Mütefekkir
Not a member yet
    230 research outputs found

    Molla Hüsrev’in Nakdu’l-efkâr fî reddi’l-enzâr Adlı Eserinin Birinci Bölümünün Tahkik ve İnceleme Çalışması

    Get PDF
    (نقد الأفكار في رد الأنظار) الفصل الاول في القران والتسمية للإمام محمد بن فرامرز الرومي الحنفي الشهير بملا خسرو(ت. ٨٨٥هـ) -دراسة وتحقيق- هذه الدراسة هي تحقيق لفصل كتاب نقد الافكار في رد الأنظار فيما يتعلق بالقرآن. كتبه الفقيه الحنفي الشهير مولا خسرو الذي يشتهر باسم المنطقي واللغوي. هناك ستة فصول في الكتاب: القرآن الكريم، أخبار النبوة، والفقه، والأصول، والبلاغة، والمنطق. في هذا الكتاب، وكان سبب تأليفه أن علاء الدين الرومي (ت. ٨٤١هـ) جمع عشرة مسائل في كل علم من العلوم الستة، فأجاب عنها سراج الدين التوقيعي (ت. ٨٨٦هـ)، ثم إن الملا خسرو (ت. ٨٨٥هـ) أعاد الإجابة عليها، فكان طابع الكتاب أشبه بالمناظرة العلمية.This study is a critical edition of first chapter of the book Nakdu al-efkar fî red al-enzar which is related to the ‘Quran’ written by famous Hanafi jurist Molla Husrev known as logicist and linguist as well. There are six chapters in the book: the Quran, life of the prophet, fiqh, usul al-fiqh, rhetoric, and logic. In this book, first Alauddin Ali b. Musa al-Rûmî asks ten questions and then Siracüddin al-Tawqîî answers his questions, finally Molla Hüsrev evaluate their point of views and adds his own opinions. The book, which is one of the best examples of Muhakamat (Adjudications), is important since it reflects the Molla Husrev’s capability of related sciences and his power of expression.Bu çalışma mantıkçı ve dilbilimci olarak da kabul edilen ünlü Hanefî fıkıhçısı Molla Hüsrev (ö. 885/1480)’in Nakdu’l-efkâr fî reddi’l-enzâr adlı eserinin Kuran-ı Kerim ile ilgili bölününün tahkik çalışmasıdır. Eserde, Kur’an, siyer, fıkıh ilmi, fıkıh usulü, belağat ilmi ve mantık ilmi olmak üzere altı bölüm bulunmaktadır. Bu eserde Alauddin Ali b. Musa al-Rûmî (ö. 841/1488) tarafından sorulan on soruya Siracüddin et-Tevkîî (ö. 886/1481) cevap vermiş, Molla Hüsrev de bu ikisinin görüşlerini değerlendirmiş ve akabinde kendi görüşünü ifade etmiştir. Muhakemat geleneğinin en önemli örneklerinden birisi olan bu eser Molla Hüsrev’in bahsi geçen ilimlere vukufiyetini ve ifade gücünü göstermesi bakımından önemlidir

