Suleyman Demirel University Research and Education Hospital

Suleyman Demirel University DSpace Repository
Not a member yet
    817 research outputs found

    AB mali yardımları ve AB'nin yeni üye ülkeleriyle Türkiye üzerine ampirik bir inceleme

    Get PDF
    Avrupa Birliği kurulduğundan beri hem Birlik içinde ekonomik kalkınmışlık farklarının azaltılmasını sağlamak için üye ülkelerine hem de Birliğe tam üye olmaları için hazırlamak ve AB'ye uyumlarını artırmayı sağlamak için de aday ülkelerine mali yardım imkanları sunmaktadır. Bu kapsamda aday ülke olan Türkiye'de bu yardımlardan uzun bir zamandan beri yararlanmaktadır. Bu çalışmada, AB'ye yeni üye olan ülkeler arasından seçilen yedi ülke ile Türkiye için, gerek aday ülke oldukları süreçte gerekse üyelik süreçlerinde verilen yardımlar ile ilgili ülkelerin milli gelirleri dolayısıyla büyümelerinde herhangi bir etkiye sahip bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucu, yardımlar ile milli gelir arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine rastlanmamıştır. Fakat, analizimize dahil olan yıllar kapsamında ilgili ülkelerin milli gelirlerinde artış olduğu görülmekte olup bu artışın AB yardımlarının dışındaki farklı faktörler tarafından sağlandığını göstermektedir. Burada dikkati çeken, AB fonlarının genellikle sosyal nitelikte olmasıdır. Yani yardımlar çevre, eğitim, kültür gibi alanlara ağırlıklı olarak verilmektedir. Dolayısıyla verilen yardımlar, milli gelir üzerinde etkisini kısa sürede gösterememektedir. Benzer şekilde, AB verdiği yardımlarda ülkelerin milli gelirlerini dikkate almadığı, başka faktörlerinde yardımların verilmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: AB Mali Yardımları, AB'nin Yeni Üye Ülkeleri, Türkiye, Granger Nedensellik Testi.\ud Since its establishment, European Union (EU) have been offering financial resources both for member states to lessen development diversities within the union and for candidate states to prepare them for full membership. In this respect, as a candidate state, Turkey has been benefiting from these financial aids since a long time. In this study, we examine whether EU financial funds received during the EU candidateship have any impact on national income levels therefore economic growth for Turkey and seven selected new member countries of EU. Our results suggest that there is no causality relationship in any direction between EU's financial support and national income levels. However, there is an increase in national income levels and this increase appears to come as a result of different factors rather than just EU aids over the period we observed in the study. What is noteworthy here is EU funds seem to have a social character. In other words, aids are predominantly offered for specific areas such as environment, education and culture. Accordingly, financial funds not received show their effect on national income in the short term. Similarly, it is clearly seen that EU is not taking into account of national incomes in aids, but there are other factors that influence decision making process of the EU. Key Words: EU Financial Aids, New Member Countries of EU, Turkey, Granger Causality Test

