79054 research outputs found
Sort by
Universal-particular tension in religious education: A study on raising environmental consciousness in Religious Culture and Ethics courses
Bu tez, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde mevcut ya da muhtemel olan bazı gerilimlere odaklanmaktadır. Çalışmada "tümel-tikel gerilimi" olarak ifade edilen bu gerilimlerin öğretimin tüm bileşenleri ile ilişkili olması nedeniyle bu dersin hedeflerine ulaşmasını engelleyeceği düşünülmektedir. Bu gerilimlerin fark edilmesi, yönetilebilmesi veya giderilmesi yoluyla çözüme kavuşturulmasına yönelik bir öneri sunan bu çalışma bir teori ve bir modele dayanmaktadır. Önerinin dayandığı eğitim yaklaşımı, Meyer ve Land tarafından 2003 yılında ortaya konan Eşik Kavramlar Teorisi'dir. Çalışmanın sunduğu önerinin dayandığı öğretim modeli ise Mualla Selçuk'un 2022 yılında alanın ilgilileri ile buluşturduğu Kavramsal Netlik Modeli'dir. Eşik Kavramlar teorisinden yola çıkarak Kavramsal Netlik modeline dayalı uygulama örnekleri sunan bu çalışma, çevre teması üzerinden, araştırmacılara, öğretim programı hazırlayanlara ve alandaki öğretmenlere din derslerinde çevre bilincini geliştirmeye yönelik bir keşif alanı açma amacı taşımaktadır.
This thesis focuses on some existing or potential tensions in Religious Culture and Ethics lessons. These tensions, which are referred to as "universal-particular tensions" in the study, are thought to prevent this course from achieving its goals since they are related to all components of teaching. This study is based on a theory and a model that offers a suggestion for solving these tensions by recognizing, managing or eliminating them. The educational approach on which the proposal is based is the Threshold Concepts Theory developed by Meyer and Land in 2003. The teaching model on which the proposal of the study is based is the Conceptual Clarity Model introduced by Mualla Selçuk in 2022. Based on the Threshold Concepts theory, this study, which presents examples of applications based on the Conceptual Clarity model, aims to open an exploration area for researchers, curriculum developers and teachers in the field to develop environmental awareness in religious lessons through the theme of environment
Analyzing the phenomenon of visitation in Türkiye with the example of Kars Abu'l-Hasan Harakani tomb
Araştırmanın amacı Türkiye'de önemli halk inançlarından biri olan türbe ziyareti fenomenini incelemek ve Ebu'l-Hasan Harakani türbesini ziyaret edenlerin dini tutum ve davranışlarını Din Sosyolojisi açısından analiz ederek alana bu konuda katkı sağlamaktır. Araştırmada yorumlayıcı fenomenoloji yöntemi kullanılmıştır. Mülakatlar Ebu'l-Hasan Harakani türbesini ziyaret eden kırk kişi ile yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılarak yapılmıştır. Mülakatlar içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri ile incelenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre Türkiye'de türbe ziyareti önceki yıllarda olduğu gibi varlığını sürdürmektedir ancak ziyaretçilerin türbeye geliş amaçları ve türbede gerçekleştirdikleri uygulamalar zaman içinde değişim göstermiştir. Türbe ziyareti ile ilgili batıl inançların yerini manevi ihtiyaçlar almış ve insanların maddi ve manevi sıkıntılarını türbeye gelerek anlatıp huzur buldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Türbe, ziyaret fenomeni, Ebu'l-Hasan Harakani, Kars
The purpose of the research is to examine the phenomenon of tomb visits which is one of the important folk beliefs in Turkiye and to contribute to the field by analyzing the religious attitudes and behaviors of those who visit the tomb of Abu'l-Hasan Harakani in terms of Sociology of Religion. Interpretive phenomenology method was used in the research. The interviews were conducted using a semi-structured interview form with forty people who visited the tomb of Abu'l-Hasan Harakani.. The interviews were analyzed and interpreted using content analysis and descriptive analysis methods. According to the results of the research, visiting tombs in Turkiye continues to exist as in previous years but the purposes of visitors coming to the tomb and the practices they perform in the tomb have changed over time. Superstitious beliefs about visiting the tomb have been replaced by spiritual needs, and it has been observed that people come to the tomb to express their material and spiritual problems and find peace. Keywords: Tomb, phenomenon of visitation, Ebu'l-Hasan Harakani, Kar
Stock market participation, liquidity and stock return: Evidence from Turkey
Bu çalışmada yerel bireysel borsa katılımı ile borsa getirisi-likidite arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada iki ayrı veri seti vardır. İlki 2013 Ocak ile 2023 Ekim dönemini içerir. İkincisi Ocak 2019 ile Ekim 2023 arası dönemi içerir. Birinci dönemde bağımlı değişkenler: BIST-100 getiri endeksinin aylık getirisi, BİST-100 işlem hacmi ve Amihud (2002) tarafından önerilen likidite yetersizlik ölçütüdür. Açıklayıcı değişkenler portföy dilimi bazında yerel bireysel yatırımcı sayısıdır. Kontrol değişekenleri TÜFE, M2 ve VIX endeksidir. Bağımsız değişkenler arasında yüksek korelasyon olması ve VIF değerlerinin yüksek çıkması nedeniyle çoklu doğrusal bağlantı sorunu gündeme gelmiştir. Stepwise Regresyon, Ridge Regresyon, Lasso Regresyon, Elastik Net Regresyon teknikleri R Studio yazılımında uygulanmıştır. Getiri modellerinde, genel olarak en düşük servet düzeyindeki yatırımcıların borsa katılımı ile borsanın aylık getirisi negatif ilişkiliyken, en zengin yatırımcı grubunun borsa katılımı ile borsa getirisi pozitif ilişkilidir. Arada kalan yatırımcıların borsa getirisi üzerindeki etkisi pozitif ancak oldukça sınırlıdır. Lasso ve Ridge regresyon modellerinde ise anlamlı değildir. İşlem hacmi modellerinde, orta servet düzeyindeki yatırımcıların (Grup 4 ve Grup 5) borsa katılımı ile işlem hacmi arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Likiditeye en büyük katkı en düşük servet düzeyindeki yatırımcıların borsa katılımından gelmektedir. Likidite yetersizlik ölçütü modellerinde, Grup 1 dışındaki diğer borsa katılımcılarının borsa katılımı ile likidite yetersizliği arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuçlara genel olarak bakıldığında özellikle alt seviyedeki grupların katsayıları borsa getirisi ile oluşturulan modellerde anlamsız veya çok küçük; likidite modellerinde ise pozitif ve en büyük idi. İkinci dönemde Google Trends web sayfasında ''canlı borsa'' kelimesinin arama hacim verileri, BİST-Tüm işlem miktarı ve BİST-100 getiri endeksinin getirisi ile VAR modeli oluşturulmuştur. Değişkenlerin arasındaki ilişkinin yönü ise Granger Nedensellik testi ile incelenmiştir. Sonuçta, Google arama hacim değerlerinden işlem miktarına doğru tek yönlü, borsa getirisinden Google arama hacmine doğru tek yönlü ve işlem miktarından borsa getirisine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.
