5025 research outputs found
Sort by
Deneysel Atopik Dermatit Oluşturulan Ratlarda Soğuk Atmosferik Plazmanın Bazı Moleküler Belirteçler Üzerine Etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı deneysel olarak Atopik Dermatit (AD) oluşturulan ratlarda soğuk atmosferik plazma (SAP) tedavisinin bazı moleküler belirteçler üzerindeki etkisini incelemektir.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada yeni doğan 24 adet rat kullanılmıştır. 8 adet yeni doğan rat kontrol grubu olarak belirlenip, geri kalan 16 yeni doğan rata doğumdan hemen sonra Kapsaisin uygulaması yapıldı ve AD oluşması için 6 hafta normal bakım ve besleme koşullarında barındırıldı. AD oluşan ratlardan 8 adeti SAP uygulanmaksızın AD grubu olarak belirlenerek bakım ve beslemesine devam edildi, 8 adeti ise SAP grubu olarak belirlenerek 5 kez SAP tedavisi iki bölgeden toplam 3 er dakika uygulandı. Uygulamalar sonunda 3 gruptan da genel anestezi altında kan ve deri örnekleri toplandı. Ardından alınan kan örneklerinden serumları ayrılıp ELISA yöntemi ile IgE, IL-13 ve IL-4 analizleri yapıldı, alınan deri örneklerinden histopatalojik inceleme yapıldı, ek olarak qRT-PCR yöntemi ile Atopik Dermatitin patogenezinde önemli rol oynayan antimikrobiyel peptidlerden Defensin 1, Defensin-2 ve katelisidin (LL-37) ile reseptörlerden Aril Hidrokarbon reseptörü (AHR) ve lipidlerin oksidasyonundan sorumlu genleri kontrol eden Peroksizom Proliferatör ile Aktive olan reseptörlerden PPARα gen ekspresyon düzeyleri belirlendi.
Bulgular: Histopatolojik olarak değerlendirildiğinde AD ve SAP gruplarının tamamında AD oluştuğu belirlendi. Analiz edilen keratin artışı, epitelde spongioz dejenerasyon, kıl foliküllerinde atrofi, retelerde derinleşme ve eozinofil lökosit skorları parametreleri karşılaştırıldığında SAP grubunda kontrol grubuna çok yakın bulgular elde edildi. Kan örneklerinden yaptığımız ELISA testleri sonucunda parametreler değerlendirildiğinde SAP ve kontrol grubu bulgularının paralel seyrettiği görüldü. Gen düzeyindeki araştırmalarda ise AD, SAP ve kontrol grubunda LL-37 (KAMP)ve Defensin-1 geninin ekspresyon düzeyleri incelendiğinde gruplar arası istatistiki bir fark saptanamadı. AHR gen ifadelenmesinin AD grubunda anlamlı derecede azaldığı ve kontrol grubundan daha düşük ifadelendiği saptandı. Defensin-2 gen ekspresyonu ise AD grubunda kontrol ve SAP tedavi grubundan daha düşük bulundu. PPARα geninde ise SAP tedavi grubunda diğer gruplaradan düşük ifadelendiği belirlendi. AD grubu PPARα gen ekspresyonunun diğer gruplardan yüksek olduğu görüldü.
Sonuç: SAP tedavisi deneysel oluşturulan AD modelinde ratlarda IgE, IL-13 ve IL-4 düzeylerinde değişikliğe neden oldu. SAP tedavisinin hem biyokimyasal hem de histopatolojik olarak iyileşmeye neden olduğu makroskobik ve mikroskobik olarak doğrulandı. Bu yönüyle SAP uygulanmasının AD tedavisinde etkinliği gösterilmiş oldu. AD patogenezinde rol oynayan genlerden AHR, Defensin-2 ve PPAR- gen ekspreyonları üzerine etkileri olduğu gözlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ulaşılan bilgiler ışında hayvanlarda ve insanlarda önemli bir problem olan AD tedavisinde yenilikçi bir yaklaşım olan SAP’ın klinik uygulamalarda destek tedavisi olarak önerilme potansiyelinde olduğu ortaya konmuş oldu.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY …………..……………………….…………….…….……… i
TEŞEKKÜR ……………………………………………………………..………… ii
İÇİNDEKİLER .…………………………………………….………..….…….…. iii
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ ….…………………….…………….… vi
ŞEKİLLER DİZİNİ ….………….…………………………..………………..…… vii
RESİMLER DİZİNİ ….………….…………………………..……………….…… viii
TABLOLAR DİZİNİ ….………….…………………………..……………………. ix
ÖZET …………………………………………………………………………….… x
ABSTRACT ………………………………………………………………….……. xii
1. GİRİŞ …………………….…………………..……………………….….….…. 1
2. GENEL BİLGİLER………………………………………………………………. 4
2.1. Atopik Dermatit…………………………………………………………………. 4
2.2. Derinin Yapısı…………………………………………………………………… 5
2.2.1. Stratum Korneumda Yağların Yapısı…………………………………………. 7
2.2.2. Stratum Korneumda Proteinlerin Yapısı………………………………………. 8
2.2.3. Stratum Korneumun Su İçeriği…………………………………………………. 9
2.3. Atopik Dermatitin Patogenezi……………………………………………………. 10
2.4. Deri Bariyeri……………………………………………………………….……. 12
2.5. Lipitlerin Önemi……………………………………………………………….…. 14
2.6. Mikrobiyal Enfeksiyonlar…………………………………………………….…. 15
2.7. Antimikrobiyel Peptidler…………………………………………………….…… 17
2.8. Reseptörlerin Etkisi…………………………………………………….………… 22
2.8.1. AHR (Aril Hidrokarbon Reseptörü) ve Atopik Dermatit………….…………… 22
2.8.2. Atopik Dermatitte PXR (Pregnane X Reseptör) ………….……………………. 25
2.8.2.1. Yapısal PXR aktivasyonu epidermal bariyerin işlevini bozar………….……. 26
2.8.3. Atopik Dermatitte PPAR'lar (Peroksizom Proliferatör ile Aktive Olan Reseptörler) ……………………………………………….……………………………. 27
2.8.4. AD'de Ksenobiyotik Reseptör Eşleri: LXR'ler (Karaciğer X reseptörleri)……… 29
2.9. Plazmanın Genel Özellikleri……………………………………………….……… 31
2.10. Termal olmayan veya Soğuk Atmosferik Basınçlı Plazmanın Üretimi………… 32
2.10.1. DBD plazma jeti……………………………………………….……………… 33
2.10.2. Corona plazma jeti……………………………………………….…………… 33
2.10.3. Yüzen elektrot olarak canlı doku kullanan DBD……………………………… 34
2.10.4. Yüksek frekanslı deşarj………………………………………………………. 35
2.10.5. Kayma Ark Deşarjları………………………………………………………… 36
2.10.6. Kalem tipi Tsukuba hafif plazma……………………………………………… 36
2.10.7. Nagoya denge dışı atmosferik basınç plazması (NEAPP)……………………… 36
2.11. Termal olmayan veya Soğuk Atmosferik Basınçlı Plazmanın Sağlık Sektöründeki Kullanım Alanları…………………………………………………………. 37
2.11.1. Hastane hijyeni…………………………………………………………………. 40
2.11.2. Sterilizasyon……………………………………………………………………. 40
2.11.3. Antimikrobiyal etki……………………………………………………………. 41
2.11.4. Kronik yaralar…………………………………………………………………. 42
2.11.5. Diş bakımı……………………………………………………………………… 43
2.11.6. Deri hastalıkları………………………………………………………………… 44
2.11.7. Kozmetik………………………………………………………………………. 46
2.11.8. Koagulasyon……………………………………………………………………. 47
2.11.9. Kanser tedavisi…………………………………………………………………. 48
2.12. Termal olmayan veya Soğuk Atmosferik Basınçlı Plazmanın İn-Vitro Çalışmalarda Kanser Hücre Hattına Etkileri……………………………………………. 50
2.13. Düşük sıcaklıkta plazma toksisitesi ve yan etkileri……………………………… 50
3.GEREÇ VE YÖNTEM………………………………………………………………. 52
3.1. Gereç………………………………………………………………………………. 52
3.1.1. Deney Hayvanı Materyali………………………………………………………… 52
3.2. Yöntem……………………………………………………………………………… 52
3.2.1. Deney Grupları ve Uygulama Protokolü…………………………………………. 52
3.2.2. Serum ve doku örneklerinin hazırlanması………………………………………. 53
3.2.3. Biyokimyasal Analizler…………………………………………………………. 54