    Erken dönem tefsir mukaddimelerinin tefsir usulü açısından değerlendirilmesi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, erken dönem tefsir mukaddimelerini Tefsir Usulü açısından tahlile tabi tutmaktır. Araştırmanın temel sorusu, "İlk Tefsir Usulü tasnifleri hangileridir?" şeklindedir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar ana hatlarıyla şöyledir: Tefsir terminolojisinde "Mukaddime" ve "Tefsir Usulü" ıstılahları, esas olarak aynı anlama gelmektedir. Benzer şekilde mukaddimeler, Tefsir Usulü kapsamda değerlendirilen eserlerin ilk tasniflerini oluşturmaktadır. Bugün, sınırlı sayıda tefsir mukaddimesi (Mukatil b. Süleyman, Ebu Ubeyde, Abdurrazzak, İbn Kuteybe, Huvvari, Tusteri, Ayyaşi, Kummi, Taberi.) bulunmaktadır. Bunlar, içerik ve hacim itibariyle birbirinden farklı boyutlardadır. Mukaddimelerin bir kısmı derleme şeklinde oluşturulmuştur (Mukatil ve Tusteri gibi). Bizzat müellif tarafından yazılanlar arasında ise özellikle, İbn Kuteybe, Huvvari ve Taberi mukaddimeleri ön plana çıkmaktadır. Farklı fikir ortamının ürünü de olsa mukaddimeler, genel olarak Kur'an tarihi, Kur'an tasavvuru, Kur'an'ın şekilsel özellikleri, tefsir tarihi, tefsir metodolojisi gibi ana başlıklar altına girebilecek Tefsir Usulü bilgilerini içermektedir. Buna paralel olarak bazı mukaddimelerde tefsir metodolojisine yönelik kavram ve esaslar (Tefsir, te'vil, mecaz, nasih-mensuh, muhkem-müteşabih gibi) öne çıkmaktadır. Bu durum ise, sonraki dönem klasik Tefsir Usulü eserlerinin (Zerkeşi'nin el-Burhan fi Ulumi'l-Kur'an'ı ile Suyuti'nin el-İtkan fa Ulami'l-Kur'an'ı gibi) muhtevası ile benzerlik arz etmektedir. Aslında Suyuti'nin el-İtkan fi Ulumi'l-Kur'an'ı da bir tefsir mukaddimesidir. Sonuç olarak mukaddimeler, Tefsir Usulü'nün öncelikli kaynaklarından birisidir. Anahtar Kelimeler: Erken dönem, mukaddime, ilk tasnif, Tefsir Usulü, metodoloji.\ud The aim of this study is to analyse of the muqaddimas to tafseers of the early era in terms of Usool at-Tafseer. The basic question of this research is "What are the original works in Usool at-Tafseer?" The conclusion is reached by the main line are as follow: In terminology of Tafseer, both "Muqaddima" and "Usool at Tafseer" are concepts same meaning. In a similar way, the muqaddimas are the first examples of works of Usool at-Tafseer. Today, there are limited numbers of muqaddimas to tafseers in the early era; for example Muqatil b. Sulayman, Abu Ubayda, Ibn Qutayba, al-Huwari, al-Tusteri, al-Ayashi, al-Qommi, al-Tabari... These are different size as content and volume. Some of them were created as edited collections (Muqatil, al-Tusteri etc.). Especially the muqaddimas of Ibn Qutayba, al-Huwari, al-Tabari are known by their authentic authors. Although they are products of different ideas, the muqaddimas, in generally, contains the information about Usool at-Tafseer may have headings such as: The history of the Qur'an, the idea of the Qur'an, the form of the Qur'an, the history of tafseer, methodology of tafseer. In connection with, some of the muqaddimas, especially, contains very significant methodological concepts (Tafseer-ta'wil, majaz, nasikh mansukh muhkam-mutashabih etc.). It seems that these have very similar characteristics of content of Usool at-Tafseer's classic works in the next period. (az-Zarkashi's al-Burhan fi Ulum al-Qur'an and al-Suyuti's al-Itkan fi Ulum al-Qur'an etc.). Indeed, al-Suyuti's al-Itkan fi Ulum al-Qur'an also is a muqaddima to tafseer. In conclusion, the muqaddimas are one of the primary sources of Usool at-Tafseer. Key Words: Early era, Muqaddimah, original works, Usool at-Tafseer, Methodology

    Çalışanların motivasyonunu etkileyen faktörlere ilişkin hizmet ve imalat işletmelerinde karşılaştırmalı bir araştırma

