79054 research outputs found
Sort by
Türk hukuk tarihinde vergi uygulamalarının değişim süreci aşar örneği
Osmanlı İmparatorluğu 19. Yüzyılda değişim sürecine girmiş, birçok alanda etkisini
gösteren bu süreç, vergi hukukunda da önemli sonuçlar meydana getirmiştir. Batı hukuk
sisteminin temeli olan ilkelere dönemin belgelerinde yer verilmiş ve hızlı bir şekilde
maliyede merkezileşme sürecine girilmiştir. Ancak klasik dönemin vergilendirme
anlayışı hakimiyetini halen sürdürmektedir. Çünkü İmparatorluk çok farklı koşullara ve
unsurlara sahip bölgeleri barındırmaktadır. Gelenekler özellikle Yemen gibi hassas
bölgelerde göz ardı edilememiş, bu doğrultuda vergilendirme anlayışının gelişimi
kademeli olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bütçedeki dengesizlikler de değişim
sürecini etkilemekte, vergi ıslahı politikaları, gelir kaybı yaşanmaksızın
gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır
The effect of political institutions on conflict resolutions in Somalia
İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, etnik grup çatışmalarının sayısı artmasıyla birlikte (Wimmer ve ark. 2004), bu tür kabile çatışmalarının diğer iç savaş türlerinden çözülmesi daha zordur (Fearon, 2004: 286). Afrika devletlerinin çoğu, Ruanda, Somali, Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkeler sert kabile çatışmalarından muzdaripti. Ayrıca, 1998-2004 yılları arasında Kongo iç Savaşı'nda öldürülen insan sayısının 3,9 milyon olduğu tahmin edilmektedir (Coghlan ve ark. 2006: 49). Bu sayı Afrika'daki diğer mevcut iç savaşlarda da son derece yüksektir, bu kabile çatışmaları masum sivilleri de etkilemiştir, bazı silahlı gruplar sivillere zarar vermiştir (Hicks ve ark. 2011). Çatışma sonrası ülkeler için, önde gelen siyaset bilimcilerinin çoğu, siyasi kurum inşasının istikrar ve demokratik değerlerin sağlanması için bir araç olduğunu kabul etmişlerdir. Uluslararası toplumun geçmişte otoriter ülkelerde demokratik istikrarı sağlama çabaları, siyasi kurumların çatışma sonrası Devletlerde çatışmanın önlenmesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu tartışmasını yeniden canlandırdı. Robert A. Dahl, Donald Horowitz, Arend Lijphart, Juan J. Linz, Dieter Nohlen, Giovanni Sartori ve Alfred Stepan, gibi seçkin bilim adamlarına göre, siyasi kurumların çatışma sonrası ortamda demokratik istikrarının üzerinde bir etkisi olduğu da bir gerçektir. Buna ek olarak, bu bilim adamları, çatışma sonrası bölünmüş toplumlarda çatışma çözümünü teşvik etmek için hangi kurumların en iyi olduğu konusunda farklı reçeteler önermişlerdir (Belmont ve diğerleri, 2002). Bu çalışmanın genel amacı, siyasi kurumların Somali'deki çatışma çözümlerine etkisini incelemektir.Bu çalışma, özellikle anayasal tasarımın, federalleşme sürecinin, seçimlerin ve uluslararası barış inşasının 2004 ve 2021 arasındaki dönemde Somali'de etkili çatışma çözümünü nasıl desteklediğini açıklayacaktır. Araştırma metodolojisi, yazarın bulgularını nasıl topladığını, analiz ettiğini, yorumladığını ve sunduğunu ifade eder. Bu çalışmada araştırmacı, kilit muhbirlerin anketi ile birleştirerek niteliksel bir yaklaşım benimsemeyi amaçlamaktadır.Since Second World War II, the number of conflicts that were fought in the name of ethnic group gradually raised (Wimmer and et al. 2004: 2). In addition, such a tribal conflicts are more difficult to resolve than other types of civil wars (Fearon, 2004: 286). Most African states have suffered from harsh tribal conflicts, for instance, Rwanda, Somalia, Democratic Republic of Congo and etc. The number of people killed in the Congo civil war between 1998 and 2004 was estimated to 3.9 million (Coghlan et al. 2006: 49). In other current civil wars in Africa is also extreme high, those tribal conflicts have had affected for innocent civilians, for illustration, some armed groups damaged civilians (Hicks, et al. 2011). Throughout