In this study, it was meant to analyze the relationship between local retail equity market participation and equity return-liquidity using nationwide data. The study included two different datasets. The first one covered the period from January 2013 to October 2023. The second one covered the period from January 2019 to October 2023. In the first period, the dependent variables were the monthly return of the BIST-100 return index, BIST-100 trading volume, and the illiquidity measure suggested by Amihud (2002). The independent variables were the number of local retail investors by stock investment (wealth). Control variables were CPI, M2, and the VIX index. Multicollinearity became a concern on account of the high correlation among independent variables and high VIF values, leading to the implementation of Stepwise Regression, Ridge Regression, Lasso Regression, and Elastic Net Regression techniques. In return models, while the market participation of the wealthiest investor group was positively related to stock market return, the market participation of investors with the lowest wealth level was negatively associated with stock return. The impact of intermediate investors on stock market return was positive but limited. In Lasso and Ridge regression models, this relationship was not significant. In trading volume models, there was no significant relationship between the market participation of investors with intermediate wealth levels (Group 4 and Group 5) and trading volume. The lowes wealth-level investor groups contributed the most to the trading volume. In illiquidity models, there was a positive relationship between all groups' market participation and illiquidity except for Group 1. Overall, the coefficients of the lower wealth-level groups were negative or insignificant in the return models, while they were positive and significant in the liquidity models. In the second period, a VAR model was applied using weekly data for the search volume of the term "canlı borsa" on the Google Trends webpage, BIST-Total trading valume, and BIST-100 return index. The Granger Causality test was conducted to investigate the mutual relationship between the variables. Consequently, there was a causality relationship from Google search volume data to trading valume, from stock return to Google search volume, and from transacation valume to stock return
4th Symposium On Current Issues Of Law (7-8 NOVEMBER 2023) Book Of Extended Abstracts
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüzüncü Yılı ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin Kuruluşunun 98. Yılı Etkinlikleri Kapsamında 7-8 Kasım 2023 Tarihlerinde Gerçekleştirilen “Hukukun Güncel Sorunları Sempozyumu - IV” İsimli Uluslararası Sempozyumda Sözlü Olarak Sunulan Bildirilerin Genişletilmiş Bildiri Özetleri Kitabıdır.SEMPOZYUM PROGRAMI (TÜRKÇE AFİŞ) ............................................................... IX-XI
SYMPOSIUM PROGRAM (ENGLISH POSTER)....................................................... XII-XIII
GENİŞLETİLMİŞ BİLDİRİ ÖZETLERİ / EXTENDED ABSTRACTS ..........................1-253
GENİŞLETİLMİŞ BİLDİRİ ÖZETLERİ / EXTENDED ABSTRACTS
Sempozyum Programında Belirtilen Sunum Sırasına Göre
According to the Order of Presentation Specified in the Symposium Program
BİRİNCİ GÜN / FIRST DAY
Dr. Öğr. Üyesi Vehbi Umut ERKAN
TARIMSAL ÜRETİM SÖZLEŞMELERİ VE TARIMSAL ÜRETİM SÖZLEŞMELERİNDEN
DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK............................. 1
AGRICULTURAL PRODUCTION CONTRACTS AND MANDATORY MEDIATION
FOR DISPUTES ARISING FROM AGRICULTURAL PRODUCTION CONTRACTS..................... 4
Ar. Gör. Dr. Hikmet BİLGİN
7445 SAYILI KANUN İLE DAVA ŞARTI (ZORUNLU) ARABULUCULUĞUN KAPSAMINA
DAHİL EDİLEN YENİ BİR ALAN: TAŞINIR VE TAŞINMAZ MALLARIN
PAYLAŞTIRILMASINA VE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLAR ..... 6
A NEW AREA INCLUDED IN THE SCOPE OF COMPULSORY MEDIATION BY CODE
NUMBER 7445: DISPUTES RELATING TO THE DISTRIBUTION OF MOVABLE AND
IMMOVABLE PROPERTIES AND DISSOLUTION OF JOINT OWNERSHIP ................................ 9
Arb. Av. Melek SAVAŞÇI
TAŞINMAZIN DEVRİNE VEYA TAŞINMAZ ÜZERİNDE SINIRLI AYNİ HAK KURULMASINA
İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLARIN ARABULUCULUK YOLUYLA ÇÖZÜMLENMESİ.................. 11
THE RESOLUTION OF DISPUTES REGARDING THE CONVEYANCE OF THE REAL ESTATE
AND THE ESTABLISHMENT OF LIMITED REAL RIGHTS ON IT THROUGH MEDIATION.. 14
Ar. Gör. İsmail AYDIN
KONUT KİRALARINDAN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI
ARABULUCULUĞA İLİŞKİN YENİLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ .................................... 16
EVALUATION OF THE NEW RULES ON MANDATORY MEDIATION IN DİSPUTE ARISING
FROM HOUSE RENT.......................................................................................................................... 20
Ar. Gör. Metin SÜRER
KAT MÜLKİYETİ KANUNU VE KOMŞULUK HAKKINDAN KAYNAKLANAN
UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK DÜZENLEMESİ ............. 21
MANDATORY MEDIATION REGULATION FOR DISPUTES ARISING FROM THE
CONDOMINIUM OWNERSHIP LAW AND NEIGHBOR RELATIONS LAW .............................. 25
Ar. Gör. Duygu DİNCİOĞLU
AVRUPA KONSEYİNİN 85/374 SAYILI DİREKTİFİ’NE GÖRE YAZILIMIN ÜRÜN NİTELİĞİ 26
PRODUCT NATURE OF SOFTWARE ACCORDING TO EUROPEAN COUNCIL DIRECTIVE
85/374.................................................................................................................................................... 29
Ar. Gör. Hasan Ali GÜÇLÜ
PİRAMİT SATIŞ .................................................................................................................................. 31
PYRAMID SALES ............................................................................................................................... 34
Av. Güzide İrem CAN
KİRA ARTIŞLARINA GEÇİCİ MADDE 1 İLE GETİRİLEN YÜZDE 25 SINIRI VE SINIRLAMAYA
İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER...................................................................................................... 36
THE 25 PERCENT LIMIT ON RENT INCREASES IMPOSED BY TEMPORARY ARTICLE 1 AND
EVALUATIONS ON THE LIMIT ....................................................................................................... 39