    No full text
    İnsanlar; nitelikleri, ihtiyaçları, istekleri ve beklentileri açısından birbirlerinden farklı yapılara sahiptirler. Bu çok değişkenli yapı, işgörenlerin motivasyon boyutunda farklılık göstermesine sebep olmaktadır. İşletmede motivasyon ortamı; içsel ve dışsal unsurlar ile insan kavramının bütünleştiği bir noktada oluşmaktadır. Bu unsurlar motivasyon faktörlerinin değişkenliği hakkında bilgi verici niteliktedir. Bu faktörler de, her işletmede ve işgörende çeşitlilik arz etmektedir. Bu tezde, çalışanların motivasyonunu etkileyen ekonomik, psikolojik ve örgütsel-yönetsel faktörler ve bu faktörlerin olumlu ya da olumsuz etkileri özel sektörde önemli bir paya sahip olan hizmet ve imalat işletmelerinde karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Beş bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, motivasyon kavramı ve önemi; ikinci bölümünde motivasyon kuramları, üçüncü bölümünde çalışanların motivasyonunu etkileyen faktörler açıklanmıştır. Dördüncü bölümünde; bu faktörlere ilişkin olarak özel sektöre bağlı 6 adet hizmet işletmesi ve 3 adet imalat işletmesinde çalışan 300 işgören ile 6 adet kişisel ve 30 adet işgören motivasyonuyla ilgili anket uygulaması ve karşılaştırmalı olarak analiz yapılmıştır. Beşinci bölümünde ise sonuç ve değerlendirmeler kısmı yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Motivasyon kuramları, Motivasyon faktörleri, Hizmet ve imalat işletmesi.\ud Human beings own different origins than each other in terms of their qualities, necessities desires and expectations. This multi-variable origin leads to some differences in motivational dimension of the employees. Motivational atmosphere in a business enterprise is formed at a point where man becomes a united whole whit inner and outer elements. These elements have an informative characteristic on the variability of motivational factors. These factors present diversities in every business enterprise and employee as well. In this thesis, economic, psychological and organizational-administrative factors affecting the motivation of the employees and positive or negative effects of these factors that have a significant share in the business enterprises of service and production at private sector have been studied comparatively. In the first chapter of the study which is composed of five chapters, motivational concept and its importance; in the second chapter motivational theories, as for the third chapter factors affecting the motivation of the employees have been explained. In the fourth chapter; regarding these factors, a public survey application related to the motivation of 6 personal and 300 employees and of 300 employees working in 6 business enterprises and 3 small factories that belong to private sector has been analyzed comparatively. In the fifth chapter, conclusion and evaluations part take place. Key Words: Motivation, motivational theories, motivational factors, service and business enterprises

    Hikaye-i Padişah-ı Rum (giriş-inceleme-metin-dizin)

    No full text
    Bu tez, H. 1229/ M. 1814 yılında yazılmış Hikaye-i Padişah-ı Rum adlı eserin dil hususiyetlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. 19. yüzyılın son dönemlerine ait inceleme ve araştırmalara baktığımızda ortaya konulan çalışmaların azlığı dikkatimizi çekmiştir. Bu çalışma ile bu döneme ait bilgilere bir nebze açıklık getirmek amaçlanmıştır. Bu tez, son dönem Osmanlı Türkçesine ait bir eser olan Hikaye-i Padişah-ı Rum adlı el yazması eserin okunmasını ve incelenmesini içeren bir çalışmadır. Eserin yazıldığı dönemin ses ve biçim özelliklerini ortaya koyabilmek için yapılan bu çalışma giriş, inceleme, metin ve dizin kısımlarından oluşmuştur. Hikaye-i Padişah-ı Rum üzerine yapılan çalışma neticesinde genel olarak şu özellikler çıkarılabilir: İlk olarak, 19. yüzyıl yazı dili Arapça ve Farsça kelime ve terkiplerin yoğun olarak kullanıldığı dönemdir. Çalışmamız dönemin bu özelliğini göstermektedir. İkinci olarak, ünlü uyumlarında damak uyumu metinde tam iken dudak uyumu kendini ikili şekilde gösterir. Üçüncü olarak kapalı e'nin bulunması metnimize orijinallik katmıştır. Son olarak, eserde hem Eski Anadolu Türkçesine hem de Türkiye Türkçesine dair söyleyişler bir arada bulunur. Bu durumda eserin bir geçiş dönemi eseri olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Kapalı e, 19. yüzyıl Türk Dili ve ses özellikleri, kapalı e.\ud The present thesis was composed in order to determine the proporties of the literary work entitled Hikaye-i Padişah-ı Rum which was written in H. 1229/M. 1814. The rarity of works written in the late 19'th century captured our attention following some analysis and investigation. By this work, it's aimed to provide a little bit clarification to knowledge that belongs to this period. This thesis is a work that including the transcript of the text and analysis of work entitled Hikaye-i Padişah-ı Rum which is written in the last period of Ottoman Turkish Language. The work is consist of for parts, called, introduction, analysis, text and index, in order to present phonetic and morphological features of the period in which the work was written. We may exhibit these broad features after all exercises handled upon Hikaye-i Padişah-ı Rum: First of all, 19'th century literary language has a structure in which Arabic and Persian vocable and phrase were being used and our work shows this feature of period. Secondly, while palatal harmony which is one of vowel harmony is absolute labial harmony is seen in double forms in text. Thirdly, presence of closed "e" adds to text authenticity. Eventually, dictions from both Old Anatolian Turkish and Turkey Turkish coexist in text. Insuch a case we can indicate that this is a work of transiti on period . Key Words: Closed e, 19'th century Turkish Language and Phonetic features

