyonu içinde olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Muhasebe, Uluslararası Muhasebe Standartları, Uyumlaştırma.\ud
The aim of this thesis is to investigate the effects of the cultural values of societies on the harmonization of international accounting standards and the national accounting systems. In this study primarily, it has been tried to determine the accounting-culture values of accounting professionals. After then, the relationship between accounting-culture values and the process of harmonization has been introduced. A survey has been realized with Isparta Chamber of Certified Public Accountants' members towards to determining the accounting and culture values. In this research, the data related to accounting- culture values of accounting professionals collected by means of a survey consists of 16 questions adapted to Turkish Culture about illustrating the theory of Gray's accounting values prepared by Shalin Chanchani and Roger Willett, and the statements about harmonization by Abongwa. The results of this research has provided to specify of the degree of accounting professions members' four accounting - cultural dimensions claimed by Gray. It is observed that accounting professionals are indecisive about professionalism, conservatism, secrecy-transparency and uniformity in respect to accounting values. Also, international accounting standards' suggestion about a uniform, more optimist and a more transparent structure indicates that Türkiye has an accounting values composition susceptible to harmonization in respect to accounting values. Key Words: Culture, Accounting, International Accounting Standards, Harmonization
Lenin döneminde Türk-Rus ilişkileri (1917-1923)
Bu tezin amacı, Lenin döneminde Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında kurulan siyasi ilişkileri incelemektir. İki devlet arasında dönem dönem yaşanılan problemlerin sebeplerini tarihin derinliklerinde görmek mümkündür. 1917-1923 yıllarını kapsayan 6 yıllık süreçte, Türk-Sovyet ilişkilerinde Ermeni meselesi, ideolojik sebepler ve çıkar çatışmalarından dolayı kalıcı bir dostluk oluşamamıştır. Halbuki Çarlık Rusya'sı Bolşevik İhtilali'yle yıkıldığı zaman Sovyetler, gizli anlaşmaları ilan ederek Türkiye konusunda Çarlık Rusya'sının politikasını benimsemediklerini belirtmek istemişlerdi. Ayrıca Anadolu'da başlayan Milli Mücadele, Sovyetler tarafından iyi karşılanmıştı. Sovyetler Birliği, siyasi, askeri, stratejik ve ideolojik nedenlerden dolayı Anadolu hareketi ile iyi ilişkiler kurmayı hedefliyordu. Bütün bunlara rağmen Türk-Sovyet ilişkilerinin kötüye gitmesinin temelinde Sovyet Rusya'nın Türkiye'ye karşı izlemiş olduğu değişken politikalar önemli rol oynamaktadır. Bu bağlamda, Milli Mücadele sırasında komünizmi Anadolu'ya hakim kılmak isteyen Sovyet Rusya yaptığı yardımlarla da Türkiye'yi kendi nüfuzu altına alarak, Türkiye'nin Batılı devletlerle yakınlaşmasını engellemek istemiştir. Ayrıca Sovyet Rusya, Türkiye'yi Batı'ya karşı koz olarak kullanmak istemiştir. Türk-Sovyet ilişkileri ancak Sakarya zaferinden sonra dostane bir şekil almış ve Moskova Anlaşması bu zaferden sonra işlemeye başlamıştır. Bu dostluk dönemi de Lenin'in ölümünden Stalin'in iktidar yıllarına kadar devam etmiştir. Anahtar Kelimeler: Lenin, Bolşevik İhtilali, Komünizm, Boğazlar, Ermeni Meselesi.\ud
The aim of this thesis is to investigate the politic relations between Turkey and Soviet Union in the period of Lenin. It is possible to see the reasons of the problems which sometimes occured between the two countries, in the deepness of the history. In the 6 year period covering 1917-1923 a permanent friendship in the Turkish-Soviet relations couldn't be formed because of Armenian Issue, ideological reasons and conflicts of interest. However, when Czarism's Russia was ruined by the Bolshevik Revolution, declaring the secret treaties the Soviet wanted to remark that they adopted the Czarism Russia's policy on Turkey. Besides, Turkish National Struggle in Anatolia was approved by Soviet. Soviet Union aimed to build up good relations with Anatolia movement on account of the politic, military, strategic and ideological reasons. For all that the grounds of Turkish-Soviet relations' going bad, were the changeful policies of Soviet Russia towards Turkey. In this context during the National Struggle, Soviet Russia which wanted to make the communism prevailing in Anatolia by dominating Turkey with his backing, wanted to block Turkey coming close with Western countries. Moreover Soviet Russia wanted to play Turkey as a trump against the Western countries. Turkish-Soviet relations after the victory of Sakarya, but received a friendly manner and Moscow Agreement that was launched after the victory. Lenin's death, this friendship in the period until the years of Stalin's rule continued. Key Words: Lenin, Bolshevik Revolution, Communism, Straits, Armenian Issue
Batılı seyyahlara göre Osmanlı haremi