Prof. Dr. Levent AKIN
CUMHURİYETİN 100. YILINDA TÜRK İŞ HUKUKU.................................................................... 40
ON THE 100TH ANNIVERSARY OF THE REPUBLIC TURKISH LABOR LAW......................... 41
Dr. Öğr. Üyesi Berna ÖZTÜRK YILMAZ
ENGELLİ İŞÇİLERİN FESHE KARŞI ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKLİLİĞİ - TÜRK VE
ALMAN HUKUKU AÇISINDAN KARŞILAŞTIRMALI BİR DEĞERLENDİRME -..................... 43
THE NEED FOR SPECIAL PROTECTION AGAINST DISMISSAL FOR DISABLED EMPLOYEES
-A COMPARATIVE EVALUATION IN TERMS OF TURKISH AND GERMAN LAW-............... 47
Dr. Öğr. Üyesi Derya DOĞRU
6284 SAYILI AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR
KANUNUN UYGULAMASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR.................................................. 48
PROBLEMS ENCOUNTERED IN THE IMPLEMENTATION OF LAW NO. 6284 ON
PROTECTION OF FAMILY AND PREVENTION OF VIOLENCE AGAINST WOMEN.............. 52
Ar. Gör. Dr. İmge Hazal YILMAZ TEKİN
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NİN 27 HAZİRAN 2023 TARİHLİ VE 27094/20
BAŞVURU NUMARALI KARARI DOĞRULTUSUNDA KADIN İÇİN BEKLEME SÜRESİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ...................................................................................................................... 53
EVALUATION OF THE WAITING PERIOD FOR WOMEN ACCORDING TO THE DECISION OF
THE EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS DATED 27 JUNE 2023, NO. 27094/20............. 56
Ar. Gör. Dr. E. İrem AKI
HUKUK EĞİTİMİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ: DÖNÜŞTÜRÜCÜ ADALETİN BİR
ARACI OLARAK HUKUK VE EDEBİYAT DERSİ.......................................................................... 58
GENDER EQUALITY IN LEGAL EDUCATION: THE LAW AND LITERATURE COURSE AS A
TOOL FOR TRANSFORMATIVE JUSTICE...................................................................................... 61
Doç. Dr. Ufuk TEKİN
SLOGAN MARKALARI...................................................................................................................... 63
SLOGAN TRADEMARKS .................................................................................................................. 66
Dr. Öğr. Üyesi Nevin MERAL
LİMİTED ŞİRKET ORTAĞININ BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKINA İLİŞKİN
GENEL KURULA BAŞVURU ŞARTININ İNCELENMESİ............................................................. 67
THE EXAMINATION ON THE CONDITION TO APPLY TO THE GENERAL ASSEMBLY
FOR LLC MEMBERS’ INFORMATION RIGHTS ............................................................................ 70
Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Emin BİNGÖL
LİMİTED ŞİRKETLERDE AZLIĞIN FİNANSAL TABLOLARIN GÖRÜŞÜLMESİNİN
ERTELENMESİNİ TALEP ETME HAKKI VAR MIDIR? ................................................................ 72
DOES THE MINORITY HAVE THE RIGHT TO REQUEST POSTPONEMENT OF THE
DISCUSSION OF FINANCIAL STATEMENTS IN LIMITED LIABILITY COMPANIES? ........... 75
Dr. Öğr. Üyesi İbrahim BEKTAŞ
HUKUK EĞİTİMİNDE DRAMA YÖNTEMİNİN UYGULANABİLİRLİĞİ -
TİCARET HUKUKU DERSİ ÖRNEĞİ ............................................................................................... 77
APPLICABILITY OF DRAMA METHOD IN LEGAL EDUCATION -
EXAMPLE OF A COMMERCIAL LAW LESSON............................................................................ 81
Ar. Gör. Dr. Nurdan BALKAN
TİCARİ İŞLETME REHNİNDE KİRA ALACAĞININ REHNİN KAPSAMI
AÇISINDAN İNCELENMESİ ............................................................................................................. 83
EXAMINATION OF THE RENTAL RECEIVABLE IN COMMERCIAL ENTERPISE PLEDGE IN
TERMS OF THE SCOPE OF THE PLEDGE ...................................................................................... 86
Ar. Gör. Dr. Buket GÜNAY
KÜÇÜĞÜN KİŞİSEL VERİLERİNİN İŞLENMESİNE RIZASI: TÜRK VE AB HUKUKUNA
KARŞILAŞTIRMALI BİR BAKIŞ ...................................................................................................... 87
CONSENT OF THE CHILD TO THE PROCESSING OF HIS/HER PERSONAL DATA:
A COMPARATIVE OVERVIEW OF TURKISH AND EU LAW...................................................... 90
Ar. Gör. Muhammed Harun KILIÇ
ÇOCUĞUN KİŞİSEL VERİLERİNİN KORUNMASINDA KORUYUCU HUKUKİ ÖNLEMLER 92
PROTECTIVE LEGAL MEASURES IN CHILD'S PERSONAL DATA PROTECTION ................. 95
Arş Gör. Abdullah Emre KAYAALP................................................................................................ 97
DONDURULMUŞ SPERM VE BABANIN ÖLÜMÜ SONRASI DÖLLENEN EMBRİYONUN
MİRASÇILIĞI ...................................................................................................................................... 97
Prof. Dr. Helena SOLETO MUÑOZ / Federico GONZALEZ BARRERA
ADR FOR CHILDREN AND JUVENILES: CONSTRUCTING A PATH TO RESTORATIVE
JUSTICE - THE SPANISH EXPERIENCE ....................................................................................... 103
Katarzyna KICZOROWSKA
THE PROBLEM OF REGULATION ARTIFICIAL INTELLIGENCE IN LEGAL ACTS ............. 107
Maria Di MAGGIO
A COMPARATIVE APPROACH TO WHISTLEBLOWING: PUBLIC DISCLOSURES AND
INTERNAL CONTROL SYSTEMS OF PUBLIC AND PRIVATE ENTITIES............................... 110
Tanya Yuliyanova MIRTCHEVA
CIRCUMSTANCES EXCLUDING THE DANGER FOR THE SOCIETY IN ROMAN CRIMINAL
LAW.................................................................................................................................................... 114
İKİNCİ GÜN / SECOND DAY
Prof. Dr. Güneş OKUYUCU ERGÜN
CEZA HUKUKUNDA KANUNİLİK İLKESİ AÇISINDAN YASAMA TEKNİĞİ,
KANUNLAŞTIRMA ENFLASYONU VE TORBA KANUNLAR .................................................. 119
LEGISLATIVE TECHNIQUE, INFLATION OF LEGALIZATION AND OMNIBUS LAWS IN
TERMS OF THE PRINCIPLE OF LEGALITY IN CRIMINAL LAW............................................. 122
Doç. Dr. Haluk TOROSLU
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI IŞIĞINDA “HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ
BIRAKILMASI” ................................................................................................................................. 124