    İz el-Hanefî’nin ed-Dürerü’l-Mensûre Adlı Eserinin Tahkik ve İncelenmesi

    Get PDF
    يشتمل هذا البحث، تحقيق ودراسة لرسالة "الدرر المنثورة" لعز الدين محمد بن محمد الموسوم بعز الحنفي (المتوفى: في القرن الثامن الهجري) التي نسبت خطأ إلى شاد كلدي باشا الذي كان أمير بلدة آماسيا لمدة أكثر من عشرين سنة. هذه الرسالة تحتوي بمسائل غريبة مختلف فيها بين الفقهاء متعلقة بكتاب الطهارة و الصلاة. المؤلف (رحمه الله) جمع مسائل مختلفة متعلقة بهذين البابين ، وذكر أقوال العلماء فيها، و ذكر أيضا ،ما هو الراجح عنده من القول. حصلنا على سبع نسخ منها من مكتبات مختلفة للمخطوطات في تركيا، وإطلعنا أيضا على نسخة موجودة في جدة و نسخة في القاهرة -كما ستأتي تفاصيلهما-ولكن لم نستطع الحصول علهيما. ووجدنا أيضا نسخة خطية أخرى بهذا الاسم نسبت الى نفس المؤلف ولكن رأينا بعد الدراسة أن هذه النسبة أيضا خطأ. درسنا هنا نسبة الرسالة المذكورة الى شاد كلدي باشا مع أدلة خطأ نسبتها اليه وذكرنا من هو مؤلف الرسالة. وذكرنا أيضا تفاصيل نسخ هذه الرسالة مع مواقع وجودها و نموذجا لبعض المسائل الغريبة الموجودة في الرسالة على وجه الإختصار. وأخيرا قمنا بتحقيق متن الرسالة المذكورة على أساس ثلاث نسخ منها..(salat)The subject of this paper is, the study and critical edition of the work of Izz ad-Din Muhammed b. Mahmed Al-Amasî (d. 8.C.), which entitled al-Durar al-mansurah and registered in some manuscript library and history books by mistake as a work of Haji Shadgeldi Pasha; who was amir of Amasya city over 20 years between 1359-1381. The author gathered some subject related to the taharat (cleaning) and salat (prayer) which are object at issue between scholars of fiqh. We found and got seven manuscripts of this work in Turkey manuscript libraries and we also determined its one manuscript in Jiddah and the other in Cairo but we could not get them. We determined there is an other manuscript by the same name which has been attributed to the same author by mistake, but in the real it is not belonging to him. We have discussed in this paper the author of this manuscript and explained its places in the manuscripts libraries and have give some short information about author and contents of his work. In the end we edited the manuscript of this work based on its three copies.Bu çalışma, İzzettin Muhmmed b. Mehmed el-Amasî (ö. 8. asır) tarafından kaleme alınan, fakat yanlışlıkla, ilmi yönü de bulunan ancak siyasi bir şahsıyet olan ve 20 yılı aşkın bir sürede Amasya emirliğini yapmış olan Şadgeldi Paşa’ya nispet edilen ed-Dürerü’l-Mensûre adlı eserin tahkik ve incelenmesini kapsamaktadır. Bu risalede müellif, temizlik ve namaz ile ilgili fıkıh âlimleri arasındaki ihtilaflı meseleleri toplayıp değerlendirmekte ve tercihlerde bulunmaktadır. Söz konusu risalenin toplam 7 nüshasını Türkiye’de bulunan farklı yazmalar kütüphanesinden elde ettik, bunlara ilaveten biri Cidde’de diğeri Kahire’de olmak üzere iki nüshanın daha var olduğunu öğrendik; ancak söz konusu iki nüshayı elde edemedik. Ayrıca bir nüshanın daha aynı adla kayıtlı olup aynı müellife yanlışlıkla nispet edildiğinini tespit ettik. Bu makalede ed-Dürerü’l-mensûre adlı risalenin Şadgeldi Paşa’ya nispetindeki hata, risalenin asıl müellifi açıklanmakta, risalenin nüshaları ve bulunduğu yerler hakkında bilgi verilmekte, örnek olarak risalede yer alan bazı garip meselelere de yer verilmekte ve risalenin üç nüshası esas alınarak metni tahkik edilmektedir

    Kerbelâ’yı Yaşamış Şiirler: “Hz. Hüseyin” ve “Öteki” Portreleri Yönüyle Kerbelâ Olayının Arap Şiirindeki İlk Yankıları