3.2.3.1. Kontrol, AD, SAP grubundaki ratlardan alınan kan örneklerinden yapılan IgE analizi……………………………………………………………………………………. 54
3.2.3.2. Kontrol, AD, SAP grubundaki ratlardan alınan kan örneklerinden yapılan IL-13 analizi………………………………………………………………………………. 56
3.2.3.3. Kontrol, AD, SAP grubundaki ratlardan alınan kan örneklerinden yapılan IL-4 analizi……………………………………………………………………………………. 58
3.2.4. Real Time PCR Analizleri………………………………………………………. 60
3.2.4.1. RNA İzolasyonu………………………………………………………………. 60
3.2.4.2. cDNA sentezi…………………………………………………………………. 61
3.2.4.3. Real-Time qPCR……………………………………………………………… 62
3.2.4.4. Relatif Kantitasyon Hesaplanması…………………………………………… 65
3.2.5. İstatistiksel Analiz………………………………………………………………. 66
4. BULGULAR………………………………………………………………………… 67
4.1.Atopik Dermatit Şiddet Skoru (DSS)……………………………………………… 67
4.2. Histopatolojik Bulgular……………………………………………………………. 68
4.3. Biyokimyasal Bulgular…………………………………………………………… 70
4.4. Genlerin Kantitatif Ekspresyon Düzeyleri………………………………………. 71
5.TARTIŞMA…………………………………………………………………………. 76
6.SONUÇ VE ÖNERİLER……………………………………………………………. 82
KAYNAKLAR………………………………………………………………………… 84
EK 1. ADÜ HADYEK…………………………………………………………………. 92
BİLİMSEL ETİK BEYANI……………………………………………………………. 93
ÖZ GEÇMİŞ…………………………………………………………………………… 9
Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Kararlılık Ve Zihinsel Dayanıklılık Düzeylerinin İncelenmesi (Aydın İli Örneği)
Amaç: Bu araştırmada, Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Kararlılık ve Zihinsel Dayanıklılık Düzeylerinin İncelenmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Araştırma, ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüş olup, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören 385 öğrenciden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle veri toplanmıştır. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Kısa Kararlılık Ölçeği ve Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri ile elde edilmiştir.
Bulgular: Öğrencilerin kararlılık ve zihinsel dayanıklılık düzeyleri; cinsiyet, yaş, spor branşı ve antrenman süresi gibi değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermiştir. Bu iki yapı arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmış, özellikle çabada ısrar ile güven ve devamlılık boyutları arasında güçlü ilişkiler bulunmuştur. Bireysel sporlarla ilgilenenlerin zihinsel dayanıklılık düzeyleri, takım sporlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Antrenman süresi arttıkça kararlılık ve zihinsel dayanıklılık da artmıştır.
Sonuç: Kararlılık ve zihinsel dayanıklılık, öğrencilerin sportif ve akademik başarılarında önemli rol oynamaktadır. Spor branşına göre farklılaşan bu özellikler, sporcuların stresle başa çıkma, motivasyonu sürdürme ve performans geliştirme süreçlerinde etkilidir. Bu nedenle, zihinsel dayanıklılığı artırmaya yönelik programlar ve psikolojik destek uygulamaları önem arz etmektedir.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
TEŞEKKÜR ii
İÇİNDEKİLER iii
ŞEKİLLER DİZİNİ vi
TABLOLAR DİZİNİ vi
ÖZET vii
ABSTRACT viii
1. GİRİŞ 1
1.1. Problemin Tanımı 3
1.2. Araştırmanın Amacı 4
1.3. Araştırmanın Önemi 4
2. GENEL BİLGİLER 5
2.1. Spor Kavramı 5
2.1.1. Sporun Temel Amaçları 7
2.1.2. Sporun Önemi 8
2.2. Kararlılık/Karar Verme. 9
2.2.1. Kararların Sınıflandırılması 11
2.2.2. Kararlılık Modelleri 12
2.2.2.1. Rasyonel Karar Verme Modeli.. 12
2.2.2.2. Sezgisel Karar Verme Modeli 12
2.2.2.3. Bağımlı Karar Verme Modeli. 13
2.2.2.4. Kaçınma Karar Verme Modeli. 13
2.2.2.5. Kendiliğinden-Anlık Karar Verme Modeli 13
2.2.3. Karar Verme İşlevinin Özellikleri 14
2.2.4. Karar Verme Sürecinin Öğeleri 14
2.2.5. Sporda Karar Verme. 16
2.3. Zihinsel Dayanıklılığın Kuramsal Yapısı 17
2.3.1. Zihinsel Dayanıklılığın Temel Aldığı Kişilik Kuramları. 20
2.3.1.1. Kişilik Faktör Analizi Modeli 20
2.3.1.2. Kişilik Yapısı Kuramı 21
2.3.1.3. Sağlam Kişilik Modeli 22
2.3.2. Zihinsel dayanıklılığı etkileyen etmenler 23
2.3.3. Sporda zihinsel dayanıklılık 24
3. GEREÇ VE YÖNTEM 25
3.1. Gereç 26
3.1.1. Araştırmanın Modeli 26
3.2. Yöntem 26
3.2.1. Araştırmanın Evren ve Örneklemi 26
3.3. Veri Toplama Araçları 26
3.3.1. Kişisel Bilgi Formu 27
3.3.2. Kısa Kararlılık Ölçeği 27
3.3.3. Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri 27
3.4. Verilerin Toplanması ve İstatiksel Analizi 28
4. BULGULAR 29
4.1. Araştırma Grubu 29
5. TARTIŞMA 39
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 46
6.1. Sonuç 46
6.2. Öneriler 46
KAYNAKLAR 48
EKLER 62
Ek 1. Google Form 62
Ek 2. Ölçek İzni 63
Ek 3. Demografik Bilgiler 65
Ek 4. Ölçeğin Ölçek Soruları 66
Ek 5. Etik Kurul Onayı 67
BİLİMSEL ETİK BEYANI 68
ÖZ GEÇMİŞ 6
Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutumları Ve Sosyal Görünüş Kaygı Düzeylerinin İncelenmesi (Aydın İli Örneği)
SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SAĞLIKLI BESLENMEYE İLİŞKİN TUTUMLARI VE SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ (Aydın İli Örneği)
Gökmen A. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2025.
Amaç: Bu çalışma; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde eğitim gören öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları ve sosyal görünüş kaygı düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem: Araştırma, ilişkisel tarama modeli temelinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören 401 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, çevrim içi anket yöntemiyle Google Form aracılığıyla toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu’nun yanı sıra, Tekkurşun Demir ve Cicioğlu (2019) tarafından geliştirilen “Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği” ile Doğan (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan “Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin normalliği çarpıklık ve basıklık değerleriyle değerlendirilmiş, dağılımın normal olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle analizlerde parametrik testler tercih edilmiştir. Gruplar arası farkların incelenmesinde bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), anlamlı fark görülen değişkenler için ise Tukey HSD testi uygulanmıştır. Değişkenler arası ilişki Pearson korelasyon analiziyle incelenmiştir.
Bulgular: Araştırma bulgularına göre, sağlıklı beslenme tutumu ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p0.05). Vücut ağırlığı ile sağlıklı beslenme tutumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki belirlenmiş (p0.05). Öğrenim görülen bölüm, vücut tipi, öğün sayısı, öğünlerin yenildiği yer ve aktif spor yapma durumu hem sağlıklı beslenme tutumu hem de sosyal görünüş kaygısı üzerinde anlamlı farklılık yaratmıştır (p0.05).
