Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
Not a member yet
235 research outputs found
Sort by
Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan paramedik ve ATT'lerin profesyonel tutumlarının arrest ritimler bilgi düzeyine etkisi / The effect of professional attitudes of paramedic's and ATT's working in pre-hospital emergency healthcare on the knowledge level of arrest rhythms
Araştırma, hastane öncesinde çalışan paramedik ve ATT(Acil Tıp Teknisyeni)'lerin profesyonel tutumlarının arrest bilgi düzeyine olan ilişkisinin belirlenmesi amacıyla Artvin İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı 112 istasyonlarında çalışan, 88 paramedik ve 64 ATT ile 2 Şubat-30 Nisan 2021 tarihleri arasında internet ortamında gerçekleştirilmiştir. Veriler; "Birey Tanıtım Formu", "Meslekte Profesyonel Tutum Envanteri (MPTE)" ve "Arrest Ritimler Bilgi Düzeyi Soru Formu" ile tanımlayıcı olarak yapılmış ve verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences for Windows 23.0) programı kullanılmıştır. Bulgular p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Paramedik ve ATT'lerin MPTE puanı 142,9 ± 9,7 bulunmuş olup, meslekteki profesyonel tutumlarının yüksek düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Araştırmada MPTE ortalama puanı ile yaş, ünvan, çalışma yılı, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, mezun olunan lise türü, hizmetiçi eğitimlere katılma ve arrest ritimler bilgi düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Paramedik ve ATT'lerde arrest ritimler bilgi düzeyi puan ortalaması %77,2 puan olup bilgi düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Bilimsel güncel kılavuzları takip eden paramedik ve ATT'ler ile takip etmeyenlerin MPTE puan ortalaması arasındaki fark anlamlı olup, güncel kılavuzları takip eden paramedik ve ATT'lerin mesleki profesyonel tutumları daha yüksek düzeydedir (p<0.05).Anahtar Kelimeler: Paramedik, ATT, Hastane Öncesi Mesleki Profesyonel Tutum, Arrest Ritimler.The research was carried out on the internet between February 2 and April 30, 2021 with 88 paramedics and 64 ATTs working in 112 stations of Artvin Provincial Health Directorate in order to determine the relationship between the professional attitudes of paramedics and ATT (Emergency Medical Technicians) working in the pre-hospital. . Data; "Individual Identification Form", "Professional Attitudes in Occupation Inventory (MPTE)" and "Arrest Rhythms Knowledge Level Questionnaire" were made as descriptive and SPSS (Statistical Package for Social Sciences for Windows 23.0) program was used in the analysis of the data. The findings were evaluated at p<0.05 significance level. The MPTE score of paramedics and ATTs was found to be 142.9 ± 9.7, and their professional attitudes in the profession were considered to be at a high level. In the study, it was found that there was no significant relationship between MPTE mean score and age, title, working year, gender, educational status, marital status, type of high school graduated, participation in in-service training and knowledge level of arrest rhythms (p>0.05). The mean score of knowledge of arrest rhythms in paramedics and ATTs was 77.2%, and their knowledge level was considered to be at a high level. The difference between the MPTE score average of paramedics and ATTs who follow the scientific current guidelines and those who do not, is significant, and the professional professional attitudes of paramedics and ATTs who follow the current guidelines are at a higher level (p<0.05).Keywords: Paramedic, ATT, Pre-Hospital Occupational Professional Attitude, Arrest Rhythms
Attitudes toward dating violence among Turkish university students: The relationships with self-esteem level and gender roles
The current study aimed to determine the relationships between attitudes toward dating violence, self-esteem, and gender roles. Men supported dating violence more than women, and the attitudes toward gender roles and self-esteem level were found to have a significant positive correlation with attitudes toward dating violence. For women, attitudes toward gender roles and levels of self-esteem predicted attitudes toward dating violence. The only significant variable in predicting attitudes toward dating violence in men was their attitude toward gender roles. The prevention activities should begin with identifying the risk factors
