Ankara University

Ankara Üniversitesi Akademik Arşiv Sistem
Not a member yet
    79054 research outputs found

    An epidemic model with allee effect in pathogen population

    No full text
    Patojen kaynaklı salgınlar, nüfus yoğunluğu, çevresel değişiklikler ve konak-patojen etkileşimleri gibi faktörlerle daha da kötüleşerek insan sağlığına yönelik önemli teh- ditler oluşturmaya devam etmektedir. Geleneksel salgın modelleri, genellikle homo- jen nüfus dinamiklerine odaklanmakta ve patojen yayılımını etkileyen kritik ekolojik faktörleri göz ardı etmektedir. Bu modellerdeki önemli bir sınırlama, Allee etkisi gibi mekanizmaların dahil edilmemesidir. Bu etki, hastalık dinamiklerinde kritik bir rol oynamaktadır. Allee etkisi, nüfus yoğunluğu belirli bir eşik seviyesinin altına düş- tüğünde büyüme hızlarının azalmasıyla karakterize edilir ve bu durum patojenlerin devamlılığı veya yok oluşu üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Bu tez çalışma- sında, bu boşluğu doldurmak için, patojen dinamiklerini Allee etkisiyle bütünleşti- ren bir salgın modeli temel alınarak, nüfus değişim dinamiklerini de içeren yeni bir model önerilmiştir. Uzun dönemli hastalıkların yayılma dinamiklerini temsil eden modellerde daha gerçekçi sonuçlar elde etmek için nüfusun büyüme dinamiklerini de modele dahil etmek önemlidir. Bu çalışmada önerilen modele ilişkin, denge nok- taları hesaplanmış, daha sonra patojenin bulaşmayı sürdürebilip sürdüremeyeceğini belirleyen nüfus eşikleri belirlenmmiştir

    Alman Oryantalizminde Tasavvuf Araştırmaları Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme: Fritz Meier Ve Annemerie Schimmel Örneği

    No full text
    Bu araştırma Alman oryantalizm çalışmaları içinde genel olarak tasavvuf araştırmalarının yerine odaklanmaktadır. Özelde ise çalışmalarını tasavvuf incelemeleri üzerinde yoğunlaştırmış 20. yüzyıl içinde yaşamış ve eserlerini vermiş olan iki önemli oryantalistin, Fritz Meier ve Annemarie Schimmel’in tasavvufa dair görüşlerini kendi eserleri üzerinden mukayeseli olarak ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde araştırdığımız konunun çerçevesini ortaya koymak adına Oryantalizm ve Alman oryantalizmi içinde tasavvuf araştırmalarının yeri ele alınmakta, ikinci bölümde ise Fritz Meier ve Annemarie Schimmel’in hayat, ilmi şahsiyet ve eserleri üzerinde durulmaktadır. Araştırmanın ana bölümünü teşkil eden üçüncü bölümde ise iki araştırmacının tasavvuf tarihinin konuları, tasavvufi meseleler, tasavvufi kavramlar ve tasavvuf kurumları bahsinde eserlerinde yazdıkları incelenmekte ve görüşleri mukayeseli olarak incelenmektedir. Schimmel’in tasavvuf araştırmalarında konuyu geniş kitlelere de anlatma amacı da görülürken, Meier alan uzmanlarına yönelik akademik detay incelemelerle tasavvufu çözümlemeye çalışmıştır. Her iki araştırmacı da tasavvufu temel kaynaklara inerek tarihine, meselelerine, kavramlarına ve ortaya çıkardığı kurumlara kendi zamanlarının ve içinde yaşadıkları medeniyetin kültür ve kavramlarını hesaba katarak incelemişlerdir

    THE REPRESENTATIONS OF SPACE IN THE POETRY OF WOMEN POETS OF THE FIRST WORLD WAR: JESSIE POPE, KATHARINE TYNAN, AND VERA BRITTAIN