Sonuç: Araştırma, üniversite öğrencilerinin sağlıklı beslenme tutumlarının ve sosyal görünüş kaygısı düzeylerinin çeşitli demografik ve yaşam tarzı faktörlerinden etkilendiğini ortaya koymuştur. Özellikle cinsiyet, vücut tipi, öğrenim görülen bölüm, öğün sayısı, öğün yeri ve aktif spor yapma durumu bu değişkenler üzerinde anlamlı farklılıklar yaratmıştır. Sağlıklı beslenme tutumu ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönlü bir ilişki bulunması, olumlu beslenme alışkanlıklarının beden algısı ve görünüş kaygısıyla yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, sağlıklı yaşam farkındalığının artırılması ve beden algısına yönelik psikososyal desteklerin geliştirilmesinde bireysel farklılıkların dikkate alınması gerektiğine işaret etmektedir.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
TEŞEKKÜR ii
İÇİNDEKİLER iii
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ vi
TABLOLAR DİZİNİ vii
ÖZET viii
ABSTRACT x
1. GİRİŞ 12
1.1. Problemin Tanımı 13
1.2. Araştırmanın Amacı 14
1.3. Araştırmanın Önemi 14
2. GENEL BİLGİLER 15
2.1. Beslenmenin Tanımı 15
2.2. Besin Ögeleri 16
2.3. Sağlıklı Beslenmenin Tanımı ve Önemi 23
2.3.1. Sağlıklı Beslenmeyi Etkileyen Faktörler 25
2.4. Sağlıklı Beslenme Tutumu 25
2.5. Sporcular için Beslenmenin Önemi 26
2.6. Kaygı 26
2.6.1. Kaygının nedenleri 28
2.6.2. Kaygının belirtileri………………………………………………………………........29
2.6.3. Kaygının türleri 30
2.6.3.1.Durumluluk kaygı 30
2.6.3.2 Sürekli kaygı 30
2.6.4. Sosyal kaygı 31
2.6.4.1. Sosyal kaygının nedenleri 32
2.7. Sosyal görünüş kaygısı 33
2.7.1. Sosyal görünüş kaygısına neden olan faktörler 34
2.8. Spor yapan bireylerde sosyal görünüş kaygısı 36
3. GEREÇ VE YÖNTEM 37
3.1. Gereç 37
3.1.1. Araştırmanın Modeli 37
3.2. Yöntem 37
3.2.1. Araştırmanın Evren ve Örneklemi 37
3.3. Veri Toplama Araçları 37
3.3.1. Kişisel Bilgi Formu 37
3.3.2. Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği 37
3.3.3. Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği 38
3.4. Verilerin Toplanması ve İstatiksel Analizi 38
4. BULGULAR 40
4.1. Araştırma Grubu 40
5. TARTIŞMA 52
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 61
6.1. Sonuç 61
6.2. Öneriler 61
KAYNAKLAR 63
EKLER 80
Ek 1. Google anket formunun ilk sayfası. 80
Ek 2. Ölçek izin mailleri. 81
Ek 3. Demografik bilgiler. 83
Ek 4. Ölçeğin ölçek soruları. 84
Ek 5. Etik kurul onayı. 86
BİLİMSEL ETİK BEYANI 87
ÖZ GEÇMİŞ 8
Dört Büyükler Futbol Takımı Taraftarlarının Gelişmeleri Kaçırma Korkusu İle Taraftarlık Özdeşleşme Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
DÖRT BÜYÜKLER FUTBOL TAKIMI TARAFTARLARININ GELİŞMELERİ KAÇIRMA KORKUSU İLE TARAFTARLIK ÖZDEŞLEŞME DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Taşar T. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2025.
Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye’deki dört büyük futbol kulübü olan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor futbol takımı taraftarlarının gelişmeleri kaçırma korkusu (GKK) düzeyleri ile taraftarlık özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir.
Gereç ve Yöntem: Araştırma, ilişkisel tarama modeli temelinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Türkiye genelinde farklı bölgelerden ulaşılan, dört büyük futbol kulübünün taraftarı olan 423 kişi oluşturmaktadır. Veriler, Google Form aracılığıyla çevrim içi olarak toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak “Durumsal Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Ölçeği” ve “Spor Taraftarları Özdeşleşme Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin normalliği, çarpıklık ve basıklık değerleriyle değerlendirilmiş ve dağılımın normal olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle analizlerde parametrik testler tercih edilmiştir. Gruplar arası farklılıklar için t-testi ve ANOVA; değişkenler arası ilişkiler için ise Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır.
Bulgular: Araştırma bulgularına göre, gelişmeleri kaçırma korkusu ile taraftarlık özdeşleşme düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Cinsiyet değişkenine göre özdeşleşme düzeyi, kadın ve erkek katılımcılar arasında anlamlı şekilde farklılaşmıştır (p<0.05). Doğum yılı ile GKK arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Katılımcıların sosyal medyada geçirdikleri süre, yaşadıkları bölge ve maç izleme tercihleri gibi değişkenler, hem GKK hem de taraftarlık düzeyi üzerinde anlamlı farklılıklar yaratmıştır. Fanatik taraftar olarak kendini tanımlayan bireylerin özdeşleşme puanları, sadece “taraftar” olduğunu belirten bireylerden anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur.
Sonuç: Araştırma, taraftarlık özdeşleşmesinin demografik değişkenler ve medya kullanımı gibi çeşitli faktörlerden etkilendiğini ortaya koyarken, GKK ile taraftarlık düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Ayrıca, sosyal medya kullanım süresi ve maç izleme tercihleri gibi unsurların taraftarlık davranışlarını etkilediği görülmüştür. Elde edilen bulgular, spor kulüplerinin taraftar bağlılığı stratejilerinde dijital iletişimin önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
TEŞEKKÜR ii
İÇİNDEKİLER iii
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ v
TABLOLAR DİZİNİ vi
ÖZET vii
ABSTRACT ix
1. GİRİŞ 11
1.1. Problemin Tanımı 13
1.2. Araştırmanın Amacı 13
1.3. Araştırmanın Önemi 14
2. GENEL BİLGİLER 15
2.1. Futbol ve Tarihsel Gelişimi 15
2.2. Türkiye’de Futbol ve Dört Büyükler 17
2.3. Taraftar 19
2.3.1 Türkiye’de Futbol Taraftarı 20
2.4. Gelişmeleri Kaçırma Korkusu ( FoMo) 22
2.4.1. Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Etiyolojisi 23
2.5. Özdeşleşme 24
2.5.1. Sporda Özdeşleşme 25
2.5.2. Taraftar ve Özdeşleşme 26
2.5.2.1. Spor Medyası ve Taraftar İlişkisi 27
3. GEREÇ VE YÖNTEM 30
3.1. Gereç 30
3.1.1. Araştırmanın Modeli 30
3.2. Yöntem 30
3.2.1. Araştırmanın Evren ve Örneklemi 30
3.3. Veri Toplama Araçları 31
3.3.1. Kişisel Bilgi Formu 31
3.3.2. Durumsal Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Ölçeği 31
3.3.3. Spor Taraftarları Özdeşleşme Ölçeği 32
3.4. Verilerin Toplanması ve İstatiksel Analizi 32
4. BULGULAR 33
5. TARTIŞMA 41
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 48
6.1. Sonuç 48
6.2. Öneriler 48
KAYNAKLAR 50
EKLER 61
Ek 1. Google anket formunun ilk sayfası. 61
Ek 4. Ölçeğin ölçek soruları. 64
Ek 5. Etik kurul onayı. 66
BİLİMSEL ETİK BEYANI 67
ÖZ GEÇMİŞ 68
Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Beden Eğitimi Ve Spora Karşı Tutumları İle Akademik Motivasyon Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN BEDEN EĞİTİMİ VE SPORA KARŞI TUTUMLARI İLE AKADEMİK MOTİVASYON DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Dağdelen S. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2025.
Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin beden eğitimi ve spora karşı tutumları ile akademik motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca, bu değişkenlerin çeşitli demografik faktörlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği de analiz edilmiştir.