    Afganistan'da siyasi partiler

    Get PDF
    Son otuz yıldan beri yaşadığı sorunlar nedeni ile dünya gündeminden hiç düşmeyen Afganistan, özellikle 11 Eylül 2001'de New York ve Washington'a yönelik saldırılar ile bir kez daha dünya gündemine gelmeye başlamıştır. Bu bağlamda, Afganistan'da faaliyet gösteren siyasi unsurlara ilişkin farklı yorumlar ve analizler ile karşılaşmaktayız. Bu analizlerin farklılığının temel nedeni, Türkiye?de Afganistan?la ilgili çalışmaların oldukça sınırlı kalmasıdır. Özellikle de bu ülkedeki siyasi unsurlara ilişkin belli bir çalışmanın bulunmaması, bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye?de Afganistan ile ilgili çalışmaların çoğu da Batı kaynaklarına dayanmaktadır. Batı kaynakları ise okuyucuları stratejileri gereği çoğu zaman kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmektedir. Dolayısı ile bu çalışmaların çoğu konuya ilgi duyanları olaylara batı perspektifinden bakmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda, yüksek lisans tezi olarak ele aldığımız Afganistan'da Siyasi Partiler Tarihçesi konulu çalışmada, Afganistan kaynaklarından daha fazla yararlanmaya çalıştık. Bu arada Batı ve Rus kaynaklarını da göz ardı etmedik. Ayrıca, Afganistan siyasi tarihinde önemli rolleri olan kişilerin hatıralarına da başvurarak birinci el kaynaklardan yararlanmaya çalıştık. Bu doğrultuda, giriş dışında beş ana bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünü Afganistan hakkındaki genel bilgilere ayırdık. Bu bölümde, ülkenin coğrafi ve sosyal yapısını, etnik kimliğini ve kısaca tarihini anlattık. İkinci bölümde, Afganistan?da siyasal fikirlerin oluşum süreci hakkında bilgi vermeye çalıştık. Üçüncü bölümü, Afganistan?da ilk demokrasi tecrübesi ve siyasi oluşumlar konusuna ayırdık. Dördüncü bölümde de, Afganistan'da cumhuriyetin ilanından Sovyet işgaline kadar olan siyasi partiler hakkında bilgi vermeye çalıştık. Beşinci bölümde ise Sovyet işgalinden bugüne kadar gelen süreçte siyasi partileri ele aldık.\ud Afghanistan which are not deducted from the world agenda because of its own troubles since the last thirty years, especially it began to come to the world agenda once again for 11 September 2001 attacks in New York and Washington. In this context, the different interpretations and analysis , are related to showing activity of the political elements in, are compared. The main reason for the diversity of this analysis, the work in Turkey is quite limited, related to.Especially regarding certain political elements of a work does not exist in this country, appeared as the deficiency.Most of the works in Turkey are related to Afghanistan based on the sources of the west.Most of the times, the sources of west direct reader their self-interest.Most of these studies with who are interested in subjects, forced to look at events from the perspective of the west. In this context, we take the study as thesis "The Political Parties History on Afghanistan ",we tried to make better use of the resources of afghanistan.Meantime, we did not ignore the west and Russian source.In addition, we tried to exploit the first-hand sources by applying for having the memories of people who have roles in the history of Afghanistan political. In this direction, consisting of in the five main parts external input portion of the study were allotted for general information about Afghanistan at the first part's of the study.In this section, we describe the country's geographical and social structure, ethnic identity, and briefly its history.In the second part, we tried to provide information about process of the formation of political ideas in Afghanistan.In the third section, the first democratic experience and political formations in Afghanistan to the topic have reserved.In the fourth section, we tried to provide informatin about the political parties until the declaration of the republic in Afghanistan to The Soviet invasion .In the fifth section, so far from the Soviet occupation in the process of political parties have discussed