“DEFERMENT OF THE ANNOUNCEMENT OF THE VERDICT” IN THE LIGHT OF
CONSTITUTIONAL COURT DECISIONS...................................................................................... 128
Doç. Dr. Fahri Gökçen TANER
TÜRK CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNDA MAKUL SÜREDE VE ETKİLİ YARGILAMA
YAPILMASINI ÖNLEYEN İKİ SORUN ÜZERİNE: ÇOK SANIKLA VE EKSİK SORUŞTURMA
SONUCUNDA AÇILAN DAVALAR ............................................................................................... 129
ON TWO PROBLEMS IN TURKISH CRIMINAL PROCEDURE LAW THAT PREVENT THE
CONDUCT EFFECTIVE AND WITHIN A REASONABLE TIME: CASES FILED AGAINST
MULTIPLE DEFENDANTS AS A RESULT OF INCOMPLETE INVESTIGATION.................... 133
Dr. Öğr. Üyesi Yaprak ÖNTAN
TUTUKLAMAYA DAİR GÜNCEL SORUNLAR ........................................................................... 134
CURRENT PROBLEMS REGARDING DETENTION .................................................................... 137
Ar. Gör. Dr. Atacan KÖKSAL
CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU PERSPEKTİFİNDEN 2547 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM
KANUNUNDAKİ CEZA SORUŞTURMA USULÜNE İLİŞKİN BAZI TESPİT VE
DEĞERLENDİRMELER ................................................................................................................... 139
SOME FINDINGS AND EVALUATIONS RELATED TO THE CRIMINAL INVESTIGATION
PROCEDURE IN THE HIGHER EDUCATION LAW NO. 2547 FROM THE PERSPECTIVE OF
CRIMINAL PROCEDURE LAW ...................................................................................................... 143
Dr. Öğr. Üyesi Eylem BAŞ
ÖZEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI VE VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE GÖREVLERİNİ
İCRA EDEN SAĞLIK MESLEK MENSUPLARININ TIBBİ İŞLEM VE UYGULAMALARI
NEDENİYLE YAPILAN SORUŞTURMALAR BAKIMINDAN SORUŞTURMA İZNİNİN ZAMAN
BAKIMINDAN UYGULANMASI.................................................................................................... 144
THE IMPLEMENTATION OF THE INVESTIGATION PERMIT IN TERMS OF RATIONE
TEMPORIS OF INVESTIGATIONS MADE DUE TO MEDICAL PROCEDURES AND PRACTICES
CARRIED OUT BY HEALTHCARE PROFESSIONALS IN PRIVATE HEALTH INSTITUTIONS
AND ORGANIZATIONS AND FOUNDATION UNIVERSITIES.................................................. 147
Ar. Gör. Dr. Ahmet KILIÇ
KONUTTA ARAMANIN KOLLUK GÖREVLİLERİ TARAFINDAN KAMERAYLA
KAYDEDİLMESİNİN ZORUNLULUĞU, HUKUKA UYGUNLUĞU VE GEREKLİLİĞİ ÜZERİNE
DEĞERLENDİRMELER ................................................................................................................... 149
EVALUATIONS ON THE OBLIGATORINESS, LAWFULNESS AND NECESSITY OF
RECORDING A SEARCH OF DWELLING HOUSE WITH CAMERA BY LAW ENFORCEMENT
OFFICERS .......................................................................................................................................... 152
Ar. Gör. Rabia İBİŞ
YARGITAY KARARLARI ÇERÇEVESİNDE CİNSEL SALDIRI, İSTİSMAR VE TACİZ
SUÇLARI ÖZELİNDE TEŞEBBÜS VE GÖNÜLLÜ VAZGEÇMEYE İLİŞKİN BAZI
DEĞERLENDİRMELER ................................................................................................................... 154
SOME EVALUATIONS ON ATTEMPT AND VOLUNTARY ABANDONMENT WITHIN THE
FRAMEWORK OF THE DECISIONS OF THE COURT OF CASSATION, IN THE CONTEXT OF
SEXUAL ASSAULT, ABUSE AND HARASSMENT CRIMES...................................................... 157
Ar. Gör. Afra AKGÜL
TÜRK CEZA HUKUKUNDA SAPMA HALLERİNDE CEZAİ SORUMLULUĞUN
BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YARGITAY KARARLARININ DEĞERLENDİRMESİ................ 159
EVALUATION OF TURKISH SUPREME COURT DECISIONS REGARDING THE
DETERMINATION OF CRIMINAL LIABILITY IN CASES OF ABERRATIO IN TURKISH
PENAL CODE .................................................................................................................................... 161
Ar. Gör. Eşref Barış BÖREKÇİ
TÜZEL KİŞİLERE UYGULANABİLEN KORUMA TEDBİRLERİNDEKİ MÜDAHALENİN
SINIRI................................................................................................................................................. 163
LIMITS OF INTERVENTION IN INVESTIGATION MEASURES APPLICABLE TO LEGAL
ENTITIES ........................................................................................................................................... 167
Dr. Ceren KASIM
KRİZLER VE İNSANA YARAŞIR ÇALIŞMA KOŞULLARI : COVID-19 PANDEMİSİ KRİZİNDE
KADIN İŞÇİLERİN KORUNMASI: CRISES AND DECENT WORKING CONDITIONS ........... 168
CRISES AND DECENT WORKING CONDITIONS: PROTECTION OF WOMEN WORKERS IN
THE COVID-19 PANDEMIC CRISIS............................................................................................... 172
Dr. Uğur ORHAN
BEYAZ YAKA SUÇLARI VE GÜNÜMÜZ SERMAYE PİYASALARINDAKİ
YANSIMALARI................................................................................................................................. 174
WHITE-COLLAR CRIMES AND THEIR REFLECTIONS IN TODAY’S CAPITAL
MARKETS.......................................................................................................................................... 178
Bedirhan ERDEM
REKABET KURUMUNUN İHALELERDE REKABETİ SINIRLAYICI ANLAŞMALARDA
MADDE YÖNÜNDEN YETKİSİZLİĞİ ÜZERİNE.......................................................................... 179
ON THE TURKISH COMPETITION AUTHORITY'S LACK OF COMPETENCE IN TERMS OF
SUBMISSION CARTEL (BID-RIGGING)........................................................................................ 182
Dr. Öğr. Üyesi Sibel YILMAZ COŞKUN
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DAİR
KARARLARININ HAK KAPSAM TEORİLERİ ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ..... 184
EVALUATION OF THE DECISIONS OF THE EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS ON
FREEDOM OF EXPRESSION IN THE FRAMEWORK OF RIGHTS SCOPE THEORIES........... 188
Dr. Öğr. Üyesi Zeynep HAZAR
İNSAN HAKLARININ TEMELLENDİRİLMESİNDE MÜZAKERECİ YAKLAŞIM VE AVRUPA
İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ UYGULAMASINA YANSIMALARI...................................... 190
DELIBERATE SCHOOL OF THOUGHT ON FOUNDATION OF HUMAN RIGHTS AND ITS
REFLECTIONS ON THE PRACTICE OF THE EUROPEAN CONVENTION
