Suleyman Demirel University Research and Education Hospital

Suleyman Demirel University DSpace Repository
Not a member yet
    817 research outputs found

    Dış ticaret-büyüme ilişkisi üzerine bir inceleme: Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde ihracata dayalı büyüme hipotezinin testi

    No full text
    Dünya'daki tüm kaynakların daha etkin bir şekilde kullanılması amacına hizmet eden uluslararası ticaretin, II. Dünya savaşı sonrasını kapsayan süreçte küresel dönüşümün bir sonucu olarak, dünya ekonomisinin uzun vadeli büyüme trendine girmesinde gittikçe artan bir katkısı bulunmaktadır. Söz konusu süreç serbestleştirme ve korumacılık politikaları arasında bir hakimiyet mücadelesine sahne olmuş; ticaretin serbestleştirilmesine taraf olan uygulamaların egemen konuma ulaşmasıyla sonuçlanmıştır. Çalışmanın inceleme konusu olan dış ticaret ve büyüme arasındaki ilişki, dışa açık politikaları içe dönük politikalara kıyasla daha üstün bir konuma getireceğinden, 'serbest ticaret' (ihracata dayalı büyüme) ya da 'korumacılık' (ithal ikamesi) tezlerini savunmada büyük önem taşır. Bu bağlamda, çalışmanın ilk bölümünde, küreselleşme olayları tarafından etkilenen dünya ticaretinin tarihsel süreç içerisindeki seyri, coğrafi dağılımı ve dış ticaretin teorik olarak evrimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde büyüme teorileri özetlenmekte ve sanayileşme stratejilerine yer verilmektedir. Ayrıca, üçüncü bölümde yer alan literatür incelemesiyle çalışma, ihracat-büyüme ilişkisinin, son dönemde yapılan ampirik çalışmalarda elde edilen bulgular desteğinde değerlendirildiği bir çalışma olma niteliği taşımaktadır. Çalışmanın uygulama çalışmasını oluşturan dördüncü bölümde ise, İhracata dayalı büyüme hipotezini test etmek amacıyla, Türkiye ve yedi gelişmekte olan ülke için dış ticaretle (ihracat ve ithalat) milli gelir arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedensellik analizi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, incelenen sekiz ülkeden Arjantin, Brezilya ve Hindistan için test edilen hipotez desteklenmezken, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Çin örneklerinde ihracatla milli gelir arasında güçlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dış Ticaret Teorileri, Büyüme Teorileri, İhracata Dayalı Büyüme Hipotezi, Granger Nedensellik Testi.\ud ABSTRACT: International trade, which serves to the aim of using the whole resources of the world more effectively, has got an increasing contribution to the entrance of world economy's to long-term economic growth trend, as a result of the global change following end of The World War II. This period became the scene of a domination struggle between liberalization and protectionism policies and resulted in the ascending of applications to the dominant position, which are in favour of trade liberalization. The relationship between trade and growth, which is an object for study, is particularly important in providing arguments for 'free trade' (export-led growth) or 'protectionism' (import substitution) as presence of any causality between exports and income would imply supremacy of outward looking policies over inward looking policies. In this context, firstly, this study has investigated improvement and geographical distribution of world trade which is influenced by globalization and summarized evolution of international trade theoretically. In the second chapter, growth models have been summarized and then industrialization strategies explained. Moreover, by the literature survey in the third chapter, this study has got the character of being a work in which the export-growth relationship has been analyzed with the support of findings achieved as a result of recent empirical researches. In order to test the export-led growth hypothesis, in the fourth chapter, which is case study, the relation between trade (exports and imports) and income for Turkey and seven newly developing countries is examined that using Granger causality analysis. Causality test results indicate that the export-led growth hypothesis is not supported only in cases of Argentina, and Brazil while there is a strong causality running from exports to growth for Turkey, the Czech Republic, Hungary, Poland, India and China. Key Words: International Trade Theories, Growth Theories, Export-Led Growth Hypothesis, Granger Causality Test

    Bölgesel ölçekte inovasyon: NUTS 2 TR61 düzeyi KOBİ'leri ile yerel paydaşlar arasındaki bilgi dinamikleri ve ağbağları üzerine bir inceleme