    Get PDF
    The killing of Husayn b. Ali and his relatives in Karbala by the Emevi government deeply grieved the Muslims. A significant number of poetic or prosaic art have been created about this battle which made tremendous impact in the literature of Muslim nations. Since the battle took place in the Arabian geography, the first poetry work on this issue appeared in Arabic literature during the incident. From the moment of Husayn’s journey to Kufa, the poems experienced the Karbala incident in person, witnessed the event, and translated the emotions of the battle in a way. In this study, samples from the first poems about the Karbala Battle have been selected. The study is limited in the discussed poems were during-battle and early post-battle stages in terms of time. Contextually, the study was limited of Tawwābūn (penitents) and Mukhtar al Thaqafi movements which were related to this Battle. In this study which has been conducted in order to identify Husayn portrait and "the other" image in the poems and to determine the artistic value of the poems.Hz. Hüseyin ve yakınlarının, Emevî iktidarı tarafından, Kerbelâ’da katledilmesi Müslümanları derinden sarsmış, Müslüman milletlerin edebiyatlarında yankı bulan bu olay hakkında, manzum ve mensur, çok sayıda ürün verilmiştir. Olayın Arap coğrafyasında cereyan etmesi sebebiyle, bu konudaki ilk şiir örneklerinin Arap edebiyatında, olayın vukuu esnasında ortaya çıktığı görülmektedir. Şiirler, Hz. Hüseyin’in Kûfe’ye yolculuğu anından itibaren Kerbelâ olayını bizatihi yaşamış, hadiseye tanıklık etmiş ve bulundukları zaviyeden bir biçimde olaya dönük hissiyatın tercümanı olmuştur. Bu çalışmada, Kerbelâ olayı ile ilgili ilk söylenen şiirlerden örnekler seçilmiş, çalışma, olayın vukuu esnasında, hemen akabinde ve yine bu olayla ilintili olan Tevvâbûn ve Muhtar es-Sekafî hareketleri çerçevesinde söylenen şiirler ile sınırlandırılmıştır. Söz konusu şiirlerdeki Hz. Hüseyin portresi ve öteki imajına dair tespitlerde bulunmak amacıyla yapılan bu çalışmada aynı zamanda şiirlerin edebî değerine yönelik değerlendirmeler de yer almaktadır

    Cemâleddîn Aksarâyî’ye Nispet Edilen Hâşiye ale’l-Keşşâf’ta Ayetlere Dilbilimsel Yaklaşımlar

    Get PDF
    In the interpretation of Qur’an, linguistic tafsir is the first and ancient method that a mufassir refers to. Although Zemahşerî’s al-Keşşâf which aimed to apply the Mu’tazila way of thinking on the verses have been criticized, because of its unique linguistic interpretations, it has the identity of being a source that the mufassirs in every comprehension have referred to. Because of this feature, several mufassirs have performed exegesis and annotation studies on it. One of these studies is Hâşiye ale’l-Keşşâf which is connected to Jamal al-Din Aksarayî (d. 791/1388) and located in Manisa City Public Library, in Manisa Akhisar Zeynelzade collection and stored in the archive number 45 Ak Ze 422. We think it is mistaken for his missing annotation in Süleymaniye Library Carullah Collection no 208 and as a result of the search we did, we have made firm that this work is an annotations written about al-Baydawi (d. 638/1286) Anwar al-tanzil and its author is Jamal al-Din Ishaq al-Qaramani (d. 933/1527). In this book, the Quranic verses were interpreted in terms of linguistics, meaning of the words, lexicalize, syntax and rhetoric, and also noun/verb differences of the word and the meaning differences. In this study we are going to examine the linguistic interpretations of the Quranic verses in Hâşiye ale’l-Keşşâf attributed to Jamaleddin Aksarayi.Dilbilimsel tefsir Kur’an yorumunda müfessirin ilk başvurduğu ve de tarihsel açıdan en kadim yöntemdir. Mutezilî düşünce biçimini ayetler üzerinde uygulamayı hedefleyen bir tefsir olarak Zemahşerî’nin el-Keşşâf adlı eseri, bu özelliğiyle eleştirilse de barındırdığı eşsiz dilbilimsel yorumlar sebebiyle hemen her anlayıştaki müfessirin başvurduğu bir kaynak olma hüviyetine sahiptir. Bu özelliği sebebiyle üzerinde birçok muhtasar, şerh ve haşiye çalışması yapılmıştır. Keşşâf haşiyelerinden biri de Manisa İl Halk Kütüphanesi Manisa Akhisar Zeynelzade Koleksiyonu 45 Ak Ze 422 numaralı arşivde kayıtlı Cemaleddin Aksarâyî (ö. 791/1388)’ye nispet edilen Hâşiye ale’l-Keşşâf’tır. Yaptığımız araştırmada bu eserin, Beyzâvî (ö. 638/1286)’nin Envâru’t-tenzîl’i üzerine yazılmış bir haşiye olduğunu ve de yazarının Cemâleddin İshâk el-Karamânî (ö. 933/1527) olduğunu tespit etmiş bulunmaktayız. Eserde ayetler dilbilimsel açıdan kelime anlamı, iştikak sarf, nahiv ve belagat ilmi açısından yorumlanmış, sıkça kelimenin irab farklılığına ve bu durumda ortaya çıkan anlam farklılıklarına değinilmiştir. Biz bu çalışmada Cemâleddîn Aksarâyi’ye nispet edilen Hâşiye ale’l-Keşşâf adlı eserdeki ayetlerin dilbilimsel yorumlarını inceleyeceğiz