post-conflict countries, most prominent political scientists have recognized that political institution-building is a tool of ensuring stability and democratic values. The efforts of the international community to make sure democratic stability in the past tyrant countries have regenerated the discussion about that political institutions have a great influence on conflict prevention in the post-conflict states. Moreover, eminent scholars such as Robert A. Dahl, Donald Horowitz, Arend Lijphart, Juan J. Linz, Dieter Nohlen, Giovanni Sartori, and Alfred Stepan have considered that political institutions have an effect on democratic stability in post-conflict atmosphere. In addition, these scholars have suggested different prescriptions for which institutions are best promote for conflict resolution in post-conflict divided societies (Belmont and et al, 2002). The general purpose of this study is to examine the effect of Political Institutions on Conflict Resolutions in Somalia. In particular, this study will elucidate how constitutional design, federalisation process, elections and International peace building support affect on conflict resolution in Somalia in the period between 2004 and 2021. Research methodology refers to how the author collected, analyzed, interpreted and presented his/her findings. In this research, the researcher intends to adopt a qualitative approach that will be combined with a survey of key informants
Package tour contracts
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 51'de düzenleme altına alınan paket tur sözleşmeleri, turizm sektöründe çok sık tercih edilen bir sözleşme türüdür. Paket tur sözleşmelerinde taraflardan biri tüketici iken diğer taraf paket tur düzenleyicisidir. Paket tur sözleşmeleri kapsamında en az iki tane asli turizm hizmeti bulunmalıdır. Bu turizm hizmetlerin en az bir tanesi ise konaklama ya da ulaştırma hizmeti olmak zorundadır. Bunların dışındaki turizm hizmetleri ise konser düzenlenmesi, araç kiralanması gibi hizmetler olabilmektedir. Konaklamanın tur kapsamında olmadığı sözleşmelerde paket tur sözleşmesindeki hizmetlerin süresi yirmi dört saati geçecek bir süreyi kapsamalıdır. Konaklama hizmetinin paket tur içerisinde olduğu hallerde ise en az bir gecelik konaklama hizmetinin tur kapsamında yer alması yeterlidir. Bu çalışmanın amacı paket tur sözleşmelerinde meydana gelebilecek uyuşmazlıklarda bilhassa tüketicinin sahip olduğu haklar üzerinde durarak tüketicinin mağduriyeti halinde bir yol haritası çizmektir. Çalışmanın ilk bölümünde paket tur sözleşmelerine ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde paket tur sözleşmesinin tarafları ile tarafların yükümlülüklerine ve paket tur sözleşmesi nedeniyle mağdur olan tüketicilerin kanun kapsamında sahip olduğu haklara değinilerek paket tur sözleşmesinde tüketicilerin korunması hususu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise paket tur sözleşmesinin devri, sona ermesi, uyuşmazlıklara karşı tüketicinin başvurabileceği merciler ve zamanaşımı konularına değinilmiştir.Package tour contracts, which are regulated under Article 51 of the The Consumer Protection Law are a frequently preferred type of contract in the tourism sector. In package tour contracts, while one party is the consumer, the other party is the package tour organizer. Package tour contracts must include at least two essential tourism services. At least one of these tourism services must be accommodation or transportation services. Other tourism services, such as organizing concerts or renting vehicles, may also be included. In contracts where accommodation is not part of the package, the duration of the services in the package tour contract provided must exceed twenty-four hours. In cases where the accommodation service is included in the package tour, it is sufficient to include at least one night of accommodation service