Ortaokul öğretmenlerinin dağıtımcı liderlik algıları / The perception of distributed leadership of secondary school teachers, (Master thesis)
Son yıllarda bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler eğitim örgütlerini derinden etkilemiştir. Bu anlamda değişim ve gelişme örgütlerin kaçınılmaz olarak göz önüne almaları gereken iki kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle okulların değişime uyum sağlamaları okul yöneticilerinin liderlik özellikleri ile doğrudan ilişkilidir. Bu kapsamda araştırmanın birinci bölümünde okul yönetimi ve liderlik yaklaşımlarının tarihi süreç içerisinde değişimi ve uygulamaları ele alınmış ve irdelenmiştir. Özellikle günümüzde tek bir liderden kaynak alan yaklaşımların farklı değişim ve dönüşümler karşısında etkin olmadığı bu anlamda liderlik yaklaşımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği tartışılmaktadır. Başka bir deyişle tek bir kişiye dayalı liderlik anlayışından dağıtımcı liderlik anlayışına doğru bir yöneltme olduğu söylenebilir. Araştırmanın amacı, ortaokul öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik rollerini yerine getirme düzeylerinin belirlemektir. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2015-2016 eğitim öğretim yılında Rize merkez, Çayeli, Pazar, Ardeşen ve Hemşin ilçelerinde milli eğitim bakanlığına bağlı ortaokullarda çalışan öğretmenler ile yürütülmüştür. Araştırmada kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmış ve 300 öğretmene ulaşılmıştır. Verilen anketlerin 280 tanesi geri dönmüş ve araştırmada veriler bu 280 anket üzerinden elde edilmiştir. Araştırmada verilerin analiz edilmesinde; frekans, %, verilerin normal dağılması durumunda bağımsız T-Testi ve Tek yönlü varyans analizi, veriler normal dağılım göstermemesi durumundan Kruskal Wallis- H testi ve Mann Whitney- U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin okul yöneticilerin dağıtımcı liderlik rollerinin bazıları yerine getirdiklerini düşünürken bazıları yerine getirip getirmeme noktasında kararsız kaldıkları görülmüştür. Bu doğrultuda okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları konusunda öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ortaokul, Okul Yöneticisi, Öğretmen, Dağıtımcı Liderlik.The organizations in education have been deeply affected by the recent developments in science and technology. In this sense change and improvement inevitably emerge as important concepts that should be considered by organizations. Especially the adaptation of schools toalterations is directly connected with the leadership characteristics of school administrators. Within this scope the evolution and application of school management and leadership approaches through historical processare discussed and scrutinized in the first part of the paper. Particularly, nowadays, approaches that use a leader as a source are inefficient in terms of adapting to changes and improvements. Thus, the need of revision of these approaches is discussed to head towards the perception of distributed leadership. The aim of the study is to ascertain the level of fulfilment of principals' distributed leadership roles, in accordance with counsel of secondary school teachers. Scanning method is used during research. The research is conducted in company with the teachers at state secondary schools in center of Rize, Çayeli, Pazar, Ardeşen and Hemşin counties during 2015-2016 academic year. As part of research convenience sampling is used and 300 teachers are contacted. 280 of 300 given survey sare returned and the data of research is based on these surveys. Toanalyze the data of research, frequency "%" is used; in case of normal divisions of data independent T-Test and One-way variance analysis is used, and in case of abnormal divisions of data Kruskal Wallis-H Test and Mann Whitney-U Test are used. Results of research shows tha tsome of teachers believe that administrator sare fulfilling some of the requirements of distributor leadership, while some other teachers faced with the dilemma of whether the administrators has fulfilled the distributor leadership role or not. Hence, some proposals are brought forward to having in service training for both administrators and teachers. Keywords: Secondary School, School Administrator, Teacher, Distributor Leadershi