    Râşid Halifeler Döneminde Askerî Sosyal Hizmetler

    Get PDF
    Social services include practices aiming at the prosperity of all the members of society, especially disadvantaged groups. This term also includes military social services that cover all kinds of support for soldiers and their families. Rashid Caliphs’ period is the period that social service practices that the Prophet had initiated were sustained and developed. During this period that severe and prolonged wars appeared, significant social service activities were carried out for soldiers’ families. In this study, The content of “Social Service” were filled with the applications of the first century of Islam, in the case of the aid to the soldiers' families during the period of Rashid calips. There is no doubt that there are many social activities in the West, from the 7th century to the 19th century. However, in Muslim societies for almost ten centuries, much stronger social service practices have been realized compared to Western societies. Nevertheless, nowadays in academic studies in the field of social services is very little mention of Islamic Civilization. This general approach to the social service community is an important influence on the emergence of our work.Sosyal hizmetler, başta dezavantajlı gruplar olmak üzere, toplumun bütün fertlerinin refahını amaçlayan uygulamaları kapsamaktadır. Gerek askerlere gerekse ailelerine yönelik her türlü desteği kapsayan askerî sosyal hizmetler de buna dahildir. Râşid Halifeler dönemi, Hz. Peygamber tarafından temelleri atılan sosyal hizmet uygulamalarının geliştirilerek devam ettirildiği bir dönemdir. Şiddetli ve uzun süreli savaşların meydana geldiği bu dönemde asker ailelerine yönelik önemli sosyal hizmet faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, “Sosyal Hizmet” kavramının içeriğinin İslâm’ın ilk asrındaki uygulamalarla doldurulduğu, Râşid Halifeler döneminde asker ailelerine yapılan yardımlar örneğinde açıklanmaktadır. Şüphesiz ki, VII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar Batı’da sosyal hizmet anlamında pek çok faaliyet olmuştur. Ancak yaklaşık on asır boyunca Müslüman toplumlarda Batı toplumlarına oranla çok daha güçlü sosyal hizmet uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Buna rağmen günümüzde sosyal hizmetler alanında yapılan akademik çalışmalarda İslam Medeniyetinden yok denecek kadar az bahsedilmektedir. Sosyal hizmet camiasındaki bu genel yaklaşım, çalışmamızın ortaya çıkmasında önemli bir etkendir

    Cemal-i Halvetî el-Aksarayî’nin Esraru’l-Vudû Adlı Eserinin Tahkik ve İncelenmesi