ON HUMAN RIGHTS........................................................................................................................ 193
Ar. Gör. Dr. Merve AĞZITEMİZ
AİHM VE ABAD’IN SAĞLIK DURUMU TEMELİNDE AYRIMCILIK KAVRAMINA GÜNCEL
YAKLAŞIMLARI .............................................................................................................................. 195
CURRENT APPROACH OF THE ECtHR AND CJEU TO THE CONCEPT OF DISCRIMINATION
ON THE GROUND OF MEDICAL CONDITION............................................................................ 198
Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe AKDEMİR
GÜMRÜK KIYMETİ VE TARİFESİNİN TESPİTİNDE YAPAY ZEKÂ DESTEĞİ...................... 200
SUPPORT OF ARTIFICIAL INTELLIGENCE IN DETERMINING CUSTOMS VALUE AND
TARIFF ............................................................................................................................................... 203
Dr. Öğr. Üyesi Kerem ÖNCÜ
MOTOSİKLET ÜZERİNDEKİ ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ ÜZERİNE ÖNERİ ............................ 205
SUGGESTION ON SPECIAL CONSUMPTION TAX ON MOTORCYCLES ............................... 208
Ar. Gör. Sude SÖNMEZ
BOŞ EV VERGİSİ VE TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİ..................................................... 210
EMPTY HOMES TAX AND APPLICABILITY IN TÜRKİYE ....................................................... 213
Doç. Dr. M. Ayhan TEKİNSOY
ANAYASA MAHKEMESİNİN BİREYSEL BAŞVURU SÜRESİNİN BAŞLANGICINA İLİŞKİN
YORUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ ........................................................................................ 214
VII
EVALUATION OF THE CONSTITUTIONAL COURT'S VIEW ON THE START OF THE
INDIVIDUAL APPLICATION TIME LIMIT ................................................................................... 218
Dr. Öğr. Üyesi Serdar YILMAZ
ARABULUCULUK MÜZAKERELERİNDE İDAREYİ TEMSİL EDEN KOMİSYON ÜYELERİNİN
SORUMLULUĞU MESELESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER............................................................. 220
THOUGHTS ON THE ISSUE OF THE RESPONSIBILITY OF COMMISSION MEMBERS WHO
REPRESENT THE ADMINISTRATION IN MEDIATION NEGOTIATIONS ............................... 226
Dr. Öğr. Üyesi Cemâl DURSUN
MADEN RUHSAT HUKUKU BAKIMINDAN ETKB TAŞINMAZ KOMİSYONU ..................... 229
MENR REAL ESTATE COMMISSION IN RESPECT OF MINING LICENSE REGIME............. 233
Ar. Gör. Dr. Ilgın ÖZKAYA ÖZLÜER
YENİ BİR İKLİM REJİMİNİN OLUŞTURULMASINDA İKLİM HUKUKUNUN
KURUCU ROLÜ ................................................................................................................................ 235
IN THE CREATION OF A NEW CLIMATE REGIME THE FOUNDING
ROLE OF CLIMATE LAW................................................................................................................ 238
Dr. Öğr. Üyesi Feyzan OLGUNSOY
YABANCILARIN TAŞINMAZ EDİNİMİNDE KARŞILIKLILIK İLKESİNİN KALDIRILMASININ
ANAYASAYA AYKIRILIĞI............................................................................................................. 240
THE UNCONSTITUTIONALITY OF THE ABOLITION OF THE PRINCIPLE OF RECIPROCITY
IN THE ACQUISITION OF REAL ESTATE BY FOREIGNERS.................................................... 243
Dr. Derya BELGİN GÜNEŞ
BİR BİREYSEL BAŞVURU KARARI IŞIĞINDA KISMÎ DAVADA ALINAN BİLİRKİŞİ
RAPORUNUN BAĞLAYICILIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER......................................... 244
EVALUATIONS ON THE BINDINGNESS OF THE EXPERT REPORT RECEIVED IN PARTIAL
LAWSUIT IN THE LIGHT OF AN INDIVIDUAL APPLICATION DECISION............................ 247
Ar. Gör. Ali Erdem DOĞANOĞLU
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN NORM DENETİMİNDE İNCELEMENİN KAPSAMINI VE
KARARIN GEREKÇESİNİ ÖLÇÜ NORMLAR YÖNÜNDEN SINIRLAMASI ............................ 249
THE CONSTITUTIONAL COURT'S LIMITATION OF THE SCOPE OF THE REVIEW AND THE
REASONING OF THE DECISION IN CONSTITUTIONALITY REVIEW IN TERMS OF THE
CRITERION NORMS ........................................................................................................................ 25
Creative labour and professional organizations in Turkish cinema until 1980
Günümüzde sinema emekçilerinin yaşam ve çalışma koşulları, çoğunlukla hayatlarının son zamanlarını yoksul ve yalnız olarak geçirmeleri üzerinden basının ve sektörün gündemine girmiştir. Bu 'ilgi' Yeşilçam nostaljisi yapaylığında olmuş ve emekçiler; vefasızlığa uğramış, güçsüz, yılgın insanlar olarak kodlanmıştır. Başlangıcından 1980'e kadar olan dönemin çalışıldığı bu tezde, sinema emekçilerinin sosyal-ekonomik hakları ve nitelikli film üretimi için verdikleri mücadelelere ve örgütlenme deneyimlerine bakılarak onların itiraz kültürüne ve güçlü oldukları dönemlere açıklık getirilmiştir. Düzenleyici bir yasası hiç olmamış ve büyük sistemsizlik içinde varlık göstermeye çalışmış Yeşilçam'da güvencesiz yaşam, ağır çalışma şartları ve uzun çalışma saatleri altında yaratıcı bir iş yapmaya çalışan sinema emekçilerinin, yıpranmaya ve sömürüye en açık emek gruplarından olduğu açıktır. Kültürel ve yaratıcı endüstriler içindeki sanat ve kültür işçilerinin üretim ilişkileri ve sınıfsal karakterleri nedeniyle örgütlenmesi pek çok işçi sınıfı grubuna göre daha zor olmuştur. Bir film yapımındaki entelektüel ve teknik alandaki yaratıcı emeğin, mesleki ve sanatsal sorunlarının çözümü için bir araya gelmekte zorlandıkları dönemler olmuştur. Sinema emekçilerinin en etkin örgütleri, "kafa ve kol", "işçi ve sanatçı" gibi ayrımların handikaplarını aşıp bir araya gelebilenler tarafından kurulmuştur. Türkiye ekonomisindeki değişimlerin, sinemadaki endüstriyel gelişmelerin ve film içeriğine yönelik politik müdahalelerin sinema emekçilerinin yaratıcılıklarını nasıl etkilediği ve dernek, sendika gibi örgütlenmelerin özgür üretim koşulları için ne kadar mücadele verdiği soruları bu tezin önemli bir meselesidir. 1980'e kadar olan dönemlere bakıldığında, örgütlenme çalışmalarında aktif olan sinema emekçilerinin aynı zamanda iyi filmler yapma arayışındaki kişiler olması önemli bir bilgidir. Emek eksenli örgütlenmeler, sinemanın vicdanı olmakla birlikte Yeşilçam'da özgür sanat arayışının da adresi olmuştur.