Mastektomi ameliyatı sonrası hasta bakım yönetiminde yüksek gerçeklikli simülasyon eğitimi etkinliğinin değerlendirilmesi / Evaluation of high reality simulation training effectiveness in patient care management after mastectomy surgery
Bu çalışma hemşirelik öğrencilerinde yüksek gerçeklikli simülatör eğitiminin mastektomi ameliyatı sonrasında öğrenciler üzerindeki kendine güven ve memnuniyet ile hasta bakım yönetimine ait bilgi ve beceri düzeyleri açısından etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma örneklemini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 4. Sınıf 78 öğrenci oluşturmaktadır. Yüksek gerçeklikli simülatör eğitimi alan hemşirelik öğrencilerinin ön test ve son test bilgi testi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Erişkin standart hasta maketi eğitimi alan hemşirelik öğrencilerinin ön test ve son test bilgi testi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Bilgi testinde yer alan maddelere verilen yanıtlar deney ve kontrol grupları için tek tek incelenmiş ve yüksek gerçeklikli simülatör eğitimi alan deney grubunun kontrol grubuna göre doğru yanıt verme oranlarının anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Araştırma sonucu elde edilen bulgular ile yüksek gerçeklikli simülatör eğitiminin mastektomi ameliyatı sonrası hasta bakım yönetimi, öğrencilerin kendilerine güven ve memnuniyet düzeyleri açısından erişkin standart hasta maketi eğitimi alanlara göre daha olumlu yönde katkı sunduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik Eğitimi, Mastektomi, Yüksek Gerçeklikli Simülatör, Bakım YönetimiThis study was carried out to evaluate the effects of high-reality simulator training in nursing students in terms of self-confidence and satisfaction on students after mastectomy, and their knowledge and skill levels in patient care management. The sample of the study consists of 78 students in the 4th grade of Recep Tayyip Erdogan University, Faculty of Health Sciences, Department of Nursing. A statistically significant difference was found between pre-test and post-test knowledge test scores of nursing students who received high-reality simulator training (p<0.05). No statistically significant difference was found between pre-test and post-test knowledge test scores of nursing students who received adult standard patientcare training (p>0.05). The responses given to the items in the knowledge test were examined one by one for the experimental and control groups, and it was found that the correct response rates of the experimental group, who received high-reality simulator training, were significantly higher than the control group (p<0.05). With the findings of the research, it was concluded that high-reality simulator training contributed more positively to patient care management after mastectomy, and students' self-confidence and satisfaction levels compared to those who received standard adult patient model training. Keywords: Nursing Education, Mastectomy, High Reality Simulator, Care Managemen
Gelişmekte olan ülkelerde dış borçlanmanın iktisadi kalkınmaya etkisi / The effect of external debt on economic development in developing countries
Gelişmekte olan ülkelerin iktisadi kalkınmalarını sağlayacak yatırımları gerçekleştirebilmeleri için yeterli tasarrufa ihtiyaç duymaktadırlar. Bu ülkelerde iç tasarrufların yetersiz olması sebebiyle kalkınmanın finansmanı için dış borçlanma yoluna başvurulmaktadır. Bu çalışmada, dış borçlanmanın iktisadi kalkınmaya etkisi, 29 gelişmekte olan ülkeyi kapsayarak, 1995-2017 dönemi için incelenmiştir. Analiz için insani gelişme endeksi ile logaritmik toplam dış borç stoku ve insani gelişme endeksi ile dış borç stokları (mal, hizmet ve ana gelir ihracatının yüzdesi) verileri Panel Birim Kök Testi, Eşbütünleşme Testi ve Granger Nedensellik Testi yöntemleri kullanılarak test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gelişmekte Olan Ülkeler, Dış Borçlanma, İktisadi Kalkınma, Granger Nedensellik Testi.Developing countries need enough savings to make investments that will provide their economic development. The process of external debt is applied for finans of development since internal savings in these countries are insufficient. In tis study, the effect of external debt on economic development has been studied for 29 developing countries in 1995-2017 terms. For the analysis, human development index and logarithmic total external debt stoks, human development index and external debt stocks (percentage of exports of good, services and primary income) have been examined by using the methods of Panel Unit Root test, Cointegration Test and Granger Causality Test. Keywords: Developing Countries, External Debt, Economic Development, Granger Causality Test