Gereç ve Yöntem: Araştırma, nicel araştırma yaklaşımlarından biri olan ilişkisel tarama modeli ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Türkiye’de bir devlet üniversitesinin Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim görmekte olan 326 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak “Beden Eğitimi ve Spora Yönelik Tutum Ölçeği” ile “Akademik Motivasyon Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler, betimleyici istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: Araştırma sonucunda, öğrencilerin beden eğitimi ve spora karşı genel olarak olumlu tutumlara sahip oldukları ve akademik motivasyon düzeylerinin orta-yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca beden eğitimi ve spora yönelik tutumlar ile akademik motivasyon düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Demografik değişkenler açısından ise cinsiyet, sınıf düzeyi, haftalık egzersiz sıklığı ve spor geçmişi gibi bazı değişkenlerin bu tutum ve motivasyon düzeylerinde anlamlı farklılık yarattığı gözlemlenmiştir.
Sonuç: Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin beden eğitimi ve spora yönelik olumlu tutumlarının, akademik motivasyon düzeyleri ile pozitif yönde ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgu, sporun bireyin yalnızca fiziksel gelişimine değil, aynı zamanda akademik süreçlerine de katkı sağladığını göstermektedir. Elde edilen veriler, spor temelli öğrenme ortamlarının öğrencilerin akademik başarılarına destekleyici bir unsur olarak yapılandırılabileceğini göstermektedir.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
TEŞEKKÜR ii
İÇİNDEKİLER iii
TABLOLAR DİZİNİ vi
ÖZET viii
ABSTRACT x
1. GİRİŞ 1
1.1. Problemin Tanımı 3
1.2. Araştırmanın Amacı 3
1.3. Araştırmanın Önemi 4
2. GENEL BİLGİLER 6
2.1. Beden Eğitimi ve Sporun Tanımı ve Önemi 6
2.1.1. Beden Eğitiminin Tarihçesi ve Gelişimi 7
2.1.2. Sporun Bireysel ve Toplumsal İşlevleri 9
2.1.3. Eğitim Sisteminde Beden Eğitiminin Yeri 10
2.2. Tutum Kavramı 12
2.2.1. Tutumun Öğeleri 13
2.2.1.1. Bilişsel Öğe 13
2.2.1.2. Duyuşsal Öğe 14
2.2.1.3. Davranışsal Öğe 15
2.2.2.Tutumun Oluşumu ve Değişimi 15
2.3. Motivasyon Kavramı 16
2.3.1. Motivasyon Türleri 18
2.3.1.1. İçsel Motivasyon 18
2.3.1.2. Dışsal Motivasyon 18
2.3.2. Motivasyon Teorileri (Kapsam ve Süreç Teorileri) 19
2.3.2.1. İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi 19
2.3.2.2. Herzberg’ in Motivasyon Teorisi 20
2.3.2.3. Mc-Clelland’ ın Başarı İhtiyacı Teorisi 20
2.3.2.4. Alderf’ in ERG Teorisi 21
2.3.2.5. Pavlov ve Skinner’ in Koşullanma Teorisi 22
2.3.2.6. Vroom’ un Beklenti Teorisi 22
2.3.2.7. Adams’ ın Eşitlik Teorisi 23
2.3.2.8. Locke’ un Amaç Teorisi 24
2.4. Akademik Motivasyon Kavramı 25
2.4.1. Akademik Motivasyonu Etkileyen Faktörler 26
2.5. Tutum ile Motivasyon Arasındaki İlişki 27
3. GEREÇ VE YÖNTEM 30
3.1. Gereç 30
3.1.1. Araştırmanın Modeli 30
3.2. Yöntem 30
3.2.1. Araştırmanın Evren ve Örneklemi 30
3.3. Veri Toplama Araçları 31
3.3.1. Kişisel Bilgi Formu 31
3.3.2. Beden Eğitimi ve Spora İlişkin Tutum Ölçeği 31
3.3.3. Akademik Motivasyon Ölçeği 32
3.4. Verilerin Toplanması ve İstatiksel Analizi 32
4. BULGULAR 33
4.1. Araştırma Grubu 33
5. TARTIŞMA 54
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 68
6.1. Sonuç 68
6.2. Öneriler 68
KAYNAKLAR 71
EKLER 85
Ek 1. Google Form 85
Ek 2. Ölçek İzni 86
Ek 3. Demografik Bilgiler 87
Ek 4. Ölçeğin Ölçek Soruları 88
Ek 5. Etik Kurul Onayı 90
BİLİMSEL ETİK BEYANI 91
ÖZ GEÇMİŞ 9
Hemşirelik Öğrencilerine Verilen Farkındalık Temelli Psikoeğitimin Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç, Sosyal Mesafe ve Damgalamaya Etkisi: Yarı Deneysel Bir Çalışma
Amaç: Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerine verilen farkındalık temelli psikoeğitimin, ruhsal hastalıklara yönelik inanç, sosyal mesafe ve damgalama üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Gereç ve Yöntem: Yarı deneysel desenle yürütülen çalışmada, bir müdahale ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Çalışmaya, 01.10.2023 – 31.05.2024 tarihleri arasında gönüllü olarak katılım sağlayan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi 2. Sınıf hemşirelik öğrencileri (n=84) dahil edilmiştir. Müdahale grubuna belirlenen süre boyunca farkındalık temelli psikoeğitim uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Veriler, Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç Ölçeği, Sosyal Mesafe Ölçeği ve Sağlık Çalışanları İçin Ruhsal Hastalıklara Yönelik Damgalama Ölçeği kullanılarak ön test, son test, 1. ay ve 3. ay takip ölçümleri ile toplanmıştır. İstatistiksel analizlerde Mann-Whitney U testi, Ki-Kare testi ve Friedman testi kullanılmıştır.
Bulgular: Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç Ölçeği (RHYİÖ) açısından müdahale ve kontrol grupları arasında çalışmanın başlangıcında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (χ² = 7,395, p = 0,060). Psikoeğitim sonrası müdahale grubunda ruhsal hastalıklara yönelik inanç puan ortalamalarında bir miktar değişim gözlense de bu fark istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değildir (p > 0,05). Araştırma bulgularına göre, Sosyal Mesafe Ölçeği (SMÖ) puan ortalamalarında müdahale grubunda anlamlı bir azalma gözlenmiştir (χ² = 8,557, p = 0,036). Ön test (X̄ = 51,56 ± 15,07), Son Test (X̄ = 42,33 .± 22,89), 1. ay (X̄ = 36,36 ± 13,40), 3. ay (X̄ = 50,53 ± 13,74) şeklinde sosyal mesafenin azaldığı, bu farkın 1. ayda belirginleştiği ve 3. ayda kalıcı olduğu belirlenmiştir. Kontrol grubunda ise bu değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p > 0,05). Sağlık Çalışanlarının Ruhsal Hastalıklara Yönelik Damgalama Ölçeği (SÇ-RHYDÖ) puan ortalamalarında da benzer bir azalma gözlenmiş, müdahale grubunun ön test puan ortalaması (X̄ = 57,96 ± 8,66), son test puan ortalaması (X̄ = 58,13 ± 13,72), 1. ay ölçüm puan ortalaması (X̄ = 44,20 ± 5,81), 3. ay ölçüm puan ortalamasında (X̄ = 48,27 ± 11,62) istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş saptanmıştır (χ² = 13,553, p = 0,004). Ancak müdahale grubunun ölçümlerinin 1. ayında değişim gözlenmemiş, etkilerin daha çok 3. ayda belirginleştiği görülmüştür.