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı; İBBS Düzey 2 TR61 bölgesinde yer alan Antalya, Isparta ve Burdur illerinde imalat sanayisinde faaliyet gösteren firmaların bilgi dinamikleri ve ağbağları ile ilgili olarak yerel, bölgesel ve ulusal ölçekteki çeşitli aktörlerle olan ilişkilerini ortaya koymaktır. Çalışma, 3 ilde yer alan firmaların, yerel, bölgesel, ulusal düzeyde çeşitli aktörlerle olan ilişki ve bilgi paylaşım düzeyleri tespit edilerek, bu 3 ilde ağbağlaşma düzeyi açısından bir farklılık olup olmadığının belirlenmesini amaçlamaktadır. Çalışma 4 bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde; yenilik ile ilgili kavramsal ve kuramsal çerçeve ele alınmaktadır. Bu kısımda ilk olarak "inovasoyon (yenilik)" kelimesinin tanımı daha sonra literatürde çeşitli kategoriler itibariyle yapılan yenilik tanımları ve türleri yer almaktadır. Yenilik ile ilgili yapılan tanımlamaların ardından, iktisadi düşünce tarihinde teknolojik değişim ve yenilik konusunun gelişimi ele alınmaktadır. Ayrıca yeniliğin firmalar ve bölgeler için önemi 3 anahtar kavram olan rekabetçilik, verimlilik ve büyüme açısından incelenmektedir. İkinci bölümde; Ulusal Yenilik Sistemi (UYS) ve Bölgesel Yenilik Sistemi (BYS) kavramları ayrıntılı olarak ele alınarak çalışmanın teorik temeli ortaya konmuştur. Bu kısımda UYS ve BYS'nin tanımları, temel elemanları, başarı ölçütleri, başarı koşulları ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde; yenilik sürecinin arka planında yer alan öğrenme, bilgi, bilgi birikimi ve yaratıcılık kavramlarına değinilmiştir. Öncelikle bu kavramların tanımı ve türlerinden bahsedilmiş, ardından yenilik ile olan ilişkileri ve firmaların yenilikçi kapasitelerine olan katkıları ortaya koyulmuştur. Daha sonra, firmalar ile Yenilik Sistemi'nde yer alan aktörler arasındaki işbirliği ve bilgi akım mekanizmaları ile Network (Ağbağ) Teorisi ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde; çalışmanın amacına uygun olarak Antalya, Isparta ve Burdur illerinde faaliyet gösteren firmalara uygulanan anket sonuçlarına yer verilmiştir. Çalışma, Sonuç ve Öneriler kısmı ile son bulmaktadır.\ud The aim of this study is to examine the interactions of the manufacturing SMEs in the NUTS Level 2 TR61 Region -namely Antalya, Isparta and Burdur provinces- with local, regional and national actors in terms of knowledge dynamics and networking. This study also aims to determine cooperation and knowledge exchange level of firms in 3 provinces with various local, regional and national actors and to determine whether there is a differences between there provinces in term of networking. This study comprises 4 sections. In the first part, conceptual and theoretical framework related to innovation is discussed. In this section, firstly, definition of "innovation" and then innovation types according to various categories is discussed. After the innovatin definitions, the development of technological change and innovation concepts in history of economic thought is mentioned. Besides, the importance of innovation both firms and nations in terms of three key concept -competitiveness, productivity and growth- is studied. In the second part, National Innovation System (NIS) and Regional Innovation System (RIS) concepts are examined. In this part, definitions of NIS and RIS, main actors, success criteria is discussed. In the third section, the various concepts such as learning, knowledge, knowledge accumulation and creativity which constitutes the background of innovation are mentioned. Firstly, the definition and types of these concepts, then the relation of these concepts with innovation is studied. Then, cooperation and knowledge flow mechanisms between firms and actors in Innovation Systems, and network theory is discussed. In the final section, in accordance with the aim of this study, the findigs of survey which was applied to the manufactuirng firms in Antalya, Isparta and Burdur provinces are presented. Study ends with conclusion and suggestion

    İslam resim sanatında Hz. İbrahim ve Hz. İsmail

    Get PDF
    Üç büyük semavi din açısından da önemli olan Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail ile ilgili yapılan çalışmanın amacı, İslam resim sanatında Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'le ilgili olarak yapılmış resimlerin tespit edilmesi daha sonra tespit edilen bu resimlere ulaşarak, günümüzden yüzyıllar önce tasvirlenen bu resimlerin; Kitab-ı Mukaddeste, Kur'an-ı Kerimde, İslam tarihi kaynaklarında ve özellikle eserin metninde anlatılan olayları yansıtıp yansıtmadığını tespit ederek bu resimleri üslup ve ikonografik açıdan değerlendirmektir. Bilindiği üzere, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in hayatındaki en önemli olaylar, Hz. İbrahim'in ateşe atılması, oğlunu kurban etmesi ve Kabe'yi inşa etmesidir. Çalışmada görüldü ki, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in hayatında önemli kabul edilen bu olaylar, resimli yazmalarda da en fazla resimlendirilen olaylar olmuştur. Birçoğu Kısas-ı Enbiya nüshalarında yer alan bu resimlerin hemen birçoğunda aynı ikonografiler ele alınmış ve bu konular birbirine yakın üsluplarla tasvirlenmiştir. Sonuç olarak, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'le ilgili birçok farklı konuda resmin bulunduğu, bu konular içerisinde en çok resimlenen konuların Hz. İbrahim'in ateşe atılışı ve oğlu Hz. İsmail'i kurban edişi olduğu, farklı konuların işlendiği bu resimlerin gerek kutsal kitaplarda, gerek İslam tarihi ve çeşitli kültür kitaplarında, gerekse resimlerin bulunduğu eserlerin metninde anlatıldığı biçimde tasvirlendiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Resim, İslam Resim Sanatı, Hz. İbrahim, Hz. İsmail, Ateş, Kurban, Üslup, İkonografi.\ud The aim of the study related to Abraham and his son Ismail, which is also significant in terms of three great celestial religions, is to determine the pictures depicting Abraham and Ismail in Islamic Art of Painting and then to find out whether these pictures reflect the incidents in Bible, Qur'an and in the sources of Islamic history which were described centuries ago from our day of time and especially in the text of the piece by reaching out the pictures that were determined beforehand and to evaluate these pictures in terms of style and iconographic understanding. As known, the most important incidents in the lives of Abraham and his son Ismail are; Abraham's being thrown into fire, sacrificing his son and the building of Kaaba. In the study, it has been seen that these incidents which are accepted as crucial in the lives of Abraham and Ismail have been the incidents which are mostly illustrated in the manuscripts. In almost all of these pictures, mostly taking place in the copies of the Stories of Prophets, same iconographs are examined and these topics are described with close styles to one another. Finally, it has been observed that many pictures covering different topics related to Abraham and Ismail exist; in these pictures the mostly illustrated ones are that of Abraham's being thrown into fire and sacrificing his son Ismail; and of these pictures including different themes were described suitably to their original forms both in holy books, Islamic history and various cultural books and in the texts where the pictures are present. Key Words: Picture, Art of Islamic Painting, Abraham, Ismail, Fire, Sacrifice, Style, Iconography