The living and working conditions of laborers within Turkey's film industry have been sporadically showcased in the media and within the industry, often focusing on the bleak circumstances they endure in their later years, marked by poverty and solitude. This purported 'attention' is often portrayed with an artificial sense of "Yeşilçam nostalgia," casting these laborers as feeble and disheartened individuvals who have fallen from grace and been forsaken. This thesis delves into the historical trajectory of Turkey's film industry from its inception until the 1980s, meticulously examining the organizational experiences and ongoing struggle of film industry workers for their social and economic rights, as well as their relentless pursuit of creating high-quality films. The thesis elucidates their culture of protest and pivotal periods of organizational strength. Within the Yeşilçam film industry, a robust system for labor regulation or regulatory laws has been conspicuously absent, resulting in precarious conditions, grueling work environments, and extended work hours for cinema laborers. In such circumstances, these creative laborers, aspiring to produce artistic works, have unfortunately become one of the most vulnerable groups subject to exploitation and attrition. Those in the arts and cultural sectors have encountered more challenges in organizing due to intricate production relations and class attributes compared to labor groups in other industries. Periods arose when the intellectual and technical creative forces involved in film production struggled to unite and address their professional and artistic challenges. The most impactful cinema worker organizations emerged from those who surmounted distinctions like "head and arm," "worker and artist," uniting for a common cause. This thesis critically addresses pivotal questions regarding how shifts in the Turkish economy, industrial advancements in cinema, and political interventions in film content influence the creativity of cinema workers, and to what extent entities like associations and unions advocate for unfettered production conditions. Looking back until 1980, it is paramount to acknowledge that the cinema workers actively engaged in organizational endeavors were also individuals passionately devoted to creating exceptional films. Labor-centric organizations epitomize the conscience of cinema, serving as the bedrock for the quest for artistic freedom within Yeşilçam
Money as a political-economic category
Bu çalışmanın temel tezi, iktisat disiplininin para gibi toplumsal yeniden üretimin merkezi bir fenomenini iktisadi kuramdan temelde dışlamış olduğudur. Bu nedenle paranın, iktisadi yaşamdaki önemine zıt bir biçimde görmezden gelinmiş olmasının nedenleri ve sonuçlarının ortaya koyulması hedeflenmiş, bunun iktisat disiplinin mahiyetini açıklığa kavuşturacak bulgular doğurması da öngörülmüştür. Parayı anlamak ve iktisada bu yolla bir varoluş ufku çizilmesini sağlayacak zihinsel çaba ise parayı tanımlamayı sorunsallaştıran bir fenomenoloji denemesi olarak belirmiştir. Bu amaçla herhangi bir tanımlama ediminin asgari unsurları üzerinden bir para tanımına ulaşılmaya çalışılmıştır. İnsanın bilme eylemi esas alınarak hakikat rejimleri ayrıştırılmıştır: Her tanım bir hakikat rejimi içinden yapılmaktadır. Bir hakikat rejimi olarak bilim kullanılarak yapılan para tanımının toplumsal iktidar- tahakküme tabi olduğu bilmeyi sahihleştirmeye dönük çabanın son iddiasıdır. İnsanı ve dünyayı bilmenin birbirinden ayırt edilmezliği tespiti, herhangi bir toplumsal fenomenin bir insan ve dünya tasarımı olmaksızın tanımlanamayacağı sonucuna varılmasını sağlamıştır. Dolayısıyla tezin sonraki iki temel meşgalesi, paranın tanımlanmasının ön koşulları olarak insan ve dünyasını tanımlamak olmuştur. İnsan için dünya, hiçliğin bir terkibe dönüştürülmesini sağlayan zaman kavramınca kuşatılmaktadır. Hitama/sona doğru bir canlı olarak insan, siyasal-iktisadi bir varlıktır. İktisat disiplini, nadiren bir dünya ve insan tasarımına dayandığından, insanı zaman açısından kavrayıp iktisat kuramının merkezi unsuru kılmak çabası istisnai biçimde Marksist iktisatta gözlemlenmiştir. Tanımlamanın asgari unsurları tespit edildikten sonra para iktisadının belli başlı gerilimleri kılavuzluğunda paranın bir tanımına varılmıştır. Buna göre, kastedilen kapitalist paradır. Kapitalist para, esasen burjuvanın siyasal tahakküm, imtiyaz ve satın alma tekeli oluşturan, insanın ölümle karakterize edilen zamansallığınca belirlenen toplumsal bağı tesis edici borçtur. İktisadi fenomenin bu çok elzem karakterinin iktisat kuramı tarafından görmezden gelinmesi, baktığı yerde kapitalizmi görmek istememesi arzusundan ileri gelmektedir. Dolayısıyla insanı bütün batıl bağlarından kurtarmaya yönelik özgürleşmeyi hedefleyen sahih bir iktisat, kapitalizmin merkezi fenomeni parayı kuramın çekirdeğine yerleştirip tüm iktisadi olguları zamanı esas alarak yeniden yorumlamalıdır.
he main thesis of this study is that the discipline of economics has fundamentally excluded a central phenomenon of social reproduction such as money from economic theory. For this reason, it is aimed to reveal the reasons and consequences of the ignorance of money in contrast to its importance in economic life, and it is also envisaged that this will lead to findings that will clarify the nature of the discipline of economics. The intellectual effort to understand money and to draw a horizon of existence for economics in this way has emerged as an attempt at phenomenology that problematizes the definition of money. For this purpose, an attempt was made to arrive at a definition of money based on the minimum elements of any act of definition. Regimes of truth were differentiated based on the human act of knowing: Every definition is made through a regime of truth. The final claim of the effort to authenticate knowing is that the definition of money made using science as a regime of truth is subject to social power-domination. The indistinguishability of knowing the human and the world has led to the conclusion that any social phenomenon cannot be defined without a design of the human and the world. Therefore, the next two main preoccupations of the thesis are to define man and his world as preconditions for the definition of money. For man, the world is encompassed by the concept of time, which enables the transformation of nothingness into a constitution. As an entity towards the end, man is a political- economic being. Since the discipline of economics is rarely based on a design of the world and the human being, the effort to understand the human being in terms of time and make it the central element of economic theory has been exceptionally observed in Marxist economics. Once the minimum elements of the definition were established, a definition of money was arrived at, guided by the major tensions of monetary economics. Accordingly, what is meant is capitalist money. Capitalist money is essentially the debt that constitutes the bourgeoisie's monopoly of political domination, privilege, and purchase, which establishes the social bond determined by human temporality characterized by death. The fact that economic theory ignores this crucial character of the economic phenomenon is due to its desire not to see capitalism wherever it looks. Therefore, a genuine economics that aims to emancipate human beings from all superstitious ties must place money, the central phenomenon of capitalism, at the core of its theory and reinterpret all economic phenomena in terms of time
The problem of good and evil in Ebû Mansûr Mâtürîdî
Geçmişten günümüze insanın varlığıyla başlayan değer problemi teolojik bir problem olarak insanın Tanrı tasavvuru ve hayatıyla ilişik bir tema içermektedir. Dolayısıyla teolojik bir problem olması nedeniyle ateistlerin en büyük çıkmazı olmaktadır. Teistler ise ya konuyu irdelemeden kaderci bir anlayışla kabule gitmekte ya da kendi içinde dile getiremediği çatışmalar yaşamaktadır. Konu genel olarak kötülük problemi üzerinden tartışılmasına rağmen biz konumuzu iyilik ve kötülük değer kavramları üzerinden incelemeyi uygun bulduk. Zira özellikle konumuz olan Ebû Mansûr Mâtürîdî'nin bu konudaki görüşlerini irdelemek ve bize sunacağı çözüm önerileri olduğu için O'nun meseleye yaklaşımı da iyilik ve kötülük üzerinden bir değer kavramı olarak birlikte ele alınmıştır. Ebû Mansûr Mâtürîdî'nin rasyonel bir temele dayanan Tanrı tasavvuru sunması konuyu çözümlemede katkı sunmaktadır. O, Tanrı'yı bilmeyi zorunlu olarak aklın bir yetisi ve ahlâkî bir sorumluluk olarak değerlendirmiş buna bağlı olarak da insanın bir takım değer yargılarını da aklî olanaklarla bileceğini savunmuştur. Aynı zamanda Tanrı'nın tek yaratıcı güç olduğu ilkesiyle Tanrı'nın iyilik ve kötülük değerlerinin de yaratıcısı olduğunu savunmakla birlikte insanın tercih ve sorumluluğunu ön plana çıkartmıştır. Dolayısıyla iyilik ve kötülükler insanın kendi sorumluluğu ve tercihine bağlı olarak gerçekleştiği için bir problem olarak yansımamaktadır. Aynı zamanda salt bir kötülük olduğunu düşünmemekte kötülükleri düzenin bir parçası ve hikmet olarak değerlendirmektedir.