    No full text
    Bu tezin amacı, Jessie Pope’un War Poems (1915), Katharine Tynan’ın Flower of Youth: Poems in War Time (1917) ve Vera Brittain’ın Verse of a V.A.D. (1918) başlıklı şiir koleksiyonlarında mekân temsillerini Mikhail Bakhtin’in “kronotop” kavramı, Gaston Bachelard’ın “şiirsel mekân” kavramı ve Doreen Massey’in “Sosyal Domestik Mekân” anlayışı olmak üzere üç kuramcının mekânsal perspektiflerine dayandırarak incelemektir. Çalışma, bu kadın şairlerin entelektüel, sosyal, mesleki ve psikolojik deneyimlerine uygun olarak çeşitli mekan biçimlerini nasıl resmettiği ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Ayrıca, savaş şiirlerinde mekânı zamandan referans alarak tasvir etmenin, bu kadın şairlerin duygu, bakış açısı, fikir ve düşüncelerini aktarma ve yansıtmada etkili bir teknik olabileceğini savunmaktadır. Tez, kadınların savaş şiirinde mekan tasvirinin, bu kadın şairlerin tasvirlerinin ve deneyimlerine tepkilerinin ve Birinci Dünya Savaşı'nın kadın olarak onlar üzerindeki etkisinin son derece önemli ve tamamlayıcı bir bileşeni olabileceği sonucuna varmıştır. Çalışma, mekan kullanımının savaşa ve savaşın kadınlar ve onların yazıları üzerindeki etkisine nasıl önemli bir tarihsel katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda, eşik kronotopu, iç ve dış mekan, ev içi mekan ve soyut mekan gibi çeşitli mekan biçimlerini kullanarak kadınların deneyimlerinin ilgili diğer konularla nasıl kesiştiğinin yeniden değerlendirilmesi için bir fırsat sunduğu sonucuna varılmıştır

    Perception of Turkish word stress (l2) by Albanian learners of Turkish

    No full text

    Reading post-truth through Covid-19: Science debates, conspiracy theories and individuals' decision-making experiences

    No full text
    Çağdaş dönemi inceleyen ve bu dönemin toplumsal özelliklerini teşhis eden kavramlardan biri de hakikat sonrasıdır. Sosyal bilimler alan yazınında görece yeni bir kavram olan hakikat sonrası, kanaat oluşumunu gündemine alarak kamuoyu oluşturmada rasyonelliğin yerine irrasyonelliğin, hakikatin yerine de kişisel kanaatlerin ön planda olduğunu imlemektedir. Bireysel düşüncelerle ilişkili olarak kanaat oluşturulması ve bunun hakikat olarak addedilmesinin teknolojik ve kuramsal art yöresi bulunmaktadır. Nitekim postmodernizn gerçekliği bireysel dünyalara indirgeyerek, yeni iletişim teknolojileri ise algoritma ve filtre balonları ile salt benzer düşünceye sahip kişilerden oluşan kamusallıklar yaratarak hakikat sonrasına önemli bir temel oluşturmaktadırlar. Dahası Covid-19 pandemisi döneminde Twitter (X)'da yer alan iddialar ve teoriler hakikat sonrası ve yeni medya ilişkisini açıklar niteliktedir. Bu doğrultuda Covid-19 ve hakikat sonrası ilişkisini Twitter (X) üzerinden analiz eden bu çalışmada 12 farklı hashtag belirlenerek 1994 tweet analiz edilmiştir. Tweetler nitel içerik analizi ile incelenerek pandemi dönemindeki iddialar ve bilgi düzensizlikleri ele alınmıştır. Bununla birlikte tweetleri paylaşan 25 kullanıcı ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapılarak pandemi konusunda bireysel hakikatleri nasıl oluşturdukları anlamaya çalışılmıştır. Ek olarak tweetlerin söylemsel stratejilerini belirlemek amacıyla 8 farklı tweet belirlenmiş, Ruht Wodak'ın söylem tarihsel yaklaşımı ile söylem analizi uygulanmıştır. Böylelikle bireylerin pandemiye yönelik oluşturduğu görüşler bütünlükçü bir bakış açısıyla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre hakikatlerin bireylerin politik ve dini görüşleriyle uyumlu olduğu, kullanıcıların genellikle benzer düşünceye sahip kişileri takip ederek onlarla etkileşim kurduğu, pandemi döneminde Twitter (X)'da önemli ölçüde bilgi düzensizliğinin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bireylerin kendi düşüncelerine meşruiyet sağlamak amacıyla bilim insanları arasında seçicilik yaparak kaynak gösterdiği, bu durumun ise bilim ve uzman karşıtlığına yol açabileceği saptanmıştır. Dahası söylem analizi sonuçlarına göre yüklemleme, perspektifleştirme, kanıtlama/uslamlama, yoğunlaştırma gibi söylemsel stratejilerin kullanılarak olumlu biz ve olumsuz onlar/ötekiler inşasının yapıldığı görülmüştür