Sonuç: Bu çalışmada, farkındalık temelli psikoeğitimin sosyal mesafe ve damgalama algısını azaltmada kalıcı bir etkiye sahip olduğu, ancak ruhsal hastalıklara yönelik inançları değiştirmede kısa vadede belirgin bir etki oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.KABUL VE ONAY ii
TEŞEKKÜR iii
İÇİNDEKİLER iv
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ vii
ŞEKİLLER DİZİNİ viii
TABLOLAR DİZİNİ ix
ÖZET x
ABSTRACT xii
1. GİRİŞ 1
1.1. Problemin Tanımı ve Önemi 1
1.2. Araştırmanın Amacı 4
1.3. Araştırmanın Hipotezleri 5
2. GENEL BİLGİLER 6
2.1. Ruh Sağlığı ve Ruhsal Hastalık 6
2.2. Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç 12
2.3. Ruhsal Hastalıklara Yönelik Sosyal Mesafe 16
2.4. Ruhsal Hastalıklara Yönelik Damgalama 16
2.5. Farkındalık Temelli Psikoeğitim 26
2.6. Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç, Sosyal Mesafe ve Damgalama ile İlgili Ülkemizde Yapılan Çalışmalar 29
2.7. Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç, Sosyal Mesafe ve Damgalama ile İlgili Yurtdışında Yapılan Çalışmalar 33
2.8. Damgalamanın Azaltılmasında Psikiyatri Hemşiresinin Rolü 41
3. GEREÇ VE YÖNTEM 43
3.1. Araştırmanın Modeli 43
3.2. Evren ve Örneklem 43
3.3. Araştırmaya Dahil Edilme Kriterleri 44
3.4. Araştırmadan Çıkarılma Kriterleri 44
3.5. Araştırmanın Uygulandığı Yer ve Zaman 44
3.6. Veri Toplama Araçları 45
3.7. Farkındalık Temelli Psikoeğitimin Hazırlanma Süreci 47
3.8. Araştırmanın Değişkenleri 48
3.9. İstatistiksel Analizler 48
3.10. Araştırmanın Etik Yönü 49
3.11. Araştırmanın Sınırlılıkları 52
4. BULGULAR 53
5. TARTIŞMA 73
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 78
KAYNAKLAR 81
EKLER 108
Ek 1. Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç Ölçeği İzni 108
Ek 2. Sosyal Mesafe Ölçeği İzni 109
Ek 3. Sağlık Çalışanları İçin Ruhsal Hastalıklara Yönelik Damgalama Ölçeği İzni 110
Ek 4. Etik Kurul Onayı 111
Ek 5. Kurum İzni 112
Ek 6. Bilgilendirilmiş Onam Formu 113
Ek 7. Kişisel Bilgi Formu 114
Ek 8. Ruhsal Hastalığa Yönelik İnançlar, Sosyal Mesafe ve Damgalamayı Etkileyeceği Düşünülen Sorular 115
Ek 9. Ruhsal Hastalığa Yönelik İnançlar Ölçeği (RHYİÖ) 116
Ek 10. Sosyal Mesafe Ölçeği (SMÖ) 118
Ek 11. Sağlık Çalışanları İçin Ruhsal Hastalıklara Yönelik Damgalama Ölçeği (SÇ-RHYDÖ) 122
Ek 12. Mindfulness Temelli Stres Azaltma Programı Katılım Sertifikası 124
BİLİMSEL ETİK BEYANI 125
ÖZ GEÇMİŞ 12
EVALUATION OF THE IMPACT OF RPS26P25 PSEUDOGENE ON CELL VIABILITY, APOPTOSIS, AND CELL CYCLE IN LUNG CANCER CELLS
Ülgü G. N. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2025.
Amaç: Bu çalışmada, RPS26P25 adlı pseudogenin akciğer kanseri hücrelerindeki potansiyel rolü araştırılmış ve terapötik hedef olarak değerlendirilebilirliği incelenmiştir.
Gereç ve Yöntem: Çalışmada insan akciğer adenokarsinom hücre hattı (A549) ile sağlıklı Tip II alveol epitel hücre hattı (T2A) kullanılmıştır. Hücreler MEM besiyerinde kültürlenmiş, canlılık tripan mavisi ile izlenmiştir. RPS26P25 ekspresyonu qPCR ile belirlenmiş, gen susturma siRNA ile gerçekleştirilmiştir. Susturma sonrası RNA izolasyonu yapılarak qPCR ile doğrulama yapılmıştır. Apoptoz ve hücre döngüsü akış sitometrisi ile değerlendirilmiştir. Sisplatin ile kombinasyon çalışmaları yürütülmüş, veriler GraphPad Prism yazılımı ile analiz edilmiştir.
Bulgular: RPS26P25 pseudogeninin susturulması, A549 hücrelerinde toplam apoptotik hücre oranında %16,07’lik anlamlı artışa (p 0,05).
Sonuç: RPS26P25 pseudogeninin akciğer kanseri hücrelerinde apoptoz ve kemoterapiye duyarlılığı etkilediği gösterilmiştir. Bu bulgular, söz konusu pseudogenin terapötik hedef ve potansiyel biyobelirteç adayı olabileceğini desteklemektedir. Daha ileri in vivo ve klinik çalışmalar gereklidir.KABUL VE ONAY................................... ı
TEŞEKKÜR........................................ ıı
İÇİNDEKİLER..................................... ııı
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ.................. vıı
ŞEKİLLER DİZİNİ................................. x
TABLOLAR DİZİNİ................................. xıı
ÖZET............................................ xııı
ABSTRACT........................................ xıv
1. GİRİŞ........................................ 1
1.1.Araştırmanın Problem........................ 1
1.2. Araştırmanın Sorusu........................ 1
1.3. Araştırmanın Hipotezi...................... 1
1.4. Araştırmanın Varsayımları.................. 1
1.5. Araştırmanın Sınırlılıkları................ 2
1.6. Araştırmanın Amacı......................... 2
2. GENEL BİLGİLER............................... 3
2.1. Kanser..................................... 3
2.1.1. Kanserin Temel Özellikler................ 3
2.1.2. Kanserin Kökeni.......................... 5
2.1.2.1. Genetik Mutasyonlar.................... 5
2.1.2.2. Epigenetik Değişiklikler ve Gen
İfadesi......................................... 5
2.1.2.3. Çevresel Faktörler ve Kanser Gelişimi.. 6
2.1.2.4. Tümör Mikroçevresi ve Kanser........... 6
2.1.2.5. Metastaz ve Kanserin Yayılması......... 6
2.2. Akciğer Kanseri............................ 7
2.2.1. Epidemiyoloji............................ 7
2.2.2. Risk Faktöri............................. 8
2.2.3. Sınıflandırma............................ 8
2.2.4. Moleküler Temelleri...................... 9
2.2.5. Tanı Yöntemleri.......................... 12
2.2.5.1. Klinik Belirtiler...................... 12
2.2.5.2. Görüntüleme Teknikleri................. 12
2.2.5.3. Biyopsi ve Sitolojik İncelemeler....... 13
2.2.5.4. Moleküler Tanı Yöntemleri.............. 13
2.2.5.5. Tedavi Yöntemleri...................... 13
2.2.5.6. Prognoz ve İzlem....................... 17
2.3. Pseudogenler............................... 18
2.3.1. Pseudogenlerin Tanımı ve Genel
Özellikleri..................................... 18
2.3.2. Kanser Biyolojisinde Pseudogenler........ 19
2.3.2.1. ceRNA Ağı ve MikroRNA Rekabeti......... 19
2.3.2.2. Epigenetik Mekanizmalar................ 20
2.3.2.3. Tümöre Özgü İmza ve Biyobelirteç
Potansiyeli..................................... 21
2.3.2.4. Potansiyel Klinik Uygulamalar ve
Gelecek Perspektifler........................... 22
2.3.3. Akciğer Kanserinde Pseudogenle........... 22
2.3.3.1. Tanı ve Prognozda Pseudogenlerin Rolü.. 22
2.3.4. RS26P25 Pseudogeni....................... 23
3. GEREÇ VE YÖNTEM.............................. 25
3.1. Hücre Kültürü Çalışmaları.................. 25
3.1.1. Kullanılan Hücreler...................... 25
3.1.2. Farklı Akciğer Hücre Modellerinin
Çoğaltılması ve Takibi.......................... 25
3.1.3. Hücrelerin Pasajlanması.................. 26
3.1.4. Hücrelerin Dondurulması.................. 26
3.1.5. Hücrelerin Çözülmesi..................... 27
3.2. Hücre Modellerinde RPS26P25 Pseudogeninin
Ekspresyon DüzeylerininBelirlenmesi............. 27
3.2.1. RNA İzolasyonu........................... 27
3.2.2. RNA Miktarının ve Saflık Değerlerinin
Ölçümü.......................................... 28
3.2.3. Komplementer DNA (cDNA) Sentezi.......... 28
3.2.4. Kantitatif Ters Transkriptaz Polimeraz
Zincir Reaksiyonu (qRT-PCR)..................... 28
3.3. Hücre Modellerinde RPS26P25 Pseudogeninin
Susturulması ve Validasyonu..................... 29
3.4. Sı̇splatı̇nı̇n Hücreler Üzerı̇ndekı̇ Sı̇totoksı̇k
Etkı̇sı̇nı̇n Belirlenmesi.......................... 30
3.5. Fonksiyonel in vitro Çalışmalar............ 31
3.5.1. RPS26P25 Pseudogeninin Apoptoz Üzerindeki
Etkisinin Belirlenmesi.......................... 31
3.5.2. RPS26P25 Pseudogeninin Hücre Döngüsü
Üzerindeki Etkisinin Belirlenmesi............... 32
4. BULGULAR..................................... 33
4.1. RPS26P25 Geninin Ekspresyon Düzeyi......... 33
4.2. Hücre Modellerinde RPS26P25 Pseudogeninin
Susturulması ve Validasyonu..................... 33
4.3. Sı̇totoksı̇site Analizleri................... 34
4.4. Apoptoz Analizleri Sonuçları............... 35
4.5. Hücre Döngüsü Analizleri Sonuçları......... 42
5. TARTIŞMA..................................... 50
6. SONUÇ VE ÖNERİLER............................ 53
KAYNAKLAR....................................... 54
BİLİMSEL ETİK BEYANI............................ 61
ÖZGEÇMİŞ........................................ 6
TRAIL Yüklü İlaç Taşıyıcı Sistemlerin Tümör Üzerindeki Etkisinin In Vitro ve In Vivo Olarak İncelenmesi
ÖZET
TRAIL YÜKLÜ İLAÇ TAŞIYICI SİSTEMLERİN TÜMÖR ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN IN VITRO VE IN VIVO OLARAK İNCELENMESİ
Küçük A. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Moleküler Biyoteknoloji Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2025.