    Türk girişimcilerinin yaşam ve çalışma değerleri Malatyalı girişimciler üzerine bir araştırma

    Get PDF
    Girişimciliğin yaygınlaştırılabilmesi için toplumsal olarak girişimcilik olgusunun incelenmesi gerekmektedir. Toplum içerisindeki girişimcilerin üzerindeki bireysel ve toplumsal etki boyutları irdelenerek, girişimciliğin gelişimini hızlandıracak yaklaşımların ortaya çıkmasına yardımcı olacak ilişkilerin tespiti, ülke ekonomisinin gelişimine büyük avantaj sağlayacaktır. Bu nedenlerden dolayı bu çalışmada tezin konusu "Türk girişimcilerin yaşam ve çalışma değerleri" olarak belirlenmiştir. Türk insanındaki girişimsel özelliklerin oluşumunda, içinde bulunduğu doğal, ekonomik ve sosyo-kültürel faktörlerden sürekli olarak etkilemektedir. Girişimciliğin toplum içerisinde oluşabilmesi ve yaygınlaşabilmesi için mevcut olan temel ilişki boyutlarının ortaya konulabilmesi ve bu sonuçlara göre girişimcilik politikalarının oluşturulması en önemli sorunlardan biri olarak ortaya çıkmaktadır. Tezin ilk dört bölümünde, konunun teorik zemini oluşturulmaya çalışılmıştır. Birinci bölüm giriş bölümüdür. Bu bölümde çalışmanın konusu, amacı, varsayımları, sınırları ve içeriği irdelenmiştir. İkinci bölümde girişimcilik konusu; ana hatlarıyla, girişimci özellikleri ve girişimci kişilik özellikleri ayrıca girişimcilik yaklaşımları incelenmiştir. Üçüncü bölümde yaşam ve çalışma değerleri açıklanmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise, Türkiye'deki girişimciliğin AB'ne üyelik süreciyle birlikte durumu ve girişimcilerin yaşam ve çalışma değerleri anlatılmaya çalışılmıştır. Tezin beşinci bölümünde, Türk girişimci özelliklerinin ilişkilerini tespit etmek amacıyla Malatyalı girişimcilerin yaşam ve çalışma değerlerinin, demografik ve girişimcilik özellikleriyle olan ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde Türk girişimcilerinin; yaşam ve çalışma değerlerinin, girişimcilik özelliklerinin, girişimci kişilik özelliklerinin neler olduğu, girişimci özelliklerinin oluşumda etkili olan unsurların tespiti, tüm tespit edilen faktörlerin demografik özelliklerle olan ilişkilerinin ve ilişki yönlerinin nasıl olduğu, AB sürecindeki girişimcilere verilmek istenenler konusunda başarılı olunup olunmadığı gibi soruların cevaplarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Girişim, Girişimcilik, Yaşam Değeri, Çalışma Değeri, Girişimci Kişilik.\ud In order to widespread enterprising we need to search the enterprising fact ın a social way. By investigating(researching) the individual and social influence dimensions on the entrepreneurs in societies, the fixing of the relations which are going to help to appearing of the approaches that will accelerate the developing of enterprising is going to provide a great advantage for developing of the country economy. For this reason, in this study, the subject of the thesis is determined as the "Life and working values of the Turkish entrepreneurs". During the forming of enterprising characteristics, Turkish people are continuously influenced from the natural, economic and social-cultural factors which they are living in for the purpose of widwspreading and forming the enterprising in a society, one of the most important issue is to examine the dimensions of the basic relations and according to these reasons forming the enterprising politics. In the first four sections of the thesis, a theoretical backgrand of the topic is established. First section is introduction. In this section, the topic, purpose, assumptions, limitations and content of the research is examined. In the second enterprising subject is examined by main points, entrepreneur features, entrepreneurs personality and enterprising approaches. In the third section, life and working values are examined. In the fourth section, the state of the entrepreneurs in the Turkey during the AB membership process and the life and working values of the entrepreneurs are tried to explain. In the fifth section, in the purpose of establishing the enterprising features, the relation between the life and working values of the entrepreneurs in Malatya and their enterprising features are examined by demographics. In the application part of the research, what are the living and working values, enterprising features, entrepreneurs personality features, fixing the most effective agents in the forming of entrepreneurs features, how is all the factors which are examined by demographics are related with each other and answers to questions like whether they succeeded in their programs of change are eamined in the AB process. Keywords: Enterprise, Enterprising, Living Values, Working Values, Organization, Entrepreneur personality