    An analysis of the center-periphery relations in Türkiye employing a multi-regional input-output (MRIO) model

    No full text
    Bu tez çalışmasının temel amacı; çok bölgeli girdi-çıktı modelinin ekonomik coğrafya disiplini açısından önemini ortaya koymak, Türkiye için 3 bölgeli 10 sektörlü Çok Bölgeli Girdi-Çıktı (MRIO) modelini idari merkez Ankara, ekonomik merkez İstanbul ve 79 çevre il örneğinde gerçekleştirmek, geliştirilen Türkiye merkez-çevre MRIO modeli ile 2006-2021 döneminde merkez ve çevre ilişkilerinin değişimini Leontief ters matrisinden elde edilen geri ve ileri bağlantı katsayıları ile analiz etmek ve Türkiye ekonomisi için bölgesel kilit sektörler ile bölgesel ve sektörel yapısal bağınlaşma ilişkilerini tespit ederek literatüre katkı sağlamaktır. Türkiye için geliştirilen MRIO modeli sadece tek bir yıl ile sınırlı kalmamış, 15 yıllık dilimini kapsayan 2006, 2009, 2012, 2015, 2018 ve 2021 olmak üzere 6 yıl için oluşturulmuş dinamik ve çok yıllı MRIO modelinin de ilk örneğidir. Türkiye'de arz ve talep ilişkileri bakımından yapısal bağınlaşmanın en fazla güçlendiği bölge Ankara olmuştur. Ankara ekonomisi kendi sektörleri için gerekli mal ve hizmetleri daha fazla üretir ve kendi bölgesinden daha fazla tedarik eder hale gelmiştir. Çevre illerin kendi içinde ve Ankara ile ekonomik entegrasyonu artarken, İstanbul'un üretim merkezi olma hüviyetinden uzaklaştığı, kendi ihtiyacı olan mal ve hizmetleri artık kendi içinden daha az tedarik ettiği de tespit edilmiştir. Ankara ekonomisi içinde yapısal bağınlaşmanın en fazla arttığı sektör İnşaat sektörüdür. Ankara'daki inşaat sektörü o kadar hızlı gelişmiştir ki, sektör sadece Ankara için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de 4'ncü önem sırasındaki kilit sektör konumuna gelmiştir. Çevre iller arasında ekonomik entegrasyon önemli düzeyde artış göstermiş, bunda kamu tarafından gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının önemli etkisinin olduğu değerlendirilmiştir. Ancak, çevre iller arasında ekonomik entegrasyonun Hizmetler sektörü ve İnşaat sektörü öne çıkacak şekilde gerçekleşmesi, çevre iller arasındaki ekonomik entegrasyon sürecinin niteliği üzerinde soru işareti oluşturmaktadır. Ankara ve İstanbul arasındaki yapısal bağınlaşma düzeyi 2006-2021 döneminde düşük düzeyde bir gelişmiştir. Türkiye'de İstanbul'un finansal ve ticaret merkezi olma pozisyonunun güçlenerek devam ettiği, Ankara'nın ise sanayi ve inşaat sektörlerinde gelişimini devam ettirdiği sonucuna ulaşılabilmektedir. Ankara ve İstanbul ekonomisi arasında yapısal bağınlaşma durumundaki bu gelişmeler, Ankara'nın da kendi çekme kuvvetlerini (centripetal effects) güçlendirdiği, İstanbul'un çekme kuvvetinden daha az etkilendiği şeklinde yorumlanabilir. Yapısal bağınlaşma değişiminde sanayi sektörü zayıflarken, inşaat, gayrimenkul ve finans sektörü arasındaki ilişkilerin tüm bölgelerde geliştiği tespit edilmiştrir