Amaç: TRAIL kanser hücrelerinde hücre canlılığını baskılayan önemli bir protein olup yarı ömrü kısadır. İlaç taşıyıcı sistemler ile TRAIL’in etkinliğinin arttırılması ve hücresel mekanizmaların araştırılması için gerekmektedir. Meme kanseri tedavisinde kullanılabilecek TRAIL’in yarı ömrünü uzatabilecek taşıyıcı sistemlerin geliştirilerek in vitro hücre kültüründe ve in vivo fare tümör modelinde tümöre ulaşma potansiyelinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada TRAIL rekombinant proteini saflaştırıldı, PLGA ve eksozom kullanılarak ilaç taşıyıcı sistemler geliştirildi ve karakterizasyonları yapıldı. İnsan meme kanser hücre hattı MDA-MB-231 üzerinde ilaç taşıyıcı sistemler etkinlik açısından değerlendirildi, apoptotik ve otofajik mekanizmalar akış sitometri ve qPCR kullanılarak analiz edildi. İlaç taşıyıcı sistemler EAC in vivo fare tümör modeli oluşturularak etkinlikleri belirlendi. Farelerden alınan dokular ile histopatolojik değerlendirmeler HE ve Ki-67 boyaması ile yapıldı.
Bulgular: PLGA ve eksozomlara yüklenen TRAIL proteini MDA-MB-231 hücrelerinde hücre canlılığını baskılayarak apoptozu arttırdı. İlaç taşıyıcı sistemler içerisindeki TRAIL proteini Casp-3 ve LC3B gen ekspresyonlarını ve Annexin-V bağlanmasını artışını sağladı. Fare tümörlerinde hem PLGA formülasyonu hemde eksozom ilaç taşıyıcı sistemi tümörün küçülmesini sağladı ve dokuda tümör hücrelerinin ölümünü sağladı.
Sonuç: PLGA ve eksozomal ilaç taşıyıcı sistemler ile TRAIL proteininin etkinliğini arttırılabilir ve bu sistemler meme kanseri tedavileri için biyoteknolojik ilaçların geliştirilmesine katkılar sunabilir.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
TEŞEKKÜR ii
İÇİNDEKİLER iii
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ vii
ŞEKİLLER DİZİNİ x
RESİMLER DİZİNİ xii
TABLOLAR DİZİNİ xiii
ÖZET xiv
ABSTRACT xv
1. GİRİŞ 1
2. GENEL BİLGİLER 3
2.1. TRAIL 3
2.1.1. TRAIL’in Yapısı 4
2.1.2. TRAIL’in Reseptörleri 5
2.1.3. TRAIL ve Apoptoz 7
2.1.4. TRAIL ve Otofaji 10
2.1.5. TRAIL ve Klinik Uygulamaları 11
2.2. Meme Kanseri ve Moleküler Alt Tipleri 14
2.2.1. Üçlü Negatif Meme Kanseri 15
2.2.3. Meme Kanseri Hayvan Modelleri 18
2.2.3.1. Erlich Asit Karsinomu (EAC) 19
2.3. İlaç Taşıyıcı Sistemler 21
2.3.1. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin Temelleri ve Hedefleme Yaklaşımları 21
2.3.2. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin Sınıflandırılması ve Türleri 23
2.3.3. Polimerik Sistemler 25
2.3.3.1. Tanımı, Sınıflandırılması ve Yapı-Özellik İlişkisi 25
2.3.3.2. Klinik Uygulamalar ve Gelecek Perspektifi 26
2.3.3.3. PLGA 27
2.3.3.3.1. Kimyasal Yapısı ve Temel Özellikleri 27
2.3.3.3.2. Karakterizasyon ve Formülasyon Yöntemleri 28
2.3.3.3.3. Klinik Uygulamalar ve Hedefleme Stratejileri 29
2.3.3.3.4. Gelecek Perspektifi ve Terapötik Potansiyeli 29
2.3.3.3.5. Kullanılan Yardımcı Bileşen: Gelucire® 48/16 30
2.3.4. Eksozom 31
2.3.4.1. Yapısı ve İçeriği 32
2.3.4.2. Saflaştırılması (İzolasyon Yöntemleri) 34
2.3.4.3. Eksozomlara İlaç Yükleme Yaklaşımları 35
2.3.4.4. Eksozomların Terapötik Uygulamaları 36
3. GEREÇ VE YÖNTEM 38
3.1. Gereç 38
3.1.1. Cihazlar 38
3.1.2. Kullanılan Sarf Malzeme ve Kimyasal Maddeler 39
3.2. Yöntem 41
3.2.1. Rekombinant TRAIL üretimi ve Saflaştırılması 41
3.2.1. 1. Plazmidlerin Çoğaltılması 41
3.2.1. 2. Transformasyon 41
3.2.1. 3. TRAIL Proteinin Saflaştırılması 42
3.2.1. 4. TRAIL Proteinin SDS-PAGE Yöntemi ile Analizi 43
3.2.2. TRAIL İçeren PLGA Nanopartiküllerin Hazırlanması 44
3.2.3. Hücre Kültürü 46
3.2.3.1. MDA-MB-231 Hücre Hattının Büyütülmesi ve Çoğaltılması 47
3.2.3.2. MDA-MB-231 Hücrelerinin Sayılması 47
3.2.3.3. MDA-MB-231 Hücrelerinin Pasajlanması ve Dondurulması 48
3.2.4. MDA-MB-231 Hücrelerinden Eksozom İzolasyonu 48
3.2.4.1. Eksozomların ve Nanopartiküllerin Boyut Ölçümü ve Miktar Tayini 50
3.2.5. Eksozomlara Elektroporasyon ile TRAIL Protein Yüklenmesi 51
3.2.6. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin MDA-MB-231 Hücreleri Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi 52
3.2.6.1. MTT ile Sitotoksisite etkisi 52
3.2.6.2. Annexin V & PI Hücre Boyaması ile Apoptoz Üzerine Etkisi 53
3.2.6.3. Gen Ekspresyon Çalışmaları 54
3.2.6.3.1. RNA İzolasyonu 54
3.2.6.3.2. cDNA Sentezi 56
3.2.6.3.3. qPCR Analiz Aşamaları 57
3.2.7. In Vivo EAC Tümör Geliştirme ve Uygulamaları 59
3.2.7.1. EAC Katı Tümör Oluşturma 59
3.2.7.2. Tümörün ve Tedavinin Takibi 60
3.2.8. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin Tümör Dokusunun Gen Ekspresyonları Üzerine Etkisi 61
3.2.9. Tümör Dokusunun Histolojik Olarak Analizleri 62
3.2.8.1. Histolojik Doku Takibi 62
3.2.9.2. Tümörün HE Boyaması 63
3.2.10. İstatiksel Değerlendirme 67
4. BULGULAR 68
4.1. TRAIL Proteini Saflaştırma ve Miktar Tayini Sonuçları 68
4.2. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin Karakterizasyon Sonuçları 68
4.3. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin MDA-MB-231 Hücrelerinde Sitotoksisite Sonuçları 69