within the scope of the tour. The aim of this study is to provide a roadmap for cases where the consumer experiences grievances, focusing particularly on the rights the consumer holds in disputes related to package tour contracts. In the first part of the study, general information on package tour contracts is given. In the second part, the parties to the package tour contract and the obligations of the parties and the rights of the consumers who are victimized by the package tour contract within the scope of the law are mentioned and the protection of consumers in the package tour contract is examined in detail. In the third part of the study, the transfer and termination of the package tour contract, the authorities to which consumers can appeal in case of disputes, and the statute of limitations are discussed
Tax exemptions and exceptions for wind and solar energy investments
Vergiler devlet harcamalarının finansmanı olarak önemli bir yere sahiptir. Ancak belirli amaçlarla bu vergilerin toplanmasından devletler tarafından vazgeçilebilmektedir. Devletler tarafından belirli yatırım faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla vergi kolaylıkları uygulanmaktadır. Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına uygulanan vergi muafiyet ve istisnaları da bu kapsamda uygulama alanı bulmaktadır. Tez çalışmasının birinci bölümünde devletlerin vergilendirme yetkilerinden bahsedilmiş, vergilerin mali ve mali olmayan amaçları incelenmiştir. Yönlendirici vergilendirme kavramından bahsedilerek vergi harcaması, vergi kolaylıkları, vergi muafiyet ve istisnaları ve vergi teşvikleri kavramlarının tanımları yapılmıştır. İkinci bölümde enerji kavramı tanımlanmış enerji kaynakları inceleme konusu yapılmıştır. Yenilenemeyen enerji kaynakları, çevreye olan zararları, bu kaynakların tükenebileceği çerçevesinde incelenerek neden yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması gerekliliğinin ortaya çıktığından bahsedilmiş ve enerji üretilmesinde nasıl kullanıldığı aktarılmış, rüzgar ve güneş enerji yatırım sistemleri inceleme konusu yapılmış, bu sistemlerinin içerdiği unsurlar aktarılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarının devletler tarafından teşvik edilmesinin nedenleri belirtilerek, bu teşviklerin sağlanması için uygulanan vergi kolaylıkları örneklendirilmiş, devamında ise rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına sağlanan damga vergisi, gelir vergisi, kurumlar vergisi, gümrük vergisi, katma değer vergisi, emlak vergisi, enerji vergisi ve özel tüketim vergisi kolaylıklarından Türkiye'de bulunan ve bulunmayan vergi kolaylığı düzenlemeleri, örnek verilmiş olan devletlerdeki düzenlemeler karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Türkiye'de uygulanan vergi kolaylığı düzenlemelerindeki eksiklikler tespit edilmiş ve tespit edilmiş olan eksiklikler kapsamında bu eksikliklerin giderilmesine ilişkin öneriler sunulmuştur.Taxes have an important role in financing government expenditures. However, the collection of these taxes can be dispensed with by governments for certain purposes. Tax facilities are applied by governments to support certain investment activities. Tax exemptions and exceptions applied to wind and solar energy investments also find application in this context. In the first part of the thesis, the taxation powers of states are mentioned and the fiscal and non-fiscal purposes of taxes are analyzed. The concept of progressive taxation is mentioned and the concepts of tax expenditures, tax facilities, tax exemptions and exceptions and tax incentives are defined. In the second chapter, the concept of energy is defined and energy sources are analyzed. Non-renewable energy sources, their damages to the environment, and the fact that these resources may be depleted are examined within the framework of why it is necessary to increase the use of