    Sultan Mahmud In Unsurı's Qasıdes

    No full text
    IX. yüzyıl sonlarında büyük Horasan topraklarında kurulan Gazneli Devleti, kurulduğu coğra toprakların siyasi, edebî ve kültür değerlerine kıymet vermiştir. Sâmânî devlet geleneği mirası içerisinde yer alan Gazneli sultanları dönemin ilmi ve edebî ortamı içerisinde yetişmişlerdir. İslam dininin şekil aldığı bu dönemde hem İslam dininin bölgede yayılmasına hem de Fars şiirinin gelişmesine büyük ölçüde katkı sağlamışlardır. Gazneliler başta Sultan Mahmud olmak üzere seçkin sınıf; devlet geleneğinin, kültürünün, yaşam şeklinin, düşünme biçiminin ve padişahın isminin sonraki nesillere aktarımına vesile olduğuna inandıkları kasîdeye oldukça önem vermişlerdir. Farsça şiir yazan şairleri destekleyen Sultan Mahmut şairleri sarayında ağırlamıştır. Böylece şairler padişah ile yakın temasta olmuş ve çoğu zaman savaşlarda padişahın yanında yer almışlardır. Farsça kaynaklarda Gazneli sarayının şairleri desteklemesi ve saray şairlerinin sultanları övmeleri sultanların kişisel hırsı ve kibiri ile örtüştürülse de aslınsa Gazne sarayındaki bu durum Sâmânî devlet geleneğinin bir devamı olarak düşünülebilir. Bu bağlamda şairlere kıymet veren saray ve çevresi, şairleri adeta baş tacı etmişlerdir. Bu çalışmada Unsurî'nin Gazneli Devleti'nin en başarılı padişahı olan Sultan Mahmud için kaleme aldığı Farsça kasîdeleri üzerinde durulacaktır. Tarihi veriler dikkate alınarak yapılan çalışmada bilgiye kıymet veren Sultan Mahmud'un dindar, cömert, adil, kararlı ve savaşçı bir padişah olması hasebiyle Unsurî'nin övgüsüne mazhar olduğu tespit edilmiş, Sultan Mahmud'un kişiliğinin şiire ne şekilde yansıdığı araştırılmıştır

    Sis Kimyasal Buhar Biriktirme Yöntemi İle Büyütülen Cu2O Yarıiletken İnce Filmlerin Yapısal, Elektriksel Ve Optik Özelliklerin İncelenmesi

    No full text
    Bu tez çalışmasında sis-CVD tekniği ile büyütülen Cu2O ince filmlerin yapısal, elektriksel ve optik özellikleri incelenmiştir. Cu2O ince filmlerin büyüme davranışları, kullanılan sıvı öncülün pH değeri, büyütme sıcaklığı ve ITO ve FTO kaplı cam, c-Al2O3 ve Silisyum farklı kristal örgülere sahip alttaşlara bağlı olarak incelenmiştir. Cu2O ince filmlerin fiziksel özellikleri XRD, AFM, SEM, EDS, Raman spektroskopisi, UV-görünür bölge spektrofotometre ölçümleri ile gerçekleştirilmiştir. Büyütülen Cu2O ince filmlerin tümünde, kübik Cu2O kristalinin karakteristik piki olan (111) pikinin baskın olduğu ve polikristal bir büyüme davranışı görülmüştür. Sıcaklığa bağlı büyütmelerde, artan büyütme sıcaklığı ile birlikte 400 oC ve 450 oC sıcaklıklarda CuO kristal fazının oluştuğu görülmüştür. Büyütülen Cu2O ince filmlerin kalınlıkları yaklaşık olarak 300 nm ile 550 nm aralığında bulunmuştur. Optik ölçümler sonucunda Cu2O ince filmlerden alınan ölçümlerde 400-1100 nm aralığında maksimum geçirgenliğin %70 olduğu görülmüştür. Büyütülen Cu2O ve CuO ince filmler oda sıcaklığında gerçekleştirilen Hall etkisi ölçümleri sonucunda p-tipi yarıiletken davranış sergilemiştir. Elde edilen bulgular kapsamında yapısal ve optik özellikleri açısından kaliteli Cu2O ince filmlerin, sıvı öncülün pH değerinin 10 ve büyütme sıcaklığının ise 300 oC olduğu deneysel parametreler ile belirlenmiştir. Tek kristal alttaşlar c-Al2O3 ve Si üzerine gerçekleştirilen büyütmelerde ince filmlerin alttaşın örgüsünden bağımsız olarak kendi kristal fazında büyüdüğü belirlenmiştir. Optoelektronik uygulamalar ve literatür için elde edilen bulgular önem taşımaktadır

    Effects of the law strengthening respect for republican values on the axis of the ECHR regime on the migrant society in France