    İbn Sina felsefesinde zaman meselesi

    No full text
    Bu çalışmada İbn Sina'nın zaman meselesine ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için Antikçağ Yunan filozofları ve İslam düşünürlerinin görüşleriyle mukayeseli olarak incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmamız, İbn Sina temel alınarak ve karşılaştırmalı bir metot izlenerek ortaya konulmuştur. Çalışmanın giriş bölümünde zaman ve onun, varlığın ortaya çıkışı ile ilgisi, Antikçağ Yunan filozofları ve İbn Sina öncesi İslam düşünürleri açısından kısaca değerlendirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde İbn Sina'nın zaman meselesi çerçevesinde kullandığı bazı kavramlar analiz edilmiştir. Bu çerçevede zaman, sermed, dehr, süre ve an kavramları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde İbn Sina felsefesinde zaman kavramının yeri ve önemini ortaya koymak üzere, öncelikle zamanın tanımı ve mahiyeti üzerinde durulmuş, kısımları hakkında da bilgi verilmiştir. Daha sonra ise zaman ezelilik, ebedilik, süreklilik, durağanlık, görelilik ve ebedilik açısından incelenmiştir. Yine zaman, varlık türleri açısından incelenmiş, varlık ve hareket kavramlarıyla ilişkisi bağlamında ele alınmıştır. İbn Sina'ya göre zaman Aristoteles'te olduğu gibi hareketin ölçüsüdür. O, zamanı, varlık türleri açısından dehr, sermed ve zaman olarak üç farklı şekilde ele alırken, öncelik-sonralık ilişkisi açısından ise geçmiş, şimdi (an) ve gelecek olmak üzere tasnif edip incelemiştir. Ona göre zaman maddi bir varlığa sahip olmayıp kesintisiz olarak art arda gelen an'ların vehimde algılanması sonucu var olmak suretiyle, vehmi bir varlığa sahiptir. Zaman, başlangıcı açısından, hareketin ölçüsü olması ve Tanrı'dan zat bakımından sonra olan hareketin de ezeliliği nedeniyle ezeli bir nitelik taşır. İbn Sina'ya göre zaman diğer yönden bilfiil sonludur. Çünkü ölçtüğü doğrusal hareket mekanda gerçekleşmekte olup, mekn ise maddi olması nedeniyle sonludur. Ancak ona göre mekan ve zaman açısından ebedilik zihinde bilkuvve olarak mümkündür. Anahtar Kelimeler: İbn Sina, Zaman, Mekan, Hareket, Varlık, An, Dehr, Sermed, Ezelilik, Ebedilik, Süreklilik, Görelilik, Durağanlık.\ud In this study, Ibn Sina's outlook on time issue has been evaluated. The opinions of Greek antiquity philosophers and Islamic thinkers have comparatively been studied. In this context, our study has been put forward by following a comparative method and dealing with the outlook based on Ibn Sina. In the introduction, time and his relationship with existence have briefly been evaluated in view of Greek Antiquity philosophers and Islamic thinkers before Ibn Sina. In the first part of the study, some concepts, framed with the time issue used by Ibn Sina have been analyzed. With this frame time, Eternity (The eternal presence of God), world, period and the moment (The ever present eternity of God) have been studied. The second part of the study, first of all the explanation and the essence of time have been considered by putting forward the plays of time concept in Ibn Sina's philosophy, and the knowledge about its parts have also been given. After that, time has been searched in view of past eternity, eternity, continuity, stability and relativity. Nevertheless, time has been searched in view of species of being and it has been considered in the context of the affairs with being and movement. According to Ibn Sina, time is the criterion of movement as in Aristotle's'. He has considered time in three different parts such as eternity, world and period and has classified the past in view of the relationship of precedence and eternity the moment (now) and future and searched these. To him, time has not got a worldly being, but has got an imaginary being as a result of continuously endless moments have been understood in an imaginary shape. Time, in view of its beginning, conveys an eternal characteristic because it is the criterion of the movement and the movement which comes after God in point of being is also eternal. According to Ibn Sina, time, in other words, is actually finite. The spa ce is finite because of its materiality, for the linear movement, which it gets, is realized in its space so it has an end. However, according to him, eternity, in point of space and time is possible as virtual one. Keywords: Ibn Sina, Time, Space, Movement, Being, Moment, Eternity, World, Past Eternity, Eternity, Continuity, Relativity, Stability