Artvin ili D grubu hastanelerinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresi ile ilişkisi / The relationship between occupational risks and health stress of health workers i̇n Artvin D group hospitals
Bu araştırma Artvin ilinde D grubu hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarının sağlık hizmeti sunumu esnasında maruz kaldıkları tehlike ve riskleri belirlemek ve bu tehlikelerin kaygı düzeyleri ile ilişkisini değerlendirmek amacı ile yapılan kesitsel. tanımlayıcı ve analitik tipte bir araştırmadır. Değişik etkenlere bağlı olarak gelişebilecek mesleki iş kazalarını ve risklerini değerlendirmek , bu risklerden etkilenme derecesini en az düzeye indirerek sağlık çalışanlarının kaygı düzeylerini azaltmak için öneriler geliştirmek amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın evrenini,Mart - Haziran 2019' de araştırmanın yapıldığı Artvin ilinde ki D grubundaki hastanelerde görev yapan sağlık çalışanları (317 kişi) oluşturmuştur. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi ile 211 sağlık çalışanına ulaşılmştır. Araştırmanın verileri; sosyodemografik özellikler (yaş,cinsiyet, medeni durum, ekonomik durum, eğitim durumu), hastane çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler algısı, sağlık durumları (beslenme, egzersiz, dinlenme, kronik hastalık, uyku, sigara, alkol, sağlık kontrolü vb.) ve çalışma şartlarını (hizmet süresi, çalışma saati, iş verimi vb.) içeren sorular ile Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) ve Sağlık Çalışanı Güvenliği Ölçeği (SÇGÖ) sorularından oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Sağlık çalışanlarının çalışma ortamına yönelik güvenlik algıları düştükçe anksiyete algıları yükselmektedir. Anahtar Kelimeler: İş stresi,Sağlık çalışanı güvenliği,ArtvinThis research is a cross-sectional, descriptive and analytical study in order to determine the dangers and hazards of health care workers in hospitals in the D group and to evaluate their relationship with anxiety levels. It has been planned to evaluate the occupational accidents and risks that may arise due to different factors and to develop suggestions to reduce the level of anxiety of health workers by minimizing the degree of impact of these risks. The population of the study was composed of health workers (317 people) working in hospitals of the D group in Artvin province in March - June 2019. In the research, 211 health workers were reached with the sampling method. Data of the research; sociodemographic characteristics (age, gender, marital status, economic status, educational status), perception of risks and dangers arising from hospital working environment, health status The questionnaire consisted of questions such as working conditions (duration of service, working hours, work efficiency, etc.) and Beck Anxiety Inventory (BAI) and Health Worker Safety Scale (SPG) were collected through direct observation. Anxiety perceptions are increasing as health professionals' perceptions of working environment decrease. Key Words: Work stress, Health worker safety, Artvi
COVID-19 pandemisinde hemşirelerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin incelenmesi / An examination of psychological resilience of nurses during COVID-19 pandemic