    Girişimcilik profili araştırması : Isparta İli örneği

    No full text
    Girişimcilik sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinde önemi giderek artan bir konu haline gelmiştir. Girişimcilik geri kalmış ülke ekonomileri için yapılanmanın, gelişmekte olan ülke ekonomileri açısından kalkınma ve gelişmenin, ileri ekonomiler için ise zenginlik ve refah yaratmanın temel kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Girişimcilik konusu çeşitli araştırmacıların ve ekonomistlerin ilgi odağı olmuştur. Ancak literatürdeki yoğun ilgiye rağmen hala girişimciliğin ne olduğu ve girişimcinin kim olduğu konusunda ortak bir fikir birliği yoktur. Literatüre bakıldığında, pek çok ekonomist ve düşünür tarafından girişimciler sahip oldukları özelliklere göre sınıflandırılmış ve farklı farklı girişimci tipleri ileri sürülmüştür. Ortaya çıkan bu tipolojiler sadece girişimcilik teorisine katkıda bulunmakla kalmamış aynı zamanda girişimciliğin geliştirilmesine yönelik atılacak adımlarda temel bir alt yapı oluşturmuştur. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, Isparta ilinde girişimci olmayı etkileyen ekonomik, psikolojik ve sosyolojik etmenleri ortaya koymak ve bu bölgede bir girişimci tipolojisi oluşturarak girişimcilerin mevcut sorunlarına çözüm odaklı önerilerde bulunmaktır. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Girişimci, Girişimci Tipleri, Girişimcilik Teorileri.\ud Entrepreneurship subject value is increasing on process of transiti on from industrial community to information society, it is structure root for underdeveloped countries economy, for developing country in the light of development and improvement, developed country abundance and prosperity creation main roots evaluate. Entrepreneurship subject is to be center of interest for economist and researchers. Although there is a wide attention in literature, there is no absolute consensus on the definations of entrepreneur and entrepreneurship. In literature, many economist and thinkers classified entrepreneurs for their qualities than definite various type of entrepreneurs. This tipologies contribute not only entrepreneur theory but also became foundation to improve enrepreneurship. In this context, the aim of this thesis is to display economic, psychological and sociological factors which affect becoming entrepreneur in Isparta and give some solutions problems of entrepreneur by developing the entrepreneur typology in this region. Key Words: Entrepreneurship, Entrepreneur, Entrepreneur Types, Entrepreneurship Theories

    Organize suç örgütleri ve terör örgütleri arasındaki yakınlaşma, işbirliği ve uluslar arası güvenliğe etkileri