    KOBİ ve ulusal teknoloji politikaları çerçerçevesinde teknoloji geliştirme bölgeleri: NUTS2 TR61 (Antalya-Isparta-Burdur) düzeyi KOBİ'lerin tutumları

    Get PDF
    Günümüzde, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler gerek sayı gerekse özellikleri bakımından dünya ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Buna bağlı olarak çalışmada, Türkiye ve dünya açısından KOBİ'lerle ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. Çalışmada Türkiye'nin Ulusal KOBİ Politikası, mevcut mevzuat ve uygulama araçları kapsamında incelenmiştir. Günümüzde Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri göz önünde tutularak, Avrupa Birliği'nin KOBİ Politikalarına ve buna bağlı olarak Birlik üyeleri ile Türkiye'deki KOBİ'lere yönelik sunduğu destekler dikkate alınmıştır. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin önemli sonuçları nedeni ile çalışmada, Türkiye'nin Ulusal Teknoloji Politikası'nın tarihi gelişimine, politika araçlarına ve KOBİ'lere sağlanan teşviklere değinilmiştir. Türkiye'de Ulusal KOBİ ve Teknoloji Politikaları dikkate alınarak üniversite-sanayi işbirliği ve bölgesel kalkınma stratejisi çerçevesinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri uygulaması mevcuttur. Çalışmada, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin dünya ve Türkiye'deki uygulamalarına değinilmiştir. NUTS2 TR61 düzeyi KOBİ'lere uygulanan anket çalışmasının amacı, anketi yanıtlayan işletmelerin teknolojik farkındalıklarını belirlemek ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'ne karşı tutumlarını bölgesel düzeyde ortaya koymaktır. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), Ulusal KOBİ Politikası, Bilim ve Teknoloji Politikaları, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Göller Bölgesi Teknoparkı.\ud Small and Medium Sized Enterprises are very important with their numbers and characteristics for the world economy. In this context, first section of this thesis contains the general information about SMEs in Turkey together with the world. However, Turkey's National SMEs Policies are examined in terms of current practice tools and legislation. At the same time, the staff of European Union (EU) for SME Policies are considered in this section. Because of important consequences of the technological develpoments, in this study, Turkey's National Technology Policies are examined in terms of historical change, policy tools and SME supports. University-Industry Cooperation and Regional Development Strategy are examined within Turkey's National SME and Technology Policies in the third section. Some of the most important Technology Development Regions both Turkey and world are given as an example. The final section contains the results of questionnaire with some graphs and tables for each question. In this process, attitudes of SME's within NUTS Level 2 TR61 Region (Antalya, Isparta, Burdur) are determined. Keywords: Small and Medium Sized Enterprises (SME), Natıonal SME Policies, Science and Technology Policies, Technology Development Regions, Lakes Regions's Teknopark

    Stratejik bir yenilik geliştirme aracı olarak iş kuluçkaları ve Türkiye için bir model denemesi

