Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
Not a member yet
    235 research outputs found

    Kurşun-çinko-bakır cevher zenginleştirme tesis işletmesinde iş kazalarının değerlendirilmesi / The evalution of the occupational accidents in the lead-zinc-copper ore processing plant

    No full text
    Madencilik sektörü emeğe dayalı bir iş kolu olduğundan tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iş kazalarının ve insan kaybının fazla olduğu riskli sektörler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Kurşun-Çinko-Bakır-Cevher Zenginleştirme Tesis İşletmesinde meydana gelen kazaların, çalışanların demografik özellikleriyle ilişki durumları incelenmiş ayrıca kazanın hangi aylarda, hangi vardiyada ve vardiyanın kaçıncı saatinde yoğunlaştığı, yaralanma derecesi gibi kaza verilerinin analizi yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında, tesis işletmesinin farklı birimlerinden 241 çalışana ait dijital ve yazılı dokümanlar üzerinden gerçek veriler toplanmış ve değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler Excel Pivot Tablo ile oluşturulan özet tablo ve grafikler yardımıyla yorumlanmıştır. Yapılan çalışmada demografik özelliklere göre en dikkat çekici sonuçlar yaş, tecrübe, eğitim durumu ve çocuk sayısında gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş kazası, demografi, kaza oranıThe mining sector is among of one of the risky sectors in which occupational accident and human loss are high in our country as well as all over the world since it is a labor-based business branch In this study, the relationships of the accidents occurred in the Lead-Zinc Copper Ore Processing Plant with demographic features of the employees were investigated. Additionally, the accident data such as in which month, in which shifts, and what time of the shift the accidents occurred, and the degree of injury were analyzed. In the scope of this study, the real data from digital and written documents of 241 employees from the different departments of the plant operation facility were collected and evaluated. The obtained data were interpreted with summarized tables and graphs, created with the Excel Pivot Table. The study indicated that the most remarkable results based on demographic features were observed in age, experience, educational status and number of children. Key Words: Occupational accident, demography, accident rat

    Havayolu ulaşımında hizmet kalitesinin tüketici tercihlerine etkisi / The effect of service quality on consumer preferences in airline transportation

    No full text
    İşletmeler açısından tüketici tercihlerini etkileyen etmenlerin belirlenmesi ve bu etmenleri göz önünde bulundurarak pazar paylarını büyütme stratejileri geliştirmeleri günümüz rekabet ortamında büyük önem arz etmektedir. Havayolu ulaşım hizmetlerinde işletmeler pazar paylarını büyütebilmek adına müşterilerine sundukları hizmet kalitesini arttırmaya yönelik çeşitli stratejiler geliştirmektedir. Bu stratejilerin geliştirilmesi sürecinde tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen etmenlerin belirlenmesi doğru strateji geliştirmede önemli bir rol oynamaktadır. Havayolu ulaşımında hizmet kalitesinin tüketici tercihlerine etkisini ortaya koymak amacıyla hazırlanan bu çalışma kapsamında anket formu aracılığıyla elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla sayısallaştırılmıştır. Araştırmanın modelinde iki adet değişken yer almaktadır. Hizmet kalitesi bağımsız değişken, tüketici tercihleri bağımlı değişken olarak belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre hizmet kalitesi tüketici tercihlerini pozitif yönlü olarak etkilemektedir. Buna göre hizmet kalitesinde meydana gelen artışa bağlı olarak tüketicilerin ilgili işletmeyi tercihinde de artış meydana gelmektedir

    Özel okullarda insan kaynakları yönetiminin örgütsel performansı etkilemesinde, pandemi sürecindeki iletişim, inovasyon ve itibarın aracılık rolü / Mediating role of communication, innovation and reputation in the effect of human resources management on organizational performance during the pandemic