4.4. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin MDA-MB-231 Hücrelerinde Annexin-V Bağlanma Sonuçları 71
4.5. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin MDA-MB-231 Hücrelerinde Casp-3 Gen Ekspresyon Sonuçları 72
4.6. İlaç Taşıyıcı Sistemlerin MDA-MB-231 Hücrelerinde LC3B Gen Ekspresyon Sonuçları 73
4.7. İlaç Taşıyıcı Sistem Uygulaması ile EAC Fare Tümörü Hacimleri Sonuçları 74
4.8. İlaç Taşıyıcı Sistem Uygulaması ile EAC Fare Tümör Dokusunda Casp-3 Gen Ekspresyon Sonuçları 75
4.9. İlaç Taşıyıcı Sistem Uygulaması ile EAC Fare Tümör Dokusunda LC3B Gen Ekspresyon Sonuçları 75
4.10. İlaç Taşıyıcı Sistem Uygulaması ile EAC Fare Tümör Dokusunda HE Boyama Sonuçları 76
4.11. İlaç Taşıyıcı Sistem Uygulaması ile EAC Fare Tümör Dokusunda Ki67 Boyama Sonuçları 77
5. TARTIŞMA 79
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 88
KAYNAKLAR 89
EKLER 108
Ek. 1. Hayvan Deneyleri Etik Kurul Onayı 108
BİLİMSEL ETİK BEYANI 109
ÖZ GEÇMİŞ 11
Edirne Yöresindeki Köpeklerde Cryptosporidium spp.'nin Yaygınlığının Araştırılması
Amaç: Cryptosporidium spp. dünya çapında yaygın, insan ve hayvanlarda gastrointestinal hastalık meydana getirebilen paraziter bir protozoondur. Genç ve immun sistemi baskılanmış hayvanlarda ciddi enfeksiyona neden olan parazit sıklıkla sindirim sistemi epitel hücrelerine lokalize olarak enfeksiyon meydana getirmektedir. Zoonotik olması, geniş popülasyonlarda görülmesi ve etkenin çevrede yayılmasının kolay olmasıyla mücadele gerektiren bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, Edirne yöresinde köpeklerde Cryptosporidium spp. varlığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Gereç ve Yöntem: Araştırmanın hayvan materyalini Edirne yöresindeki farklı yaş ve cinsiyette sağlıklı (n=86) ve ishalli (n=14) olmak üzere 100 köpek oluşturmuştur. Köpeklerden alınan dışkı örnekleri Kinyoun Asit-Fast boyama tekniği ile boyanarak mikroskop altında Cryptosporidium spp. ookistlerinin varlığı incelenmiştir.
Bulgular: Yapılan mikroskobik inceleme sonucunda 100 dışkı örneğinden 5’inde (%5) Cryptosporidium spp. ookistlerine rastlanmıştır. Pozitiflik gösteren köpeklerin yaş, cinsiyet ve dışkı kıvamına göre dağılımı değerlendirilmiş ancak istatistiksel analizler sonucunda yaş, cinsiyet ve ishal semptomu ile Cryptosporidium pozitifliği arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.
Sonuç: Elde edilen bulgular, Edirne yöresinde köpeklerde Cryptosporidium spp. enfeksiyonunun %5 oranında görüldüğünü ortaya koymaktadır. Çalışma, etkenin bölgedeki epidemiyolojik izlenimi açısından önem taşımakta olup gelecekte köpeklerle ilgili yapılacak Cryptosporidium prevalans çalışmalarına bir referans olabileceği kanaatine varılmıştır.KABUL VE ONAY i
TEŞEKKÜR ii
İÇİNDEKİLER iii
SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ v
ŞEKİLLER DİZİNİ vi
TABLOLAR DİZİNİ vii
ÖZET viii
ABSTRACT ix
1. GİRİŞ 1
2. GENEL BİLGİLER 3
2.1. Taksonomi 3
2.2. Morfoloji ve Yaşam Döngüsü 6
2.2.1. Morfoloji 6
2.2.2. Yaşam Döngüsü 7
2.2.2.1. Ekskistasyon Dönemi (Kistlerin Açılması) 8
2.2.2.2. Merogoni Dönemi (Aseksüel Çoğalma) 8
2.2.2.3. Gametogoni Dönemi (Seksüel Çoğalma) 9
2.2.2.4. Fertilizasyon Dönemi (Döllenme) 10
2.2.2.5. Ookist Dönemi 10
2.2.2.6. Sporogoni Dönemi 10
2.3. Epidemiyoloji 11
2.4. Patogenez 17
2.5. Klinik Tablo 19
2.6. Tanı 23
2.6.1. Direkt Tanı Yöntemleri 24
2.6.1.1. Mikroskobik Tanı 24
2.6.1.2. Moleküler Tanı 27
2.6.2. İndirekt Tanı Yöntemleri 29
2.6.2.1. Serumda Antikor Aranmasında Kullanılan Yöntemler 29
2.6.2.2. Dışkıda Cryptosporidial Antijen Aranmasında Kullanılan Yöntemler 30
2.6.3. Histopatolojik Tanı 31
2.7. Tedavi 32
2.8. Koruma ve Kontrol 33
2.9. Köpeklerde Cryptosporidiosis 37
3. GEREÇ VE YÖNTEM 43
3.1. Gereç 43
3.1.1. Hayvan Materyali 43
3.2. Yöntem 43
3.2.1. Örneklerin Toplanması ve İşlenmesi 43
3.2.2. Örneklerin İncelenmesi 44
3.2.3. İstatistiksel Değerlendirme 45
4. BULGULAR 46
5. TARTIŞMA 52
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 55
KAYNAKLAR 57
BİLİMSEL ETİK BEYANI 73
ÖZ GEÇMİŞ 7
KÖPEKLERDE HİPOTİROİDİZM VE HİPERTİROİDİZM İNSİDENSİNİN ARAŞTIRILMASI
ÖZET
KÖPEKLERDE HİPERTİROİDİZM VE HİPERTİROİDİZM İNSİDENSİNİN ARAŞTIRILMASI
Ceren Y. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Veterinerlik Yüksek Lisans Programı, Aydın, 2025.
Amaç: Bu çalışmada hiper- ya da hipotirodizmli köpeklerde insidensinin belirlenmesi hedeflemektedir.. Klinik ve laboratuvar bulgularının birlikte değerlendirilmesi, doğru tanı ve tedavi planlaması için esastır. Gerek hipotiroidizmin gerekse hipertirodizmin tanısında TT4, fT4 ve TSH testlerinin kombine olarak kullanılması önerilmektedir.
Gereç ve Yöntem :Farklı yaş,ırk ve her iki cinsiyetteki köpekler arasından gruplandırılan 104 köpekten 1’er ml. kan örneği V.cephalicaantebrachii’den alınarak Vcheck cihazı ile Total T4 analizi ile hipertiroid ya da hipotiroid teşhisine yönelik değerlendirmede bulunuldu.