    Get PDF
    Uluslararası ekonomik bütünleşme, bir taraftan rekabeti artırarak teknolojik gelişme açısından fırsatlar doğurmakta, diğer taraftan bölgeler ve yöreler arasında sosyo-ekonomik dengesizliklere neden olmaktadır. Küreselleşme ve ekonominin yerinden yönetiminin eş zamanlı olarak yaşandığı günümüzde yerel ve bölgesel kalkınma stratejilerinin önemi giderek artmaktadır. Bölgesel ve yerel olarak uygulamaya geçirilebilecek makro ve mikro bölgesel kalkınma projeleri ve çalışmalarla işsizlik ve yoksulluk sorunu aşılabilecek bir problemdir. Makro düzeyde bölgesel gelişme programları ile desteklenecek yenilik ve istihdam tabanlı yerel mikro projelerin yaşama geçirilmesi somut çözüm önerisi olarak görünmektedir. Yerel ve bölgesel kalkınmada yenilikçi bir yaklaşım olan girişimciliğin geliştirilmesinde İş kuluçkalarının önemli bir yeri vardır. Zorluklan aşabilmek ve ümit verici, özgün iş fikirlerini destekleyebilmek için iş kuluçkası gibi araçlar kullanarak özel destekleme mekanizmaları geliştirilmelidir. İş kuluçkası, girişimcilere uygun iş yeri mekanı, sekreterya hizmetleri, ortak kullanım cihazları, yönetim desteği, danışmanlık ve eğitim gibi bir takım hizmetlerin sunulduğu bir programdır. Bu çalışmada, yenilik ve iş kuluçkaları kavramları tanımlanarak, iş kuluçkalarının tarihsel gelişimi, türleri, kurulması, işletilmesi, sundukları hizmetler, örgütlenmesi, finansmanı, karşılaştıktan riskler üzerinde durulmuş, Dünya'daki iş kuluçkalarının uygulama örnekleri hakkında bilgi verilmiştir. Dünya'daki iş kuluçkaları uygulamaları gözlendiğinde, her bir uygulamanın mutlak bir modeli yansıtmadığı, kendine has ve bağlı bulunulan ülkenin, bölgenin kuruluşun özelliklerine göre önemli farklılıklar arz ettiği görülmektedir. Türkiye için geliştirilebilecek ve bir model olarak önerilebilecek iş kuluçkasının türü ve kapsamı, öğeleri, çalışma usulleri, kurulması ve işletilmesi, örgütlenme biçimi, finansman kaynakları ve destekler, yasal dayanağı, ulusal kuruluşlar ile entegrasyonunu içeren koşullan bu çalışmada ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Yenilik, İş Kuluçkası, Kuluçkacı, Girişimcilik, Teknoparklar.\ud International economic integration creates opportunities by increasing competition in terms of technological development but it also leads to socio-economical imbalances among regions and districts. In today's world where globalisation and local management of economy is simultaneously experienced, the importance of local and regional development strategies is gradually increasing. Unemployment and poverty are soluble problems with macro and micro regional development projects and studies which can be applied locally and regionally. The implementation of innovation and employment based local micro projects with the support of regional development programmes in macro level is considered as a concrete solution propose. Business incubation has an important role in development of enterprise, which is an new innovative approach in local and regional development. Special mechanisms of support like job incubation should be developed in order to overcome dificulties and support promising, original work ideas. Business incubation is a programme which offers services like suitable workplaces, secretariat services, joint-use equipments, management support, consultancy and training to the entrepreneur. In this study, the concepts of innovation and business incubation are defined; historical development of business incubations, their types, establishment, organization, financing, the services they offer and the risks they come across has been explored and information regarding the examples of business incubation applications around the world has been given. The business incubation applications around the world are examined and it has been observed that each application does not reflect an absolute model, but each of them is unique and displays important differences according to characteristics of the country, region and establishment it depends. Within this study, the type, scope, components, work procedures, establishment and management, organization type, sources of financing and supports, legal basis, the conditions including the integration with national institutions of the business incubation that can be developed and offered as a model for Turkey have been studied in detail. Keywords: Innovation, Business Incubation, Incubator, Entrepreneurship, Technoparks

    Balkan politikasında Arnavutluk (1912 sonrası)