    No full text
    Bu çalışmada 24 Ağustos 2021'de Fransa'da yürürlüğe giren 2021-1109 sayılı Cumhuriyet Değerlerine Saygıyı Güçlendiren Yasa'nın (Loi confortant le respect des principes de la République) Fransa'daki göçmen toplumla ilişkisi ortaya konularak, uygulanmasında iç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurulması halinde Mahkeme'nin yerleşik içtihadı çerçevesinde çıkabilecek kararlar üzerine analiz yapılmıştır. Bu doğrultuda Cumhuriyet Değerlerine Saygıyı Güçlendiren Yasa birçok maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ediyor hipotezinin doğruluk payı, Mahkeme'nin kararları incelenerek aranmıştır. Çalışmada, Türkiye'de hakkında yeterince kaynak bulunmayan ancak birçok Avrupa ülkesine hukuki ve idari anlamda örnek teşkil eden Yasa'nın analizi yapılmaya çalışılmış, bu hususta göç alanında disiplinler arası yaklaşıma ve insan haklarının gelişimine bir katkı sunulmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler: insan hakları, cumhuriyet değerleri, aihm rejimi, aihs, dernekleşme özgürlüğü, evlenme hakkı, eğitim hakkı, ayrımcılık yasağı, din ve inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü, radikalleşme, ayrılıkçılık, Müslüman göçmenler Çalışmanın temel bulguları arasında şunlar yer almaktadır: (i) Fransa'da son yıllarda özellikle Müslüman göçmenler hedef gösterilerek çok sayıda hukuki düzenleme yapılmaktadır. (ii) Radikalleşme ve İslamcılık ile mücadele adı altında ülkedeki Müslümanlar ayrımcılığa maruz kalmaktadır. (iii) Yapılan yasalar kamu düzenini ve Cumhuriyet değerlerini korumak adına idareye geniş takdir yetkisi vermektedir. (iv) Uygulamaya dair alt metinler ve kılavuzlar hazırlanarak yetkinin istismarı önlenebilecektir

    University and urban development: The case of Eskişehir

    No full text
    Temel misyonları eğitim, öğretim ve araştırma olan üniversiteler, bulundukları kentin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını da etkilemektedir. Bu etkileşim karşılıklı olmakla birlikte bu sürecin en önemli aktörlerinden birisi de üniversite öğrencileridir. Öğrenci kenti ise, bir kentin nüfusunun önemli bir bölümünü öğrencilerin oluşturduğu, öğrenci kültürü ve yaşam tarzının kent kimliğine yansıdığı, öğrencilerin kentteki sosyal, ekonomik ve siyasi etkinliklere katıldığı ve kentin gelişimine katkıda bulunduğu yeni bir kent türünü ifade etmektedir. İstanbul ve Ankara'dan sonra Anadolu'da temelleri atılan ilk üniversitelerden birisi olan Anadolu Üniversitesi, tarım kentinden sanayi kentine, sanayi kentinden de üniversite ve öğrenci kentine evrilen Eskişehir kenti için ayrı bir öneme ve istisnai bir örnek özelliğe sahiptir. Anadolu Üniversitesinde öğrenim gören ve başka kentlerden öğrenci kenti Eskişehir'e gelmiş öğrencilerin, yaşadıkları kenti deneyimlemelerine yönelen bu çalışmanın amacı, öğrencilerin üniversite ve kent seçimindeki belirleyicileri ortaya çıkartarak, bir kentin öğrenci kenti olma niteliklerini öğrencilerin görüşleri, kıyaslamaları, yaşam pratikleri ve deneyimleri üzerinden tartışmaktır. Öte yandan Türkiye'de gündemden düşmeyen neoliberal kentsel politikalar ve ekonomik krizler öğrenci kentlerinin bugünü ve geleceğinde ayrı bir sorgulamaya yol açmaktadır. Artan trafik ve insan yoğunluğu, yaşam maliyetlerinin yükselmesi, konut kiralarındaki fahiş artışlar, kentsel güvenlik endişesi, öğrenci işgücünün istismarı, merkezi ve yerel yönetimlerin ilgisizliği gibi önemli etkenler, gençliğin ve özgürlüğün simgesi sayılabilecek öğrenci kentlerinin cazibesini yitirmesine neden olmakla kalmayarak yeni bir tür kentsel krizin de doğuşuna zemin hazırlayacaktır

    9

    full texts

    79,054

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Ankara Üniversitesi Akademik Arşiv Sistem
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