    Get PDF
    تشتمل هذه الدراسة تحقيق ودراسة رسالة "أسرار الوضوء" لمحمد بن محمود الملقب بجمال الخلوتي (ت. ٨٩٩ه/١٤٩٤م). كان شيخا كبيرا، متصوفا، وهو الذي اسس الطريقة الجمالية، وله تاليفات كثيرة في علوم مختلفة، منها رسالة "أسرار الوضوء" التي عثرتُ على نسخ خطية كثيرة في مكتبات مختلفة للمخطوطات في تركيا، ووجدت أيضا بعض نسخ خطية أخرى مسجلا بهذ الاسم؛ ولكن ليست لها أيّ علاقة مع هذه الرسالة. وفي هذه الرسالة قسَّم المؤلف الوضوء إلى الظاهري والباطني، وبيَّن أسرار الوضوء والعلاقات بين الوضوء الظاهري والباطني، وأفاد بان كل عضو من الاعضاء المأمورة بغسلها فى الحقيقة إشارة الى لزوم تطهير عضو من اعضاء معنوية. كما صنف الصلاة الي الصورية والحقيقية وقال الصلاة الصورية هي المعروفة والصلاة الحقيقية هي وصول السالك الي ربه عز وجل. وصرح المؤلف بأن الطهارة المعنوية شرط لصحة الصلاة الحقيقية كما أن الوضوء الظاهري شرط للصلاة الصورية. وفي آخر الرسالة إشار الى بعض قواعد اللازمة للسالك .(salat)This paper discusses the study and edition of Jamal-i Khalwatî al Aksarayî’s (d. 899/1494), Treatise which entitled Asraar al wuḍū (the secrets of ablution). The paper also contains some short information about his life and list of his other works. Jamal al Khalwati is the founder of the Jamaliyya sect (tariqa) and who has written a lot of work in different field. One of his works is Asraar al-wuḍū. We determined some different manuscripts of this work in Turkey manuscripts libraries. We also determined that there are some other works which registered by the name of Asrar al-wuḍū but in real they are not belonging to him. In the mentioned work Jamal al Khalwati has divided the ablution to apparent and internal. According to him internal ablution (spiritual cleaning) is mandatory for the real prayer that is the reaching of salik to God as apparent ablution is mandatory for the apparent prayer (salat).Bu çalışma Cemal-i Halvetî’nin (ö. 899/1494), Esrâru’l-vudû adlı risalesinin tahkik ve incelenmesini, hayatı ve eserleriyle ilgili kısa bilgileri içermektedir. Cemal-i Halvetî Cemaliyye tarikatını kuran ve farklı alanlarda birçok eser yazmış olan büyük bir mutasavvıftır. Eserlerinden biri de Esraru’l-vudû adlı risalesidir. Bu risalenin Türkiye’deki el yazma eserler kütüphanelerinde yedi nüshasını tespit ettik, aynı zamanda Cemal-i Halvetî’ye nispet edilen ve Esraru’l-vudû adıyla kayda geçmiş olup, gerçekte bu risale ile ilgisi olmayan bazı nüshalarla da karşılaştık ve onlara da burada yer verdik. Cemal-i Halvetî yukarıda zikri geçen bu risalesinde abdesti zahirî ve batınî olarak iki ayırmakta, yıkanması emir olunan her uzvun aslında batınî bir uzvun temizlenmesinin gerekliliğine işaret olduğunu söyleyerek, ikisi arasındaki ilişkileri açıklamaktadır. Ona göre nasıl ki zahirî namaz için belli başlı zahiri uzuvların yıkanması gerekiyorsa, salikin Allah’a ulaşmasından ibaret olan batınî namazın sıhhati için de batınî temizliğin yapılması elzemdir. Biz bu çalışmada risalenin tahkikini yapıp konunun genel değerlendirmesine de yer vereceğiz

    Molla Hüsrev’in Nakdu'l-efkâr fî reddi'l-enzâr Adlı Eserinin Üçüncü Bölümünün Tahkik ve İnceleme Çalışması