    No full text
    Bu tezin amacı, organize suç grupları ile terör örgütleri arasındaki bağlantıları ve bu bağlantıların ulusal güvenlikleri ve uluslararası güvenliği nasıl tehdit ettiğini incelemektir. Çalışmanın temel çıkış noktası, organize suç grubu- terör örgütü ilişkilerinin Soğuk Savaş Dönemi sonrasında görülmeye başladığı ve 11 Eylül Saldırılarıyla da aralarında bir ilişki olup olmadığı yönündeki tereddütlerin ortadan kalktığıdır. Özellikle 11 Eylül saldırıları sonrasında geleneksel ulusal ve uluslararası güvenlik anlayışları, tehditler ve mücadele yöntemleri değişmiş, bölgesel ve küresel çabalar terörizmle mücadele üzerinde yoğunlaşmıştır. Terör örgütlerine yönelik devlet desteğini ortadan kaldırmayı ve terör örgütlerini finans kaynaklarından mahrum bırakmak için atılan adımlar, doğrudan ve dolaylı olarak organize suç gruplarını da hedef almıştır. Çünkü devlet desteğinden yoksun kalan terör örgütleri mli kaynak temin etmek için organize suç grupları ile ilişki kurmuş, organize suç grubuna dönüşmüş veya bünyelerinde kendi organize suç birimlerini oluşturmuşlardır. Ülkeler organize suç grupları ve terör örgütleri ile kendi başlarına başa çıkamazlar. Organize suç ve terörizmle mücadelede birinci hedef, evrensel bir organize suç ve terörizm tanımlaması getirmektir. Evrensel tanım getirmede, Birleşmiş Miletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi (AK), NATO, G-8 ülkeleri gibi küresel ve bölgesel kuruluşların liderliği kabul edilebilir. Anahtar Kelimeler: Organize Suç, Terörizm, Güvenlik, Para Aklama, Terörün Finansmanı.\ud The purpose of this thesis is researching the nexus between organized erime groups and terrorist organizations, and how this nexus threat the national securities and international security. The very fundamental opinion professed in this study is that; organized erime group- terrorist organization relations has been seen since the end of the Cold War Era and by the 11 September Attack, the indecisions of "whether a relation between them" was removed. Especially, after 11 September attack, the conventional security views, the threats and the struggle ways have been changed and, regional and global efforts have been concentrated on terrorism. The strides, aimed to reduce the state support and to deprive the terrorist organizations from fınancial resources, have been targeted the organized erime groups directly or indirectly. Because, the terrorist organizations, deprived of state support, have been got in touch with organized erime groups, transformed into an organized erime group or build their own organized erime units in their construction for providing themselves fınacial sources. The states can not cope with the orgnized erime groups and terrorist organizations individually. The primary target on the combat against organized erime and terrorism is to designate a universal defınition. For designation of a universal defınition, the leadership of regional or global organizations as United Nations (UN), Europian Union (EU), Europian Council (EC), NATO and G-8 countries can be accepted. Key Words: Organized Crime, Terrorism, Security, Money Laundering, Financing of Terrorism

    Yaz kur'an kurslarında din eğitimi ve öğretimi (Denizli örneği)