renewable energy sources and how they are used in energy production, wind and solar energy investment systems are examined and the elements contained in these systems are explained. In the third part of the study, the reasons for the encouragement of wind and solar energy investments by the governments are stated, the tax facilities applied to provide these incentives are exemplified, and then the tax facilities provided for wind and solar energy investments, such as stamp tax, income tax, corporate tax, customs tax, value added tax, real estate tax, energy tax and special consumption tax facilities, which are available in Turkey and which are not available in Turkey, are evaluated by comparing the arrangements in the states that are given as examples. The deficiencies in the tax simplification regulations applied in Turkey have been identified and suggestions have been presented to overcome these deficiencies within the scope of the identified deficiencies
Detection of malicious url addresses using machine learning methods
Yaşadığımız çağda sürekli olarak teknolojik gelişmelerin hızlı bir şekilde gerçekleşmesine bağlı olarak günlük hayatlarımızın içerisinde teknolojinin anlamı ve önemi de farklı bir noktada yer edinmiş durumdadır. İlk başlarda sadece temel düzeyde işlevleri yerine getiren web sitelerinin kullanıldığı bilgisayarlar ve sadece iletişim ihtiyacını karşılayan cep telefonlarının hızlı bir şekilde gelişmesi ve kullanımlarının artması sonucunda gerek bilgisayar ve tablet gibi cihazlar ile gerekse her an kullanımımız için yanımızda bulunan cep telefonları ile artık temel ihtiyaçların ötesinde günlük hayatımızın parçası haline gelmiş birçok iş ve işlevi yerine getirebilmekteyiz. İnsanlar tarafından bu kadar yoğun kullanılan alanlar da siber korsanlar tarafından tercih edilen alanlardır. Bu tercihin temelinde ise spesifik saldırılar için yazılımlar geliştirmek yerine bir kötü niyetli yazılımın geliştirilerek çok sayıda kişinin verilerini elde etmektir. Bu amaçla günümüzde her gün binlerce web sitesi gerek bilgileri doğrudan web site üzerinden çalmak gerekse kullanıcıya zararlı yazılım bulaştırarak sistemindeki verileri çalmak, bozmak ya da ele geçirmek amacıyla dağıtımları gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Gelişen teknolojiler ile birlikte makine öğrenme yöntemlerinin tanınması ve zararlı url adreslerinin tespit edilebilmesi amacıyla url adreslerinin özniteliklerinin incelenmesi ve sınıflandırma algoritmalarının tanınmasının sağlanması ile birlikte yapılabilecek bir çalışmanın alt yapısı oluşturulmuştur. Çalışmada, PhishTank ve Majestic Million gibi birden fazla kaynaktan gelen 450.176 URL'den oluşan Genel URL Veri Kümesi kullanılmıştır. Bunlardan 345.738'i zararsız kabul edilirken, 104.438 URL'nin zararlı olduğu belirtilmiştir. Zararlı ve zararsız URL'ler arasında bir denge sağlamak amacıyla, veri kümesi 20 eşit büyüklükte alt gruba ayrıldı. Her alt küme, 17.286 zararsız URL'nin 5.221 zararlı URL'sine olan orijinal oranını korudu. Bu seçimler, her deney için beş ayrı rastgele örnek oluşturmak için kullanıldı. Zararlı URL'leri belirlemede K-En Yakın Komşular (KNN), Destek Vektör Makineleri (SVM), Rastgele Orman, Gradient Boosting, Naive Bayes ve Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP) dahil olmak üzere bir dizi algoritmanın etkinliği değerlendirildi. Rastgele Orman algoritması, düşük yanlış alarm oranını korurken zararlı URL'lerini belirlemedeki üstün yeteneğini gösteren %99,06'lık bir doğruluk oranı göstererek diğer modellerden daha iyi performans gösterdi
Burial traditions and sociocultural structure in Southeastern Anatolia in aceramic neolithic period