    Get PDF
    Balkanların anahtar ülkesi olarak adlandırılan Arnavutluk, konumu itibariyle yüzyıllar boyunca Adriyatik kıyılarında hep saldırılara karşı koymuştur. Yunanlılar ile birlikte Balkanların en eski toplumu olan Arnavutluk'un kökenleri M.Ö. 600'lü yıllara dayanmaktadır. Avrupa'nın geçit yolları üstündeki stratejik konumu Arnavutluk'un sırasıyla Romalılar, Alanlar, Vizigotlar, Hunlar, Avarlar, Islavlar, Bulgarlar, Bizanslılar, Sırplar ve Sicilyalı Normanların işgaline uğramasına yol açmıştır. Roma İmparatorluğu'nun 395 yılında ikiye bölünmesi ile Doğu ve Batı İmparatorlukları arasındaki sınır Arnavutluk bölgesinin tam ortasından geçmiştir. Arnavutluk'un gelişmesi ve stratejik önemi bu şekilde artmıştır. 1517 yılından 1912 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu himayesi altına giren Arnavutluk. Balkan ayaklanmasını fırsat bilen aydınların liderliğinde 28 Kasım 1912 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. Sınırları da 10 Temmuz 1913 tarihinde yapılan Londra Konferansı'nda belirlenmiştir. 28 Kasım 1912 tarihini bağımsızlık günü olarak gören Arnavutluk'un talihi 1944 yılına kadar tarihinde olduğu gibi devam etmiştir: yine işgaller, yine boyunduruk altına girmeler. Enver Hoca'nın 1944 yılından 1985 yılına kadar devam edecek olan dönemi ile Arnavutluk silkinecek, mücadele edecek, dostlar kazanacak ve siyasi örgütlere girecektir. Güçsüz ekonomisini güçlendirmek, güvenlik duygusunu geliştirmek düşüncesi 1944-1978 yılları arasında Arnavutluk'u sırasıyla Yugoslavya, Sovyetler Birliği ve Çin ile dostluklar kurmaya, antlaşmalar yapmaya götürmüştür. 1978-1985 yılları arası ise Arnavutluk'un yalnızları oynadığı bir oyundur. Günümüzde demokratikleşme hareketi ile siyasal yakınlaşmalar içerisine girmek isteyen, ekonomik ve kültürel anlamda gelişmek isteyen, komşu ülkeler ile sorunlarını çözmek isteyen bir Arnavutluk var karşımızda. Yunanistan ile Kuzey Epir, Omania ve Çamerya Arnavutları, Kosova, Makedonya ve Karadağ ile azınlıklar sorunları ile mücadele eden Arnavutluk için bu bölgelerde yaşayan Arnavut nüfusu bir araya getirerek Büyük Arnavutluk projesini hayata geçirmek beyinlerde yatan bir idealdir. Arnavutluk, kendine has yapısı ile Türkiye'de yaşayan Arnavutlar, Yugoslavya'da yaşayan Türkçe konuşan Arnavutlar ve ortak tarihi geçmişi ile Türkiye'nin dış politikasına olumlu ve olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Türkiye için Balkanlarda kilit noktada bulunmaktadır.\ud Albenia which is regarded as like a key country of Balkans has always withstood on the onset of the enemy on the coast of Adrian Sea for ages concerning of its position. The roots of Albenia which is the oldest society -with the Greeks- of Balkans go back to B.C. 600. That its strategic location through Eorope's road caused Albenia to be invaded several times by -in chronological order- Romans, Alans, Vizigots, Huns, Avars, Slavs, Bulgarians, Byzantines, Serbians, and Sicilian Normans. Because of the devision of Roman Empire inti two in 395, the border line between the East and West Empires, passed right through the middle of Albenian area. That increased its strategic importance and Albenia has developed more and more. Albenia which was granted asylum in Ottoman Empire between 1517-1912, declared its independence on 28th November 1912 with the leadership of the literati who took the advantage of Balkan rebellion. Its borders were defined in the Conference of London held on 10th July 1913. The luck of Albenia which accepted 28th November 1912 as the 'date of independence' went on the same as it was untill 1944, invensions, political asylums, etc. With the era of Enver Hoca longed from 1944-1985, Albenia would shake itself, defend itself, make friends and join some political organizations. The idea of strengthening its weak economy and to improve the feeling of safety took Albenia to make friends with -in chronological order- Yugoslavia, The Soviet Union and China and to make pacts with them between 1944-1978. However, the years between 1978-1985 was just a gam efor Albenia to play the lonely. Today we see Albenia as a country that demand to have political approachment with others through its democratic movements, develop in terms of cultural and economical ways and solve its problems with neighbour countries. It is an ideal of Albenia to bring together the Albenians living as minorities and cause problems for Albenia in Greece and North Epir, Omania and Cameria, Makedonia and Montenegro, and to implement the project of 'Great Albenia'. Albenia with its peculiar constitution has positive and negative effects on the Albenians living in Turkey, the Albenians living in Yugoslavia but speaking Turkish, and on Turkey's foreign policy. It stands as a key point in Balkans in terms of Turkey

    İnsan kaynakları temininde kullanılan tekniklerin etkinliklerine ilişkin KOBİ'lerde bir araştırma ve model önerisi

    No full text
    Günümüzde, insan faktörü işletmelerin en değerli varlığı konumundadır. Gelişen teknoloji, ilerleyen bilgi çağı insanın önemini azaltmak yerine bilakis insana verilen önemi ve değeri artırmıştır. İşletmeler açısından, insan olmadan hiçbir teknolojinin, hiçbir materyalin kullanım alanı yoktur. Dolayısıyla işletmeler için ilk ve yeter şart doğru insanların işletmede istihdam edilmiş olmasıdır. İnsana verilen önemin artması ile birlikte insan kaynakları yönetiminin önemi de anlaşılmaya başlamıştır. İnsan kaynakları yönetimi, işletmelerde insan faktörünün katkılarını artırmayı ve geliştirmeyi amaçlayan faaliyetler bütünüdür. Öncelikle işletmenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek özelliklerde personelin istihdam edilmesi, sonrasında bu personelden en verimli şekilde yararlanma, personelin ihtiyaçlarını giderme, devamlılığını sağlama temel hedeftir. KOBİ'ler ülke ekonomilerinde milli gelire olan katkıları nedeniyle çok önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde Kobi'ler toplam işletmelerin ˜'ini, toplam istihdamın ise S,3'ünü oluşturmaktadır. Kobi'lerin özellikle istihdam sağlama, iş imkanları oluşturma, girişimciliği geliştirme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama gibi ekonomik ve sosyal faydalan Kobi'lere verilen önemi de gittikçe artırmaktadır. Bu iki önemli başlık, İKY ve Kobi'ler çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Artan önemine istinaden insan kaynakları yönetiminin Kobi'lerde ne derece uygulama alanı bulduğunu tespit etmek, özellikle insan kaynakları temininde kullandıkları tekniklerin kullanım, öncelik ve etkinlik düzeylerini belirlemek çalışmanın temel amacıdır. Doğru işe doğru eleman almanın Kobi'lere ve dolayısıyla ekonomiye sağlayacağı katkılar açıktır. Kobi'lerin insan kaynakları yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi, özellikle kullanılan aday bulma yöntemlerinin etkinliklerinin Kobi'lerce anlaşılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: İKY, KOBİ, Aday Bulma Yöntemleri.\ud Today the most valuable asset of the companies is human being. Instead of decreasing the importance of human being, development of technology and information century increased the importance and value of human being. For the companies without its personnel, any technology, any material is useless. So, for the companies first and needed factor is to employ the right personnel. By the increasing value of human being the importance of human resource management is understood. Human resource management is composed of activities to increase and develop the benefits of human being for the company. First of all employing the needed quality personnel and then satisfying the needs of the personnel, benefiting from them effectively, supplying their continuity is the main aims of the human resource management. Small and medium sized enterprises have very important role in the economy because of their contribution to national income. In our country SME's constitute 98% of total companies and 53,3% of total employment. Economic and social advantages of SME's such as employment, job opportunities, increasing entrepreneurship and regional development, make important SME's for the countries. These two important subjects, HRM and SME's are the main theme of this study. Determining the size of application of human resource management, recruitment methods and their effectiveness and priority level in small and medium sized enterprises are the basic objectives of this study. It's clear that right personnel to the right job are beneficial for both SME's and the national economy. SME's should be conscious about human resource management, recruitment methods and their effectiveness. Keywords: Human Resource Management, SME's, Recruitment