Bu araştırma, Koronavirüs Hastalığı 2019 (COVID-19) pandemisinde hemşirelerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin incelenmesi ve psikolojik sağlamlığa etki eden faktörlerin belirlenmesi amacıyla, tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma Mart-Nisan 2021 tarihleri arasında Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan ve araştırmaya dahil edilme kriterlerine uygun 230 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, "Hemşire Veri Toplama Formu" ve "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ)" ile yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Verilerin istatistik analizi için NCSS (Number Cruncher Statistical System) programı kullanılmıştır ve istatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Hemşirelerin, KPSÖ puan ortalaması 19.38±4.56 olarak saptanmıştır ve psikolojik sağlamlıklarının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Yaşı 27 ve üzerinde olan hemşireler ile çalışma süresi 10 yıl ve üzerinde olan hemşirelerin KPSÖ puan ortalamalarının, kıyaslandıkları diğer hemşirelere göre yüksek olduğu tespit edilmiştir. COVID-19 salgını döneminde sağlıklı beslenen, hobilerine vakit ayıran, güvenilir haber kaynaklarından bilgi edinen, aile, iş ve sosyal çevresinden yeterli psikolojik destek bulan hemşirelerin KPSÖ puan ortalamalarının, kıyaslandıkları diğer hemşirelere göre yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, hemşirelerin psikolojik sağlamlığını; yaş, çalışma yılı, beslenme düzeni, sosyal çevre desteği ve hobilere vakit ayrılması gibi faktörlerin etkilediği belirlenmiştir.This is a descriptive research aiming to examine the psychological resilience level of nurses during COVID-19 pandemic and determine the factors contributing to their psychological resilience. The research was carried out with 230 nurses who meet the criteria for this study at Rize Recep Tayyip Erdogan University Training and Research Hospital in March-April 2021. Data was collected through face to face meetings by using "Nurse Data Collection Form" and "The Brief Resilience Scale (BRS)". NCSS (Number Cruncher Statistical System) program was used for the statistical analysis of the data, and p<0.05 was acknowledged as the statistical expressiveness. The mean score for the nurses in BRS has been determined to be 19.38±4.56, and their psychological resilience has been found to be average. The mean BRS score for the nurses above the age of 27 as well as the ones with 10 or more years of work experience has been determined to be higher than the other nurses. Nurses who had a healthy diet, spared time for their hobbies, had access to reliable news sources and received sufficient psychological support from their family, work and social environment during COVID-19 pandemic had a higher mean BRS score compared to other nurses. To sum up, factors such as age, years of experience, diet, support from the social environment and time for hobbies have been discovered to affect the psychological resilience of nurses
Evde sağlık hizmetleri biriminden hizmet alanların hizmetten faydalanma durumlarının yaşam kalitelerine etkisi: İshakoğlu çayeli ve Rize devlet / Effects of qualifications of service benefits on life quality of service fields from home health services unit:İshakoglu Cayeli and Rize state hospital sample
Amacı; İshakoğlu Çayeli ve Rize Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimlerinden hizmet alanların bu hizmete erişilebilirlik düzeylerini, hizmetten faydalanma durumlarını ve alınan hizmetin yaşam kalitesi üzerine etkilerini belirlemeye yönelik olan bu çalışma kesitsel ve tanımlayıcı araştırma modelinde yapılmak üzere tasarlandı. Çalışmada veriler iki farklı anket seti kullanılarak toplandı. Bunlardan birincisi, İncesu ve arkadaşları tarafından oluşturulmuş soru seti diğeri ise Batı Avrupa Yaşam Kalitesi Araştırma Topluluğu olan EuroQol grubu tarafından geliştirilen EQ-5D yaşam kalitesi ölçeğidir. Örneklem seçimi için tam sayım yöntemi benimsendi ve evrenin bütününe ulaşılmak hedeflendi. Çalışmada veriler, SPSS for Windows 16,0 paket programında değerlendirildi. Değerlendirme sürecinde tanımlayıcı istatistiksel metotlara ek olarak değişkenlerin normal dağılıp dağılmadığına bakmak için Shapiro-Wilk, normal dağılım göstermeyen sürekli değişkenlerin analizinde Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis testleri, ölçekler arası ilişkinin ortaya çıkartılmasında ise Sperman Korelasyon testi uygulandı. Sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirildi. Çalışmada; hastaların verilen hizmetten üst düzeyde faydalandıkları, hizmete rahatlıkla erişebildikleri ve hizmetten faydalanma durumları ile yaşam kalitesi ölçeği arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı, buna karşın VAS yaşam kalitesi skoru arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu ve çalışma modelinden