The value problem, which started with the existence of humans from past to present, contains a theme related to man's perception of God and his life as a theological problem. Therefore, it is the biggest dilemma for atheists because it is a theological problem. Theists, on the other hand, either accept the issue with a fatalistic approach without examining it, or they experience conflicts within themselves that they cannot express. Although the subject is generally discussed through the problem of evil, we found it appropriate to examine our subject through the value concepts of good and evil. Because our topic is to examine Abu Mansur Māturīdī's views on this issue and the solutions he will offer us, his approach to the issue has been discussed together as a concept of value based on good and evil. Ebû Mansur Mâtürîdî's presentation of the concept of God based on a rational basis contributes to the analysis of the issue. He considered knowing God as a faculty of the mind and a moral responsibility, and accordingly, he argued that humans can know certain value judgments through mental means. At the same time, he defends that God is the creator of the values of good and evil with the principle that God is the only creative power, and highlights human choice and responsibility. Therefore, good and evil are not reflected as a problem because they occur depending on the person's own responsibility and choice. At the same time, he does not think that it is pure evil, but considers evil as a part of the order and wisdom
The source of knowledge and its value in Suhrawardi
İslâm felsefesinin ikinci felsefî okulunun kurucusu olan Sühreverdî'nin epistemolojisi, İslâm felsefe tarihinde önemli bir yere sahiptir. Onun epistemolojisi Meşşâî felsefî sistemdeki mantıksal çelişkilerin çalışmasına dayanmaktadır. Sühreverdî'nin teorisi bilgi felsefesinde iki kısım içermektedir; birinci kısmı dönemdeki yaygın olan formel mantık geleneğini kırmaktır. Sühreverdî burada Akıl, duyular, birincil bilgiler vb. aracılığıyla elde edilmiş olan bilgileri eleştirmektedir. Sühreverdî ilk önce Aristotles'in tanım teorisinin yapısını eleştirir, bu da Aristotles'in mantık'ındaki çelişkileri göstermek için ve kendi İşrâk felsefesine ilk adımı atmak için önemli bir çabadır. Sühreverdî Aristo'nun tanım teorisini yetersiz ve sınırlı olduğunu gösterir. Ona göre şimdiye kadar bilgi edinmek için sunulan teoriler bizi kısmen doğruya götürebilmiştir. Ancak hiç birisi bize kesin bilgiyi kazandırmamıştır. Sühreverdî'nin o dönemdeki felsefî geleneğine karşı olan bu görüşü onun bilgi teorisinin ikinci kısmını yol açmaktadır. İşrâk felsefesinde üstünlük müşahede ve sezgiye verilmiştir ve Meşşâî felsefesinden farklı, bu yoluyla elde edilen bilgi, "kesbî" ilimden değil "huzûrî" ilimden sayılmaktadır.
As the founder of the second philosophical school of Islamic philosophy, Suhrawardi's epistemology has an important place in the history of Islamic philosophy. His epistemology is based on the study of logical contradictions in the peripatetic philosophical system. Suhrawardi's theory includes two parts in the philosophy of knowledge; The first part is to break the tradition of formal logic that was common in the period. Suhrawardi, criticizes information obtained through Reason, senses, primary knowledge, etc. Suhrawardi, first of all criticizes the structure of Aristotle's theory of definition, which is an important effort to show the contradictions in Aristotle's logic and to take the first step into his own philosophy of Ishraq. Suhrawardi shows that Aristotle's definition theory is inadequate and limited. According to him, the theories presented to obtain information until now have partially been able to lead us to the truth. However, none of them has given us precise information. This view of Suhrawardi, which is against the philosophical tradition of that period, leads to the second part of his theory of knowledge. In the philosophy of ishraq, superiority is given to "Mushahada" observation and intuition, and different from Peripatetic philosophy, the knowledge obtained through this way is considered as a "Huzury" knowledge, not from "kesby" knowledge
Transformation of glocal social movements on the line of communication and culture: The Slow Food case
Yeni toplumsal hareketler tahakküm biçimlerine karşı kimliklerini ve hedeflerini kabul ettirmek için toplumsal alanlarda kamusal alanlar inşa etmeyi amaçlamaktadırlar. Bu amaç doğrultusunda politik aktörlerini ve eylemlerini artırmaya yönelirken hareketler sahnesinde birer sembolik meydan okuyucu olarak rol almaktadırlar (Melucci, 1999 ve 2014; Touraine, 2017). Kültürel ve sembolik çıkarlar için mücadele eden hareketler hem yerel hem de küresel kimliklere sahiptirler. Bunun önemli nedeni küresel sorunların bireysel kimliklerin üstünde, daha kapsamlı hedefler yaratmış olmalarıdır. Önemli bir bağlantılılığı ve birlikteliği ortaya çıkaran bu hedefler beraberinde bir karmaşıklık da getirmektedir. Çünkü her toplumun düşünme biçimi kültürel miras ve pratiklerle şekillenmektedir. Karmaşıklığı çözebilmek için toplumsal hareketlerin; aktörlerin kültürel tecrübelerinden faydalanarak ortak paydalı stratejiler ve söylemler üretmesi gerekmektedir. Böylece dağınık hedeflerin toparlanabilmesi ve dayanıklı kimliklerin oluşturulabilmesi mümkün hale gelecektir. Bu çalışmada küyerel toplumsal hareketlerin kimlik, karşıt ve hedeflerindeki değişimin küreselleşmeyle olan ilişkini ve bu değişimin kamusal kamusal alanın inşasında nasıl görünürlük kazandığını ortaya koyma amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda örnek olay olarak Slow Food Hareketi seçilmiş ve saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Etnografi ve netnografik yöntemlerinin kullanıldığı çalışmada yerinde gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri uygulanmış ve Slow Food'un Instagram paylaşımlarıyla basılı kaynakları nicel yöntemle analiz edilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde sivil toplum, kamusal alan ve toplumsal hareketler alanlarına ilişkin tartışmalar yapılmıştır. İkinci bölümde küreselleşme ve ağ toplumu tartışılmış, üçüncü bölümde ise saha araştırmasına ait bulgular sunulmuş ve değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın iki sonucu bulunmaktadır. İlk olarak, küyerel toplumsal hareketlerin küreselleşmeyle birlikte çoklu kimlikler ortaya koymaya başladıkları, hedeflerinin kapsamlarını ve boyutlarını genişlettikleri, karşıtlarının ise görünürlüğünü önemli ölçüde azalttıkları sonucuna ulaşılmıştır. Sonrasında, kimlik, karşıt, hedef ilkelerinde yaşanan bu değişimlerin ve ağ toplumunun dinamiklerinin de etkisiyle toplumsal hareketlerin; bilgi-eğlence kamusal alanları inşa ettikleri ve iletişimlerini ve eylemlerini anlatılar üzerinden kurgulamaya başladıkları tespit edilmiştir.