Osmanlı İmparatorluğu'na gelen Batılı seyyahların Osmanlı haremi hakkında yazdıkları bilgilerin ve mevcut Osmanlı kaynaklarında bulunan bilgilerin incelenerek karşılaştırılması sonucunda, harem müessesesinin algılanmasındaki benzerlikleri ve farklılıkları tespit etmek, bu tez çalışmasının amacını oluşturmaktadır. Çalışmada, farklı yüzyıllardan çeşitli seyyahların seyahatnameleri ile Osmanlı harem müessesesi üzerine Osmanlı kaynakları temel alınarak yazılmış eserlerden istifade edilmiş ve konuların bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, seyyah ve seyahatnamelerin tanımı yapılmış, tarih yazımında kaynak olarak seyahatnameler ve yorumuna yer verilmiştir. Yine aynı bölümde, seyahatnamelerinden en çok faydalanılan seyyahlar ele alınmıştır. Bu seyyahların meslek ve eğitim durumları, Osmanlı'yı ziyaretleri esnasındaki Osmanlı'nın siyasi ve sosyal durumu ve seyyahların eserleri hakkında kısa bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise "Harem-i Hümayun" müessesesi anlatılmıştır. Haremin fiziki yapısı ve özellikleri, oluşumu ve kurumsallaşması, hareme köle sağlanması, haremde yaşayan kadınların sayısı, sınıflandırılması ve eğitimi, bu kadınların padişah, birbirleri ve diğer insanlarla ilişkileri, kıyafet ve takıları ve son olarak bu kadınların koruyucu ve hizmetkarları olan zenci hadım ağalar bu bölümde ele alınan alt başlıklardır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre: Seyahatnamelerde, Osmanlı haremi üzerine bilgilere, özellikle 16. yüzyıldan sonra daha sık rastlandığı ve bu bilgilerin yazıldığı yüzyıla ya da yazan seyyahın eğitim durumuna göre farklılık gösterebildiği görülmektedir. Araştırma, bu farklılıkları göstermekle birlikte, harem-i hümayunun Batılılar tarafından nasıl görüldüğünü de ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Seyyah, Seyahatname, Osmanlı sarayı, Harem.\ud
Determining the differences and the similarities between the recognition of harem institution via examining and comparing the information given by the travelers who came to the Ottoman Empire and current Ottoman resources is aim of this study. In the research, the travelbooks of travellers from different ages and Ottoman sources related to the institution of Ottoman harem were used, and the integrity of the issues was tried to be provided. In the first section of the study, descriptions of "Traveler" and "Travelbooks" were made. Also, travelbooks as sources in writing history and their interpretations were given. At the same section, the travelers whose books were used most in this study were discussed. Information on vocational and educational status of these travelers, Ottoman Empire's political and social situation during their visits and works of the travelers were also given in this section. In the second section, the institution of "Harem-i Hümayun" was described. Physical structure and properties of the harem, its formation and institutionalization, obtainment of slaves for the harem, the number of women living in the harem, their classification and education, their relationship with the sultan, the other women and other people of the Ottoman palace, their clothing and jewelry, and black eunuchs, who are the protectors and the servants of these women, are the other sub-headings covered in this section. According to the findings of the study, it can be seen that more information can be found on Ottoman Harem, especially after 16th century and this information can vary according to the century it was written in or the educational status of the traveler who wrote it. Not only does the study show these differences, but it also reveals how harem-i humayun was seen by the Westerners. Keywords: Traveler, Travelbooks, Ottoman Palace, Harem
Din hizmetlerinde dini danışmanlık ve rehberlik
Dini doğru bir şekilde yaşamada büyük bir öneme sahip olan dini danışmanlık ve rehberlik konusunu ele almak istedik. İslam dininde dini danışmanlık ve rehberlik olarak konuyu sınırladık. Çalışmamıza psikolojik danışma ve rehberlik ile ilgili kısa bilgiler vererek giriş yaptık. Bireyin yaşamının her evresinde inanma ihtiyacı sebebiyle din eğitimine, din hizmetlerine, doğru bir dini yaşayış için danışma ihtiyacına, dini danışmanların uyması gereken ilke ve metotlara, Kuran ve sünnette dini danışmanlığın yeri ve önemine yer verdik. Araştırma sonucunda da bireylerin dini doğru bir şekilde yaşama isteğinden dolayı dini bilgilere ihtiyaç duyduklarında başvurdukları dini danışmanların yeteri kadar donanımlı olmaları gerektiği, bunun için özellikle Hz. Peygamber'i örnek almalarının önemini ortaya koyduk. Sonuç olarak dini doğru bir şekilde yaşayan ve hayatı anlamlandıran bireylerin, dini danışmanlar ve bu danışmanların uyguladıkları prensip ve metotlar sayesinde bunu daha kolay başarabileceklerini söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Danışma, Rehberlik, Din Hizmetleri, Dini Danışma, Dini Danışman.\ud
We desired to search the issue that religious counselling and guidance in having a great importance to correct a religious life. We limited the subject as a religious counselling and guidance in İslam. We limited the issue as "Religious Counselling and Guidance in Islam". We started our work with brief information which was related psychological counseling and guidance. We search that the issue of, religious education and religious services because of individuals need theese at every stage of their lifes, counsultation needs to having correct a religious life, principles and methods which religious counsellor must comply with and the importance of religious conselling in Quran and the Sunna. We considered necessary, religious consellors should take an example by our Prophet because of the desires of individuals to having correct a religious life in result of investigation, religious consellors should develop theirselves in case they don't apply to magicians and fortune tellers who haven't any true religious informations and non competent in his religious conselling As a result (we found at the end of the search) individuals who put into religious practices correctly and give meaning to life, will achieve this by means of counsellors and their rihgt principles and methods. Key Words: Psychological Counselling, Quidance, Religious Services, Religious Counsellor, Religious Counselling