Bu tez, Güneydoğu Anadolu bölgesi Akeramik Neolitik dönem topluluklarının sosyokültürel yapısını incelemeyi amaçlamaktadır. Toplumsal yapının anlaşılmasında ölü gömme gelenekleri hayati bir önem taşımaktadır. Araştırmacılar ölü gömme gelenekleri ve ritüellerini inceleyerek toplumsal yapıyı daha iyi kavrayabilir ve sosyal ilişkilerini tanımlamaları mümkün olabilir. Bu sayede Neolitik toplulukların hayatına ilişkin bir çerçeve oluşturulmasını sağlar. Akeramik Neolitik dönem toplulukları eski Yakın Doğu'da eşsiz ölü gömme uygulamalarında bulunmuşlardır. Bu uygulamaların arasında insan kafatasının vücuttan alınarak koruyup onurlandırmayı içeren "Kafatası Kültü" yer almaktadır. Bu "kafatası kültü" uygulamasının neden yapılmış olduğu konusu, arkeolojinin önemli bir odağı olmuştur. Bu çalışmada "kafatası kültüne" ilişkin farklı görüşler değerlendirilmiş ve bu ölü gömme ritüellerinin Akeramik Neolitik topluluklarının sosyokültürel yapısı üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Bu ritüellerin daha iyi anlaşılabilmesi için Yakın Doğu'nun önemli bir parçası olan Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Akeramik Neolitik dönem topluluklarına ait mezarlar, ölü gömme uygulamaları ve mezar armağanlarından bahsedilmiştir. Son olarak ölü gömme uygulamalarının sosyal yapıyı anlamadaki önemi tartışılmıştır
Symbols of sovereignty in the Hittites
Semboller insanlığın varlığından bu yana anlatım aracı olarak kullanılmıştır. Başlangıçta mağara duvarlarında basit işaretler şeklinde çizilen semboller, toplumun gelişmesiyle daha karmaşık bir hal almıştır. Din, siyaset, felsefe, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda varlık gösteren semboller, tarih boyunca liderlere yönetme kolaylığı sağlamıştır. Semboller özellikle farklı dil konuşan insanlar arasında ortak iletişim aracı konumuna gelmiştir. MÖ 2. binde Anadolu'da ilk merkezi krallık kuran Hititler de sembollerden otorite ve birliktelik kavramı bağlamında yararlanmıştır. Çalışmamızda Hitit krallarının iktidarlıkları süresinde kullandıkları siyasal semboller üzerinde durul-muştur. Burada Hititler için siyasal ve dini sembollerin iç içe geçtiği tespit edilmiştir. Seçilen başlıklar da tespitler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu süreçte Hitit ege-menlik sembollerinin temas halinde olduğu yan sembollere de parantezler açılmıştır. Araştırmamızın amacı ise sembollerin Hitit siyasi ve kültür tarihi açısından yerlerini tespit edip, anlamlarını açıklamaktır. Amacımız doğrultusunda Hitit dönemine tarihle-nen birincil kaynaklar ile ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. Kaynaklarda belirlenen Hitit egemenlik sembolleri yazılı ve tasvirli eserlerdeki halleri ile değerlendirilmiştir. Bu sayede konu dağıtılmadan Hitit yönetiminde sembollerin halk üzerindeki psikolojik etkisi açıklanmaya çalışılmıştır
An epidemic model with demographic Allee effect
Allee etkisi, ilk olarak W.C. Allee tarafından ortaya atılan ve bireysel uygunluk bileşeni ile nüfus yoğunluğu arasındaki ilişkiyi tanımlayan bir kavramdır. Kuduz virüsü, semptomlar görülmeye başladığında konakçı hayvanın ölümüne yol açan ölümcül bir zoonotik hastalıktır. Bu virüs, hayvanlarda şiddetli klinik bulgulara neden olaran nöral fonksiyon bozukluklarına ve sinirsel süreçlerde anomalilere yol açar. Bu tez çalışmasında Allee etkisi altında olan konakçı popülasyonunda kuduz virüsünün yayılma dinamikleri bir duyarlı-enfekte-iyileşmiş (SIR) modeli yardımıyla incelenmiştir. Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Allee etkisi kavramını tanıtmaktadır. İkinci bölüm, konuya ilişkin temel kavramlar ve tanımlar üzerinde durmakta olup, genel salgın modelleri ile Allee etkisini içeren salgın modelleri arasındaki farkı vurgulamaktadır. Üçüncü bölüm, Usaini tarafından yazılmış bir araştırma makalesinin özetini sunmaktadır. Bu çalışmada kullanılana benzer bir metodoloji yardımıyla, dördüncü bölümde verilen yeni model incelenmiştir. Dördüncü bölümde, lineer olmayan diferensiyel denklemler yardımıyla ifade edilmiş yeni bir model sunulmakta ve bu modelin temel üreme sayısı ve denge noktaları gibi özellikleri incelenmektedir. Bu bölüm ayrıca, hastalıksız denge noktalarının varlığı ve kararlılığı ile endemik denge noktasının varlığının ispatını içermektedir. Sonuçlar son bölümde özetlenmiş ve tartışılmıştır