Bulgular: Total t4 değeri v-check analiz cihazı ile tespit edildi. Toplamda 104 hayvan değerlendirilmeye alındı. Bu hastalar arasında 79 tanesi sağlıklı olarak değerlendirilirken 13 hastaya hipertiroid, 12 hastaya hipotiroid teşhisi koyuldu. Klinik skorların her bir değerlendirme zamanında gruplar arasındaki farklılıkları karşılaştırmak için Kruskal-Wallis testinden yararlanıldı. Ayrıca her iki grubun grup içi zamana bağlı farklılıkların izlenmesinde de Friedman testi kullanıldı. Tüm analizler SPSS paket programda (IBM SPSS statistics 26, Amerika Birleşik Devletleri) gerçekleştirildi ve p< 0.05 istatistiksel anlamlı kabul edildi. Bu çalışmada, köpeklerde tiroid fonksiyon bozukluklarının değerlendirilmesi amacıyla toplam 104 birey incelenmiştir. Tüm bireylerin serum total T4 düzeyleri, pratikte yaygın olarak kullanılan ve güvenilirliği literatürde desteklenmiş olan V-Check analiz cihazı ile ölçülmüştür. Elde edilen bulgular doğrultusunda, 79 birey sağlıklı olarak sınıflandırılmış, 13 bireye hipertiroidi, 12 bireye ise hipotiroidi tanısı konulmuştur. Tanı sürecinde yalnızca laboratuvar verileri değil, klinik muayene bulguları ve semptomatik değerlendirmeler de dikkate alınmıştır.Hipotiroidi tanısı alan bireylerde letarji, kilo artışı, cilt kuruluğu, hipotermi ve bradikardi gibi belirtiler gözlemlenirken; hipertiroidi grubundaki bireylerde kilo kaybı, huzursuzluk, hiperaktivite, taşikardi ve poliüri-polidipsi gibi semptomlar ön plana çıkmıştır. Sağlıklı grupta ise herhangi bir tiroid disfonksiyonu belirtisine rastlanmamıştır.Gruplar arası biyokimyasal ve klinik farklılıkların istatistiksel olarak değerlendirilmesinde, verilerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle parametrik olmayan yöntemler tercih edilmiştir. Üç grup arasındaki total T4 düzeyi ve klinik skor farklılıklarını analiz etmek amacıyla Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Bu analiz sonucunda gruplar arasında anlamlı düzeyde fark saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca her grubun kendi içinde zaman içerisinde gösterdiği değişimi değerlendirmek amacıyla Friedman testi kullanılmıştır. Özellikle hipotiroidi ve hipertiroidi tanısı alan bireylerde tedavi sürecine bağlı olarak T4 düzeylerinde ve klinik belirtilerde istatistiksel olarak anlamlı değişimler izlenmiştir (p<0.05).Tüm istatistiksel değerlendirmeler IBM SPSS Statistics 26 paket programı ile gerçekleştirilmiş ve istatistiksel anlamlılık sınırı olarak p<0.05 değeri esas alınmıştır. Elde edilen veriler, total T4 düzeylerinin tiroid hastalıklarının ayrımında önemli bir biyokimyasal gösterge olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Ayrıca, klinik gözlemler ile biyokimyasal verilerin birlikte değerlendirilmesinin tanı doğruluğunu artırdığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç: Sonuç olarak, hipertiroidizm ve hipotiroidizm köpeklerde nadir görülmekle birlikte, tanısı ve yönetimi dikkat gerektiren bir hastalıktır. Erken tanı konulması ve uygun tedavi yöntemlerinin seçilmesi, hastaların yaşam kalitesini artırmak açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışmamız, hipertiroidizmin ve hipotiroidzmin klinik özellikleri, tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımları hakkında değerli veriler sunmakta olup, ileriye dönük çalışmalarla bu hastalığın yönetimi konusunda daha fazla bilgi edinilmesi gerektiğini göstermektedir.
Anahtar kelimeler: Hipertiroidizm, hipotiroidizm, T4, TSH, fT4, köpek. İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY iii
TEŞEKKÜR iv
İÇİNDEKİLER v
ŞEKİLLER DİZİNİ viii
RESİMLER DİZİNİ iix
TABLOLAR DİZİNİ x
ÖZET xi
ABSTRACT xiii
1.GİRİŞ 1
2.GENEL BİLGİLER 2
2.1. Köpeklerde Tiroid Bezi Anatomisi 2
2.2. Tiroid Hormonunun Fizyolojik Etkileri 4
2.3. Köpeklerde Hipotiroidizm 4
2.3.1. Patogenez 6
2.3.2. Köpek Hipotiroidizm Nedenleri 7
2.3.3. Köpek Hipotiroidizm Sinyalleri 7
2.3.4. Köpek Hipotiroidizm Klinik Bulgular 8
2.3.5. Köpeklerde Hipotiroidizm Teşhisi 13
2.3.6. Köpeklerde Hipotiroidizm Klinikopatolojik Bulgular 15
2.3.7. Köpeklerde Hipotiroidizm Klinik Bulgular 15
2.3.8. Hipotiroidizmin Kutanöz Belirtileri 16
2.3.9. Köpeklerde Hipotiroidizm Tanısı 18
2.3.10. Köpeklerde Hipotiroidizm Tedavisi 19
2.3.11. Köpeklerde Hipertiroidizm Nedenleri 20
2.4. Köpeklerde Hipertiroidizm 20
2.4.1. Köpeklerde Hipertiroidzmin Etiyoloji ve Patogenezi 20
2.4.2. Köpeklerde Hipertiroidzmin Klinik Bulguları 21
2.4.3. Sistemik Belirtiler 20
2.4.4. Kardiyovasküler Belirtiler 21
2.4.5. Gastrointestinal Belirtiler 21
2.4.6. Solunum ve Deri Belirtileri 21
2.5. Köpeklerde Hipotiroidzmin Tanı Yöntemleri 21
2.5.1. Kan Testleri 22
2.5.2. Görüntüleme Yöntemleri 22
2.6. Köpeklerde Hipertiroidzmin Tedavi Yöntemleri 22
2.6.1. Tedavi Yöntemleri 22
2.6.2. Cerrahi Tedavi (Tiroidektomi) 22
2.6.3. Radyoaktif İyot Tedavisi (I-131) 22
2.6.4. Medikal Tedavi 23
2.6.5. Prognoz 23
2.7. Köpeklerde Hipertiroidzmin Kutanöz Belirtileri 23
3. GEREÇ VE YÖNTEM 26 3.1. Gereç………………………………………………………………………………….26
3.1.1 Hayvan Materyali 26
3.2. Yöntem……...………………………………………………………………………...27
3.2.1 Klinik Muayene Protokolü 27
3.3. Rutin Klinik Değerlendirmede Tanı 27
3.4. Örneklerin Toplanması ve Laboratuvar Analizleri 28
3.5. Vcheck v200 cihazı ile serum total T4 seviyelerinin ölçülmesi 28
3.5.1. Test Prensibi 28
3.5.2. Sağlanan materyaller 29
3.5.3. Depolama ve stabilite 29
3.5.4. Önlemler 29
3.5.5. Numune alma ve hazırlama 30
3.5.6. Test Prosedürü 30
3.5.7. İnkübe Et ve Oku 30
3.5.8. Hemen oku 31
3.5.9. Sonuçların yorumlanması 33
3.6. Yöntem 32
3.6.1. Hayvanların Seçimi 33
3.6.2. Çalışmaya Dahil Edilme Kriterleri 35
3.6.3.İstatistikselAnaliz……………………………………………………………………32
4. BULGULAR 37
4.1. Hayvanların Demografik Verileri 37
4.2. Olgulara Ait Klinik Bulgular 38
4.3. Olgulara ait Laboratuvar Bulguları 39
5. TARTIŞMA 40
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 47
KAYNAKLAR 47
EKLER 53
EK 1 (ADÜ-HADYEK)…………………………………………………………………...55
BİLİMSEL ETİK BEYANI 56
ÖZ GEÇMİŞ 5