hareketle oluşturulan toplam 23 hipotezden ise 17'si kabul 6'sı red edildi. Anahtar Kelimeler: Evde Sağlık Hizmetleri, Hizmetten Faydalanma, Yaşam KalitesiObjectives; Ishakoglu Cayeli and Rize State Hospital this study is designed to determine the accessibility levels of the services of the Health Care Services Unit at home and the effects of service utilization and the quality of life of the service received in a cross-sectional and descriptive research model. In the study, data were collected using two different questionnaire sets. The first set of questionnaires created by Incesu et al. And the other is the EQ-5D quality of life scale developed by the EuroQol group, the Western European Quality of Life Research Group. For the selection of the sample, the method of counting was adopted and it was aimed to reach the whole of the universe. The study was evaluated in SPSS for Windows 16.0 package program. Shapiro-Wilk, Mann Whitney-U and Kruskall Wallis tests were used in the analysis of continuous variables without normal distribution, and Sperman Correlation test was used in determining the relationship between the scales in addition to the descriptive statistical methods in the evaluation process. The results were evaluated in a 95% confidence interval and a significance level of p <0.05. Study; There is a positive relationship between the VAS quality of life score and the fact that the patients are benefited at the highest level of the service provided, the service is easily accessible and there is no significant relationship between the service utilization status and the quality of life scale and 23 hypotheses generated from the working model, 17 were rejected and 6 were rejected. Keywords: Home Health Care Services, Service Benefit, Quality of Lif
Farklı el kurutma yöntemlerinin el mikrobiyatasına etkisi: Biyolojik risk etmenleri / Effect of different hand drying methods on hand microbia: Biological risk factors
Çalışma ortamında ve toplu yaşam alanlarında biyolojik risk etmenlerinin yayılmasını önleme de enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulamak oldukça önemlidir. Enfeksiyon kontrol önlemleri arasında doğru ve etkin el hijyeni sağlanabilmesi için uygun el kurutma yönteminin de uygulanması gerekmektedir. Bu çalışma, farklı el kurutma yöntemlerinin mikrobiyal el florasına etkisini görmek amacıyla, hangi yöntemin daha etkili, hijyenik ve çevre dostu olduğunu belirmeye yönelik yapılan bir araştırmadır. Karma araştırma yöntemlerinin kullanıldığı ve nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel yöntem ile gerçekleştirilen bu araştırma, halk sağlığı laboratuvarında çalışan toplam 40 personelin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) el hijyeni rehberi el yıkama standartlarına uygun olarak eller yıkandıktan sonra farklı el kurutma yöntemleri ile kurutma işlemleri yapılmıştır. Laboratuvar çalışmaları için aynı örneklem grubunun ellerinden dört farklı yöntemle örnekler alınmıştır. Örnekler geleneksel mikrobiyolojik yöntemlerle değerlendirilmiş ve istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Farklı el kurutma yöntemlerine göre mikrobiyal el florası ortanca değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,001). Sonuç olarak ellerin tek kullanımlık kağıt havlularla iyice kurulanması, el hijyeni açısından tercih edilen el kurutma yöntemi olarak önerilmektedir.It is very important to apply infection control measures to prevent the spread of biological risk factors in the work environment and public living spaces. Among infection control measures, appropriate hand drying methods must also be applied to ensure correct and effective hand hygiene. This study is a research conducted to see the effect of different hand drying methods on microbial hand flora and to determine which method is more effective, hygienic and environmentally friendly. This research, which used mixed research methods and was carried out with the quasi-experimental method, one of the quantitative research methods, was carried out with the participation of a total of 40 personnel working in the public health laboratory. After washing hands in accordance with the World Health Organization (WHO) hand hygiene guide hand washing standards, they were dried using different hand drying methods. For laboratory studies, samples were taken from the hands of the same sample group using four different methods. Samples were evaluated by conventional microbiological methods and analyzed statistically. A statistically significant difference was found between the median values of microbial hand flora according to different hand drying methods (p<0.001). As a result, drying hands thoroughly with disposable paper towels is recommended as the preferred hand drying method for hand hygiene