    Get PDF
    يحتوي الكتاب على مجموعة من المسائل في ستة علوم: (في التسمية، و في أخبار النبوة، وفي الفقه، وفي الأصول، وفي البلاغة، وفي المنطق). يعتبر الكتاب من كتب المحاكمات يحتوي على أسئلة والردود، وكان سبب تأليفه أن علاء الدين الرومي (ت. ٨٤١ هـ) جمع عشرة مسائل في كل علم من العلوم الستة، فأجاب عنها سراج الدين التوقيعي (ت. ٨٨٦ هـ)، ثم إن الملا خسرو (ت. ٨٨٥ هـ) أعاد الإجابة عليها، فكان طابع الكتاب أشبه بالمناظرة العلمية. ولإظهار القيمة العلمية للنص المحقق قدمت له بقسم دراسي، في ثلاثة فصول: تناولت في الفصل الأول: التعريف بالمؤلف (اسمه، ونسبته، وصفته، وشيوخه، وتلاميذه، ومناصبه، ومؤلفاته). وفي الفصل الثاني: التعريف بالكتاب، وبالنص المحقق (سبب تأليف الكتاب، ومنهج المؤلف في الكتاب، وفي النص المحقق).أما في الفصل الثالث، فتناولت فيه: وصف النسخ الخطية المستخدمة في التحقيق، ومنهج الباحث في التحقيق.This study is a critical edition the book Nakdu al-efkar fî red al-enzar which belongs to Molla Husrev. The book contains a group of issues in six fields: the Quran, life of the prophet, fiqh, usul al-fiqh, rhetoric and logic. The book is one of the muhakamat (adjudications) books. It contains 10 questions and their answers about every field. The questions belongs to Ala’a al-Deen al-Rumee (d. 481 H) and the answers belongs to Seraj al-Deen al-Tawqii (d. 886 H). Molla Husrev re-answered these issues again.At the beginning of the study three chapters were prepared: the first chapter is about a definition of the author (author’s life, personal features, teachers, students etc). In the second chapter: defining the book and the examined text. Also the reason of writing the book and the method the author follow in the writing the book and the examined text. As for the third chapter: The description of the scripted copies that used in the study and the method in the critical edition were explained.Bu çalışma Molla Hüsrev'in Nakdu'l-efkâr fî reddi'l-enzâr adlı eserinin tahkik çalışmasıdır. Eser Kuran ilimleri, siyer, fıkıh, usulü fıkıh, belagat ve mantık ilimlerinden bazı meseleler içermektedir. Muhâkemat türü sayılan eserde her ilimle ilgili onar adet soru ve cevap vardır. Sorular Alâeddîn er-Rumî'ye, cevaplar ise Siraceddîn et-Tevkıî'ye aittir. Molla Hüsrev sorulara münazara tekniğiyle cevap vermiştir. Çalışmanın başlangıcında üç başlıktan oluşan bir dirâse hazırlanmıştır. Birinci bölümde müellifin hayatı, kişisel özellikleri, hocaları, öğrencileri, bulunduğu makam ve mevkiler ele alınmıştır. İkinci bölümde ise kitap, müellifin kitabı yazma sebebi, metodu ve tahkik edilen metin hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise tahkikte kullanılan nüshalar ve tahkik metodu ele alınmıştır

    Medreseden Kaçış

    Get PDF

    Bergson Felsefesinde Bilinç, Süre, Madde ve Evrim İlişkisi Bağlamında Hayat

    Get PDF
    In this study, it will be tried to be explained the relationship between consciousness, memory, time, matter and evolution within the framework of French Philosopher Bergson’s conception of life and vital force (Élan vital). The basis of his views on metaphysics is based on comprehension of life and vital force. Bergson made a connection between the seemingly disconnected concepts; time, evolution, consciousness, and memory within the frame of vital force, as well as explaining what they are, how they are formed, their relations with each other, space and matter. In fact, he also expresses life itself with the concept of vital force. Since all of these concepts are almost inseparable from each other, when one is mentioned others are mentioned as well. Bergson linked closely the structures of these concepts by using the best way the qualitatively intertwinement, basis of his own philosophical claim, so he could present the entity as a whole through these concepts. He created this approach in a kind of way based on psychological and biological principles. Bergson claims that in the face of scientific developments, existence/life cannot be assessed by a mechanical or finalist view, because, according to him, freedom tries to make itself dominant in existence/in life. Bergson’s views have been tried to be critically examined in this essay.Bu çalışmada Fransız filozof Bergson’un hayat ve hayat hamlesi anlayışı çerçevesinde bilinç, bellek, süre, madde ve evrim arasında kurduğu ilişki açıklanmaya çalışılacaktır. Onun metafizik hakkındaki görüşlerinin esasını hayat ve hayat hamlesi anlayışı oluşturmaktadır. Bergson hayat hamlesi anlayışı çerçevesinde, birbirinden kopukmuş gibi görünen süre, evrim, bilinç ve bellek kavramlarının arasında bağlantı kurduğu gibi bunların ne olduklarını, nasıl oluştuklarını, birbirleri, mekân ve madde ile olan ilişkilerini de açıklamıştır. Bergson hayat hamlesi kavramı ile esasında hayatı da ifade etmektedir. Bu kavramların hepsi birbirlerinden neredeyse ayrılamayacak olmalarından dolayı, birinden bahsedilirken bir anlamda diğerleri de dile getirilmiş olunur. Bergson, bu kavramların yapılarını, kendi felsefi iddiasının temeli olan niteliksel olarak iç içe geçmeyi en iyi şekilde kullanarak, birbirlerine bağlamıştır, böylece bu kavramlar aracılığıyla varlığı bir bütün olarak sunabilmiştir. O, bu yaklaşımını psikolojik ve biyolojik esaslara dayalı bir şekilde oluşturmuştur. Döneminin bilimsel gelişmeleri karşısında mekanik veya finalist bir bakışla varlığın/hayatın değerlendirilemeyeceğini iddia eder. Çünkü ona göre varlıkta/hayatta özgürlük kendisini hâkim kılmaya çalışır. Bergson’un görüşleri bu makalede eleştirel olarak incelenmeye çalışılmıştır