    Get PDF
    Kur'an'ın mesajını anlamak ve ona uygun bir hayat yaşamak isteyen Müslümanlar, Hz. Peygamber'den günümüze kadar her dönemde Kur'an öğretimine büyük önem vermişler ve bu iş için çeşitli kurumlar geliştirmişlerdir. Hiç kesintiye uğramadan günümüze kadar devam eden Kur'an ve dini bilgiler öğretim işini, bugün ülkemizde kurumsal olarak Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Kur'an Kursları ve Yaz Kur'an Kursları aracılığı ile yerine getirmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2005 yılından itibaren yaygın din eğitimindeki yeni gelişmeler ve çağdaş eğitimin verilerini dikkate alarak, Yaz Kur'an Kurslarında çerçeve-esnek program anlayışı ile kur sistemine dayalı, yeni bir öğretim programı uygulamasına başlamıştır. Denizli ili örnekleminde yapılan bu çalışmada; yeni öğretim programının özellikleri, öğretim programının uygulayıcıları olan Yaz Kur'an Kursu öğreticileri tarafından programın amaç, muhteva ve etkinlik olarak nasıl algılandığı, beklentileri karşılama durumu ve uygulamadaki problemler araştırılmıştır. Çalışmanın program geliştirme faaliyetlerine, kurslardaki öğretim faaliyetlerine ve Diyanet İşleri Başkanlığının ilgili birimlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Din Eğitimi, Kur'an Öğretimi, Yaz Kur'an Kursları, Öğretim Programı.\ud Muslims, who want to understand Kur'an's messages and want to live according to it, have given really big importance to education of Kur'an and developed some associations since prophet Mohammed. Today, Department of Religious Affairs, Kur'an Courses and Summer Kur'an Courses execute the education of Kur'an and Religious Acquirements. Department of Religious Affairs gave importance to new developments of religion education and coeval education data so it has started to put in practice a new education programme which is propped up to outline-flexible and court system since 2005. In this study -which is done with Denizli city sampling- characteristics of new education programme, how the teachers of Summer Kur'an Courses understand aims contents and activities, stuation of meeting expectations and problems of executing were searched. This study is thoughed to supplement to programme developing activities, to education activities in courses and Department of Religious Affairs. Key words: Religion Education, Education of Kur'an, Summer Kur'an Courses, Education Programme

    Kumluca (Antalya) İlçesi tarım coğrafyası

    No full text
    Kumluca, Akdeniz Bölgesi'nde yer alan Antalya İli'nin nüfus bakımından dördüncü büyük ilçesidir. İlçenin doğusunda Kemer, kuzeydoğusunda Antalya il merkezi, kuzeyinde Korkuteli, kuzeybatısında Elmalı, batısında Finike ve güneyinde Akdeniz vardır. Kumluca İlçesi, tarımsal üretim özellikle de örtü altı sebzeciliğinde önemli merkezlerden birisi durumundadır. İlçenin sektörel dağılımında tarım sektörü % 81'lik bir paya sahiptir. Dolayısıyla, ilçenin bir tarım kenti olduğunu söylemek mümkündür. 1960'lara kadar daha çok geleneksel tarım metotlarının uygulandığı ilçede, 1960'lardan sonra özellikle plastiğin örtü altı materyali olarak kullanılmasıyla birlikte örtü altı sebzeciliği hızlı bir gelişme kaydetmiştir. Modern tarım metotlarının uygulanmasının yanında, ilçenin güneyinde yer alan Kumluca Ovası'nın değerli alüvyal topraklar bakımından zengin olması, ilçenin ılıman bir iklime sahip olması ve su kaynaklarının yeterliliği, ilçede tarımın gelişmesinde etkili olan ana unsurlardır. Sonuç olarak, bu çalışmada, Kumluca İlçesi'nin tarımsal faaliyetleri coğrafi bir yaklaşımla ele alınmıştır. İlçenin tarımsal faaliyetlerine etki eden fiziki ve beşeri faktörler teker teker incelenmiş, coğrafi faktörlerin üretim üzerine olan etkisi sebep-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirilmiş ve Kumluca İlçesi'nin tarımsal potansiyeli ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Kumluca, Tarım, Örtü Altı Üretim.\ud Kumluca is the fourth biggest city in terms of population in the province of Antalya which is in the region of Mediterranean. In the east of Kumluca is Kemer, in the northeast provincial centre, in the north Korkuteli, in the northwest Elmalı, in the west Finike and in the South is Mediterranean. Kumluca is one of the important centres for agricultural production especially greenhouse crops. Agricultural sector composes % 81 of all sectors in the city. Therefore, it is clear that Kumluca is an agriculture town. In the town where conventional agriculture methods were used until 1960's, especially after the use of plastic as a greenhouse material, producing greenhouse crops has made significant progress after 60's. Together with the implementation of modern agriculture methods, here are the main factors for development of agriculture in the town: The Plain of Kumluca which is in the south of the town has precious soil, the town has mild weather and there is enough water for crops. As a result, in this study, agricultural activities of Kumluca have been discussed in the light of geographical approaches and the economic values it has have been analysed. Physical and human factors which effect the agricultural activities of the city have been studied one by one, the effects of geographical factors on the production have been analysed in causal connection. Key words: Kumluca, Agriculture, Producing Greenhouse Crops