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, "Türkiye'de özel okullarda uygulanan insan kaynakları yönetiminin örgütsel performansı etkilemesinde pandemi sürecindeki kriz yönetimin aracılık etkisi nedir?" sorusuna cevap aramaktır. Araştırmaya 486 özel okul çalışanı katılmıştır. Çin'de ortaya çıktıktan kısa bir süre sonra tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) dünyanin her yerinde ilk ve orta öğretimde ciddi aksamalara neden olmuştur., Türkiye'de de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinden hemen sonra, 16 Mart 2020 itibariyle eğitime ara verilmiştir. Son yıllarda iş dünyası, birçok kriz, belirsizlik ve doğal afetlere hazırlıksız yakalanmıştır. Doğal afetler, gerçekliğin kaçınılmaz yönleridir; acil durumlara yol açarlar ve bunlarla başa çıkmak için kurumsal tepkileri tetiklerler. Doğal afetlerin örgüt ve çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin çok sayıda çalışma olmasına rağmen, bu bağlamda kuruluşlar tarafından İnsan Kaynaklari Yönetimi (İKY) uygulamalarının nasıl uygulandığını inceleyen çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. İKY'nin doğal afetlerin olumsuz etkileriyle başa çıkmada önemli bir rol oynadığına ve koşullara yanıt olarak İKY stratejilerinin hangi yolları ve süreçleri benimsemesi gerektiğini keşfetmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Özellikle İKY içindeki acil durum yönetimi çerçevelerine odaklanan daha fazla araştırma gereklidir. Araştırma kapsamında, 486 özel okul çalışanının (öğretmen, müdür, idari personel) katıldığı anket, analize tabi tutulmuştur. Anket, çevrimiçi ortamda hazırlanmıştır. Anket, kolayda örnekleme yöntemiyle, Türkiye'deki özel anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapmakta olan kişilerle paylaşılmıştır. Araştırma, 2022 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, insan kaynakları yönetimi (İKY), pandemi sürecindeki kriz yönetimini ve örgütsel performansı anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Pandemi sürecindeki kriz yönetimi de aynı şekilde örgütsel performansı anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. İKY, beş alt boyut altında incelenmiştir: personel seçimi (PS), ücret yönetimi (ÜY), beşeri sermaye gelişimi (BSG), performans yönetimi (PPY) ve iş sağlığı ve güvenliğidir (İSG). Pandemi sürecindeki kriz yönetimi; pandemi sürecindeki inovasyon (PSİN), itibar (PSİT) ve iletişim (PSİL) boyutlarıyla incelenmiştir. Örgütsel performans ise; finansal (FİN) ve finansal olmayan performans (NFİN) boyutlarıyla ele alınmıştır. Aracılık etkisini ölçmek üzere, Baron ve Kenny'nin önerdiği yöntemin yanı sıra daha modern bir yöntem olarak kabul gören Bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Bulgulara göre, tam aracılık etkileri, İKY'nin beş alt boyutunun özellikle FİN'e olan etkisinde görülmektedir. Personel seçimi ve ücret yönetiminin finansal örgütsel performansa olan etkisinde pandemi sürecindeki inovasyon, itibar ve iletişimin tam aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir. Direkt etkiler incelendiğinde, en yüksek etki sırasıyla, beşeri sermaye gelişimi, personel seçimi ve personel performans gelişiminin finansal olmayan performansa etkisinde görülmüştür. Katılımcıların verdiği cevaplara göre, İKY'nin finansal olmayan performansa etkileri, finansal performansa kıyasla oldukça yüksektir. NFİN'e en yüksek etkisi olan İKY alt boyutları sırasıyla; BSG, PS, PPY, ÜY ve İSG'dir. FİN'e en yüksek etkisi olan İKY alt boyutları sırasıyla; BSG, İSG, PPY, PS ve ÜY'dir. Bu sonuca göre, BSG, İKY'nin örgütsel performansa en çok etki eden alt boyutudur. Beşeri sermaye gelişimi ölçeğindeki ifadelerden en etkili olanları; BSG'nin kurumun büyüme stratejilerinden biri olması, kariyer fırsatı sunması ve personele eğitim vermeyi amaçlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Aracılık etkisi, COVID-19, İletişim, İnovasyon, İnsan kaynakları yönetimi, İtibar, Kriz yönetimi, Örgütsel performans, Profesyonelleşme, Türkiye'deki özel okullarThe aim of this research is to answer the question, "What is the mediating effect of crisis management in the pandemic process in the effect of human resources management applied in private schools in Turkey on organizational performance?" 486 private school employees participated in the survey. The Coronavirus (COVID-19), which affected the whole world shortly after its emergence in China, has caused serious disruptions in primary and secondary education all over the world. Education was suspended as of March 16, 2020, just after March 11, 2020, when the first COVID-19 case was seen in Turkey. In recent years, the business world has witnessed many crises, uncertainties and natural disasters. Natural disasters are inevitable aspects of reality; they provoke emergencies and trigger institutional responses to deal with them. Although there are many studies on the negative effects of natural disasters on organizations and employees, there are very few studies examining how HRM practices are applied by organizations in this context. More research is needed to discover that HRM plays an important role in coping with the adverse effects of natural disasters and what pathways and processes HRM strategies should adopt in response to circumstances. More research should focus on emergency management frameworks within HRM. Within the scope of the research, 486 private school employees (teachers, principals, administrative staff) participated in the questionnaire which was prepared online. It was shared with the people working in private kindergartens, primary schools, secondary schools and high schools in Turkey, using the convenience sampling method. The research was conducted in June, July and August of 2022. Structural Equation Modeling (SEM) was used to test the hypotheses. According to the findings, human resources management (HRM) significantly and positively affects crisis management and organizational performance in the pandemic process. Crisis management in the pandemic process also affects organizational performance significantly and positively. HRM has been analyzed under five sub-dimensions: employee resourcing (ER), reward management (RM), human capital development (HCD), employee performance management (EPM), and occupational health and safety (OHS). Dimensions of crisis management during the pandemic are; innovation, reputation and communication dimensions during the pandemic process were examined. Organizational performance has financial (FIN) and non-financial performance (NFIN) dimensions. In addition to the method suggested by Baron and Kenny, the modern Bootstrap method was used to measure the mediation effect. According to the findings, full mediation effects are seen especially in the effect of five sub-dimensions of HRM on FIN. It has been determined that innovation, reputation and communication in the pandemic process have a full mediating role on the effect of employee selection and compensation management on financial organizational performance. When the direct effects are examined, the highest effect was determined in the effects of human capital development, employee resourcing and employee performance management on non-financial performance, respectively. According to the answers given by the participants, the effects of HRM on NFIN are much higher compared to FIN. The sub- dimensions of HRM with the highest effect on NFIN are respectively; HCD, ER, EPM, RM and OHS. The sub-dimensions of HRM with the highest effect on FIN are respectively; HCD, OHS, EPM, ER and RM. According to this result, HCD is the sub-dimension of HRM that most affects organizational performance. HCD is one of the growth strategies of any institution, offering career opportunities and aiming to train the employees. Keywords: Human Resources Management, Crisis Management, Organizational Performance, Professionalization, Private Schools in Turkey, COVID-19, Innovation, Communication, Reputation, Mediating Effec