The collateral function of the work according to the Law on Intellectual and Artistic Works
Bu çalışmada, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde eserlerin teminat fonksiyonu incelenmiştir. Fikir ve sanat eserlerinin mevcut hukuki düzenlemeler kapsamında nasıl teminat olarak kullanılabileceği detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, fikir ve sanat eserlerinin teminat fonksiyonu ile bağlantılı temel kavramlar ele alınmıştır. İkinci bölümde, fikir ve sanat eserlerinin teminat olarak kullanılması, bu kullanımı mümkün kılan ve sınırlayan etkenler üzerinden incelenmiş; farklı hukuk sistemlerindeki düzenlemelere yer verilerek karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde eserlerin rehin ve hapis hakkına konu olması ele alınmıştır. Çalışma, fikir ve sanat eserlerinin teminat olarak kullanılmasında karşılaşılan hukuki ve pratik engelleri tespit etmekte, bu sorunların giderilmesine yönelik öneriler sunmakta ve eserlerin teminat olarak kullanılmasını yaygınlaştırmak için hukuki belirsizliklerin azaltılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.This study examines the collateral function of works within the framework of the Law on Intellectual and Artistic Works (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu). How intellectual and artistic works can be used as collateral under the existing legal framework is discussed in detail. This study consists of three chapter. In the first chapter, the basic concepts related to the collateral function of intellectual and artistic works are discussed. In the second chapter, the use of intellectual and artistic works as collateral is analysed in terms of the factors that enable and limit this use, and a comparative analysis is made by including the regulations in different legal systems. The third chapter analyses the pledge and lien of intellectual and artistic works within the framework of the Law on Intellectual and Artistic Works. This study identifies the legal and practical obstacles encountered in the use of intellectual and artistic works as collateral, provides suggestions for the elimination of these problems and aims to contribute to the reduction of legal uncertainties in order to popularise the use of works as collateral
Mahsa Amini protestolarının Türk muhafazakar basınında çerçevelenmesi
Bu çalışmada Türkiye'deki muhafazakar gazeteler; Yeni Şafak, Yeni Akit, Milli Gazete ve Türkiye Gazetesi'nin haber sitelerinde Mahsa Amini protestolarının nasıl çerçevelendiği incelenecektir. Araştırma, bu gazetelerin olayları hangi bakış açılarıyla sunduğunu, hangi temalar üzerinden haberleri aktardığını ve kamuoyuna nasıl bir mesaj verdiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada özellikle çatışma, toplumsal düzenin korunması, dış güçlerin müdahalesi ve insan hakları çerçevelerine odaklanılacaktır. Muhafazakâr medyanın protestolar karşısında nasıl bir çerçeveleme stratejisi izlediğini Mahsa Amini protestoları örneğinden yola çıkarak ortaya koymayı hedeflemektedir.This study will examine how the conservative newspapers in Turkey—Yeni Şafak, Yeni Akit, Milli Gazete, and Türkiye Gazetesi—frame the Mahsa Amini protests on their news websites. The research aims to analyze the perspectives from which these newspapers present the events, the themes through which they convey the news, and the messages they communicate to the public. The study will particularly focus on frames related to conflict, law and order, foreign intervention and human rights. The objective is to reveal the framing strategies employed by the conservative media in response to the protests by using the Mahsa Amini protests as a case study