    Tanrı’nın Gizlenmesine Dair Farklı Yaklaşımlar

    Get PDF
    There are different dimensions related with hidings of the God problem. Some philosophers and mystics may claim that they experienced him in different image. Some philosophers can’t even think him not being beholded emotively as a matter because of their denying his existence entirely. In this study the topic is not dealed with this point of view but dealed with why the god can’t be beholded emotively as theism’s envisage is discussed. Along with there are some other ideas which are asserted, two principal ideas, the dissertations God is different as ontological and as freewill are tried to put forward in terms of some thinkers’ opinion.Theologian of Islam Mâturîdî whose ideas we dealed with explains the god’s hiding himself as this world is an examination place. His thoughts reflect the general view of mainstream Islamic thought. Theist thinkers J. Hick and R. Swinburne discuss the issue around free will.According to them, it is necessary for God to establish a certain distance between himself and the people so that they can give their decisions freely. The philosophers Plotinus and Nicolaus Cusanus explain the hiddenness of God in terms of the ontological difference between God and man.Tanrı’nın gizlenmesiyle ilgili problemin farklı boyutları bulunmaktadır. Bazı düşünürler ve mistikler O’nu farklı şekillerde tecrübe ettiklerini iddia edebilirler. Bazı filozoflar O’nun varlığını bütünüyle yadsıdıkları için hissî olarak müşahede edilememesini mesele olarak görmüyor da olabilirler. Ancak bu çalışmada mesele bu açıdan değil, teizmin öngördüğü Tanrı’nın neden hissî olarak idrak edilemediği hususu ele alındı. Bu konuda öne sürülmüş farklı görüşler bulunmakla beraber, belli başlı iki görüşü, özgür irade ve Tanrı’nın ontolojik olarak farklı olduğu şeklindeki tezler bazı düşünürlerin görüşleri çerçevesinde ortaya konulmaya çalışıldı. Düşüncelerini ele aldığımız İslam mütekellimi Mâturîdî, Tanrı’nın kendisini gizlemesini bu dünyanın bir tür imtihan dünyası olmasıyla açıklamaktadır. Onun bu düşünceleri ana akım İslam’ın genel olarak bakış açısını yansıtmaktadır. Teist düşünürlerden olan J. Hick ve R. Swinburne ise konuyu özgür irade etrafında tartışmaktadır. Onlara göre insanların kararlarını özgürce verebilmeleri için Tanrı’nın kendisiyle insanlar arasında belli bir mesafe koyması zorunludur. Filozoflar Plotinus ve Nicolaus Cusanus ise Tanrı’nın gizlenmesini, Tanrı ile insan arasındaki ontolojik farklılıkla açıklama yoluna gitmektedir

    190

    full texts

    230

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mütefekkir
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