    Yer radarı yöntemi ile kayıp alt yapı şebekelerinin tespiti (Giresun ili örneği) / Detection of lost infrastructure networks by ground radar method (example of Giresun province)

    No full text
    Alt yapı sistemleri, şehirlerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel bileşenlerdir. Ancak, zamanla bu sistemlerde meydana gelen hasarlar, arızalar ve eskime nedeniyle alt yapı ağlarında kayıp elemanlar oluşmaktadır. Bu kayıp elemanlar, hasar tespiti ve onarımı için yapılan kazı işlemleri ile bulunmaya çalışılmaktadır. Bu tezin amacı, şehirlerdeki eski alt yapı sistemlerinin onarımı için yapılan tespit kazılarında karşılaşılan problemleri ve yüksek maliyetlerin doğurduğu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak amacıyla yer radarı yöntemi kullanarak alt yapı elemanlarının hasarsız bir şekilde tespit edilmesini sağlamaktır. Bu çalışma kapsamında, Giresun ilinde farklı lokasyonlarda yer radarı (GPR) kullanılarak kayıp alt yapı elemanları tespit edilerek haritalandırılmıştır. Bu doğrultuda, GPR verileri kullanılarak su, elektrik, kanalizasyon ve telekomünikasyon alt yapı verileri tabakalandırılarak coğrafi bilgi sistemi ile entegre edilmiştir. Bu sayede, kent alt yapı haritası oluşturularak, hasar tespiti ve onarım süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi sağlanmıştır. Yer radarı yöntemi, alt yapı elemanlarının hasarsız bir şekilde tespit edilmesine olanak sağlayarak, kazı işlemlerinin azaltılmasını ve ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan daha verimli bir yöntem sunmaktadır

    Impact of vitamin D3 supplementation on COVID-19 vaccine response and immunoglobulin G antibodies in deficient women: A randomized controlled trial

    No full text
    Background: Immune levels were observed by giving vitamin D supplements to vitamin D deficient women who received the COVID-19 vaccine. Methods: In the research, there were volunteer women who had received two doses of the COVID-19 vac-cine who participated for a mean of more than 65 days. Group D (n=14 Pfizer-BioNTech, 2 Sinovac) received 150,000 IU of vitamin D supplementation, but group C (n=14 Pfizer-BioNTech), 3 Sinovac) no support was provided. Results: When the consumption of vitamin D ends (D group), serum 25-Hydroxy Vitamin D levels were found to increase regularly in the (W3) last measurements (p=0.001). There was no significant difference in immunoglobulin M levels between groups D and C (Control group) (p=0.063). It was observed that the immunoglobulin G levels reached the peak level between the W1 and W2 measurements of the D group (P<0.001) and there were significant differences between the three sizes. Also, no correlation was found between the D group's initial serum immunoglobulin G and 25-Hydroxy Vitamin D levels. However, when the final measurements were examined, a significant positive correlation was found between immunoglobulin G and 25-Hydroxy Vitamin D levels (r=0.558, p=0.031). Conclusion: It was determined that serum IgG levels increased significantly depending on the duration between those who used vitamin D and those who did not and it was above the initial level for a long time. A positive and significant relationship was found between the last measured immunoglobulin G and 25(OH) D levels while vitamin D supplementation continued. Trial Registration: This study registered under ClinicalTrials.gov (Identifier no. NCT05447065)(c) 2023 Elsevier Ltd. All rights reserved

    0

    full texts

    235

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