    Analysis of the concept of death and mourning in Virginia Woolf's To the Lighthouse

    Get PDF
    This study examines Virginia Woolf s masterpiece To the Lighthouse, the novel of manifold perspectives focusing on the concept of death and mourning. The sources used for this research cover literary criticism from the early twentieth century to the present. During this process, periodicals, reference materials, and books, as well as other fiction by Woolf have been used. In this study, eclectic method has been basically used. Some elements of feminist criticism, psychoanalytic criticism, and predominantly biographical reference have shed light on this study as well. In this study, we tried to prove that Virginia Woolf is a remarkable experimenter concerning the expression of death and mourning. She skillfully fuses the features of conventional pastoral elegy and her unique stream- of- consciousness technique. One conclusion drawn from this study is that from the very beginning, death is a frequent and familiar theme in Virginia Woolf s own family. Thus, it is obvious that death affected both Virginia Woolf s own psychology and her fiction. Another conclusion is that Virginia Woolf s novel To the Lighthouse is an elegiac work and it represents Virginia Woolf s own mourning over her parents' death to some extent. However, Virginia Woolf managed to represent quite a different representation of death and mourning not only from the traditional elegiac form but even from other contemporary moderni st novel s, including her own novel Mrs. Dalloway. As a final evaluation, Virginia Woolf never ignored the psychological impact of death on life and on her fiction. Keywords: Death, Mourning, Elegy, Elegiac Work, Pastoral Elegy, The Great War, Modernism.\ud Bu çalışma, Virginia Woolf un baş yapıtı To the Lighthouse (Denizfeneri)'ta ölüm ve yas kavramını farklı bakış açılarıyla incelemektedir. Bu araştırmada kullanılan kaynaklar yirminci yüzyılın başlarından günümüze kadar olan edebi eleştirileri içermektedir. Bu süreçte Virginia Woolf un diğer romanlarına ek olarak dergilerden, referans kaynaklarından ve kitaplardan yararlanılmıştır. Bu çalışmada esas olarak eklektik yöntem kullanılmıştır. Feminist eleştiri ve psikanalitik eleştirinin bazı unsurları ve ağırlıklı olarak biyografik referanslar da çalışmaya ışık tutmuştur. Çalışmamızda, ölüm ve yas kavramıyla ilgili olarak Virginia Woolf un göze çarpan bir temsilci olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Virginia Woolf, geleneksel pastoral ağıt ve eşsiz bilinç akımı tekniğini ustalıkla birleştirmiştir. Araştırmadan çıkarılan bir sonuç, en başından beri ölümün Virginia Woolf un kendi ailesinde sık rastlanılan ve tanıdık bir tema olmasıdır. Böylece, ölümün hem Virginia Woolf un kendi psikolojisini hem de romanlarını etkilediği açıktır. Bir başka sonuç ise, Virginia Woolf un To the Lighthouse (Denizfeneri) romanı bir ağıttır ve bir bakıma Virginia Woolf un anne babasının ölümüne olan yasını ifade etmektedir. Bununla birlikte, Virginia Woolf ölüm ve yas kavramını sadece geleneksel ağıt türü değil, aynı zamanda bir başka romanı Mrs. Dalloway, hatta diğer çağdaşı modern romanlardakilerden tamamen farklı bir şekilde ortaya koymayı başarmıştır. Son bir değerlendirme olarak Virginia Woolf, yaşama ve romanlarına ölümün psikolojik etkisini asla göz ardı etmemiştir. Anahtar Kelimeler: Ölüm, Yas, Ağıt, Pastoral Ağıt, Büyük Savaş, Modernizm

    277

    full texts

    817

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Suleyman Demirel University DSpace Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