    11 Eylül sonrası terörizmin kazandığı yeni boyut ve uluslararası terörizmin Türkiye'ye yansımaları

    No full text
    Bu tezin amacı, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nde meydana gelen saldırılar sonrası, varlığı tüm dünyada tekrar hissedilen terör kavramının, geçmişte olduğu gibi gelecekte de toplum hayatını etkileyecek küresel (uluslararası) boyutta tehlikeli bir eylem olduğunu ortaya koymaktır. Küresel terörün sadece belirli devletleri hedef alması ve bu devletlerle sınırlı kalması artık günümüzde söz konusu değildir. Bu kapsamda eylemlerinin sayısında ve şiddetinde artış gösteren küresel terör faaliyetleri dünyanın her yerinde beklenir hale gelmiştir. ABD'deki bu terör saldırıları dünyanın birçok ülkesini olduğu gibi, bölgesinde lider ve örnek bir ülke olarak kabul edilen laik, demokratik, hukuk devleti olan ve terörle yıllardır mücadele etmekte olan Türkiye Cumhuriyeti'ni de etkilenmiştir. Bu çalışmada öncelikle terörün tanımı, tarihi gelişimi, çeşitleri, nitelikleri, uluslararası antlaşmalardaki yeri incelenmiştir. Daha sonra terörün kamuya olan etkisi kamu, medya, terör ilişkisi göz önünde bulundurularak analiz edilmiştir. Küresel terörün Türkiye'ye etkileri, Türkiye'nin terörle mücadelede kat ettiği yol ve bu mücadelede daha da yapması gerekenler kavramsal düzeyde belirtilmeye çalışılmıştır. Jeopolitik konumu ve deneyimleri ile uluslararası sistemde etkili bir potansiyele sahip olan Türkiye, terörden dolayı büyük kayıplara uğramış bir ülke olarak, günümüzde etkisini sürdüren küresel terörle mücadelede de milli menfaatlerini en iyi şekilde koruyabilecek politikalar geliştirmek zorundadır. 11 Eylül sonrası değişen küresel terör ve onun Türkiye'ye etkilerini anlatmaya çalıştığım çalışma bu hususları içermektedir. Anahtar Kelimeler: Terör, Terörle Mücadele, Küreselleşme, Uluslararası Antlaşmalar, El Kaide, Asimetrik Harp, Medya.\ud The aim of this thesis is to define that terror is a global menace which will affect public, after 9/11 terrorist attacks in the USA. It cannot be mentioned that global terrorism will aim specific countries and will be limited just in them. In this respect, it is expected that the terrorist activities will increase in terms of quantity and violence. The terrorist attacks in the USA affected Turkish Republic which has a prolonged struggle against terrorism , and considered as a secular, democratic, the leader and model state of her region. In this thesis first of all studied the explanation of terror, and then historical evaluation, types, specifications and the place of it in the international treaties. Afterwards considering the relation between public, media and terror it was analyzed the affect of terrorism over public. It was tried to explain the affect of global terrorism over Turkey, and the things that had been done and must be done by Turkey in the struggle against terrorism. Turkey, which has effective potential in the international system due to her geopolitical position and experience, as being a country which has suffered a lot because of terrorism , must evaluate policies that will protect her benefits in the struggle against terrorism. This study contains the changing form of global terror post 9/11 and its effects over Turkey. Keywords: Terror, Struggle Against Terrorism, Globalisation, international Treaties, Al-Qaeda, Asymmetric War, Media

    277

    full texts

    817

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Suleyman Demirel University DSpace Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