Katılım bankacılığı sektöründe karşılaştırmalı bir analiz / A comparativa analysis in participation banking sector
Bu çalışmanın amacı; kamu sermayeli katılım bankalarının özel sermayeli katılım bankalarının gerisinde kalması üzerinde etkili olan faktör ve değişkenleri analiz etmektir. Karma yöntemin kullanıldığı bu araştırmada araştırma verileri, literatür taraması-ikincil kaynaklar ile mülakatlardan elde edilmiştir. Mülakatlar, yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle, hali hazırda özel ve kamu sermayeli katılım bankalarında çalışan 12 orta/üst düzey yönetici ve ticari segment firma ortaklarından seçilmiş12 kişi ile gerçekleştirilmiştir. İkincil kaynaklar ile mülakatlardan elde edilen bulgular karşılaştırmalı analiz tekniğiyle incelenmiş ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma sonuçları gelinen aşamada, kamu katılım bankalarının; hızlı büyüme sağladıklarını, büyüme sürecinde tabana yaygın ve ortalama büyüklük hacmine sahip olmak ve bireysel ve ticari müşteri kazanımına odaklanmaktan ziyade, tabana yaygın olmayan yüksek hacimli fon toplama ve kullandırma faaliyetlerinde bulunduklarını, özel sermayeli katılım bankaları müşterilerinin ana hedef olarak belirlenmesi nedeniyle sektör dışından ilave müşteri kazanma oranlarının düşük olduğunu ve kısa vadeli bilanço ve karlılığa odaklanılarak orta/uzun vadede sürdürülebilir büyüme hedefinden ve karlılıktan uzaklaştıklarını işaret etmektedir. Hal böyle olunca, kamu katılım bankalarının mevcut stratejiler ile faaliyetlerine devam etmeleri durumunda kuruluş amaçlarına ve beklenen büyüme hedeflerine ulaşmada zorluklar yaşamaları muhtemeldir. Katılım bankacılığının farklı bir bakış açısı ile ve karşılaştırmalı bir biçimde analiz edildiği bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlamanın yanı sıra sektörün istikrarlı büyümesine vebu suretle Türkiye ekonomisine katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Katılım Bankacılığı, Karşılaştımalı Analiz, Starateji, İstikrarThe purpose of this study is to analyze the factors and variables affecting the reasons for the state-owned participation banks to fall behind the privately-owned participation banks. The research data of this study that use the mixed method are obtained from secondary sources and via interviews. The interviews were conducted with semi-structured interview technique with 12 people selected from 12 medium / senior executives and commercial segment partners working in private and publicly owned participation banks. The findings obtained from interviews with secondary sources were examined with comparative analysis technique and solutions were tried to be put forward. The results of the study indicate that state-owned participation banks have ensured rapid growth, engaged in high volume fund collection and utilization activities that are not widespread in the growth process, and they are engaged in high volume fund collection and utilization activities rather than focusing on the acquisition of individual and commercial customers, and privately-owned participation banks are mainly focused on their existing customers and their rate of gaining additional non-sector customers is very low and they are focused on short-term balance sheets and profitability and consequently moved away from medium/long term sustainable growth and profitability. As such, public participation banks are likely to have difficulties in achieving their objectives and expected growth targets if they continue to operate with existing strategies. It is considered that this study, which comparatively analyzes participation banking from a different perspective would contribute to relevant literature and also to the stable growth of the sector and consequently, to the Turkish economy. Keywords: Participation Banking, Comparative Analysis, Strategy, Stabilit