The New Social Movements aim to build public spaces in social spaces in order to impose their identities and goals against the forms of domination. In line with this purpose, while social movements tend to increase the number of their political actors and actions; they act as symbolic challengers on the stage of movements (Melucci, 1999 and 2014; Touraine, 2017). Movements fighting for cultural and symbolic interests have both local and global identities. The important reason for this is that global problems have created goals that are more comprehensive than individual identities. These goals, which reveal an important interconnectedness and togetherness, also bring a complexity. In order to solve this complexity, social movements need to produce common ground strategies and discourses by making use of the cultural experiences of their actors. Thus, it will be possible to collect scattered targets and create durable identities. In this study, it is aimed to reveal the relationship of the change in identity, adversary, and goals of glocal social movements with globalization and how this change becomes visible in the construction of the public sphere. For this purpose, Slow Food Movement is chosen as a case study and field research was carried out. In this study, in which ethnographic and netnographic methods were used, on-site observation and in- depth interview techniques were applied, and Slow Food's Instagram posts and printed resources were analyzed by quantitative method. In this context, in the first part of the study, discussions were made on the fields of civil society, public sphere and social movements. In the second part, globalization and network society were discussed, and in the third part, the findings of the field research were presented and evaluated. The study has two results. First of all, it was concluded that glocal social movements started to reveal multiple identities, expanded the scope and dimensions of their goals, and significantly reduced the visibility of their adversaries. After that, with the effect of these changes in identity, adversary, goals and the dynamics of the network society, it has been determined that social movements have built infotainment public sphere and started to construct their communication and actions through narratives
Korku Ve Siyaset İlişkisi Bağlamında Hobbes İle Karşılaştırmalı Bir Spinoza Okuması
Bu çalışma “korku”yu siyasetin üç veçhesinde inceleyecek şekilde planlanmıştır:
Kuruluş, düzen/sivil durum ve düzenin ortadan kalkması/itaatsizlik.
İlk bölümde bir alt yapı sunulmuştur. Burada, siyasal düşüncenin klasik temellerine
yer verirken, Platon, Aristoteles ve incelediğimiz iki düşünürle de sık sık ilişkilendirilen
Machiavelli üzerinde durulmuştur. Ardından 17. yüzyıldaki tarihsel ve düşünsel
ortamdan söz edilmiş, Kartezyen düşünceye ve Descartes’a geniş yer verilmiştir. Son
olarak, siyasal düşünce bağlamında tartışacağımız zihin-beden, akıl-duygu, umut-korku
gibi ikiliklerin Hobbes ve Spinoza tarafından nasıl ele alındığı incelenmiştir. Son olarak
imaginatio’ya yer verilmiştir.
Kuruluş bölümünde iki düşünürün doğa hali ve sözleşme kurgularında korku
kavramının oynadığı rol incelenmiş ve iki düşünür açısından iki düşünsel ilke öne
çıkmıştır. Bunlardan ilki korkunun bir “akıllı duygu” olarak ele alınması, ikincisi ise, iki
kötülükten daha az kötü görünenin seçilmesi üzerine yapılan hesaplamadır. “Siyaset
görünen iki kötülükten daha az kötü görünenin seçilmesi midir?” sorusu bu bölümden
başlayarak, çalışmanın bütününde karşımıza çıkmıştır. Bu bölümde Spinoza bir doğal
hukuk filozofu olabilir mi? Spinoza’da bir sözleşme kavramı var mıdır? Eğer varsa,
Hobbes’taki sözleşmeye benzer mi; gibi sorular Spinoza’nın Hobbes ile bağlantısında
belirleyici oldukları için çalışmaya dahil olmuştur. Bu bölümü bitirmeden önce,
imaginatio yeniden, bu kez kuruluş efsanesi ve kurucu gücü açısından incelenmiştir.
İkinci bölüme, kitlelerin yönetilmesi ve burada iki düşünür açısından korkunun ne
şekilde rol oynadığı, korkusuz bir siyasetin mümkün olup olmadığı incelenmiş, burada
Hobbes ile ilgili resim daha net bir şekilde belirmiştir. Spinoza açısından ise demokrasi
ile ilgili tamamlanmamış görüşleri ve Spinoza demokrasisinin sınırları sorunu ile
karşılaşılmıştır. Spinozacı demokrasinin bir ütopya mı yoksa sadece bir referans noktası
198
mı olduğu, “korkusuz kitlelerin korkunç” olabildiği düşüncesi etrafında korkusuz bir
düzenin ne denli mümkün olabildiği, bu bölümün temel sorularıdır. Çokluğun içinde
korkunun dolaşımının konu edildiği mimesis/imitatio başlığı altında ise, Spinoza
açısından daha fazla incelenmeyi bekleyen, önemli yorumcuların da eksikliğini
dillendirdiği bir mesele olarak “duyguların taklidi” konusu ele alınmıştır.
Son bölümde ise, egemene karşı itaatsizliğe pek de alan bırakmayan Hobbes’a
değinmenin ardından sorunsalımızın kaynağı olan Spinoza’ya odaklanılmıştır. Bu
bağlamda, belirlediğimiz üç tema üzerinden bir direnişin imkânı olup olmadığı sorusu
Spinoza’ya yöneltilmiştir. Bunlar: Hak ve güç özdeşliği, iki kötülükten daha az kötü
görünenin seçilmesi sorunu ve son olarak, etkin ve edilgin oluş sorunudur. Son olarak,
Spinoza’nın özgürlük değil, özgürleşme filozofu olduğu ve Spinoza’da özgürleşme ve
korkudan özgürleşme potansiyelleri tartışılmıştır.
Esas olarak çoğu Spinoza’dan kaynaklanan temalar tez boyunca izlenebilir. Bunlar
şu şekilde sıralanabilir: akıl-duygu karşıtlığı, akıllı duygu var mıdır, korku akıllı bir
duygu mudur? Duyguların ikircikli biraradalığı olarak umut ve korku gerilimi, iki
kötülükten daha az kötü görünenin seçilmesi kuralı, bir imkân ve kusur olarak hayalgücü,
etkin ve edilgin oluş bağlamında siyaset, özgürlük ve özgürleşme fikri